Son Dakika
|
Uzmanlardan ‘hantavirüs’ açıklaması: "Bulaştırıcılığı Covid kadar değil"
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
İngiltere: "3 Britanyalı, hantavirüse yakalandı"
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı
Kağıthane’de metrobüs yangını!
İran: "ABD’nin teklifini değerlendirmeyi sürdürüyoruz"
EKONOMİ
DSO Başkanı Kasapoğlu: "Üretimden vazgeçmek gibi bir seçeneğimiz yok"
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:05:05
Denizli sanayisinin güçlü üretim gücü ve ekonomik dinamizmine katkı sunan, 18 farklı sektörde 2 bini aşkın üyeyi temsil eden DSO Meslek Komite Üyeleri, 2026 yılının ilk Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında bir araya geldi. DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka bir lüksü olmadığını ifade etti. Denizli Sanayi Odası (DSO) tarafından her yıl iki kez düzenlenen Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş’ın yönetiminde DSO hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıda, Meslek Komiteleri aracılığıyla sahadan gelen ihtiyaç, talep ve çözüm önerileri ele alınırken, DSO’nun Denizli sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik 2026 yılı faaliyetleri, devam eden projeleri ve yıl içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan hedefleri değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, periyodik olarak gerçekleştirilen ortak toplantıların önemine dikkat çekerek, "İstişare, bilgilendirme ve gelecek projeksiyonu sunma açısından Meslek Komitelerimizin bir araya gelmesi çok kıymetli. Meslek gruplarından aktif olarak Yönetim Kuruluna ve Oda Meclisine bilgi akışı sağlayan Komitelerimiz, sorunları dile getirmekten ziyade bu sorunlara çözüm önerileri getirmeleriyle değer katıyorlar" dedi. "Meslek komitelerimiz sahanın nabzını tutuyor" DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ise göreve geldikleri günden bu yana yürütülen çalışmalarda Meslek Komitelerinin önemli katkı sunduğunu belirterek, Yönetim Kurulu toplantılarında Komite kararlarının dikkatle değerlendirildiğini ifade etti. Başkan Kasapoğlu, "Meslek Komitelerimiz, üyelerimizin taleplerini Odaya aktaran, sahanın nabzını tutan en önemli kurullardır. Birlik ve beraberliğin, aynı dertlere hemhal olmanın oluşturduğu pozitif enerjinin kaynağıdır. Yeni dönemde de dinamik, yüksek katılımlı temsiliyet anlayışımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye ve Denizli sanayisinin ekonomik anlamda yakın tarihin en zorlu dönemlerinden birinden geçtiğini belirten Kasapoğlu, bu süreçte işlerin düzeleceğine dair inançlarını hiçbir zaman kaybetmediklerini ifade etti. Sorunlara çözüm arayan ve sürekli aksiyon alan bir Oda anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Kasapoğlu, Ankara’ya iletilen talep ve çözüm önerilerine zaman zaman geri dönüş alınamadığını ancak sorunları dile getirmekten ve çözüm aramaktan asla vazgeçmediklerini söyledi. Başkan Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka ne bir şansı ne de bir lüksü olmadığını ifade etti. Sanayide verimlilik ve desteklere erişim öncelikli başlıklar arasında Dalgalı ekonomik süreçlerde verimlilik olgusunun sanayiciler için en önemli yatırım başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, Komitelere Denizli Model Fabrika’ya açıldığı günden itibaren verdikleri destek ve gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle teşekkür etti. Oda bünyesinde faaliyet gösteren Verimlilik Merkezi ve Teşvik Ofisi çalışmalarına da değinen Kasapoğlu, Teşvik Ofisi aracılığıyla son bir yılda yaklaşık 3,5 milyon liralık kaynak oluşturulduğunu söyledi. KOSGEB’in yürüttüğü İstihdamı Koruma Destek Programı’ndan mevcut durumda 1.500 firmanın faydalandığını belirten Kasapoğlu, mevcut teşvik ve destek mekanizmalarından daha fazla firmanın yararlanmasının önemsendiğini vurguladı. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilerin desteklere erişiminde daha aktif rol almaya devam edeceğini belirten Kasapoğlu, özellikle KOSGEB destekleri konusunda DSO KOSGEB temsilciliği ve Teşvik Ofisi aracılığıyla firmaların daha etkin şekilde bilgilendirilmesine gayret gösterildiğini vurguladı. Yönetim olarak temel motivasyonlarının yalnızca kendi dönemlerine etki etmek değil, kendilerinden sonra da etkisi sürecek çalışmalar bırakmak olduğunu söyleyen Kasapoğlu, saha ziyaretlerinde birlik ve beraberliğin önemini daha net gördüklerini, sanayicilerin sorunlarını yerinde dinlemenin ise çok kıymetli olduğunu belirtti. Mesleki eğitimde geleceğe yatırım mesajı Toplantının gündem başlıklarından biri olan Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) konusunda söz alan DSO Başkan Yardımcısı ve Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter, sanayinin geleceğini belirleyen en önemli başlıklardan birinin mesleki eğitim olduğunu vurguladı. Proje kapsamında Denizli’deki 9 mesleki teknik Anadolu lisesine, 25 sanayicinin katkılarıyla destek sağlandığını belirten Serter, "Elimizde eğitim politikalarını tek başına şekillendirecek ya da tüm sorunları kısa sürede çözecek sihirli bir değnek olmayabilir. Ancak biz, sanayimizin ve gençlerimizin geleceği için daha aydınlık yarınların mücadelesini vermeye devam edeceğiz" dedi. Genç istihdamını artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar ve Atatürk Meslek Lisesinde düzenlenen Kariyer Şöleni hakkında da bilgi veren Serter, ortaokul rehber öğretmenleriyle de bir araya geleceklerini belirterek, mesleki eğitimin öğrencilere ve velilere doğru aktarılması, kariyer yönlendirme süreçlerinde farkındalığın artırılması amacıyla çeşitli görüşme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade etti. Enerji verimliliği ve saatlik mahsuplaşma sistemi masaya yatırıldı Program kapsamında DSO-VEM Enerji ve Kaynak Verimliliği Uzmanı Damla Bayezit tarafından gerçekleştirilen sunumda, merkezin faaliyet alanları ile enerji verimliliği, temiz üretim ve sürdürülebilirlik odaklı yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Sunumda, firmalara yönelik sahada gerçekleştirilen ölçüm, analiz ve tespit uygulamaları ile enerji yönetimi alanında yürütülen etüt ve danışmanlık çalışmalarının sanayi kuruluşlarına sağladığı katkılar ele alındı. Programın son bölümünde elektrik piyasasında üretim ve tüketimin saatlik bazda dengelenmesini esas alan "saatlik mahsuplaşma" sistemi, özellikle lisanssız enerji üretimi yapan sanayi kuruluşları açısından getirdiği maliyetleriyle ele alındı. Bu kapsamda sunum yapan Akgün Elektrik firma yetkilisi Cemil Piri, yeni uygulamanın sanayi kuruluşları üzerindeki finansal ve operasyonel etkilerini değerlendirdi. Toplantı, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun Meslek Komite Üyelerinden gelen soruları yanıtlamasıyla son buldu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:03
