ASAYİŞ - 12 Aralık 2025 Cuma 11:25

Üniversite öğrencileri Eskişehir’in yöresel lezzetleri için mutfağa girdi

A
A
A
Üniversite öğrencileri Eskişehir’in yöresel lezzetleri için mutfağa girdi

Hızır Bey Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Öğrenci Yurdu’nda kalan 4 öğrenci, "Ninemin Tarifleri" etkinliği kapsamında Eskişehir’in yöresel tatları için kollarını sıvadı. Sorpa çorbası, balaban köftesi ve Kızılinler Mahallesi’nde yetişen balkabağından pişirilen coğrafi işaret belgeli kabak tatlısını yapan öğrenciler, hem eğlenceli vakit geçirdi hem de geçmişten gelen lezzetleri, yapım sürecini öğrendi.


Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, üniversite öğrencilerinin sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmaya yönelik projelerini sürdürüyor. Bu kapsamda farklı illerden Eskişehir’e yükseköğrenimlerini gerçekleştirmek için gelen Muttalip Orta Mahallesi’nde bulunan Hızır Bey KYK Öğrenci Yurdu’nda kalan 4 öğrenci, "Ninemin Tarifleri" etkinliği kapsamında Eskişehir’in coğrafi işaret belgesiyle tescillenen yöresel tatları pişirdi. Yurttaki usta şeflerin yönlendirmesiyle kent belleğinde ait, Kırım’dan Anadolu’ya 18. yüzyılın sonunda göç eden Tatarların yerleştirildiği Eskişehir ile özdeşleşen sorpa çorbası, 1930’lu yıllar itibariyle Eskişehir mutfağına kazandırılan Balaban Köftesi ve Kızılinler Mahallesi’nde yetişen balkabağından pişirilen coğrafi işaret belgeli kabak tatlısını yapmak için Hızır Bey KYK Öğrenci Yurdu mutfağına giren öğrenciler keyifli anlar yaşadı.


"Eskişehir’in yöresel yemeği olduğunu bilmiyordum, etkinlikte öğrenmiş oldum"


Van’dan Eskişehir’e gelen Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Esmanur Demirhan, "Bugün menümüzde 3 çeşit bulunuyor. Kuzu sorpa çorbamız, balaban köftemiz ve kabak tatlımız var. Burada yapılan yemekler bizim oradakiler ile benziyor. Doğu tarafında da yapılan çorbalar yapılıyor. Doğu tarafında sulu yemekler çok yapılır, benzerlikler var. Annem ve babam çalıştığı için ben daha önceden de yemek yapardım. Köfte olarak benzerliğimiz, bizim de Kürt köftemiz var. Bulgurla ve unla yapılan bir köftemiz var. Şekil aldıktan sonra suda haşlanan ve sarımsaklı yoğurt ile salçalı sos eşliğinde yenilen bir yemeğimiz var. Yurtta hocalarımız özel menüler çıkartıyorlar, onlarla besleniyoruz. Düzenlenen etkinliğin benim için katkıları oldu. Mesela, balaban köftenin, sorpa çorbasının ve kabak tatlısının Eskişehir’in yöresel yemeği olduğunu bilmiyordum. Bunları etkinlik sayesinde bugün öğrenmiş oldum. Bilmediğim şeyler öğreniyorum, bence bu güzel bir şey. Ayrıca, yeni arkadaşlarla tanışıyorum. Burada ilk defa tanıştığım arkadaşlarım var. Sosyalleşiyorum, güzel oluyor" dedi.


"Projemizin adı, ’Ninemin Tarifleri’"


Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Hızırbey Yurt Müdürlüğü’nde çalışan Eğitim Sorumlusu Şeyma Yenioğlu, "Aslında bakanlığımızın bir sürü projesi var. Ben 9 senedir kurumdayım ve bir sürü proje yaptık ama bu geleneği, göreneği devam ettirdiğimiz güzel projelerden biri. Kız öğrenciler bu projeyi yapmayı çok seviyorlar. Projemizin adı, ’Ninemin Tarifleri’. Bugün biz de öğrencilerimizle hep beraber Eskişehir yöresine ait kuzu sorpa çorba, balaban köfte ve Kızılinler’in meşhur kabağından tatlı yaptık. Tabii ki uyum sağlamakta zorlanan öğrencimiz de oldu ama zaten kendi yaşadıkları bölgelerde benzer yemekler olduğu için aslında hem deneyim kazanmış hem de kendi yörelerine ait yemeklerle kıyas yapmış oluyorlar. Bence bu 3 yemeği, mutfakta ustamızın da desteğiyle keyifli ve başarılı bir şekilde yaptılar" ifadelerini kullandı.


"Beraber güzel yöresel yemekler yaptık"


Yurtta görevli Diyetisyen Zeynep Gölcük ise, şunları söyledi:


"Bugün ’Ninemin Tarifleri Atölyesi’nde buluştuk. Bakanlık tarafından desteklenen bir proje. Öğrencilerimiz ve ustamızla beraber güzel yöresel yemekler yaptık. Kabaki güzel bir tatlı. Tabii ki içinde şeker içeriyor ama yine tercih edilebilir. Balaban köfteye dönecek olursak; yoğurt ve köfte protein, ekmek karbonhidrat kaynağı. Çorbamızın da terbiyesinde protein bulunuyor, içinde et var. Bu şekilde güzel bir çorba. Yağ ve sos oranına dikkat ettiğimiz sürece güzel yemekler."


(BT-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Zeytin sektörünün büyük buluşması İzmir’de başladı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Üretimden sofraya uzanan dev buluşmanın önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" dedi. İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, 100’ün üzerinde katılımcı ve 5 ülkeden sektör temsilcilerinin katılımı ile Fuar İzmir’de başladı. 2 Mayıs’a kadar çeşitli etkinliklerle devam edecek olan fuarın açılışına CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, EBSO Yönetim Kurulu Üyesi İdil Yiğitbaşı, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, bürokratlar, akademisyenler, sektör profesyonelleri katıldı. "Değerini bulmasını sağlamamız gerekiyor" Dünyanın en güzel zeytinyağının bu topraklarda üretildiğini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İnsanların ilk yerleşik düzene geçtiği, tarım yapmaya başladığı toprakların mirasçılarıyız. Sahip olduğumuz bu değeri anlamak, bilmek, hakkını vererek bunu işlemek, emeğe, ürüne, markaya dönüştürmek ve değerini bulmasını sağlamak gerekiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir anlamda İzmir’e görev olarak verdiği fuarlar şehri kimliğini düşününce böyle bir fuara ev sahipliği yapmak da en çok şehrimize yakışırdı. Görevimizi yapmış olmanın huzurunu yaşıyoruz" dedi. "Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" Fuarların zorlu şartlarda gerçekleştiğini söyleyen Tugay, başarılı bir katılım olduğunu ifade etti. Çok katmanlı ve paydaşlı bir fuar düzenlendiğini kaydeden Tugay, markalaşmaya, teknolojiye, pazarlamaya vurgu yaparak, "Türkiye’de 200 milyondan fazla zeytin ağacımız, 3 milyon 750 bin ton zeytin üretimimiz var. Yılda ortalama 300 bin ton zeytinyağı, 700 bin tonun üzerinde sofralık zeytin üretiyoruz. 400 bin ailemiz geçimini doğrudan zeytinden sağlıyor. Dünya sıralamasına baktığımızda sofralık zeytinde üretim ve ihracatta ilk üçteyiz. İspanya ve Mısır ile rekabet halindeyiz. Zeytinyağında aynı şekilde hem üretimde hem ihracatta ilk beş içindeyiz. 120 ülkeye zeytinyağı, 130 ülkeye sofralık zeytin ihraç ediyoruz. Zeytin sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisidir Türkiye. Bu bilinçle hem gurur duymalı hem de bu sorumluluğun ağırlığını hissetmeliyiz diye düşünüyorum. İzmir, bu sorumluluğun altından kalkmak için çok çalışan, çaba gösteren şehirlerimizden biridir. Yağlık zeytin üretiminde Türkiye’nin birinci kenti. Türkiye genelindeki zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 14’ünü, yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18’ini tek başımıza karşılıyoruz. 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı, yaklaşık 520 bin ton toplam zeytin üretimimiz var. Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" dedi. "Bunlar boş sözler değil" Zeytin Konseyi’ne sahip olduklarını, herkesin destek olabileceğini söyleyen Tugay, markalaşmanın da irdelenmesi gerektiğini söyledi. Tugay, "Ürettiğimiz ürünleri başka ülkelere markasız olarak toplu ihraç ediyoruz. Onlar marka haline getiriyor. Kendi ürünleri olarak satıyor. Bizim 1 liraya sattığımız şeyi onlar 5-10 liraya satıyor" dedi. Geçen yıl kooperatiflere 694 milyon lira destek verdiklerini söyleyen Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Ben bu ülkenin bir evladı olarak bu görevin başındayım. İnsanlarımız istediği sürece bu görevi yapmaya devam edeceğim. Benim olmadığım zamanlar bu ülkenin başka evlatları burada olacaklar. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" şeklinde konuştu. "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz" CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ise, "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye’de üretilen ancak markalaşamayan ürünlere vurgu yapan Solakoğlu, "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz. Çok çalışıp para kazanmamamızın da en büyük sebebi, biz hiçbir zaman desteklenmiyoruz. Zeytinyağımızı, peynirimizi markalaştıramamışız, hep fasonculuğa kaçmışız. Standardın olmadığı yerde markalaşmanın olması mümkün değil. Bu konuda hiçbir destek yapılmıyor" diye konuştu. Solakoğlu, Türk mutfağının dünyada tanıtılması gerektiğini söyledi. 100’ün üzerinde katılımcı Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları oluşturmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 100’ün üzerinde katılımcının yer aldığı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunuyor. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunuyor. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuar, zengin etkinlik programıyla da dikkat çekiyor. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak.
Gaziantep Malatya’nın dolu hasarı ve sanayi yatırımları TBMM gündeminde AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, TBMM’de yaptığı açıklamada 26 Nisan’da Malatya’da etkili olan dolu yağışı sonucu yaklaşık 20 bin dekarlık tarım alanında yüzde 5 ile 40 arasında değişen oranlarda zarar oluştuğunu, hasarın ise lokal düzeyde kaldığını belirtti. Ölmeztoprak, Meclis’te Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile gerçekleştirdiği görüşmede Malatya’nın kalkınma süreci, 6. Bölge teşviklerinin devamı ve yatırım başlıklarını gündeme taşıdı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada Malatya’da etkili olan dolu yağışı ve sanayi yatırımları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Ölmeztoprak dolu hasarı ve yeni sanayi sitesini meclis gündemine taşıdı 26 Nisan’da Malatya’da etkili olan dolu yağışına ilişkin sahadan elde edilen ilk verileri paylaşan Ölmeztoprak, "26 Nisan’da Malatya’mızda etkili olan dolu yağışı sonrası bazı ilçelerimizde tarım alanlarında lokal düzeyde etkilenmeler meydana gelmiştir. İlk tespitler yaklaşık 20 bin dekar alanda yüzde 5 ile 40 arasında değişen etkilenmelere işaret etmektedir. Ancak bu durum il geneline yayılmış bir tablo değildir. Sahada teknik ekiplerimiz çalışmalarını tamamlamış, kesin tespitler kısa süre içerisinde netleşecektir. Diğer taraftan, Malatya’mızda asrın afetini asrın ihyasına dönüştürme gayreti ve üretimi yeniden ayağa kaldırma iradesiyle Altay Kışlası alanında kurulan yeni sanayi sitesi şehrimiz için önemli bir kazanımdır. 714 iş yeri teslim edilmiş, 192 iş yerinin daha temeli atılmış, 600’ün üzerinde yeni dükkânın planlaması sürmektedir. Çiftçilerimizin de esnafımızın da emeğini korumak için var gücümüzle, süreci kararlılıkla takip ediyoruz. Bakanlıklarımız, bürokrasimiz, komisyonlarımız, belediyelerimiz ve Valimiz ile iletişim ve koordinasyon içerisinde çözü odaklı yaklaşım ve adımlarla gayret göstermeye devam ediyoruz" dedi. Bakan Kacır ile kapsamlı görüşme Milletvekili Ölmeztoprak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile bir araya gelerek Malatya’nın kalkınma süreci ve yatırım planları üzerine kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Görüşmede, Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Malatya için hazırlanan projeler, üretim altyapısını güçlendirecek sektörler ve planlanan yatırımların teknik ile mali boyutları değerlendirildi. Üretim kapasitesini artıracak ve istihdama katkı sağlayacak projelerin hızlandırılması talep ettiklerini belirten Ölmeztoprak, Malatya’nın 6. Bölge teşviklerinden yararlanmaya devam etmesinin önemine dikkat çekti. Bu desteklerin 2026 yılı sonrasında da sürdürülmesi gerektiğini Bakan Kacır’a iletti. Teşviklerin özellikle deprem sonrası toparlanma sürecinde sanayi yatırımları ve istihdam açısından önemli rol oynadığı ifade edildi. Ölmeztoprak, Altay Kışlası alanında yürütülen çalışmaların mevcut durumunu, dükkân sayısının artırılması, farklı sektörlerin aynı alanda planlanması ve inşa sürecinin daha hızlı ilerlemesine yönelik talepleri dile getirdi. Fırat Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütülen çalışmaların da ele alındığını belirten Ölmeztoprak, bölgedeki yatırım süreçleri, finansal imkânlar ve destek mekanizmaları üzerine değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Malatya’nın üretim gücünü artırmaya yönelik adımların güçlendirilmesi için taleplerin iletildiğini kaydetti. TBMM’de Malatyalıları ağırladı Milletvekili Ölmeztoprak, TBMM’de Malatya’dan gelen heyetleri de ağırladı. Arapgir İlçe Başkanı Ali Fikri Konukçu, Akçadağ Doğanlar Mahalle Muhtarı İbrahim Doğan ve Battalgazi Hacı Abdi Mahalle Başkanı Cumali Meşe ile bir araya gelen Ölmeztoprak, vatandaşların taleplerini dinlediklerini ifade etti. AK Parti grup toplantısından önemli mesajlar AK Parti Grup Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hitaplarını takip ettiklerini belirten Milletvekili Ölmeztoprak, gündeme ilişkin öne çıkan başlıkları da paylaştı. Ölmeztoprak, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bölgemizin içinden geçtiği sancılı dönemde köken, meşrep, mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz" ifadelerine dikkat çekmiştir. Bizler de bu anlayışla hareket etmenin önemine inanıyoruz" dedi. Ölmeztoprak, "Cumhurbaşkanımızın "Rabbim ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edecek inşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız" sözleriyle ifade ettiği gibi ‘hizmet anlayışımızın önümüzdeki süreçte de devam edeceğine inanıyoruz. Ayrıca Türkiye’nin uzun yıllardır hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuştuğu ve bundan geriye dönüş olmayacağını bu kazanımın korunarak sürdürüleceği yönündeki değerlendirmelerini de çok kıymetli buluyoruz" ifadelerine yer verdi.