EKONOMİ
Karabüklü iş insanı Orhan Buyurman’dan Avrupa’da güçlü yapılanma 12 Mayıs 2026 Salı - 11:17:30 Almanya’da yaşayan Karabüklü iş insanı Orhan Buyurman, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerini tek çatı altında birleştirerek Buyurman Holding’i kurdu. Avrupa’daki Türk iş dünyasının önemli isimlerinden biri olarak gösterilen Buyurman’ın attığı bu adım, iş çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Her fırsatta memleketi Karabük’ü ziyaret eden ve memleketine olan bağlılığıyla tanınan Buyurman, uzun yıllardır Almanya’da ticaret ve girişimcilik alanında faaliyet gösteriyor. Yurt dışında elde ettiği tecrübe ve başarıları kurumsal bir yapıya dönüştüren Buyurman, şirketlerini Buyurman Holding bünyesinde bir araya getirerek yeni bir yapılanmaya gitti. Edinilen bilgiye göre holding bünyesinde, lojistik, gayrimenkul, hizmet ve ticaret alanlarında faaliyet gösteren Çağla GMBH, Çağlar GMBH, Emmis GMBH ve Berna immobilien gmbh şirketleri yer alıyor. Almanya merkezli olarak faaliyet gösterecek Buyurman Holding’in, hem Avrupa’da hem de Türkiye’de yeni yatırım ve iş birliklerine öncülük etmesi bekleniyor. "Başarımızın temelinde güven ve çok çalışma var" Buyurman Holding’in kuruluşuna ilişkin değerlendirmede bulunan Orhan Buyurman, yılların birikimini daha güçlü bir kurumsal yapıya dönüştürdüklerini belirterek, "Bugüne kadar farklı sektörlerde edindiğimiz tecrübeleri artık Buyurman Holding çatısı altında topladık. Başarımızın temelinde güven, disiplin ve çok çalışma var. Avrupa’daki faaliyetlerimizi daha da büyütürken, Türkiye’de de yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Memleketine olan bağlılığını her fırsatta dile getiren Buyurman, "Doğup büyüdüğümüz topraklarla bağımızı hiçbir zaman koparmadık. Karabük ve Eskipazar bizim için her zaman özel bir yere sahip. Ülkemize ve memleketimize katkı sağlayacak projelerde yer almaktan büyük mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. Avrupa Türk İş Dünyasının etkin isimlerinden Orhan Buyurman, ticari faaliyetlerinin yanı sıra Avrupa’daki Türk girişimcilere verdiği desteklerle de tanınıyor. Buyurman’ın, Avrupa Türk Girişimciler Birliği (ATGB) Başkanlığı görevini yürütürken, Avrupa’daki Türk iş insanlarının güçlenmesi, yeni yatırımların teşvik edilmesi ve iş dünyası arasındaki dayanışmanın artırılması amacıyla çeşitli projelere öncülük ediyor. Yıllardır Avrupa’da Türk girişimcilerin ekonomik anlamda daha güçlü bir yapıya kavuşması için çalışan Buyurman, holding yapılanmasıyla birlikte faaliyet alanını daha da genişletmeyi hedeflediği ifade etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 11:13 Kayseri, Gümrüklü Hava Kargo Terminali’ne kavuştu Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; uzun yıllardır takipçisi oldukları gümrüklü hava kargo terminalinin Erkilet Havalimanı’nda hizmet vermeye başladığını açıklayarak, bu gelişmenin şehrin ticaret ve sanayi altyapısı açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Başkan Büyüksimitci, Kayseri Sanayi Odası olarak sürecin en başından itibaren konunun takipçisi olduklarını belirterek, "Kayseri Sanayi Odası olarak uzun yıllardır büyük bir kararlılıkla takip ettiğimiz, her platformda gündeme taşıdığımız ve sürecin içerisinde yer alarak girişimlerde bulunduğumuz gümrüklü hava kargo terminalinin Erkilet Havalimanı’nda hizmet vermeye başlamış olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Sürecin ilgili kurumlarla yapılan görüşmeler ve temaslarla sürekli gündemde tutulduğunu ifade eden Büyüksimitci; "Gerek ilgili bakanlıklarımız nezdinde yaptığımız görüşmelerde gerekse şehrimizi ziyaret eden devlet büyüklerimize ilettiğimiz taleplerle bu konunun sürekli takipçisi olduk. Kayseri iş dünyamızın ihtiyaçlarını önceleyerek bu yatırımın hayata geçmesi için yoğun çaba sarf ettik" diye konuştu. Kayseri’de bugüne kadar gümrüklü hava kargo alanının bulunmamasının firmalara zaman ve maliyet kaybı yaşattığını vurgulayan Büyüksimitci, "Sanayicilerimiz üretimde kullandıkları bazı ara mallarını hava yolu ile ithal etmekte, aynı şekilde yüksek katma değerli ve zaman hassasiyeti olan ihracat gönderilerini hava yolu ile gerçekleştirmektedir. Ancak gümrüklü hava kargo sahasının bulunmaması nedeniyle firmalarımız işlemlerini farklı illerde yapmak zorunda kalıyor, bu da ciddi zaman kaybı ve ilave lojistik maliyet oluşturuyordu" ifadelerini kullandı. Yeni terminalin Kayseri’nin üretim ve ihracat gücüne doğrudan katkı sağlayacağını belirten Büyüksimitci, "Bugün gelinen noktada firmalarımız artık ihracat ve ithalat işlemlerini doğrudan Kayseri’den gerçekleştirebilecek. Bu gelişme, şehrimizin üretim ve ihracat gücüne katkı sağlayacak stratejik bir adımdır" dedi. Kayseri’nin ticari potansiyeline dikkat çeken Büyüksimitci, "Kayseri, ticaret hacmi açısından Türkiye’de ilk sıralarda yer almakta, e-ticarete uyum konusunda ise İstanbul’un ardından ikinci sırada bulunmaktadır. 12 bine yakın firmamızın elektronik ticaret üzerinden 50 milyar TL’yi aşan işlem hacmine ulaşması ve Türkiye’de en yüksek kargo gönderimi yapan iller arasında yer almamız, şehrimizin bu alandaki gücünü açıkça ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu. Hava kargo terminalinin şehrin lojistik kapasitesine önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Büyüksimitci, "Bu yatırım sayesinde ihracatçılarımız uluslararası pazarlara daha hızlı ulaşacak, sanayicilerimiz kritik ara mallarına daha kısa sürede erişecek, lojistik süreçler sadeleşecek ve maliyetler azalacaktır. Özellikle hızlı teslimat gerektiren sektörlerde rekabet gücümüz önemli ölçüde artacaktır. Bu gelişmenin sadece Kayseri ile sınırlı kalmayacağını, çevre illerimize de hizmet vererek bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Bundan sonraki süreçte yeni adımların önem taşıdığını vurgulayan Büyüksimitci, "Terminalimizin kapasitesinin artırılması, dijital gümrükleme süreçlerinin yaygınlaştırılması, lojistik firmalarının Kayseri’ye entegrasyonunun güçlendirilmesi ve şehrimizin bir lojistik üs haline gelmesini sağlayacak yatırımların teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Açıklamasının sonunda emeği geçenlere teşekkür eden Büyüksimitci; "Bu önemli yatırımın hayata geçirilmesinde başta Sayın Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi yetkililerine, milletvekillerimize ve tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. Ayrıca yatırımı üstlenen Akyapı Şirketler Grubu’na da şehrimize kazandırdıkları bu değerli yatırım için teşekkürlerimi sunuyorum" şeklinde sözlerini tamamladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 11:09 ATP, 2026 yılı ilk çeyreğinde büyümesini sürdürdü ATP, çeşitlendirilmiş ve dikey uzmanlık odaklı iş modeliyle değişen teknoloji ihtiyaçlarına hızla adaptasyon sağlayarak çeyrek dönem boyunca kârlı büyüme yolculuğunu sürdürdü. ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk üç ayında gelirlerini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 104 artışla 1,3 milyar TL seviyesine taşırken; FAVÖK’ünü 880,5 milyon TL’ye, ana ortaklık net kârını ise 421,1 milyon TL’ye yükseltti. Güçlü tekrarlayan gelir yapısı, uluslararası operasyonlardaki büyüme ve yapay zekâ odaklı teknoloji yatırımları sayesinde ATP, yılın ilk çeyreğinde hedefleri doğrultusunda güçlü performans sergiledi. ATP Genel Müdürü Ümit Cinali, 2026 yılına sürdürülebilir büyüme hedefiyle girdiklerini belirterek şirketin performansına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Yılın ilk çeyreğinde, yakın coğrafyamızdaki gelişmelerin de etkilediği küresel ölçekte ekonomik belirsizliklerin sürdüğü; buna karşın teknoloji yatırımlarında yapay zekâ odaklı verimlilik ve dönüşümün hız kazandığı bir dönem yaşandı. Fırsatları zamanında değerlendirerek yapay zekâ yatırımlarımız, globalleşme stratejimiz ve kârlı büyüme odağımız doğrultusunda hedeflerimize ulaştık. Bağlı ortaklığımız ATP Capital üzerinden gerçekleştirdiğimiz yatırımlar da başarılı performans sergileyerek değer üretmeye devam etti. Ciromuz geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 104 oranında büyürken, ana ortaklık net kârımızı yüzde 216 artırdık." Uluslararası operasyonların büyümeye katkısına dikkat çeken Cinali, şunları söyledi: "Geçen yıl attığımız uluslararası adımların etkilerini, 2026’nın ilk çeyreğinde daha somut şekilde görmeye başladık. Sahra Altı Afrika bölgesinde altı ülkede gerçekleştirdiğimiz satışlar ve kurulumlar, ATP’nin teknoloji çözümlerinin farklı coğrafyalarda ölçeklenebilirliğini ortaya koydu. Bölgenin önde gelen ülkesi Güney Afrika’da, 10 milyar dolar büyüklüğe sahip gıda hizmetleri pazarının 2030 yılına kadar iki katına çıkması öngörülüyor. Genç nüfus artışı, şehirleşme ve organize zincirlerin yaygınlaşmasıyla birlikte hızlı servis restoran (QSR) segmenti, toplam sektör gelirlerinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor. Operasyonel verimliliğin kritik hâle geldiği bu dönüşüm sürecinde, Zenia’nın bölgede erken dönemde edindiği saha deneyimi ve güçlü referansları şirketimize önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Sermaye piyasaları teknolojileri alanında da Azerbaycan’da elde ettiğimiz başarıyı yeni ülkelere taşımaya yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde, uluslararası gelirlerimizin toplam gelirler içerisindeki payını artırmayı stratejik önceliklerimizden biri olarak görüyoruz." Yapılan açıklamaya göre şirket, yapay zekâ odaklı ürün geliştirme ve teknoloji yatırımlarını sürdürürken, bağlı ortaklığı ATP Capital aracılığıyla teknoloji girişimlerine yaptığı yatırımlarla da ekosistemini büyütmeye devam ediyor. Bu yatırımların ürettiği değer, şirketin konsolide finansal performansına katkı sağlarken uzun vadeli büyüme kapasitesini de güçlendiriyor. Şirket, yılın geri kalanında da yüksek katma değerli yazılım çözümleri, genişleyen uluslararası operasyonları ve ölçeklenebilir iş modeliyle sürdürülebilir büyümesini desteklemeye devam etmeyi hedefliyor.
12 Mayıs 2026 Salı - 11:05 Karadeniz’in gezgin arıcıları yeni sezon için Doğu Anadolu’nun dağlarını mesken tuttu Karadeniz Bölgesi’nin gezgin arıcıları, yeni sezon çiçek balı üretimi için Doğu Anadolu yaylalarına göç etmeye başladı. Giresun’un Eynesil ilçesinde yaklaşık 32 yıldır arıcılık yapan emekli imam Emin Çoban da yeni sezon için arı kolonilerini Erzurum yaylalarına taşıdı. Akşam saatlerinde Giresun’un Eynesil ilçesinde arı kovanlarının girişlerini kapatarak kiraladıkları kamyona yükleyen arıcılar, gece boyunca süren yolculuğun ardından sabah saatlerinde Erzurum’daki yaylalara ulaştı. Arı kolonilerini yeni sezon için uygun alanlara yerleştiren Emin Çoban, yıllardır aynı heyecanla yollara çıktıklarını söyledi. 1994 yılından beri arıcılık yaptığını belirten Çoban, arıcılığa birkaç koloniyle başladığını ifade ederek, "Yıllar içerisinde büyüttük. Özellikle son 5 yıldır Erzurum’a geliyoruz. Daha önce Bayburt tarafına gidiyorduk ancak Erzurum’daki çiçek çeşitliliği daha fazla olduğu için burayı tercih ediyoruz. Bin çeşit çiçek var diyebiliriz. Şeker katkılı bal üretmiyoruz. Doğal bal üretimi için yüksek rakımlı yaylaları tercih ediyoruz. Bu yıl havaların soğuk gitmesi nedeniyle Erzurum’a biraz geç geldik. Yeşilyayla ile Umudum bölgesinde kendi satın aldığımız araziye arılarımızı yerleştireceğiz. Erzurum’da yaklaşık bir ay kaldıktan sonra güçlü kolonileri komar ve kestane balı için yeniden Karadeniz’e götüreceğiz. Kestane balı hasadının ardından tekrar Erzurum’a döneceğiz. Sezonu Tortum yolu üzerindeki yaklaşık 2 bin 100 metre rakımlı Karagöbek bölgesinde tamamlayacağız" dedi. Son yıllarda iklim şartlarının arıcılığı olumsuz etkilediğini dile getiren Çoban, "2023 yılından sonra istediğimiz verimi alamadık. Yoğun bal akımı en son 2023 yılında yaşandık. Yağışlı havalarda kekikten, güneşli havalarda ise geven bitkisinden verim alıyoruz. Ancak çoğu zaman ancak masrafımızı çıkarabiliyoruz. Şekersiz bal ürettiğimiz için kolonilerde ortalama 10 kilo civarında bal oluyor. Güçlü sezonlarda bu miktar 20-30 kiloya kadar çıkabiliyor. Vatandaş gerçek balı artık ayırt ediyor. Bizi bilen müşterilerimiz balımıza güveniyor. Bu nedenle müşteri sıkıntısı yaşamıyoruz" dedi. Arıcılığın büyük emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Çoban, gece yapılan yolculukların oldukça yorucu geçtiğini belirterek, "Akşam Eynesil’den çıkıp sabah Erzurum’a ulaşıyoruz. Yorucu oluyor ama bu iş sevmeden yapılmaz. Kimisi balık tutmayı sever, kimisi gezmeyi. Ben hem gezmeyi hem arıcılığı seviyorum. İnsan önce arıya ve arıcılığa aşık olacak. Bu iş bir aşk meselesi" diye konuştu.
Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Fuarlar modern tarıma geçiş konusunda önemli kazanımlar sağlıyor"
29 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26 Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Fuarlar modern tarıma geçiş konusunda önemli kazanımlar sağlıyor" Düzenlenecek Adana Tarım ve Sera ile Bahçe Fuarı’nın önemine değinen Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan," Böyle fuarlar, çiftçiler, tarım uzmanları, teknoloji geliştiricileri ve tarımsal işletmeler için önemli bir buluşma noktasıdır. Burada bilgi akışı sağlanıyor, yeni tarım teknolojileri tanıtılıyor ve sektörle ilgili iş birlikleri güçleniyor" dedi. Oda Başkanı Doğan, yaptığı açıklamada Çukurova’nın tarımsal gücünü ve bölge çiftçisinin üretim vizyonunu 4-8 Kasım 2025 tarihleri arasında Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 18. Adana Tarım ve Sera ile Bahçe Fuarı’nda tanıtacağını söyledi. Doğan, fuar kapsamında bölgenin tarımsal potansiyelinin, modern üretim tekniklerinin ve yenilikçi tarım uygulamalarının ziyaretçilere sunulacağını kaydetti. Tarımın Çukurova için stratejik bir sektör olduğuna vurgu yapan Doğan, "Çukurova, Türkiye’nin en verimli üretim merkezlerinden biridir. Tarım, bölgemizde sadece ekonomik bir faaliyet değil, binlerce aile için yaşam kaynağıdır. Bu fuar, hem tarım sektörünün geleceğine ışık tutuyor hem de çiftçilerimize modern tarıma geçiş konusunda önemli kazanımlar sağlıyor" diye konuştu. Çukurova ürünleri dünya pazarına açılıyor Yüreğir Ziraat Odası olarak, fuarda narenciye, avokado, muz, ejder meyvesi, karpuz, şeker kamışı, yerfıstığı, pamuk, pikan cevizi, hurma, nar, papaya, pepino ve kiwano gibi Çukurova’nın verimli topraklarında yetiştirilen geniş ürün yelpazesinin de tanıtımını yapacaklarına değinen Doğan, şöyle devam etti: "Ürün çeşitliliği ve yenilikçi üretim teknikleri bölgenin tarımsal rekabet gücünü de artırıyor. Çiftçilerimizle birlikte hem tarımsal inovasyonları hem de sürdürülebilir üretim modellerini fuarda paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu platform, üreticimizin hem ulusal hem uluslararası pazarda daha güçlü olmasına katkı sağlıyor." Adana Tarım ve Sera ile Bahçe Fuarı’nın sadece bir ürün sergi alanı değil, tarım sektörünü bir araya getiren güçlü bir iş birliği platformu olduğunu da aktaran Doğan, "Böyle fuarlar, çiftçiler, tarım uzmanları, teknoloji geliştiricileri ve tarımsal işletmeler için önemli bir buluşma noktasıdır. Burada bilgi akışı sağlanıyor, yeni tarım teknolojileri tanıtılıyor ve sektörle ilgili iş birlikleri güçleniyor. Yüreğir Ziraat Odası olarak fuarda çiftçilere tarımsal danışmanlık, sürdürülebilir üretim teknikleri ve modern tarım uygulamaları konusunda rehberlik edeceğiz" ifadelerini kullandı. Doğan, tüm tarım üreticilerini ve sektör paydaşlarını fuara davet etti.
Restoran sahibi, yeni sistemle hem fiyatları düşürmeyi hem de gıda israfının önüne geçmeyi hedefliyor
29 Ekim 2025 Çarşamba - 10:11 Restoran sahibi, yeni sistemle hem fiyatları düşürmeyi hem de gıda israfının önüne geçmeyi hedefliyor Trabzon’da daha önce sıra dışı uygulamayla dikkatleri üzerine çeken bir kebapçı, bu defa farklı bir uygulamaya imza atmaya hazırlanıyor. Trabzon’un Yomra ilçesinde faaliyet gösteren bir restoran, yeni sistemle hem fiyatları düşürmeyi hem de gıda israfının önüne geçmeyi hedefliyor. İşletme sahibi Halil İbrahim Demirtaş, yeni sistemle müşterilerin yalnızca sipariş ettikleri mezelerin ücretini ödeyeceğini belirterek, "Kimse yemediği bir ürünün ücretini ana yemek üzerinden ödemek zorunda kalmayacak. Ana yemek fiyatlarımızı ve kâr marjımızı minimize ederek fiyatları düşüreceğiz" dedi. Müşterilerin diledikleri mezeleri sipariş edebileceğini, sadece yediklerinin ücretini ödeyeceğine dikkat çeken Demirtaş; "Misafirlerimiz menüden ana yemeklerini seçecek, diledikleri mezeleri sipariş edecek; sadece yediklerinin ücretini ödeyecek" diye konuştu. Her akşam çöpe giden mezeleri gördükçe üzüldüğünü ifade eden Demirtaş yeni sistemle israfı en aza indirip fiyatları erişilebilir hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur "Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur. Bir restorana girdiğinizde önünüze gelen her ürün ücretlidir" diyen Demirtaş, "Trabzon’da tek şubesi bulunan bir işletmeyiz ve ilklere imza atmayı seviyoruz. Günümüzün şartlarında hem bizim hem vatandaşın muzdarip olduğu israf sorununa dikkat çekmek istedik. Restoran sahipleri olarak zaman zaman "Sen daha çok meze verdin, ben daha çok meze verdim" gibi bir rekabetin içine giriyoruz. Biz bu anlayışın önüne geçmek istiyoruz. Özellikle şunu vurgulamak isterim: Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur. Bir restorana girdiğinizde önünüze gelen her ürün ücretlidir. Bu ürünlerde kâr gözetilmez, birim maliyet hesaplanır ve ana yemeğin üzerine eklenir. Dolayısıyla ana yemek fiyatı otomatik olarak yükselir. Biz hem bu fiyatları düşürmek hem de israfın önüne geçmek amacıyla, Allah nasip ederse Kasım ayında yeni bir uygulamaya geçiyoruz. Başarılı olursak, bu sistemi yıl boyunca sürdürmeyi planlıyoruz. Bu sayede, kimse yemediği bir ürünün ücretini ana yemek üzerinden ödemek zorunda kalmayacak. Ana yemek fiyatlarımızı ve kâr marjımızı minimize ederek fiyatları düşüreceğiz. Aynı şekilde meze fiyatlarımızı da uygun seviyelere çekeceğiz. Herkes sadece istediğini yiyecek, yemediğinin parasını ödemeyecek. Örneğin, vatandaşın 300-400 TL’si varsa neden 400 TL’lik bir yemeğe 650 TL ödesin? Bizim amacımız bunun önüne geçmek. Bunun için uygun bir fiyat politikası hazırlıyoruz. Herkes ailesiyle restoranımıza gönül rahatlığıyla gelebilecek. Mesela şu anda Adana kebabımızın fiyatı 550 TL. Yanında çeşitli yancılar da veriyoruz. Yeni sistemimizle Adana menümüzün fiyatını 350 TL’ye düşüreceğiz. Meze fiyatlarımızı ise 30, 40 ve 50 TL olarak belirleyeceğiz. Mezelerimiz Güneydoğu ve Hatay mutfağına özel lezzetlerden oluşuyor" dedi. Sadece yediklerinin ücretini ödeyecekler Müşterilerin sadece yediklerinin ücretlendirileceğini kaydeden Demirtaş, "Misafirlerimiz menüden ana yemeklerini seçecek, diledikleri mezeleri sipariş edecek; sadece yediklerinin ücretini ödeyecek. Biz ilklere imza atmayı seven bir işletmeyiz, inşallah bu uygulamayı da başarıyla hayata geçireceğiz. Amacımız, çöpe giden ürünlerin önüne geçmek. Her akşam çöpe giden mezeleri gördükçe gerçekten üzülüyorum. Bu nedenle ana yemek fiyatlarımızı aşağıya çekiyor, mezeleri ise tüketim esasına göre ücretlendiriyoruz. Yiyen ödeyecek, yemeyen ödemeyecek" diye konuştu.