Terme Belediyesi’ne 454 milyon TL’lik ek bütçe
Samsun Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, belediye meclisinde kabul edilen ek bütçe sonrası yaptığı açıklamada yatırım kararlılığını vurgulayarak, "Biz bu şehrin sevdalısıyız, Terme için yatırımdan yatırıma koşmaya devam edeceğiz. 1 milyar 300 milyon TL’yi aşan bu bütçe, ilçemizdeki dev projelerimizin ve büyük kalkınma hamlemizin en güçlü müjdesidir" dedi. Terme Belediye Meclisi 2026 Yılı Mayıs Ayı Olağan Toplantısı’nın ikinci birleşimini Belediye Başkanı Şenol Kul başkanlığında gerçekleştirerek, ilçenin kalkınma hamlesini hızlandıracak 454 milyon 500 bin TL’lik ek bütçeyi oy birliğiyle kabul etti. Bu kararla birlikte Terme Belediyesi’nin 2026 yılı toplam bütçesi 1 milyar 304 milyon 500 bin TL’ye ulaştı ve oy birliğiyle kabul edildi. "Terme için hizmet üretmeyi seviyoruz" Belediyenin vizyon projelerini hayata geçirmek ve ilçenin artan ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek amacıyla hazırlanan ek bütçe hakkında konuşan Başkan Şenol Kul, "850 milyon TL olan mevcut bütçemizin, gerçekleştirdiğimiz büyük yatırımlar neticesinde Mayıs ayı itibarıyla yetmeyeceğini öngördük. Bugün onaylanan ek bütçe ile birlikte Terme’mizde yeni ve büyük yatırımların kapısını sonuna kadar aralıyoruz" diye konuştu. " Bu eser sizin eseriniz" Hizmet anlayışlarının temelinde "insan odaklılık" olduğunu belirten Başkan Kul, meclis üyelerine hitaben, "Terme’ye güzel ve kalıcı eserler bırakabiliriz inşallah. Bu eser sizin eseriniz" diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Muhalefet meclis üyelerine de verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Başkan Kul, "82 mahallemiz ile birlikte muhtarlarımızla, teşkilatlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla el ele, gönül gönüle vererek çalışıyoruz. İnsanlarımızın hizmetkârı olmayı kendimize en büyük görev biliyoruz" şeklinde konuştu. " Kaynak üreten ve büyüyen bir belediye" Terme Belediyesi’nin kendi kaynaklarını üretme ve bütçeyi verimli kullanma konusundaki başarısına dikkat çeken Başkan Şenol Kul, "Bütçeye uygun kaynak üretme noktasında titiz bir çalışma yürütüyoruz. 1 milyar 300 milyon TL baremini aşan bu güçlü bütçe yapısı, ilçemizin çehresini değiştirecek modern projelerin teminatı olacaktır. Aldığımız kararın Terme’mize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından dilek ve temennilerle sona erdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 15:58
Bilecik’te ekmeğe zam geldi
Bilecik’te 200 gram ekmeğe 2 lira 50 kuruş zam geldi. Bilecik TSO ve Bilecik Esnaf ve Sanatkârlar Odasına tarafından belirlenen yeni fiyat listesinde ekmeğe 2 lira 50 kuruş zam geldi. Bilecik’te 200 gram ekmek 15 TL’den satılırken, zam sonrasında 17 lira 50 kuruş oldu. Bilecik Yiyecek Maddesi Satan Esnaflar Odası Başkanı Harun Dilek, artan maliyetlerden dolayı esnafın taleplerini değerlendirerek, ekmeğe 2 lira 50 kuruş zam yapıldığı söyledi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 15:49
KUTO Başkanı Akdoğan’ın önerisiyle turizm sezonu öncesi çözüm odaklı toplantı
Kuşadası Kaymakamlığı tarafından düzenlenen ilçe yönetişim toplantısının ardından, Kuşadası Ticaret Odası Başkanı Serdar Akdoğan’ın çağrısıyla bir araya gelen yetkililer, turizm sezonu öncesinde iş birliği ve ortak akıl mesajı verdi. Toplantıda kruvaziyer turizminin ivme kazandığı bu dönemde kentin düzeni ve esnafın beklentileri ön planda tutuldu. Gemi trafiğinin artmasıyla birlikte liman bölgesinde yaşanan sorunlar değerlendirildi. Liman bölgesindeki trafiğin ve yoğunluğun yönetilmesi amacıyla gerçekleştirilen görüşmeye belediye temsilcileri, turizm dernekleri, liman işletmecileri ve akademisyenler katıldı. Katılımcılar, kruvaziyer gemilerinin gelişiyle yoğunlaşan insan ve araç trafiğinin hem turist memnuniyetini hem de şehir hayatını olumsuz etkilememesi adına atılacak adımları ele aldı. Serdar Akdoğan; gemi turistinin çarşıları gezmesi için zaman bırakılması konusunda fikir birliğine vardık. Serdar Akdoğan, toplantının en önemli çıktılarından birinin turistlerin şehir merkezinde daha fazla vakit geçirmesini sağlamak olduğunu belirtti. Günlük turlardan dönen otobüslerin yolcuları daha erken limana getirmesi ve rehberlerin alışveriş için zaman tanıması konusunda sektör temsilcileriyle uzlaşıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:25
Bakan Işıkhan: "SGK’ya olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 16:15
Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı
5
07 Mayıs 2026 Perşembe- 12:05
Çavdarhisar’da yol kontrol faaliyetleri
07 Kasım 2025 Cuma - 19:09
Yalova’nın coğrafi işaretli meyvesi kivide hasat sevinci
Yalova’nın coğrafi işaretli meyvesi kivinin hasadı düzenlenen törenle başladı. Yalova’nın Altınova ilçesindeki bir kivi bahçesinde gerçekleştirilen şenlikte üreticiler hasat sevinci yaşadı. Programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç, "Yalova, ülkemizde üretilen kivinin yaklaşık yüzde 15’ini tek başına üretmektedir. İlimizde arazi fiyatlarının yüksekliği nedeniyle üreticilerimiz, Bursa ve Sakarya gibi yakın illerde de bahçeler kurarak üretime devam etmektedir. Bu açıdan bakıldığında Yalova, Türkiye’de kivi üretiminin önemli bir merkezi haline gelmiştir. İlimizde "Hayward" çeşidi kivi yetiştirilmektedir. Bu ürün, büyüklük, kalite, soğuk hava dayanıklılığı, raf ömrü ve lezzet bakımından üstün özelliklere sahiptir ve coğrafi işareti alınmıştır. Bu yıl, önceki yıllara kıyasla bir miktar azalma yaşanmıştır. Bunun temel nedeni iklim koşulları, don olayları ve yoğun yağışlardır. Ancak son on yılda kivi üretim alanlarımızda yaklaşık yüzde yirmilik bir artış görülmüştür. Bu yıl ise yüzde yüzde 20-25 arasında bir azalma beklenmektedir. Buna rağmen bu yılki rekoltemizin yaklaşık 20 bin ton civarında olacağı tahmin edilmektedir" dedi. Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca ise Yalova kivisinin hem ülke içinde hem de uluslararası pazarda adını gururla duyurduğunu anlattı. Yalova Valisi Hülya Kaya ise üreticilere bereketli bir sezon dileyerek şöyle konuştu: "Yalova denilince akla ilk gelen ürünlerden biri kividir. Yalova kivisi, ilimizin markası haline gelmiştir. Bu verimli topraklarda farklı çeşitlerde kiviler yetiştirilmektedir. Araştırma Enstitümüz, bu konuda çok kıymetli çalışmalar yürütmekte ve çiftçilerimizi yeni çeşitlerle buluşturmaktadır. Hatta Yalova’da geliştirilen kivi türleri artık yurt dışına da ihraç edilmektedir." Konuşmaların ardından halk oyunu gösterisi beğeniyle izlendi. Programda pasta kesimi ve duaların ardından kurdele kesilerek kivi hasadı başlatıldı.
07 Kasım 2025 Cuma - 18:47
Güngör: "Turizm işletme belgesi harçlarındaki artış küçük işletmeler için ciddi mali yük getirecektir"
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, TBMM gündeminde yer alan vergi kanunu teklifinde turizm işletme belgelerine yıllık harç getirilmesini öngören düzenlemenin özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için ağır bir mali yük oluşturacağını söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündeminde bulunan "Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin turizm işletme belgesi harçlarının ciddi oranda artırılmasına yönelik hükümler içerdiğini söyleyen MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, düzenlemenin özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri olumsuz etkileyeceğini belirtti. Güngör, "Teklifte yer alan turizm işletme belgesi harçlarının önemli ölçüde artırılması, işletmelerimizin giderlerini ciddi şekilde yükseltecektir. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli turizm işletmeleri açısından yüksek maliyet anlamına gelmektedir. Sektörümüz zaten artan enerji, personel ve girdi maliyetleriyle mücadele ederken, yeni bir yıllık harç uygulaması bu yükü daha da ağırlaştıracaktır" dedi. "Yıllık 367 bin TL ilave maliyet" Daha önceden bir kez turizm işletme belgesi harcının artık her yıl alınmasının planlandığını belirten Güngör, "Özellikle küçük ve orta ölçekli, aile işletmesi niteliğindeki tesisler için son derece olumsuz bir gelişmeden söz ediyoruz. Daha önce yalnızca bir kez ödenen turizm işletme belgesi harcının artık her yıl alınması planlanıyor. Bu da en küçük işletmeler için dahi yılda yaklaşık 367 bin TL ilave yıllık maliyet anlamına geliyor. Alınacak kararların sektörü daha fazla destekleyen ve sürdürülebilirliği güçlendiren nitelikte olması büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Sektör temsilcilerinin görüşleri alınmalı" Güngör, "Turizm, istihdama ve döviz gelirine doğrudan katkı sağlayan stratejik bir sektördür. Bu nedenle yeni düzenlemeler yapılırken sektör temsilcilerinin görüşleri mutlaka dikkate alınmalı, işletmelerimizin rekabet gücünü zayıflatacak uygulamalardan kaçınılmalıdır. Turizm bölgelerinde sürdürülebilir işletmeciliği destekleyen politikalar öncelikli olmalıdır. Turizm gelir getirir, ancak maliyetlerin aşırı arttığı bir ortamda bu gelir sürdürülebilir olmaz. Bizler sektörün sorunlarını yakından biliyoruz ve çözüm için elimizden geleni yapıyoruz. Bu tür ek maliyetler, özellikle küçük işletmelerimizin dayanma gücünü olumsuz etkiler" ifadelerini kullandı.
07 Kasım 2025 Cuma - 17:46
Aydın’da 9 bin 543 üreticiye toplam 66 milyon TL ödeme yapılacak
Aydın genelinde 9 bin 543 üreticiye 66 milyon liralık çiğ süt destek ödemesi 7 Kasım’da (bu akşam) hesaplara yatacak. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılı Nisan-Mayıs-Haziran dönemi çiğ süt destekleme ödemelerinin üreticilerin hesaplarına aktarılmaya başlandığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, Aydın genelinde 9 bin 543 üreticiye, 149 milyon 437 bin 857 litre süt karşılığında toplam 66 milyon 401 bin 359 TL ödeme yapılacak. Destek ödemeleri, T.C. kimlik numarası ayrımı yapılmaksızın 7 Kasım 2025 Cuma günü saat 18.00’den itibaren üreticilerin hesaplarına aktarılacak. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklamasında, "Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli olsun" ifadelerine yer verildi.
07 Kasım 2025 Cuma - 17:25
Sivas’ta ihracat arttı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 2025’in ekim ayına ilişkin ihracat rakamlarını açıkladı. TİM verilerine göre Sivas’ta geçen yıl ekim ayında 8 milyon 145 bin dolar olan ihracat, bu yılın aynı ayında 9 milyon 179 bin dolara yükseldi. Kentte ihracat 10 aylık bazda da yükseliş gösterdi. Sivas’ta geçen yılın ilk 10 ayında 67 milyon 794 bin dolar olan ihracat bu yılın aynı döneminde 77 milyon 643 bin dolara çıktı. Sivas, 2025’in ilk 10 ayındaki veriler baz alındığında ihracatta 58. sırada kendine yer buldu. Sivas’ta bu yıl ihracat ocakta 7 milyon 836 bin dolar, şubatta 7 milyon 775 bin dolar, martta 6 milyon 872 bin dolar, nisanda 7 milyon 773 bin dolar, mayısta 6 milyon 567 bin dolar, haziranda 7 milyon 710 bin dolar, temmuzda 6 milyon 974 bin dolar, ağustosta 8 milyon 572 bin dolar, eylülde 8 milyon 385 bin dolar, ekimde ise 9 milyon 179 bin dolar olarak gerçekleşti.
