GÜNDEM - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 13:31

Bakan Yumaklı: "Türkiye orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Türkiye orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde katıldığı AK Parti Batı Marmara Bölge strateji toplantısında gençlere ve üreticilere önemli mesajlar verdi. Bakan Yumaklı, "Türkiye orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir" dedi.


Türkiye’nin dünyanın en büyük 5. barajını inşa ederek mühendislikte "level atladığını" vurgulayan Bakan Yumaklı, "Pırıl pırıl gençlerinin, mühendislerinin o sarp dağların arasında kendi kategorisinde dünyanın 5. büyüklükteki barajını yapmasından sadece ve de sadece gurur duyulur. Artık bununla birlikte Türkiye’de mühendislik sektörü, Devlet Su İşleri ve onunla birlikte hareket eden mühendislik ve müteahhitlik firmaları çağ atlamıştır. Level atlamıştır. Dünyada bu kardeşlerinin artık yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Onun için de biz muhataplarımızla her görüşmemizde mutlaka ama mutlaka bu konularda ya teknik destek talep ederler ya da bazı yatırımları birlikte yapma teklifinde bulunurlar. İşte bundan da gurur duymamız gerek" dedi.


Tarımsal üretimde yaş ortalaması tartışmalarına değinen Bakan Yumaklı, "Şimdi bir diğer konu tarım sektöründe çalışanlar yani tarımsal üretim yapanlar, çiftçiler, üreticiler son dönemde yaşları üzerinden bir adeta yayılım ateşine tutunuyorlar. Sanki bu onların suçuymuş gibi. Üretim yapan herkesin eli öpülesidir. Ama kırsal kesimde üretim yapanların yaşlarıyla ilgili sorun sadece bizim sorunumuz değildir, dünyanın sorunudur. Hangi ülkede olursa olsun bütün devletler, hükümetler buna bir çözüm bulmaya çalışırlar. Bizde de hep aynı şey söylenir. Artık gençlerimiz buna ilgi göstermiyor. Ne yapacağız vesaire. Bizim tarım ve orman konseyimiz var. Gençlik konseyimiz var. Türkiye’nin dört bir tarafından 42 kardeşimiz var. Bunlar herhangi bir üretici değil. Belli bir seviyenin üzerinde üretim yapan genç kardeşlerimin her biri kendi ekosistemlerini bulundukları illerde oluşturuyorlar ve örneklik teşkil ediyorlar. Üniversitelere gidip şöyle diyorlar. Bu eğitimleri alıyorsunuz. Okulu bitirdikten sonra KPSS’ye girip memur olmayı beklemeyin. Kendi işinizin patronu olun. Biz yapıyoruz ve kazanıyoruz. Dün Yalova’da yine bizim gençlik konseyimizden bir kardeşimizi ziyaret ettik. Balıkesir’den de Esra Özler var. Bu kardeşim hem hayvansal üretim yapıyor hem de bitkisel üretim yapıyor. Yumurta üretimi yapıyor. Balıkesir’den Gençlik Konseyi’ndeki arkadaşımız. Türkiye’nin dört bir tarafında var. Edirne’den Rize’ye Erzurum’dan Hatay’a kadar Mersin’e kadar her yerden arkadaşımız kardeşimiz var. Peki biz ne yapıyoruz? Biraz önce söyledim. Kırsal kalkınmayla alakalı desteklerimizin yüzde 20’sini en az bu sene genç ve kadın kardeşlerimize ayırdık" dedi.


Orman yangınlarıyla mücadelede Türkiye’nin dünyanın en iyi ülkelerinden biri olduğunu hatırlatan Yumaklı, "Şimdi bir başka konu orman konusu. Yine bir orman yangını sezonu sözünü sevmiyorum. Çünkü bu olayı kanıksatıyor. Yani normalmiş gibi algılanıyor. Orman yangını sezonu diye bir şey yoktur. Sadece bizim daha çok dikkat etmemiz gereken hassas olmamız gereken bir dönem vardır. Şimdi biz valilerimizle ilgili, illerin valileriyle özellikle risk oranı yüksek illerde neler yapılabilir? Bunlarla ilgili bir toplantı yaptık. Bir dizi çalışma yapıyoruz. Burada da özellikle çalışmanın başlangıcı Türkiye’deki 81 ilde arkadaşlarımız gitmedik yer, ulaşmadık köy bırakmadılar. Ve önümüzdeki dönemde geçen sene ne oldu? Bu sene daha çok neye dikkat etmemiz gerekir? Onu söylediler. Valilerimizle toplantı yaptık, tedbirlerimizi konuştuk. Şimdi de Orman Benim kampanyası bu üçüncü yılı yediden yetmiş yediye ben şimdiden bütün kardeşlerimi 18 Mayıs’ta gerçekleştireceğimiz bu etkinliğe davet ediyorum. Burada bir mesaj veriyoruz. Bu ülkenin yeşil vatanı bizimdir. Sonuna kadar hep birlikte sahip çıkacağız. Yangına sebebiyet verecek olan şeyleri özellikle yol kenarlarından temizleyeceğiz ama dediğim gibi zaten bunu yapan arkadaşlarımız var. Ama bizler için önemli olan bu bilinci hep birlikte oluşturmak, bu hassasiyeti çok daha yükseltmek. O yüzden bu 18 Mayıs’ı tekraren ifade ediyorum ve Türkiye’deki 81 ilde yediden yetmiş yediye bütün kardeşlerimi bu etkinliğe davet ediyorum. Şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim. Türkiye orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir. 28 uçağımız 119 helikopterimizle 14 insansız hava aracımızla Orman Genel Müdürlüğü’nün koordinesinde bütün ilgili kurumların herhangi bir olağanüstü zamanının oluşması halinde hep birlikte hareket ederek orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz. Bütün bu konudan muzdarip olan ülkeleri takip etmişsinizdir. Günlerce, haftalarca hatta aylarca süren orman yangınları olmuyor" diye konuştu.


Sadece hava araçlarının değil aynı zamanda kara araçlarının da en güçlü filolardan biri olduğunu belirten Yumaklı, şöyle devam etti:


"Yaklaşık 6 bin kara aracıyla 28 bin orman yangınlarıyla mücadele eden savaşçı kardeşimle 138 bin mutlaka temel eğitimlerini ve gerekli ekipmanlarını almış gönüllü kardeşinle beraber biz bu mücadeleye hazırız. Ancak hep soruyorum. Bu milletin vergileriyle orman yangınlarını söndürmeye gidiyoruz. Bir dikkat, bir hassasiyet bu milletin kaynaklarının boşa gitmesini engelleyecek bir sonuç doğurur. Diyoruz ki çok hassas zamanlarda yani sıcaklık çok yüksek, aşırı rüzgar var. Bunu herkes bilir. Belli yerlerde çok ciddi rüzgarlar olur. Düşük nem. Böyle durumlarda açık havada herhangi bir ateş yakmayalım. Bir aleve, ateşe sebep olacak herhangi bir iş yapmayalım. Dolayısıyla memleketin kaynağını da yok olacak veya olma ihtimali olan mavi vatanımızı kurtarmak için harcamayalım, onu mavi vatanımızı, yeşil vatanımızı geliştirmek için kullanalım. Yani bu hepimizin bir küçücük dikkatle, hassasiyetle gerçekleştirebileceği bir husus. Dolayısıyla sizlerin nezdinde bütün Türkiye’deki kardeşlerime, vatandaşlarımıza orman yangınlarında bizlere dualarıyla destek olan herkese teşekkür ederek bu hassasiyeti tekrar ifade etmiş oluyorum."


Bakan Yumaklı, "Otel yapılcak" söylemlerine de değinerek, "2021’de Bodrum’da Güvercenlik’te çıkmış olan orman yangının sonuçları soldaki de şimdiki hali. Hep biliyorsunuz orman yangınlarından sonra özellikle insanların kafasını bulandırmak için ’otel yapılacak’ söylemi geliştirilir. Biz de hep şöyle bir meydan okumayla cevap veririz. ’hodri meydan, gösterin.’ Bugüne kadar gösterebilen olmadı. Çünkü yok. Böyle bir şeyin olması da mümkün değil. Bu da Marmaris’teki yangın sonrası. Her yıl ortalama 500 milyon fidanı ve tohumu toprakla buluşturuyoruz. Bu sene Cumhurbaşkanımız 11 Kasım’da bu 500 milyonu 100 milyon daha arttırdı. 600 milyona çıkardı. Dolayısıyla işimiz biraz daha arttı ama inşallah bunun da üstesinden geleceğiz. 11 Kasım yani geçtiğimiz 2025’in 11 Kasım’ında bir de rekor kırdı bu ülke katılanlara canıgönülden teşekkür ediyorum. Bir günde 14 milyondan fazla tohum ve fidan toprakla buluşmuş oldu" dedi.


Yılda 1.3 milyon gıda denetimi yaptıklarını açıklayan Bakan Yumaklı, "Güvenilir Gıda" uygulamasının indirilmesi çağrısında bulundu. Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) ile Son Kullanım Tarihi (SKT) arasındaki farka değinen Yumaklı, "Değerli kardeşlerim biliyorsunuz özellikle tükettiğimiz gıdaların sofralarımıza geldiğinde hem hijyen açısından hem içerik açısından Hem sizlere ne vaat ediliyorsa onu satın almanızın sağlanması açısından çok ciddi denetimler yapıyoruz. Türkiye’de ortalama 1.3 milyon denetim yapıyoruz. Şimdi sizden bir ricada bulunacağım. Bir güvenilir gıda platformu oluşturduk. Bu bir uygulama. Hepiniz cep telefonlarınıza indirebilirsiniz. Bu barcode’larla kullanması çok kolay. Karşılaştığınız herhangi bir uygunsuzluğu gittiniz baktınız ki çok kötü bir restoran ama pislik içerisinde. Fotoğrafını çekin zaten bununla ilgili konum belirleme vesaire gibi bir şey çok kolay kullanılmıyor. Bize gönderin gereğini biz yaparız. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satıldığı yerler eğer varsa fotoğrafını çekin, gönderin. Bu arada hazır geri gelmişken bu birkaç gündür, son birkaç gündür. Dedim ya bizim bakışlarımızı bu ülkenin gelişimi için yapılan yatırımlardan, gelişmelerden, güzel şeylerden, başka şeylere çevirmek için her şeyi yapıyorlar. Tavsiye edilen tüketim tarihiyle son kullanım tarihini birbirine karıştırarak bir kafa karışıklığı oluşturmaya çalıştılar. Bununla ilgili gerekli açıklamaları yaptık ama kısaca ben söyleyeyim. Bir ürünün üzerinde son kullanım tarihi varsa bu ürünler o tarihten sonra kullanılamayacak ürünlerdir. Mesela et ürünleridir. Mesela süt ürünleridir. O tarihten sonra kullanamazsınız. Onun için son kullanım tarihi belirlenir. Ama bazı ürünler vardır ki Onlar için bir tavsiye edilen tüketim tarihi koyarsınız. Ama dersiniz ki o tarih geldiğinde eğer siz bunu aldığınızda sizin için kullanılabilir değilse almayın. Ama örneğin bir bisküvi alıyorsunuz. O bisküvi kullanılabilir. Biz sadece ona bir tüketim tarihi, son tüketim tarihi koyarak ondan sonra çöpe atılmasını mı sağlayalım? Hayır. Bu bütün dünyadaki uygulama böyledir. Sadece bunun satıldığı yerlerde bunların ayrı raflarda olması gerekir tüketici geldiği zaman onu görsün. O ayrımı fark edebilsin. Dolayısıyla buradaki şey son derece net. Amacımız gıda israfını engellemek. Bütün dünyanın yapmış olduğu uygulamayı biz de yapıyoruz. Bunu farklı bir şekilde maalesef yansıtmak istediler. Tavsiye edilen tüketim tarihi gelmiş ya da belli bir zamana yaklaşmış ürünlerde dünyadaki bütün uygulamalar bunların satış fiyatlarında yarısından daha fazla hatta üçte bire kadar indirim yapılır. Onlar ayrı raflarda, reyonlarda sergilenir. Tüketicinin iradesine bağlıdır. İsterse alır, isterse almaz. Sadece onun ayrımını yapmasını sağlamanız gerekir. Biz şimdi bu noktada denetimlerimize devam ediyoruz" dedi.