Oral’dan Erzurum ekonomisine mercek
29 Ekim 2025 Çarşamba - 09:18 Oral’dan Erzurum ekonomisine mercek Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Palandöken’de düzenlenen "Şehrin Ekonomisi Erzurum" paneline panelist olarak katıldı. Erzurum’un ekonomik potansiyeli, üretim gücü ve geleceğe yönelik yatırım fırsatlarının ele alındığı panelde, kent ekonomisinin farklı dinamikleri tüm yönleriyle değerlendirildi. Panelde; tarım, hayvancılık, tarımsal üretim, ihracat, turizm ve iş dünyası gibi birçok başlık öne çıkarken, Başkan Hakan Oral Erzurum’un kalkınmasında stratejik öneme sahip sektörlere ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Oral, şehir ekonomisinin sürdürülebilir büyüme göstermesi için üretim ve ihracat odaklı bir yapının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. "Gastronomi kültürü ve turizm değerleri ekonomiye kazandırılmalı" Erzurum’un sahip olduğu doğal kaynaklar, coğrafi konumu ve kültürel zenginlikleriyle bölgesel bir üretim ve ticaret merkezi olma potansiyeline dikkat çeken Başkan Oral, özellikle tarım ve hayvancılık sektörlerinde verimliliğin artırılması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, kırsal kalkınmayı destekleyen politikaların geliştirilmesi ve genç nüfusun üretime yönlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Ayrıca, Erzurum’un sahip olduğu gastronomi kültürünün ve turizm değerlerinin hem ekonomik hem de kültürel açıdan büyük bir fırsat sunduğunu belirten Başkan Oral, "Erzurum, tarihinden aldığı güçle bir turizm ve gastronomi kentidir. Bu potansiyelin daha etkin kullanılması için devlet destekleri ve özel sektör yatırımları artırılmalıdır." dedi. "Marka değerler ulusal anlamda tanıtılmalı" Başkan Oral konuşmasında, üretimden ihracata uzanan süreçte yerel girişimcilerin desteklenmesi, katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin teşvik edilmesi, markalaşma çalışmalarına ağırlık verilmesi ve Erzurum’un marka değerinin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması gerektiğinin altını çizdi. Son olarak, şehir ekonomisinin büyümesi ve sürdürülebilir hale gelmesi için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir iş birliği yapılmasının önemine dikkat çeken Başkan Oral, "Erzurum’un geleceğini birlikte inşa etmek için üretmek, paylaşmak ve iş birliği yapmak zorundayız." ifadelerini kullandı.
Aydın’da yağışların ardından zeytin hasadı başladı
29 Ekim 2025 Çarşamba - 08:52 Aydın’da yağışların ardından zeytin hasadı başladı Türkiye’nin en önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezleriniden bir olan Aydın’da 20025-2026 yılı hasat dönemi başladı. Bu yıl uzun süren kuraklığın ardından gerçekleşen yağışların üreticiye umut olduğunu kaydeden Karya Farma Kurucusu Hakan Başlık, "Kurum olarak zeytin ve zeytinyağını bir gıda değil şifa kaynağı ürün olarak görüyoruz. Yağışların ardından hasada başladık. Verim de rekolte de çok iyi" diye konuştu. Genellikle sofralık ve özel tüketim yeşil zeytinyağı üretimi yapmak isteyenlerin yağışların ardından hasada başladığı Aydın’da toplanan zeytinler alım merkezlerinde elenerek boyutuna göre ayrıldıktan sonra satışa sunuluyor. Özel yeşil zeytinyağı yapmak isteyenler ise hasattan hemen sonra zeytinleri sıktırıp cizemlik yağ elde ediyor. Aydın’da kurak geçen yazın ardından geçtiğimiz haftalarda başlayan yağışlarla zeytinlerin hasat etme seviyesine ulaştığını kaydeden Hakan Başlık, "verilere göre ilimiz Aydın’da 154 bin hektarlık alanda zeytin üretimi yapılıyor. Aydın’da yağlık ve sofralık olarak yaklaşık 1 milyon 750 bin ton üretim gerçekleşiyor. Mevcut olan 25 milyon ağaç varlığı da her geçen gün artıyor. Sektördeki en büyük sıkıntı maalesef zeytin ve zeytinyağı sıradan bir tarımsal ürün olarak görülmesi. Oysa bu ürün şifa niyetine tüketilmesi gereken bir gıda olduğu anlaşılınca zeytin ve zeytinyağı hak ettiği değeri bulacaktır" dedi.
Denizli Ticaret Odası, Yüksek İstişare Kurulunu topladı
28 Ekim 2025 Salı - 16:07 Denizli Ticaret Odası, Yüksek İstişare Kurulunu topladı Denizli Ticaret Odası (DTO) Yüksek İstişare Kurulu (YİK), DTO Başkanı Uğur Erdoğan’ın yönetiminde toplandı. Denizli’nin ve sektörlerinin geleceğine dair öneri, fikir ve projelerin masaya yatırılan toplantı için Başkan Erdoğan, "Sektörlerimiz, Denizli’miz ve üyelerimiz için hazırladığımız yeni projelerimizin sunumunu yaptık ve görüşlerini aldık. Süregelen projelerimizin son durumu hakkında da bilgilendirdik. El birliğiyle hem odamızı hem de şehrimizi ve sektörlerimizi büyüteceğiz, hep beraber gelişip daha da güçleneceğiz" dedi. Denizli Ticaret Odası (DTO) Yüksek İstişare Kurulu (YİK), DTO Başkanı Uğur Erdoğan’ın yönetiminde toplandı. Yoğun ilgi gören toplantıda şehrin sektörlerinin ve iş dünyasının geleceğinin planlandığı DTO’nun Avrupa Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bakanlıkları ile kamu kurum ve kuruluşlarından desteklenmeye uygun görülen projeleri ile DTO’nun uzman teknik ekibinin yerel kalkınma hamlesi teşvik programına dair hazırladığı yerel yatırım konuları görüşüldü. Başkan Erdoğan, toplantının başında, YİK’e yeni katılan Önceki Dönem Denizli Milletvekillerinden ve DTO Başkanlarından Mehmet Yüksel, tanınmış iş insanları Süleyman Öztürk ve Mehmet Ercüment Erdem ile Ziraat Bankası Denizli Bölge Başkanı Hüseyin Kahraman’a, kısa bir konuşmayla katılımlarından dolayı teşekkür ederek "Hoş geldiniz. Sizlerle daha da güçlendik. Bugünden itibaren sunacağınız değerli katkılarınız için teşekkür ederiz" dedi. Başkan Erdoğan, YİK üyelerine Denizli ekonomisinin durumunu özetledi Başkan Erdoğan, DTO YİK üyelerine, Denizli’nin içinde bulunduğu ekonomik durumu da kısaca özetledi. Sektörlerin ve ihracatçının hangi durumda olduğuna dair bir tablo çizdi. Başkan Erdoğan, "Denizli olarak, ihracatçı iller arasında 8’inci sıradayız. Ocak-eylül arasındaki 9 aylık dönemdeki ihracatımız 3 milyar 493 bin 561 dolar; geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,1’lik bir artışımız var. Ancak lokomotif sektörlerimiz hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 2,84, tekstil ve ham maddelerinde de yüzde 1,14’lük bir azalış söz konusu. Yine öne çıkan sektörlerimizden elektrik ve elektronik yüzde 19,61, demir ve demir dışı metaller yüzde 13,63, madencilik ürünleri yüzde 9,78, çelikte de yüzde 4,69’luk bir artış yakaladık. Geçen ay 173 ülkeye ihracat yaptık. Son 12 aylık ihracatımız ise 4 milyar 612 bin 919 dolara ulaştı. Öte yandan Ocak-Ağustos arasındaki 8 aylık dönemdeki ithalatımız 1 milyar 383 bin 26 dolar oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,19’luk bir artış var. İthalatımız, öne çıkan sektörlerimizden materyallerin geri kazanımı ile tekstil elyafın hazırlanması ve bükülmesinde ise azaldı. Son 12 aylık ithalatımız, 2 milyar 99 bin 838 dolar olarak kayıtlara geçti. Oda olarak yılın ilk 9 ayında bin 206 yeni üye kaydettik. Yeni üye kaydımız, geçen yılla hemen hemen aynı. 23 bin 300 üyeye çok yaklaştık. Yıllık bazda üye artış oranımız yüzde 4,39. Bu arada istihdama da bakacak olursak SGK’nın resmi verilerine göre geçen yıl Ocak-Temmuz arasındaki 7 aylık dönemde 4a kapsamındaki çalışan 226 bin 334 idi. Bu yıl aynı dönemde yüzde 0,47’lik bir artış ile 227 bin 400 oldu. Yabancı sermaye ortaklı firmalarımız bu yıl 9 ayda 18 arttı ve toplamda 422’ye ulaştı. Yabancı sermaye oranı yüzde 49,89, yabancı sermaye tutarı ise 489 milyon 853 bin 980 TL oldu. Göreve geldiğimizde fuar organizasyonu 4-5 ile sınırlı idi; zamanla 3 katına kadar çıkardık. Tekstil, teknik tekstil, tekstil makineleri, otomotiv, gıda ve içecek, ambalaj, inşaat, mermer, dekorasyon ve medikal sağlık sektörlerinde dünyanın dört bir tarafındaki en önemli yurt dışı fuarlara, yıllık 600-700 arasında üyemizi yolluyoruz. Bugüne kadar Almanya, Dubai, Yunanistan, Rusya Federasyonu, İtalya, İngiltere, Fransa, İspanya, Belçika, Polonya ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi çok sayıda ülkeye gidildi. Beraberinde iş ve inceleme gezileri ile resmi temasların gerçekleştirildiği toplantılar da düzenlendi. Artık üyelerimiz bu tür organizasyonlarımıza yoğun ilgi gösteriyorlar, teşekkür ederiz" diye konuştu. DTO’nun projeleri, artarak son sürat devam ediyor Başkan Erdoğan, konuklarını, projelerindeki son durum hakkında da bilgilendirdi. Erdoğan, "Denizli Ticaret Odası olarak yürüttüğümüz tüm bu projeler, şehrimizin üretim altyapısını güçlendirmiş, eğitim ve istihdam alanında binlerce kişiye dokunmamızı sağlamıştır. Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen çalışmalarımız, Denizli’mizi yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da örnek gösterilen bir üretim ve dönüşüm merkezi haline getirmiştir. Daha güçlü bir Denizli için, hep beraber bilgiyle, iş birliğiyle ve yenilikçi bir zihniyetle çalışmaya devam edeceğiz. Bu sürecin, Denizli’nin 2026 yılı ve sonrasındaki kalkınma ajandasına yön verecek ortak bir akıl çalışması olacağına inanıyorum. Katkı koyan herkese teşekkür ediyorum. Bu sene, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından desteklenecek konuların ilk dördü, doğrudan son 5 yıldır üzerinde yoğun çalıştığımız teknik tekstil üretimi ile ilgili. Bu kapsamda, 6 üyemizin destek başvurusuna yardımcı olduk; her biri yaklaşık 100 milyon TL destek talebinde bulundu ve sonuçlanmasını bekliyorlar. Toplantımıza ve çalışmalarımıza katkılarınız ve değerlendirmeleriniz için hepinize teşekkür ederiz" dedi. DTO, YİK üyelerine, projelerin ayrıntılarını aktardılar Başkan Erdoğan’ın konuşmasının ardından, DTO Genel Sekreter Yardımcısı Tekstil Mühendisi Dr. Akay Gündoğan projelerinin içeriği hakkında teknik ekipleri tarafından hazırlanan bir sunumla, YİK üyelerini ayrıntılı bilgilendirdi. Ondan sonra da Mimar İbrahim Şenel DTO’nun yeni bina yapma çalışmalarındaki son durum ve projenin içeriği hakkında detaylı bilgi verdi. Yoğun fikir alışverişinin ve bilgilendirmenin olduğu toplantı, katılımcıların tamamıyla günün anısına çektirilen fotoğraf karesi ile de sona erdi.
"Bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebiliriz"
28 Ekim 2025 Salı - 14:48 "Bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebiliriz" OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi, Alman-Türk İş Konseyi (DTWR) ve NRW Global Business Yatırım ve Kalkınma Ajansı iş birliğiyle Düsseldorf’ta düzenlenen Üst Düzey İş Adamları Yuvarlak Masa Toplantısı’na katıldı. Türkiye’nin üretim, yatırım ve güven vizyonunu dünyaya taşıdıklarını vurgulayan Yalçıntaş, "Almanya’daki varlığımız, OYAK’ın küresel büyüme stratejisinin en somut örneği" dedi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) Almanya’da düzenlediği üst düzey iş adamları yuvarlak masa toplantısına katılan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, temasları sırasında Almanya’daki OYAK iştiraklerinin faaliyetlerini değerlendirdi, şirketin gelecek perspektifiyle ilgili mesajlar verdi. Türk özel sektörünün dış dünyaya açılan penceresi DEİK’in programında, Türkiye’den ve Almanya’dan şirketlerin üst düzey yönetici ve temsilcileri Düsseldorf’ta buluştu. Almanya’nın 10’uncu Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff ile Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst’ün de katıldığı toplantıda iki ülke ekonomik ilişkileri ve potansiyeller ele alındı. Enerji, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, tedarik zincirleri, teknoloji ve üretim başlıklarındaki fırsatlar değerlendirildi. Toplantılara katılan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş temaslarında, Almanya’da iki güçlü markayla faaliyet gösteren şirketin ülkede yatırımcı ve işletmeci olduğunu vurguladı. "Şirket olarak uzun vadeli ortaklıkların gücüne inanıyoruz" diyen Yalçıntaş, "Birlikte çalıştığımızda, bilgi, deneyim ve güveni birleştirdiğimizde bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebileceğimize inanıyoruz" mesajı verdi. Geleceğe yönelik stratejiler değerlendirildi Almanya’daki temasları hakkında bilgi veren Yalçıntaş, "İştiraklerimizden ANKER Bank GmbH ve Almatis’e gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde yaptığımız kapsamlı görüşmeler, operasyonel süreçlerimizi yerinde değerlendirme ve geleceğe yönelik stratejik planlarımızı şekillendirme açısından önemli bir fırsat sundu" dedi. Şirket küresel rekabet gücünü artırma hedefleri doğrultusunda Almanya’daki yatırımlarının stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Murat Yalçıntaş, "Almanya’daki varlığımız, OYAK’ın uluslararası büyüme vizyonunun en somut örneklerinden birini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde Almanya ve Avrupa pazarındaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. İştiraklerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, bu hedeflerimize istikrarlı ve kararlı biçimde ilerlememiz açısından kritik bir rol oynuyor" diye konuştu. Yapılan açıklamaya göre, 60 yılı aşan bankacılık tecrübesini modern dijital yetkinliklerle birleştiren Frankfurt merkezli OYAK ANKER Bank GmbH, 1,4 milyar euroluk aktif büyüklüğüyle Türkiye ve Almanya arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlıyor. OYAK şirketlerinin Avrupa’daki büyümesine ivme kazandıran banka, BaFin ve Bundesbank denetiminde, tam lisanslı bir Alman bankası olarak hem bireysel hem de kurumsal müşterilerine güvenilir finansal çözümler sunuyor. Açıklamaya göre, 100 yılı aşkın birikimiyle; altı ülkede yedi üretim tesisi, altı dağıtım merkezi ve beş Ar-Ge laboratuvarıyla faaliyet gösteren Almatis, Ludwigshafen’deki üretim tesisiyle yüksek kaliteli alümina üretiminde dünya liderlerinden. Şirketin Ludwigshafen tesisi, Almanya’nın ileri seramik, kimya ve refrakter sanayilerinde stratejik bir role sahip.
ATO Başkanı Baran: "Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor"
28 Ekim 2025 Salı - 13:49 ATO Başkanı Baran: "Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) Milli Katılım Organizasyonu’nu üstlendiği, körfez bölgesinin en önemli sağlık fuarlarından biri olan ’Küresel Sağlık Fuarı 2025’ standının açılış programı yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran, "Bugün yüksek kalitede sağlık hizmetini, teknoloji ve maliyet avantajıyla birleştirerek kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm bölgeye ve dünyaya sunuyoruz. Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı desteğiyle Milli Katılım Organizasyonu’nu üstlendiği, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen Küresel Sağlık Fuarı 2025’te (Global Health Exhibition 2025) yer alan standının açılış programı ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ve Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler’in katılımıyla yapıldı. Ankara Ticaret Odası, 27-30 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuarda, 21 firma katılımcı firma ile Türk sağlık sektörünün üretim gücünü, teknolojik yetkinliğini ve hizmet kalitesini sergileyerek dünyaya tanıtacak. "Türkiye artık küresel alanda önemli bir oyuncu durumunda" Türkiye’nin sağlık alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu ifade eden ATO Başkanı Baran, "Kamu-özel sektör iş birliğiyle kurulan modern şehir hastaneleri, dijital dönüşümle entegre akıllı sağlık sistemleri, hızla büyüyen tıbbi cihaz ve ilaç endüstrisi, deneyimli insan kaynağı, yüksek hizmet kalitesi ve sağlık turizmindeki başarılarıyla Türkiye, artık küresel alanda önemli bir oyuncu durumunda. Bugün yüksek kalitede sağlık hizmetini, teknoloji ve maliyet avantajıyla birleştirerek kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm bölgeye ve dünyaya sunuyoruz. Türkiye dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. "10 milyar dolarlık bir hedefimiz var" Suudi Arabistan’ın ’Vizyon 2030’ hedefleri doğrultusunda yürüttüğü reformlarla, bölgeyi geleceğin sağlık ekosistemlerinden biri haline getirmeyi hedeflediğini vurgulayan Baran, "Türk firmalarının Suudi Arabistan’ın bu hedefi doğrultusunda sağlık sektörünün modernizasyonu ve güçlendirilmesinde kilit rol oynayabileceğine inanıyoruz. Bu fuarın Suudi Arabistan’la ticari ilişkilerimizi geliştirme açısından da kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Suudi Arabistan ile yaklaşık 7 milyar dolarlık bir ticaretimiz söz konusu. 2025 yılı itibarıyla 10 milyar dolarlık bir hedefimiz var. Bunu gerçekleştirerek, çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "Küresel Sağlık Fuarı 2025 yeni başarı hikayelerinin doğmasına vesile olacaktır" Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da yaptığı konuşmada, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki dostluğun, sadece tarihi bağlarla değil ortak hedeflerle, karşılıklı güvenle ve geleceğe dönük güçlü iradeyle pekiştiğini belirterek, "Küresel Sağlık Fuarı 2025, hem firmalarımız hem de ülkelerimiz için kalıcı ortaklıkların ve yeni başarı hikayelerinin doğmasına vesile olacaktır" ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan’ın, gelişmiş altyapısı, stratejik konumu ve ev sahipliği yaptığı nitelikli etkinliklerle, iş dünyasının, yatırımcıların ve karar vericilerin bir araya geldiği güçlü bir çekim alanı oluşturduğunu ifade eden Gürcan, organizasyonun zengin içeriğiyle, yenilikçi sağlık teknolojilerinden yapay zeka destekli medikal çözümlere, soğuk zincir taşımacılığından dijital sağlık platformlarına kadar birçok yeniliği bir arada sunduğuna işaret etti. Gürcan, katılımcı profilinin fuarın yalnızca bir ticaret alanı değil, aynı zamanda bilgi paylaşımı ve ortak vizyon geliştirme platformu olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekledi. "Artık dünya küçük bir köy haline geldi" Küresel Sağlık Fuarı 2025’e 40’tan fazla Türk firmanın katıldığını aktaran Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler, "Eski Ankara Milletvekili olarak, Ankaralı olarak ATO’nun burada olmasından mutlu olduğumu, gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Katılan firmalarımıza başarılar diliyorum. Sağlık alanında, burayla çok güzel iş birlikleri yapılabilir, güzel fırsatlar var. Bunu inşallah firmalarımız, fuar döneminde yapacakları görüşmelerde elbette ki masaya yatıracaklar, değerlendirecekler. Artık dünya küçük bir köy haline geldi. ’Benim orada ne işim var’ değil, artık iş her yerde var. Herkes, her yerde yatırım yapıyor" dedi. Suudi Arabistan’ın, 2030 vizyonuyla, ülkeye yatırımcı çekmek için çok büyük gayret içinde olduğunu dile getiren İşler, bu doğrultuda ülkeye gelen yatırımlar olduğunu anlattı. Suudi Arabistan’dan başka yerlere giden yatırımlar olduğunu da ifade eden İşler, bu nedenle bu tür organizasyonların her bakımdan herkes için faydalı olduğunun altını çizdi. 21 firmaya plaket verildi Açılış programının ardından, fuara ATO standıyla katılım sağlayarak, Türk sağlık sektörünün üretim gücünü, teknolojik yetkinliğini ve hizmet kalitesini temsil eden 21 firmanın standı ziyaret edilerek, plaketleri takdim edildi. Programa, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz ve Ali İhsan Güçlü de katıldı. ATO, Küresel Sağlık Fuarı standı açılış programının ardından fuarda yer verdiği firmalarla, Suudi Arabistan’ın sağlık sektörü temsilcilerini bir gala programında bir araya getirdi. ATO Başkanı Baran’ın ev sahipliğinde ve Türk sermayeli bir restoranda gerçekleşen geceye, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ile Türk ve Suudi iş adamları katıldı. "Türkiye 1 trilyon 358 milyar dolarlık milli geliri ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi" Baran, burada yaptığı konuşmada ATO’nun milli katılım desteği ile Türkiye’den 21 firmayı getirdiği Küresel Sağlık Fuarı’nın ilk gününün başarıyla tamamlandığını belirterek, Türkiye’nin hızla büyüyen ekonomisiyle, üç kıtanın tam merkezindeki coğrafi konumuyla önemli bir ülke olduğuna aktaran Baran, "1 trilyon 358 milyar dolarlık milli geliri ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi, Satın Alma Gücü Paritesine göre de 12’nci sırada. 2024 yılı sonu itibarıyla 262 milyar dolar ihracat 344 milyar dolar ithalat olmak üzere 606 milyar dolarlık dış ticaret hacmi söz konusu" diye konuştu. "Türkiye, artık sağlıkta sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da güvenilir çözüm ortağı" Sağlık yatırımları, özel hastaneler, medikal AR-GE ve dijital sağlık hizmetleri gibi alanlarda, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında önemli sinerjiler oluşabileceğine inandıklarını söyleyen Baran, "ATO olarak, üyelerimizin bu pazarda kalıcı iş birlikleri kurmalarını desteklemeye devam edeceğiz. Amacımız, bu organizasyonu sadece bir fuar katılımı olmaktan çıkarıp, kalıcı uluslararası ticaret ve iş birliği platformuna dönüştürmek. Her yıl daha güçlü bir pavilyonla, daha fazla firma ve daha büyük başarılarla bu platformu büyütmek istiyoruz. Bugün burada, sizlerin dinamizmi, cesareti ve üretkenliği sayesinde bir kez daha görüyoruz ki, Türkiye, artık sağlıkta sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da güvenilir çözüm ortağı" diye konuştu. "Türkiye olarak biz de bu uluslararası iş birliği platformunda aktif bir rol üstleniyoruz" Ticaret Bakan Yardımcısı Gürcan ise, Küresel Sağlık Fuarı’nın, yalnızca bir fuar olmanın ötesinde sağlık, bilişim, lojistik ve inovasyon gibi birbirini tamamlayan sektörlerin kesişiminde yer alan, çok yönlü bir iş birliği platformu olduğunu belirterek, "Türkiye olarak biz de bu uluslararası iş birliği platformunda aktif bir rol üstleniyoruz. Güçlü organizasyon kapasitemiz, yenilikçi girişimcilerimiz ve gelişmiş hizmet altyapımızla küresel fuarcılıkta güvenilir ve aranan bir ortak konumundayız" açıklamalarında bulundu. Suudi Arabistan’da düzenlenen bu çok sektörlü etkinliğe, Türk firmalarının güçlü katılımının, ülkenin uluslararası pazarlardaki dinamizmini ve üretim kabiliyetini açık biçimde ortaya koyduğunun altını çizen Gürcan, etkinliğin Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki dostluk ve iş birliğini, daha da güçlendireceğine inandığını dile getirdi. "Bu vizyonumuz, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile büyük bir uyum içindedir" Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve hükümetin vizyoner programı çerçevesinde Türkiye’nin, son 20 yılda sağlık sisteminin dönüşümünde, büyük bir başarı hikayesi yazdığını belirtti. Hastane altyapısına, dijital sağlık sistemlerine ve Ar-Ge kapasitesine yapılan stratejik yatırımlar sayesinde, bölgenin en kapsayıcı ve güçlü sağlık modellerinden birinin inşa edildiğini belirten Karayaka, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bugün Türkiye, dünya standartlarında hastaneleri, güçlü ilaç sanayii ve hızla büyüyen sağlık teknolojileri ekosistemiyle küresel sahnede öne çıkmaktadır. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan bir köprü olarak, yatırımcılara yenilikçi, ölçeklenebilir, güçlü bir zemin sunmaktayız. Bu vizyonumuz, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile büyük bir uyum içindedir. Her iki ülke de dijitalleşmeye, biyoteknolojiye ve insan kaynağına güçlü yatırımlar yapmakta, sağlıkta yeniliğin ancak iş birliğiyle büyüyebileceğini çok iyi bilmektedir."
"Tapuda işlem adedi 2,5 milyonu geçti"
28 Ekim 2025 Salı - 12:24 "Tapuda işlem adedi 2,5 milyonu geçti" Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Gayrimenkul satış rakamları 2025 yılında rekorlara doymuyor. 2025 yılı başı itibarıyla Cumhuriyet tarihinin en iyi yıl açılışını yapan gayrimenkul satışları, 1 Ocak-26 Ekim 2025 tarihleri arasında, tapuda yapılan işlem adedi olarak 2 milyon 561 bin 555 adedi geride bıraktı. Aynı dönemde tapu harcı geliri 120 milyar TL düzeyini geçerek 120 milyar 546 milyon 271 bin 133 TL şeklinde gerçekleşti" dedi. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, tapuda yapılan işlem adedinin 2 milyon 561 bin 555 adedi geride bıraktığıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu. "Harç gelirinde artış yüzde 70’i aştı" Özelmacıklı, "Geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki verilere baktığımızda artışın büyüklüğünü daha net görüyoruz. Zira 2024 yılının 1 Ocak-26 Ekim tarihleri arasına baktığımızda tapuda görülen işlem adedinin 2 milyon 335 bin 476 olduğunu görüyoruz. Bu da yüzde 9,5’ten fazla bir artışa tekabül ediyor. Tapu harcı gelirlerinde ise artış daha da büyük. Zira geçtiğimiz yılın aynı döneminde tapu harcı geliri 68 milyar 569 milyon TL idi. Bu yıl gerçekleşen rakamla artış yüzde 75’in üstüne çıkmış görünüyor" ifadelerini kullandı. Artışın sebebi ne? Özelmacıklı, bu artışın sebebini şu şekilde açıkladı: "Aslında ortada yorumlandığı gibi bir talep artışı yok. Beklemede olan talebin realize olması söz konusu. Özellikle 2025 yılının ilk yarısında yaşadığımız ekonomik gelişmeler, örneğin Merkez Bankası politika faizinin istikrarlı bir şekilde düşüş sürecine girmesi, Yarısı Bizden kampanyası, emtia fiyatlarındaki artışlar, konut kiralarındaki büyük artış, beklemede olan talebi harekete geçirdi diyebiliriz. Konut kredi faizlerinin düşmesini bekleyenler alım tarafına geçti. Altın yatırımı olanlar yükselişin akabinde kar satışına geçerek gayrimenkule yöneldi. Dolayısıyla bu hamleler de gayrimenkulde rekorların tazelenmesini getirdi." "Ev Sahibi Türkiye" etkisi Gayrimenkul rakamlarının yıl sonuna kadar artmaya devam edeceğini öngördüklerini ifade eden Özelmacıklı, "Bunun en önemli sebebi olarak da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı ‘Ev Sahibi Türkiye’ projesini görüyoruz. Zira bu proje son derece uygun koşullara sahip. Bu koşullardan faydalanmak isteyen vatandaşlarımız çeşitli hamlelerde bulunacaklardır. Ancak 24 Ekim itibarıyla üstünde herhangi bir tapu olan, üstünde hisseli tapu bulunan ve değeri belediye rayicine göre 1 milyon TL’yi geçen, yapı kayıt belgesi olan vatandaşlarımız da yararlanamıyor. Bunu da unutmamak lazım" diye konuştu. Özelmacıklı, "Gayrimenkulü bulunan vatandaşlarımız, kampanyadan faydalanmak için göstermelik veya ‘hülle’ diyebileceğimiz şekilde satışlar yapmaya tevessül edebilirler. Bu gibi hareketleri asla tavsiye etmiyoruz. Zira bu durum tespit edildiğinde vatandaşlarımız kura haklarını kaybedecekler" diyerek sözlerini noktaladı.
Bursa, küresel gıda ve horeca sektörlerinin buluşma noktası oldu
28 Ekim 2025 Salı - 12:06 Bursa, küresel gıda ve horeca sektörlerinin buluşma noktası oldu Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilen 6. Turfood Horeca Fuarı 36 farklı ülkeden 200’ü aşkın yabancı olmak üzere binlerce sektör profesyonelini Bursa’da buluşturdu. BTSO öncülüğünde, KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık iş birliğinde gerçekleştirilen 6. Turfood Horeca Fuarı, gıda ve ev dışı tüketim sektörlerini uluslararası alıcılarla buluşturdu. Bursa Fuar Merkezi’nde üç gün süren organizasyon, 36 farklı ülkeden sektör profesyonelini bir araya getirdi. Fuarlarda, 200’ü aşkın yabancı alıcı olmak üzere yaklaşık 4 bin sektör temsilcisi, stant açan firmalarla iş görüşmesi gerçekleştirdi. KFA Fuarcılık tarafından BTSO’nun vizyonu doğrultusunda yeni nesil fuarcılık modeli çerçevesinde gerçekleştirilen Bursa Food Point, dondurulmuş, işlenmiş, kuru ve paketli gıdalardan içeceklere, unlu mamullerden atıştırmalıklara kadar geniş bir yelpazede ürünlerini sergiledi. Aynı zamanda, gıda üretim teknolojileri, paketleme sistemleri, soğutma çözümleri ve lojistik teknolojileri gibi yenilikçi çözümler de fuarda yer aldı. Network Fuarcılık tarafından düzenlenen 6. Turfood Horeca Fuarı ise otel, restoran, kafe ve catering sektörlerine yönelik ekipman ve hizmetleri odağına alarak ev dışı tüketim profesyonelleriyle sektör firmalarını bir araya getirdi. Her iki fuar da BTSO tarafından yenilenerek kent ekonomisine kazandırılan Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yurt dışına gitmeden distribütörümüzle görüştük" Fuara katılan Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, fuar sayesinde önemli bir uluslararası görüşmeyi Bursa’da gerçekleştirme fırsatı bulduğunu belirterek, "İngiltere pazarında faaliyet gösteren büyük bir distribütör ile görüşmek için İngiltere’ye gitmeyi planlıyordum. Ancak kendisini bu fuarda görünce çok mutlu oldum. Görüşmemizi burada gerçekleştirdik. Bu fuar bizim açımızdan son derece faydalı oldu" dedi. "Doğru ürünü bulmak için iyi bir fırsat" Umman’da faaliyet gösteren A’Saffa Foods firma yetkilisi Faisal Ahmaed Khan, fuarın hammadde üreticileri ve tedarikçileri için önemli bir pazar oluşturduğunu vurgulayarak, "Hammadde üreticileri ve tedarikçileri burada yer alıyor. Baharatlar, meyveler, sebzeler, dondurulmuş sebzeler, orman meyveleri gibi pek çok ürün çeşidi mevcut. Bu da Orta Doğu’dan gelen alıcılar için fuarı ziyaret edip kendi pazarları için doğru bileşeni ve doğru ürünü bulmak adına iyi bir fırsat oluşturuyor." şeklinde konuştu. Hollanda’da faaliyet gösteren Poczta Kwiatowa firması yetkilisi Wioletta Drozdowska Dlugolecka fuarda iletişimin çok olumlu olduğunu belirterek, "Tatlı ve çikolata sektöründe faaliyet gösteriyoruz. İlk görüşümüz gayet olumlu oldu. İletişim çok iyi, atmosfer gerçekten güzel. Burada olmaktan mutluyuz" ifadesini kullandı.