EKONOMİ - 28 Ekim 2025 Salı 13:49

ATO Başkanı Baran: "Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor"

A
A
A
ATO Başkanı Baran: "Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor"

Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) Milli Katılım Organizasyonu’nu üstlendiği, körfez bölgesinin en önemli sağlık fuarlarından biri olan ’Küresel Sağlık Fuarı 2025’ standının açılış programı yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran, "Bugün yüksek kalitede sağlık hizmetini, teknoloji ve maliyet avantajıyla birleştirerek kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm bölgeye ve dünyaya sunuyoruz. Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" dedi.


Ankara Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı desteğiyle Milli Katılım Organizasyonu’nu üstlendiği, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen Küresel Sağlık Fuarı 2025’te (Global Health Exhibition 2025) yer alan standının açılış programı ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ve Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler’in katılımıyla yapıldı. Ankara Ticaret Odası, 27-30 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuarda, 21 firma katılımcı firma ile Türk sağlık sektörünün üretim gücünü, teknolojik yetkinliğini ve hizmet kalitesini sergileyerek dünyaya tanıtacak.



"Türkiye artık küresel alanda önemli bir oyuncu durumunda"


Türkiye’nin sağlık alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu ifade eden ATO Başkanı Baran, "Kamu-özel sektör iş birliğiyle kurulan modern şehir hastaneleri, dijital dönüşümle entegre akıllı sağlık sistemleri, hızla büyüyen tıbbi cihaz ve ilaç endüstrisi, deneyimli insan kaynağı, yüksek hizmet kalitesi ve sağlık turizmindeki başarılarıyla Türkiye, artık küresel alanda önemli bir oyuncu durumunda. Bugün yüksek kalitede sağlık hizmetini, teknoloji ve maliyet avantajıyla birleştirerek kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm bölgeye ve dünyaya sunuyoruz. Türkiye dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" şeklinde konuştu.



"10 milyar dolarlık bir hedefimiz var"


Suudi Arabistan’ın ’Vizyon 2030’ hedefleri doğrultusunda yürüttüğü reformlarla, bölgeyi geleceğin sağlık ekosistemlerinden biri haline getirmeyi hedeflediğini vurgulayan Baran, "Türk firmalarının Suudi Arabistan’ın bu hedefi doğrultusunda sağlık sektörünün modernizasyonu ve güçlendirilmesinde kilit rol oynayabileceğine inanıyoruz. Bu fuarın Suudi Arabistan’la ticari ilişkilerimizi geliştirme açısından da kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Suudi Arabistan ile yaklaşık 7 milyar dolarlık bir ticaretimiz söz konusu. 2025 yılı itibarıyla 10 milyar dolarlık bir hedefimiz var. Bunu gerçekleştirerek, çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu.



"Küresel Sağlık Fuarı 2025 yeni başarı hikayelerinin doğmasına vesile olacaktır"


Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da yaptığı konuşmada, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki dostluğun, sadece tarihi bağlarla değil ortak hedeflerle, karşılıklı güvenle ve geleceğe dönük güçlü iradeyle pekiştiğini belirterek, "Küresel Sağlık Fuarı 2025, hem firmalarımız hem de ülkelerimiz için kalıcı ortaklıkların ve yeni başarı hikayelerinin doğmasına vesile olacaktır" ifadelerini kullandı.


Suudi Arabistan’ın, gelişmiş altyapısı, stratejik konumu ve ev sahipliği yaptığı nitelikli etkinliklerle, iş dünyasının, yatırımcıların ve karar vericilerin bir araya geldiği güçlü bir çekim alanı oluşturduğunu ifade eden Gürcan, organizasyonun zengin içeriğiyle, yenilikçi sağlık teknolojilerinden yapay zeka destekli medikal çözümlere, soğuk zincir taşımacılığından dijital sağlık platformlarına kadar birçok yeniliği bir arada sunduğuna işaret etti. Gürcan, katılımcı profilinin fuarın yalnızca bir ticaret alanı değil, aynı zamanda bilgi paylaşımı ve ortak vizyon geliştirme platformu olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekledi.



