Yerel Haberler
Eskişehir
Minikler 23 Nisan’ı coşkuyla kutladı 23 Nisan 2026 Perşembe - 18:22:34 Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi Kreş ve Gündüz Bakımevi ile Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü minik öğrencilerinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak oldu. Ellerinde Türk bayrakları ve balonlarla birlikte Kreş ve Gündüz Bakımevinden Rektörlüğe kadar yürüyen minik öğrenciler Rektörlük önünde 23 Nisan’a özel şarkılar söylediler. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı ve Genel Sekreter Ecevit Öksüz çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak kendilerine hediyeler verdi. Ardından minikler Rektörlük Makamına oturdular ve 23 Nisan mesajlarını paylaştılar. "Geleceğin emanetçileri bizlerle" Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileriyle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, çocukları Anadolu Üniversitesinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek onların, geleceğin en değerli emanetleri olduğunu vurguladı. Üniversite olarak çocukların gelişimine katkı sunacak her türlü çalışmayı önemsediklerini belirten Adıgüzel, bu tür buluşmaların hem çocuklar hem de üniversite camiası için anlamlı olduğunu ifade etti. Öğrencileri temsilen söz alan Durulay İncedere ve Meriç Keçili, Rektör Adıgüzel ile samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Büyüdüğünde moda tasarımcısı olmak istediğini belirten Durulay İncedere, tüm dünya çocukları için daha güzel bir gelecek temennisinde bulunurken itfaiyeci olmayı hayal eden Meriç Keçili ise arkadaşları adına bayram kutlaması yaptı. Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencilerinden sonra ise Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü minikleri Senato Odasında Rektör Adıgüzel ile bir araya gelerek 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladılar.
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:19 İletişim Buluşmaları’nda Yönetmen İncekol öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından düzenlenen "İletişim Buluşmaları" kapsamında "Kamera Önü Oyunculuğu ve Reji Atölyesi" başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Yönetmen Jale İncekol’un konuk olduğu atölye İBF Uygulama Birimi Stüdyo 1’de düzenlendi. Atölye kapsamında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü öğrencileri ile İBF Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencileri bir araya geldi. "İnsan kalabilen her zaman kazanacak" Yönetmen Jale İncekol konuşmasında yapay zekânın insanın asla yakalayamayacağını belirtti. İncekol bunun sebebini ise şu sözlerle açıkladı: "Ben bizim yaptığımız iş adına hiçbir zaman insanın önüne geçemeyeceği düşüncesinde olan biriyim. Çünkü biz milyonlarca yılın özelliklerini taşıyoruz DNA’larımızda. Sahip olduğumuz o içsel bilgiye sahip olmasına olanak yok. Kaldı ki bahsettiğimiz yalnızca bilgi değil. Bizde var olan, sadece bize özgü olan, benim elimin ürettiği bir şey. İnsan kalabilen, yani şu anda bildiğimiz formunda insan kalabilen her zaman kazanacak ama bu kazanç tabii ki ekonomik kazanç değil, değer de kazanacak." "Sizi asıl besleyecek olan gözlem yapmak" Yapay zekânın bir asistan olarak kullanılabileceğini söyleyen Jale İncekol bunun dışında insanları asıl besleyen hususun gözlem olduğunu ifade etti. İncekol gözlemin izleyici üzerindeki etkisini "Asistan olarak orada sizin için bir anlamı olsun yapay zekânın. Onun dışında sizi besleyecek olan okumak, gözlem yapmak. Hem de her yerde gözlem yapmak. Bunlarla beslenecek olan insanlarız ki bizim ürettiğimiz işlerden diğer insanlar etkilenebilsin ve değerli olduğunu düşünebilsin." sözleriyle anlattı. "Gençlerin ısrarı çok önemli" Genç isimlerin sektörde yer edinme konusundaki endişesine de değinen Yönetmen Jale İncekol öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Gençlere ısrarcı olmalarını öğütleyen İncekol talebin bu konudaki önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Size tavsiyem; gidin çalın kapılarını, dalın setlerine. Gösterin kendinizi. ’Biz izlemek istiyoruz, görmek istiyoruz, öğrenmek istiyoruz’ deyin. Sizin ısrarınız, sizin talebiniz, sizin tercihiniz çok önemli. Evet çok şanslısınız ama bunu katlamak, bunu artırmak, mutlaka hedefiniz doğrultusunda bir şeyler yapabilmek sizin sorumluluğunuzda ve size bağlı. Sektörde gerçekten çalışan, işini özveriyle yapan, seven herkes başarılı oluyor. Sayı çok ama iyi çalışan kişi sayısı çok fazla yok." "Daha derinlikli işler izleyebiliriz" Televizyonda yayınlanan yapımların yüzeyselliğine değinen Jale İncekol bu konudan duyduğu rahatsızlığı ise şöyle dile getirdi: "Ben televizyonu ne zaman açsam birbirine bağıran, yüksek perdeden, altını doldurmadan, satır aralarını okumadan yapılmış, çekilmiş sahneler görüyorum. Bu beni rahatsız ediyor. Biliyorum ki o sahneler çok daha farklı biçimlerde yorumlanıp çekilebilse, bunun için zaman olsa, bunu yapan insanlar gerçekten bununla ilgili zaman bulsa, emek harcasa, düşünseler daha farklı, daha derinlikli işler izleyebiliriz." İletişim Buluşmaları’nın devamında "Kamera Önü Oyunculuğu ve Reji Atölyesi" başlıklı atölyede Yönetmen Jale İncekol öğrenciler ile interaktif olarak kamera önü ve reji çalışmaları yaptı. Atölye, Jale İncekol’a teşekkür belgesinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.
