KÜLTÜR SANAT - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 11:37

Erzurum Şehir Tiyatrosu "OrganiYasyon - Helvayı Yedik" oyunu ile türkiye turnesine hazırlanıyor

A
A
A
Erzurum Şehir Tiyatrosu "OrganiYasyon - Helvayı Yedik" oyunu ile türkiye turnesine hazırlanıyor

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen "OrganiYasyon-Helvayı Yedik" adlı tiyatro oyunu, mayıs ayında gerçekleştirilecek turne kapsamında Ankara, İstanbul, Yalova ve Kocaeli’nde sahnelenecek.


Erzurum’da gerçekleştirilen gösterimlerde tiyatroseverlerden yoğun ilgi gören tek perdelik komedi oyunu için turne hazırlıkları sürüyor. Teknik ekip ve oyuncu kadrosu, şehir dışı program öncesinde prova çalışmalarına devam ediyor.


Yazıp yönetmenliğini Oktay Parlar’ın yaptığı oyunda, Anadolu insanının gündelik yaşamı mizahi bir dille sahneye taşınıyor. Cenaze evi atmosferinde gelişen olayları konu alan yapımda aile ilişkileri, mahalle kültürü ve toplumsal iletişim ele alınıyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu yetkilileri, gerçekleştirilecek turnenin Erzurum’un kültür ve sanat alanındaki birikiminin farklı şehirlerde tanıtılması açısından önem taşıdığını belirtti.


Yetkililer, şehir tiyatrosunun son yıllarda sahnelediği oyunlar ve yürüttüğü kültürel faaliyetlerle geniş kitlelere ulaştığını ifade ederek, tiyatro çalışmalarının artarak devam edeceğini kaydetti. Kalabalık oyuncu kadrosuyla sahnelenen oyunun dekor, kostüm, ışık ve sahne kurulum hazırlıklarının tamamlandığı, turne organizasyonu kapsamında teknik koordinasyon ve lojistik planlamaların sürdüğü öğrenildi.


Turne kapsamında oyun, 9-10 Mayıs tarihlerinde Ankara Keçiören Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, 14 Mayıs’ta İstanbul Ümraniye Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Kültür Merkezi’nde, 16 Mayıs’ta Yalova Halk Eğitim Merkezi’nde ve 17 Mayıs’ta Kocaeli Adnan Menderes Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Kültür ve sanat faaliyetleriyle son yıllarda dikkat çeken Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, gerçekleştirdiği oyun ve sosyal projelerle kentte tiyatro kültürünün yaygınlaşmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.



Erzurum Şehir Tiyatrosu "OrganiYasyon - Helvayı Yedik" oyunu ile türkiye turnesine hazırlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Zerzevan Kalesi’nde restorasyon çalışmaları devam ediyor Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde restorasyon çalışmaları devam ederken, Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı ve tonozlu sarnıçlar için de başlayacak restorasyon çalışmaları için hazırlıklar tamamlandı. Toplam 60 dönümde yer alan, 12-15 metre yüksekliğinde ve bin 200 metre uzunluğunda sur kalıntısı, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, yönetim binası, konutlar, kilise, tahıl ve silah depoları, sığınaklar, yer altı ibadethanesi, kaya mezarları, su kanalları ile 54 su sarnıcı bulunan kale, tarihe ışık tutuyor. Askeri yerleşimde dünyada bulunan son Mithras tapınağının ortaya çıkarıldığı tarihi kaleye ziyaretçi ilgisi de her geçen gün artıyor. Dünyada ortaya çıkarılmış son Mithras Tapınağı’na sahip olan ve Roma’nın doğu sınırındaki ilk tapınak olma özelliğini taşıyan Kale, 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki yerini almıştı. Kalede restorasyon çalışmaları, ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında başlatılmıştı. Çalışmalar devam ederken, Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı ve tonozlu sarnıçlar için de başlayacak restorasyon çalışmaları için hazırlıklar tamamlandı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi’nin Roma’nın önemli bir sınır garnizonu olduğunu vurguladı. 