KÜLTÜR SANAT - 12 Ocak 2026 Pazartesi 10:05

Ustasından devraldı, Cumhurbaşkanlığı Korosuna taşıdı

A
A
A
Ustasından devraldı, Cumhurbaşkanlığı Korosuna taşıdı

Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak Eskişehir’deki atölyesinde 20 yılı geride bırakan sanatçı Emre Gündüz, usta-çırak geleneğiyle öğrendiği kabak kemane yapımını Cumhurbaşkanlığı korolarına kadar taşıyarak sanatını gelecek kuşaklara aktarıyor.


Müzik aletleriyle geçen 20 yıllık serüveninin son 15 yılını kabak kemane yapımına adayan Eskişehirli Emre Gündüz, bu geleneksel enstrümanı modernize ederek yaşatıyor. Ustasından devraldığı mirası Eskişehir’deki atölyesinde titizlikle işleyen Gündüz, doğal malzemeler kullanarak her biri kendine has tınıya sahip profesyonel sazlar üretiyor. Geleneksel mirası okullarda yaşatmaya çalışan sanatçı, el emeği göz nuru enstrümanlarıyla Türk müziğinin sesini Eskişehir’den dünyaya duyurmayı hedefliyor.



"Doğal malzeme olduğu için her sazın karakteri farklı"


Kabak kemanenin tarihi derinliğine, yapım aşamasındaki teknik detaylara ve kullanılan malzemelerin enstrümanın karakterini nasıl belirlediğine değinen Emre Gündüz, "Yirmi seneden beri müzik aletlerinin içerisindeyim. Yaklaşık on beş seneden beri kabak kemane yapımıyla uğraşıyorum ve aynı zamanda Kültür Bakanlığı Kültürel Miras Taşıyıcısıyım. Bu mesleği, usta-çırak ilişkisiyle öğrendim. Kabak kemane, bizim 600’lü yıllara dayanan kültürel mirasımızdır ve günümüzde daha modernize edilmiştir. Kabak kemanenin kabak boyutu küçüldükçe sapları da ona göre ayarlanır. Bunu düzenleyen de yine ustam Galip Güvençoğlu olmuştur. Kendisi, günümüzdeki kabak kemaneleri modernize etmesinde çok katkısı olan kişidir." dedi.



"Teknesi su kabağından, gövdesi oğlak derisinden oluşuyor"


Enstrümanın yapımında kullanılan materyalleri anlatan Gündüz, "Teknesi su kabağından oluşur, gövdesi oğlak derisi veya yürek zarıdır. Sapımız akçaağaçtan yapılan bir çalgımızdır. Kabağımız ise toprakta yetişen doğal bir malzemedir. Onların düzgün olması gerekiyor. Belirli boyutlarda, çevresini 55 santim ile 65 santim arası gibi yapıyoruz. Ama isteğe göre de değişebiliyor. Kabak boyutu küçüldükçe daha volümlü, tiz karakterli aslında bizim kabak kemane dediğimiz çalgı sesi oluşuyor" ifadelerini kullandı.



"Beş saz yapıyoruz, beşi de birbirine benzemiyor"


Her bir enstrümanın eşsiz olduğunu vurgulayan Gündüz, üretim sürecindeki heyecanını şu sözlerle dile getirdi:


"Kabak kemaneyi zaten büyük bir heyecanla yapıyoruz. Çünkü 5 tane saz çıkartıyoruz mesela; 5’i de birbirine benzemiyor. Bunun sebebi de doğal malzemeden yapılıyor olması. Yürek zarı kullanıyoruz, bir hayvanın yürek zarı. Ondan dolayı her yaptığım sazın farklı tınıları, farklı özellikleri ve farklı karakterleri oluyor."



"Benim kemanem, sizde güzel sesler bulsun"


Kabak kemane enstrümanın yaygınlaşması için genç nesillere eğitim materyali sağladığını belirten Gündüz, son olarak şunları söyledi:


"Kabak kemane enstrümanının yaygınlaşması için elimden geleni fazlasıyla yapmaya çalıştım. Çeşitli yerlere kabak kemane yapıp gönderiyorum, okullarda yaygınlaştırıyorum. Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Korosu kuruldu. Orada 7-8 yaş grubuna kabak kemane dersleri veriliyor ve benim kemanelerimi kullanıyorlar. Onları özel olarak yapıyorum. Ortalama fiyatları 15 bin liradan başlıyor. Kullandığım malzemeye göre değişiyor; tamamen el yapımı ve profesyonel sazlar. Beğenmediğim bir sazı zaten kimseye sunmuyorum. Herkes benim için aynı. Her enstrümanı ayrı bir heyecanla yapıyorum. Her zaman da söylüyorum; benim enstrümanım çalınsın. Kemane yaptığım kişiye de muhakkak ’Benim kemanem sizde güzel sesler bulsun’ diye yazarım."



