EKONOMİ
12 Mayıs 2026 Salı - 15:05 Kruvaziyer turizmi Marmaris’e can suyu olacak Muğla’nın Marmaris ilçesinde kruvaziyer turizminde bu sezon büyük bir sıçrama yapmaya hazırlanıyor. "Yüzen otel" konseptiyle dünya turizminin en gözde seyahat alternatiflerinden biri olan dev cruise gemilerinin rotasında yer alan Marmaris’e bu sezon 200 bin misafir gelmesi bekleniyor. 2026 yılında rekor seviyede turist ağırlamayı hedeflenen ve güvenli limanlar arasında gösterilen Marmaris Limanı, 28 Ekim’e kadar haftanın belirli günlerinde düzenli olarak kruvaziyer gemilerini ağırlayacak. Kasım ve Aralık aylarında ise sayı düşse de dev gemiler limana gelmeye devam edeceği belirtildi. Limana yanaşacak gemilerle birlikte ilçeye gelecek turistler, başta çarşı esnafı, restoranlar ve turizm işletmeleri olmak üzere birçok sektöre ekonomik hareketlilik kazandıracak. Geçtiğimiz yıl kruvaziyer turizmi kapsamında yaklaşık 60 bin turistin ziyaret ettiği Marmaris’te, bu yıl hedef oldukça yüksek. ‘Geçen yılın 3 katından fazla gemi misafiri gelecek’ Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, Marmaris’in turizmde her geçen yıl daha da güçlendiğini belirterek, "Geçtiğimiz yıla baktığımızda Marmaris’te kruvaziyer gemisi ile gelen tur sayısı yaklaşık 60 bin olarak gerçekleşirken, bu yılki beklentimiz toplam 59 seferle aşağı yukarı 200 bin civarında misafir bekliyoruz. Bunun yanında yine Orta Doğu’da çıkan savaş nedeniyle hiç programda olmayan iki tane kruvaziyer gemisini de, bir tanesi hatta bir gece Marmaris’te konaklama suretiyle ağırladık. Bundan sonraki dönemde de Ekim ayı sonuna kadar her salı MSC Divina gemisi yaklaşık 5 bin yolcu ve mürettebatıyla Marmaris’i ziyaret ediyor olacak. Bunun haricinde diğer kruvaziyer gemileri de planlanmış durumda. Bir aksilik olmazsa inşallah bu sene 200 bin hatta üzerinde bir misafiri de Marmaris’te misafir etmiş olacağız" şeklinde konuştu. Ayhan, kruvaziyer turizminin sadece günübirlik ziyaretlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda Marmaris’in uluslararası turizm pazarındaki bilinirliğini artırarak uzun vadede daha fazla turistin ilçeyi tercih etmesine katkı sağladığını vurguladı. ‘Bu gemilerin yolcuları Marmaris’e can suyu olacak’ Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin bu yıl Marmaris Limanına demir atan dev yolcu gemileri ile ilgili ‘’Bu yıl sezona kötü bir başlangıç yaptık hem ekonomik sıkıntılar hem de İran-Amerika savaşının patlamasıyla birlikte turizm ciddi anlamda sıkıntı yaşıyor şu anda. Bu sadece Marmaris değil, Türkiye genelinde yaşanan bir sıkıntı. Ama sevindirici haber, kruvaziyer gemilerde bir artış olması. Bize gelen son bilgiye göre bu sezon yaklaşık 60 civarında kruvaziyer gemisi gelecek. Son gemilerin de biri Kasım ayında, biri Aralık ayında olacağı söyleniyor. Tabii bunlar paket programlarla gelen turistlerin yerini tam olarak tutmasa da Marmaris turizmine ve esnafına az da olsa bir can suyu olacaktır diye düşünüyorum ‘’ dedi. Esin, can suyu olarak değerlendirilen gemi yolcuları ile ilgili ‘Kruvaziyer gemilerle gelen turistler genellikle günübirlik de olsa bölgeye hareketlilik getiriyor. Sabah gelip akşam dönen ya da bir gece konaklayan turistler oluyor. Ayrıca kruvaziyerle gelen turistlerin biraz daha yüksek gelir grubunda olduğunu söyleyebiliriz. Bu da esnafa olumlu yansıyacaktır diye düşünüyorum ‘’ diyerek durumdan memnuniyet duyduklarını iletti. Bu gelişmelerle birlikte Marmaris’in, Akdeniz çanağındaki önemli kruvaziyer destinasyonları arasında daha üst sıralara yükselmesi bekleniyor.
Annesi ve kardeşleri ölen kuzunun yürek burkan hikayesi
30 Ekim 2025 Perşembe - 10:03 Annesi ve kardeşleri ölen kuzunun yürek burkan hikayesi Bursa’nın Yenişehir ilçesinde şap hastalığı nedeniyle annesi ve kardeşleri ölen kuzunun ayakta kalma mücadelesi yürek burktu. Aylardır süren şap hastalığı ülkenin birçok yerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşanlara zor günler yaşatırken besiciler ve hayvanlarının karşılaştığı zorluklar pandeminin ve mücadelenin boyutunu gözler önüne seriyor. Yenişehir’de sığırlar kadar koyunları da ciddi anlamda etkileyen şap hastalığı, kuzu ölümlerine, yavru atmalarına, süt ve et kayıplarına yol açtı. İlçenin kırsal Karacaali Mahallesi’nde bir küçükbaş hayvan çiftliğinde şap hastalığı nedeniyle ayakta durmakta bile güçlük çeken kuzunun hikayesi yürek burkuyor. Henüz birkaç günlük olan ve doğumda bir kardeşini, doğumdan sonra da annesi ve diğer kardeşini kaybeden kuzu, minik bedeniyle şap hastalığına direnmeye çalışıyor. Biberonla beslenen kuzu, hastalığı atlatamazsa birkaç gün içinde belki de saatler içinde mücadeleye yenik düşecek. Besici Mehmet Emin Turgut, yaklaşık 20 gün önce koyunlarının bir bölümünün doğum yaptığını belirterek, "130-140 koyunum doğurdu. Diğer ayırdığımız 12-13 koyun ikiz ve üçüc dogumlar yaptı. Şap nedeniyle kuzularımızdan 18’i öldü" dedi. 4 günde 400 bin liralık zarar Koyunlarının topallamaya başlamasıyla şap hastalığına yakalandıklarını anladığını dile getiren Turgut, şunları söyledi: "Anaç koyunlarımızdan da ikisi öldü. Yavru atmalar da yaşadık. 400 bin liraya yakın zararımız var. Bu hastalık niye halen sürüyor, niçin önleyemedik? 9 aydır sürüyor hastalık ve nasıl önlenemediğini çözemiyorum. Berbat bir hastalık. Doğan kuzu bir süre sonra soluk alamıyor ansızın kalp krizi geçirip ölüyor. 4 günde 400 bin liralık zarar anlık zarar. Kuzuların büyüdüğünü, yavru verdiğini düşünseniz zarar daha da büyüyecek. Zararlarımızın karşılanmasını istiyoruz." Şap nedeniyle bir kuzusunun yalnız kaldığını anlatan Turgut, "Sabah kuzunun ölüsünü görmek dünyanızı yıkıyor. Ailenin bir parçası gibiler. Koyunumun biri üçüz doğum yaptı. Kuzulardan biri doğumda öldü. Diğeri annesiyle şapa yenik düştü. Geriye kalan kuzu da çok zayıf. Mücadele ediyor ama çok umutsuz" diye konuştu.
TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu: "Suriye’nin yeniden imarında Türk firmalar etkin rol üstlenecek"
30 Ekim 2025 Perşembe - 09:55 TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu: "Suriye’nin yeniden imarında Türk firmalar etkin rol üstlenecek" Celal Kadooğlu başkanlığındaki TİM Suriye Masası’nın girişimleri sonuç verdi ve Türkiye ile Suriye’nin önde gelen üç inşaat şirketi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Halep kentinde atılan imzaları Suriye’nin yeniden imarına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiren TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu, "TİM Suriye Masası olarak ilk günden bu yana önemli temaslarda bulunduk ve bu temaslarımız sonucu bugün Türkiye ve Suriye ticari iş birliği açısından kıymetli bir protokole imza attık. Bundan sona Halep başta olmak üzere Suriye’nin imarında Türk müteahhitlik firmaları etkin rol üstlenecektir. Hedefimiz diğer sektörlerimizin de Suriye’nin yeniden yapılanmasında aktif rol alabilmesi yönündedir" dedi. TİM Suriye Masası’nın Suriyeli iş dünyası ve bürokrasisiyle kurduğu temaslar olumlu sonuçlar vermeye başladı. Girişimler sonucu ilk kez Suriye’nin Halep kentinde düzenlenen törenle Türkiye’nin uluslararası arenanın en büyük inşaat firmalarından olan Acarsan Holding Suriye’nin önde gelen inşaat firmalarından birisi olan Al-Hasan Holding’le iş birliği protokolü imzalandı. İnşaat sektöründe bir ilkin başarıldığı protokol törenine Türkiye Cumhuriyeti Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz, Halep Valisi Azzam El Garib, TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı’yla çok sayıda davetli katıldı. Törende Acarsan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Acar, Alhasan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hassan Kemal Al-Hassan imza attı. "Türk müteahhitlerinin deneyimleri belirleyici rol üstlenecek" Halep’te gerçekleştirilen protokol töreni sonrası bir değerlendirme yapan TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu yapılan girişim ve temasların olumlu sonuçlarını vermeye başladığını ifade ederek, "Suriye hükümeti nezdinde yürüttüğümüz temaslar ve farklı sektör temsilcileriyle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler olumlu sonuçlar vermeye başlamıştır. Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde en büyük sorumluluk kuşkusuz Türkiye’ye düşmektedir. Bugün kardeş şehrimiz Halep’te imzalanan iyi niyet protokolü, inşaat sektörümüz açısından yeni dönemin kapısını aralayan güçlü bir adımdır. Bu protokol sayesinde önümüzdeki dönemde Suriye’nin yeniden imarında, dünya çapında başarılarıyla tanınan Türk müteahhitlerinin deneyimleri belirleyici rol üstlenecektir. Suriye’de faaliyet gösteren Türk firmalarımızdan Acarsan Holding ve MRF Group ile Suriyeli Al-Hassan Holding arasında imzalanan bu iyi niyet protokolü, yürüttüğümüz çabaların somut bir meyvesi oldu. Önümüzdeki süreçte, özellikle Halep başta olmak üzere savaşın yıkıma uğrattığı birçok Suriye kentinin yeniden inşasında bu firmalarımızın katkıları büyük olacaktır. TİM Suriye Masası olarak, diğer sektörlerimiz için de benzeri işbirliklerinin tesis edilmesi yönündeki çalışmalarımız kararlılıkla sürüyor; Türk firmalarının Suriye’nin yeniden yapılanmasında daha aktif rol üstlenmesi en temel hedefimizdir" ifadelerini kullandı. "Bu protokol iş insanlarımız açısından yeni bir umut olmuştur" Suriye’nin Halep kentinde düzenlenen iyi niyet protokol imza törenine katılan Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım da yaptığı değerlendirmede, "Gaziantepli iki büyük firmamızın Halep’te imzalamış olduğu iyi niyet anlaşması şehrimiz içinde Halep içinde inşallah hayırlı olur. Halep’in yeniden yapılandırılmasında, imarında ve iskanında Gaziantepli müteşebbislerin burada bulunması uzun süredir Suriye ile iş yapan iş insanlarımız içinde büyük umut olmuştur. İnşallah daha büyük ve daha güzel işler yapılacaktır. Acarsan Holdingi tebrik ediyor başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. "Suriye pazarı, Türk sanayicisi için stratejik öneme sahip" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise Türk ve Suriye iş dünyası arasındaki ticari ilişkilerin gelecek dönemde daha da ivme kazanacağını belirterek, Suriye’nin Türkiye için stratejik bir ticaret ortağı ve bölgesel pazarlara açılan önemli bir kapı olduğunu söyledi. Akıncı, iki ülke firmaları arasında son dönemde imzalanan en önemli protokollerden birine tanıklık ettiklerini belirterek, bu iş birliğinin hem ticaret hacmini artıracağını hem de Türkiye’nin bölgesel ekonomik etkisini daha da güçlendireceğini ifade etti. Gaziantep’in, Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerde doğal bir köprü rolü üstlendiğini dile getiren Akıncı, "Suriye pazarı, coğrafi yakınlığı ve kültürel bağlarıyla Türk sanayicisi için stratejik öneme sahip. Bu tür iş birlikleri, bölgesel ticaretin canlanmasına ve istikrara önemli katkılar sağlayacaktır" diye konuştu. Sürece öncülük eden TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu’nu girişimlerinden dolayı tebrik eden Akıncı, protokolü imzalayan firmaları da kutladı.
Şişecam 3 milyar 154 milyon lira cezayı erken ödeyerek yüzde 25 indirim sağlayacak
29 Ekim 2025 Çarşamba - 22:17 Şişecam 3 milyar 154 milyon lira cezayı erken ödeyerek yüzde 25 indirim sağlayacak Şişecam, Rekabet Kurulu tarafından verilen 3 milyar 154 milyon 657 bin 221 lira idari para cezasının, yüzde 25 oranında erken ödeme indiriminden yararlanılarak 2 milyar 365 milyon 992 bin 915,75 lira olarak ödenmesinin değerlendirildiğini açıkladı. Rekabet Kurulu, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları AŞ (Şişecam) ve iştiraki Şişecam Çevre Sistemleri AŞ’ye 3 milyar 154 milyon 657 bin 221 lira, Karacalar’a ise 1 milyon 947 bin 469,47 lira idari para cezası kesilmesini kararlaştırdı. Rekabet Kurumu’nun internet sitesindeki açıklamada, "Rekabet Kurulu kararı kapsamında yürütülen soruşturma neticesinde 16.10.2025 tarihinde, taahhüt paketinin 1. maddesinde yer alan ‘işlenmemiş düz cam alımlarının sınırlandırılmasına’ ilişkin yükümlülük ile 5. maddesinde yer alan ‘işlenmemiş cam ürünlerinin alımlarının sınırlandırılmasına yönelik taahhüt maddelerini işlevsiz hale getirebilecek her türlü işlemden kaçınılması’na ilişkin yükümlülüğe aykırı hareket etmesi nedeniyle Şişecam ile iştiraki Çevre Sistemleri’nden oluşan ekonomik bütünlüğe 3 milyar 154 milyon 657 bin 221 lira idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir" denildi. Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere kararın gerekçesi daha sonra tebliğ edilecek. Çevre sistemleri ve Karacalar’ın cam kırığı fiyatlarını tespit etmek, rekabeti kısıtlama amacı taşıyan bölge veya müşteri paylaşımı yapmak ve rekabete hassas bilgi değişimi gerçekleştirmek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddesini ihlal ettiği belirlendi. Kurul, ilgili kanun çerçevesinde Çevre Sistemleri’ne idari para cezası verilmemesine, Karacalar’a ise 1 milyon 947 bin 469,47 lira idari para cezası verilmesini kararlaştırdı. Söz konusu bu karar, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere gerekçesi daha sonra tebliğ edilecek. Şişecam tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamada ise, "27.10.2021 ve 08.07.2024 tarihindeki özel durum açıklamalarımız ile ilgili olarak, Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında, Şirketimiz ile iştiraki Şişecam Çevre Sistemleri A.Ş.’den oluşan ekonomik bütünlük hakkında, daha önce Kurul’a sunulan taahhütlerin bazı hükümlerine aykırı davranıldığı gerekçesiyle 3 milyar 154 milyon 657 bin 221 lira tutarında idari para cezası uygulanmasına, yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiş ve bu karar Rekabet Kurulu tarafından ilan edilmiştir. Rekabet Kurulu tarafından şirketimiz için öngörülmüş olan ceza tutarının yüzde 25 oranında erken ödeme indiriminden yararlanılmak suretiyle 2 milyar 365 milyon 992 bin 915,75 lira olarak ödenmesi değerlendirilecektir. Şirketimiz söz konusu karara ve cezaya ilişkin yasal haklarını saklı tutmakta olup gerekli yasal girişimlerde bulunulacaktır. Konu ile ilgili yeni bir gelişme olduğunda ilgili mevzuat çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi.
Malatya’da hayvan yetiştiricilerinin avantajı arttı
29 Ekim 2025 Çarşamba - 14:46 Malatya’da hayvan yetiştiricilerinin avantajı arttı Malatya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirme sonucunda "Birinci Derece Tarımsal Örgüt" unvanı almaya hak kazandı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Ergül Günaydın, yapılan çalışmaların, üreticilere sunulan hizmetlerin ve hayvancılığın gelişmesi için gösterilen özverili gayretlerin bu başarıyı getirdiğini belirtti. Günaydın açıklamasında, "Bu belge, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tarımsal örgütlerin faaliyetleri, kurumsal yapısı, üreticiye katkısı ve sürdürülebilir kalkınmaya desteği dikkate alınarak verilmektedir. Birliğimiz, üreticilerimizin emekleriyle bu başarıya ulaşmıştır" dedi. Günaydın, elde edilen unvan sayesinde üreticilerin çeşitli avantajlardan yararlanacağını da ifade etti. Buna göre; Buzağı desteği kapsamında buzağı başına 280 TL, süt desteği kapsamında litre başına 40 kuruş, Ziraat Bankası sübvansiyonlu kredilerinde yüzde 5 ek indirim, tarım ve hayvancılık desteklemelerinde öncelikli değerlendirme, Bakanlık projeleri ve hibe programlarında ek avantajlar sağlanacak. Başkan Günaydın, "Bu başarı, tüm üyelerimizin, çalışanlarımızın ve paydaşlarımızın ortak emeğidir. Malatya hayvancılığını daha ileri taşımak ve üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Üreticilerimize, ilimize ve hayvancılık sektörümüze hayırlı olsun "diye konuştu.