3 bin yıllık bir tarihe sahip kalenin Asur döneminden itibaren kullanılan bir alandan olduğunu belirten Coşkun, fakat son haline getiren Roma İmparatorluğu olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Coşkun, hem imparatorluk, hem Pagan hem de Hristiyanlık döneminde oldukça önemli bir sınır hattında yer alan garnizonun özelikle Amida ve Nisibis hattında kazı yapılan tek alan olduğunu söyleyebileceklerini kaydederek, "2014 yılında kazı çalışmaları başladı, akabinde restorasyon çalışmaları başladı. Bu yılda ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında hem büyük kilise de, hem güney kule de restorasyon çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Bakanlığımız, Zerzevan Kalesinde özelikle restorasyon çalışmaları için önemli bütçeler ayırdı. 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan kale, inşallah bu yıldan itibaren asıl listeye girmesi için de bakanlığımız nezdinde yoğun bir şekilde çalışılıyor" dedi. "Uluslararası restorasyon ilkeleri uygulanıyor" "Restorasyon yapmamızın amacı mevcut yapıları gelecek kuşaklara aktarmak ve bu yapıları sağlamlaştırmak için aynı zamanda gelen ziyaretçiler için de önemli bir görsel alan oluşturuyoruz" diyen Coşkun, konuşmasını şöyle tamamlandı: "Hem yapıların korunmasına yönelik hem de sonraki dönemlerde tahribatını önlemek amacıyla çünkü hava şrtlarında tahribat olabiliyor. Bunu önlemek amacıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Mevcut yapılar sağlamlaştırılıyor, bununla birlikte birçok uygulama yapılıyor. Uluslararası restorasyon ilkeleri uygulanıyor. Etap etap yapılıyor. Öncelikle güney kule ve kilise başlatıldı. Bu çalışmalar şu an devam ediyor. Akabinde Arsenal, yeraltı kilisesi, Mithras Kutsal alanı, tonozlu sarnıçlar bu yapılarda da restorasyon çalışmaları başlayacak. Hazırlıklarımızı yaptık, gerekli çalışmalar tamamlandı, uygulama çalışmaları da yakın zamanda başlayacak."
Muğla Bodrum’da su üstünde adrenalin fırtınası Muğla’nın Bodrum ilçesinde, Türkiye Motosiklet Federasyonu tarafından Bodrum Motosiklet Kulübü’nün ev sahipliğinde düzenlenen Su Jeti, Flyboard ve MotoSurf Türkiye Şampiyonası 1. Ayak Yarışları, Paşatarlası Halk Plajı’nda başladı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen 75 sporcu, su üzerinde sergiledikleri performanslarla izleyenlere adrenalin dolu anlar yaşattı. Bodrum merkezde gerçekleştirilen organizasyona yerli ve yabancı turistler yoğun ilgi gösterdi. Paşatarlası sahilini dolduran vatandaşlar, sporcuların dalgalar üzerindeki kıyasıya mücadelesini cep telefonlarıyla kaydetti. Özellikle motosurf yarışlarında sporcuların yüksek hızda yaptığı manevralar büyük heyecan uyandırdı. Şampiyonanın ilk gününde motosurf yarışları yapılırken, sporcular zaman zaman dalgalarla mücadele etmekte zorlandı. Gün boyu süren yarışların ardından akşam saatlerinde antrenman programı ve motosurf ödül töreni gerçekleştirilecek. Organizasyon yarın flyboard ve su jeti yarışlarıyla devam edecek. "Bodrum’un en güzel koyunda yarışıyoruz" Bodrum Motosiklet Spor Kulübü Başkanı Cevdet Erçik, organizasyona 75 sporcunun katıldığını belirterek, "75 sporcumuz var. Ortam çok güzel, müthiş bir parkur var. Bodrum’un göbeğinde, en güzel koydayız. Seyirci görseli çok yüksek olan bir yer. Bu sene bu yarışı ilk defa burada yapıyoruz. Daha önce Kumbahçe’de, geçen sene ise Gündoğan’da yapmıştık; ancak buradaki Paşatarlası sahili müthiş. Görsel olarak da çok güzel bir görüntü sunuyor. Güzel bir yarış olacağını umuyoruz; kazasız belasız bir yarış olsun istiyoruz. Bunun ikinci ve üçüncü ayağı da 25-26-27 Eylül tarihlerinde Gündoğan’da olacak. Biz bu yarışların tamamını Bodrum’a almak, 5 yarışı da Muğla bölgesinde yapmak istiyoruz" dedi. "Çekişmeli yarışlar olacak" Organizasyon Jüri Başkanı Cenk Sezgin ise yarışların büyük mücadeleye sahne olacağını ifade ederek, "Türkiye’nin her yerinden gelen sporcularımız ve kulüplerimiz var. Çok iddialılar, o yüzden oldukça çekişmeli geçecek" diye konuştu.
Balıkesir Bakan Yumaklı: "Türkiye orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde katıldığı AK Parti Batı Marmara Bölge strateji toplantısında gençlere ve üreticilere önemli mesajlar verdi. Bakan Yumaklı, "Türkiye orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir" dedi. Türkiye’nin dünyanın en büyük 5. barajını inşa ederek mühendislikte "level atladığını" vurgulayan Bakan Yumaklı, "Pırıl pırıl gençlerinin, mühendislerinin o sarp dağların arasında kendi kategorisinde dünyanın 5. büyüklükteki barajını yapmasından sadece ve de sadece gurur duyulur. Artık bununla birlikte Türkiye’de mühendislik sektörü, Devlet Su İşleri ve onunla birlikte hareket eden mühendislik ve müteahhitlik firmaları çağ atlamıştır. Level atlamıştır. Dünyada bu kardeşlerinin artık yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Onun için de biz muhataplarımızla her görüşmemizde mutlaka ama mutlaka bu konularda ya teknik destek talep ederler ya da bazı yatırımları birlikte yapma teklifinde bulunurlar. İşte bundan da gurur duymamız gerek" dedi. Tarımsal üretimde yaş ortalaması tartışmalarına değinen Bakan Yumaklı, "Şimdi bir diğer konu tarım sektöründe çalışanlar yani tarımsal üretim yapanlar, çiftçiler, üreticiler son dönemde yaşları üzerinden bir adeta yayılım ateşine tutunuyorlar. Sanki bu onların suçuymuş gibi. Üretim yapan herkesin eli öpülesidir. Ama kırsal kesimde üretim yapanların yaşlarıyla ilgili sorun sadece bizim sorunumuz değildir, dünyanın sorunudur. Hangi ülkede olursa olsun bütün devletler, hükümetler buna bir çözüm bulmaya çalışırlar. Bizde de hep aynı şey söylenir. Artık gençlerimiz buna ilgi göstermiyor. Ne yapacağız vesaire. Bizim tarım ve orman konseyimiz var. Gençlik konseyimiz var. Türkiye’nin dört bir tarafından 42 kardeşimiz var. Bunlar herhangi bir üretici değil. Belli bir seviyenin üzerinde üretim yapan genç kardeşlerimin her biri kendi ekosistemlerini bulundukları illerde oluşturuyorlar ve örneklik teşkil ediyorlar. Üniversitelere gidip şöyle diyorlar. Bu eğitimleri alıyorsunuz. Okulu bitirdikten sonra KPSS’ye girip memur olmayı beklemeyin. Kendi işinizin patronu olun. Biz yapıyoruz ve kazanıyoruz. Dün Yalova’da yine bizim gençlik konseyimizden bir kardeşimizi ziyaret ettik. Balıkesir’den de Esra Özler var. Bu kardeşim hem hayvansal üretim yapıyor hem de bitkisel üretim yapıyor. Yumurta üretimi yapıyor. Balıkesir’den Gençlik Konseyi’ndeki arkadaşımız. Türkiye’nin dört bir tarafında var. Edirne’den Rize’ye Erzurum’dan Hatay’a kadar Mersin’e kadar her yerden arkadaşımız kardeşimiz var. Peki biz ne yapıyoruz? Biraz önce söyledim. Kırsal kalkınmayla alakalı desteklerimizin yüzde 20’sini en az bu sene genç ve kadın kardeşlerimize ayırdık" dedi. Orman yangınlarıyla mücadelede Türkiye’nin dünyanın en iyi ülkelerinden biri olduğunu hatırlatan Yumaklı, "Şimdi bir başka konu orman konusu. Yine bir orman yangını sezonu sözünü sevmiyorum. Çünkü bu olayı kanıksatıyor. Yani normalmiş gibi algılanıyor. Orman yangını sezonu diye bir şey yoktur. Sadece bizim daha çok dikkat etmemiz gereken hassas olmamız gereken bir dönem vardır. Şimdi biz valilerimizle ilgili, illerin valileriyle özellikle risk oranı yüksek illerde neler yapılabilir? Bunlarla ilgili bir toplantı yaptık. Bir dizi çalışma yapıyoruz. Burada da özellikle çalışmanın başlangıcı Türkiye’deki 81 ilde arkadaşlarımız gitmedik yer, ulaşmadık köy bırakmadılar. Ve önümüzdeki dönemde geçen sene ne oldu? Bu sene daha çok neye dikkat etmemiz gerekir? Onu söylediler. Valilerimizle toplantı yaptık, tedbirlerimizi konuştuk. Şimdi de Orman Benim kampanyası bu üçüncü yılı yediden yetmiş yediye ben şimdiden bütün kardeşlerimi 18 Mayıs’ta gerçekleştireceğimiz bu etkinliğe davet ediyorum. Burada bir mesaj veriyoruz. Bu ülkenin yeşil vatanı bizimdir. Sonuna kadar hep birlikte sahip çıkacağız. Yangına sebebiyet verecek olan şeyleri özellikle yol kenarlarından temizleyeceğiz ama dediğim gibi zaten bunu yapan arkadaşlarımız var. Ama bizler için önemli olan bu bilinci hep birlikte oluşturmak, bu hassasiyeti çok daha yükseltmek. O yüzden bu 18 Mayıs’ı tekraren ifade ediyorum ve Türkiye’deki 81 ilde yediden yetmiş yediye bütün kardeşlerimi bu etkinliğe davet ediyorum. Şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim. Türkiye orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir. 28 uçağımız 119 helikopterimizle 14 insansız hava aracımızla Orman Genel Müdürlüğü’nün koordinesinde bütün ilgili kurumların herhangi bir olağanüstü zamanının oluşması halinde hep birlikte hareket ederek orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz. Bütün bu konudan muzdarip olan ülkeleri takip etmişsinizdir. Günlerce, haftalarca hatta aylarca süren orman yangınları olmuyor" diye konuştu. Sadece hava araçlarının değil aynı zamanda kara araçlarının da en güçlü filolardan biri olduğunu belirten Yumaklı, şöyle devam etti: "Yaklaşık 6 bin kara aracıyla 28 bin orman yangınlarıyla mücadele eden savaşçı kardeşimle 138 bin mutlaka temel eğitimlerini ve gerekli ekipmanlarını almış gönüllü kardeşinle beraber biz bu mücadeleye hazırız. Ancak hep soruyorum. Bu milletin vergileriyle orman yangınlarını söndürmeye gidiyoruz. Bir dikkat, bir hassasiyet bu milletin kaynaklarının boşa gitmesini engelleyecek bir sonuç doğurur. Diyoruz ki çok hassas zamanlarda yani sıcaklık çok yüksek, aşırı rüzgar var. Bunu herkes bilir. Belli yerlerde çok ciddi rüzgarlar olur. Düşük nem. Böyle durumlarda açık havada herhangi bir ateş yakmayalım. Bir aleve, ateşe sebep olacak herhangi bir iş yapmayalım. Dolayısıyla memleketin kaynağını da yok olacak veya olma ihtimali olan mavi vatanımızı kurtarmak için harcamayalım, onu mavi vatanımızı, yeşil vatanımızı geliştirmek için kullanalım. Yani bu hepimizin bir küçücük dikkatle, hassasiyetle gerçekleştirebileceği bir husus. Dolayısıyla sizlerin nezdinde bütün Türkiye’deki kardeşlerime, vatandaşlarımıza orman yangınlarında bizlere dualarıyla destek olan herkese teşekkür ederek bu hassasiyeti tekrar ifade etmiş oluyorum." Bakan Yumaklı, "Otel yapılcak" söylemlerine de değinerek, "2021’de Bodrum’da Güvercenlik’te çıkmış olan orman yangının sonuçları soldaki de şimdiki hali. Hep biliyorsunuz orman yangınlarından sonra özellikle insanların kafasını bulandırmak için ’otel yapılacak’ söylemi geliştirilir. Biz de hep şöyle bir meydan okumayla cevap veririz. ’hodri meydan, gösterin.’ Bugüne kadar gösterebilen olmadı. Çünkü yok. Böyle bir şeyin olması da mümkün değil. Bu da Marmaris’teki yangın sonrası. Her yıl ortalama 500 milyon fidanı ve tohumu toprakla buluşturuyoruz. Bu sene Cumhurbaşkanımız 11 Kasım’da bu 500 milyonu 100 milyon daha arttırdı. 600 milyona çıkardı. Dolayısıyla işimiz biraz daha arttı ama inşallah bunun da üstesinden geleceğiz. 11 Kasım yani geçtiğimiz 2025’in 11 Kasım’ında bir de rekor kırdı bu ülke katılanlara canıgönülden teşekkür ediyorum. Bir günde 14 milyondan fazla tohum ve fidan toprakla buluşmuş oldu" dedi. Yılda 1.3 milyon gıda denetimi yaptıklarını açıklayan Bakan Yumaklı, "Güvenilir Gıda" uygulamasının indirilmesi çağrısında bulundu. Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) ile Son Kullanım Tarihi (SKT) arasındaki farka değinen Yumaklı, "Değerli kardeşlerim biliyorsunuz özellikle tükettiğimiz gıdaların sofralarımıza geldiğinde hem hijyen açısından hem içerik açısından Hem sizlere ne vaat ediliyorsa onu satın almanızın sağlanması açısından çok ciddi denetimler yapıyoruz. Türkiye’de ortalama 1.3 milyon denetim yapıyoruz. Şimdi sizden bir ricada bulunacağım. Bir güvenilir gıda platformu oluşturduk. Bu bir uygulama. Hepiniz cep telefonlarınıza indirebilirsiniz. Bu barcode’larla kullanması çok kolay. Karşılaştığınız herhangi bir uygunsuzluğu gittiniz baktınız ki çok kötü bir restoran ama pislik içerisinde. Fotoğrafını çekin zaten bununla ilgili konum belirleme vesaire gibi bir şey çok kolay kullanılmıyor. Bize gönderin gereğini biz yaparız. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satıldığı yerler eğer varsa fotoğrafını çekin, gönderin. Bu arada hazır geri gelmişken bu birkaç gündür, son birkaç gündür. Dedim ya bizim bakışlarımızı bu ülkenin gelişimi için yapılan yatırımlardan, gelişmelerden, güzel şeylerden, başka şeylere çevirmek için her şeyi yapıyorlar. Tavsiye edilen tüketim tarihiyle son kullanım tarihini birbirine karıştırarak bir kafa karışıklığı oluşturmaya çalıştılar. Bununla ilgili gerekli açıklamaları yaptık ama kısaca ben söyleyeyim. Bir ürünün üzerinde son kullanım tarihi varsa bu ürünler o tarihten sonra kullanılamayacak ürünlerdir. Mesela et ürünleridir. Mesela süt ürünleridir. O tarihten sonra kullanamazsınız. Onun için son kullanım tarihi belirlenir. Ama bazı ürünler vardır ki Onlar için bir tavsiye edilen tüketim tarihi koyarsınız. Ama dersiniz ki o tarih geldiğinde eğer siz bunu aldığınızda sizin için kullanılabilir değilse almayın. Ama örneğin bir bisküvi alıyorsunuz. O bisküvi kullanılabilir. Biz sadece ona bir tüketim tarihi, son tüketim tarihi koyarak ondan sonra çöpe atılmasını mı sağlayalım? Hayır. Bu bütün dünyadaki uygulama böyledir. Sadece bunun satıldığı yerlerde bunların ayrı raflarda olması gerekir tüketici geldiği zaman onu görsün. O ayrımı fark edebilsin. Dolayısıyla buradaki şey son derece net. Amacımız gıda israfını engellemek. Bütün dünyanın yapmış olduğu uygulamayı biz de yapıyoruz. Bunu farklı bir şekilde maalesef yansıtmak istediler. Tavsiye edilen tüketim tarihi gelmiş ya da belli bir zamana yaklaşmış ürünlerde dünyadaki bütün uygulamalar bunların satış fiyatlarında yarısından daha fazla hatta üçte bire kadar indirim yapılır. Onlar ayrı raflarda, reyonlarda sergilenir. Tüketicinin iradesine bağlıdır. İsterse alır, isterse almaz. Sadece onun ayrımını yapmasını sağlamanız gerekir. Biz şimdi bu noktada denetimlerimize devam ediyoruz" dedi. 165 bin çalışma arkadaşıyla birlikte yeşil vatandan barajlara kadar her alanda sorumluluklarını yerine getireceklerini söyleyen Bakan Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz de Cumhurbaşkanımızın bu göstermiş olduğu doğrultuda çalışıyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz. 165 bin arkadaşımla beraber bitkisel üretimden, hayvansal üretimine, su üretiminden, su ürünleri üretiminden, gıda güvenliğine, barajlardan, göletlerden, sulama tesislerinden, biyolojik çeşitliliğimize, yeşil vatanımıza, ormanlarımıza kadar sorumluluğumuzun her bir noktasını inşallah bir hakkı yerine getireceğiz. Ama sadece biz değil en büyük gücümüz olan siz kıymetli yol ve dava arkadaşlarımızla birlikte; ben bütün samimiyetimle altını çizerek ifade etmek istiyorum. Değerli kardeşlerim bizim gücümüz sizlersiniz. Sizler dağ gibi arkamızda durmaya devam ettiğiniz sürece biz bunları yaparız hatta çok daha iyisini yaparız."
Elazığ Türkiye’nin dört bir yanından 120 kadın muhtar Elazığ’da buluştu Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği tarafından düzenlenen ‘Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayının 5’incisi 120 kadın muhtarın katılımıyla Elazığ ev sahipliğinde yapılıyor. Elazığ, Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği tarafından düzenlenen ‘Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayının 5’incisine ev sahipliği yaptı. Bu çerçevede 120 kadın muhtar Elazığ’da bir araya geldi. 3 gün sürecek olan organizasyonda, muhtarlık kurumunun geleceği ve yerel yönetimlerdeki rolünün masaya yatırılacağı bildirdi. Çalıştayın açılışında konuşan ve muhtarlık kurumunun devletin yereldeki en önemli temsilcisi olduğunu vurgulayan Elazığ Vali Yardımcısı Ömer Özbay, "Muhtarlık kurumu gerçekten mülki idare anlamında, mülki idarenin yardımcısı konumundadır. Sizler halkla aramızdaki köprü konumundasınız, çok değerli bir hizmet yürütüyorsunuz. Kadın muhtarlarımızın sayısının artması gerçekten bizleri de memnun ediyor, mutlu ediyor. Çalıştayımızın ülkemiz ve muhtarlık kurumu adına faydalı olmasını, hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadın muhtarları Elazığ’da ağırlamaktan onur duyduklarını belirten Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Sabuncu, "Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan kadın muhtarlarımızı, ilimizin en güzel, en kadirşinas, en misafirperver şehirlerinden biri olan aziz şehrimizde, Elazığ’ımızda ağırlamaktan duyduğumuz mutluluğu ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet yapımızın demokrasisinde, yerel yönetimlerin mahalli idareler kısmında sahaya en yakın alanda seçilerek gelen kadın muhtarlarımızla burada, bu çalıştayda bir arada olacağız. Ben, özellikle en küçük aileden tüm camiaya kadar kadınlarımızın omuz vererek sayılarını her geçen gün daha da artırdıklarını görmekten memnuniyetimi bildirmek istiyorum" şeklinde konuştu. Çalıştaydan elde edilecek sonuçların kurumsal bir dönüşüm için kullanılacağını ifade eden Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu ise, "Bugün burada ’Muhtarın Yanında, Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayımızın 5’incisini yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bu çalıştay kıymetli ve çok önemli bir çalıştay olacak. Buradan aldığımız verilerle zaman içerisinde hepsinin raporlanması yapılacak ve cumhurbaşkanımıza, kadın muhtarlarının ya da muhtarlık kurumunun daha iyi, elverişli, kaliteli, yerelden yönetime güç katan bir yapıya kavuşması ve yeniden yapılanması için taleplerimizin iletilmesine siz kadın muhtarlarımız katkı ve desteklerde bulunacaksınız. Emeği geçen herkese ve ev sahipliği için Elazığlı kadın muhtarlarıma çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.