EKONOMİ
Bıçak ustasından acemi kasaplara ’kendinizi kesmeyin’ uyarısı 17 Mayıs 2026 Pazar - 11:02:02 Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Adana’da kurban kesecek vatandaşlar hazırlıklarını hızlandırırken, bıçak bileme ustalarının da yoğun mesaisi başladı. Bıçak ustası, acemi kasaplara seslenerek, "Tek isteğim herkes bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" dedi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde el yapımı bıçaklar tezgahlardaki yerini aldı. Geleneksel el işçiliğiyle üretilen dövme çelik bıçaklar, kurban kesim hazırlıkları kapsamında satışa sunuluyor. Bayram öncesi, tarihi Büyük Saat ve çarşı civarındaki bıçak bileme ustalarının üretim ve bileme mesaisinde artış yaşanıyor. "Tek isteğim kendilerini kesmesinler" Kentteki bıçak ustalarından Murat Gerçir, bayramdan önceki son 3 günün yoğun geçtiğini anlatarak, "Genellikle son 3 gün çok yoğun oluyor. Vatandaşların biraz daha erken davranmaları iyi olur kendileri için. Bu bayram yoğunluğunu atlatacağız, başka çaresi yok. İnşallah kazasız belasız bir Kurban Bayramı geçer" dedi. Her Kurban Bayramı’nda yaşanan acemi kasap vakalarına da değinen Gerçir, "Bizim kasaplarımız çok, kendisini kesen de çok. Bizler her şeyin fazla aşırısını biliyoruz bazen ondan böyle oluyor. Tek isteğim bizler mükemmel yapıyoruz, herkes de bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" diye konuştu. "Sokak arası bileyici ve tamircilere bıçak vermeyin" Bölgedeki bıçak ustalarından Levent Bayırlı ise, sokak aralarındaki işin ehli olmayan kişilere bıçak biletilmemesi gerektiğini anlatarak şunları söyledi: "Kurban Bayramı’nın yaklaşması sebebiyle yoğunluk tabii ki artıyor. Bıçakların şimdiden getirilmesi iyi oluyor. Son güne kaldığı zaman çok kalabalık oluyor. Vatandaşlar bıçaklarını doğru düzgün yerlere götürsünler. Yazık, işi bilmeyen ayakaltı bileyicilere götürüyorlar. Bayrama 1 hafta kala yol üzerine tezgah kuruyorlar, vatandaş da bıçağı onlara veriyor. Ertesi gün getiriyorlar ama hiçbir işlem yapılmamış oluyor, sadece üstünü parlatıp veriyorlar. Bunlardan kaçınılması lazım. Vatandaşların bileyici seçerken dikkat etmesi gerekiyor. Bıçaklarını, işin ehli orijinal bıçak bileyicilerine götürsünler. Sokak arası bileyici ve tamircilere vermesinler, hayvanı mundar etmesinler."
17 Mayıs 2026 Pazar - 10:53 Bıçak ustasından acemi kasaplara ‘Kendinizi kesmeyin’ uyarısı Kurban Bayramı’na sayılı günler kalan Adana’da kurban kesecek vatandaşlar hazırlıklarını hızlandırırken, bıçak bileme ustalarının da yoğun mesaisi başladı. Bıçak ustası, acemi kasaplara seslenerek, "Tek isteğim herkes bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" dedi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde el yapımı bıçaklar tezgahlardaki yerini aldı. Geleneksel el işçiliğiyle üretilen dövme çelik bıçaklar, kurban kesim hazırlıkları kapsamında satışa sunuluyor. Bayram öncesi, tarihi Büyük Saat ve çarşı civarındaki bıçak bileme ustalarının üretim ve bileme mesaisinde artış yaşanıyor. "Tek isteğim kendilerini kesmesinler" Kentteki bıçak ustalarından Murat Gerçir, bayramdan önceki son 3 günün yoğun geçtiğini anlatarak, "Genellikle son 3 gün çok yoğun oluyor. Vatandaşların biraz daha erken davranmaları iyi olur kendileri için. Bu bayram yoğunluğunu atlatacağız, başka çaresi yok. İnşallah kazasız belasız bir Kurban Bayramı geçer" dedi. Her Kurban Bayramı’nda yaşanan acemi kasap vakalarına da değinen Gerçir, "Bizim kasaplarımız çok, kendisini kesen de çok. Bizler her şeyin fazla aşırısını biliyoruz bazen ondan böyle oluyor. Tek isteğim bizler mükemmel yapıyoruz, herkes de bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" diye konuştu. "Sokak arası bileyici ve tamircilere bıçak vermeyin" Bölgedeki bıçak ustalarından Levent Bayırlı ise, sokak aralarındaki işin ehli olmayan kişilere bıçak biletilmemesi gerektiğini anlatarak şunları söyledi: "Kurban Bayramı’nın yaklaşması sebebiyle yoğunluk tabii ki artıyor. Bıçakların şimdiden getirilmesi iyi oluyor. Son güne kaldığı zaman çok kalabalık oluyor. Vatandaşlar bıçaklarını doğru düzgün yerlere götürsünler. Yazık, işi bilmeyen ayakaltı bileyicilere götürüyorlar. Bayrama 1 hafta kala yol üzerine tezgah kuruyorlar, vatandaş da bıçağı onlara veriyor. Ertesi gün getiriyorlar ama hiçbir işlem yapılmamış oluyor, sadece üstünü parlatıp veriyorlar. Bunlardan kaçınılması lazım. Vatandaşların bileyici seçerken dikkat etmesi gerekiyor. Bıçaklarını, işin ehli orijinal bıçak bileyicilerine götürsünler. Sokak arası bileyici ve tamircilere vermesinler, hayvanı mundar etmesinler." (CKK-UMT-