"Artık dünya küçük bir köy haline geldi"


Küresel Sağlık Fuarı 2025’e 40’tan fazla Türk firmanın katıldığını aktaran Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler, "Eski Ankara Milletvekili olarak, Ankaralı olarak ATO’nun burada olmasından mutlu olduğumu, gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Katılan firmalarımıza başarılar diliyorum. Sağlık alanında, burayla çok güzel iş birlikleri yapılabilir, güzel fırsatlar var. Bunu inşallah firmalarımız, fuar döneminde yapacakları görüşmelerde elbette ki masaya yatıracaklar, değerlendirecekler. Artık dünya küçük bir köy haline geldi. ’Benim orada ne işim var’ değil, artık iş her yerde var. Herkes, her yerde yatırım yapıyor" dedi.


Suudi Arabistan’ın, 2030 vizyonuyla, ülkeye yatırımcı çekmek için çok büyük gayret içinde olduğunu dile getiren İşler, bu doğrultuda ülkeye gelen yatırımlar olduğunu anlattı. Suudi Arabistan’dan başka yerlere giden yatırımlar olduğunu da ifade eden İşler, bu nedenle bu tür organizasyonların her bakımdan herkes için faydalı olduğunun altını çizdi.



21 firmaya plaket verildi


Açılış programının ardından, fuara ATO standıyla katılım sağlayarak, Türk sağlık sektörünün üretim gücünü, teknolojik yetkinliğini ve hizmet kalitesini temsil eden 21 firmanın standı ziyaret edilerek, plaketleri takdim edildi.


Programa, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz ve Ali İhsan Güçlü de katıldı.


ATO, Küresel Sağlık Fuarı standı açılış programının ardından fuarda yer verdiği firmalarla, Suudi Arabistan’ın sağlık sektörü temsilcilerini bir gala programında bir araya getirdi. ATO Başkanı Baran’ın ev sahipliğinde ve Türk sermayeli bir restoranda gerçekleşen geceye, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ile Türk ve Suudi iş adamları katıldı.



"Türkiye 1 trilyon 358 milyar dolarlık milli geliri ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi"


Baran, burada yaptığı konuşmada ATO’nun milli katılım desteği ile Türkiye’den 21 firmayı getirdiği Küresel Sağlık Fuarı’nın ilk gününün başarıyla tamamlandığını belirterek, Türkiye’nin hızla büyüyen ekonomisiyle, üç kıtanın tam merkezindeki coğrafi konumuyla önemli bir ülke olduğuna aktaran Baran, "1 trilyon 358 milyar dolarlık milli geliri ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi, Satın Alma Gücü Paritesine göre de 12’nci sırada. 2024 yılı sonu itibarıyla 262 milyar dolar ihracat 344 milyar dolar ithalat olmak üzere 606 milyar dolarlık dış ticaret hacmi söz konusu" diye konuştu.



"Türkiye, artık sağlıkta sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da güvenilir çözüm ortağı"


Sağlık yatırımları, özel hastaneler, medikal AR-GE ve dijital sağlık hizmetleri gibi alanlarda, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında önemli sinerjiler oluşabileceğine inandıklarını söyleyen Baran, "ATO olarak, üyelerimizin bu pazarda kalıcı iş birlikleri kurmalarını desteklemeye devam edeceğiz. Amacımız, bu organizasyonu sadece bir fuar katılımı olmaktan çıkarıp, kalıcı uluslararası ticaret ve iş birliği platformuna dönüştürmek. Her yıl daha güçlü bir pavilyonla, daha fazla firma ve daha büyük başarılarla bu platformu büyütmek istiyoruz. Bugün burada, sizlerin dinamizmi, cesareti ve üretkenliği sayesinde bir kez daha görüyoruz ki, Türkiye, artık sağlıkta sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da güvenilir çözüm ortağı" diye konuştu.



"Türkiye olarak biz de bu uluslararası iş birliği platformunda aktif bir rol üstleniyoruz"


Ticaret Bakan Yardımcısı Gürcan ise, Küresel Sağlık Fuarı’nın, yalnızca bir fuar olmanın ötesinde sağlık, bilişim, lojistik ve inovasyon gibi birbirini tamamlayan sektörlerin kesişiminde yer alan, çok yönlü bir iş birliği platformu olduğunu belirterek, "Türkiye olarak biz de bu uluslararası iş birliği platformunda aktif bir rol üstleniyoruz. Güçlü organizasyon kapasitemiz, yenilikçi girişimcilerimiz ve gelişmiş hizmet altyapımızla küresel fuarcılıkta güvenilir ve aranan bir ortak konumundayız" açıklamalarında bulundu.


Suudi Arabistan’da düzenlenen bu çok sektörlü etkinliğe, Türk firmalarının güçlü katılımının, ülkenin uluslararası pazarlardaki dinamizmini ve üretim kabiliyetini açık biçimde ortaya koyduğunun altını çizen Gürcan, etkinliğin Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki dostluk ve iş birliğini, daha da güçlendireceğine inandığını dile getirdi.



"Bu vizyonumuz, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile büyük bir uyum içindedir"


Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve hükümetin vizyoner programı çerçevesinde Türkiye’nin, son 20 yılda sağlık sisteminin dönüşümünde, büyük bir başarı hikayesi yazdığını belirtti. Hastane altyapısına, dijital sağlık sistemlerine ve Ar-Ge kapasitesine yapılan stratejik yatırımlar sayesinde, bölgenin en kapsayıcı ve güçlü sağlık modellerinden birinin inşa edildiğini belirten Karayaka, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Bugün Türkiye, dünya standartlarında hastaneleri, güçlü ilaç sanayii ve hızla büyüyen sağlık teknolojileri ekosistemiyle küresel sahnede öne çıkmaktadır. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan bir köprü olarak, yatırımcılara yenilikçi, ölçeklenebilir, güçlü bir zemin sunmaktayız. Bu vizyonumuz, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile büyük bir uyum içindedir. Her iki ülke de dijitalleşmeye, biyoteknolojiye ve insan kaynağına güçlü yatırımlar yapmakta, sağlıkta yeniliğin ancak iş birliğiyle büyüyebileceğini çok iyi bilmektedir."



