TEKNOLOJİ - 27 Nisan 2026 Pazartesi 11:55

Köyceğiz BİLSEM’den 3 öğrenci bilimsel değerlendirme sürecini geçti

A
A
A
Köyceğiz BİLSEM’den 3 öğrenci bilimsel değerlendirme sürecini geçti

Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde eğitim veren Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, hazırladıkları bildirilerle katıldıkları 1. Özel Yetenekli Çocuk Sanat Kongresi’nde önemli bir başarıya imza attı.



Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü himayesinde, Çukurova Bilim ve Sanat Merkezi ile Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen kongre kapsamında, Köyceğiz BİLSEM tarafından sunulan 3 bildiri daha önce kabul edilmişti. ’Geri Dönüştürülmüş Nesnelerden Müzik Üretimi’, ’Sürdürülebilir Sesler’ ve ’Geri Dönüşümden Yapay Zeka ile Müzik’ başlıklı çalışmalar, yapılan hakem değerlendirmeleri sonucunda bilimsel süreci başarıyla geçerek sunum yapmaya hak kazandı.



Kongreye katılan üç öğrenci, hazırladıkları projeleri akademik bir ortamda sunarak alanlarında önemli katkılar ortaya koydu. Öğrencilerin elde ettiği bu başarı, hem eğitim kurumunda hem de ilçe genelinde memnuniyetle karşılandı. Köyceğiz BİLSEM’in bilim ve sanat alanında yürüttüğü çalışmaların, öğrencilerin akademik ve sanatsal gelişimine katkı sağlamaya devam ettiği belirtildi.



Köyceğiz BİLSEM’den 3 öğrenci bilimsel değerlendirme sürecini geçti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni 4-6 Mayıs’ta Konya’da İmam Hatip Okulları arasında düzenlenen Mesleki Yarışmaların Türkiye Finalleri, bu yıl ilk kez Konya’da "İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni" adıyla gerçekleştirilecek. 4-6 Mayıs 2026 tarihinde Selçuklu Kongre Merkezi’nde yapılacak olan "İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni" tanıtım lansmanı Konya’da bir otelde yapıldı. Programda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen, Konya’da bir ilki gerçekleştireceklerini belirterek, "42 yıldır devam ettirdiğimiz mesleki yarışmaları ilk defa bir ilde ve böyle bir şölen havasında kutlamak istedik. Buna da Konya ev sahipliği yapmış oldu. İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni’yle mesleki yarışmalarımızı klasik yarışma formatının dar sınırlarından çıkartarak daha kapsayıcı, daha katılımcı ve daha görünür bir yapıya kavuşturmuş olacağız. Bu organizasyon artık sadece dereceye giren öğrencilerin sahne aldığı bir final değil. Her öğrencinin emeğinin, her öğretmenin rehberliğinin, her okulun kurumsal katkısının ve İmam Hatip camiasının ortak heyecanının görünüş hale geldiği büyük bir buluşma olacaktır. Biz biliyoruz ki bu süreçte kaybeden yoktur. Yarışmaya hazırlanan her öğrenci kazanmıştır. Ona emek veren her danışman öğretmen kazanmıştır. Öğrencisinin yanında duran her okul müdürü, her yönetici, her veli bu sürecin bir parçası olarak bizce kazanmıştır. Bu nedenle bu şölen sadece sonuçların ilan edildiği bir organizasyon değil, emeğin, gayretin, aidiyetin ve temsil bilincinin takdir edildiği bir eğitim iklimi olacaktır" dedi. 4-6 Mayıs 2026 tarihlerinde Konya’da gerçekleştirilecek buluşmanın mekanı itibariyle de ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Ahmet İşleyen, "Konya irfanın, hikmetin, sözün ve gönül medeniyetimizin sembol şehirlerinden biridir. Böyle bir programın Konya’da gerçekleştirilmesi yalnızca teknik bir tercih değil, aynı zamanda geleneğin ruhuyla mekanın hafızasını buluşturan anlamlı bir tercihtir. Konya Selçuklu Kongre Merkezi’nde bu yıl 42’ncisini gerçekleştirecek olan Türkiye finalleri eş zamanlı oturumlar, halka açık programlar, Fuaye etkinlikleri ve kültür sanat içerikleriyle zenginleştirilecektir. Böylece katılımcılar yalnızca izleyen değil, aynı zamanda deneyimleyen, hisseden ve büyük heyecanın parçası olan bir konumda yer alacaktır. Bu yönüyle programımız geleneği teknolojiyle, mesleki eğitimi, kültür ve sanatla, okul aidiyetini toplumsal katılımla buluşturan yeni bir model ortaya koymaktadır" diye konuştu. Toplantıya, protokol mensupları ve davetliler katıldı.
Kayseri Kayseri Atletikspor yeniden 2. Lig’de Kayseri Atletik Spor; Nevşehir’de düzenlenen TVF Kadınlar Bölgesel Ligi final grubunda oynadığı tüm maçları kazanarak 2. Lig’e yükseldi. TVF Kadınlar Bölgesel Ligi final grubunda yer alan Kayseri Atletikspor Nevşehir’de oynadığı tüm maçları kazanarak namağlup şampiyon oldu. Rakipleri tek tek mağlup eden mutlu sona ulaşan Kayseri Atletikspor gelecek sezon Kayseri’yi 2. Lig’de temsil edecek. Mavi siyahlı ekip finaldeki ilk maçında Konya ekibi Falcon Atletikspor’u 3-0, ikinci maçında ise Yozgat Yurdumspor’u 3-0 ve son maçında ise Aksaray Yıldızspor’u 3-1 mağlup etti. Kayseri Atletikspor Kulüp Başkanı Adil Özhan yaptığı açıklamada; "Şehrimiz hali hazırda 2029 Dünya Spor Başkenti olmaya aday, biz bu şehrin kulübü olarak bu vizyona ayak uydurmak zorundayız. Önümüzdeki birkaç yılda Sultanlar Ligine çıkarak Kayseri’yi en üst seviyede temsil etmek istiyoruz. Bunun için gerekli altyapı ve tesisleşme hamlelerini gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Bu şampiyonluk, bizim için çok kıymetli ama uzun vadeli planlamamızın sadece ilk adımıydı. Şimdi daha çok çalışacağız ve 2029’da Sultanlar Ligi’nde olacağız" dedi. Kayseri Atletikspor Kulüp Basın Sözcüsü Eray Tak ise, "Şehrimize kupayla dönme sözü vermiştik, Kayseri’ye verdiğimiz sözü tuttuğumuz için mutluyuz, gururluyuz. Katıldığımız her yarışmada, armamızda ‘Erciyes’i ve adımızda ‘Kayseri’yi taşımanın verdiği sorumluluğun bilinci ile mücadele etmeye devam edeceğiz. Şüphesiz, her başarıda görünenden çok fazlası vardır. Başta evde dualarıyla, tribünde tezahüratlarıyla yanımızda olan ve takımını bağrına basan Kayseri halkına, şehrimizin çocuklarına adanmış ömürler kulüp yöneticilerimize, sahada terleyen sporcularımızın "iyi bireyler olması için çalışan velilerimize, her şartta haberi kovalayan basın mensuplarına, takımda büyük emekleri bulunan antrenörlerimize kısacası büyük KASK ailesine minnetlerimizi sunuyoruz" diye konuştu.
İzmir İzmir belediyelerinde maaş krizi: 3 ilçede memurlar iş bırakma eyleminde İzmir’de ilçe belediyelerinde patlak veren Toplu İş Sözleşmesi (TİS) krizleri giderek büyüyor. Karşıyaka, Bayraklı ve Buca belediyelerinde görev yapan memurlar, kazanılmış haklarının mevcut rakamların altına çekilmek istenmesine karşı iş bırakma eylemleri gerçekleştiriyor. Özellikle Bayraklı Belediyesinde 2 haftadır devam eden krizde, memurların tepkisi çığ gibi büyürken, Karşıyaka ve Buca belediyelerindeki emekçiler de seslerini yükseltmek için eylem sürecine dahil oldu. Teklif yarı yarıya düşürüldü, memurlar eylem yaptı Bayraklı Belediyesinde, belediye yönetimi ile Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube arasında yürütülen TİS görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması krizi derinleştirdi. Memurların mevcut 24 bin 465 TL olan TİS haklarının, belediye yönetimi tarafından sunulan yeni teklifle 13 bin 328 TL’ye düşürülmek istenmesi ipleri kopardı. 2 haftadır iş bırakma eylemi yapan memurlar, bugün de belediye binası önünde bir araya gelerek sloganlar eşliğinde tepkilerini dile getirdi. "Kazanılmış haklar pazarlık konusu yapılamaz" Belediye binası önünde memurlar adına açıklamalarda bulunan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Filiz, Bayraklı Belediyesinde yürütülen sürecin çözüm üreten bir müzakere zemini olmaktan çıkarıldığını savundu. Filiz, "Bugün burada, yaşanan hak gasplarına ve dayatmalara karşı sesimizi yükseltmek için bir aradayız. Emekçilerin kazanılmış haklarının tartışmaya açıldığı bir dayatma sürecine dönüştürülmüştür. Gelinen noktada belediye yönetimi tarafından sunulan teklif, mevcut toplu sözleşmenin dahi gerisine düşmüştür. Bu teklif, emeği yok sayan, kazanılmış hakları ortadan kaldırmayı hedefleyen bir anlayışın ürünüdür. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Kazanılmış haklar pazarlık konusu yapılamaz. Mevcut sözleşmenin altına düşen hiçbir teklifi kabul etmiyoruz" diye konuştu. "Haklarımız hedef alınıyor" "Toplu sözleşme bir lütuf değildir" diyerek eylemlerin sadece Bayraklı ile sınırlı kalmadığını ve İzmir’in diğer metropol ilçelerine sıçradığını vurgulayan Filiz, şu ifadelere yer verdi: "Toplu sözleşme anayasal ve demokratik bir haktır. Bu hak, keyfi yorumlarla daraltılamaz, idari tasarruflarla ortadan kaldırılamaz. Buradan Belediye Başkanı İrfan Önal’a da sesleniyoruz: Masaya, mevcut sözleşmenin üzerinde, emekçiyi koruyan, İzmir’in gerçek yaşam şartlarını gözeten, adil ve gerçekçi bir teklif ile gelin. Aksi halde bilinmelidir ki, bizler yasal, demokratik ve meşru tüm haklarımızı kullanmaktan geri durmayacağız. Bu bir tehdit değil, demokratik hukuk düzeninin bize tanıdığı hakkın açık bir ifadesidir. Sadece burada değil, Bayraklı’da, Karşıyaka’da, Buca’da ve Narlıdere’de TİS haklarımız hedef alınmaktadır. Bunu asla kabul etmiyoruz."
Samsun "Kolon kanserinde erkeklerde risk daha fazla" Yaşam boyu kolon kanseri gelişme ihtimalinin erkeklerde yüzde 4.5, kadınlarda ise yüzde 3.2 olduğunu belirten Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, "Ailesinde kolorektal (kolon) kanser öyküsü, inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi), işlenmiş ve hayvansal gıdaları aşırı tüketenler, meyve ve sebzeleri az tüketenler, sigara kullananlar, ailesinde meme yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olan kişiler kolon kanseri açısından risk grubundadır" dedi. Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, açıklamalarda bulundu. Kolon kanserinin (kolorektal kanser) birçok belirtisi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yol, bunların başında yeni başlayan kabızlık veya sık tuvalete gidip tam rahatlayamama, dışkının incelmesi, makattan kan gelmesi veya dışkının kanlı olması, kansızlık, karın ağrısı, halsizlik ve kilo kaybı geldiğini ifade etti. "Sigara kullananlar risk altında" Yaşam boyu kolorektal (kolon) kanser gelişme ihtimalinin erkeklerde yüzde 4.5, kadınlarda ise yüzde 3.2 olduğunu dile getiren Prof. Dr. Serdar Yol, "Ailesinde kolorektal kanser öyküsü, inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi), işlenmiş ve hayvansal gıdaları aşırı tüketenler, meyve ve sebzeleri az tüketenler, sigara kullanımı olanlar, ailesinde meme yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olan kişiler kolon kanseri açısından risk grubundadır" açıklamasında bulundu. "Kişiye göre tedavi planlanıyor" Kolon kanserinde en önemli tanı aracının kolonoskopi olduğunu anlatan Prof. Dr. Yol, ayrıca dışkıda gizli kan bakılması ile de tanı konabileceğini ifade etti. Tomografi ve dışkıda genetik testlerin de kullanılabileceğini aktaran Prof. Dr. Yol, "Makattan kanaması olan her hastaya, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olmayanlarda 50 yaşından itibaren, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olanlarda ise akrabasında hastalığın ortaya çıktığı yaşın 10 sene öncesinden itibaren (genellikle 40 yaştan itibaren) kolonoskopi yapılmalıdır. Kolorektal kanserde tedavi, cerrahi öncelikle düşündürmekle birlikte kemoterapi ve radyoterapi ile kombine tedavi yöntemleri uygulanmakta, kişiye göre tedavi planlanmaktadır" şeklinde konuştu.