SPOR - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 15:01

Elazığ, Okul Sporları Spor Tırmanışı Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı

A
A
A
Elazığ, Okul Sporları Spor Tırmanışı Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı

Okul Sporları Spor Tırmanışı Türkiye Şampiyonası Elazığ’da 350 sporcunun katılımıyla yapıldı.



Gençlik ve Spor Bakanlığı koordinesinde düzenlenen Okul Sporları Spor Tırmanışı Türkiye Şampiyonası, 07-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında Elazığ Doğukent 15 Temmuz Spor Salonu’nda büyük bir coşku ve yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen toplam 350 sporcu, şampiyonada derece elde edebilmek için mücadele etti. Hız ve lider disiplinlerinde gerçekleştirilen müsabakalarda sporcular hem bireysel hem takım kategorilerinde kıyasıya yarışırken, organizasyon boyunca tribünlerde büyük heyecan yaşandı.


Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; "Ulusal düzeyde birçok önemli spor organizasyonuna ev sahipliği yapan şehrimiz, sahip olduğu modern spor tesisleri, güçlü organizasyon kabiliyeti ve misafirperverliği ile bir kez daha "Şampiyonalar Şehri Elazığ" vizyonunu başarıyla ortaya koymuştur. Birçok branşta Türkiye Şampiyonası, grup müsabakaları ve ulusal organizasyonlara ev sahipliği yapan Elazığ; spor altyapısı, tesisleşmesi ve gençliğe yönelik yatırımlarıyla bölgenin önemli spor merkezlerinden biri olmayı sürdürmektedir. Organizasyona katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara, antrenörlere, hakemlere ve sporculara teşekkür eder, derece elde eden tüm sporcularımızı tebrik ederiz" denildi.



Elazığ, Okul Sporları Spor Tırmanışı Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Boğulduktan sonra cesedi yakılan Deniz Oktay’ın davasına devam edildi Eskişehir’de, 30 yaşındaki Deniz Oktay’ı boğduktan sonra cesedine benzin döküp yakan İdris Gökmen’in avukatı, görülen duruşmada, "Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir. Yakma olayı ölümden sonra gerçekleştirilmiştir" dedi. Eskişehir’de kaybolduktan 1 hafta sonra, 22 Nisan 2025 tarihinde Tepebaşı ilçesine bağlı Kozkayı ve Buldukpınar mahallelerinin arasında bulunan Kavacık mevkiinde, ormanlık alanda araştırma yapan polis ekipleri yakılmış kadın cesedi ile karşılaştı. Yapılan incelemede yanarak hayatını kaybeden kadının, 1 haftadır kayıp olarak aranan Deniz Oktay olduğu belirlenmişti. Deniz Oktay’ın ölümüne ilişkin açılan davanın 3’üncü celsesi Eskişehir Adliyesi 7. Ağır Ceza Mahkeme’sinde görüldü. Oktay’ı boğduktan sonra 2 gün art arda cesede benzin dökerek yakan, Kasten öldürme suçundan yargılanan ve hakkında ağırlaştırmış müebbet hapsi istenen İdris Gökmen, Deniz Oktay’ın yakınları ile taraf avukatlar salonda hazır bulundu. "Deniz, İdris için ‘Maddi yardımda bulunuyor’ dedi" Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan tanık Yusuf İslam Gül, İzmir’deyken Deniz Oktay ile tanıştıktan sonra telefonda yaklaşık 3 ay konuştuğunu söyledi. Olay gününden 2 gün önce Eskişehir’e gelen tanık Yusuf İslam Gül, ifadesinde, "Deniz’le orta arkadaşımız Emine sayesinde tanıştık. 3-4 ay telefonda konuştuk. İzmir’den Eskişehir’e geldim otogardan arkadaşı Hamdi’yle birlikte arabayla aldı. Evinde kaldık Cinsel bir şeyler yaşadık. Olay günü Hamdi ile birlikte evden ayrıldı, geri geldiğinde ise saat gece 12’yi geçmişti. Sonra İdris aradı. Aşağıya konuşmak için çağırdı. Giderken tedirgin ve alkollü gibiydi. ‘Korkuyorsan gitme’ dedim. Deniz de bana ‘Ondan mı korkacağım? Eğer dönmezsem beni sürekli ara’ dedi. Gittikten 30 dakika sonra aradım telefonu kapalıydı. Sonra uyumuşum sabah uyandım ve 2 gün bekledim. Deniz’den haber alamayınca kayıp ilanı verdim. Kayıp ilanını ben tek verdim. Ben İdris’i aradım, o gün ulaşmadım ertesi gün ulaştım, yaklaşık 1 buçuk-2 saat konuştum. ‘Bu kız senle gitti gelmedi, bana bıraktığını söylüyorsun ama kız yok’ dedim. Ama ‘Bir şey yapmadım’ diyerek durumu kabul etmedi. Hatta Deniz’i eski eşiyle görüştüğünü ve onla olduğunu, iyi olduğunu söyledi. İfade vermeye gittiğimde Deniz’in başına gelenleri öğrendim. Deniz, İdris için arkadaşı olduğunu, ablamın eski sevgilisi olduğunu söyledi. ‘Bana maddi yardımda bulunuyor’ dedi" diyerek ifade verdi. "Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir" İdris Gökmen’in avukatı ise öldürme olayını kabul ettiklerini, fakat Eskişehir’in soğuk olduğunu bundan dolayı da arabada bulunan benzinin olayı tasarlamak için alınmadığını söyleyerek, "Tasarlayarak canavarca hisle cinayet suçundan dava açıldı. Tasarlamada öngörülen husus benzin almasıdır. Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir. Müvekkilime kadının saldırması sonrası olay gerçekleştirilmiştir. Yakma olayı ölümden sonra gerçekleştirilmiştir. Tasarlama yoktur" dedi. "Küfürler etmeseydi bu olaylar olmazdı" Sanık İdris Gökmen duruşmadaki son savunmasında, "Maktul Deniz Oktay bana saldırmasaydı, küfürler etmeseydi bu olaylar olmazdı, pişmanım" dedi. Dava, sanık müdafisinin esas hakkında savunmasını hazırlaması için süre verilmesi amacıyla 24 Haziran saat 9.30’a ertelenirken, İdris Gökmen’in tutukluluğunun devamına karar verildi.
Ankara Bakan Işıkhan: "Dönüşümü yöneten, çalışanı koruyan ve insan odaklı bir yaklaşımı merkeze alan politikalar geliştirmek zorundayız" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan yapay zeka hakkında, "Dönüşümü yalnızca izleyen değil; yöneten, çalışanı koruyan ve insan odaklı bir yaklaşımı merkeze alan politikalar geliştirmek zorundayız" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın faaliyet ve çalışma alanları için oluşturulan Bilim Kurulu Bakan Işıkhan’ın Başkanlığında toplandı. Reşat Moralı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Işıkhan, Bilim Kurulu’nun 5’inci toplantısında Bilim Kurulu üyeleriyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gerçekleştirilen toplantının hem mevcut çalışmalara hem de geleceğe yönelik yeni politikalara ev sahipliği yapacağını belirten Bakan Işıkhan, söz konusu çalışmanın yalnızca akademik bir araştırma değil; aynı zamanda politika geliştirme süreçlerine de katkı sunacak önemli bir yol haritası olarak değerlendirdiklerini dile getirdi. "Çalışmayı, politika geliştirme süreçlerimize de katkı sunacak önemli bir yol haritası olarak değerlendiriyoruz" Yapay zekanın ve dijitalleşmenin yeni fırsatlar ürettiğini belirten Bakan Işıkhan, "Bilim Kurulumuz, Bakanlığımızın çalışma hayatına ilişkin politikalarının bilimsel bir perspektifle değerlendirilmesine, güncel gelişmelerin çok boyutlu biçimde ele alınmasına ve kanıta dayalı politika üretim kapasitemizin güçlendirilmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bugün gerçekleştireceğimiz bu toplantının da hem mevcut çalışmalarımıza yön vereceğine hem de önümüzdeki döneme ilişkin yeni politika alanlarını şekillendireceğine inanıyorum. Söz konusu çalışmayı, yalnızca akademik bir araştırma değil; aynı zamanda politika geliştirme süreçlerimize de katkı sunacak önemli bir yol haritası olarak değerlendiriyoruz. Rapora ilişkin değerlendirmelerinizin ardından ise dijital dönüşüm, yapay zeka teknolojileri ve bunların işgücü piyasaları üzerindeki etkilerini değerlendirme fırsatı bulacağız. Özellikle beceri dönüşümü, mesleklerin geleceği, yeni nesil çalışma modelleri ve sosyal koruma sistemlerinin bu dönüşüme nasıl uyum sağlayacağı gibi başlıkların önümüzdeki dönemin en kritik çalışma alanları arasında yer alacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Dönüşümü yöneten, çalışanı koruyan ve insan odaklı bir yaklaşımı merkeze alan politikalar geliştirmek zorundayız" Çalışma hayatının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda teknolojik, demografik ve toplumsal dönüşümlerin etkisi altında yeniden şekillendiğini ifade eden Bakan Işıkhan, "Yapay zeka ve dijitalleşme bir taraftan verimlilik ve yeni fırsatlar üretirken, diğer taraftan beceri uyumsuzlukları, iş dönüşümü ve sosyal koruma ihtiyacı gibi yeni tartışma alanlarını da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, dönüşümü yalnızca izleyen değil; yöneten, çalışanı koruyan ve insan odaklı bir yaklaşımı merkeze alan politikalar geliştirmek zorundayız. Bilim Kurulumuzun ortaya koyacağı katkıların, Bakanlığımızın önümüzdeki dönem çalışmalarına da önemli bir perspektif kazandıracağına inanıyorum" şeklinde konuştu.
