Son Dakika
|
Antalya’da akran zorbalığı!
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi
Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Büyük Çamlıca Camii'nde bayram mesajı!
Acemi kasaplar hastaneye koştu!
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu
Sele kapılan amca ve yeğenin son görüntüleri ortaya çıktı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
CHP’den 3 bayram sonra AK Parti’ye bayram ziyareti
Kesmek için büyükbaş hayvanı 6’ıncı kata çıkardı
ABD ordusu Doğu Pasifikte uyuşturucu taşıyan tekneyi vurdu: 2 ölü
İran’dan "kırmızı çizgi" açıklaması: "Geri adım atmayacağız"
Büyükçekmece'de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel'in kabrinde hüzünlü bayram
Putin resmi ziyaret için Kazakistan’da
New York’ta binlerce Müslüman bayram namazında buluştu
EKONOMİ
Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı "bacasız fabrikaya" dönüştü
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:54:12
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:47
Çekirdek karpuzun hasadı başladı: 3 ayda hasat ediliyor, 1 ayda tükeniyor
Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Karacaören’de yetiştirilen çekirdek karpuzunun hasadı başladı. Kumluca İlçesine bağlı Karacaören Mahallesinde dar bir alanda üretilen çekirdek karpuzda beklenen hasat başladı. Alakır Çayı havzasında dar bir alanda üretilen karpuzlar sabahın erken saatlerinde seralardan hasat ediliyor ve ilçe merkezinde satışa sunuluyor. Şubat ayında toprakla buluşan karpuz fidanları 3 ay içinde oluşup hasat edilecek hale geliyor. Çekirdek karpuz, kilosu 60 TL’den satılıyor. Yaklaşık 20 yıl önce mahallede ilk defa kış mevsiminde karpuz yetiştirmeyi deneyen Halil Çatal; "Bu çekirdek karpuzun rengi pembe, içi pamuk şekeri gibi ağızda eriyen bir çeşittir. Biraz kabuğu kalın olsa da bu karpuzun orijinali bu şekildedir. Bu her yerde olmaz. Bizim buraya has olduğu için Karacaören çekirdek karpuzu olarak Kumluca halkına sunmaktayız. 20 Mayısta başlar 20 Haziranda biter. Çok kısa bir periyodda bulunur. Ama tat ve şeker oranı yüksek olduğu için halkımızın tercih ettiği bir karpuzdur" dedi. "Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz" Karpuzların sadece ilçe halkına yeterli olduğunu ve dışarıya satılmadığını belirten Çatal, "Kumluca halkına ancak yeter. Fazla bir rekolte yok. Dışarı satmıyoruz. Çünkü kendi ilçemiz e ancak yetiyor. Karacaören karpuzunu gören fiyatın bakmaz. Tadına bakar. Karacaören karpuzu olduğunu bilen de fiyat sormaz. 20 Şubat’ta dikiyoruz, 20 Mayıs’ta hasat ediyoruz. Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz. Aşı karpuz olsa dönümden 8 ile 10 ton karpuz çıkar. Ama biz tatlı olsun az olsun diyoruz" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:40
Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı sektör oldu
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. (MÇ-İK-
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:11
Bozcaada 9 günlük Kurban Bayramı’nda dolup taştı
Çanakkale’nin Kuzey Ege Denizi’ndeki turizm merkezi Bozcaada ilçesi, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Adanın doğal güzellikleri ve tarihi dokusu, tatilcilerin ilgisini çekerek konaklama tesislerinin tam kapasiteyle çalışmasını sağladı. Konaklama tesislerindeki yüzde 100 doluluk oranı, adadaki işletmeciler ve esnafın da yüzünü güldürdü. Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye’nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul’a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan turizm merkezi Bozcaada, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin gözdesi oldu. Kurban Bayramı’nda başta İstanbullular olmak üzere çevre illerden gelen tatilciler, Kuzey Ege’nin incisi Bozcaada’ya akın etti. Adanın doğal güzellikleri ve tarihi dokusu, tatilcilerin ilgisini çekerek konaklama tesislerinin tam kapasiteyle çalışmasını sağladı. Bozcaada’daki konaklama tesislerindeki yüzde 100 doluluk oranı adadaki işletmeciler ve esnafın da yüzünü güldürdü. Tatilciler, sıcak yaz günlerinde serinlemek için adanın koylarında ve plajlarında denize girme fırsatı buldu. Adayı süsleyen güzel sokaklarda dolaşan tatilciler, adanın tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmek için fotoğraf çekti. Akşamları ise Polente Burnu’nda gün batımını izlemek için buluşan tatilciler, romantik ve huzurlu anlar yaşadı. Bozcaada’nın meşhur restoranlarında ise tatilciler, adanın yöresel lezzetlerini deneyerek keyifli anlar geçirdi. Eşsiz lezzetlerin tadına bakmak için restoranlara akın eden tatilciler, adanın gastronomik zenginliklerini keşfetti. Geyikli-Bozcaada hattında deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ, yoğunluk nedeniyle ek feribot seferleri düzenleyerek ulaşımın aksamaması için önlem aldı. Bu sayede tatilciler, adaya rahatlıkla ulaşım sağlayarak keyifli bir tatil geçirdi. Yoğun talep sayesinde ekonomik anlamda da hareketlilik yaşandı ve adanın turizm sektörü canlandı. Bozcaada, 9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince ziyaretçi akınına uğrayarak tatilcilerin unutulmaz hatıralar biriktirmesine ve adanın güzelliklerini keşfetmesine imkan sağladı. Bozcaada Turizm İşletmecileri Derneği (BOZTİD) Başkanı Kemal Furıncı, bayram yoğunluğunun beklentilerin üzerine çıktığını belirterek, "Bayramda doluluk oranımız oldukça yoğun. Bayramdan 2-3 gün öncesine kadar yüzde 70-80’ler civarındaydık. Ancak dünyaca ünlü National Geographic’in Bozcaada’yı yemek yenilecek ve ziyaret edilecek en güzel 15 yer arasında göstermesiyle birlikte ilgi daha da arttı. Düne kadar yüzde 90’lara varan doluluk oranı bayramın birinci günü itibarıyla yüzde 100 doluluk oranına yaklaşıyor. Adaya gelmek isteyenler varsa rezervasyon yaptırmalarını tavsiye ederim. Ada gayet güzel, hava güzel, insanlar denize giriyor, mutlular, çok güzel bir bayram geçiriyoruz. Misafirlerimize Bozcaada’yı tercih ettikleri için teşekkür ediyoruz" dedi. Restoran işletmecisi Zeki Ayaşlıgil adadaki hareketliliğin esnafa da olumlu yansıdığını ifade ederek, "Tatil çok güzel geçiyor. Bozcaada’da yüzde 100 doluluk var diyebilirim. Misafirlerimiz adaya akın akın geldi. Restoranlar ve oteller dolu dolu geçiyor. Ayrıca gastronomi ilçesi seçildiğimiz için de Bozcaada olarak çok şanslıyız. Herkes Bozcaada’nın lezzetlerini tatmaya geldi. Çok teşekkür ediyoruz. Bir dahaki bayramda da bekleriz" diye konuştu. Kafe ve pastane işletmecisi Cemil Günday da yoğunluğun her geçen gün arttığını belirterek, "Bayram güzel başladı. Doluluk oranı yavaş yavaş artıyor. Yarından sonra tam kapasiteye ulaşacağımızı düşünüyorum. Hava da güzel. Gelen misafirlerimize güzel bir tatil diliyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Mayıs 2026 Pazar- 10:55
Kurban Bayramı için tescilli tatlıların üretimi gece gündüz devam ediyor
2
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:17
Dangalak domatesin hasadı başladı
3
29 Kasım 2021 Pazartesi- 12:19
Kahta’daki fırıncılar düşük maliyetle un alabilecek
4
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:27
Fethiye Ölüdeniz-Kayaköy yolları yenilendi
5
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 13:38
Sinop fuarlarına "Amazon" dokunuşu
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:53
Türkiye’nin sanayi ve üretim gücü MAKSİAD Makine Zirvesinde konuşuldu