ATO Başkanı Baran: "Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da 16 yıllık hukuk mücadelesi DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde 2010 yılında meydana gelen ve 1 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı olaya toplam 54 hapis cezası alan Hakan Kaçar’ın mahkumiyeti, Yargıtay’da bozulmasının arından yerel mahkeme hakkında beraat kararı verdi. Tekrar Yargıtay’a giden karar geri döndü. Yerel mahkeme kararında direnince konu Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşındı. Kaçar, olayla ilgisinin olmadığını iddia ederek 16 yıllık beklemenin son bulmasını istedi. Ergani ilçesinde 2010 yılında dönemin Fatih Mahallesi muhtarı Hakan Kaçar’ın babasının dayısı Ali Haydar Özdil (54), bıçaklanarak öldürüldü. Kaçar, ölenin yakınının beyanı üzerine gözaltına alınarak tutuklandı. Kaçar, ne kendisi ne de onun üzerine ifade verenlerin olay yerinde olmamasına rağmen çelişkili beyanlar üzerine yargılanıp tutuklandığını öne sürdü. Bu süre zarfında yargılandığı Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde öldürme ve öldürmeye teşebbüs olaylarından 54 yıl ceza aldı. Daha sonra karar Yargıtay 1. Ceza Dairesince iyi hal indirimi yapılmadığı gerekçesiyle bozulup yerel mahkemeye geri gönderildi. Yerel mahkeme bu sefer Kaçar’ın beraatına karar verdi. Tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesine giden karar, yeniden bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Yerel Mahkeme de kararında diretince konu bu sefer Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk edildi. ’’Dosya tam okunsa suçsuz olduğum suçsuz olduğum ortadadır’’ Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Hakan Kaçar (47), ’’2010’da Ergani’de Fatih Mahalle muhtarıyken bir kişi öldürüldü, iki kişi yaralandı. Ondan dolayı ben ve babamı tutukladılar. Bu süreç iki sen sürdü. İki sene sürerken babam tahliye oldu. Bana toplamda 54 yıl ceza vererek tahliye ettiler. Karara bir hakim şerh koydu. Dosya, Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. 2014’te duruşmalı mahkemem vardı. İfademi almadan çıkardılar. İndirim haliyle dosyayı 62’nci maddeden bozarak geri gönderdiler. Dosya gelince tekrar tutuklamam çıktı. 2016’da cezaevindeyken FETÖ darbe girişimi oldu. Mahkeme heyeti değişmişti. Mahkeme heyeti değişince bana ceza veren hakimler de FETÖ’den içeri alınmıştı. Heyet değişince dosyam yeniden incelendi ve bana beraat kararı verdiler. Dosya, tekrarda Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraatımı bozdu. Ben indirim vermiştim, sen niye beraat vermişsin diye. Halbuki dosya tam okunsa suçsuz olduğum ortadadır. Çelişkili iki ifade üzerimde var. Dosya geri gelince tekrardan yakalamam çıktı. 3 sene 6 ay firari hayatım oldu. Mahkemeye bir gün kala yakalandım. Bir gece cezaevinde kaldıktan sonra sabah mahkemeye çıktım. Mahkeme, tekrardan kendi kararına direndi. Dosya, tekrardan Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Daire beraatımı kabul etmeyince iki sefer hakkı olunca ve tekrardan geri yollayamayınca dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yolladı. 1 sene 4-5 ay buradadır. İsmimi telaffuz eden bayan daha önce kardeşiyle bir münakaşamız olmuştu. Büyükler araya girip bizi barıştırdılar. Olay yerinde ben nasıl yoksam o bayanda yoktur. O, daha evvelki husumetten dolayı ismimi verdi. Olay esnasında ne ben ne o bayan var. 2011’de dosyamızın gizliliği kalkarken Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı benim ve babamın olay gününün 24 saatlik HTS kayıtlarını istedi. Daha sonra başkan tayin olunca sonradan gelen ve FETÖ’den yakalanan hakim HTS kayıtlarımızı istemedi. Bizden 3 ay sonra gelen adamın HTS kayıtlarını istedi evvelki başkanın da istemesine rağmen bir türlü gelmedi. Olay yeri keşif de istemedi. FETÖ’den tutuklanan hakim 54 yıl ceza vererek 2 yıl tutukluluğu göz önünde bulundurup beni tahliye etti. 54 yıl ceza alıp 2 yıl yatarla tahliye olan mahkumla daha karşılaşmadım. Olay olduğunda polis beni aldı. Silah sesi gelince bu bayan diyor muhtarın elinde silah vardı. El swaplarımızı aldılar bir şey çıkmadı. Bayanın anlattığına göre sözde silahla öldürülmüş. Halbuki ölen, bıçakla öldürülmüş. Bıçakta da bir izim yok’’ dedi.
Batman Batman’da 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı BATMAN (İHA) – Batman’ın Sason ilçesinde 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Sason ilçesinde ata mesleği olan ipek böceği yetiştiriciliği yeniden yaygınlaşıyor. Yaklaşık 15 yıl önce Karşıyaka Mahallesi’nde 3 aile ile başlayan üretim, bugün onlarca aile için önemli bir geçim kaynağı haline geldi. İlçede bu yıl ilk etapta 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Yetkililer, ikinci etapta yapılacak dağıtımlarla birlikte toplamda yaklaşık 300 aileye ulaşmayı hedefliyor. Havaların geç ısınması ve ilkbahar yağışlarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle dut yapraklarının geç açtığını belirten Akdeniz Bölgesi Koza Satış Tarım Kooperatifi temsilcisi Mehmet Sönmez, dağıtımların bu nedenle gecikmeli yapıldığını söyledi. Sönmez, "Bugün Batman’da hava şartlarından dolayı gecikmeli olarak ipek böceği larvalarının dağıtımını yapmak için buradayız. Dağıtımları iki etap halinde gerçekleştireceğiz. İlk etapta bugün 72 ailemize 350 paket dağıtıyoruz. Bir sonraki dağıtımda ise 300 paket daha dağıtacağız. Bu dağıtımlarla toplamda 300 aileye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yıl fiyatlarda yaklaşık yüzde 40 civarında artış bekliyoruz. Güzel bir kazancı var" dedi. İlçede ipek böceği yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasına öncülük eden üreticilerden Bedri Aktaş ise kısa sürede yüksek gelir elde edilebildiğini belirterek vatandaşlara bu işi tavsiye etti. Aktaş, "İpek böcekçiliği kısa sürede çok iyi gelir sağlayan bir iştir. Bir aile yaklaşık 40 günlük süreçte 200 kilo civarında koza elde edebilir. Geçen yıl yaş kozanın kilogram fiyatı yaklaşık bin 500 liraydı. Bu durumda bir aile 40 gün gibi kısa bir sürede yaklaşık 350 bin lira gelir elde edebilir. İmkanı olan ailelerimize tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sason’da yeniden canlanan ipek böcekçiliğinin hem kırsalda yaşayan ailelerin ekonomisine katkı sunduğu hem de geleneksel üretim kültürünün yaşatılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi.