Yerel Haberler
Eskişehir
Milletvekili Hatipoğlu, Eskişehir Hava Hastanesi tartışmalarına cevap verdi 27 Nisan 2026 Pazartesi - 21:17:45 AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınması sonrası çıkan tartışmalarla ilgili olarak, "Bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) zihniyetinin temsilcileridir" dedi. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın girişimleriyle Hava Hastanesi özelleştirme kapsamından çıkarılırken, AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu kamuoyundaki tartışmalara yanıt verdi. "Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez" Milletvekili Hatipoğlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Son günlerde Devlet Hastanesi ve Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin CHP’li siyasetçilerin sergilediği ’kamu hassasiyeti’ tiyatrosunu ibretle takip ediyorum. Hiç kimse kusura bakmasın bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler CHP zihniyetinin temsilcileridir. Eskişehir’in en kıymetli hazinelerinin nasıl parsel parsel satıldığını, şehrin hafızasının nasıl peşkeş çekildiğini çok iyi biliyoruz. Bağlar Mahallesi’nde, Haller’in tam karşısındaki tarihi siloları uluslararası otel zincirlerine satanlar da, halkın elindeki yeri ’Sosyal tesis, yurt yapacağız’ diyerek kamulaştırıp, ardından otele çeviren, altını da eğlence merkezine dönüştürenler de yine aynı CHP zihniyetidir. Dün kamusal alanları parsel parsel satanların bugün çıkıp kamu hassasiyeti üzerinden siyaset üretmeye kalkışması tek kelimeyle pişkinliktir. Ben, bu şehrin bir evladı ve milletvekili olarak altını çizerek ilan ediyorum: Hava Hastanesi alanının özelleştirilmesine karşıyım ve bu alanın kamu niteliğini koruması için tüm girişimleri kararlılıkla sürdüreceğim. Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez. CHP zihniyetinin belediyeler eliyle haraç mezat sattığı 120 arsa, 72 tarla, 38 mesken, 2 otel ve 2 büyük ticari alandan oluşan o utanç listesini kamuoyunun vicdanına sunuyorum. Bu şehir, kimin kamusal alanları koruduğunu, kimin ise şehri parsel parsel sattığını artık tüm çıplaklığıyla görmektedir" ifadelerine yer verdi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 20:59 AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak’tan Eskişehir Hava Hastanesi’yle ilgili açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerindeki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamından çıkarıldığını açıkladı. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Konuyla ilgili tartışmalar sürerken, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak konuyla ilgili açıklamada bulundu. Albayrak, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Kıymetli hemşehrilerimiz, Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde Eskişehir Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerimizdeki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamından çıkarılması yönünde irade ortaya konmuş olup, aktif sağlık hizmeti sunulan hastanelerimiz ve sağlık alanlarımız katiyen satışa konu edilmeyecektir. Bu süreçte konuyu yakından takip eden, şehrimizin hassasiyetlerini ilgili mercilere doğrudan ileten ve çözüm noktasında büyük gayret gösteren Bakanımız Prof. Dr. Sayın Ayşen Gürcan’a, Valimiz Sayın Erdinç Yılmaz’a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Alınan bu karar şehrimiz için hayırlı olsun" dedi.
Piezo Rinoplasti’nin avantajları neler, KBB uzmanı anlattı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:53 Piezo Rinoplasti’nin avantajları neler, KBB uzmanı anlattı KBB Uzmanı Op. Dr. Nargız Salahova, ultrasonik dalgalarla uygulanan piezo rinoplasti tekniğinin burun estetiğinde sunduğu avantajları anlattı. Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Nargız Salahova, son yıllarda burun estetiğinde öne çıkan piezo rinoplasti tekniği hakkında merak edilenleri anlattı. Salahova, "Ultrasonik dalgalarla çalışan piezo cihazı sayesinde yapılan bu yöntem, ameliyat sonrası konforu arttırmasıyla dikkat çekiyor. Rinoplasti (burun estetiği) ameliyatı ile burnun şeklini değiştirerek ya da yumuşatarak yüzün diğer hatlarıyla daha dengeli bir görünüm elde edilmesini amaçlanıyor. Rinoplasti; genellikle estetik nedenlerle tercih edilse de, burun travmaları sonrası oluşan nefes alma problemleri gibi işlevsel sorunların giderilmesinde de önemli rol oynuyor" dedi. Piezo rinoplasti nedir Op. Dr. Salahova; Piezo rinoplastinin; ultrasonik dalgalarla çalışan piezo cihazı kullanılarak gerçekleştirilen modern bir burun estetiği yöntemi olduğunu aktararak; "Geleneksel tekniklere kıyasla daha kontrollü kemik şekillendirme imkânı sunan bu yöntem, çevre dokulara minimum zarar verdiği için ödem, şişlik ve morluk gibi ameliyat sonrası etkileri azaltmayı hedefler" diye konuştu. Piezo rinoplasti hangi tekniklerle uygulanır Op. Dr. Salahova, piezo rinoplastinin kapalı ve açık olmak üzere iki farklı teknikle uygulanabildiğini belirterek, şöyle konuştu: "Kapalı teknik piezo rinoplastide; burun cildinde herhangi bir dış kesi yapılmaz, piezo cihazının ince uçlarıyla burun kemikleri içeriden şekillendirilir, ameliyat sonrası şişlik ve morluk riskinin en aza indirilmesi açısından en çok tercih edilen yöntemler arasında yer alır. Açık teknik piezo rinoplastide ise; burun cildine küçük bir kesi yapılarak uygulanır. Burun kemikleri piezo cihazı ile kontrollü şekilde şekillendirilir. Bu teknikte de ameliyat sonrası ödem, morluk ve şişlik minimum seviyede tutulur." Ameliyat sonrası konfor ön planda Piezo rinoplastinin en önemli avantajlarından birinin en az travma ile uygulanabilmesi olduğunu vurgulayan Op. Dr. Salahova, bu sayede hastaların ameliyat sonrası süreci daha rahat geçirdiğini ifade etti ve ekledi: "Hem estetik hem de fonksiyonel açıdan başarılı sonuçlar sunan bu teknik, ameliyat sonrası konforu artırarak hastalar için önemli bir avantaj sağlıyor."
Sarıcakaya’da zeytin ve zeytinyağı üretimi hızla artıyor
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:15 Sarıcakaya’da zeytin ve zeytinyağı üretimi hızla artıyor Eskişehir’in Sarıcaya ilçesinde geçen yıl 70 dekarlık alana 2 bin 100 zeytin fidanı dağıtıldığı, Akdeniz ikliminin etkilerinin görüldüğü Sarıcakaya ilçesinde bulunan yaklaşık 70 bin zeytin ağacından 27 bininin meyve verdiği belirtildi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Sarıcakaya’da zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı üretim kapasitesini yerinde değerlendirmek üzere Mayıslar Mahallesi’nde bulunan Zeytinyağı Fabrikasını ziyaret etti. Ziyarete Sarıcakaya Belediye Başkanı Ahmet Dönmez de eşlik etti. Gerçekleştirilen incelemelerde fabrikanın üretim süreçleri, tesis altyapısı ve bölge zeytinciliğine sağlanan katkılar ele alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında 2017 yılında kurulan tesisin, bin metrekarelik alanda faaliyet göstermekte olup günlük 40 ton soğuk sıkım kapasitesiyle bölge tarımında önemli bir konumda yer aldığı belirtildi. Yaklaşık 5 kilogram zeytinden 1 kilogram zeytinyağı elde edilmesiyle Sarıcakaya zeytinlerinin katma değere dönüştürülmesinin sağlandığı, bu durumun ilçenin üretim gücünü önemli ölçüde desteklediği ifade edildi. İlçede bulunan 70 bin zeytin ağacından 27 bini meyve veriyor Program kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle yürütülen projelerin de değerlendirildiği anlatılan açıklamada, "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi çerçevesinde 2025 yılında Sarıcakaya’da 70 dekarlık alana 2 bin 100 zeytin fidanı dağıtılmış, bunun bölgedeki zeytin üretiminin sürdürülebilirliğine önemli katkı sunduğu ifade edilmiştir. Ayrıca 2024 yılında kurulan Sarıcakaya Zeytin Üreticileri Birliği, üretici örgütlenmesini güçlendirerek zeytin üretimi ve pazarlamasında ortak çalışma kültürünü geliştirmektedir. Akdeniz ikliminin etkilerinin görüldüğü Sarıcakaya ilçesinde yaklaşık 70 bin zeytin ağacı bulunmakta olup bunların 27 bini meyve vermektedir. Üretimin büyük kısmı zeytinyağı imalatında kullanılmakta, 0,1-0,2 asit oranı ile Sarıcakaya zeytinleri üst kalite zeytinyağı üretimine uygun özellik taşımaktadır.Zeytin ve zeytinyağı üretimi, bölge ekonomisine katkısının yanı sıra sağlıklı beslenme açısından da önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, zeytin üreticilerini desteklemeye ve Sarıcakaya’nın üretim potansiyelini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir." denildi.
Karikatürcüler yapay zekanın çizimini beğenmedi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:16 Karikatürcüler yapay zekanın çizimini beğenmedi Eskişehir’de bir grup çizer, kalemle çizmesi dakikalar süren çalışmaları saniyeler içinde yapan yapay zekanın sanat üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini konuştu. Toplu fotoğrafı karikatüre dönüştüren yapay zekanın çıktısını beğenmeyen bir çizer, "Beni otistik gibi çizmiş" yorumunda bulundu. Teknolojiyle birlikte gelişen yapay zeka, günümüzde birçok vatandaşın vazgeçilmez araçlarından birisi haline geldi. Metin yazmaktan resim yapmaya, kodlamadan müziğe birçok alanda başarılı sonuçlar veren yapay zeka, Eskişehir’deki çizerlerin de dikkatini çekti. Yaklaşık 40 yıldır arkadaş olan çizerler Yaşar Arda, Atilla Yakşi, Sertaç Ürer, Furkan Tangüner ve İzzet Celiloğlu bir araya gelerek bu konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Atilla Yakşi’nin elle çizdiği bir karikatür taslağını ve farklı yapay zeka modellerinin bir fotoğraf üzerinden yaptığı çalışmaların çıktılarını inceleyen çizerler, bazı sonuçlardan memnun kalmadı. Karikatürcü Sertaç Ürer, yapay zekanın kendisini ’otistik bir karakter’ gibi çizdiğini söyledi. Furkan Tangüner ise, çıktıdaki çizimin kendisine hiç benzemediğini ifade etti. "Yapay zeka, milyon kişinin çizgilerini çalıyor ama sanat yapmadığı kesin" Çocukluğundan bu yana karikatürcü olan Atilla Yakşi, yapay zekayla ilgili düşüncelerini anlattı. Yakşi, "Bu yapay zeka çok tartışılan bir şey. İyi bir şey değil. Niye? Çünkü milyon kişinin çizgilerini çalıyor ama sanat yapmadığı kesin. Tekniğe de çok benzemiyor, hâlâ beceremiyor. Mesela insanları hala 6 parmak çiziyor, garip bir şeyler yapıyor. Bunu hayattan atalım desek zaten beceremeyiz. O yüzden bundan faydalanacağız. Yalnız çok kötü bir şey anlatayım; eskiden 2 boyutlu çizgi filmler vardı ve tadından yenmezdi ama artık bitti. Ufak çocuklara bile düzgün çizgi film yapamıyorlar. Yapay zeka sanatı öldürecektir, bundan eminim ama ondan kurtuluş da yok. Yapay zeka ile nasıl geçineceğiz, bunun hesabında olmamız lazım" dedi. "Şu anda sanat tıkanmış bir durumda" Yaklaşık 35 yıldır portre ressamı olan İzzet Celiloğlu ise, şunları söyledi: "Her yeni bir şey yeni çıktığı zaman bir şeyler kayboluyor. Fotoğrafçılığın da ilk çıktığı 1800’lü yıllarda, 50 bin civarında ressam işsiz kaldı. Tabii buna müteakip sanat yine kendi yolunu bulmaya çalıştı. O 50 bin işsizin ardından sanat tekrardan canlandı, sürrealizm ve kübizm benzeri akımlar oluştu. Eskinin kaybolması, yok olması ve yeni bir yol arayışının olması gayet normal. Şu anda sanat tıkanmış bir durumda. Yapay zeka bir tıkanmaya yeni bir yol açacaktır diye düşünüyorum. Hani fotoğrafçılık çıktığı zaman nasıl sanattaki tıkanmışlığı açmışsa, yapay zeka da tekrardan sanatın kendine yeni bir yol aramasını ve açmasını sağlayacaktır. Ben faydalı olacağını düşünüyorum. Yapay zeka var olmuş, yapılmış olan şeyleri tekrardan yaparak yorumluyor. Yani yaptığı şey aslında tavuk suyunun suyundan bir çorba yapıyor ve bu o kadar lezzetli olmuyor. Çoğu insan korku içerisinde. Elbette işini yapmayanlar bu durumda çok kötü etkilenecektir ama işini iyi yapanlar için yeni yollar açacaklardır ve onlar bu yoldan tekrardan yürümeye başlar."
Gösteriş yerine samimiyet: Düğünlerde "Minimalist" dönüş başladı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:15 Gösteriş yerine samimiyet: Düğünlerde "Minimalist" dönüş başladı Eskişehir ve çevresinin yanı sıra Avrupa’da da sahne alan bir sanatçı olarak düğün sektörünün nabzını tutan Ömer Ulutaş, 2025 sezonunu değerlendirerek, geleneğe dönüş arzusuyla kır düğünlerine ilginin arttığını belirtti. Türkiye’de evlilik hazırlığı yapan çiftlerin tercihlerinin kültürel değerlerin etkisiyle kabuk değiştirdiğinden ve 2025 yılı düğün sezonunda gözle görülür bir "minimalleşme" eğilimi yaşandığını ifade eden Yaşayan Kültürel Miras Elçisi Ömer Ulutaş, çiftlerin artık gösterişli salonlar yerine örf ve adetlerin can bulduğu sokak ve kır düğünlerine yöneldiğini vurguladı. Ayrıca düğün magandalarına karşı daha ağır cezalar verilmesi çağrısında bulundu. "Kır düğünlerinde gözle gürünen bir artış var" Nikah merasimiyle evlenen çiftlerde artış gördüğünü belirten Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Kültürel Miras Elçisi Ömer Ulutaş, 2025 yılı düğün sezonu ile ilgili yaşadıklarına ithafen şunları söyledi: "Çiftler, artık daha minimalize programları tercih ediyorlar. Köy, mahalle, sokak ve kır düğünlerinde gözle gürünen bir artış var. Bunun da sebebi maddi imkanların yanı sıra çiftlerin kültürümüzün canlı yansıması olan örf ve âdetlerimizi yaşatan köy düğünlerini tercih etmesidir. Tabii ki bu durum, düğün salonlarını kötü olduğu anlamına gelmez. Düğün salonları da bu tür işletmelerde de düğün programları olmaktadır. Düğün salonlarındaki artan maliyetler ve yapılan masraflar da müşteriye yansıltıldığı için rakamlar yükseliyor. Bu yüzden çiftler, genelde sokak düğünlerini tercih ediyorlar. Ama tabii ki kaliteli hizmet veren düğün salonu işletmecilerinin programlarında bir eksilme yok. Bir de şunu söylemek isterim ki her geçen yıl Türkiye’de işletmeler artıyor. Bundan 10-20 yıl önceki işletme sayısı ile şimdiki işletme sayısı bir değil. Bu yüzden pasta bölünüyor. Pasta bölündükçe de düğünler paylaşılıyor." "Magandalar, düğün yerini cenaze evine çevirdiler" Geride bıraktığımız 2025 yılında güzel olaylara gölge düşüren kötü olaylar da yaşadıklarını belirten, Eskişehir ve çevre illerin dışında Belçika ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde de ses sanatçısı olarak görev yapan Ulutaş, "Düğün sezonunda yaşadığımız kötü olayların en başında, hatırlarsınız ki, Türkiye’nin birçok yerinden maalesef üzücü haberler aldık. Bunların en başında, altını çizerek söylüyorum, magandalar yüzünden birçok vatandaşımız hayatını kaybetti, düğün yerini cenaze evine çevirdiler. Maalesef yaşadığımız en kötü olaylar bunlar oldu. 2025 yılında yaşadığımız ve muzdarip olduğumuz olaylardan bir diğeri de, düğün programları için alınan izin saatlerinin geçilmesi ve buna yansıtılan sorunların olması. Bu konuda emniyet güçlerimizden ve mülki amirlerimizden 2026 yılında daha ağır cezaların yapılmasını ve emniyetin daha iyi sağlanmasını talep ediyoruz. Bütün kolluk kuvvetlerimize de kolaylıklar diliyoruz" temennisinde bulundu. "Yine sokak ve kır düğünlerinde artış olacağını düşünüyoruz" Ses sanatçılığının yanı sıra müzik mağazası işletmecisi olarak; enstrüman, müzik aletlerinin aksesuarları ve yedek parçalarının satışını yapan Ömer Ulutaş, son olarak 2026 düğün sezonu için öngörüsünü paylaştı: "2026 düğün sezonundan öngörümüz, yine kültürümüz, örf ve adetlerinin canlı yansıması olan sokak ve kır düğünlerinde artış olacağını düşünüyoruz. Tabii ki, düğün salonlarında da tercih eden vatandaşlarımız olacaktır. Orada da programlarını yapacaklardır, ama genelin kır düğünleri olacağını düşünüyorum.
Beylikova Belediyesi’nden Aşağıdudaş Mahallesi’ne selektör tesisi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:43 Beylikova Belediyesi’nden Aşağıdudaş Mahallesi’ne selektör tesisi Eskişehir Beylikova Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla Aşağıdudaş Mahallesi’nde selektör (arpa/buğday eleme) tesisini hizmete aldı. Kurulan tesis sayesinde üreticiler, hasat ettikleri ürünleri daha temiz, kaliteli ve verimli şekilde değerlendirme imkânına kavuştu. Tarımsal üretimin ve çiftçinin desteklenmesinin önemine dikkat çeken Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, konuyla ilgili açıklamada yaptı. Başkan Karabacak, 1Çiftçimizin emeğinin karşılığını alması ve ürününü daha kaliteli, katma değerli şekilde pazara sunabilmesi bizim için büyük önem taşıyor. Aşağıdudaş Mahallemize kazandırdığımız arpa/buğday eleme tesisiyle üretim kalitesini artırmayı ve üreticimizin maliyet yükünü azaltmayı hedefliyoruz. Üreticilerimiz bu tesisimizde tohumluk buğdaylarını temizleyip ilaçlayarak ekime hazır hale getirebilecekler. Selektör tesisimiz Aşağıdudaş, Yukarıdudaş ve Doğanoğlu mahallelerimize hizmet verecek. Üç mahallemizi kapsayan bu yatırımın bölge halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemiz, tarımsal üretimin her aşamasında çiftçimizin yanında olmaya devam edecektir" dedi. Yeni tesis bölge tarımına önemli katkı sağlayacak Beylikova Belediyesi’nin kırsal mahallelerde tarımsal altyapıyı güçlendiren projelerle üreticilerin gelirini artırmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi sürdürdüğü belirtildi. Bu kapsamda hayata geçirilen selektör tesisinin bölge tarımına önemli katkı sağlayacağı ifade edildi. Belediye yetkilileri, Aşağıdudaş Mahallesi’nde kazandırılan arpa/buğday eleme tesisinin tüm üreticilerehayırlı olmasını diledi.
Büyükerşen için siyasi yasak ve hapis istemi
06 Ocak 2026 Salı - 17:25 Büyükerşen için siyasi yasak ve hapis istemi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde gerçekleşen bazı ihalelere fesat karıştırılması, bu yolla kamu zararına neden oldukları iddiasıyla, aralarında eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in de bulunduğu sanıkların tutuksuz yargılandığı davanın yeniden görülmesine devam edildi. Büyükerşen hakkında siyasi yasak, hapis cezası ve kamu zararının geri alınması talep edildi. 28 Ocak 2013’te Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yapılan bazı ihalelere fesat karıştırılması ve neticesinde kamu zararına neden olunmasıyla ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde 23 kişi gözaltına alındı. Olayla ilgili eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve 22 belediye bürokratı hakkında, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinde ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘Edimin ifasına fesat karıştırma’ ve ‘Kamu görevlisinin resmî evrakta sahteciliği’ suçlarından 2016 yılında beraat kararı verilmişti. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Büyükerşen ve belediye bürokratlarının söz konusu suçlardan verilen beraat kararının bozulmasına ve yeniden yargılanmalarına karar verdi. Duruşmanın görülmesine Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Salonda sanık ve taraf avukatları hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı tarafından okunan mütalaada, "Edimin İfasına Fesat Karıştırma" suçundan yargılanan Yılmaz Büyükerşen hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istendi. Duruşmada Büyükerşen’e siyasi yasak uygulanması, iş ve eylemler nedeniyle oluştuğu belirtilen kamu zararının geri alınması talep edildi. Taraf avukatları mütalaaya katıldıklarını ifade ederek, sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatları, bilirkişi raporunda yer alan ifadeleri kabul etmediklerin söyleyerek, mütalaaya karşı yazılı beyanda bulunmak üzere ek süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, talepler üzerine duruşmayı 20 Şubat’a erteledi.
Anadolu Üniversitesi öğrencileri sınav haftasında sunulan ikramlardan memnun
06 Ocak 2026 Salı - 16:44 Anadolu Üniversitesi öğrencileri sınav haftasında sunulan ikramlardan memnun Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi final sınavları kapsamında, 5-15 Ocak tarihleri arasında kütüphanede ders çalışan öğrencilere çay, kahve ve çorba ikramında bulunuyor. Sınav haftasında öğrencilere sıcak bir mola imkânı sunmayı amaçlayan uygulamanın ilk gününde, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerle sohbet eden Rektör Adıgüzel, sınav döneminin öğrenciler için yoğun ve yorucu geçtiğine dikkat çekerek, üniversite olarak her zaman öğrencilerin yanında olduklarını vurguladı. Adıgüzel, "Final haftası, öğrencilerimizin hem zihinsel hem de fiziksel olarak en çok zorlandıkları dönemlerden biri. Biz de Anadolu Üniversitesi olarak bu süreçte onların yalnız olmadığını hissettirmek, küçük dokunuşlarla da olsa yanlarında olduğumuzu göstermek istiyoruz. Kütüphanede ders çalışan öğrencilerimize sunulan bu ikramlar, öğrencilerin kısa bir mola vermesine ve motivasyonlarının artmasına katkı sağlıyor. Öğrencilerimizin memnuniyetini görmek bizleri de mutlu ediyor" dedi. "Sıcak çorba ve çay ikramları, öğrencilerimizin dinlenmelerine imkân sağlıyor" Anadolu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı Sosyal Tesisler Şube Müdürü Ercan Çam, "Öğrenciyi daha fazla kampüste tutmak, onlara daha fazla hizmet vermek ve sınav sürecinde gece gündüz yanlarında olmak bizleri mutlu ediyor. Yeni açtığımız Kütüphane Kafe’de sunduğumuz sıcak çorba ve çay ikramları, öğrencilerimizi ders ortamından yaklaşık 15 dakika uzaklaştırarak dinlenmelerine imkân sağlıyor. Onların mutluluğunu görmek bizleri de mutlu ediyor. Bu kapsamda, yönetimimizin bizlere verdiği destekler için teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Soğuk havalarda içimizi ısıtıyor" Anadolu Üniversitesi öğrencileri, yapılan ikramların final haftasındaki çalışma atmosferine olumlu katkı sağladığını, sınav haftasında çalışma ortamını sosyallikle besleyerek daha keyifli hâle getirdiğini belirtti. İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümü öğrencisi Zeynep Yazan, şunları söyledi: "İkramlar bence gayet güzel. Soğuk havalarda içimizi ısıtması ve kütüphanedeki yoğun tempo içerisinde nefes almamızı sağlaması bizim için gerçekten çok iyi." "Uygulama için teşekkür ediyoruz" Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü öğrencisi Jumana Haniya, "Sınav dönemindeyiz ve günde 2-3 sınava giriyoruz. Bu uygulama sayesinde hem karnımızı doyuruyor hem de diğer öğrencilerle birlikte vakit geçirerek sosyalleşiyoruz. Sıcacık bir ortamda olmak çok güzel, teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bizim açımızdan çok güzel bir hizmet" Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Mehmet Hayrat ise, "Final haftası nedeniyle kütüphanede yoğun şekilde çalışıyoruz. Bu süreçte özellikle akşam saatlerinde üniversitemiz tarafından çay, kahve ve çorba ikram ediliyor. Bu ikramlar, mola verdiğimizde dinlenmemizi ve arkadaşlarımızla sosyalleşmemizi sağlıyor. Ücretsiz olarak sunulması ve sıcak bir ortam oluşturması bizim açımızdan çok değerli" diye belirtti.
Askere gidecekti, tabutuna "O şimdi asker" yazılı tülbent serildi
06 Ocak 2026 Salı - 13:58 Askere gidecekti, tabutuna "O şimdi asker" yazılı tülbent serildi Eskişehir’de önceki gece meydana gelen feci trafik kazasında hayatını kaybeden 3 gençten biri olan ve önümüzdeki cuma günü askere gidecek Eray Akyol son yolculuğuna uğurlandı. Gencin tabutunun üzerine "O şimdi asker" yazılı tülbenti serilirken, Akyol’un babası Birol Sancar, kaza yaşanan bölgede tedbir alınmasını istedi. Geçtiğimiz gece 75. yıl Mahallesi Selami Vardar Bulvarı üzerinde yarış yapan Muhammed D. idaresindeki 26 ADU 714 plakalı otomobil Eray Akyol (20), Ayşegül Seliti (14) ve Samiye Saygı’ya (20) çarpıp feci şekilde ölümüne sebep olmuştu. Otopsilerinin ardından Ayşegül Seliti (14) ve Samiye Saygı (20) dün son yolculuklarına uğurlanmıştı. Yurtdışından yakınları beklenen 20 yaşındaki Eray Akyol’un cenazesi ise namazının kılınması için Hz. Ömer Camii’ne getirildi. Cuma günü Çanakkale’ye askere uğurlanacak olan Eray Akyol’un tabutuna, askere giderken omzuna atması için hazırlanan ve üzerinde "O şimdi asker" yazılı tülbent ve Türk bayrağı serildi. Tabutun başından ayrılmayan Akyol’un arkadaşları, yine asker eğlencesinde takacakları yeşil tülbentleri kollarına bağladı. "Yeter, bugün bana, yarın komşuma, öbür gün arkadaşıma" Eray Akyol’un kederli babası Birol Sancar, bu bölgede yaşanan kazalara dikkat çekerek bir önlemin alınmasını istedi. , "Burada bu olaylar sık sık oluyor. Yeter, bugün bana, yarın komşuma, öbür gün arkadaşıma. Artık büyüklerimizden buraya el atmalarını istiyoruz. Oğlum cuma günü askere gidip ayın 10’unda, cumartesi günü Çanakkale Jandarma Birliği’ne katılacaktı. Şu an gördüğünüz gibi yavrum tabutta, diyeceğim, söz yok artık. Dostlar sağ olsun" dedi. Eray Akyol’un cenazesi, kazanın yaşandığı mahallede bulunan Hz. Ömer Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazı sonrasında gözyaşları içinde Asri Mezarlıkta defnedilmek üzere son yolculuğuna uğurlandı.