Ankara CHP Sözcüsü Emre: "Burcu Köksal’ı kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk ettik" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Biz yönetim olarak Burcu Köksal’ı kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiğimizi tedbirli olarak buradan duyurmak isterim. Şimdi güle güle nereye giderse gitsin" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. Parti sözcüsü Zeynel Emre, MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, geçtiğimiz hafta itibarıyla 81 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdiklerini belirterek vatandaşla bir araya gelip onların sorunlarını dinlediklerini aktardı. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçeceği iddialarına ilişkin konuşan Emre, "Biz yönetim olarak Burcu Köksal’ı kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiğimizi tedbirli olarak buradan duyurmak isterim. Şimdi güle güle nereye giderse gitsin" diye konuştu. "Muhittin Böcek’in baskılara boyun eğip eğmediğini bilemiyoruz" Emre, Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek’in ‘etkin pişmanlık’tan yararlandığı iddialarının sorulması üzerine, "Muhittin Böcek’in birden fazla defalarca medyaya yansıyan şekilde kendi el yazısıyla ‘Ben hiçbir baskıya boyun eğmem, partime iftira atmam. Bu suçlamaları kabul etmiyorum, hepsi birer iftiradır’ şeklinde beyanları var. Aile boyu yapılan operasyonlar, tutuklamalar, eşe, dosta, şoföre ve en son çarşamba günü de tüm mal varlığının el konulması, sonrasında baskılara boyun eğip eğmediğini bilemiyoruz yani. Onu göreceğiz. Ama önümüze geldiği zaman o konuda bir karar veririz" ifadelerini kullandı. Emre, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın istifa ettiği iddialarına ilişkin ise "Biz MYK toplantısına başlamadan evvel bu konuyu konuştuk. Kendisinin hiçbir telefona çıkmaması, genel başkanımızın telefonu dahi telefonları çıkmaması, kapatması, hiçbir habere cevap vermemesi, bu kadar parti kamuoyunda tartışması, bütün bunlar karşısında bunun bir parti suçu olduğuna kanaat getirdik. Partimize üye olup olmadığına da baktık, istifa etmiş mi etmemiş mi üye olarak görünüyordu. O nedenle bugün o işlemi bugün biz yaptık" açıklamasında bulundu. "İçinde bulunduğumuz çoklu demokrasi krizinde akılcı bir strateji yürütmemiz gerekir" Balgat’ta yedek merkez binası tutulduğuna yönelik iddialara ilişkin de konuşan Emre, "Sadece genel başkanımız bilir, uhdesinde tutar, çünkü yayılmaması önemlidir. İçinde bulunduğumuz çoklu demokrasi krizinde çok tutarlı, dengeli akılcı bir strateji yürütmemiz gerekir. Dolayısıyla kendisinin bilgisi dışında bu alanda bilgi sahibi olan ya da bilgiyi paylaşmaya haiz hiç kimse yoktur doğru da olmaz. Esas sorulması gereken Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partinin, böylesine bir düzende acaba kumpas kurulur mu diye soru sorulan bir düzene geldik. Türkiye’nin içler acısı durumu bu" değerlendirmesinde bulundu.
Balıkesir Balıkesirli özel gençler Çanakkale gezisine katıldı Balıkesir’in Burhaniye ilçesinden özel gençler Çanakkale Ruhunu yerinde yaşadı. 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında anlamlı bir projeye imza atan Burhaniye Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesindeki Gençlik Merkezi, "Bir Destandır Çanakkale" programı ile özel gençleri tarihe yolculuğa çıkardı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilen bu özel ziyarete, Burhaniye’de yaşayan 20’ye yakın özel genç ve ailelerinden oluşan yaklaşık 40 kişilik bir grup katıldı. Ecdadın yazdığı destanı yerinde görmek amacıyla düzenlenen gezide, katılımcılar Tarihi Gelibolu Yarımadası’nı ziyaret etti. Şehitler Abidesi, 57. Alay Şehitliği ve Conkbayırı gibi önemli noktaları gezen gençler ve aileleri, rehberler eşliğinde Çanakkale Savaşlarının yaşandığı gezdi. Özel gençleri mutlu döndüklerini kaydeden İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Aslan Alparslan, " Engelliler Haftası vesilesiyle gençlerimizin milli ve manevi değerlerimizi yerinde hissetmelerini istedik. ’Bir Destandır Çanakkale’ diyerek çıktıkları bu yolda, ecdadımızın mirasını görmek onlara büyük bir motivasyon sağlayacaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın imkanlarıyla bu tür etkinlikleri sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren aileler de, çocuklarının bu anlamlı haftada böyle özel bir projeyle hatırlanmasından dolayı yetkililere teşekkür etti Program, çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.
Ankara Ankara’da iki çocuğu pitbull saldırısına uğrayan Baba: "Çocuğumun yüzündeki yara daha iyileşmedi ama kadın tutuksuz yargılanıp çıktı" Ankara’da iki çocuğun pitbull saldırısına uğramasına ilişkin görülen davada sanığın tutuksuz yargılanmasının ardından baba Adem Öztürk, "Çocuğumun yüzündeki yara daha iyileşmedi ama kadın tutuksuz yargılanıp çıktı" dedi. Ankara’nın Etimesgut ilçesinde iki çocuğun pitbull cinsi köpeğin saldırısında yaralanmasına ilişkin görülen davada, tutuklu yargılanan köpek sahibi T.Ö.O.’nun adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine Öztürk ailesi tepki gösterdi. Saldırıda 1,5 yaşındaki oğlu Efe Öztürk yüzünden, 4 yaşındaki kızı Doğa Öztürk’ün ise göğsünden yaralanması sonrası baba Adem Öztürk, tahliye kararına tepki göstererek, başka çocukların zarar görmemesi için yetkilere çağrıda bulundu. "Çocuğumun yüzündeki yara daha iyileşmedi ama kadın tutuksuz yargılanıp çıktı" Yaşadıkları olay sonrası eşinin ve çocuklarının psikolojik nedenlerden dolayı şehir dışına çıktığını belirten Adem Öztürk, "Kasım ayında iki çocuğuma pitbull saldırısı olmuştu. Efe yüzünden yaralanıp, yüzü komple parçalanmıştı. Köpek Doğan’ın da göğsünü de dişlemeye çalışmıştı. Eşim ve çocuklarım bu olayın psikolojik nedenlerinden dolayı uzun zamandır şehir dışındaydılar. Olayı atlatmaları için buradan uzaklaşmalarını istemiştim. Hakim onları da dinlemek istediği için geldiler. Köpeğin sahibi bazı yalanlarda bulunuyordu. Eşimin, kendi annesiyle kavga ettiğini söylüyordu. Halbuki öyle bir şey yok. Bu yüzden tanık da mahkemeye katıldı, o da görüşlerini söyledi. En sonunda da hakim sanığın tutukluluğunun devam etmesine karar vermedi. Maalesef tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Benim çocuğumun yüzündeki yara daha iyileşmedi ama kadın tutuksuz yargılanıp dışarı çıktı. Umuyoruz ki bundan sonra yaşadıkları, kendisine ders olmuştur" diye konuştu. "Efe’nin suratına her baktığımızda bu olayı tekrar yaşıyoruz" Köpeklerle ilgili gördükleri her haberde yaşadıkları olayı tekrar hatırladıklarını ifade eden Öztürk, "Biz bu olayın acısını yaşarken mahkeme tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Tutuksuz yargılanması da açıkçası bizi üzdü. Ama bundan sonraki süreçte adaletimize güveniyoruz. İnşallah hak ettikleri cezanın fazlasını alacaklarını umut ediyoruz. Bu süreçte çok yıprandık. Efe’nin suratına her baktığımızda bu olayı tekrar yaşıyoruz. Tek temennimiz hak ettikleri cezayı almaları. Başkalarının çocuklarına zarar vermesinler, biz o zaman rahat olacağız. Köpekle ilgili haber gördükçe bu olayı hatırlıyoruz. Bizim başımıza geldi, başkalarının başına gelmesini istiyoruz" ifadelerinde bulundu. "Gönül isterdi ki Efe’nin yarası iyileşsin, öyle bıraksınlar" Daha fazla çocuğun köpek saldırısına uğramaması için önlemler alınması gerektiğini aktaran Öztürk, "Karar sonrası eşim çok tepki gösterecekti, ben sakinleştirdim ama içten içe biz de üzüldük. Gönül isterdi ki Efe’nin yarası iyileşsin, öyle bıraksınlar ama tabii yasalarımız belli ve buna göre karar verildi. İnşallah başkalarının çocuklarına da zarar vermez diye düşünüyoruz" şeklinde konuştu.