17 Mayıs 2026 Pazar - 10:44 TESK Genel Başkanı Palandöken: "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve kalıcı barış ortamının güçlendirilmesi hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklenen ‘Ayakkabı İmalatı ve Deri Sektöründeki KOBİ Sahibi ve Çalışanlarının Yeşil ve Dijital Yetkinliklerinin Artırılması’ projesi kapsamında düzenlenen 4. Ulus Ötesi Proje Toplantısı, 14-15 Mayıs tarihlerinde İtalya’nın Ancona kentinde gerçekleştirildi. Toplantıya TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ile birlikte Proje Koordinatörü Nuran Senar, AB ve Dış İlişkiler Uzmanı Serdar Dalmaz ve Eğitim ve Planlama Uzmanı Ahmet Derin katıldı. Program kapsamında proje ortakları yürütülen çalışmalar hakkında sunumlar gerçekleştirirken, ayakkabı ve deri sektöründe dijital ve yeşil dönüşüm alanında faaliyet gösteren işletmelere teknik ziyaretler yapıldı. "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" Toplantıda konuşan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve küçük işletmelerin dönüşüm sürecine hazırlanmasının önemine dikkat çekerek, "Dünyada yaşanan ekonomik belirsizlikler, savaşlar ve göç hareketleri ülkeleri ve ekonomileri doğrudan etkiliyor. Bu süreçte esnaf ve sanatkarlarımızın dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerine uyum sağlaması büyük önem taşıyor. Mesleki eğitimin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve kalıcı barış ortamının güçlendirilmesi hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır. Özellikle ayakkabı ve deri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerimizin yeni döneme hazırlanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 1 Aralık 2024 - 30 Kasım 2026 tarihleri arasında yürütülecek proje ile ayakkabı ve deri sektöründe dijital ve yeşil dönüşümün desteklenmesi, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve uluslararası standartların Türkiye’deki esnaf ve sanatkarlara kazandırılması hedefleniyor" açıklamasında bulundu. TESK’in koordinatörlüğünde yürütülen projede; Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü, Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu, İklim Değişikliği Araştırma ve Politika Derneği ile Siteler Mesleki Eğitim Merkezi Türkiye’den proje ortakları arasında yer alırken, İtalya’dan CNA, İspanya’dan AVECAL ve Portekiz’den CTCP uluslararası ortak olarak projeye katkı sağlıyor.
17 Mayıs 2026 Pazar - 10:37 Elazığ’da 1 ton 200 kiloluk isimsiz tosun, alıcısını bekliyor Elazığ’da bir ton 200 kilogram ağırlığındaki tosun, 420 bin liradan alıcısını bekliyor. Kurban Bayramı’na günler kala vatandaşlar da hazırlıklara başladı. Vatandaşlar kurulacak hayvan pazarlarında ibadetlerini yapmak için hayvan seçmeye hazırlanırken, çiftliklerdeki hayvanlar da alıcıları için hazırlanıyor. Elazığ’da besicilik yapan Selahattin Kaya, Kurban Bayramı için hayvan satışlarını sürdürürken, ahırında bulunan ve 1 ton 200 kilogram ağırlığındaki simental cinsi tosun alıcısını bekliyor. Heybetiyle ahırdaki hayvanların arasında en büyüğü olan tosun, 420 bin TL’ye satılacak. 25 senedir hayvancılıkla uğraştığını belirten Selahattin Kaya, "Hayvanlarımıza normalde de isim koymuyoruz ondan dolayı bu tosunumuza da isim koymadık. Canlı kilo bir ton 200 kilogram geliyor. Ete vurduğun zaman da 550 kilogramdır. Fiyat olarak 420 bin lira civarındadır. Pazarlık sünnettir her türlü pazarlığını yaparız. Hayvanları parça parça yaylalardan topluyoruz. Meydandan getirdiklerimiz de oluyor. İlk getirdiğimiz zaman hayvanlarımıza siraç ve küspe veririz. 5-6 ay sonrasında arpaya geçiyor. Kurban yaklaşınca da ağır yem yediriyoruz. Dana aldığın zaman bu kilolara çıkması 2 yılı buluyor. Tosun ise Kurban Bayramı’na 5 ay kala bu hale ancak gelir. Bu hayvan ortalama çift olarak 22 kilogram yiyor. Bizim yemlerimiz özel. Besiciler de bu yemleri kullanmıyor. Bundan büyük hayvanımız da vardı fakat müşterisi olmadığı için kesime gönderdik" ifadelerini kullandı.
Endeavor Türkiye ve Akbank teknoloji odaklı girişimlere destek vermeye devam ediyor
13 Ekim 2025 Pazartesi - 16:10 Endeavor Türkiye ve Akbank teknoloji odaklı girişimlere destek vermeye devam ediyor Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan programlardan biri olan Boost the Future, 7. dönemine başladı. Endeavor Türkiye ve Akbank LAB iş birliğinde yürütülen program, teknoloji odaklı girişimlerin büyüme yolculuklarına hız kazandırmayı amaçlıyor. 1 Ekim itibarıyla başlayan bu yeni dönemde, programa katılma fırsatı elde eden sekiz yenilikçi girişim destek ve mentorluk sürecine dahil oldu. 2007 yılından bu yana Türkiye’de girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan global girişimci ağı Endeavor Türkiye, Türkiye’nin önde gelen finans kuruluşlarından Akbank’ın inovasyon merkezi Akbank LAB ile hayata geçirdiği Boost the Future programıyla girişimcilere destek vermeyi sürdürüyor. Boost the Future programının özel olarak hazırlanan eğitim ve atölye çalışmalarına katılma yetkisi kazanan girişimciler, 3,5 ay boyunca Endeavor’ın alanında uzman mentorlarından bire bir destek alarak, yatırımcılarla tanışma fırsatını yakalayacak ve işlerini bir üst seviyeye taşıyacak bağlantılar kurma avantajı elde edecekler. Ayrıca Endeavor’ın Girişimci Seçim ve Destek ekibi tarafından yakından izlenecek olan katılımcılar, Endeavor Yerel Seçim Panelleri’ne öncelikli katılım hakkı kazanacak. Akbank LAB’in yerel ve uluslararası iş ortaklarından oluşan ekosistemine katılma şansı da bu yolculuğun önemli bir parçası olacak. Yapılan açıklamaya göre; Boost The Future programına kabul edilen girişimciler, program süresi boyunca Founders Forum’larda düzenli olarak bir araya gelerek deneyimlerini paylaşıyor; satış, yatırım, hukuk, pazarlama ve organizasyon gibi başlıklardaki strateji ve iş geliştirme atölyelerinden yararlanıyor; Türkiye’nin önde gelen girişimcileriyle ölçeklenmeye odaklı bire bir mentorluk görüşmeleri yapıyor. Program süreci Endeavor Girişimci Deneyimi ekibi tarafından yakından izleniyor ve katılımcılar, Endeavor’la globalleşmenin ilk adımı olan Yerel Seçim Paneli başvurularında öncelik elde ediyor. Program süresince Akbank LAB’in yerel ve uluslararası iş ortaklarıyla tanışarak yeni bağlantılar kuruyor. Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen teknoloji odaklı girişimlere verilen desteğin, Türkiye girişimcilik ekosistemine etkisi hakkında, "Türkiye girişimcilik ekosisteminin son beş yılda yakaladığı ivme, küresel ölçekte dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Bugün artık yalnızca oyun değil; fintech, siber güvenlik ve B2B yazılım gibi alanlarda da girişimlerimiz yüksek hacimli yatırımlar alıyor, yeni pazarlara açılıyor ve Türkiye’yi bölgesel bir inovasyon merkezi haline getiriyor. Girişimcilerimizin global ölçekte daha görünür aktörlere dönüşmesi hem yatırımcı ilgisini artırıyor hem de yeni nesil kuruculara ilham veriyor" dedi. Akbank Dijital Tasarım ve İnovasyon Bölüm Başkanı Ozan Atağ ise "Girişimcilik, cesaret ve kararlılık gerektiren bir yolculuk. Akbank olarak bu yolda girişimcilerin güçlü bir destekçisi olmayı kendimize görev biliyoruz. Endeavor Türkiye ile yürüttüğümüz ‘Boost the Future’ programı, stratejik bir akıl ve tecrübe paylaşım platformu haline geldi. Sunduğumuz güçlü mentorluk ve networking ağı ile girişimcilerimiz çözümlerini ileri aşamalara taşıyor ve yeni pazarların kapılarını aralayabiliyor; aynı zamanda birbirlerinden de farklı öğrenimler kazanabiliyorlar. Akbank LAB olarak, girişimcileri güçlendirmek ve Türkiye girişimcilik ekosistemini 360 derece bir bakış açısıyla ileriye taşımak üzere çalışmalarımıza devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Programın açılışında yapılan konuşmaların ardından, Endeavor Girişimcileri ve Getmobil’in kurucu ortakları ile bir söyleşi gerçekleştirildi. Gerçekleşen söyleşide konuşan Getmobil’in kurucu ortakları Zeynep Uygun ve Mehmet Ertan Uygun, "Ürdün’de katıldığımız Endeavor Dealmakers etkinliği, büyüme yolculuğumuzda önemli bir dönüm noktası oldu. Orada kurduğumuz bağlantılar sayesinde 212 ile yatırım sürecine girdik. Şirket olarak en güçlü kaslarımızdan biri hız; ancak bu bazen hatalara da yol açabiliyor. Neyse ki hatalarımızı da hızlıca telafi edebiliyoruz. En çok zorlandığımız alanlardan biri işe alımdı; iki yıl önce birçok yanlış yaptık ama artık çok daha net kriterlerle ve radikal şeffaflıkla, bize gerçekten uygun insanları seçiyoruz. Mülakatlarda işin olumsuz yanlarını da açıkça paylaşıyor, bundan rahatsız olmayanlarla ilerliyoruz. Bu süreçte etkinliklerin stratejik değerini çok daha iyi anladık ve artık mümkün olduğunca kaçırmamaya çalışıyoruz" dedi. Bu yılın programına seçilen girişimler arasında; hizmet sektöründeki KOBİ’lerin operasyon, finans ve pazarlama süreçlerini uçtan uca yöneten iş teknolojisi girişimi Beeasist, modern işletmeler için veri yönetimini kolaylaştıran veri teknolojisi girişimi Datablast, kişiselleştirilmiş sağlık takibi ve klinik karar desteği sunan sağlık teknolojisi girişimi HaloScape, işe alım ve İK süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren insan kaynakları teknolojisi girişimi HrPanda, marka ve fikri mülkiyet varlıklarını tek platformda yöneten hukuk teknolojisi girişimi Marqby, kurumsal iş akışlarını yapay zekâ ajanlarıyla otomatikleştiren yapay zekâ girişimi Novus, şirketlere güvenli yapay zekâ altyapısı sağlayan kurumsal yapay zekâ girişimi SKYMOD Teknoloji ve radyoloji ile dijital patolojide yapay zekâ dönüşümünü hızlandıran sağlık teknolojisi girişimi Viseur AI yer alıyor. Yaklaşık üç ay sürecek bu program, 14 Ocak 2026’da gerçekleşecek Demo Day etkinliğiyle tamamlanacak. Türkiye girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerinin katılacağı bu özel günde, girişimciler yatırımcıların karşısına çıkarak projelerini tanıtma ve yatırım alma şansı elde edecek. Program hakkında detaylı bilgiye boostthefuture.org.tr adresinden ulaşılabilecek.
Acısıyla meşhur Kayaca biberinde hasat sona erdi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:38 Acısıyla meşhur Kayaca biberinde hasat sona erdi Denizli’nin Beyağaç ilçesine bağlı Yeniçeşme Mahallesi’nde üretilen meşhur ‘Kayaca’ biberinde hasat mevsimi sona erdi. Acı sevenler için kurutmalık ve turşuluk üretilen biber dekardan yaklaşık bir tona yakın ürün veriyor. Denizli’nin Beyağaç ilçesinde acı severler için kurutmalık veya turşuluk olarak üretilen meşhur Kayaca Biberinde hasat sona erdi. İlçeye bağlı Yeniçeşme Mahallesi’nde üç dönümlük arazide Kayaca Biberi üretimi yapan Ziraat Teknikeri Mevlüt Gündoğdu, tamamen doğal olarak üretimi yapılan biberin dekar başına bir tona kadar ürün verdiğini söyledi. Biber üretiminde tarlanın hazırlanmasının fidanların ata tohumundan üretilmesine kadar dikkat edilmesi gereken birçok faktörün bulunduğunu anlatan Gündoğdu, "Kayaca Biberinin tohumlarını şubat ayında ekeriz. Çıkan fidanları tüplere alıp mart ayında tarlaya dikimini yaparız. Mayıs ayında meşhur Kayaca Biberinin hasadı başlar. Hasat ekim başına kadar devam eder. Bu bölgede yoğun olarak ürettiğimiz Kayaca Biberinin en büyük özelliği acı olması. Çizmelik, kurutmalık ve turşu yapmak isteyenler bu bölgede Kayaca Biberini tercih ederler. Sezonda bir dönümden bir tona yakın biber hasadı yapıyoruz. Ürettiğimiz biberlerde genellikle Tavas ilçesine bağlı mahallelerde de satılıyor. Biberleri organik olarak üretiyoruz. Yani ilaç kullanmıyoruz. Biber fidanlarını dikmeden toprağı hayvan gübresi ile zenginleştiriyoruz. Çapasını da çok güzel yaparak biberlerin yanında yabancı otların yetişmesine izin vermiyoruz" dedi.
Avrupa’da Kayseri’ye yatırım zirvesi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:32 Avrupa’da Kayseri’ye yatırım zirvesi Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) tarafından 2 Kasım’da Köln’de düzenlenecek toplantıda; Kayserili yatırımcılar Türkiye’den gelen parlamento ve uzman heyetinin açıklamalarını dinleyip yatırım fırsatlarına ilişkin sorularını yöneltecek. Avrupa Kayserili İşverenler Birliği, 2 Kasım 2025 Pazar günü saat 13.de Köln Maritim Otel’de ’Kayseri’ye Yatırım Fırsatları ve Devlet Destekleri’ başlıklı önemli bir ekonomi zirvesi düzenliyor. Toplantıya Türkiye’den Kayseri KOSGEB Bölge Müdürlüğü uzmanı İhsan Yapar ile AK Parti Kayseri Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi Murat Cahid Cıngı katılacak. Yapar; devletin yurt dışı yatırımcılara sunduğu en son çıkan, teşvik, hibe ve destek programlarını anlatacak; ardından iş insanlarının sorularını yanıtlayacak. Milletvekili Cıngı ise Kayseri’deki turizm ve yatırım alanları hakkında bilgi verecek, yatırımların devlet düzeyinde yardımcı be takipçisi olacağını ifade edecek. Avrupa Kayserililer Birliği Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar; "Birliğimiz kurulduğu günden bu yana birçok sosyal projeye imza attı. Şimdi Kayseri’ye yatırım zamanı, doğduğumuz topraklarla helalleşme vakti. İlkini düzenleyeceğimiz bu toplantıda Kayseri’ye yatırım yapmak üzere Avrupa’daki Kayserili iş insanlarımızın sorularını Kayseri’den gelen yatırım uzmanları ve KOSGEB uzmanı yanıtlayacak. Aynı şekilde milletvekili, Murat Cahid Cıngı da bazı spesifik yatırımlar konusunda başta turizm olmak üzere bilgi verecek, bu toplantıları düzenli periyotlarla değişik başlıklar altında sık sık yapacağız" dedi.
Kadın eliyle yeşeren tarım: Bafra Sera OTB, yıllık 1,5 milyar liralık katkı sunacak
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:14 Kadın eliyle yeşeren tarım: Bafra Sera OTB, yıllık 1,5 milyar liralık katkı sunacak Tarım ve Orman Bakanlığı, kadın istihdamını merkeze alan ve yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira ekonomik katkı sağlaması beklenen Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesini duyurdu. Tarım ve Orman Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi’nde (OTB), entegre bir tarımsal üretim modeli hayata geçirildiğini açıkladı. Yenilenebilir enerji kullanımının artırılması hedefiyle yürütülen projede, kadın istihdamı da öncelikli olarak destekleniyor. İstihdamın yüzde 80’i kadın çalışanlardan oluşacak Paylaşımda aynı zamanda Bafra Sera OTB’de topraksız domates ve çilek üretimi ile modern tarımın yeni merkezi oluşturulması planlandığı, bugün itibarıyla 120 bin metrekarelik alanda aktif üretim gerçekleştirilirken, 240 bin metrekarelik sera inşaatlarının devam ettiği belirtildi. Tam kapasiteye ulaşıldığında ise bin 500 kişiye istihdam sağlanması ve istihdamın yaklaşık yüzde 80’inin kadın çalışanlardan oluşturulacağı bildirildi. Ekonomiye yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira katkı Kadın çalışanların iş-yaşam dengesini desteklemek amacıyla OTB alanında anaokulu hizmeti de sunulacak. Tüm süreçler, sıfır atık yaklaşımı ve yenilenebilir enerji sistemleri çerçevesinde Yeşil OTB kriterlerine uygun olarak yürütülecek. Bafra Sera OTB’nin ekonomiye yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira katkı sağlaması bekleniyor. "Üretimi güçlendiren ‘Organize Tarım Bölgeleri’mizi hayata geçirmeye devam edeceğiz" Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: "Tarımın vizyonu yeşil dönüşümle şekilleniyor. Enerji verimliliği, sıfır atık prensibi ve çevre dostu teknolojilerle kurulan Bafra Sera OTB, sürdürülebilir üretimin üssü olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Kadın istihdamını merkeze alan, üretimi güçlendiren ‘Organize Tarım Bölgeleri’mizi hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Soğuk hava dünyanın en pahalı baharatında erken çiçek açtırdı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 14:46 Soğuk hava dünyanın en pahalı baharatında erken çiçek açtırdı UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Karabük’ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşen safran, havaların erken soğumasıyla çiçek açmaya başladı. Yaz mevsiminin kurak geçmesinin ardından ekimine geç başlanan ve fiyatı nedeniyle "dünyanın en pahalı baharatı" olarak adlandırılan safran bitkisi, hava sıcaklıklarının istenilen seviyede olması dolayısıyla beklenenden erken çiçek açtı. Gıda, ilaç, kozmetik gibi birçok alanda kullanılan, 3 bin 500 yıllık geçmişe sahip olan, Bizans döneminde Batı Anadolu’da ticareti yapılan, Osmanlı döneminde de önemini koruyan safranı erken çiçek açması üreticileri sevindirdi. Ağustos ayında ekimi yapılırken, ekim-kasım aylarında boyu 15-30 santimetre uzunluğa geldiğinde toplanan safran kanser, öksürük, astım, bronşit, cilt, bağışıklık, hormon bozukluğu gibi hastalıklara iyi geliyor. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından coğrafi işaretle tescillenen ’milli bitki’ ilçe turizmine de katkı sağlıyor. Yukarıçiftlik köyünde 25 dönüm alanda üreticilik yapan İsmail Yılmaz İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, yazın kurak geçmesi nedeniyle safran soğanı dikimini geç yaptıklarını belirtti. Yılmaz, havanın soğuması ve yağışla birlikte safranda çiçeklenmenin başladığını ifade ederek, "Bu hafta itibarıyla çiçeklerimizi toplamaya başladık. Tahminim Kasım ayının 15’ine kadar çiçeklenme devam eder" dedi. Önümüzdeki hafta düzenlenecek olan Safran Festivali ile birlikte hem yurt içinden hem yurt dışından on binlerce vatandaşın safran tarlalarını ziyaret edeceğini düşündüklerini kaydeden Yılmaz, rekoltenin güzel olacağını söyledi. Yılmaz, kilosu 450 bin TL’den satılan safranın yeni fiyatının rekolteye göre sezon sonunda belli olacağını dile getirdi.
GSO’da iş dünyasının sürdürülebilirlik gündemi konuşuldu
13 Ekim 2025 Pazartesi - 14:38 GSO’da iş dünyasının sürdürülebilirlik gündemi konuşuldu Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Güney ve Güneydoğu Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu (GÜNSİFED) ev sahipliğinde, UN Global Compact Türkiye tarafından "Dönüşümün Gücü: İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu" buluşması gerçekleştirildi. UN Global Compact Türkiye-Gaziantep Buluşması, iş dünyasının geleceğini şekillendiren önemli sürdürülebilirlik başlıklarını gündeme taşıdı. Sürdürülebilirlik stratejilerinin nasıl geliştirileceği, değer zincirlerinde çevresel etkinin nasıl azaltılacağı, KOBİ’lerin yeşil dönüşümünün hangi finansal modellerle desteklenebileceği ve sektörlerin 2030 vizyonlarının nasıl oluştuğu etkinliğin ana odak noktaları arasında yer aldı. Şirketler ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, UN Global Compact Türkiye’nin sunduğu program, araç, kaynak ve platformlarla iş dünyasını sürdürülebilirlik yolculuğunda nasıl desteklediği de aktarıldı. Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı E. Ferhan Sağım, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında, iş dünyasında, toplumsal yaşamda ve doğaya dair her alanda sürdürülebilirlik projelerine olan ihtiyacın her zamankinden daha fazla olduğunu vurguladı. Sağım, "Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler, insanı ve çevreyi merkeze alarak, teknolojiyle birlikte ‘Üçüz Dönüşüm’ mottosuyla çalışmalar yürütüyoruz. Çevreyle uyumlu üretim ve her alanda yeşil dönüşümü başarmak, dijitalleşme ve teknolojiyle bunu desteklemek, nitelikli insan faktörü ve cinsiyet eşitliğini gözeterek her alanda sürdürülebilirliği sağlamak zorundayız. AB Yeşil Mutabakatı kriterleri çerçevesinde, üretim ve ihracatımızın sürdürülebilirliği de yürüteceğimiz çalışmalara bağlıdır. Gelişmiş ülkeler artık tedarik süreçlerinde üretim ve çalışma şartlarını dikkate alarak belli sertifikasyonlar talep etmektedir. Bu nedenle, sanayicilerimizin ve iş dünyamızın da bu gerekliliklere uyum sağlaması büyük önem taşımaktadır" dedi. Sağım ayrıca, sanayide kadınların yer almasının ve iş gücüne katılımlarının artırılmasının önemine dikkat çekerek, "Sanayici kadın sayısının artması ve kadınların iş dünyasındaki aktif rolü, hem ekonomimizin hem de toplumsal sürdürülebilirliğimizin güçlenmesi açısından kritik bir adımdır. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü de yaptığı konuşmasında, Gaziantep’in üretim gücünün yanı sıra dayanıklılığıyla da Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri olduğunun altını çizerek, "Gaziantep ve Türkiye iş dünyasının önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinden biri, küresel rekabetçiliğini korumak ve oluşturduğu değeri artırmak olacak. Bunun için sürdürülebilir üretim modellerine geçmek, enerji verimliliğini sağlamak ve yeşil finansman imkanlarını değerlendirmek kritik hale geliyor. Kadınların ve gençlerin iş gücüne daha fazla katılımı, şirketlerimizin yenilik kapasitesini artırırken toplumsal refahı da güçlendirecek. Etik, şeffaflık ve güçlü yönetişim standartları ise hem küresel değer zincirlerinde uyumu hem de yatırımcı ve tüketici nezdinde güveni pekiştirecek" dedi. GÜNSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Aşnük, "Çevre, ekonomi ve sosyal adalet konularını gözeten sistemler kurmak; ticari ahlak, insan değeri, işbirliği kültürü ve eğitimin sürekliliği ilkelerini merkeze almak zorundayız" diyerek Adıyaman, Kilis ve Gaziantep illerinde faaliyet gösteren sanayici ve iş insanlarıyla birlikte farkındalık oluşturmak, sorunları tespit edip çözüm üretmek için çalıştıklarını ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele, UN Global Compact’in insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanındaki On İlkesini paylaştı. Çele, UN Global Compact Türkiye’nin iklim değişikliği ve çevre, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, inovasyon, sürdürülebilir finans, raporlama ve sürdürülebilirlik düzenlemeleri alanında sunduğu eğitim, kaynak, program ve işbirliği imkanlarını sundu. Buluşma kapsamında düzenlenen "Dönüşümün Gücü: İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu" başlıklı panelde UN Global Compact Türkiye Üye ve Paydaş İlişkileri Müdürü Güzin Öztürk moderatörlüğünde Süper Film Genel Müdürü Ozan Güven, Türkiye İş Bankası Sürdürülebilirlik Müdürü Derya Sargın Malkoç kurumlarının sürdürülebilirlik yaklaşımlarını ve dönüşüm süreçlerini ele aldı. Panelde, plastik ve ambalaj sektörünün geniş kullanım alanı nedeniyle değer zincirinin tamamında oluşturduğu çarpan etkisi, finans sektörünün ise fonladığı yatırımlar aracılığıyla sürdürülebilir dönüşümün hızını ve yönünü belirleyen rolü değerlendirildi. Şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini oluştururken hangi kriterleri önceliklendirdikleri, bu stratejilerin nasıl somut uygulamalara dönüştüğü ve çevresel faydanın yanında iş süreçlerine nasıl değer kazandırdığı konuşuldu. Konuşmacılar, 2030 hedeflerine doğru ilerlerken sürdürülebilirliğin artık geleceğin değil, bugünün iş yapma biçiminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğine dikkat çekti.
Zeytinyağında rekolte beklentisi 250 bin ton
13 Ekim 2025 Pazartesi - 14:24 Zeytinyağında rekolte beklentisi 250 bin ton Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Ayvalık Zeytinyağı, Avrupa Birliği tescil süreci devam eden dünyanın en iyi 3 zeytinyağından biri olarak gösteriliyor. Bu yıl ülkemizde 200-250 bin ton arasında rekolte bekliyoruz. Geçtiğimiz yıldan kalan 200 bin ton devir stokuyla arz sıkıntısı olmayacaktır. 2025-2026 sezonu sıkılan ilk hasat sızma zeytinyağlarımızın nefaseti ve kalitesi mükemmel" dedi. Ayvalık, 2 milyon adede yaklaşan zeytin ağacı varlığı, 1 milyon 180 bin adedinin 300 yaş üzerinde olması ve 600 yaş üzeri 61’i tescilli olmak üzere 81 adet anıt ağacıyla kaliteli zeytinyağının başkenti olarak nitelendiriliyor. Ayvalık aynı zamanda dünyanın en ünlü 3 zeytinyağı noktasından da birisi. Ayvalık Ticaret Odası tarafından ilki 1970 yılında kutlanan "Ayvalık Uluslararası Zeytin, Hasat ve Turizm Festivali", 16-19 Ekim tarihleri arasında 20. kez "Turizmin Değeri Zeytinyağının Başkenti Ayvalık’ta Buluşalım" sloganıyla düzenlenecek. Ayvalık Ticaret Odası, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi ve diğer oda ve kurumlar tarafından desteklenen festival hakkında konuşan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Türkiye 2022-2023 döneminde 150 bin ton ile 725 milyon dolar, 2023-2024 döneminde dünya genelinde 120 ülkeye toplam 75 bin ton zeytinyağı ihraç ederek yaklaşık 506 milyon dolar gelir elde etti. Ayvalık da zeytinyağının hem üretiminde hem de satışında önemli rol alıyor. Türkiye’nin en büyük zeytinyağı ihracatçıları kentimizde bulunuyor ve en önemlisi de yüksek katma değerli ihracatın merkez kenti konumundayız. Ayvalık zeytinyağının Avrupa Birliği tescil süreci devam ederken Ayvalık da Türkiye’de en çok zeytinyağı markasına sahip olan kenti konumundadır. Bu sene Türkiye genelinde 200-250 bin ton arasında rekolte bekliyoruz. Geçen yıla göre sektörümüzde ‘yok yılı’ olarak tabir edilse de geçmiş yıl rekor üretimden devreden 200 bin ton stokumuzla bu yıl herhangi bir arz sıkıntısı oluşmayacaktır. 2025-2026 sezonu sıkılan ilk hasat sızma zeytinyağlarımızın nefaseti ve kalitesi mükemmel. Tüm üreticimize, işletmelerimiz ve ihracatçılarımıza bereketli bir hasat sezonu diliyorum" dedi. Zeytinyağındaki üretim ve fiyat beklentileri karşısında kaliteyi bozan saklama şartlarının iyileştirilmesi, üreticinin, sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının yıl boyunca ihtiyacını karşılayacak ve borsasını oluşturacak "Kuzey Ege’de Zeytinyağında Lisanslı Depoculuk" için Balıkesir Valiliği Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde 9 oda ve borsanın 2 yıldır ortak çalışması ile devam eden projenin yer tahsisinin tamamlandığının altını çizen Uçar, Türkiye’de ilk kez zeytinyağında lisanslı depoculuğun Ayvalık’ta hayata geçeceğini belirtti. Ayrıca Ayvalık, 2026 yılında yalnızca Kuzey Ege’nin değil, Türkiye’nin de fuarcılıkta yeni adresi olmayı hedefliyor. Yeni bir oluşum olan ExpoAyvalık markasıyla bölge; tarım, hayvancılık, gıda, turizm ve denizcilik sektörlerinde uluslararası boyutta yeni bir dönemin kapılarını aralayacak. Avrupalı ve Çinli turistleri hedefliyoruz Ayvalık’ın zeytinyağından sonra ikinci ticaret gelirlerinden biri olan turizm hakkında da bilgi veren Ali Uçar, "Ayvalık, iklimi, yeterli turistik alt yapısı, sayısız ve eşsiz güzellikteki koyları, berrak ve tertemiz suları ile su altı ve su üstü turizmin merkezi olabilecek ideal bir konumdadır. 14 bin 500 yatağa sahip konaklama kapasitesi, dalış turizmine elverişli dalış noktaları, 22 adası, dünyanın sadece iki yerinde yüzeye yakın orman şeklinde görünen kırmızı mercanları, turizmde gastronomisi ile markalaşmış Cunda Adası ve mübadele ile gelmiş olan özellikli bir mutfak kültürüyle gastronominin yıldızı, tarihi kent dokusu, tabiat parkları, eşsiz gün batımı ve birçok özelliğiyle Türkiye’nin nadide kentlerinden Ayvalık, her mevsim ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Bu doğal zenginlik bize zeytinyağı dışında diğer bir gelir kaynağı turizmden faydalanmamamızı da sağlıyor. Her sene Ayvalık’ta 400 bine yakın misafir ağırlıyoruz. Bayramlarda bu sayı 1 milyonun üzerine çıkıyor. Biz sadece deniz-kum-güneş bölgesi değiliz. Deniz-kum-güneş ekseninin dışında gastronomi, spor, kültür gibi çeşitli imkanlara sahip olması nedeniyle yılın 12 ayı turizmin yapılmasına imkan tanıyan Ayvalık olarak şimdi de hem Avrupalı hem de Çinli turistler için hazırlık yapıyoruz. Avrupalı ve Çinli turistlerin Kuzey Ege’de daha fazla kalmalarını sağlamak istiyoruz. Zaman içinde Kuzey Ege bölgesinin Edremit Kocaseyit Havaalanı’nın da daha aktif çalışmasıyla tarihi, kültürel, gastronomi değerleri, deniz, kum ve güneş ile önde gelen bir turizm bölgesi olacağına inancımız büyüktür. Zeytinyağındaki ünümüzü, gastronomi çalışmalarımız ile turizm faaliyetlerimize de aktarmak için çabalıyoruz" dedi. Sıfır atığa odaklanan kent: Ayvalık Yılda 1,3 milyon ton gıda çöpe gittiğini ve gıda israfının en çok otellerde yapıldığına dikkat çeken Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, turizmde ilk kez sıfır atık projesi başlattıklarını da söyledi. "Gıda israfının en çok yapıldığı yerlerden biri de oteller, kafeler, restoranlar. Biz de gıda israfının önüne geçmek, Sıfır Atık bilincini yaygınlaştırmak için ‘Sürdürülebilir Turizm İçin Önemli Bir Adım: Sıfır Atık Mutfak Ayvalık’ projesini başlattık" diyen Uçar, sıfır atık ile hem işletme giderlerinin azaldığını hem de sürdürülebilir gastronominin sağlandığını ifade etti. Festivalin Ayvalık’ın iki ekonomik değeri zeytinyağı ve turizm üzerine şekillendiğini de sözlerine ekleyen Ali Uçar, festival boyunca zeytinyağı ve zeytin pazarında Ayvalık Ticaret Odası üyelerinin satış yapacağını, gastronomi etkinliklerinin, panellerin, turizm aktivitelerinin ve sektörel buluşma etkinliklerinin düzenleneceğini de belirtti" dedi.
Bakan Bolat: "Tarihin en yüksek aylık cari işlemler fazlası 5,5 milyar dolar ile ağustos ayında başarıldı"
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:56 Bakan Bolat: "Tarihin en yüksek aylık cari işlemler fazlası 5,5 milyar dolar ile ağustos ayında başarıldı" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, tarihin en yüksek aylık cari işlemler fazlasının 5,5 milyar dolar ile ağustos ayında başarıldığını duyurdu. Bakan Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tarihin en yüksek aylık cari işlemler fazlası 5,5 milyar dolar ile ağustos ayında başarıldı. 2025 yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, ağustos sonunda 18,3 milyar dolara geriledi. Eylül ayında da aylık 1 milyar dolar civarında cari işlemler fazlası tahmin ediyoruz. 2025’in ilk 8 ayında cari işlemler dengesi açığı toplamda 15,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. OVP Hedeflerine göre, 2025 yıl sonu cari işlemler açığı 22,6 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,4 gibi makul bir seviyedir. Yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatı toplamı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 oranında artarak 389 milyar dolara yükselmiştir. Böylece yılın başında hedeflenen 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ağustos ayında başarılmıştır" ifadelerine yer verdi. Bakanlık tahminlerine göre eylül ayında da cari işlemler dengesinde 1 milyar doları civarında fazla verilmesinin beklendiğini ifade eden Bolat, "Hizmet ihracatı güçlü seyrini devam ettirerek, 2025 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış bazda bir önceki yılın aynı ayına göre % 6,1 oranında artarak 119,9 milyar dolara ulaşmıştır. Seyahat gelirlerimiz 2025 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış bazda 58,1 milyar dolar, taşımacılık gelirlerimiz ise 41,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatı toplamı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 oranında artarak 389 milyar dolara yükselmiştir" açıklamasında bulundu.