EKONOMİ
Bozcaada 9 günlük Kurban Bayramı’nda dolup taştı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:11:57 Çanakkale’nin Kuzey Ege Denizi’ndeki turizm merkezi Bozcaada ilçesi, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Adanın doğal güzellikleri ve tarihi dokusu, tatilcilerin ilgisini çekerek konaklama tesislerinin tam kapasiteyle çalışmasını sağladı. Konaklama tesislerindeki yüzde 100 doluluk oranı, adadaki işletmeciler ve esnafın da yüzünü güldürdü. Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye’nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul’a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan turizm merkezi Bozcaada, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin gözdesi oldu. Kurban Bayramı’nda başta İstanbullular olmak üzere çevre illerden gelen tatilciler, Kuzey Ege’nin incisi Bozcaada’ya akın etti. Adanın doğal güzellikleri ve tarihi dokusu, tatilcilerin ilgisini çekerek konaklama tesislerinin tam kapasiteyle çalışmasını sağladı. Bozcaada’daki konaklama tesislerindeki yüzde 100 doluluk oranı adadaki işletmeciler ve esnafın da yüzünü güldürdü. Tatilciler, sıcak yaz günlerinde serinlemek için adanın koylarında ve plajlarında denize girme fırsatı buldu. Adayı süsleyen güzel sokaklarda dolaşan tatilciler, adanın tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmek için fotoğraf çekti. Akşamları ise Polente Burnu’nda gün batımını izlemek için buluşan tatilciler, romantik ve huzurlu anlar yaşadı. Bozcaada’nın meşhur restoranlarında ise tatilciler, adanın yöresel lezzetlerini deneyerek keyifli anlar geçirdi. Eşsiz lezzetlerin tadına bakmak için restoranlara akın eden tatilciler, adanın gastronomik zenginliklerini keşfetti. Geyikli-Bozcaada hattında deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ, yoğunluk nedeniyle ek feribot seferleri düzenleyerek ulaşımın aksamaması için önlem aldı. Bu sayede tatilciler, adaya rahatlıkla ulaşım sağlayarak keyifli bir tatil geçirdi. Yoğun talep sayesinde ekonomik anlamda da hareketlilik yaşandı ve adanın turizm sektörü canlandı. Bozcaada, 9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince ziyaretçi akınına uğrayarak tatilcilerin unutulmaz hatıralar biriktirmesine ve adanın güzelliklerini keşfetmesine imkan sağladı. Bozcaada Turizm İşletmecileri Derneği (BOZTİD) Başkanı Kemal Furıncı, bayram yoğunluğunun beklentilerin üzerine çıktığını belirterek, "Bayramda doluluk oranımız oldukça yoğun. Bayramdan 2-3 gün öncesine kadar yüzde 70-80’ler civarındaydık. Ancak dünyaca ünlü National Geographic’in Bozcaada’yı yemek yenilecek ve ziyaret edilecek en güzel 15 yer arasında göstermesiyle birlikte ilgi daha da arttı. Düne kadar yüzde 90’lara varan doluluk oranı bayramın birinci günü itibarıyla yüzde 100 doluluk oranına yaklaşıyor. Adaya gelmek isteyenler varsa rezervasyon yaptırmalarını tavsiye ederim. Ada gayet güzel, hava güzel, insanlar denize giriyor, mutlular, çok güzel bir bayram geçiriyoruz. Misafirlerimize Bozcaada’yı tercih ettikleri için teşekkür ediyoruz" dedi. Restoran işletmecisi Zeki Ayaşlıgil adadaki hareketliliğin esnafa da olumlu yansıdığını ifade ederek, "Tatil çok güzel geçiyor. Bozcaada’da yüzde 100 doluluk var diyebilirim. Misafirlerimiz adaya akın akın geldi. Restoranlar ve oteller dolu dolu geçiyor. Ayrıca gastronomi ilçesi seçildiğimiz için de Bozcaada olarak çok şanslıyız. Herkes Bozcaada’nın lezzetlerini tatmaya geldi. Çok teşekkür ediyoruz. Bir dahaki bayramda da bekleriz" diye konuştu. Kafe ve pastane işletmecisi Cemil Günday da yoğunluğun her geçen gün arttığını belirterek, "Bayram güzel başladı. Doluluk oranı yavaş yavaş artıyor. Yarından sonra tam kapasiteye ulaşacağımızı düşünüyorum. Hava da güzel. Gelen misafirlerimize güzel bir tatil diliyorum" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:54 Hobi olarak 5 kovanla başladı, zamanla 250 kovana çıkardı Yozgat’ta Osman Özbek 5 kovanla başladığı arıcılıkta verimlilik ve motivasyon sonucu kovanlarının sayısını 250’ye çıkardı. Sorgun ilçesi Araplı kasabasında yaşayan Osman Özbek, nalbur dükkanı varken iş stresinden uzaklaşmak için arıcılıkla uğraşmaya başladı. Başlangıçta hobi olarak 5 kovanla başladığı arıcılık işinden aldığı verimlilik ve motivasyon sonucu kovanlarının sayısını 250’ye çıkardı. Bölgede son günlerde etkili olan yağışların çiçek çeşitliliğini arttırmasının arıların bal üretimine katkısı olduğunu belirten Özbek, bu iş sayesinde sıkıntı ve stresinin kalmadığını ifade etti. Hobisini profesyonelliğe dönüştüren Osman Özbek "Türkiye’nin gündeminde olan yağışlar aynı zamanda İç Anadolu’da da var. Bu sene büyük bir arıcılığa başlayalım, kovan sayısını arttıralım dedik. Aynı zamanda yağışlar bol olduğundan çiçekler doğada aynı Karadeniz Bölgesi gibi. Doğa elverişli bu sene. Bu sene güzel gidecek gibi görünüyor. Esnaflık yapıyordum. Hobi arıcılığında baktım iş stresini günün yorgunluğunu çok güzel geldiği için strese birebir. İşi hobiden normal arıcılığa döndürdük. Çok güzel iş. Sıkıntı stres bırakmıyor. Doğa ile iç içesin. Arının polen getirip çalıştığını gördüğün zaman çok güzel oluyor" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:28 Dron ile çeltik ekimi Bursa’nın yaklaşık 30 bin dekar alanda çeltik üretimi yapılan Karacabey Ovası’nda üreticiler, hem maliyetleri düşürmek hem de zamandan tasarruf etmek amacıyla teknolojiden yararlanarak dron ile ekim yapmaya başladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan bu yıla ilişkin "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülke genelinde çeltik üretiminin geçen yıla oranla yüzde 7,7 artarak 1 milyon 74 bin tona ulaşması bekleniyor. Mayıs ayı itibarıyla çeltik üretim sahalarında ekim mesaisi hız kazanırken, son 1-2 yıldır giderek yaygınlaşan dron ile ekim yöntemi, yakıt ve zaman tasarrufu sağlaması nedeniyle Karacabeyli çiftçiler tarafından da tercih ediliyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, ilçede sadece önceden belirlenen çeltik ekim sahalarında üretim yapıldığını belirterek, "Geniş arazilerde drone ile ekim yapıyoruz. Daha hızlı ve pratik oluyor. Traktörle suyun içinde gezinmektense havadan dron ile tohum saçmak daha iyi. Yetişemediğimiz yerlerde yine traktör kullanıyoruz ancak dron hem zamandan hem yakıttan ciddi tasarruf sağlıyor" dedi. "Manyas gölü dolu, su sıkıntımız yok" Ekim ve üretim süreci için şu an itibarıyla herhangi bir sulama sorunu yaşamadıklarını vurgulayan Düzen, şöyle devam etti: "Karacabey Ovası’nın suyu Manyas Gölü’nden geliyor. Manyas Gölü de Manyas Barajı da yüzde 100 dolu çok şükür. Su sıkıntımız yok. Tarlalarımızı hazırladık ve ekime başladık."
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:58 Türk çileği dünya pazarında yüzde 125 daha değerli hale geldi Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 40 ülkeye taze çilek ihraç ederek 20 milyon 871 bin dolarlık gelir elde ederken, kilogram başına düşen ihracat değeri yüzde 125 artarak 3,14 dolara yükseldi. TÜİK ile Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği verilerinden derlenen bilgilere göre, "Bitkisel Üretim 1. Tahmin 2026" tahminlerinde çilek üretiminin geçen yıla göre yüzde 1,4 artarak 603 bin tona çıkması öngörülüyor. Türkiye, dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika’dan sonra 5’inci sırada geliyor. Meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminde yüzde 1,9 paya sahip çilekte, yılın 4 ayındaki ihracatta ise değer artışı dikkati çekti. Miktar azaldı değer arttı Geçen yılın aynı döneminde 9 bin 717 ton çilek satışından 13 milyon 378 bin dolar gelir elde eden Türkiye, bu yıl miktar bazında yüzde 32 azalışla 6 bin 608 tona geriledi. Birim değerindeki yükseliş sayesinde ihracat gelirini yüzde 56 artırarak 20 milyon 871 bin dolara taşımayı başardı. Böylece geçen yıl kilogramı ortalama 1,4 dolar olan ihraç fiyatı, yüzde 125 artarak bu yıl 3,16 dolara kadar çıktı.? Türkiye, en fazla Rusya’ya çilek sattı. Taze çilek ihracatının yüzde 69’unu Rusya’ya yapan Türkiye, bu ülkeden sonra en çok Gürcistan, Irak ve Malezya’ya ürün sattı. Bu yıl taze çilekte 50 milyon dolarlık ihracat hedeflenirken, özellikle pestisit kalıntısına yönelik titiz çalışma yürütülüyor.
OYAK Çimento’ya ÇEİS’ten üç ödül birden
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:32 OYAK Çimento’ya ÇEİS’ten üç ödül birden OYAK Çimento, Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) tarafından düzenlenen "İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri 2025" kapsamında, üç farklı kategoride ödüle layık görüldü. İş sağlığı ve güvenliğini kalıcı bir değer haline getirmek ve işyerlerinde sürekli birincil öncelik olmasını sağlamak amacıyla birçok çalışmayı hayata geçiren OYAK Çimento’nun üç projesi, ÇEİS İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri 2025 kapsamında ödüle layık görüldü. Şirket, 14 farklı firmadan 2023 ve 2024 yıllarında hayata geçirilen toplam 91 projenin yarıştığı değerlendirme sonucunda "İş Güvenliğine Değer Katanlar", "Sağlığa Değer Katanlar" ve "İSG’ye Liderlik Yapanlar" kategorilerinin kazananı oldu. OYAK Çimento’nun ödül alan projeleri ve kategorileri şöyle: "OYAK Çimento Merkez’in "İşyerlerinin Etkin Gözetimi- Kırık Cam Denetimleri" Projesi- İş Güvenliğine Değer Katanlar: "Kırık Cam Denetimleri Projesi", işyerlerinde küçük görülen tehlikeli durumların zamanında fark edilip düzeltilmemesi halinde, daha büyük güvenlik risklerine ve iş kazalarına yol açabileceğini savunan Kırık Pencere Teorisi temel alınarak tasarlanmıştır. Proje, OYAK Çimento Fabrikaları A.Ş. bünyesinde yer alan 7 çimento fabrikası, 2 öğütme tesisi, 1 dolum ve paketleme tesisi, 57 hazır beton tesisi ile 5 agrega tesisini kapsayacak şekilde geniş bir alanda uygulanmaktadır. Proje, yalnızca belirli bir departmanı değil, tesislerde bulunan tüm alanları ve süreçleri kapsayacak şekilde, kurum genelinde risk odaklı iç denetim yaklaşımıyla yürütülmektedir. Ünye Çimento’nun "CEMHEALTH360 | Endüstriyel İş Hijyeni Perspektifinden İş Sağlığı Gözetimi ve Koruyucu Hekimlik Programı" Projesi - Sağlığa Değer Katanlar: Fabrika çalışanlarının mesleki sağlık risklerini en aza indirmek ve koruyucu hekimlik anlayışını güçlendirmek amacıyla 2024 yılında hayata geçirilen proje; özellikle kaynakçılar, makine bakım personeli, döner fırın ve atık yakma ünitelerinde çalışan özel grupların çalışmalarına odaklanmaktadır. Fabrika Direktörü Mustafa Turan- İSG’ye Liderlik Yapanlar: Adana Fabrika Direktörü Mustafa Turan, yalnızca yönetsel sorumluluğuyla değil, aynı zamanda sahaya dokunan bir İSG lideri olarak, "Hareketli Ekipmanlarda El Yaralanmalı İş Kazalarının Önlenmesi" ve "Endüstriyel Temizlik Faaliyetlerinde Yaşanan Kazaların Azaltılması" odaklı İSG ODAK Grubu’nun liderliğini üstlenmiştir. Bu sorumluluk doğrultusunda, Grup bünyesinde faaliyet gösteren ekiplerle koordineli şekilde liderlik ettiği proje ile iş kazası kök neden analizlerinin yapılmasından, revize edilen çalışma talimatlarına, cep kitapçıklarından uygulamalı eğitimlere kadar geniş bir yelpazede sistemsel bir dönüşüm oluşturmuştur." "Gördüğümüz takdir bizi daha da motive ediyor" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: "OYAK Çimento’da İş Sağlığı ve Güvenliği her zaman birincil önceliklerimiz arasında konumlanıyor. Bu alanda yaptığımız tüm çalışmalar, her şeyden önce çalışanlarımızın sağlığını ve güvenliğini sağlamak için atılmış adımlar. Üretim süreçlerimizi sıfır iş kazası hedefiyle yönetirken, inovasyon ve dijitalleşmeden de güç alıyoruz. ÇEİS İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri’nde üç farklı kategoride ödül almamız, sektörümüz için bu alanda koyduğumuz standartların ve yenilikçi yaklaşımlarımızın bağımsız kuruluşlarca da takdir edildiğini gösteriyor. OYAK Çimento olarak, bizi motive eden başarılarımız doğrultusunda İSG alanındaki yatırımlarımıza ve inovasyon odaklı projelerimizle güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturmaya devam edeceğiz."
AXA Zihin Sağlığı Araştırması sonuçları açıklandı
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:31 AXA Zihin Sağlığı Araştırması sonuçları açıklandı AXA Grubu’nun gerçekleştirdiği Zihin Sağlığı Araştırması, 16 ülkede 17 bin kişiyle yapıldı. Araştırma, dünya nüfusunun yüzde 32’sinin zihinsel sağlık sorunları yaşadığını; bu oranın 18-24 yaş arası genç yetişkinlerde yüzde 44’e kadar yükseldiğini ortaya koyuyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 35’i hayatlarının belirli bir döneminde profesyonel desteğe ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. AXA Zihin Sağlığı Araştırması sonuçlarına göre; finansal istikrarsızlık, belirsiz gelecek kaygısı ve sürekli olumsuz haberlere maruz kalmak gibi faktörler, çalışanların zihinsel dayanıklılığını doğrudan etkiliyor. Araştırmada çalışanların yüzde 27’si son bir yıl içinde zihin sağlığı sorunları nedeniyle izin kullandığını; bu oranın genç çalışanlarda yüzde 42’ye ulaştığı belirtiliyor. Bu tablo karşısında, AXA Türkiye; yalnızca bir işveren olarak değil, çalışma arkadaşlarının yaşam yolculuklarında güvenilir bir rehber olma vizyonuyla hareket ediyor. AXA Türkiye, "Seni Bekler" söylemiyle hem kriz hem de hayatın her anında kullanıcılarının yanında olmayı hedefliyor. Kurum, çalışma arkadaşlarına zihinsel ve fiziksel iyi olma hallerini koruyabilecekleri bir yaşam alanı sunarken onları desteklemek amacıyla birçok uygulamayı bütüncül bir şekilde hayata geçiriyor. Yapılan açıklamaya göre; doğum günü, karne, "Kendine İyi Bak", kritik hastalıklar, refakatçi, çocuk hastalık izinlerinin yanı sıra evcil hayvan sahiplenme, aile içi şiddet gibi farklı senaryolara uygun çeşitlendirilmiş ve farklılaşan birçok izin hakkı sunuluyor. Ayrıca doğum ve babalık izinleri, anneler için esnek çalışma imkânları, yeni ebeveynlere yarım gün izin desteği, yaz ve yıl kapanışı dönemlerinde uzaktan çalışabilme gibi uygulamalar da AXA Türkiye’de günlük çalışma hayatının doğal bir parçası olarak öne çıkıyor. Çeşitlendirilmiş izin politikaları ve esnek uygulamalar, kullanıcıların iş gücüyle değil, tüm yaşamıyla ilgilenen kapsayıcı bir kurum kültürünün göstergesi olurken; aile yaşamını destekliyor, esenlik kültürünü güçlendiriyor ve çalışan bağlılığını artırıyor. "Çalışma arkadaşlarımızın her alanda iyi hissetmesi önceliğimiz" AXA Türkiye İnsan Kaynakları Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Zeynep Ergenç, çalışan deneyimi vizyonlarını şu sözlerle aktardı: "AXA Türkiye olarak, çalışma arkadaşlarımızın yalnızca iş performansına değil, hayatlarının bütününe odaklanıyoruz. İş ve özel yaşam dengelerini koruyarak kendilerine daha fazla zaman ayırmalarını destekliyoruz. Bu anlayışla "Önemsiyoruz" çatısı altında hayata geçirdiğimiz "Kendine İyi Bak" bütünsel sağlık programımız, "YES!" adını verdiğimiz yenilikçi, esnek ve sade çalışma modelimizle sektörde fark oluşturuyoruz. Ayrıca, "Seni Bekler" markası altında sunduğumuz çeşitlendirilmiş izin uygulamalarımız ve kişisel önceliklere saygı gösteren kurum kültürümüz bunu pekiştiriyor. Çalışma arkadaşlarımızın fiziksel ve zihinsel olarak güçlü kalmaları, sürdürülebilir başarımızın temelini oluşturuyor." Ergenç, bu yaklaşımın yalnızca bir işveren markası stratejisi değil, aynı zamanda geleceğin iş dünyasına yön veren bir dönüşüm vizyonu olduğunu vurguladı. Ergenç, kullanıcılarının kendilerini değerli hissettikleri, yaşam önceliklerinin desteklendiği ve iyi olma hallerinin önceliklendirildiği bu yaklaşım hem bireylerin hem kurumların daha sağlıklı, üretken ve mutlu bir geleceğe adım atmasını sağladığını belirtti.
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 28,01 arttı
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:12 Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 28,01 arttı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 28,01 arttı, aylık yüzde 1,32 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE 2025 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,32 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25,03 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,01 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,47 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 28,03 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 27,06 artış, imalatta yüzde 28,03 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 24,62 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 32,41 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 32,80 artış, enerjide yüzde 13,73 artış, sermaye mallarında yüzde 30,20 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 1,34 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 0,44 artış, imalatta yüzde 1,34 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,15 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,23 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,24 artış, enerjide yüzde 1,23 azalış, sermaye mallarında yüzde 1,05 artış olarak gerçekleşti.
Türkiye’nin sanayi ve üretim gücü MAKSİAD Makine Zirvesinde konuşuldu
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:53 Türkiye’nin sanayi ve üretim gücü MAKSİAD Makine Zirvesinde konuşuldu Türkiye’nin sanayi ve üretim gücünü ileriye taşımak için 20 yıldır aralıksız çalışan Makina Sanayici İş İnanları Derneği (MAKSİAD), sektörün geleceğini Makine Zirvesi 2025’te masaya yatırdı. "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen zirvede bürokrat, uzman, akademisyen ve sanayicileri buluşturan MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, "Türkiye’nin biz makinecilerin daha çok çalışmasına ihtiyacı var. Ne üretiyorsak üretelim, ürettiğimiz ürünün makinesini üretmiyorsak her zaman dışa bağımlı kalırız" dedi. Türkiye sanayi ve makine sektörüne yön veren sivil toplum kuruluşlarının başında gelen Makina Sanayici İş İnsanları Derneği, kuruluşunun 20. yıldönümünü "Makine Zirvesi 2025" ile kutladı. MAKSİAD’ın genel merkezi Denizli’de sektörün öncülerinin bürokrasi ve akademisyenlerle bir araya geldiği zirvede, makine sektörünün sorunları, çözüm önerileri, üretim altyapısı, enerji arzı ve ihracat hedefleri geniş bir katılımla ele alındı. "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen zirvede, makine sektörünün geleceğine yönelik kritik değerlendirmeler yapılarak, sektörde yaşanan gelişmeler farklı perspektiflerle paylaşıldı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, derneğin 2004 yılında kurulduğunu hatırlatarak, "20 yıldır yalnızca Denizli’de değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki makine üreticileriyle birlikte sektöre yön vermeye çalışıyoruz. Ülkemizin en büyük platform şehri İstanbul’da şubemizi açtık. Ülkemizin makine sektörüne hizmet ediyor, makine sektöründe mesleki eğitime destek veriyoruz. Denizli makine sanayiini geliştirmek için MAKSİAD’ı kuran başkanlarımızın önderliğinde Sanayi Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanımızın destekleriyle Makine İhtisas OSB’nin kurulmasını sağladık. Yaklaşık 8 yıldır Makine İhtisas OSB’de büyük bir çabayla çalışmalarımız devam ediyor. Şimdi burada Denizli Sanayi Odamız önderliğinde çok güzel bir sanayi alanı kazandırıyoruz. DSO ve MAKSİAD işbirliğinde Denizli ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak, güzel bir sanayi bölgesini kentimize kazandıracağız. MAKSİAD olarak bizim her zaman önümüzü açan, Ankara’da Bakanlıklarla ilgili talep ve görüşmelerimizi bizzat takip ederek neticelendiren, Makine İhtisas OSB’nin bugünlere gelmesinde çok önemli katkıları olan Denizli Milletvekilimiz Şahin Tin’e şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu. "Hedef 250 milyon dolarlık makine ihracatı" Denizli’nin tekstiliyle ön plana çıkan bir şehir olduğunun altın çizen Başkan Sarı, sektörlerde başarının makineleşmeyle sağlanabileceğini kaydederek, "İl ve ülke olarak biz ne üretiyorsak üretelim, ürettiğimiz ürünün makinesini üretmiyorsak her zaman dışa bağımlı kalırız. O yüzden makine ve makine teknolojisine çok önem vermeliyiz. MAKSİAD olarak bunun bilincindeyiz. Bu yüzden bakanlıklarımızın desteğiyle Makine İhtisas OSB’yi kurduk. Şuan 80 milyon dolar olan Denizli makine sektörü ihracatını, Makine İhtisas OSB devreye girdiğinde inşallah 250 milyon dolara çıkaracağız. Biz bunun sözünü daha önce de bakanlarımıza verdik ve çok çalışıp bunu başaracağız. Ülkenin teknolojisi ne kadar çok gelişirse, refahı da o kadar çok gelişir" Bölgedeki trafo merkezi ihtiyacını dile getiren Başkan Sarı, bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından destek beklediklerini söyledi. Başkan Sarı, "Sayın Bakanım, Makine İhtisas OSB’de bir trafo indirme merkezine ihtiyacımız var. Gelirken, ‘Ben size o müjdeyi vereceğim’ dediniz. Sizden, bu kadar sanayicinin huzurunda, trafo indirme merkezinin müjdesini almak istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin biz makinecilerin daha çok çalışmasına ihtiyacı var" Türkiye makine sektörünü dünyada söz sahibi yapabilmek için araştırmalar yaptıklarının altını çizen Başkan Sarı, konuşmasını şöyle tamamladı: "Hem ülkemiz hem de dünya ticaretinde ciddi bir daralma var. Hepimizin işleri çok iyi değil. O yüzden makineciler olarak ülkemizin bize çok ihtiyacını olduğunu, dışa bağımlılığımızın bize bağlı olduğunu çok iyi biliyoruz. Makineciler olarak daha iyi makineler üretmeli, daha güzel teknolojilere ulaşmalıyız. Ülkemizin makine ihracatı konumunu, en iyi konuma getirmemiz lazım. Ülkemiz ekonomisine çok iyi katkıda bulunmamız lazım. Çünkü yüksek teknoloji üreterek, yüksek katma değer kazandırsak, ülkemize daha faydalı olacağız. Bunun bilincinde olmamız lazım. Bizler MAKSİAD Yönetim Kurulu olarak her toplantıda ülkemiz ve Denizli makine sektörü için daha fazla neler yapabileceğimizi, ilk gündem maddemiz yapıyoruz. Makine üretiminde çalışan teknik personellerimizin daha iyi yetişmesi için mesleki eğitime büyük önem veriyoruz. Makine sektörü, yüksek teknoloji ve katma değerli ürünler üreterek ülkenin geleceğini şekillendiriyor. Bizim hedefimiz, dışa bağımlılığı azaltmak ve üreten bir Türkiye inşa etmektir. Bu nedenle mesleki okullarla ve üniversitelerle iş birliğini güçlendiriyoruz. Teknoloji, ülkelerin stratejik gücüdür. Bugün İsrail-Filistin çatışması bile, teknolojik üstünlüğün ne denli önemli olduğunu gösteriyor" Finansman müjdesi DTO Başkanı Uğur Erdoğan da finansman ve ihracat konularında sektör temsilcilerine umut veren konuşmasında, "Eximbank ve Türk Ticaret Bankası’nın hizmete başlaması finansman sorunlarına çözüm getirecek. Bugün Denizli, katma değeri yüksek ürünleriyle 100’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. 2026’da enflasyon ve faiz oranlarının düşmesiyle bu başarı daha da artacak" dedi. "Sanayicilere özel teşvikler artarak devam edecek" Sanayileşme ve üretmenin önemine dikkat çekerek ödül alan firmaları kutlayan AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ise "MAKSİAD olarak yedi kişiyle çıktığımız yolda bugün salonlara sığmaz hale geldik. Küçük sanayilerden büyük OSB’lere, atölyelerden dünya çapında üretim yapan fabrikalara geldik. Jet motorundan helikopter motoruna kadar her parçanın Türkiye’de ve Denizli’de üretilebileceğine inanıyoruz. İş dünyamız, mühendislerimiz ve üniversitelerimizle birlikte bu hedefe ulaşacağız. Bunun için sanayicilere özel teşvikler artarak devam edecek. Türk Ticaret Bankası’nın yeniden açılması, makine OSB için alınan 1 milyar TL’lik düşük faizli kredi, doğalgaz ve trafo altyapılarının tamamlanması gibi adımlar, üretimin ve ihracatın önünü açacak. İdeolojilerin değil, üretimin yarışı olmalı. En iyi motoru, en kaliteli makineyi, en verimli teknolojiyi kim geliştirirse o kazansın. Bizim kavgamız üretimle, rekabetimiz kaliteyle olmalı" şeklinde konuştu. "Makine İhtisas OSB 10 bin kişiye istihdam sağlayacak" MAKSİAD Makine Zirvesi 2025’de Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için kritik bir yatırım müjdesi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da Makine İhtisas OSB için talep edilen trafo merkezi yatırımının yapılacağını ve bu sanayi bölgesinde 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanacağını kaydetti. Bakan Bayraklar, sanayicilere hitaben yaptığı konuşmada şunları kaydetti: "Üreten sanayicimizin yanındayız. Siz üretin, biz enerji desteğini sağlayacağız. Bizden talep ettiğiniz Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin enerji altyapısını güçlendirecek trafo indirme merkezi yatırımı yapacağız. Yatırım, üretim ve istihdam üçgeninde Türkiye’nin her bölgesine destek vermeye devam edeceğiz. Denizli’deki bu yatırım, sadece bir sanayi bölgesi değil, aynı zamanda binlerce vatandaşımıza ekmek kapısı olacak. Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda Karadeniz gazı, Gabar petrolü, yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji yatırımları büyük önem taşıyor. Makine sektörü gibi yüksek katma değerli alanlarda verimli ve kesintisiz enerji arzı en büyük önceliğimiz" MAKSİAD Makine Zirvesinde sektör tüm yönleriyle ele alındı Açılış konuşmalarının ardından "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen MAKSİAD 20. Yıl Makine Zirvesi, Dr. Selçuk Mutlu’nun "Makine Sektörü 360: Makro Görünüm, Denizli Performansı ve Stratejik Eğilimler" konulu sunumuyla başladı. 3 oturum halinde düzenlenen zirvenin ilk oturumunda yapılan makine çalıştayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdür Yardımcısı Belkıs Gürsel, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit ve TAİ Motor Sanayii A.Ş. Millileştirme Müdürü Veli Erdoğan "Makine Dünyasını Birlikte İnşa Ediyoruz" konusunu ele aldı. Moderatörlüğünü MAKFED Genel Sekreteri Zühtü Bakır’ın yaptığı "Vizyoner Üreticiler" panelinde Makine İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sevda Kayhan Yılmaz, TEMSAD Yönetim Kurulu Başkanı, EKOTEKS Tekstil Makine ve ERGİNER Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant ile Makine İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı AĞTEKS Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ağrikli katılımcılara deneyimlerini paylaştı. Moderatörlüğünü Denizli Sanayi Odası Meclis Başkanı ve ASKON Demir Çelik Yönetim Kurulu Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun yaptığı "Makine Sektöründe Ortak Vizyon" panelinde ise TİM Başkan Vekili Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu "Üreten Gücün Yol Haritası", MAKFED Yönetim Kurulu Başkanı - Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran "Sürdürülebilir Büyüme için Makine Sektörü Stratejileri" ve Okan Konyalıoğlu ise "Üreticiden Dünyaya: Sürdürülebilir Yolculuk" konulu sunumlarını gerçekleştirdi. Makine sektörüyle ilgili tüm tarafların bir araya geldiği ve sektörün her yönüyle uzman görüşleriyle ele alındığı zirve, MAKSİAD 20. Yıl Ödül Töreniyle sona erdi. Törende farklı kategorilerde ihracat rekoru kıran 75 firma temsilcisi, ödüllerini MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı’nın elinden aldı. MAKSİAD’ın kuruluşunun 20. Yıldönümü kapsamında Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) işbirliğinde zirveye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, TEİ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanvekili Osman Uğurlu, belediye başkanları, sivil toplum örgütü ve sektör temsilcileri, akademisyenler ile davetliler katıldı.
Malatya’da bal hasadı başladı
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:32 Malatya’da bal hasadı başladı Malatya’nın Arguvan ilçesinde 30 yılı aşkın süredir arıcılıkla uğraşan Mehmet Ali Çıplak, yeni sezon kara kovan ve süzme bal satışlarına başladıklarını belirterek, vatandaşları balı güvenilir ve doğrudan üreticiden temin etmeleri konusunda uyardı. Arguvan’a bağlı Şotik Mahallesi’nde 1992’den bu yana arıcılık yaptığını belirten Mehmet Ali Çıplak, arıcılığı bir tutku olarak gördüğünü belirtti. 90’lı yıllarda bal veriminin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Çıplak, son yıllarda üreticilerin Kafkas ve İtalya’n arı türlerine yöneldiğini bu türlerin hastalıklara karşı dayanıksız olduğunu ve yerel ekolojiye uyum sağlayamadıklarını ifade etti. "Yeni sezon fiyatları belli oldu" Yeni sezonla birlikte bal fiyatlarının da belirlendiğini kaydeden Çıplak, "Kara kovan balını bin 200 TL, süzme balı ise 750 TL’den satışa sunduk. Bu fiyatlar maliyet ve sezon giderleri dikkate alınarak belirlendi. Birçok arıcı da bu fiyat aralığında hemfikir" dedi. "Ovanın değil yaylanın balı kaliteli" Balın kalitesinde coğrafi şartların büyük rol oynadığını belirten Çıplak, "Ovada üretilen bal genelde kaliteli olmuyor. Arıyı yaylaya çıkardığınızda, yüksek rakımlı bölgelerde elde edilen bal hem daha kaliteli hem de daha sağlıklı oluyor. Bu yıl ise orta verimlilikte bir sezon geçirdik" ifadelerini kullandı. "Şekerlenmiş bal doğaldır" Bal çeşitleri hakkında da bilgi veren deneyimli Çıplak, süzme balların bir kısmının ham yani dinlendirilmemiş bal olduğunu belirterek, "Ham bal, daha fazla element içerir. Dinlendirilmiş bal ise 40-45 derecede ısıtıldığı için bazı besin değerlerini kaybedebilir. Ayrıca şekerlenmiş bal da doğal bir süreçtir ve bu, balın sahte olduğu anlamına gelmez. Balınızı piyasadan değil, doğrudan arıcılardan alın. Arı hile yapmaz, balını dürüstçe üretir. Kaliteli balın adresi arıcılardır" diye konuştu.