EKONOMİ - 17 Mayıs 2026 Pazar 11:02

Bıçak ustasından acemi kasaplara ’kendinizi kesmeyin’ uyarısı

A
A
A
Bıçak ustasından acemi kasaplara ’kendinizi kesmeyin’ uyarısı

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Adana’da kurban kesecek vatandaşlar hazırlıklarını hızlandırırken, bıçak bileme ustalarının da yoğun mesaisi başladı. Bıçak ustası, acemi kasaplara seslenerek, "Tek isteğim herkes bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" dedi.


Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde el yapımı bıçaklar tezgahlardaki yerini aldı. Geleneksel el işçiliğiyle üretilen dövme çelik bıçaklar, kurban kesim hazırlıkları kapsamında satışa sunuluyor. Bayram öncesi, tarihi Büyük Saat ve çarşı civarındaki bıçak bileme ustalarının üretim ve bileme mesaisinde artış yaşanıyor.



"Tek isteğim kendilerini kesmesinler"


Kentteki bıçak ustalarından Murat Gerçir, bayramdan önceki son 3 günün yoğun geçtiğini anlatarak, "Genellikle son 3 gün çok yoğun oluyor. Vatandaşların biraz daha erken davranmaları iyi olur kendileri için. Bu bayram yoğunluğunu atlatacağız, başka çaresi yok. İnşallah kazasız belasız bir Kurban Bayramı geçer" dedi.


Her Kurban Bayramı’nda yaşanan acemi kasap vakalarına da değinen Gerçir, "Bizim kasaplarımız çok, kendisini kesen de çok. Bizler her şeyin fazla aşırısını biliyoruz bazen ondan böyle oluyor. Tek isteğim bizler mükemmel yapıyoruz, herkes de bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" diye konuştu.



"Sokak arası bileyici ve tamircilere bıçak vermeyin"


Bölgedeki bıçak ustalarından Levent Bayırlı ise, sokak aralarındaki işin ehli olmayan kişilere bıçak biletilmemesi gerektiğini anlatarak şunları söyledi:


"Kurban Bayramı’nın yaklaşması sebebiyle yoğunluk tabii ki artıyor. Bıçakların şimdiden getirilmesi iyi oluyor. Son güne kaldığı zaman çok kalabalık oluyor. Vatandaşlar bıçaklarını doğru düzgün yerlere götürsünler. Yazık, işi bilmeyen ayakaltı bileyicilere götürüyorlar. Bayrama 1 hafta kala yol üzerine tezgah kuruyorlar, vatandaş da bıçağı onlara veriyor. Ertesi gün getiriyorlar ama hiçbir işlem yapılmamış oluyor, sadece üstünü parlatıp veriyorlar. Bunlardan kaçınılması lazım. Vatandaşların bileyici seçerken dikkat etmesi gerekiyor. Bıçaklarını, işin ehli orijinal bıçak bileyicilerine götürsünler. Sokak arası bileyici ve tamircilere vermesinler, hayvanı mundar etmesinler."



Bıçak ustasından acemi kasaplara ’kendinizi kesmeyin’ uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.