’Yapay Zekâ ile Yazılım Geliştirme’ etkinliği yapıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 12:13 ’Yapay Zekâ ile Yazılım Geliştirme’ etkinliği yapıldı Anadolu Üniversitesi’nde ’Yapay Zekâ ile Yazılım Geliştirme’ etkinliği çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Etkinlik, Anadolu Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi Teknoloji Transfer Ofisi (ARİNKOM TTO) iş birliğiyle yürütülen Yapay Zekâ Günlükleri (YZG) konferans serisi kapsamında düzenlendi. Konuşmacı olarak Ardahan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Arif Cem Topuz yer aldı. Topuz konuşmasında, yapay zekâ teknolojilerinin yazılım geliştirme süreçlerindeki rolünü ve güncel uygulama alanlarını ele aldı. "Başarı stratejileri ve prompt mühendisliği sözdizimi değil, iletişim ustalığıdır" Yapay zekânın yazılım dünyasında oluşturduğu dönüşüme değinen Topuz, "Sınavlara çalışmak için örnek sorular hazırlayan araçlar, CV ve mülakatlara yönelik hazırlık yapan uygulamalar, ders videolarının bağlantısı verildiğinde içerik özetleyen metinler üreten sistemler, yabancı dil telaffuzunu kontrol eden araçlar gibi birçok uygulama bulunuyor. Bu tür küçük uygulamalar genellikle Google AI Studio’da belirli bir kotaya kadar ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Artık programcı ya da yazılımcı olmayan kişiler bile yazılım geliştirebiliyor. Başarı stratejileri ve prompt mühendisliği sözdizimi değil, iletişim ustalığıdır" dedi. "Yapay zekâ devriminin izleyicisi değil, parçası olmalıyız’ Dr. Öğr. Üyesi Topuz, kod oluşturmak için kullanılan Google AI Studio’yu ve etkili promptlar (komut) hazırlamak için kullanılan Claude AI gibi yapay zekâ araçlarını tanıtarak şunları söyledi: "Doğru promptlar oluşturmak çok önemli. Eskiden kodlardaki hataları tek tek aramak gerekirken, şimdi ‘şurada hata var, bunu çöz’ demek yeterli olabiliyor. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Yapay zekâ modeli cevabı bilmese bile, kullanıcının duymak istediği yanıtı uydurabilir. İdeal olan, yapay zekâya sadece ‘yap’ demek ya da tamamen kontrolü ele almak değildir. Hem fikir almak hem de kontrolün bizde olması en doğru yaklaşımdır. Günümüzde en değerli yetenek artık kod yazmak değil; sistem tasarımını ve doğrulamayı yönetmektir. Kaçırmamamız gereken şey, yapay zekâ devriminin izleyicisi değil, parçası olmaktır." Soru-cevap bölümünün ardından sona eren etkinliğe ARİNKOM TTO Yöneticisi Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş, öğretim üyeleri ve öğrenciler katılım gösterdi.
