EKONOMİ
Besler, İnovasyon ve Ar-Ge Stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 11 Mart 2026 Çarşamba - 23:27:57 Dondurulmuş gıda, donuk fırıncılık, konserve ve yağ sektörlerindeki güçlü markalarıyla gıda sektörünün dönüşümüne öncülük eden Besler, 2025 yılında konsolide cirosunu Kamu Aydınlatma Platformu’na bildirdi. Yapılan bildiride, 2025 konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt karı ise 8 milyar TL oldu. Dondurulmuş gıda, donuk fırıncılık, konserve ve yağ sektörlerindeki güçlü markalarıyla gıda sektörünün dönüşümüne öncü markalardan Besler, 2025 yılı finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Besler, 16 kategoride 1250 ürün ve 55 markasıyla faaliyet gösterirken, perakende ürünleriyle Türkiye’de yılda yaklaşık 21 milyon hanede 64 milyon tabakta yer alıyor. 2025 yılı brüt karı yüzde 3,6 artışla 8 milyar TL’ye, cirosu 32,5 milyar TL’ye ulaşırken, Faiz Amortisman Öncesi Kar (FAVÖK) marjı da bir önceki yıla göre 0,5 puan artışla yüzde 13,3 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde şirket 2,9 milyar TL ihracat geliri elde etti. Perakende kanalında dondurulmuş gıdada SuperFresh markasıyla yüzde 36, margarin pazarında ise Bizim Yağ ve Terem başta olmak üzere öncü markalarıyla toplam yüzde 67,5 pazar payına ulaşan Besler, her iki iş kolundaki güçlü liderliğini sürdürdü. İnovasyon, sürdürülebilir büyümenin itici gücü oldu Gıda sektöründe Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı ilk yağ ve dondurulmuş gıda Ar-Ge merkezlerine sahip şirket olan Besler, 2025 yılında 90,7 milyon TL Ar-Ge ve inovasyon yatırımı gerçekleştirdi. Şirket, dondurulmuş gıda, konserve, yağ ve donuk fırıncılık kategorilerinde 50 yeni ürün tanıtım ve yeniden tanıtımla inovasyon gücünü büyümeye dönüştürdü. Dondurulmuş gıda kategorisinin lider markası SuperFresh, pizza kategorisindeki varlığını premium ürünü Pizza Artizan ile güçlendirirke, hazır yemek kategorisine lazanya ve ton balıklı salata çeşitleriyle giriş yaptı. SuperFresh’in 2025 yılında perakende cirosundaki büyümesinin yüzde 29’u son iki yılda pazara sunduğu yenilikçi ürünlerden geldi. Yağ iş biriminde ise Besler, ilk sürülebilir peynir formatındaki ürünleri Ülker Sürmix markasıyla pazara sundu. 2025 yılında 30’uncu yaşını kutlayan Bizim Yağ, krema ve sıvı yağ kategorilerine giriş yaparak portföyünü genişletti. Güçlü iletişim, satış performansı ve dijital liderliğe katkı sağladı Besler, 2025 yılında lider markalarıyla büyümesini sürdürürken; iletişim, inovasyon ve ulaşılabilirlik odağındaki pazarlama stratejileriyle sektörde fark oluşturdu. Dondurulmuş gıda kategorisinin lideri SuperFresh, "Dolapta Ne Var?" kampanya döneminde yüzde 40’a varan satış artışı elde etti. Marka, tüketiciyle kurduğu güçlü bağ ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı sayesinde ikinci kez "Türkiye’nin En Sevilen Dondurulmuş Gıda Markası" seçildi. Markanın tarım alanında kadın çiftçilere fırsat eşitliği sunan "Tarımın Kadın Yıldızları" projesinin ürünü Ege’den Hasat Bezelye, tanıtım döneminde Michelin tavsiyeli bir restoranın menüsünde yer aldı. 2025 yılında 30’uncu yılını kutlayan Bizim Yağ’ın "Hamur Bizim İşimiz" YouTube kanalı, 1,6 milyonu aşan abone sayısıyla Türkiye’nin en yüksek takipçisi, dünyanın ise ikinci en büyük markalı yemek kanallarından biri oldu. Besler, tarımın dijital ve sürdürülebilir dönüşümünde de öncü Türkiye’nin en büyük tarımsal ham madde tedarikçilerinden biri olan Besler, 2025 yılında da çiftçilerle kurduğu güçlü iş birlikleriyle sorumlu tarım uygulamalarını geliştirmeye devam etti. SuperFresh’in en önemli ham maddelerinden patatesin sürdürülebilirliği amacıyla AB ve TÜBİTAK iş birliğiyle yürütülen yapay zekâ destekli SAFER (Smart Agriculture Fields in the European Region) projesi, Avrupa’nın en büyük gıda inovasyon topluluğu EIT Food’dan 2,8 milyon Euro hibe aldı. Tarımda fırsat eşitliğini destekleyen Tarımın Kadın Yıldızları projesi de genişleyerek, Besler’in sözleşmeli üretim modelindeki kadın çiftçi oranını yüzde 27’ye çıkardı. "Gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümünde öncü rol üstleniyoruz" 2025 yılı performansına ilişkin şu değerlendirmelerde bulunan Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak 2025 yılını güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle tamamladık. Sürdürülebilir gıdanın geleceğini şekillendirme vizyonumuz doğrultusunda inovasyon odağımızı daha da güçlendirdik. Çevik iş yapma modelimiz ve dinamik organizasyon yapımız sayesinde değişen koşullara hızla uyum sağlarken; lider markalarımızla kategorilerimizdeki öncü konumumuzu pekiştiriyoruz. Tarladan tabağa uzanan değer zincirinde ekosistemi dönüştüren bir rol üstlenmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü finansal yapımız, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla sektöre yön veren, geleceği bugünden inşa eden bir şirket olma kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 21:21 Köprübaşı çileği altın sezonunu yaşıyor Manisa’nın tescilli Köprübaşı çileği, dört mevsim süren hasadıyla hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de ilçe ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Manisa’nın en küçük ilçesi Köprübaşı’nda coğrafi işaretli çileğin üretimi dört mevsim aralıksız devam ediyor. Tadı, aroması ve kalitesiyle dikkat çeken tescilli Köprübaşı çileğinin mart ayında kilosu 200 liradan alıcı bulması ise üreticinin yüzünü güldürdü. Tarlaya gelen bazı alıcıların çilekleri kendilerinin toplaması ise dikkat çekti. İlçede yaklaşık 4 bin dekar alanda yetiştirilen Köprübaşı çileği, yaz ve kış aylarının ardından bahar ayında da hasat edilmeye devam ediyor. Büyük emekle toplanan çilekler, Manisa’nın yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki pazarlarda tüketiciyle buluşuyor. Mart ayında da üretimini sürdüren çilek üreticisi Selçuk Kayacan, örtü altında 6 dekar, açık alanda ise 4 dekar olmak üzere toplam 10 dekarda üretim yaptığını belirtti. Kayacan, Köprübaşı çileğinin hem açık arazide hem de sera altında yetiştirilebildiğini ifade ederek, fiyatların üreticiyi memnun ettiğini söyledi. Çileğin kilosunun 200 liradan başladığını dile getiren Kayacan, "Toptancıların ilgisi güzel. Hatta bazı alıcılar tarlaya gelip çileği kendileri topluyor. Yüzümüz gülüyor, cebimiz para görüyor. İlçemizde dört mevsim çilek hasadı yapılabiliyor. Köprübaşı çileği artık markalaşmış bir ürün" dedi. Kayacan ayrıca Köprübaşı çileğinin Türk Patent ve Marka Kurumu’nca coğrafi işaret belgesiyle tescillendiğini hatırlatarak, ürünün yıl boyunca aranır hale geldiğini vurguladı. Köprübaşı’nda yaklaşık 500 üreticinin 4 bin dekarlık alanda çilek yetiştirdiği öğrenilirken, kış sezonunda üretimi artırmak için tünel sera çalışmalarının sürekli artarak devam ettiği bildirildi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 17:20 GTB başkanlarından "12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü" mesajı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilişinin 105. yıl dönümü yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. GTB Başkanları yayımladıkları mesajda, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık azmini, iman gücünü ve vatan sevgisini en güçlü şekilde yansıtan milli iradenin simgesi olduğunu belirtti. İstiklal Marşı’nın sadece bir marş değil, aynı zamanda milletimizin ortak hafızasını ve bağımsızlık ruhunu yansıtan bir milli mutabakat metni olduğunu vurgulayan GTB başkanları, "Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden dökülen İstiklal Marşımız, aziz milletimizin bağımsızlık uğruna verdiği destansı mücadelenin en güçlü sembollerinden biridir. ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım’ dizelerinde anlamını bulan bu ruh; tarih boyunca esareti kabul etmeyen, özgürlüğünü her şeyin üzerinde tutan bir milletin iradesini ve karakterini ortaya koymaktadır. Milletimizin bağımsızlığı için büyük fedakârlıklar verdiği Millî Mücadele yıllarında kaleme alınan İstiklal Marşı, yalnızca cephede savaşan kahraman ecdadımıza moral ve güç veren bir eser olmakla kalmamış, aynı zamanda milletimizin ortak vicdanını ve sarsılmaz inancını da kelimelere dökmüştür. Bu yönüyle İstiklal Marşı; bağımsızlığımızın, birlik ve beraberliğimizin en güçlü sembollerinden biri olarak bugün de aynı heyecan ve aynı gururla okunmaktadır. ‘Korkma’ hitabıyla başlayan ve milletimizin özgürlük inancını ebediyete taşıyan İstiklal Marşı, sadece geçmişimizin değil, aynı zamanda geleceğimizin de en güçlü ilham kaynaklarından biridir. Bu eşsiz eser, milletimizin karakterini, imanını ve vatan sevgisini en güçlü şekilde yansıtan bir milli miras olarak daima yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, İstiklal Marşı’mızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin yıl dönümünü gururla kutluyor; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 16:20 Çarşamba’da istiridye mantarı üretimi artıyor Samsun’un Çarşamba ilçesinde istiridye mantarı üretimi her geçen gün artarken, düzenlenen hasat etkinliği üretimin ve kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Samsun’un Çarşamba ilçesinde istiridye mantarı üretimi gelişerek devam ediyor. Çarşamba’da üretim yapan Mürsel Aksar’a ait mantar işletmesinde düzenlenen istiridye mantarı hasat etkinliği, üretimin ve kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Söz konusu işletme, 2021 yılında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından sağlanan 480 bin TL hibe desteği ile kuruldu. Son teknolojiye sahip 7 üretim odası bulunan işletme, yıllık 84 ton üretim kapasitesine ulaştı. Öte yandan işletmede yer alan yıllık 11 bin ton kapasiteli istiridye mantarı kompost üretim tesisi, üreticinin kendi ihtiyacını karşılamanın yanı sıra bölgedeki diğer üreticilerin kompost ihtiyacına da katkı sağlıyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise mantar üretiminin artırılması, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla üreticilere verilen desteklerin devam edeceği belirtildi. Açıklamada, üretim yapan ve bölge ekonomisine katkı sağlayan üreticilere teşekkür edilerek bereketli hasatlar dilendi. Yetkililer, istiridye mantarı üretiminin bölgede önemli bir alternatif gelir kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı.
Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden iş birliği
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:19 Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden iş birliği Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) arasında imzalanan iş birliği kapsamında, yaklaşık 90 bin esnaf ve sanatkâr için BESOB Bonus Business’a özel fırsat ve ayrıcalıklar sunulacak. Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa’daki esnaf ve sanatkârların bankacılık ihtiyaçlarını kolaylaştıracak kapsamlı bir iş birliğine imza attı. İmzalanan partnerlik anlaşmasıyla, BESOB’a bağlı odalara kayıtlı yaklaşık 90 bin esnaf için BESOB Bonus Business’a özel fırsat ve ayrıcalıklar sunulacak. İş birliği kapsamında, BESOB Bonus Business kart sahibi esnaf ve sanatkârların kart sahibi oldukları yıl içerisindeki oda üyelik aidatları, kartlarına Bonus puan olarak yüklenecek. İş yeri sahipleri, kazandıkları bu puanları üyelik aidatlarının ödenmesinde kullanabilecek. Programdan yararlananlar, aynı zamanda Bonus Business dünyasının sunduğu taksit ve kampanya fırsatlarından da faydalanmaya devam edecek. İki yıl boyunca geçerli olacak program kapsamında BESOB Bonus Business kartı sahibi olanlar; avantajlı bankacılık ürünlerinin yanı sıra, BESOB himayesinde yapılan anlaşmalar doğrultusunda BESOB’lu esnaf ve sanatkârlarda indirimli alışveriş imkânlarına da erişebilecek. "İş dünyasıyla güçlü iş birlikleri kurmaya kararlıyız" Garanti BBVA ile yapılan iş birliğini değerlendiren BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, "İş başına geldiğimiz zaman bu şehrin esnafı için çalışacağımızı, değer üreten projeler gerçekleştireceğimizi söylemiştik. Sözümüzü tuttuk ve bugün fikren eski ancak yeni bir projeyle karşınızdayız. Eski diyorum çünkü bugüne dek pek çok banka ve teknoloji şirketiyle görüşüldü. Garanti BBVA fikrimizin arkasında durdu ve bugüne geldik. Ellerini taşın altına koydular, kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. Şimdi Garanti BBVA ile beraber BESOB kart ile karşınızdayız. Bu kart ile hem indirim anlaşması yaptığımız kurumlarda üye belgesi sorununu ortadan kaldıracağız hem de banka Bursa esnafına özel paket hazırlayacak ve banka kart sahibi adına esnafın yıllık aidatını üyesi olduğu oda için karşılayacak. BESOB olarak her zaman esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmayı temel bir ilke olarak benimsiyoruz. Üyelerimizin iki yıllık oda aidatlarının banka tarafından karşılanmasını kapsayan bu protokol, Türkiye’de esnaf teşkilatları arasında bir ilk olma özelliği taşıyor. Esnafın taleplerini sadece dinleyen değil, somut ve yenilikçi çözümlerle karşılayan bir yapı olarak hareket etmeye devam ediyoruz" dedi. "Esnafla uzun soluklu bir yol arkadaşlığı" Garanti BBVA Kamu ve Pazar Ortaklıkları Direktörü Nalan Kırkaç Çalışkan, "Garanti BBVA olarak esnaf ve KOBİ’lerle kurduğumuz ilişkiyi bir müşteri ilişkisi değil, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, ‘Birlikte Yaparız’ yaklaşımımızın sahadaki çok somut bir karşılığı. Bursa gibi üretim gücü, ticaret kültürü ve girişimci ruhuyla öne çıkan bir şehirde, yaklaşık 90 bin esnafı kapsayan bu programla onların yalnızca bankacılık ihtiyaçlarına değil, günlük iş yüklerine ve maliyetlerine de dokunmayı hedefliyoruz. Garanti BBVA’nın güçlü finansal yapısı, yaygın hizmet ağı ve iş yeri sahiplerine özel çözümleriyle, BESOB’un sahadaki gücü birleşti ve umuyoruz ki ortaya çıkan bu kıymetli sinerji bölgedeki işletmelere esnafına bir katkı olarak yansıyacak" dedi. Garanti BBVA Marmara Bölge Müdürü Deniz Başıbüyük konuyla ilgili şunları söyledi: "Bursa gibi üretimin, ticaretin ve emeğin çok güçlü olduğu bir şehirde binlerce esnafı kapsayan bir projede yer almak bizim için son derece kıymetli. Çünkü biz, iş yeri sahiplerinin sabah dükkanını açarken, maliyet hesabı yaparken, nakit akışını planlarken yanında olmayı önemsiyoruz. Bursa’da esnafın işini büyütmesi, işini sürdürmesi, geleceğe daha güvenle bakabilmesi bizim için sadece bir bankacılık konusu değil, yerel kalkınma meselesi. Esnafın en temel yüklerinden biri olan üyelik aidatını bile kolaylaştıran, hatta fırsat ve ayrıcalıklara dönüştüren bir yapı kuruyoruz. Bursa’da bugün attığımız bu imza, çok daha büyük bir yolculuğun güçlü bir başlangıcı." Garanti BBVA, BESOB iş birliğiyle esnafın yalnızca finansal ihtiyaçlarına değil, günlük iş akışlarına ve mali yüklerine de çözüm sunmayı hedefliyor. Banka, partnerlerle birlikte büyüme stratejisi doğrultusunda yerel ekonomiyi destekleyen projeleri yaygınlaştırmayı sürdürüyor.
Dinçerler Group’tan 3 yılda 100 milyon dolarlık yatırım hedefi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:15 Dinçerler Group’tan 3 yılda 100 milyon dolarlık yatırım hedefi Dünya markalarını Türkiye’de büyüterek operasyonel başarı elde ettiğini duyuran Dinçerler Group, tüm iştiraklerini tek çatı altında topladı. 25 ülkeye kahve üreten grup, yeni markası BlueBean ile perakendeye girecek. Önümüzdeki 3 yılda 100 milyon dolar yatırım yapmayı planlayan şirket, fast food sektörüne adım atarak toplamda bin mağazaya ulaşmayı hedefliyor. Dinçerler Group, Türkiye ve dünya kahve ve gıda pazarındaki konumunu, gelecek hedeflerini ve yeni kurumsal yapılanmasını duyurdu. Grup, 2012 yılında Gloria Jean’s Coffees ile başlayan yolculuğunda bugün 4 marka, kavurma tesisi, merkez mutfak ve bin 500 çalışana ulaşan entegre bir ekosistem haline getirdi. Grup, büyümesini son 3 yılda 25 milyon dolarlık üretim, lojistik ve teknoloji yatırımlarıyla destekledi. "Türkiye’nin potansiyeline olan inancımla attığım adım bugün dev bir ekosisteme dönüştü" Grubun dönüşüm yolculuğunu aktaran Dinçerler Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Dinçerler, "Dünya devi markaların temsilcisi olmanın yanı sıra, bu devlerin arkasındaki asıl gücü ve entegre ekosistemini şirketimizin çatısı altında bir araya getirdik. 23 yaşında bir girişimci olarak Türkiye’nin potansiyeline olan inancımla attığım adım bugün dev bir ekosisteme dönüştü. Temsilcisi olduğumuz dünya markalarının yanına kendi kurduğumuz SuperCoff gibi markaları da ekleyerek tüm iştiraklerimizi tek bir kurumsal şemsiye altında topladık. Bu yeni yapılanmayla büyümek için çok daha güçlü ve vizyoner bir temel oluşturduk" şeklinde konuştu. "Berlin’deki laboratuvar sürecimizin ardından bir sonraki durağımız Londra olacak" Türkiye’nin operasyonel mükemmeliyette ulaştığı noktaya dikkat çeken Dinçerler, "Dünyadaki en büyük Gloria Jean’s pazarı olmamız ve Magnolia Bakery’nin ABD dışındaki en başarılı temsilciliğini yürütmemiz, kurduğumuz sistemin global başarısının en somut kanıtıdır. SuperCoff’un bir kahve zinciri olmanın ötesinde, müzikten tasarıma kadar gençliğin ritmini yakalayan bir ‘üçüncü mekan’ niteliği taşıyor. Berlin’deki laboratuvar sürecimizin ardından bir sonraki durağımız Londra olacak. Dijitalleşme çok önemli. Geleceğin ticaretini bugünden kurguluyoruz. Satışlarımızın yüzde 30’unu mobil kanallardan yönetmeyi hedefleyen kapsamlı bir dijital dönüşümün tam merkezindeyiz. Öte yandan, Roastery tesisimizdeki endüstriyel gücümüzü BlueBean ile dijitalin hızıyla birleştiriyoruz. Hedefimiz en seçkin Arabica harmanlarımızı profesyonel bir çözüm ortağı kimliğiyle hem işletmelerin hem de bireysel kahve severlerin erişimine sunmak" dedi. "Önümüzdeki dönemde 100 milyon dolar yatırım yapmayı hedefliyoruz" 2026 yılını küresel ve yerel ekonomideki dengelenme sürecine paralel bir "hazırlık yılı" olarak gördüklerini ifade eden Dinçerler, "Önümüzdeki üç yıl içerisinde toplam 100 milyon dolar yatırım yapmayı ve bu süreçte fast food sektörüne de girerek tüketicileri yeni nesil bir deneyimle tanıştırmayı hedefliyoruz. 2029 vizyonumuz doğrultusunda tüm operasyonumuzda toplam bin mağazaya ve en az 6 güçlü markaya sahip dev bir ekosistem olmayı amaçlıyoruz. Şirket olarak üretimimizle, teknolojimizle ve vizyonumuzla Türkiye’den dünyaya uzanan bir yaşam stili ekosistemi inşa etmeye, girişimci ruhumuzu küresel bir kurumsal akılla birleştirerek sınırları aşmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. Dünyadaki en büyük Gloria Jean’s pazarı Türkiye Yapılan açıklamaya göre; Gloria Jean’s Coffees’in, Türkiye’de 50’den fazla şehirde 240 şubeye ulaşarak, markanın 30 ülkeyi kapsayan küresel ağındaki en büyük oyuncu konumuna yükseldiği belirtildi. 2025 yılında ulaştığı 36 milyon bardaklık satış hacmiyle pazardaki konumunu güçlendiren marka, grubun operasyonel gücünün de bir yansıması konumunda yer alıyor. Benzer bir başarıyı New York’un ikonik markası Magnolia Bakery ile de sürdüren grup, Türkiye’de 10’a ulaşan mağaza sayısını 2027’de ikiye katlamayı ve markayı buradan yurt dışı pazarlara açmayı hedefliyor. SuperCoff ile İngiltere çıkarması geliyor Berlin’in alternatif ruhundan ilham alan ve Z kuşağını hedefleyen yeni nesil yaşam biçimi markası SuperCoff, grubun küresel vizyonunun bayrak taşıyıcısı olarak konumlanıyor. Berlin’in kozmopolit merkezi Mitte’de açılan iki şubenin ardından kısa sürede yoğun franchise talebi alan marka, 3 yıl içinde Avrupa genelinde 50 şubeye ulaşmayı planlıyor. 3 bin tonluk kapasite hedefiyle 25 ülkeye kahve üretimi gerçekleştiriyor Dinçerler Roastery, yıllık 3 bin ton kahve işleme kapasitesi hedefiyle, hem grubun tüm markalarına ait mağazaların hem de Gloria Jean’s’in dünya genelindeki 25 ülkesinin kahve tedarikini doğrudan sağlıyor. Bu üretim gücünü bin 500 metrekarelik son teknoloji merkezi mutfağı ve lojistik ağıyla destekleyen grup, tarladan bardağa tüm süreci kendi denetiminde tutuyor. Yeni kahve markasıyla perakende kanallara girecek Grup, BlueBean ile profesyonel kanal çözümlerine ve perakende pazarına taşıyor. Yüzde 100 Arabica çekirdekleriyle nitelikli kahve deneyimini dijital kanallar ve küresel pazaryerleri üzerinden doğrudan evlere ve işletmelere ulaştırmayı hedefleyen marka, grubun B2B alanındaki agresif büyüme stratejisinin de temsilcisi konumunda yer alıyor.
Gençlere yeni nesil mentorluk hamlesi: MentorX Connect bölgesel kalkınmaya güç katıyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:13 Gençlere yeni nesil mentorluk hamlesi: MentorX Connect bölgesel kalkınmaya güç katıyor Orta Karadeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (ORKASİFED) tarafından yürütülen MentorX Connect Projesi, Orta Karadeniz Bölgesi’nde gençlerin girişimcilik, yenilikçilik ve liderlik kapasitelerini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir mentorluk ve eğitim modeli olarak uygulanıyor. Proje, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Sosyal Kalkınma ve Girişimcilik Teknik Destek Programı kapsamında hayata geçirildi. Üniversite öğrencileri ile genç girişimci adaylarını iş dünyası ve girişimcilik ekosistemine hazırlamayı amaçlayan program, mentorluk yoluyla çift yönlü öğrenme kültürünün yaygınlaştırılmasını hedefliyor. 30 genç, 15 mentor ile yapılandırılmış süreç Projenin hazırlık aşamasında alınan başvurular doğrultusunda 30 menti ve 15 mentor belirlendi. Eşleştirme sürecinin ardından mentiler için oryantasyon programı, mentorlar için ise mentorluk eğitimi düzenlendi. Çorum ve Samsun’da gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri başarıyla tamamlandı. Yaklaşık 30 genç katılımcı; inovasyon, sürdürülebilir kalkınma amaçları, sosyal girişimcilik ve proje yönetimi başlıklarında modüler eğitimlerden geçti. Eğitimler interaktif ve uygulamalı içeriklerle, hibrit yöntemle yürütüldü. Mentor–menti görüşmeleri ise hem yüz yüze hem de çevrim içi platformlar üzerinden tematik içerik çerçevesinde düzenli olarak başlatıldı. Pilot menti–mentor eşleştirme programı, 16 Şubat 2026 tarihinde Hitit Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programda gençler ile deneyimli iş insanları ilk kez bir araya gelerek iş birliği süreçlerini başlattı. Sosyal girişim fikirleri hackathon ile prototipe dönüşecek Mentor ve akademisyenlerin rehberliğinde gençler, takım çalışmalarıyla sosyal girişim fikirleri geliştiriyor; toplumsal fayda üreten yenilikçi çözümler üzerinde çalışıyor. Süreç kapsamında proje geliştirme oturumları, jüri değerlendirmeleri ve fikir sunumları gerçekleştirilecek; başarılı projeler teşvik edilecek. Final Hackathonu ile geliştirilen fikirlerin prototipe dönüştürülmesi ve uygulanabilir çözümlere evrilmesi hedefleniyor. Böylece bölgesel kalkınmaya somut katkı sağlayacak sürdürülebilir girişim modellerinin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Sosyal girişimcilik ve mentorluk el kitabı Proje sonunda edinilen deneyim ve kazanımlar "Sosyal Girişimcilik ve Mentorluk El Kitabı" ile sistematik biçimde belgelenecek. El kitabı; üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve bölgesel paydaşlarla paylaşılacak. Bu çıktı, projenin sürdürülebilirliğini güçlendirirken Orta Karadeniz Bölgesi’nde sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimine uzun vadeli katkı sunacak. Sosyal kalkınmanın dönüştürücü gücü paneli Proje kapsamında 17 Şubat 2026 tarihinde Samsun Üniversitesi ev sahipliğinde "Sosyal Kalkınmanın Dönüştürücü Gücü" başlıklı panel düzenlendi. Panelde, sosyal girişimcilik ve mentorluk modelinin bölgesel kalkınma vizyonuna katkısı ele alındı. OKA Hukuk Müşaviri Seda Dönmez’in de panelist olarak yer aldığı programda; sosyal kalkınmanın, gençlerin üretken potansiyelini harekete geçiren yapısal bir araç olduğu vurgulandı. MentorX Connect Projesi’nin, gençleri yalnızca girişimcilik perspektifiyle değil; sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik ekseninde de güçlendiren yenilikçi bir model sunduğu ifade edildi.
Muğla İŞKUR’dan istihdam teşvikleri bilgilendirme toplantıları devam ediyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:49 Muğla İŞKUR’dan istihdam teşvikleri bilgilendirme toplantıları devam ediyor Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR) tarafından düzenlenen "İŞKUR Hizmetleri ve İŞKUR İstihdam Teşvikleri" konulu bilgilendirme toplantıları yoğun katılımla gerçekleştirildi. Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB), Bodrum Otelciler Derneği (BODER) ve Fethiye Otelciler Birliği Derneği (FODER) ev sahipliğinde düzenlenen "İŞKUR Hizmetleri ve İstihdam Teşvikleri" toplantıları yoğun katılımla gerçekleşti. Toplantılara katılan Zahide Altınok, 2026 yılına ilişkin güncel teşvikleri işverenlere doğrudan ve uygulama odaklı bir şekilde anlattı. Güncel istihdam destekleri, işbaşı eğitim programı, nitelikli işgücü yetiştirme programı ve aday havuz sistemi. Özellikle genç istihdamını hedefleyen Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı, toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. İşverenlere hem mali avantaj sağlayan hem de gençlerin üretim sürecine hızlı katılımını hedefleyen program, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Dernek üyesi işverenler, insan kaynakları yöneticileri ve muhasebe yetkililerinin yoğun katılım gösterdiği toplantılarda, teşviklerin nasıl uygulanacağı adım adım anlatıldı. Programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde işverenlerin sahadaki sorunları tek tek ele alındı; süreçler ve başvuru mekanizmaları detaylı biçimde açıklandı. İl Müdürü Zahide Altınok, bu bilgilendirme buluşmalarının yalnızca bir toplantı değil, bölgesel kalkınmanın güçlü bir adımı olduğunu vurguladı. İl genelinde farklı sektörlere yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de artarak devam edeceği belirtildi.
Zara’da arıcılık konferansı düzenlendi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:31 Zara’da arıcılık konferansı düzenlendi Sivas’ın Zara ilçesinde düzenlenen konferansta arıcılığın mevcut durumu, coğrafi işaretli üretim ve pazarlama konuları ele alındı. Sivas’ın Zara ilçesinde arıcılık üstüne, arıcılık konferansı" gerçekleştirildi. Zara Kaymakamlığı tarafından Ahmet Çuhadaroğlu Meslek Yüksekokulu konferans salonunda düzenlenen programa üreticiler yoğun ilgi gösterdi.Konferansta Zara Gençlik Merkezi Müdürü Enes Kuzu, dünyada, türkiye’de, sivas’ta arıcılığın durumu ile gençler arı gibi çalışıyor projesi hakkında bilgi verdi.Programın konferans bölümünde Öğretim Görevlisi Servet Okur ile arı işletmecileri Amil Üstündağ ve Ufuk Ateş zara balının tarihi gelişimi ve durumu, verilerle dünyada arıcılık, coğrafi işaretli ürün üretiminin avantajları, arıcılıkta pazarlama ve arıcılıkta sıkça yapılan hatalar konularında sunum yaptı. Son oturumda ise Sivas Bal Üreticileri Birliği Başkanı Anıl Engin ve ARMASAD Yönetim Kurulu Başkanı Kürşat Zeynel Utlu, arıcılık ürünlerinde kullanım hataları ile sektördeki malzeme ve pazarlama yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Program kapsamında ilçede coğrafi işaretli bal üretimi yapan 6 üreticiye isimlerinin yazılı olduğu arıcı maskeleri hediye edilirken, konuşmacılara plaket takdim edildi. Arı Yetiştiriciliği Kursu’nu başarıyla tamamlayan 60 kursiyere ise belgeleri verildi. Konferansa Kaymakam Mehmet Ali Atak, Belediye Başkanı Fatih Çelik, ilçe protokolü, muhtarlar ve çok sayıda arı yetiştiricisi katıldı.
Bingöl’de Ramazan arifesinde alışveriş hareketliliği
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:58 Bingöl’de Ramazan arifesinde alışveriş hareketliliği Bingöl’de Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte çarşı ve marketlerde alışveriş yoğunluğu yaşanmaya başladı. Tüm ülkede olduğu gibi Bingöl’de de vatandaşlar Ramazan ayına hazırlanıyor. Bu çerçevede vatandaşlar, sahur ve iftar sofraları için özellikle hurma, kahvaltılık ürünler ve temel gıda maddelerine yönelirken, kent genelinde alışveriş yoğunluğu yaşanıyor. Ramazan öncesinde hareketlenen çarşıda esnaf ve vatandaşlar yoğun mesai yaparken, alışveriş telaşı cadde ve sokaklara da yansıdı. Marketler, aktarlar ve gıda işletmelerinde artan yoğunluk dikkat çekti. Kentte esnaflık yapan Yusuf Kayaokay, "Bingöl’de esnafım. Ramazan ayının gelmesiyle vatandaşların alışveriş heyecanları başladı. Özellikle hurma ve kahvaltılık ürünlerinde rağbet var. Bu vesileyle diğer esnaf kardeşlerimizin de bu alışveriş heyecanını fırsata çevirmemelerini rica ediyorum. Herkesin herkese yardımcı olmalarını diliyorum. Bu arada herkese de hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. Alışveriş yapan vatandaşlardan Furkan Yüksel ise Ramazan’ın manevi atmosferine dikkat çekerek, "Ramazan’ın gelişiyle bizde de heyecan başladı. Ramazan alışverişimizi yaptık. Hurmalarımızı, sahurluklarımızı aldık. Ramazan umarım güzel geçer. Tüm ülkemiz için, Müslüman alemi için hayırlı olmasını diliyorum. Bizi Ramazan ayına kavuşturan Allah’a şükürler olsun. Bir konuya daha değinmek istiyorum, Ramazan ayı paylaştıkça güzeldir, paylaştıkça çoğalır. Lütfen bütün vatandaşlarımız elinden geldiğince komşusuna, çevresindeki, yardıma muhtaç insanlara bir tabak yemek, bir tas çorba verirse daha güzel geçer" ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanlığı’ndan 3 adet suya 600 lira ödenmesine ilişkin açıklama: "İdari para cezası uygulandı"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:28 Ticaret Bakanlığı’ndan 3 adet suya 600 lira ödenmesine ilişkin açıklama: "İdari para cezası uygulandı" Ticaret Bakanlığı, Bursa’nın Mudanya ilçesindeki bir işletmede 3 adet su için 600 lira ödeme yapılmasına ilişkin yapılan inceleme sonucunda işletmeye tarife ve fiyat listesine aykırılıktan idari para cezası uygulandığını ve geriye dönük son 3 aya ait alış faturaları ve savunma talep edilerek ikinci bir tutanak düzenlendiğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı, sosyal medyada ve çeşitli haber sitelerinde yer alan Bursa’nın Mudanya ilçesinde bir işletmede 3 adet su için 600 lira ödendiği haberleri hakkında açıklama yaptı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, paylaşım üzerine Bursa Valiliği uhdesinde Bursa Ticaret İl Müdürlüğünce 17 Şubat’ta işletmede denetim gerçekleştirildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Yapılan denetimde işletmenin kapı girişinde bulunması gereken fiyat listesi ile masalarda yer alması gereken menüler kontrol edilmiş, ayrıca içecek grubu ürünler başta olmak üzere fiyat uygulamaları mevzuat çerçevesinde incelenmiştir. İnceleme sonucunda 5 çeşit içeceğin kapı giriş fiyat listesinde ve menüde yer almadığı tespit edilmiş, bu nedenle işletmeye tarife ve fiyat listesine aykırılıktan idari para cezası uygulanmıştır. Bununla birlikte söz konusu içecekler hakkında ayrıca fahiş fiyat denetimi yapılmış, geriye dönük son 3 aya ait alış faturaları ve savunmaları talep edilerek ikinci bir tutanak düzenlenmiştir. Tutanakla birlikte bilgi ve belgeler hemen Ticaret Bakanlığımız bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gereği yapılmak üzere iletilmiştir. Yeme içme sektörü başta olmak üzere görev alanımıza giren tüm konularda hem rutin hem de şikayet üzerine denetimlerimizi kesintisiz sürdürüyor; tüketicilerimizin haklarını korumak ve piyasada adil fiyat uygulamasını temin etmek için gereken tüm idari işlemleri kararlılıkla uyguluyoruz."
Dijital altın dönemi: Yatırımcı kuyumcudan ekrana taşındı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:15 Dijital altın dönemi: Yatırımcı kuyumcudan ekrana taşındı Altın ve gümüşte fiziki alışverişin yanı sıra e-ticaret platformları üzerinden gerçekleştirilen kıymetli maden işlemlerinde artış yaşanırken, yatırımcılar anlık fiyat takibi, kayıtlı işlem ve zaman tasarrufu gibi avantajlar nedeniyle online kanallara yöneliyor. E-ticaret üzerinden yapılan kıymetli maden satışlarında son yıllarda istikrarlı bir artış yaşanıyor. Online kanalların toplam satışlar içindeki payı henüz fiziki mağazaların gerisinde bulunsa da büyüme hızının daha yüksek olduğu belirtiliyor. Dijital platformlar; anlık fiyat takibi, ürün karşılaştırma ve günün her saatinde işlem yapabilme imkanı sunarken, işlemlerin kayıt altına alınması da yatırımcı açısından önemli bir güven unsuru olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm sürecinde kurumsal altyapısını dijital ortama taşıyan markalar dikkat çekiyor. Altın Anne, hem resmi e-ticaret sitesi hem de online pazar yerlerindeki kurumsal mağazalarıyla yatırımcılara güvenli alışveriş imkanı sunduğunu belirtti. Marka, ürünlerin ayar, gramaj ve sertifika bilgilerini açık şekilde paylaşarak tüketicinin bilinçli karar vermesini hedefliyor. Altın ve gümüş ticaretinde yeni dönem Altın Anne e-ticaret platformu Kurumsal İletişim Sorumlusu Ecem Karaman, dijital kanalların yatırım sürecini daha düzenli ve takip edilebilir hale getirdiğini belirtti. Karaman, platform üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin kayda alınmasının ve ürünlerin sigortalı teslimatla yatırımcılara ulaştırılmasının güven duygusunu güçlendiren uygulamalar arasında yer aldığını ifade ederek, ayrıca, ürünlerin detaylı açıklamalarla ve net fiyat bilgileriyle sunulmasının, kullanıcıların daha bilinçli ve karşılaştırmalı bir şekilde seçim yapmasını sağladığını vurguladı. Dijital platformlarda yatırım gayesiyle ürünlere yönelik talep öne çıkıyor. Standart gramajlı ve sertifikalı ürünler ile işçilik maliyeti görece düşük seçenekler yatırımcıların öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Online ortamda ürünlerin fiyat, gramaj ve özellik bilgilerinin açık şekilde sunulması, tüketicilerin karşılaştırma yaparak daha bilinçli karar vermesine imkan tanıyor. Altın Anne, yatırım gayesiyle ürün seçeneklerini dijital platformlarda erişime açarak tüketicilere daha belgelendirilmiş ve karşılaştırılabilir bir alışveriş ortamı sunuyor. Gümüş tarafında da benzer bir hareketlilik dikkat çekiyor. Daha ulaşılabilir fiyat seviyeleri nedeniyle gümüş, özellikle portföyünü çeşitlendirmek isteyen yatırımcılar için alternatif bir seçenek oluşturuyor. Sektör temsilcileri, dijital kanalların fiziki mağazaların yerini tamamen almayacağını ancak yatırım işlemlerinde önemli bir ağırlık kazandığını belirtiyor. Altın ve gümüş ticaretinde yeni dönem, geleneksel kuyumcu deneyimi ile dijital platformların sağladığı kolaylığı bir araya getiriyor.