Türkiye’nin sanayi ve üretim gücünü ileriye taşımak için 20 yıldır aralıksız çalışan Makina Sanayici İş İnanları Derneği (MAKSİAD), sektörün geleceğini Makine Zirvesi 2025’te masaya yatırdı. "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen zirvede bürokrat, uzman, akademisyen ve sanayicileri buluşturan MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, "Türkiye’nin biz makinecilerin daha çok çalışmasına ihtiyacı var. Ne üretiyorsak üretelim, ürettiğimiz ürünün makinesini üretmiyorsak her zaman dışa bağımlı kalırız" dedi. Türkiye sanayi ve makine sektörüne yön veren sivil toplum kuruluşlarının başında gelen Makina Sanayici İş İnsanları Derneği, kuruluşunun 20. yıldönümünü "Makine Zirvesi 2025" ile kutladı. MAKSİAD’ın genel merkezi Denizli’de sektörün öncülerinin bürokrasi ve akademisyenlerle bir araya geldiği zirvede, makine sektörünün sorunları, çözüm önerileri, üretim altyapısı, enerji arzı ve ihracat hedefleri geniş bir katılımla ele alındı. "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen zirvede, makine sektörünün geleceğine yönelik kritik değerlendirmeler yapılarak, sektörde yaşanan gelişmeler farklı perspektiflerle paylaşıldı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, derneğin 2004 yılında kurulduğunu hatırlatarak, "20 yıldır yalnızca Denizli’de değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki makine üreticileriyle birlikte sektöre yön vermeye çalışıyoruz. Ülkemizin en büyük platform şehri İstanbul’da şubemizi açtık. Ülkemizin makine sektörüne hizmet ediyor, makine sektöründe mesleki eğitime destek veriyoruz. Denizli makine sanayiini geliştirmek için MAKSİAD’ı kuran başkanlarımızın önderliğinde Sanayi Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanımızın destekleriyle Makine İhtisas OSB’nin kurulmasını sağladık. Yaklaşık 8 yıldır Makine İhtisas OSB’de büyük bir çabayla çalışmalarımız devam ediyor. Şimdi burada Denizli Sanayi Odamız önderliğinde çok güzel bir sanayi alanı kazandırıyoruz. DSO ve MAKSİAD işbirliğinde Denizli ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak, güzel bir sanayi bölgesini kentimize kazandıracağız. MAKSİAD olarak bizim her zaman önümüzü açan, Ankara’da Bakanlıklarla ilgili talep ve görüşmelerimizi bizzat takip ederek neticelendiren, Makine İhtisas OSB’nin bugünlere gelmesinde çok önemli katkıları olan Denizli Milletvekilimiz Şahin Tin’e şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu. "Hedef 250 milyon dolarlık makine ihracatı" Denizli’nin tekstiliyle ön plana çıkan bir şehir olduğunun altın çizen Başkan Sarı, sektörlerde başarının makineleşmeyle sağlanabileceğini kaydederek, "İl ve ülke olarak biz ne üretiyorsak üretelim, ürettiğimiz ürünün makinesini üretmiyorsak her zaman dışa bağımlı kalırız. O yüzden makine ve makine teknolojisine çok önem vermeliyiz. MAKSİAD olarak bunun bilincindeyiz. Bu yüzden bakanlıklarımızın desteğiyle Makine İhtisas OSB’yi kurduk. Şuan 80 milyon dolar olan Denizli makine sektörü ihracatını, Makine İhtisas OSB devreye girdiğinde inşallah 250 milyon dolara çıkaracağız. Biz bunun sözünü daha önce de bakanlarımıza verdik ve çok çalışıp bunu başaracağız. Ülkenin teknolojisi ne kadar çok gelişirse, refahı da o kadar çok gelişir" Bölgedeki trafo merkezi ihtiyacını dile getiren Başkan Sarı, bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından destek beklediklerini söyledi. Başkan Sarı, "Sayın Bakanım, Makine İhtisas OSB’de bir trafo indirme merkezine ihtiyacımız var. Gelirken, ‘Ben size o müjdeyi vereceğim’ dediniz. Sizden, bu kadar sanayicinin huzurunda, trafo indirme merkezinin müjdesini almak istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin biz makinecilerin daha çok çalışmasına ihtiyacı var" Türkiye makine sektörünü dünyada söz sahibi yapabilmek için araştırmalar yaptıklarının altını çizen Başkan Sarı, konuşmasını şöyle tamamladı: "Hem ülkemiz hem de dünya ticaretinde ciddi bir daralma var. Hepimizin işleri çok iyi değil. O yüzden makineciler olarak ülkemizin bize çok ihtiyacını olduğunu, dışa bağımlılığımızın bize bağlı olduğunu çok iyi biliyoruz. Makineciler olarak daha iyi makineler üretmeli, daha güzel teknolojilere ulaşmalıyız. Ülkemizin makine ihracatı konumunu, en iyi konuma getirmemiz lazım. Ülkemiz ekonomisine çok iyi katkıda bulunmamız lazım. Çünkü yüksek teknoloji üreterek, yüksek katma değer kazandırsak, ülkemize daha faydalı olacağız. Bunun bilincinde olmamız lazım. Bizler MAKSİAD Yönetim Kurulu olarak her toplantıda ülkemiz ve Denizli makine sektörü için daha fazla neler yapabileceğimizi, ilk gündem maddemiz yapıyoruz. Makine üretiminde çalışan teknik personellerimizin daha iyi yetişmesi için mesleki eğitime büyük önem veriyoruz. Makine sektörü, yüksek teknoloji ve katma değerli ürünler üreterek ülkenin geleceğini şekillendiriyor. Bizim hedefimiz, dışa bağımlılığı azaltmak ve üreten bir Türkiye inşa etmektir. Bu nedenle mesleki okullarla ve üniversitelerle iş birliğini güçlendiriyoruz. Teknoloji, ülkelerin stratejik gücüdür. Bugün İsrail-Filistin çatışması bile, teknolojik üstünlüğün ne denli önemli olduğunu gösteriyor" Finansman müjdesi DTO Başkanı Uğur Erdoğan da finansman ve ihracat konularında sektör temsilcilerine umut veren konuşmasında, "Eximbank ve Türk Ticaret Bankası’nın hizmete başlaması finansman sorunlarına çözüm getirecek. Bugün Denizli, katma değeri yüksek ürünleriyle 100’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. 2026’da enflasyon ve faiz oranlarının düşmesiyle bu başarı daha da artacak" dedi. "Sanayicilere özel teşvikler artarak devam edecek" Sanayileşme ve üretmenin önemine dikkat çekerek ödül alan firmaları kutlayan AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ise "MAKSİAD olarak yedi kişiyle çıktığımız yolda bugün salonlara sığmaz hale geldik. Küçük sanayilerden büyük OSB’lere, atölyelerden dünya çapında üretim yapan fabrikalara geldik. Jet motorundan helikopter motoruna kadar her parçanın Türkiye’de ve Denizli’de üretilebileceğine inanıyoruz. İş dünyamız, mühendislerimiz ve üniversitelerimizle birlikte bu hedefe ulaşacağız. Bunun için sanayicilere özel teşvikler artarak devam edecek. Türk Ticaret Bankası’nın yeniden açılması, makine OSB için alınan 1 milyar TL’lik düşük faizli kredi, doğalgaz ve trafo altyapılarının tamamlanması gibi adımlar, üretimin ve ihracatın önünü açacak. İdeolojilerin değil, üretimin yarışı olmalı. En iyi motoru, en kaliteli makineyi, en verimli teknolojiyi kim geliştirirse o kazansın. Bizim kavgamız üretimle, rekabetimiz kaliteyle olmalı" şeklinde konuştu. "Makine İhtisas OSB 10 bin kişiye istihdam sağlayacak" MAKSİAD Makine Zirvesi 2025’de Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için kritik bir yatırım müjdesi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da Makine İhtisas OSB için talep edilen trafo merkezi yatırımının yapılacağını ve bu sanayi bölgesinde 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanacağını kaydetti. Bakan Bayraklar, sanayicilere hitaben yaptığı konuşmada şunları kaydetti: "Üreten sanayicimizin yanındayız. Siz üretin, biz enerji desteğini sağlayacağız. Bizden talep ettiğiniz Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin enerji altyapısını güçlendirecek trafo indirme merkezi yatırımı yapacağız. Yatırım, üretim ve istihdam üçgeninde Türkiye’nin her bölgesine destek vermeye devam edeceğiz. Denizli’deki bu yatırım, sadece bir sanayi bölgesi değil, aynı zamanda binlerce vatandaşımıza ekmek kapısı olacak. Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda Karadeniz gazı, Gabar petrolü, yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji yatırımları büyük önem taşıyor. Makine sektörü gibi yüksek katma değerli alanlarda verimli ve kesintisiz enerji arzı en büyük önceliğimiz" MAKSİAD Makine Zirvesinde sektör tüm yönleriyle ele alındı Açılış konuşmalarının ardından "Çarklar Burada Dönüyor" mottosuyla düzenlenen MAKSİAD 20. Yıl Makine Zirvesi, Dr. Selçuk Mutlu’nun "Makine Sektörü 360: Makro Görünüm, Denizli Performansı ve Stratejik Eğilimler" konulu sunumuyla başladı. 3 oturum halinde düzenlenen zirvenin ilk oturumunda yapılan makine çalıştayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdür Yardımcısı Belkıs Gürsel, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit ve TAİ Motor Sanayii A.