165 bin çalışma arkadaşıyla birlikte yeşil vatandan barajlara kadar her alanda sorumluluklarını yerine getireceklerini söyleyen Bakan Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:


"Biz de Cumhurbaşkanımızın bu göstermiş olduğu doğrultuda çalışıyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz. 165 bin arkadaşımla beraber bitkisel üretimden, hayvansal üretimine, su üretiminden, su ürünleri üretiminden, gıda güvenliğine, barajlardan, göletlerden, sulama tesislerinden, biyolojik çeşitliliğimize, yeşil vatanımıza, ormanlarımıza kadar sorumluluğumuzun her bir noktasını inşallah bir hakkı yerine getireceğiz. Ama sadece biz değil en büyük gücümüz olan siz kıymetli yol ve dava arkadaşlarımızla birlikte; ben bütün samimiyetimle altını çizerek ifade etmek istiyorum. Değerli kardeşlerim bizim gücümüz sizlersiniz. Sizler dağ gibi arkamızda durmaya devam ettiğiniz sürece biz bunları yaparız hatta çok daha iyisini yaparız."



Bakan Yumaklı: "Türkiye orman yangınları ile mücadele konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu merkezli 998 milyonluk dev siber vurgunda tutuklu sayısı 9’a yükseldi Bolu merkezli 5 ilde düzenlenen ve sosyal medya üzerinden 998 milyon liralık vurgunun ortaya çıkarıldığı dev siber dolandırıcılık operasyonunda adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6’sı daha tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 9’a yükselirken, firari 3 yabancı uyruklu şüphelinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Edinilen bilgiye göre, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Göynük ilçesinde 2 vatandaşın mağdur edilmesi üzerine başlatılan "bilişim sistemleri veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" soruşturması derinleşerek sürüyor. Bolu İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul, Ankara, Hakkari, Mardin ve Rize’de eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda yakalanan 15 şüphelinin jandarmadaki işlemleri devam ediyor. Daha önce adliyeye sevk edilen 3 şüphelinin tutuklanmasının ardından, bugün yeni bir gelişme yaşandı. 6 kişi daha cezaevine gönderildi Sosyal medya üzerinden vatandaşları ağlarına düşürerek 998 milyon lira haksız kazanç elde ettikleri belirlenen şüphelilerden 9’unun daha jandarmadaki sorgu işlemleri tamamlandı. Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen zanlılardan 6’sı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Alınan son kararlarla birlikte dev siber operasyonda tutuklu sayısı 9’a ulaşmış oldu. Yabancı uyruklu 3 şüpheli aranıyor Öte yandan, yürütülen titiz soruşturma kapsamında kimlikleri tespit edilen ve haklarında yakalama kararı çıkarılan yabancı uyruklu 3 şüphelinin adreslerinde bulunamadığı öğrenildi. Yapılan incelemelerde söz konusu 3 şüphelinin yurt dışında oldukları belirlenirken, firari şahıslara yönelik hukuki sürecin ve yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Diğer şüphelilerin adli işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi.
İstanbul Sahil Güvenlik Komutanlığı kullandığı yerli ve milli ürünlerini sergiledi Sahil Güvenlik Komutanlığı kullandığı yerli ve milli ürünlerini sergiledi. Sahil Güvenlik Komutanlığı stratejik geliştirme Başkanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, "Milli Sahil Güvenlik Gemisi, yakın gelecekte envanterimize alacağımız gemilerimizden. İlk defa yüksek güç grubunda yerli üretim makinenin kullanılması hedeflenmektedir. Gemi inşa sanayinde en yüksek yerlilik oranına sahip platform olma hedefiyle inşallah 2028 yılından itibaren envantere girmesi planlanmaktadır. Milli Sahil Güvenlik Gemimiz inşa aşamasında. Şu anda ürettiğimiz 119 adet botumuz tamamen yerli üretimdir" dedi. Sahil Güvenlik Komutanlığı SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda yerli ve milli ürünlerini sergiledi. Milli Sahil Güvenlik Gemisi maketi, Kaan Sınıfı Bot maketleri, Arama Kurtarma Botu (900), AB-412 EP SG Helikopter maketimizi, CN 235 SG Uçağı maketimizi, Bayraktar TB2 insansız hava aracı statta yerini aldı. Sahil Güvenlik Komutanlığı sorumluluk sahasında can ve mal emniyetinin sağlanması, her türlü yasa dışı faaliyetin önlenmesi ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir şekilde korunmasına yönelik faaliyetlerine tüm hızıyla devam ediyor. Mavi vatanda 7 gün 24 saat görev yapan ekipler vatandaşların güvenliğini ve emniyetini sağlıyor. Düzensiz göçle mücadele de etkin rol oynayan Sahil Güvenlik ekipleri, tıbbi tahliye, deniz çevresinin ve kaynaklarının korunması görevlerini de başarıyla icra ederken deniz güvenliğini de sağlıyor. 15 tane arama kurtarma botu bulunuyor. Yerli ve milli olan Kaan sınıfı botlar ve Sahil Güvenlik korvetleri Sahil Güvenlik bünyesinde yer alıyor. Ares Tersanesi’nde yerli olarak üretilen 119 adet bot bulunuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde 10 bin 65 personel bulunuyor. Bu personelin 547’si kadın, 9 bin 518’i erkek personelden oluşuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda bünyesinde 124 liman ve üs 4 SG korveti, 228 Sahil Güvenlik botu, 90 adet küçük bot, 14 helikopter, 3 uçak ve Bayraktar TB2 insansız hava aracı bulunuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı stratejik geliştirme Başkanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, "Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm sahillerinde, iç sular olan Marmara Denizi, İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı’nda, limanlarında, körfezlerinde, kara sularında, münhasır ekonomik bölgesinde, ulusal ve uluslararası kurallar uyarınca egemenlik ve denetim yetkisi altında olan tüm deniz alanlarında ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak için 124 liman ve üste yüzer unsurlarımızla, uçar unsurlarımızla görev yapıyoruz. Temel görevlerimiz Arama kurtarma faaliyetleri. Denizde güvenlik, emniyet. Denizde kolluk görevleri faaliyetlerinin icra etmektedir. Komutanlığımız aynı zamanda düzensiz göçle mücadele. Tıbbi tahliye, deniz çevresinin ve deniz kaynaklarının korunması için gece gündüz görev yapmaktadır. Stratejik öneme haiz tesislerin denizden güvenliğinin sağlanmaktadır" dedi. Kullanılan yerli ve milli ürünlerden bahseden Tuğamiral Bavbek, "Milli Sahil Güvenlik Gemisi, Yakın gelecekte envanterimize alacağımız gemilerimizden. İlk defa yüksek güç grubunda yerli üretim makinenin kullanılması hedeflenmektedir. Gemi inşa sanayinde en yüksek yerlilik oranına sahip platform olma hedefiyle inşallah 2028 yılından itibaren envantere girmesi planlanmaktadır. Sahil Güvenlik Helikopteri (AB-412) ve Sahil Güvenlik Uçağı (CN-235): Mavi Vatanımızda her noktada, gece-gündüz şartlarında görev yapabilen, modern radar ve optik sistemlerle donatılmış uçar unsurlarımızdır. Arama kurtarma botumuz halen Sahil Güvenlik bünyesinde 15 adet bulunmaktadır. Tasarımı sayesinde "self-righting" (alabora olsa bile düzelme) özelliğine sahiptir. Ağır hava ve deniz şartlarında görev yapan yüzen unsurlarımızdan. Kaan Sınıfı Botlarımız Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın en yüksek sürate sahip botlarıdır. Tamamen yerli ve milli imkanlarla kompozit malzemeden üretilmiştir. Yüksek manevra gücüne sahiptir. Milli Sahil Güvenlik Gemimiz inşa aşamasında. Şu anda Ares Tersanesi’nde ürettiğimiz 119 adet botumuz tamamen yerli üretimdir. Aynı zamanda Kaan sınıfı botlarımız ve Sahil Güvenlik korvetlerimiz de yerli ve milli üretimdir. Başta arama kurtarma faaliyetleri olmak üzere, düzensiz göçle mücadelede, sınır güvenliğinin kontrolü, aynı zamanda deniz kirliliğinin kontrolü, diğer düzensiz göç faaliyetlerinde etkin olarak kullandığımız tamamen Baykar tarafından üretilen TB2 insansız hava araçlarımızı da bünyemizde kullanmaktayız" dedi.