Ustasından devraldı, Cumhurbaşkanlığı Korosuna taşıdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Uluslararası deneyim yerli hastalara taşınıyor Sağlık turizmi alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren International Plus, bugüne kadar ağırlıklı olarak yurt dışından gelen hastalara sunduğu ileri teknolojiye dayalı diş tedavisi hizmetlerini artık Türkiye’den hastalara da açtığını duyurdu. Türkiye’nin sağlık turizminde büyümesini sürdürdüğü bir dönemde hayata geçirilen bu adım kapsamında, kurumun dijital diş hekimliği altyapısı ve hızlı tedavi protokolleri, yerli hastaların erişimine de sunuluyor. Türkiye; 2025 itibarıyla 1,5 milyonu aşkın uluslararası hastaya hizmet vererek sağlık turizminde güçlü konumunu pekiştirirken, özellikle dental turizm alanında yüksek teknoloji ve uzmanlık odaklı büyümesini sürdürüyor. Bu gelişim, sektörde faaliyet gösteren kurumların hizmet modelini dönüştürerek yerli hastalara da aynı kaliteyi sunma yönünde önemli bir ivme katacak. International Plus Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Sorumlu Hekimi Dr. Eren Gülbahar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Diş tedavilerinde başarı, hekim deneyimi ile teknolojinin uyumuna bağlıdır. International Plus olarak her zaman en güncel ve yenilikçi teknolojileri kullanmayı öncelik haline getiriyoruz. Bugüne kadar bu yaklaşımı ağırlıklı olarak uluslararası hastalarımız için uyguluyorduk. Artık aynı standartları Türkiye’deki hastalarımıza da sunuyoruz. Dijital altyapımız sayesinde hastalarımız tedavi sürecini daha şeffaf ve güvenli şekilde deneyimliyor. Son teknoloji cihazlar ile donatılmış dijital diş hekimliği deneyimini yaşattığımız Sağlık Turizmi hastalarımızın katkılarıyla edinmiş olduğumuz tecrübeler sayesinde hem hasta memnuniyetinin hem de tedavi başarısının arttığını gözlemledik. Şimdi bu deneyimi kendi halkımızla da paylaşmanın heyecanı içindeyiz. Amacımız, hem hasta memnuniyetini hem de tedavi başarısını en üst seviyeye taşımak." Dr. Eren Gülbahar; kurumun vizyonunun yalnızca uluslararası pazarda büyümek değil, aynı zamanda Türkiye’deki hastaların da dünya standartlarında sağlık hizmetine erişimini sağlamak olduğunu vurguladı. International Plus Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Sorumlu Hekimi Dr. Eren Gülbahar; bu deneyimin Türkiye’ye taşınmasının, yerli hastaların da dünya standartlarında dental çözümlere kendi ülkelerinde erişebilmesini sağlayacağını belirtirken "International Plus olarak Nisan 2025 yılında yapılan Balkan Sağlık Turizmi Forumunda Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun koymuş olduğu ’Sağlık turizminde 20 milyar dolar’ vizyonu istikametinde biz de farklı ülkelerdeki yatırımlarımızla büyümeyi hedefliyoruz. Diğer yandan, attığımız bu adım, sağlık hizmetlerinde kalite standardının yükselmesini, Türkiye’nin yalnızca yabancı hastalar için değil, yerli hastalar için de ileri teknolojiye erişimin merkezi haline gelmesini sağlayacak" diyerek sözlerini tamamladı.
Kırşehir Kırşehir’de boğazına çilek kaçan 2,5 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti Kırşehir Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Hamza Türker’in 2,5 yaşındaki oğlu Mustafa Kemal, boğazına çilek kaçması sonucu hayatını kaybetti. Olay, Nur Sultan Bayer Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, dedesiyle birlikte manavdan çilek alan Adalet Komisyonu Başkanı Hamza Türker’in 2,5 yaşındaki oğlu Mustafa Kemal, burada çilek yedi. Çilek talihsiz çocuğun boğazında kalırken ilk müdahaleyi dedesi yaptı. Durumu fark eden çevredeki Salih Göçer adlı vatandaş çocuğa Heimlich manevrası uyguladı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerine teslim edilen çocuk, Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Çocuk, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaşanılanları anlatan Göçer, kalabalığı fark ederek müdahale ettiğini belirterek, "Çocuğa Heimlich manevrası yaptım. Ambulansa verdim ve arkasından takip ettim. Keşke kurtarabilseydik. Allah anne ve babasına sabırlar versin" dedi. Öte yandan, talihsiz olayda hayatını kaybeden Mustafa Kemal Türker için Ahi Evran Külliyesi’nde kılınan cenaze namazı kılındı. Türker’in cenazesi daha sonra defnedilmek üzere Mersin’e gönderildi. Törende baba Hamza Türker ile anne Berna Saçan Türker’in ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü. Cenazeye, HSYK Başkan Vekili Fuzuli Aydoğdu, HSYK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu ve il protokolü katıldı. Cenaze namazının ardından aile, külliye bahçesinde taziyeleri kabul etti.
İstanbul Çekmeköy’de gökyüzü çocukların bayramına sahne oldu Çekmeköy’de 23 Nisan coşkusu uçurtmalarla gökyüzüne taşındı. Dört gün süren etkinliklerde yaklaşık 20 bin çocuk doyasıya eğlenirken "23 Nisan Uçurtma Şenliği" ile yüzlerce çocuk aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte güzel havanın tadını uçurtma uçurarak çıkardı. Çekmeköy Belediyesi tarafından düzenlenen 23 Nisan Çocuk Şenlikleri, "23 Nisan Uçurtma Şenliği" ile sona erdi. Dört gün boyunca sırasıyla Kent Park, Doğa Park ve Cemal Güngör Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikler, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Şenliğin final günü Kent Park’ta yoğun katılımla düzenlenen uçurtma etkinliğinde binlerce uçurtma çocuklara dağıtıldı. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez de etkinliğe katılarak çocukların heyecanına ortak oldu. Uçurtma dağıtan ve çocuklarla birlikte uçurtma uçuran Çerkez, alandaki neşeye eşlik etti. Ayrıca çocuklara patlamış mısır ve pamuk şeker ikramında bulunuldu. Etkinlikler boyunca kurulan atölye ve oyun alanlarında çocuklar eğlenceye doydu. Şişme oyun grupları, yüz boyama etkinlikleri, sosis balon atölyesi, animasyon gösterileri ve palyaço performanslarıyla renklenen şenlikte aileler de keyifli vakit geçirdi. Gökyüzünü rengârenk uçurtmalarla süsleyen çocuklar, 23 Nisan coşkusunu doyasıya yaşadı. "Çocukların yüzünün gülmesi, ailelerin tebessümle bizlere bakması bizleri mutlu ediyor" Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, Çekmeköy’ün her mahallesinden vatandaşların bir araya gelip sosyalleştiği bir etkinliği gerçekleştirmenin mutluluğu paylaşarak, şu ifadelere yer verdi: "Çekmeköy’ümüzün çeşitli bölgelerinde vatandaşımızın rahat ulaşım sağlayabileceği yerlerde dört gün boyunca festivalimizi gerçekleştirdik. 20 bine yakın çocuğumuzu burada misafir ettik. Çocukların yüzünün gülmesi, ailelerin tebessümle bakması bizleri mutlu ediyor. Belediyenin görevleri yalnızca hizmetlerin devamı değil, bazen bu tür etkinlikler de halkımıza büyük fayda sağlıyor. Bizim için uçurtma şenliği özgürlüğün, mutluluğun bir simgesidir. Ailelerin bir araya gelip sosyalleşmesi, onların yüzünün gülmesi, hayata olumlu bakması bizi çok mutlu ediyor. İnsanlarımız Çekmeköy’ün her mahallesinden bir araya gelip sosyalleşiyorlar, paylaşımda bulunuyorlar, sevgide bulunuyorlar. İnsanların böyle etkinliklerde bir araya gelmesi, gelecek nesiller için de bir şehir kültürü oluşmasına ve komşuluk geleneğinin gelişmesine büyük katkı sağlıyor. Görüyoruz insanlar cıvıl cıvıl, çocuklar cıvıl cıvıl, insanların yüzü gülüyor, hava güzel, insanların morali güzel. Umarım geleceğimiz de güzel olur."