07 Kasım 2025 Cuma - 17:15
Başkan Erdoğan meclis üyelerine "Biz bir aileyiz" diye seslendi
Denizli Ticaret Odası (DTO), kasım ayının olağan meclis toplantısını yaptı. Kısa bir konuşmayla, meclis üyelerini iş dünyasının genel gidişatı, beklentileri ve gündemi hakkında bilgilendirdi. Son dönemdeki faaliyetleri ile hizmetlerini anlattı; projelerindeki son durumu aktardı. Faiz indirimi döngüsünün devam etmesinin, iş dünyasının finansal açıdan önünü görmesi adına olumlu bir adım olduğunu ve iş dünyası olarak bu indirimlerin özel bankaların faiz oranlarına da yansımasını beklediklerini vurguladı. Başkan Erdoğan, toplantı sonrasında ise "Biz büyük bir aileyiz. Kentimizin emektar seçkin iş insanlarının toplandığı meclisimiz ile şehrimizin, sektörlerimizin ve üyelerimizin geleceğe hazırlanması, kalkınması ve daha güçlü bir hale gelmesi için el birliği ile çalışmaya devam edeceğiz" dedi. DTO’nun aylık olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Salih Sarıkaya’nın idaresinde gerçekleştirildi. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, artan maliyetler, yüksek faiz ve zayıf kalan iç talep ile ihracatta oluşan rekabet kaybının, KOBİ’leri ciddi biçimde zorladığına dikkat çekti. Faiz indirimi döngüsünün devam etmesinin, iş dünyasının finansal açıdan önünü görmesi adına olumlu bir adım olduğunu, iş dünyası olarak bu indirimlerin özel bankaların faiz oranlarına da yansımasını beklediklerini söyledi. Başkan Erdoğan, konuşmasında ihracat ile ticarette öncü göstergeler olarak kabul edilen konut satışları ile karşılıksız çek verilerine de değindi. Erdoğan, "Denizli olarak sektörler bazında ilk 10 aylık dönemdeki ihracatımıza baktığımızda, lokomotif sektörlerimiz olarak gördüğümüz tekstil ve ham maddelerinde yüzde 2,14, hazır giyim ve konfeksiyonda da yüzde 2,06’lık bir azalma var. Diğer öne çıkan sektörlerimizden elektrik ve elektronikte yüzde 17,56, demir ve demir dışı metallerde yüzde 14,31, madencilik ürünlerinde yüzde 9,78, çelikte ise yüzde 3,86 artış var. Öte yandan, iş dünyasının genel gidişatının öncü göstergelerinden biri olarak kabul edilen karşılıksız çek sayısı, şehrimizde eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 36,94 azaldı. Karşılıksız çekler, tutar olarak da yüzde 21,46 azaldı. Aynı ayda konut satışları ağustosa göre yüzde 9,55 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 6,96 arttı. İlk 9 aylık dönemdeki konut satışlarına baktığımızda da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,2’lik bir artış görüyoruz" diye konuştu. "Üye sayımızı, 1 yılda yüzde 4,39 artırdık" Başkan Erdoğan ayrıca, Denizli Ticaret Odası’na geçen ay 158 üye kaydettiklerini ve ekimin sonu itibarıyla, 23 bin 281 üyeye ulaştıklarını açıkladı. Erdoğan, "Son 1 yılda, toplam üye sayımızı %4,39 artırdık; 978 yeni üye kazandık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’mizin verilerine göre, yılın ilk 9 ayında kurulan 229 gerçek kişi statüsündeki işletmemizle de iller arasında 15’inci sırada yer aldık" dedi. Başkan Erdoğan bu arada, DTO olarak yılın ilk 10 ayında 683 sayısal takograf ile 509 K belgesi verdiklerini, bunların yanında da 227 iş makinasının tescilini onayladıklarını, 235 kapasite raporu, 36 ekspertiz raporu ve 11 yerli malı belgesi ile 3 de levhaya kayıtlı sigorta acentesi belgesi talep edildiğini ve odalarına gelen 5.711 evrak karşılığında 23.191 evrak düzenlediklerini ifade etti. "Heimtextil’e hazırız" Fuarlarla ilgili ısrarlı çalışmalarının başarılı bir şekilde devam ettiğini de anlatan Başkan Erdoğan, "Çok şükür her geçen gün organizasyonlarımız daha büyük ilgi görüyor. Son bir aylık dönemde 100 üyemizi yolladığımız iki önemli organizasyonumuz Almanya’daki Anuga 2025 gıda ve İçecek Fuarı ile Türkiye’nin Çin ile ticaretini belirleyen 138’inci Canton 2025 Sonbahar Çin İthalat ve İhracat Fuarı’nın ardından Heimtextil’e hazırlanıyoruz. Polonya’da bu yıl 32’ncisi gerçekleştirilecek Uluslararası Horeca Ticaret Fuarı’nda da çevrim içi ikili görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelere, 16 ülkeden sektör temsilcileri katılacak. Organizasyona katılım üyelerimize ücretsiz. Toplantılar, 5 kasımda başladı; 20 kasımda sona erecek. Fuarlara katılmak, üreticilerimizin dünya pazarlarında görünürlüğünü artırıyor ve üyelerimize yeni iş bağlantılarının kapısını aralıyor. Onun için işletmelerimizin bu tür organizasyonlara katılmalarını her zaman destekliyoruz" dedi.
07 Kasım 2025 Cuma - 17:02
Coğrafi işaretli Kazak fasulyesinde ilk hasat festivali yapıldı
Manyas Kültür ve Turizm Derneği’ nin düzenlediği 1. Kazak fasulyesi hasat festivali kırsal Kocagöl Mahallesi’nde gerçekleştirildi. 1700’lü yıllarda Çarlık Rusyası’nda kendilerine zulmedilen Kazaklar Türkiye’ye göçerek kırsal Kocagöl (Kazaklar) Mahallesi’ne yerleşmişler. Yanlarında getirdikleri fasulye tohumlarını Manyas Gölü etrafında ekerek yetiştiren Kazaklar 1962 yılında ana vatanlarına geri dönerken, Kazak fasulyesini ise miras bıraktılar. Geçtiğimiz yıllarda coğrafi tescil alan Manyas Kazak fasulyesi için Manyaslılar Kültür ve Turizm Derneği’nce bu yıl ilk kez Kazak fasulyesi hasat festivali gerçekleştirildi. Festival kapsamında sembolik olarak fasulye hasadı yapıldı, mahalledeki kadınlar tarafından fasulyeler ayıklandı, çöpleri alındı. Festivalde bir konuşma yapan Manyaslılar Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Fevzi Karakaş, Kazak fasulyesine coğrafi işaret süreci ve ürünün özelliklerini anlatırken, Belediye Başkanı Ahmet Duru Kazak fasulyesinin tarihçesini anlattı. Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün ise Balıkesir’in Türkiye’yi doyuran il olduğunu ve dünyayı doyurmaya aday olduğunu söylerken, 2024 üretimi için Balıkesir’deki çiftçilerin almış oldukları desteğin 6 milyar lira olduğunu belirtti. Türkiye’de örnek, bölgede de lider olacak pozisyona gelmek için çalışacaklarını söyleyen Düzgün, Balıkesir il genelinde 6 bin dekar fasulye ekiminin yapıldığını vurguladı. Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram ise konuşmasında, "Çiftçilerimizle, teyzelerimizle konuştuk, bu ürünümüzü Türkiye’ye tanıtmamız lazım, coğrafi işaret alma konusunda biraz geç kalmışız. Bunu basınımızla birlikte inşallah geniş kitlelere tanıtırız" dedi. Daha sonra konuklara ve mahalle halkına güveçte Kazak fasulyesi ve pirinç pilavı ikramı yapıldı. Festivale Gönen Belediye Başkanı İbrahim Palaz, Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Çetin, ilçe protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı.
07 Kasım 2025 Cuma - 16:11
Bakan Kacır: "2030 hedefimiz 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda doğması"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye’nin Teknoparklarının sayısını 2’den 113’e yükselttik. Teknoparklarda faaliyet gösteren girişimlerin sayısını 56’dan 12 bine çıkardık. Bugün Türkiye 310 bin kişilik dev bir AR-GE insan kaynağı adeta ordusuna sahip. Türkiye artık yüksek teknoloji, orta yüksek teknoloji üretiminde kurduğu bütün bu altyapıların neticelerini almaya başlayan bir ülke. 2030 hedefimiz 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda doğması, büyümesi ve Türkiye’nin milyar dolar değeri aşan unicorn ve turcornlarının toplam değerinin 100 milyar doları aşması" dedi. Bakan Kacır, Bilişim Vadisi GO İstanbul Açılış Programı’na katıldı. Burada konuşan Kacır, "Türkiye’nin hangi köşesinde olsak, hangi şehrini ziyaret etsek gündemimiz değişmiyor. Sanayi, teknoloji ama çokça da girişimcilik konuşuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; girişimcilik, milli teknoloji hamlesinin en önemli unsuru. Dün Hakkari ve Şırnak’taydık. Orada üniversitelerimizde kuracağımız Milli Teknoloji Atölyelerinin, yine şehirlerimizde inşa edeceğimiz Bilim Merkezlerinin müjdesini paylaştık. İstanbul’dayız, teknolojinin, girişimciliğin kalbinin attığı şehirdeyiz. Avrupa’nın en önemli girişimcilik merkezlerinden birindeyiz. Bugün sabah saatlerinde bir Teknopark açılışı gerçekleştirdik. Şimdi de İstanbul’un en büyük girişimcilik merkezlerinden birinin açılışı için bir aradayız. Bu heyecanlı yolculukta sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yolculuk Türkiye’nin tam bağımsızlık yolculuğu. Türkiye’nin Türkiye Yüzyılı’nı kendi ayaklarının üstünde inşa etme yolculuğu. Kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla üretme, geliştirme, rekabetçi şekilde dünyaya sunabilme yolculuğu. Girişimcilik ekosistemini büyütme ve kalkınma hikayesine yeni sayfalar ekleme yolculuğu. Biz bu yolculukta hep beraber bugüne kadar büyük işler başardık" ifadelerini kullandı. "Yüksek ürün ihracatımız 108 milyar dolara erişti" Türkiye’deki teknoloji girişimleri hakkında bilgi veren Bakan Kacır, "Türkiye’nin Teknoparklarının sayısını 2’den 113’e yükselttik. Teknoparklarda faaliyet gösteren girişimlerin sayısını 56’dan 12 bine çıkardık. Bugün Türkiye 310 bin kişilik dev bir AR-GE insan kaynağı adeta ordusuna sahip. Türkiye artık yüksek teknoloji, orta yüksek teknoloji üretiminde kurduğu bütün bu altyapıların neticelerini almaya başlayan bir ülke. 2002’ye döndüğümüzde 10 milyar dolar olan teknoloji seviyesi yüksek ürün ihracatımız şimdi 108 milyar dolara erişti. Bu başarı hikayesi Türkiye’nin müteşebbisleri sayesinde bugünlere geldi. Bizlerde en önemli ödevimizin, görevimizin onların önünü açmak varsa önlerindeki engelleri kaldırmak olduğu inancıyla hareket ettik. Bugün attığımız bu adım da yine bu inancın, bu yaklaşımın bir neticesi ve bir tezahürü aslında. Bilişim Vadisi Gebze’de devasa bir kampüse sahip. Tabii 113 Teknoparkımız içinde Bilim Vadisi’nin ayrı bir misyonu var. Bakanlık olarak TÜBİTAK, Türk Patent, KOSGEB, TSY gibi bakanlığımızın ilgili kurumlarının doğrudan paydaş olduğu bir Teknoparktan söz ediyoruz. Biz de istiyoruz ki; Bilişim Vadisi bu misyonunu ekosisteme öncülük, liderlik ederek icra etsin" şeklinde konuştu. "Girişimciliği desteklemek için aslında ekosistemin tüm bileşenlerini harekete geçirmeliyiz" Bakan Kacır, "Biliyoruz ki; girişimciliği desteklemek için aslında ekosistemin tüm bileşenlerini harekete geçirmeliyiz. Bunların bir unsuruz şüphesiz ki finansman meselesi. Çünkü teknolojik girişimleri çoğunlukla borçlanma enstrümanlarıyla büyüme imkanına sahip olmayan yapılar, çokça banka kredilerinden bahsediyoruz. Şu bir gerçek ki; bankacılık sistemleri her ne kadar biz değişmesini arzu ediyor olsak da sadece Türkiye’de değil bütün dünyada teminat esaslı çalışan bir borçlanma mekanizması yatırımlara sunuluyor. Dolayısıyla girişimcilerimiz bankaların kapısını çalıp, onlardan kredi talep ettiklerinde çoğunlukla o kredilerin karşısında hangi teminatları sunacakları soruluyor. Teminat beklentisi de çoğunlukla tapunuz var mı, eviniz, arabanız var mı gibi oluyor. Dolayısıyla geleneksel bankacılık borçlanma enstrümanları, kredi enstrümanları teknolojik girişimlerin büyümesi için en öncelikli unsurlar değil. Teknoloji girişimlerinin büyümesi için sermaye ortaklığı enstrümanlarının gelişmesi, büyümesi çok değerli. Girişim sermayesi fon mekanizmalarının güçlenmesi, büyümesi önemli. Bu anlayışla son yıllarda biz girişim sermayesi fonlarını güçlendirecek çok sayıda iş yaptık. Bilim Vadisi öncü bir Teknopark olarak kendi girişim sermayesi fonunu kurdu, büyüttü. O fona daha sonra KOSGEB ve diğer paydaşlar da katıldılar. O fon aracılığıyla da çok sayıda teknoloji girişimine yatırım yapıldı" diye konuştu. "4,6 milyar TL’lik kamu kaynağıyla 120 milyar TL’lik girişim sermayesi fonunu harekete geçirdik" Kamu kaynaklarıyla yeni nesil adımlar atıldığına dikkat çeken Bakan Kacır, "Biz bir düzenleme yaptık, araştırma geliştirme ekosistemimizde bizim teşviklerimizde büyük ölçüde yararlanan büyük ölçekli şirketlerin elde ettikleri teşviklerin bir kısmını kendilerinden daha küçük daha girişimcilik basamaklarının erken basamaklarında olan şirketlere yönlendirilmesini mecburi hale getirdik. Bu sayede çok sayıda yeni fonun kurulmasını, var olan girişim sermayesi fonlarının büyümesini sağladık. Çünkü artık büyük kurumsal şirketlerimiz her yıl girişim sermayesi fonlarına, doğrudan teknoloji girişimlerine daha fazla yatırım yapmak zorundalar. Sadece o düzenlememizle Türkiye’de 15 milyar TL’ye yakın kaynağın yeni teknoloji girişimlerine büyük şirketlerimiz tarafından aktarılmasını mümkün kılmış olduk. Yine kamu kaynaklarıyla yeni nesil adımlar attık, girişim sermayesi fonları kurduk. 4,6 milyar TL’lik kamu kaynağıyla 120 milyar TL’lik girişim sermayesi fonunu harekete geçirdik. Ve o fonların yaptığı teknoloji girişimleri de toplam 160 milyar TL’lik bir yatırım hacmine eriştiler. Bütün bu adımlarımızın etkisiyle Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar katlanarak büyüdü. 2019 öncesinde yılda 80 milyon dolar düzeyindeyken ortalama yatırım büyüklüğü, 2020’de itibaren Türkiye’de teknoloji yatırımlarına yapılan yatırımların ölçeği yıllık ortalama 1 milyar dolara geldi" dedi. "Türkiye’nin milyar dolar değeri aşan unicorn ve turcornlarının toplam değerinin 100 milyar doları aşması" 2030 yılı hedeflerine ilişkin Bakan Kacır, "Bizler adım adım 2030 hedeflerimize yaklaşıyoruz. 2030 hedefimiz 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda doğması, büyümesi ve Türkiye’nin milyar dolar değeri aşan unicorn ve turcornlarının toplam değerinin 100 milyar doları aşması. Bunun için altyapıları geliştirmek, büyütmek çok önemli. İstanbul’un bu yolculukta çok özgün bir yeri var. 208 üniversitemizin 60 üniversitesi İstanbul’da. 113 teknoparkımızın da 20’si İstanbul’da. Bu teknoparklar 3 bin 300’den fazla girişimi ev sahipliği yapıyorlar. Var olanları geliştirmek için yeni adımlar atmayı sürdürüyoruz. Dünyanın en büyük teknoloji gelişim merkezini inşa ediyoruz. Atatürk Havalimanı Terminal binalarında. Terminal İstanbul markasıyla. İnşallah önümüzdeki yıl ilk fazını tamamlayıp hizmete alacağımız Terminal İstanbul Türkiye’nin teknoloji girişimciliği yolculuğunu yeni bir sıçramayla taçlandıracak ve Türkiye sadece Avrupa’nın değil dünyanın en önemli girişimcilik merkezlerinden biri olma yolunda çok büyük bir mesafe kat etmiş olacak" ifadelerini kullandı.
07 Kasım 2025 Cuma - 16:10
"Erzurum Alışveriş Festivali" başladı
Erzurum Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen "Erzurum Alışveriş Festivali", Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilerine açtı. Erzurum Alışveriş Festivali’nin açılışı için bir tören yapıldı. Şehrin ekonomisine canlılık katması ve üreticiyle tüketiciyi buluşturması hedeflenen "Erzurum Alışveriş Festivali" 7-16 Kasım 2025 tarihleri arasında saat 10.00-22.00’de ziyarete açık olacak. "Yerel ekonomiyi büyütürken; üreticimizi destekliyor" Erzurum’un sosyal ve ekonomik hayatına renk katacak, şehir ticaretine yeni bir soluk kazandıracak bir etkinliğine daha imza attıklarını vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Düzenlediğimiz Erzurum Alışveriş Festivali, bir fuardan çok daha fazlasıdır. Bu festival, üreticisiyle tüketicisini, esnafıyla vatandaşını, yerel ekonomiyi ulusal vizyona bağlayan bir gönül köprüsüdür. Festivalimizde tekstilden modaya, hediyelik eşyadan yöresel ürünlere, el sanatlarından ev eşyalarına kadar geniş bir yelpazede alışveriş imkânı sunulacak. Yüzde 75’e varan indirimlerle hemşehrilerimiz için bir fırsat dönemi başlıyor. Ancak bu festival sadece ekonomik bir hareketlilik değil; aynı zamanda birlik, beraberlik ve dayanışma şölenidir Biz, yerel ekonomiyi büyütürken; üreticimizi destekliyor, esnafımıza güç veriyor, tüketicimizi koruyoruz" şeklinde konuştu. Törene, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Selami Altınok ve Fatma Öncü, Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Aden Yurdagül ve diğer davetliler katıldı.
07 Kasım 2025 Cuma - 16:05
Bakan Kacır: "Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 19,9 milyar dolara yükseldi"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye yılda 37 milyar doların üzerinde otomotiv ihracatı, 30 milyar doların üzerinde kimya ihracatı ve 28 milyar dolar düzeyinde makine ihracatı olan bir ülke. Türkiye bugün ticari araç üretiminde Avrupa’da bir numara. Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları bu dönemde 1 milyar 200 milyon dolardan, yıllık Ar-Ge harcamalarımız, 19,9 milyar dolara yükseldi. dünyanın en büyük Startup merkezi, teknoloji girişimciliği merkezi, Terminal İstanbul markasıyla Atatürk Havalimanı’nda inşallah kurulmuş olacak ve inşallah birinci fazın açılışını da 2026’da gerçekleştireceğiz" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul’da Altınbaş Üniversitesi 2025-26 Akademik Yılı Açılışı ve Altınbaş Teknopark Açılış Töreni’ne katıldı. Türkiye’nin son 22 yıllık dönemdeki Ar-Ge faaliyetlerine değinen Bakan Kacır, "Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları bu dönemde 1 milyar 200 milyon dolardan, yıllık 19,9 milyar dolara yükseldi. Milli gelirden Ar-Ge’ye ayırdığımız pay binde 5’ten yüzde 1,46’ya yükseldi. Özel sektör Türkiye’de Ar-Ge’nin öncüsü haline geldi. Toplam Ar-Ge harcamalarının yüzde 29’u özel sektörünken, şimdi yüzde 65’i özel sektör tarafından yapılıyor. Türkiye’nin Ar-Ge insan kaynağı 10 mislini aştı. 2002’de 29 bindi Türkiye’nin Ar-Ge insan kaynağı, geçtiğimiz yıl 310 bine erişti. Türkiye adeta bir Ar-Ge ordusu inşa etmiş oldu" dedi. "Bugünün dünyasında küresel ticaret eskisi kadar serbest değil" Türkiye’nin 2000’li yılların başından itibaren Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğuna çıktığını vurgulayan Bakan Kacır, "Milli Teknoloji Hamlesi, Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsız olma yolculuğudur. Bu belki 2000’li yılların başında herkesin çokça kolaylıkla anlayabildiği ya da anlamlandırabildiği bir süreç değildi. Çünkü o dönemlerde küreselleşme, liberal ekonomi, serbest ticaret bugüne kıyasla çok daha güçlü kavramlardı. Teknolojinin yerlisi, teknolojinin millisi olur mu, olmaz mı niçin teknolojinin yerlisinin peşinde olalım ki, en ucuzu, en erişilebilir olanı hangisiyse onu alıp kullanalım" yaklaşımı sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada çok daha fazla geçerliydi. Fakat geride kalan 20-25 yıllık dönemde, özellikle son 10 yılda, bütün bu resim bütün dünyada değişti. Bugünün dünyasında küresel ticaret eskisi kadar serbest değil. Her geçen gün daha fazla korumacılık var. Şimdi artık teknoloji ihracatının da kısıtlandığı, kritik teknolojileri kimsenin kimseyle paylaşmadığı, herkesin kendi topraklarına yeniden üretimi çekmek için çaba gösterdiği başka bir dünya resmiyle karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. "Türkiye kendi kritik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayan bir ülke olma yolunda gelişme kaydetti" 40 yıla yakın zamandır terörle mücadele ettiklerini ifade eden Kacır, "Bu mücadelemizde ihtiyaç duyduğumuz sistemleri, savunma sanayii ürünlerini, platformlarını müttefik olduğumuz, aynı ittifakın içinde olduğumuz dostlarımızın çoğu zaman bizimle paylaşmadığına, parasını ödediğimiz sistemleri dahi bize vermekten imtina ettiklerine çokça şahit olduk. Dolayısıyla biz anladık ki yani dünyanın bugün anladığını biz daha erken vakitte anladık ki teknolojinin yerlisi, millisi önemli olmanın da ötesinde hayatiymiş. Ancak teknolojik kabiliyetleriniz varsa bütün bu mücadelede ihtiyaçlarınızı görme imkanına sahip olabilirmişsiniz. Bunun yanında teknolojide bağımsız olmaksızın ekonomide bağımsızlık mümkün değil. Ekonomik bağımsızlık olmaksızın da siyasi bağımsızlık mümkün değil. Türkiye bütün bunları erken fark etmiş oldu. Ama 2000’li yıllardan itibaren, Sayın Cumhurbaşkanımızın gerçekten güçlü iradesiyle Türkiye kendi kritik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayan bir ülke olma yolunda muazzam bir gelişme kaydetti. Savunma sanayiinin öncülüğünde başlayan Milli Teknoloji Hamlesi, Türkiye’nin hem bağımsızlığını güçlendirdi hem de toplumsal refahının artmasına vesile oldu" ifadelerini kullandı. "Türkiye bugün ticari araç üretiminde Avrupa’da bir numara" Türk sanayisinin bugün pek çok alanda dünyanın en önemli üretim güçlerinden biri olduğunu belirten Kacır, "Türkiye yılda 37 milyar doların üzerinde otomotiv ihracatı olan bir ülke artık. 30 milyar doların üzerinde kimya ihracatı olan bir ülke. 28 milyar dolar düzeyinde makine ihracatı olan bir ülke. Türkiye bugün ticari araç üretiminde Avrupa’da bir numara. Demir çelik üretiminde Avrupa’da bir numara. Güneş paneli üretiminde Avrupa’da bir numara. Askeri sınıf insansız hava aracı üretiminde dünyada bir numara. Dolayısıyla büyük bir üretim gücüyüz. Özellikle 2002 ile bugünü kıyasladığımızda her alanda üretim kapasitemizi artırdığımızı, kimi alanlarda 2 misli, 3 misli, kimi alanlarda 10-15 misli daha fazla üretim ve ihracat yapabilen bir ülke olmayı başardığımızı görüyoruz. Türkiye’de 2000’li yılların başında otomobil fabrikaları vardı ama yılda yapılan otomobil üretimi yaklaşık 350 bin düzeyindeydi. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de 1 milyon 400 bin araç üretildi. Türkiye’de beyaz eşya üretimi yine vardı ama yılda 6 milyon adet düzeyindeydi. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de 32 milyon beyaz eşya üretildi. Demir çelik üretimi aynı dönemde 2 mislini aştı. Bütün sektörlere baktığımızda Türkiye’nin 2002’den bu yana muazzam bir gelişmeyle üretim kapasitesini büyüttüğünü görmemiz mümkün" dedi. "Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları 1 milyar 200 milyon dolardan yıllık 19,9 milyar dolara yükseldi" Türkiye’nin ihracat rakamlarına değinen Kacır, "2002 yılında Türkiye’de yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracatı 10 milyar dolar düzeyindeydi. Son 12 ayda Türkiye 109 milyar dolara yakın yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ihracatı gerçekleştirdi. 11 misline çıktı Türkiye’nin yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ihracatı. Son 15 yılda bütün diğer ürün gruplarıyla mukayese ettiğimizde Türkiye’yi esas sürükleyenin, teknoloji seviyesi yüksek ürünlerde üretim kabiliyetini artırmak olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin bütün bu hikayesinin arkasında aslında son 22 yıllık dönemde Ar-Ge’de elde ettiğimiz kabiliyetler var. Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları bu dönemde 1 milyar 200 milyon dolardan, yıllık 19,9 milyar dolara yükseldi. Milli gelirden Ar-Ge’ye ayırdığımız pay binde 5’ten yüzde 1,46’ya yükseldi. Özel sektör Türkiye’de Ar-Ge’nin öncüsü haline geldi. Toplam Ar-Ge harcamalarının yüzde 29’u özel sektörünken, şimdi yüzde 65’i özel sektör tarafından yapılıyor. Türkiye’nin Ar-Ge insan kaynağı 10 mislini aştı. 2002’de 29 bindi Türkiye’nin Ar-Ge insan kaynağı, geçtiğimiz yıl 310 bine erişti. Türkiye adeta bir Ar-Ge ordusu inşa etmiş oldu" şeklinde konuştu. "Atatürk Havalimanı, Terminal İstanbul ile teknoloji girişimciliğinin kalbi olacak" Teknoloji girişimlerinin dünyayı hızla dönüştürdüğünü vurgulayan Kacır, "Bugün dünyada hakkında konuştuğumuz yeniliklerin pek çoğu 5, 10, 20 yıl içinde kurulmuş şirketlerden doğdu, ortaya çıktı ve dünyaya sunuldu. Bugün pek çoğumuzun telefonunda artık uygulama olarak bulunan yapay zeka programlarını yapan şirketlerin ismini çoğumuz 10 yıl önce bilmiyorduk. 10 yıl önce bu şirketlerin çoğu da yoktu. Dolayısıyla bu yenilikle yeni girişimler arasında çok güçlü bir ilişki var. Biz bu konuda aslında şanslı bir ülkeyiz. Çünkü şöyle çok genel bir istatistik de var dünyada: Yeniliği gençler doğuruyor. Yenilikleri gençler oluşturuyor. Biz de bu anlayışla teknoloji girişimciliğini güçlendirmek, büyütmek için gayret gösteriyoruz. Bir yandan bütün mevzuatımızı, regülasyonumuzu girişimci dostu haline getiriyoruz. Eski terminal binalarının tamamını Teknopark ilan ettik ve dünyanın en büyük Startup merkezi, teknoloji girişimciliği merkezi, Terminal İstanbul markasıyla Atatürk Havalimanı’nda inşallah kurulmuş olacak ve inşallah birinci fazın açılışını da 2026’da gerçekleştireceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
07 Kasım 2025 Cuma - 15:41
Siirt’te coğrafi işaretler farkındalık konferansı düzenlendi
Siirt’te Türk Patent ve Marka Kurumu Sınai Mülkiyet Hakları ve Coğrafi İşaretler farkındalık konferansı düzenlendi. Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen konferansa, Vali Kemal Kızılkaya, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak ve çok sayıda davetli katıldı. Vali Kızılkaya, burada yaptığı konuşmada, Siirt’in farklı dillerin, inançların ve kültürlerin barış içinde yaşadığı bir kardeşlik şehri olduğunu söyledi. Bu çok kültürlü yapısı, ili yalnızca tarihsel bir değer merkezi değil, aynı zamanda hoşgörünün, sevginin ve huzurun simgesi haline getirdiğini belirten Vali Kızılkaya, "Bugün, yapılan yatırımlar ve yürütülen projelerle Siirt, devlet-vatandaş kucaklaşmasının yaşandığı bir huzur adası konumuna gelmiştir. Gastronomik değerler, şehirlerin kimliğini güçlendiren, turistik çekim merkezlerini daha cazip hale getiren önemli unsurlardır. Siirt, bu açıdan bakıldığında bir gastronomi kentidir. Ancak mutfağımızın zenginliği, ülke genelinde henüz hak ettiği tanınırlığa ulaşamamıştır" dedi. Siirt’in gastronomi potansiyelini bir marka değeri haline dönüştürmek için valilik olarak her türlü desteği vermeye kararlı olduklarını aktaran Vali Kızılkaya, "Bugün itibarıyla, coğrafi işaretle tescillenen Siirt battaniyesi, Siirt perde pilavı, Pervari balı, Siirt büryan kebabı, şal-şepik kumaşı, Tillo heriresi, Siirt kuru ekmeği, Siirt içli köftesi (Kitel), Siirt gebole tatlısı, Siirt bıttım sabunu ve son olarak Siirt fıstığı, ilimizin tescillenmiş değerleri arasında yer almaktadır. Ayrıca, başvuru aşamasında olan Siirt bumbarı, Siirt pırtike çorbası, Siirt varak keek tatlısı ve Zivzik narı gibi ürünlerimizle ilgili çalışmalar da titizlikle devam etmektedir. Bu çalışmalar sadece birer tescil süreci değil, aynı zamanda yerel üretimin güçlendirilmesi, istihdamın artırılması ve ekonominin canlandırılması açısından da büyük önem taşımaktadır. Marka ve patent alanında güçlü bir altyapı oluşturulması halinde, Siirt’te yerli girişimcilik, teknoloji üretimi ve yenilikçilik gelişecek turizm, tanıtım ve ihracat açısından da yeni fırsatlar doğacaktır" diye konuştu.
07 Kasım 2025 Cuma - 15:38
Beyşehir’de üreticilere kırmızı mercimek tohumu desteği
Konya’nın Beyşehir ilçesinde çiftçilere yürütülen destekleme projesi kapsamında kırmızı mercimek tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Tarım arazilerinin kullanımının etkinleştirilmesi" projesi kapsamında Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından da "Bereketli topraklar için kırmızı mercimek" projesi hazırlandı. Yüzde 75’i bakanlık, yüzde 25’si çiftçi katkısı ile uygulanan proje çerçevesinde düzenlenen dağıtım töreninde Beyşehirli üreticilere 40 bin kilogram kırmızı mercimek tohumu teslim edildi. Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Duran Seçen proje kapsamında 3,3 milyon liralık bütçeyle ilçe genelinde yaklaşık 3 bin 200 dekarlık alanda kırmızı mercimek ekiminin hedeflendiğini söyledi. Konuşmaların ardından üreticilere mercimek tohumlarının dağıtımı gerçekleştirildi. Yürütülen proje ile bölgedeki nadas alanlarının daraltılması, tarıma elverişli alanların üretime kazandırılması, verimlilik ve kalite artışı sağlanması da amaçlanıyor. Törene, Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar, Belediye Başkanı Adil Bayındır, Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Duran Seçen, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hüseyin Özver, Beyşehir Ziraat Odası Başkanı Mustafa Ağralı, kurum amirleri, protokol üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri ile üreticiler katıldı.
07 Kasım 2025 Cuma - 15:22
Kış lastiği zorunluluğu öncesi lastikçilerde yoğunluk
Van’da hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kentteki oto lastikçilerde yoğunluk yaşanmaya başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından alınan karar doğrultusunda bu yıl kış lastiği takma zorunluluğu 15 gün öne çekilerek 15 Kasım itibarıyla başlayacak. Kentte son günlerde etkili olan soğuk hava olayları, sürücüleri erken harekete geçirdi. Vatandaşlar, araçlarını kış şartlarına hazırlamak için oto lastikçilerin yolunu tuttu. Lastik ustaları, bu yıl yoğunluğun önceki yıllara göre daha erken başladığını belirterek, özellikle ticari araç sahiplerinin kış lastiği değişimi için randevu almaya başladığını ifade etti. Konuya ilişkin konuşan oto lastik ustası Yusuf Sancak, zorunluluk kapsamına girmeyen özel araç sahiplerinin de tedbirli davranmalarını tavsiye etti. Bölgede hava sıcaklıklarının erken düştüğünü bu yüzden uygulananın da 15 Kasım tarihine çekilmesinin yerinden bir karar olduğunu ifade eden Sancak, "Doğu’da yaşadığımız için lastik değişimlerinin yaklaşık 15 gün daha erken yapılması daha iyi olur. Çünkü buralarda kış daha erken başlıyor. 1 Kasım’dan itibaren de lastiklerin değiştirilmesi daha uygundur. Halkımız şu anda 15 Kasım’ı bekliyor ama bu tarihi de beklememelerini tavsiye ederim" dedi. "En uygun zaman, havaların kuru olduğu dönemlerdir" Lastikler yağışsız günlerde erken değiştirildiğinde balans ayarının daha iyi tuttuğunu ifade eden Sancak, "Yağmurlu ve karlı havalarda lastik değişimi hem bizim için hem de müşteri için zor oluyor. Çünkü kar yağdığı zaman balans tutmuyor, lastik yerine tam oturmuyor. En uygun zaman, havaların kuru olduğu dönemlerdir. Bu nedenle erkenden değişim yapmak daha mantıklıdır. Şu anda günlük ortalama 20-25 aracın lastiği değişiyor. Bazen bu sayı 30 araca kadar çıkabiliyor" diye konuştu. Erken zamanda lastiğini değiştirmeye gelen Mehmet Kadem isimli vatandaş ise "Kışın kar yağdığında lastikleri değiştirmek zor oluyor. Ancak şimdi sabah randevu aldım ve sorunsuz bir şekilde lastiklerimi değiştirdim" şeklinde konuştu. (YLM-MSA-Y)
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder