EKONOMİ - 13 Ekim 2025 Pazartesi 14:24

Zeytinyağında rekolte beklentisi 250 bin ton

A
A
A
Zeytinyağında rekolte beklentisi 250 bin ton

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Ayvalık Zeytinyağı, Avrupa Birliği tescil süreci devam eden dünyanın en iyi 3 zeytinyağından biri olarak gösteriliyor. Bu yıl ülkemizde 200-250 bin ton arasında rekolte bekliyoruz. Geçtiğimiz yıldan kalan 200 bin ton devir stokuyla arz sıkıntısı olmayacaktır. 2025-2026 sezonu sıkılan ilk hasat sızma zeytinyağlarımızın nefaseti ve kalitesi mükemmel" dedi.


Ayvalık, 2 milyon adede yaklaşan zeytin ağacı varlığı, 1 milyon 180 bin adedinin 300 yaş üzerinde olması ve 600 yaş üzeri 61’i tescilli olmak üzere 81 adet anıt ağacıyla kaliteli zeytinyağının başkenti olarak nitelendiriliyor. Ayvalık aynı zamanda dünyanın en ünlü 3 zeytinyağı noktasından da birisi. Ayvalık Ticaret Odası tarafından ilki 1970 yılında kutlanan "Ayvalık Uluslararası Zeytin, Hasat ve Turizm Festivali", 16-19 Ekim tarihleri arasında 20. kez "Turizmin Değeri Zeytinyağının Başkenti Ayvalık’ta Buluşalım" sloganıyla düzenlenecek.


Ayvalık Ticaret Odası, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi ve diğer oda ve kurumlar tarafından desteklenen festival hakkında konuşan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Türkiye 2022-2023 döneminde 150 bin ton ile 725 milyon dolar, 2023-2024 döneminde dünya genelinde 120 ülkeye toplam 75 bin ton zeytinyağı ihraç ederek yaklaşık 506 milyon dolar gelir elde etti. Ayvalık da zeytinyağının hem üretiminde hem de satışında önemli rol alıyor. Türkiye’nin en büyük zeytinyağı ihracatçıları kentimizde bulunuyor ve en önemlisi de yüksek katma değerli ihracatın merkez kenti konumundayız. Ayvalık zeytinyağının Avrupa Birliği tescil süreci devam ederken Ayvalık da Türkiye’de en çok zeytinyağı markasına sahip olan kenti konumundadır. Bu sene Türkiye genelinde 200-250 bin ton arasında rekolte bekliyoruz. Geçen yıla göre sektörümüzde ‘yok yılı’ olarak tabir edilse de geçmiş yıl rekor üretimden devreden 200 bin ton stokumuzla bu yıl herhangi bir arz sıkıntısı oluşmayacaktır. 2025-2026 sezonu sıkılan ilk hasat sızma zeytinyağlarımızın nefaseti ve kalitesi mükemmel. Tüm üreticimize, işletmelerimiz ve ihracatçılarımıza bereketli bir hasat sezonu diliyorum" dedi.


Zeytinyağındaki üretim ve fiyat beklentileri karşısında kaliteyi bozan saklama şartlarının iyileştirilmesi, üreticinin, sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının yıl boyunca ihtiyacını karşılayacak ve borsasını oluşturacak "Kuzey Ege’de Zeytinyağında Lisanslı Depoculuk" için Balıkesir Valiliği Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde 9 oda ve borsanın 2 yıldır ortak çalışması ile devam eden projenin yer tahsisinin tamamlandığının altını çizen Uçar, Türkiye’de ilk kez zeytinyağında lisanslı depoculuğun Ayvalık’ta hayata geçeceğini belirtti. Ayrıca Ayvalık, 2026 yılında yalnızca Kuzey Ege’nin değil, Türkiye’nin de fuarcılıkta yeni adresi olmayı hedefliyor. Yeni bir oluşum olan ExpoAyvalık markasıyla bölge; tarım, hayvancılık, gıda, turizm ve denizcilik sektörlerinde uluslararası boyutta yeni bir dönemin kapılarını aralayacak.


Avrupalı ve Çinli turistleri hedefliyoruz


Ayvalık’ın zeytinyağından sonra ikinci ticaret gelirlerinden biri olan turizm hakkında da bilgi veren Ali Uçar, "Ayvalık, iklimi, yeterli turistik alt yapısı, sayısız ve eşsiz güzellikteki koyları, berrak ve tertemiz suları ile su altı ve su üstü turizmin merkezi olabilecek ideal bir konumdadır. 14 bin 500 yatağa sahip konaklama kapasitesi, dalış turizmine elverişli dalış noktaları, 22 adası, dünyanın sadece iki yerinde yüzeye yakın orman şeklinde görünen kırmızı mercanları, turizmde gastronomisi ile markalaşmış Cunda Adası ve mübadele ile gelmiş olan özellikli bir mutfak kültürüyle gastronominin yıldızı, tarihi kent dokusu, tabiat parkları, eşsiz gün batımı ve birçok özelliğiyle Türkiye’nin nadide kentlerinden Ayvalık, her mevsim ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Bu doğal zenginlik bize zeytinyağı dışında diğer bir gelir kaynağı turizmden faydalanmamamızı da sağlıyor. Her sene Ayvalık’ta 400 bine yakın misafir ağırlıyoruz. Bayramlarda bu sayı 1 milyonun üzerine çıkıyor. Biz sadece deniz-kum-güneş bölgesi değiliz. Deniz-kum-güneş ekseninin dışında gastronomi, spor, kültür gibi çeşitli imkanlara sahip olması nedeniyle yılın 12 ayı turizmin yapılmasına imkan tanıyan Ayvalık olarak şimdi de hem Avrupalı hem de Çinli turistler için hazırlık yapıyoruz. Avrupalı ve Çinli turistlerin Kuzey Ege’de daha fazla kalmalarını sağlamak istiyoruz. Zaman içinde Kuzey Ege bölgesinin Edremit Kocaseyit Havaalanı’nın da daha aktif çalışmasıyla tarihi, kültürel, gastronomi değerleri, deniz, kum ve güneş ile önde gelen bir turizm bölgesi olacağına inancımız büyüktür. Zeytinyağındaki ünümüzü, gastronomi çalışmalarımız ile turizm faaliyetlerimize de aktarmak için çabalıyoruz" dedi.


Sıfır atığa odaklanan kent: Ayvalık


Yılda 1,3 milyon ton gıda çöpe gittiğini ve gıda israfının en çok otellerde yapıldığına dikkat çeken Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, turizmde ilk kez sıfır atık projesi başlattıklarını da söyledi. "Gıda israfının en çok yapıldığı yerlerden biri de oteller, kafeler, restoranlar. Biz de gıda israfının önüne geçmek, Sıfır Atık bilincini yaygınlaştırmak için ‘Sürdürülebilir Turizm İçin Önemli Bir Adım: Sıfır Atık Mutfak Ayvalık’ projesini başlattık" diyen Uçar, sıfır atık ile hem işletme giderlerinin azaldığını hem de sürdürülebilir gastronominin sağlandığını ifade etti. Festivalin Ayvalık’ın iki ekonomik değeri zeytinyağı ve turizm üzerine şekillendiğini de sözlerine ekleyen Ali Uçar, festival boyunca zeytinyağı ve zeytin pazarında Ayvalık Ticaret Odası üyelerinin satış yapacağını, gastronomi etkinliklerinin, panellerin, turizm aktivitelerinin ve sektörel buluşma etkinliklerinin düzenleneceğini de belirtti" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Şırdan ve mumbar yapıp pazarlarda sattı, şimdi kendi dükkanının patronu oldu Aksaray’da 9 yıl önce evinde şırdan ve mumbar yapıp semt pazarlarında satarak geçimini sağlamaya çalışan 44 yaşındaki Ayten Mert, zorlu bir damak tadını Aksaray’a sevdirmeyi başarıp şimdi açtığı kendi dükkanında kendi işinin patronu oldu. Aksaray’ın ilk ve tek şırdan ve mumbarcısı olan 44 yaşındaki Ayten Mert, 9 yıl öncesine kadar evlere temizliğe giderek geçimini sağlamaya çalışıyordu. Semt pazarında açılan bir yemek etkinliğine şırdan ve mumbar yapıp katılan Ayten Mert, yaptığı şırdan ve mumbarın beğenilmesi üzerine temizlik işlerini bırakıp semt pazarlarında şırdan ve mumbar yapıp satmaya başladı. Zorlu bir damak tadı olan şırdan ve mumbarı tüm Aksaraylılarla tanıştıran ve sevdiren Ayten Mert yıllarca kız çocuğuyla birlikte gidip geldiği semt pazarlarından elde ettiği gelirle açtığı dükkanda kendi işinin patronu oldu. Şırdan ve mumbar başta olmak üzere ev yemekleri de yaparak satışa sunan Ayten Mert, Aksaray’ın tek şırdancısı olarak vatandaşlara hizmet ederken, kızı ise gastronomi eğitiminden sonra bir iş yerinde staja başlayarak annesinin yolunda ilerliyor. 9 yıldır Aksaray’a şırdan ve mumbarı sevdiren kadın Semt pazarlarında şırdan ve mumbar satışına başladığını anlatan Ayten Mert, "9 yıldır şırdan, mumbar ve ev yemekleri yapıyorum. Bu semt pazarlarında şırdan mumbar satarak başladım. Cumartesi Semt Pazarında bir etkinlik vardı. O etkinliğe katılıp bende şırdan ve mumbar yapmaya başladım. İlk başta Aksaray halkının ön yargısı olarak ‘Şırdan gitmez, Aksaray’da yapılmaz’ dediler ama şu anda elhamdülillah 9 yıldır bu işi yapıyorum, şırdan, mumbar, ev yemekleri. Şu anda binlerce şükürler olsun. Şırdan ve mumbar yapmadan önce ev temizliklerine gidiyordum. Bir kız çocuğum var, onunla birlikte temizliğe gidip geliyordum. Sonra bu pazarda şırdan mumbar yapımına başladım. Şimdi ise dükkanımızı açtık, kız çocuğum da okudu ve oda annesi gibi yemekçi olmak için staj görüyor" dedi. Şırdan ve mumbarın temizliği her şeyden önemli Şırdan ve mumbarın zahmetli bir yemek olduğunu ve temizliğinin çok önemli olduğunu anlatan Ayten Mert, "Şırdanı biz alıyoruz toptan olarak. Alıp getiriyoruz ve ilk önce temizliğini yapıyoruz. Temizlikten sonra iç hazırlamasını yapıyoruz. Pirincini, baharatlarını, tuz ve yağını ayarlayıp doluma başlıyorum. Doldurduktan sonra dikim işlemini yapıyorum, dikiminden sonra tekrar bir temizlik aşaması var, o temizliğin ardından da 3 saat pişirmeye bırakıyorum" diye konuştu. Şırdan ve mumbara talebin de yoğun olduğunu anlatan Ayten Mert, "Aksaray’da talebimiz çok fazla. Allah’a şükürler olsun. Çünkü kendim yapıyorum, taze taze her gün temizliği olsun, pişirme aşaması gibi her şeyini kendimiz yaptığımız için Aksaray halkına şırdan ve mumbarı sevdirdik. Vatandaşlarda epey beğendi, her gün akşam da gelirler" şeklinde konuştu.
Bursa 400 uzman, Antalya’da romatizmal hastalıkları ele alacak Uluslararası katılımlı ’Türk Romatoloji Kongresi’ 20-24 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Antalya’da düzenlenecek Türk Romatoloji Kongresi’nde, GLP1 reseptör agonistleri ve inflamatuar romatizmal hastalıklar, obezite romatizmal hastalık aktivitesini ve ilaçların etkinliğini etkiler mi?, yapay zekâ çağında FTR hekiminin sosyal medya kullanımı, hukuki sorumluluklar, Car-T tedaviler, tedavisi zor PsA yaklaşımı, MR erken tanıya mı yol açıyor?, fibromiyalji, mikrobiyata ve beslenme, vitaminler, obezite ve ilaç etkinliği, romatolojide steroidlerin akılcı kullanımı ve osteoporoz ile eklem ağrılı çocuk konuları ele alınacak. Türk Romatoloji Kongresi hakkında bilgi veren Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, "Romatoloji günümüzde bir yan dal olarak tanımlansa da, romatolojik hastalıkların geniş yelpazesi nedeniyle her FTR hekiminin bu alanda bilgi sahibi olması; farklı alanlarda uzmanlaşmış hekimlerimizin ise ayırıcı tanıda romatoloji bilgilerini geliştirmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Özgür Akgül ise, "Kongremizde, romatolojik hastalıkların tanı ve tedavisindeki güncel gelişmeler, bilimsel veriler ışığında ele alınacak, vaka sunumları, interaktif oturumlar, kurslar, ‘Uzmanına Danış’ platformları ve bilimsel tartışmalar ile zengin bir program sunulacaktır. Bu içerik, alanımızda bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve klinik uygulamalarımıza yeni yaklaşımlar kazandırmayı hedeflemektedir" şeklinde konuştu. Türk Romatoloji Kongresi’nde 19 panel, 5 Uydu Sempozyumu, Görüntüleme Okulu MR Görüntüleme Kursu, 6 sözel bildiri oturumu, 83 sözel bildiri ve 70 poster bildiri sunumu gerçekleştirilecek. Hasan Eker yönetimindeki BURKON tarafından organize edilen Türk Romatoloji Kongresi, 400 uzmanın katılımıyla bilimsel düzeyi yüksek toplantılar ve bildirilerle 4 gün sürecek.
İstanbul Şişli’de kontrolden çıkan lüks otomobil dükkana daldı: O anların görüntüsü ortaya çıktı Şişli Büyükdere Caddesi’nde kontrolden çıkan lüks otomobil dükkana daldı, ardından alev aldı. Biri yabancı uyruklu 2 kişinin yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Kaza, saat 05.15 sıralarında Şişli Esentepe Mahallesi Büyükdere Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Büyükdere Caddesi’nde seyir halinde olan 34 GND 034 plakalı lüks otomobilin henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç, cadde üzerindeki bir dükkana girdi. Çarpmanın etkisiyle araç ve iş yerinde yangın çıktı. Araç içerisinde bulunan, biri yabancı uyruklu 2 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı. İtfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürülen yangının ardından kullanılamaz hale gelen lüks otomobil ve hasar oluşan dükkanda soğutma çalışması yapıldı. Tamamen yanan araç, çekici yardımıyla olay yerinden kaldırıldı. Polis ekipleri kazaya ilişkin inceleme başlattı. Kaza anının güvenlik kamerası ortaya çıktı Öte yandan, lüks otomobilin dükkana girdiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, sürücüsünün kontrolünü kaybettiği aracın hızla dükkana çarptığı, çarpmanın ardından bir süre sonra yanmaya başladığı görüldü. Araç içerisinden çıkarılan bir yaralının ise çevredekilerin yardımıyla alandan uzaklaştırıldığı görüntülere yansıdı.