Ş. Millileştirme Müdürü Veli Erdoğan "Makine Dünyasını Birlikte İnşa Ediyoruz" konusunu ele aldı. Moderatörlüğünü MAKFED Genel Sekreteri Zühtü Bakır’ın yaptığı "Vizyoner Üreticiler" panelinde Makine İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sevda Kayhan Yılmaz, TEMSAD Yönetim Kurulu Başkanı, EKOTEKS Tekstil Makine ve ERGİNER Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant ile Makine İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı AĞTEKS Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ağrikli katılımcılara deneyimlerini paylaştı. Moderatörlüğünü Denizli Sanayi Odası Meclis Başkanı ve ASKON Demir Çelik Yönetim Kurulu Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun yaptığı "Makine Sektöründe Ortak Vizyon" panelinde ise TİM Başkan Vekili Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu "Üreten Gücün Yol Haritası", MAKFED Yönetim Kurulu Başkanı - Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran "Sürdürülebilir Büyüme için Makine Sektörü Stratejileri" ve Okan Konyalıoğlu ise "Üreticiden Dünyaya: Sürdürülebilir Yolculuk" konulu sunumlarını gerçekleştirdi. Makine sektörüyle ilgili tüm tarafların bir araya geldiği ve sektörün her yönüyle uzman görüşleriyle ele alındığı zirve, MAKSİAD 20. Yıl Ödül Töreniyle sona erdi. Törende farklı kategorilerde ihracat rekoru kıran 75 firma temsilcisi, ödüllerini MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı’nın elinden aldı. MAKSİAD’ın kuruluşunun 20. Yıldönümü kapsamında Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) işbirliğinde zirveye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, TEİ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanvekili Osman Uğurlu, belediye başkanları, sivil toplum örgütü ve sektör temsilcileri, akademisyenler ile davetliler katıldı.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:32
Malatya’da bal hasadı başladı
Malatya’nın Arguvan ilçesinde 30 yılı aşkın süredir arıcılıkla uğraşan Mehmet Ali Çıplak, yeni sezon kara kovan ve süzme bal satışlarına başladıklarını belirterek, vatandaşları balı güvenilir ve doğrudan üreticiden temin etmeleri konusunda uyardı. Arguvan’a bağlı Şotik Mahallesi’nde 1992’den bu yana arıcılık yaptığını belirten Mehmet Ali Çıplak, arıcılığı bir tutku olarak gördüğünü belirtti. 90’lı yıllarda bal veriminin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Çıplak, son yıllarda üreticilerin Kafkas ve İtalya’n arı türlerine yöneldiğini bu türlerin hastalıklara karşı dayanıksız olduğunu ve yerel ekolojiye uyum sağlayamadıklarını ifade etti. "Yeni sezon fiyatları belli oldu" Yeni sezonla birlikte bal fiyatlarının da belirlendiğini kaydeden Çıplak, "Kara kovan balını bin 200 TL, süzme balı ise 750 TL’den satışa sunduk. Bu fiyatlar maliyet ve sezon giderleri dikkate alınarak belirlendi. Birçok arıcı da bu fiyat aralığında hemfikir" dedi. "Ovanın değil yaylanın balı kaliteli" Balın kalitesinde coğrafi şartların büyük rol oynadığını belirten Çıplak, "Ovada üretilen bal genelde kaliteli olmuyor. Arıyı yaylaya çıkardığınızda, yüksek rakımlı bölgelerde elde edilen bal hem daha kaliteli hem de daha sağlıklı oluyor. Bu yıl ise orta verimlilikte bir sezon geçirdik" ifadelerini kullandı. "Şekerlenmiş bal doğaldır" Bal çeşitleri hakkında da bilgi veren deneyimli Çıplak, süzme balların bir kısmının ham yani dinlendirilmemiş bal olduğunu belirterek, "Ham bal, daha fazla element içerir. Dinlendirilmiş bal ise 40-45 derecede ısıtıldığı için bazı besin değerlerini kaybedebilir. Ayrıca şekerlenmiş bal da doğal bir süreçtir ve bu, balın sahte olduğu anlamına gelmez. Balınızı piyasadan değil, doğrudan arıcılardan alın. Arı hile yapmaz, balını dürüstçe üretir. Kaliteli balın adresi arıcılardır" diye konuştu.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:31
Marmara’da ’bitti’ denilen müsilaj kabusu tekrar hortladı
Marmara Denizi balıkçısı, yoğun görülen denizanasıyla mücadele ederken, tekrar kendini gösteren müsilajla çaresiz kaldı.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:24
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 41,3800 liradan, euro ise 48,6130 liradan haftaya başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 41,3780 liradan alınan dolar 41,3800 liradan, 48,6110 liradan alınan euro ise 48,6130 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 41,37 liradan, euro ise 48,68 liradan satılmıştı.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:22
Manda sayısı son 5 yılda yüzde 16 azaldı
Türkiye’de manda sayısı 2020 yılına göre yüzde 16’lık düşüşle 158 bin başa indi. TÜİK Balıkesir Bölge Müdürlüğünün 2020 ve 2025 yıllarının haziran ayına ilişkin "Hayvancılık İstatistikleri" verilerinden alınan bilgiye göre, büyükbaş hayvan sayısı 17 milyon 189 bin baş oldu. Büyükbaş hayvan kategorisinde sığır sayısı, haziran ayı sonu itibarıyla bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 1,2 artarak 17 milyon 30 bin baş, manda sayısı ise yüzde 2,3 azalarak 158 bin baş olarak gerçekleşti. Sığır sayısı 2020’ye göre yüzde 7,6 azalarak 17 milyon 30 bine düştü. Son 5 yıldaki azalış 1 milyon 396 bin adet olarak gerçekleşti. Manda sayısındaki azalma ise yüzde 16 oldu. 2020’ye göre manda sayısı 30 bin 443 baş azalarak 188 bin 771’den 158 bin 328’e geriledi. Küçükbaş hayvan kategorisinde, koyun sayısı 5 yılda yüzde 10 artarak 47 milyon 15 bin başa çıktı. Koyundaki artış 4 milyon 302 bin baş olarak gerçekleşti. Keçi sayısı ise 1 milyon 160 bin azalarak 12 milyon 351 binden 11 milyon 191 bin başa düştü.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:21
ETSO’da "İlk İhtiyaç Analizi" toplantısı
ETSO’da UR-GE Projesi Kapsamında "İlk İhtiyaç Analizi" toplantısı gerçekleştirildi. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın yürütücülüğünü üstlendiği, Ticaret Bakanlığı destekli Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi kapsamında inşaat sektörüne yönelik iki kümelenme projesinden ilki için ilk faaliyet olan ihtiyaç analizi toplantısı düzenlendi. Toplantı ETSO Genel Sekreteri Osman Ömeroğlu koordinasyonunda gerçekleştirildi. Toplantıya, proje katılımcısı 23 firma ile birlikte ihtiyaç analizini yürütecek olan Uragem firması yöneticisi Fatih Saraç ve ekibi katıldı. Tanışma ve ön görüşme niteliğinde gerçekleşen toplantıda, firmaların uluslararası pazarlarda rekabet gücü elde edebilmeleri için izlenecek stratejik adımlar masaya yatırıldı. İhtiyaç analizinin sonraki aşamasında firma bazlı birebir ziyaretlerin gerçekleştirileceğini belirterek, bu süreçte firmalara uluslararasılaşma, yeni pazar keşfi ve müşteri segmentasyonu konularında yol gösterici stratejiler sunulacağını ifade etti. Toplantıya katılan firmalar ise beklenti ve hedeflerini paylaşarak projeye aktif katkı sundular. Samimi ve verimli bir ortamda gerçekleşen görüşmeler, projenin ilk ayağına güçlü bir başlangıç yapılmasını sağladı.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:06
Türk jeotermal sektörü Alman yatırımcıların odağında
Türkiye’nin en önemli ticaret partneri olan Almanya ile jeotermal enerji odağında işbirliği olanaklarının geliştirilmesi amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden Alman iş insanları, Jeotermal Enerji Derneği (JED) tarafından Aydın’da misafir edildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Almanya Enerji Ajansı (DENA) ve Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) organizasyonu ile Türkiye’ye gelen heyet, ilk olarak Menderes Geothermal Elektrik Üretim AŞ bünyesinde Aydın’da faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk özel sektör jeotermal enerji santralini ziyaret etti. Menderes Geothermal Genel Müdürü ve JED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Kutlu Çakır tarafından misafir edilen heyete; santralin çalışma esasları, reenjeksiyon ve çevre standartları hakkında detaylı bilgi verildi. Türkiye’nin en büyük ölçekli jeotermal ısıtmalı sera projesi olarak Köşk ilçesinde 80 dönüm alanda üretim yapan Sultan Sera’yı da ziyaret eden Alman iş insanları, düzenlenen sektörel toplantıda Türk jeotermal enerji sektöründe faaliyet gösteren firma temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda Alman ziyaretçilere seslenen JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünün 1735 Megavat (MW) seviyesinde olduğunu vurgularken, potansiyelin çok altında kalan bu üretimle dahi dünyada dördüncü, Avrupa’da ise lider konumda olduklarını belirtti. Türkiye’de enerji üretimi, jeotermal seracılık, termal turizm, konut ısıtması, sebze meyve kurutma gibi entegre kullanım alanları ile birlikte 7 bin MW seviyesinde jeotermal kullanım olduğunu kaydeden Kındap, bu seviyenin ülkedeki keşfedilmiş potansiyelin sadece yüzde 11’ine karşılık geldiği bilgisini verdi. "Enerjimizi paylaşmaya hazırız" Türkiye’nin jeotermal enerjinin keşif, sondaj, inşaat, devreye alma ve işletme aşamalarında çok tecrübeli şirketlere ve kadrolara sahip olduğuna dikkat çeken Ali Kındap, Almanya ile bu alanda her türlü tecrübe, bilgi ve teknoloji paylaşımı yapmaya ve ortak yatırım tekliflerine açık olduklarını sözlerine ekledi. JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye ve Anadolu coğrafyası, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarını barındırıyor. Bu durum yüzyıllardır bu şekilde. Türk jeotermal sektörü olarak potansiyelimizin çok azını kullanabildiğimizi, önümüzde alınacak çok yolun olduğunu biliyoruz. Bu açıdan baktığımızda bilgimizi, insan kaynağımızı ve tükenmeyen enerjimizi yatırımcılarla paylaşmaya hazırız. Türk jeotermal sektörü bu noktada çok başarılı yabancı sermayeli yatırımcılara da ev sahipliği yapıyor. Alman iş insanlar ülkemizin jeotermal enerji potansiyeli ile elektrik üretimi, konut ısıtmacılığı, jeotermal seracılık ve turizm alanındaki uygulama örneklerine ve modern tesislerimize hayran kaldılar. Ülkemiz jeotermal seracılık uygulamalarında son yıllarda tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarının sahibi. 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan ülkemiz, bugün itibarıyla 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Potansiyelimizin yüzde 5’ini bile bulmayan bu kapasitemiz ile dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’nci sırada yer alıyoruz. Kurumsal Üyemiz Menderes Geothermal şirketinin Sultan Sera yatırımının, sadece ülkemizin değil dünyanın en özgün jeotermal sera yatırımları arasında yer almasından gurur duymaktayız." Alım garantisi 15 yıl Toplantıda JED Yönetim Kurulu Üyesi ve Ignis Enerji İş Geliştirme Direktörü Cannur Bozkurt da Türkiye’nin tüm jeotermal kaynaklarının mevcut durumu hakkında bir konuşma yaptı. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nda (YEKDEM) 2023 yılında yapılan değişiklik ile jeotermal santrallerde üretilen elektriğin alım garantisi süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığına işaret eden Bozkurt, son yıllarda sayıları hızla artan Organize Tarım Bölgeleri’nin (OTB) jeotermal enerji ile entegre olmasıyla Türkiye’nin jeotermal seracılık alanında da dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığının altını çizdi.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 01:20
Otomobil ithalatında yeni düzenleme
Otomobil ithalatı ile ilgili uygulanacak yeni düzenlemeler Resmi Gazete’de yayımlandı.
22 Eylül 2025 Pazartesi - 00:56
ABD menşeli bazı ürünlerin ithalatında uygulanan ek mali yükümlülük kaldırıldı
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) menşeli bazı ürünlerin ithalatında ek mali yükümlülük uygulanmasına dair karar karar yürürlükten kaldırıldı.