Eskişehir’de nüfus ve vatandaşlık hizmetleri
30 Ocak 2026 Cuma - 11:04 Eskişehir’de nüfus ve vatandaşlık hizmetleri Odunpazarı İlçe Nüfus Müdürlüğü görevine yeni atanan Şakir Keser, il genelinde geçen yıl boyunca 460 bin 156 vatandaşın işlemini gerçekleştirerek hizmet sunduklarını belirtti. Eskişehir Kızılelma Turan Derneği Başkanı Ahmet Hızlan ve Yönetim Kurulu üyelerinin hayırlı olsun ziyaretinde bulundukları Şakir Keser, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü’nün il genelinde ve Odunpazarı ilçesinde sürdüğü çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Şakir Keser, ‘’İl genelinde ise 2025 yılı boyunca toplam 460 bin 156 kişinin işlemi gerçekleştirildi ve vatandaşlara hizmet sunuldu. Toplam 41 bin 843 pasaport, 68 bin 403 sürücü belgesi, 74 bin 66 kimlik kartı hizmetleri, 64 bin 51 adres beyanı işlemleri yapıldı. Vatandaşların yüzde 99’u yeni Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartını aldı Şakir Keser, il genelinde oranı yüzde 99’a ulaşan 874 bin 137 kişinin yeni Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı aldığını, yüzde 1 oranında olan 10 bin 855 kişinin yeni kimliklerini almadığını anlattı. Keser, yüzde 95 oranında olan 405 bin 713 kişinin yeni sürücü belgelerini alırken, yüzde 5 oranındaki 21 bin 747 kişinin yeni sürücü belgelerini almadığını belirtti. Odunpazarı’nda İlçe Nüfus Müdürlüğü hizmetleri Odunpazarı İlçe Nüfus Müdürü Şakir Keser, ‘’2025 yılında 26 bin 273 kişiye sürücü belgesi, 31 bin 830 kişiye kimlik kartı, 11 bin 553 kişiye pasaport verildi. 27 bin 296 kişinin adres, 4 bin 501 kişinin doğum, 4 bin 419 kişinin ölüm, bin 911 kişinin evlenme, 2 bin 700 kişinin boşanma işlemleri gerçekleştirildi’’ dedi. Ziyaret sırasında Eskişehir Kızılelma Turan Derneği Başkanı Ahmet Hızlan ise, Eskişehir’in kültür ve sanatına yaptıkları katkıları anlattı ve ‘’Amacımız, Türk Dünyasına hizmet etmektir. Eskişehir, Türk Dünyası’nın başkentidir. Derneğimizde Türk töresi ile ilgili muhtelif zamanlarda konferanslar verdiriyoruz. Genel olarak gençlere ve Türk Dünyasına yönelik projelere ağırlık veriyoruz. Gelecekte, Türk Dünyası öğrencilerini kapsayan eğitim ve kültür faaliyetlerine ağırlık vereceğiz’’ dedi. Program sonunda Dernek Başkanı Ahmet Hızlan, Odunpazarı İlçe Nüfus Müdürü Şakir Keser’e plâket takdim etti.
TÜKDES’den ilave ücret yasağı kararına destek
30 Ocak 2026 Cuma - 10:41 TÜKDES’den ilave ücret yasağı kararına destek Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde yapılan değişikliği değerlendiren Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Merkez Denetim Kurulu Üyesi Mensur Özçelik, lokanta, kafe, restoran ve pastane ve benzeri iş yerlerinde ilave ücret alınması yasağı düzenlemesini olumlu bulduklarını ve desteklediklerini belirtti. Mensur Özçelik, ’Sorma ver parası’ olarak tanımlanan, gönüllük esasına dayanmayan ücretlerin tüketicilerin mağduriyetine ve yoğun şikâyetlere sebep olduğunu anlattı. Tüketicilerin sesi duyulduğunu, yanıltıcı etiket oyunlarıyla tüketicileri işletmelere çekerek ilave ücret almaya dur denildiğini belirten Mensur Özçelik, "Fiyat Etiketi Yönetmeliği değiştirildi. Tüketici sadece sipariş ettiği ürünün fiyatını ödeyecek. Buna göre lokanta, kafe, restoran ve pastane ile benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerleri artık tüketicilerden servis, masa, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir isim altında ilave ödeme talep edemeyecek. Kurallara uymayan işletmelere 1 milyon 439 bin liraya kadar ceza kesilebilecek. Tüketici sadece sipariş ettiği ürünlerin bedelini ödeyecek. Bahşiş uygulaması gönüllülük esasıyla devam edecek. Yapılan düzenlemeyi olumlu buluyor ve destekliyoruz. Lokanta, kafe, restoran, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunan işletmelerin bu günden itibaren yeni yasağa uyacaklarına inanıyoruz. Yasağa uymayan işletmeleri tüketiciler şikâyet edebilirler. Belgelendirdikleri durumlarda; Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yaparak ödedikleri haksız ücretin iadesini isteyebilirler" diye kaydetti.
Altyapı çalışmaları sırasında bozulan sokağın onarılması bekleniyor
30 Ocak 2026 Cuma - 09:51 Altyapı çalışmaları sırasında bozulan sokağın onarılması bekleniyor Eskişehir’de altyapı çalışmaları sırasında bozulan ve yaklaşık 2 aydır düzeltilmediği belirtilen bazı ara sokakta onarım çalışması yapılması isteniyor. Tepebaşı İlçesi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Birinci Dere Sokak’ta geçtiğimiz aylarda bir altyapı çalışması gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sırasında bazı yollar kepçe ile kazıldı ancak hasar gören noktalar aradan aylar geçmesine rağmen düzeltilmedi. Çok sayıda çukurun bulunduğu ve kaldırımların kırık halde olduğu sokakta günlük yaşamlarının zorlaştığını dile getiren çevre esnafı, onarım çalışması yapılması için yetkililere seslendi. "Burası böyle kendi haline terk edildi" Yaklaşık 15 yıldır sokak üzerinde esnaflık yapan Murat Demir, "Birkaç ay önce burada elektrik kablolarının yeraltına alınması ile ilgili bir çalışma yapıldı. Ama gördüğünüz gibi sokak sular içinde. Kaldırımlarımız kepçe marifetiyle yıkıldı. Burası yaklaşık 2 aydır böyle. Çevreye saçılan kaldırım taşları sebebiyle lastiğimiz patlayacak diye araçlarımızı park edemiyoruz. Kazdıkları yerlere doğru dürüst toprak bile doldurmadılar. Ayrıca, sokağımız şan dolmuşlarının geçiş noktası ancak burası böyle kendi haline terk edildi. Kimi arayacağımızı bilmediğimiz için ilgili kurumlarla da irtibat kuramadık. Bu yolların bir an evvel yapılmasını bekliyoruz. Kışın sudan, çamurdan geçilmiyor; yaz geldiğinde de toz toprak olacak. Büyükşehir’e yakışmayan bir görüntü" dedi. "Usta bulup biz yaptıralım, parasını versinler" Esnaf Kamil Kara ise, "Buralar ne zaman yapılacak? Şurayla hiçbir işleri yokken kırıp, döküp, dağıttılar. Bunu bile bile mi yaptılar, onu da bilmiyoruz. Artık buraları onarmalarını istiyoruz veya usta bulup biz yaptıralım, parasını versinler. Dükkanın girişi ne hale geldi" ifadelerini kullandı.
Eskiler sandıktan çıktı, terzilerde "Dönüşüm" mesaisi başladı
30 Ocak 2026 Cuma - 09:48 Eskiler sandıktan çıktı, terzilerde "Dönüşüm" mesaisi başladı Eskişehir’de soğuklarla birlikte gardıroplarındaki kışlıkları çıkaran vatandaşlar, yeni ürün almak yerine mevcut kıyafetlerini terzi ustalığıyla yenilemeyi tercih ediyor. Sevdiği kıyafetinden vazgeçemeyenlerin ve aile bütçesinde tasarruf yapmak isteyenlerin adresi olan terzi dükkanları, bu sezon "dönüşüm" talepleriyle en yoğun günlerini yaşıyor. Odunpazarı ilçesi İstiklal Mahallesi’nde 25 yıldır mesleğini sürdüren terzi Hatice Kılıç, kış sezonunun artan taleplerini değerlendirdi. Özellikle mont, kazak ve pantolon gibi kışlık giysilerde tamirat ve model değişimi taleplerinde büyük bir artış olduğunu ifade eden Kılıç, vatandaşların bilinçli tüketim alışkanlığı kazandığını ve eskiyi değerlendirmenin artık her kesimden ilgi gördüğünü vurguladı. "Kışlık kıyafetler terzi eliyle hayat buluyor" Kış aylarının gelmesiyle birlikte işlerinde büyük bir hareketlilik başladığını belirten Hatice Kılıç, "Önceki yıllara göre bu sezon çok daha yoğunuz. Mont fermuarı değişiminden gömlek yakası yenilemeye, pantolon tamiratından kazaklardaki model değişimine kadar birçok işlem yapıyoruz. Vatandaşlarımız, ’kazağım sağlam ama yakası beni sıkıyor’ diyerek geliyor, biz de onu günün modasına uygun şekilde dönüştürüyoruz. Bu sayede hem sevilen kıyafetler çöpe gitmiyor hem de vatandaşlarımız kârlı çıkıyor" dedi. "Bilinçli tüketici tasarrufu tercih ediyor" Tadilat işlemlerinin aile ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çeken Kılıç, "Dikkatimi çeken en önemli değişim, artık her gelir grubundan insanın terziye gelmesi. İnsanlar bir pantolonun küçük bir kusuru için onu gözden çıkarmak yerine tamir ettirerek bütçesini koruyor. Örneğin, sağlam bir pantolonun cebini yeniletmek veya görünmeyen bir yırtığı ustalıkla kapatmak, yeni bir ürün almaktan çok daha mantıklı geliyor. Vatandaşımız buradan hem işini yaptırıp hem de bütçesini koruyarak ayrılıyor" ifadelerini kullandı. "Hazır giyim mi, terzi dikimi mi?" Hazır giyimdeki standartlaşmaya karşı terzi dikiminin sunduğu konforu hatırlatan emektar terzi, şunları söyledi: "Hazır giyimde bir kalıptan binlerce ürün çıkıyor ama her insanın fiziği farklı. Haliyle kolları uymuyor, yakası oturmuyor; müşteri yine bize gelip tadilat yaptırmak zorunda kalıyor. Aslında terziye diktirmek uzun vadede daha avantajlı. Biz kumaşı tanıyoruz, dokusuna göre işlem yapıyoruz. Hazır giyimdeki tek tip dikişin aksine terzi dikişi çok daha sağlamdır. Benim diktiğim bir kıyafeti, kullanıcı sökülme korkusu olmadan yıllarca giyebilir." "Giyim bir sanattır, kumaşı tanımak gerekir" Tüketicilere kıyafet alırken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda da tavsiyelerde bulunan Hatice Kılıç, "Giyim bir sanattır ve vücudunuz sağlıklı kumaş ister. Tüketiciler sadece etikete değil, kumaşın dokusuna bakmalı. Kırışmayan, konforlu kumaşlar hem kullanım kolaylığı sağlar hem de ömrü uzundur. Biz terziler olarak vatandaşlarımıza hangi kumaşın hangi modele uygun olduğu konusunda da rehberlik ediyoruz. Doğru kumaş ve sağlam dikiş, en büyük tasarruftur" diye konuştu.
Uzmanı uyardı: "Her akıntı enfeksiyon anlamına gelmez"
30 Ocak 2026 Cuma - 09:39 Uzmanı uyardı: "Her akıntı enfeksiyon anlamına gelmez" Eskişehir’de görev yapan Op. Dr. Çağrı Kutlugün Emral, vajinal akıntı ile kaşıntı şikâyetlerinde kendi kendine tanı ve tedavinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Çağrı Kutlugün Emral, vajinal enfeksiyonların nedenleri, türleri ve belirtileri hakkında önemli bilgiler verdi. Dr. Emral, doğru teşhis ve tedavi için mutlaka profesyonel destek alınması gerektiğini söyledi. Vajinal akıntı, kaşıntı ve kötü koku gibi şikayetlerin her kadının hayatının bir döneminde karşılaşabileceği yaygın sorunlar olduğunu belirten Dr. Emral, bu belirtilerin her zaman enfeksiyon anlamına gelmediğine dikkat çekti. "Vajinal enfeksiyonların birçok nedeni var" Op. Dr. Çağrı Kutlugün Emral, vajinal enfeksiyonlara yol açabilecek pek çok etken bulunduğunu ifade ederek, "Mevsimsel değişiklikler, yaşam tarzı, başka bir hastalık nedeniyle kullanılan ilaçlar ya da doğru bilinen yanlış alışkanlıklar vajinal enfeksiyonlara zemin hazırlayabiliyor" dedi. Vajinal enfeksiyonların genellikle 2 ana başlık altında değerlendirildiğini belirten Emral, belirtileri şöyle özetledi: "Mantar enfeksiyonları: Kaşıntı ön plandadır. Beyaz renkli, genellikle kokusuz ve kıvamı peynir ya da kesik süt görünümünde akıntı görülebilir. Bakteriyel enfeksiyonlar: En belirgin şikayet kötü kokudur. Hastalar çoğu zaman özellikle cinsel ilişki sonrası artan kötü koku şikayetiyle başvurur." "Utanılacak bir durum değil, doktora başvurun" Toplumda sık yapılan bir hataya dikkat çeken Dr. Emral, hastaların kendi kendine tanı koymasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Her akıntı enfeksiyon değildir. Her kaşıntı da mantar anlamına gelmez. Kişinin kendi karar verdiği ilaçlar, başlangıçta şikayetleri hafifletiyor gibi görünse de ilerleyen süreçte daha ağır ve karmaşık enfeksiyonlara yol açabilir. Vajinal enfeksiyonlar utanılacak ya da ertelenecek bir sorun değildir. Bu tür şikayetlerde kararı kendiniz vermek yerine doktorunuza başvurmanız en doğru yaklaşımdır. Doğru teşhis ve uygun tedavi, hem sağlığınızı korur hem de muhtemel komplikasyonların önüne geçer" ifadelerini kullandı.