KÜLTÜR SANAT - 07 Ocak 2026 Çarşamba 10:16

Karikatürcüler yapay zekanın çizimini beğenmedi

A
A
A
Karikatürcüler yapay zekanın çizimini beğenmedi

Eskişehir’de bir grup çizer, kalemle çizmesi dakikalar süren çalışmaları saniyeler içinde yapan yapay zekanın sanat üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini konuştu. Toplu fotoğrafı karikatüre dönüştüren yapay zekanın çıktısını beğenmeyen bir çizer, "Beni otistik gibi çizmiş" yorumunda bulundu.


Teknolojiyle birlikte gelişen yapay zeka, günümüzde birçok vatandaşın vazgeçilmez araçlarından birisi haline geldi. Metin yazmaktan resim yapmaya, kodlamadan müziğe birçok alanda başarılı sonuçlar veren yapay zeka, Eskişehir’deki çizerlerin de dikkatini çekti. Yaklaşık 40 yıldır arkadaş olan çizerler Yaşar Arda, Atilla Yakşi, Sertaç Ürer, Furkan Tangüner ve İzzet Celiloğlu bir araya gelerek bu konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Atilla Yakşi’nin elle çizdiği bir karikatür taslağını ve farklı yapay zeka modellerinin bir fotoğraf üzerinden yaptığı çalışmaların çıktılarını inceleyen çizerler, bazı sonuçlardan memnun kalmadı. Karikatürcü Sertaç Ürer, yapay zekanın kendisini ’otistik bir karakter’ gibi çizdiğini söyledi. Furkan Tangüner ise, çıktıdaki çizimin kendisine hiç benzemediğini ifade etti.



"Yapay zeka, milyon kişinin çizgilerini çalıyor ama sanat yapmadığı kesin"


Çocukluğundan bu yana karikatürcü olan Atilla Yakşi, yapay zekayla ilgili düşüncelerini anlattı. Yakşi, "Bu yapay zeka çok tartışılan bir şey. İyi bir şey değil. Niye? Çünkü milyon kişinin çizgilerini çalıyor ama sanat yapmadığı kesin. Tekniğe de çok benzemiyor, hâlâ beceremiyor. Mesela insanları hala 6 parmak çiziyor, garip bir şeyler yapıyor. Bunu hayattan atalım desek zaten beceremeyiz. O yüzden bundan faydalanacağız. Yalnız çok kötü bir şey anlatayım; eskiden 2 boyutlu çizgi filmler vardı ve tadından yenmezdi ama artık bitti. Ufak çocuklara bile düzgün çizgi film yapamıyorlar. Yapay zeka sanatı öldürecektir, bundan eminim ama ondan kurtuluş da yok. Yapay zeka ile nasıl geçineceğiz, bunun hesabında olmamız lazım" dedi.



"Şu anda sanat tıkanmış bir durumda"


Yaklaşık 35 yıldır portre ressamı olan İzzet Celiloğlu ise, şunları söyledi:


"Her yeni bir şey yeni çıktığı zaman bir şeyler kayboluyor. Fotoğrafçılığın da ilk çıktığı 1800’lü yıllarda, 50 bin civarında ressam işsiz kaldı. Tabii buna müteakip sanat yine kendi yolunu bulmaya çalıştı. O 50 bin işsizin ardından sanat tekrardan canlandı, sürrealizm ve kübizm benzeri akımlar oluştu. Eskinin kaybolması, yok olması ve yeni bir yol arayışının olması gayet normal. Şu anda sanat tıkanmış bir durumda. Yapay zeka bir tıkanmaya yeni bir yol açacaktır diye düşünüyorum. Hani fotoğrafçılık çıktığı zaman nasıl sanattaki tıkanmışlığı açmışsa, yapay zeka da tekrardan sanatın kendine yeni bir yol aramasını ve açmasını sağlayacaktır. Ben faydalı olacağını düşünüyorum. Yapay zeka var olmuş, yapılmış olan şeyleri tekrardan yaparak yorumluyor. Yani yaptığı şey aslında tavuk suyunun suyundan bir çorba yapıyor ve bu o kadar lezzetli olmuyor. Çoğu insan korku içerisinde. Elbette işini yapmayanlar bu durumda çok kötü etkilenecektir ama işini iyi yapanlar için yeni yollar açacaklardır ve onlar bu yoldan tekrardan yürümeye başlar."



Karikatürcüler yapay zekanın çizimini beğenmedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Yeşilçam’dan simit tezgahına Yeşilçam dönemi ve sonrasında sinema ile dizi projelerinde yer alan, son olarak bir filmin de yapımcılığını yapan 55 yaşındaki Bülent Katıoğlu, diksiyonunun da bozulmasına sebep olan sağlık sorunları nedeniyle uzak kaldığı sanat hayatının ardından Antalya’da simit tezgahı işleterek geçimini sağlamaya başladı. Gaziantep’ten İstanbul’a uzanan hayat yolculuğunda küçük yaşlarda sinema sektörüne adım atan Katıoğlu, sinema oyunculuğunun yanı sıra tiyatro, dizi ve film yapımcılığıyla sanat yaşamını sürdürdü. Figüran olarak başladığı sinema dünyasında bir çok film ve dizide rol alan Katıoğlu, geçirdiği sağlık sorunları sonrası mesleğine devam edemeyince, dostlarının yardımıyla küçük bir iş yeri açarak simit satmaya başladı. "Çocuk yaşta Yeşilçam’a adım attım" Gaziantep doğumlu olduğunu, ilköğretim yılları ve çocukluğunun İstanbul’da geçtiğini anlatan Katıoğlu, sinema serüveninin çok erken yaşlarda başladığını belirterek "O zaman Yeşilçam’a ayak bastım. Figüran olarak başladım, belli yıllardan sonra diyaloglu roller almaya başladım. Birçok dizi ve filmde oynadım" diyen Katıoğlu, kariyeri boyunca 100’ün üzerinde yapımda rol aldığını ifade etti. "Tiyatronun T’sinin bilmiyordum" Tiyatro ile tanışmasının mahalle esnafının yönlendirmesiyle gerçekleştiğini dile getiren Katıoğlu, unutamadığı anısını şu sözlerle anlattı: "Tiyatronun ‘t’sini bilmiyordum. Kadıköy Alt Yol’un üst tarafında, Moda’da bir tiyatroya gittim. Ferhan Şensoy’un oyunuydu o gün tiyatrocu olmaya karar verdim" Sağlık sorunları hayatını değiştirdi Son üç yılda ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini belirten Katıoğlu, uzun bir tedavi süreci geçirdiğini belirterek, "Beynime pıhtı attı, bağırsak kanseriyle uğraştım, kalp krizi geçirdim. İlaçlara bağlı olarak yaşıyorum. Diksiyonum bozuldu ama düzeltmeye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 7 yıl önce Antalya’ya yerleştiğini belirten Katıoğlu, bir dönem kendi tiyatro ekibini kurduğunu ancak sağlık sorunları nedeniyle devam edemediğini aktardı. Bugün geçimini simit ve çay satarak sağladığını dile getiren Katıoğlu, "Bazı dostların desteğiyle simit tezgahı açtım. Yaklaşık 30-40 gündür buradayım. Simit, poğaça ve çay satarak hayatımı sürdürüyorum" dedi.
Denizli Vali Coşkun; "İdarecilerimiz, görev yaptıkları şehirlere yeni ufuklar kazandırıyor" Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, 10 Ocak İdareciler Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun 10 Ocak İdareciler Günü sebebiyle yayımladığı mesajında, "Şanlı bayrağımızın yükseldiği her beldede, il ve ilçelerimizde fedakârca görev yaparak devletimizin aziz milletimizle bütünleşmesini sağlayan; görev yaptıkları şehirlere yeni ufuklar kazandırarak ülkemizin müreffeh yarınları için var gücüyle çalışan mülki idare amirlerimizin 10 Ocak İdareciler Günü’nü tebrik ediyorum. ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla, aziz milletimiz ile devletimiz arasında köprü vazifesi gören mülki idare amirlerimiz; Türk devlet geleneğinin köklü tecrübesinden aldığı güçle, devletimizin şefkat elini temsil ederek görevlerini en iyi şekilde ifa etmenin gayreti içerisindedir. Köklü bir müessese olan mülki idare amirlerimiz halkımızın huzurunu, refahını ve güvenliğini tesis etmeyi, milletimizin her bir ferdinin derdine derman olmayı esas alan bir anlayışla; devleti her daim ulaşılabilir, çözüm odaklı ve samimi biçimde temsil ederek milletimizin hayır duasını almak için yılmadan, yorulmadan çalışmaya devam edecektir. Güçlü bir yönetim anlayışıyla mülki idare amirlerimizin; Türkiye Yüzyılı’nda eğitimden sağlığa, gençlik projelerinden sosyal yardım faaliyetlerine kadar milletimizin talep ve ihtiyaçlarına çözüm üreten; ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda gelişmesi için iletişimde öncü, teknolojiye hâkim, yerli ve millî atılımlara destek veren başarılı çalışmalara imza atacaklarına inancım tamdır. Bu özel gün vesileyle mensubu olmaktan büyük onur ve gurur duyduğum mülki idare amirlerimizin gününü en içten duygularımla kutluyor; görevi başındaki idarecilerimize başarılar diliyor, emekli olanlara sağlık ve huzur temenni ediyor; şehit olan ve ahirete irtihal eden mülki idare amirlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.
Kilis Kilis’te tuvalet mağduriyeti yaşayan vatandaşlar belediyeden çözüm bekliyor Kilis’te özellikle akşam saatlerinde açık tuvalet bulunmaması vatandaşların tepkisine neden oldu. Kent merkezinde tuvalet sorunu yaşadıklarını belirten vatandaşlar, Kilis Belediyesi’nden kalıcı ve modern bir çözüm talep etti. Kilis’te çarşı merkezinde ve kalabalık alanlarda açık tuvalet bulunmaması, vatandaşları zor durumda bırakıyor. Özellikle akşam saat 20.00’den sonra tuvalet bulamadıklarını dile getiren vatandaşlar, yaşanan sorunun hem şehir halkını hem de kente gelen misafirleri mağdur ettiğini belirtti. Gaziantep’ten Kilis’e gelen, şehirde ciddi bir tuvalet eksikliği olduğunu ifade eden Ahmet Bağlıyan, "Kilis Belediyesi’nin bu konuyla ilgilenmesini istiyorum. Turizm amacıyla gelenler olsun, şehir halkı olsun herkes bu sıkıntıyı yaşıyor" dedi. Hüseyin Altınbaş ise tuvalet sorununun Kilis’in en büyük problemlerinden biri olduğunu vurguladı. Altınbaş, "Akşam namazından sonra açık tuvalet yok. Motorla acilen eve gitmek zorunda kalıyoruz. Paralı da olsa, modern tuvaletler yapılsın. Para önemli değil, tuvalet yok. Akşam saatlerinde gelen misafirler tuvalet bulamıyor. Bir değil, iki üç tane yapılmalı. Camilerde de inşaat var, tuvaletler kapalı. Çok sıkıntı çekiyoruz" şeklinde konuştu. Eren Kara, okul çıkışlarında sorun yaşadıklarını belirterek, "Okuldan çıkıyoruz, çarşıda dolaşıyoruz ama sıkışınca gidecek bir yer bulamıyoruz" ifadelerini kullandı. Emir Efe Atalar ise sorunun tüm Kilis halkını ilgilendirdiğini söyleyerek, "Akşamları camiler bazen kilitli oluyor. Tuvalet bulunmayınca sıkıntı yaşıyoruz. Yaşlısı var, çocuğu var. Eski tuvaletler yenilenmeli, hijyenik olmalı. Belediye başkanımız bu konuyu çözerse seviniriz" dedi. Yağmur Ökkeş de kentte açık tuvalet sayısının yetersiz olduğunu belirterek, "Çarşıya çıkıyoruz ama gidecek düzgün bir yer yok. En azından bir iki noktada tuvalet olmalı" diye konuştu.