21 Eylül 2025 Pazar - 16:56
Çoruh EDAŞ, sel felaketinin ardından onarım için sahada
Çoruh EDAŞ, 24 saatte metrekareye 300 kilograma varan yağışın düştüğü, sel ve heyelanların yaşandığı Artvin, Rize ve Trabzon’da felaketin ardından saha çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Selin yaşandığı bölgelerde ilk saatten itibaren yoğun yağış altında aralıksız çalışan Çoruh EDAŞ ekipleri, şebekede meydana gelen arızaları zor şartlar altında onarmayı sürdürüyor. Batı Karadeniz’i etkisi altına alan yoğun yağıştan en çok etkilenen Artvin, Rize ve Trabzon’da sel ve heyelanın yol açtığı elektrik şebekesindeki hasarlar Çoruh EDAŞ tarafından onarılmaya ve tespit edilmeye devam ediyor. Yapılan ilk tespitlere göre, Rize’de Ardeşen, İkizdere, Hemşin, Çamlıhemşin, Kalkandere, Çayeli ve Güneysu ilçelerinde 15 orta gerilim (OG) direği ve Çayeli Madenli beldesinde bir beton köşk hasar gördü. Artvin’de, Borçka ve Arhavi ilçelerinde 6 orta gerilim (OG) ve 10 alçak gerilim (AG) direği hasar aldı. Borçka’da, Camili ve Muratlı bölgelerine enerji sağlayan dağıtım merkezini korumak için Çoruh EDAŞ ekipleri tarafından gece boyu tahkimat çalışması yapıldı. Trabzon’da ise Hayrat ve Şalpazarı ilçelerinde 7 orta gerilim (OG) ve 15 alçak gerilim (AG) direğinin hasar gördüğü belirlendi. Zor şartlar altında sahada mücadele Saha ekiplerinin, zorlu hava koşullarına rağmen güvenli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirten Çoruh EDAŞ, söz konusu rakamların ilk tespitler olduğu ve yolların açılmasıyla sahanın çalışmaya uygun hale gelmesinin ardından hasar tespit ve onarım çalışmalarının hız kazanacağını vurguladı. Çoruh EDAŞ, sel ve heyelan olayları sonrası hasar gören şebekelere, Rize’de 77 personel ve 37 araçla müdahale ederken; Artvin genelinde 93 personel ve 37 araç, Trabzon’da ise 73 personel ve 35 araçla çalışmalarını sürdürüyor.
21 Eylül 2025 Pazar - 16:04
Kastamonu’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 169 bin 580 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan istatistiklere göre, Kastamonu’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 169 bin 580 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ağustos ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, Ağustos ayı sonu itibarıyla Kastamonu’da trafiğe kayıtlı toplam 169 bin 580 adet taşıtın yüzde 44,9’unu otomobil, yüzde 22,5’ini traktör, yüzde 13,9’unu motosiklet, yüzde 12,8’ini kamyonet, yüzde 3,5’ini kamyon, yüzde 1,4’ünü minibüs, yüzde 0,6’sını otobüs, yüzde 0,4’ünü ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Kastamonu’da Ağustos ayında 804 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan toplam 804 adet taşıt içinde motosiklet yüzde 53,0 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 21,0 ile otomobil, yüzde 19,4 ile traktör ve yüzde 4,4 ile kamyonet takip etti. Öte yandan, Kastamonu’da Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı bir önceki aya göre 98 adet azaldı.
21 Eylül 2025 Pazar - 16:04
Çankırı’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 73 bin 33 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan istatistiklere göre, Çankırı’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 73 bin 33 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ağustos ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, Ağustos ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı 73 bin 33 oldu. Bu taşıtların yüzde 36,0’ını otomobil, yüzde 23,9’unu traktör, yüzde 21,5’ini motosiklet, yüzde 13,2’sini kamyonet, yüzde 3,2’sini kamyon, yüzde 0,9’unu minibüs, yüzde 0,8’ini otobüs, yüzde 0,5’ini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Çankırı’da Ağustos ayında 504 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan toplam 504 adet taşıt içinde motosiklet yüzde 63,9 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 18,5 ile otomobil, yüzde 10,5 ile traktör ve yüzde 4,4 ile kamyonet takip etti. Öte yandan, Çankırı’da Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı bir önceki aya göre 77 adet azaldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder