Son Dakika
|
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
İngiltere: "3 Britanyalı, hantavirüse yakalandı"
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı
Kağıthane’de metrobüs yangını!
İran: "ABD’nin teklifini değerlendirmeyi sürdürüyoruz"
EKONOMİ
Bakan Şimşek: "İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 arttı"
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:03:50
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı" dedi. Bakan Şimşek, resmi sosyal medya hesabından yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimine dair açıklama yaptı. Şimşek, "Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatları, küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturuyor. İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı. Mevcut küresel konjonktürden en az şekilde etkilenmek ve sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz" açıklamasında bulundu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:20
Vezirköprü’de kırsal kalkınma destekleri anlatıldı
Tarım ve kırsal kalkınma alanındaki desteklemelerle ilgili bilgilendirme toplantısı Vezirköprü’de gerçekleştirildi. Vezirköprü Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen programa, Vezirköprü İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yakup Çağlıyan’ın yanı sıra mahalle muhtarları ile çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Toplantıda Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personelleri tarafından kırsal kalkınma yatırımlarına yönelik hibe ve destek programları hakkında sunum yapıldı. Program kapsamında üreticilere başvuru şartları, destek kalemleri ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler aktarıldı. Yetkililer, tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve kırsalda ekonomik kalkınmanın artırılması amacıyla üreticilerin destek programlarını yakından takip etmelerinin önemine dikkat çekti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:19
Bakan Yumaklı, Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’ni açtı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Yalova’da Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’nin açılış programında yaptığı konuşmada, "Türk balıkçılığı artık sadece kendi karasularında değil, Atlantik’ten Hint Okyanusuna kadar dünyanın dört bir tarafında varlık gösteriyor. Bu kabiliyete de sahibiz, bu kapasiteye de sahibiz" dedi. Bir dizi program için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, Dereağzı mevkiinde yapımı tamamlanan Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’nin açılış törenine katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Denizde ilk olacak bir tesisin açılışında beraberiz. Bu sadece bir tesis olmaktan öte aynı zamanda üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin aslında balıkçılıkta ne aşamaya geldiğini gösteren önemli namzetlerden bir tanesi. Dolayısıyla bu tesisin Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah buradan yetişecek olan kardeşlerimiz de bu merkezin eğitim yönüyle Türkiye’nin balıkçılığına, su ürünlerine katkısı anlamında önemli bir yer edinecektir" dedi. Dünyanın hem iklim değişikliği hem de konjonktürel konularda gıda arz güvenliği açısından büyük bir riskle karşı karşıya olduğunu belirten Yumaklı, "Bütün ülkeler gibi bizler de artık bunu bir stratejik konu olarak ele alıyoruz. Bu sadece bugünün konusu değil elbette ama bundan sonra dünyadaki bütün ülkelerin birinci konusu olacak en önemli gündem maddesi olacaktır. Denizlerimiz, iç sularımız ve yetiştiricilik kapasitemiz ülkemizin bu anlamda da su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı anlamında da önemli bir gücünü teşkil etmekte. Son 23 yılda özellikle su ürünlerinde veya bu sektörde önemli değişimlere de imza attık. Tabii bu başarı da devletimizin, hükümetimizin çok kararlı adımlarının yanı sıra ve düzenlemelerinin yanı sıra aynı zamanda sektörün de bizlerle beraber buna uyum sağlama adına göstermiş olduğu çabanın çok büyük önemi var. Hep söylüyoruz, bütün işlemlerimizi, bütün kararlarımızı sektörümüzle birlikte gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. "Potansiyelimizi sonuna kadar kullanma arzusunda ve kararlılığındayız" 23 yıldan bugüne kadar sektörde yaşanan gelişmelere değinen Bakan Yumaklı, "600 bin ton üretimimiz bugün 1 milyon tonu aşmış durumda. Özellikle yetiştiricilik üretimimiz aynı dönemde 625 bin tonun üzerine çıkarak 10 kattan daha fazla büyümüş durumda. Bu rakamlar her ne kadar istatistik gibi dursa da aslında gelişim anlamında nereden nereye gelindiğini ve çok önemli potansiyelin kullanıldığını gösteriyor. Biz burada duracak mıyız? Hayır. Kullanma ve koruma dengesini gözeterek hem bitkisel üretimimizde hem hayvansal üretimimizde hem de su ürünleri üretimimizde potansiyelimizi sonuna kadar kullanma arzusunda ve kararlılığındayız. Türk somonu, levrek ve çupra gibi ürünlerimiz artık Avrupa’dan Asya’ya kadar çok geniş bir coğrafyada sofralarda yer almakta. Bugün su ürünleri yetiştiriciliği konusunda bunu büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim ki artık ülkemiz Avrupa’nın lider ülkelerinden bir tanesidir. Su ürünleri sektöründe ortaya koyduğumuz bu başarı sadece bizler tarafından değil, uluslararası kuruluşlar tarafından da teyit edilmekte. Uluslararası kuruluşların raporlarında nasıl geçiyor Türkiye’nin adı? Üretimiyle, lider bir ülke. Eskilerin güzel bir sözü var. Marifet iltifata tabidir. Dolayısıyla biz de bu başarıya katkıda bulunan hangi seviyede, hangi kademede, hangi pozisyonda, hangi noktada olursa olsun herkese hiç ayırt etmeden size canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu başarı elbette takdir gördükçe büyüyecek bu emek değer buldukça da güçlenecek. Türkiye Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan CFCM bölgesinde deniz balıkçı filosunun yüzde 17.4’üne sahip. Deniz avcılığında ise payı yüzde 31.4. Ben bu oranların özellikle son dönemde Türkiye’nin başarılarını konuşmak ve bununla gurur duymak yerine konuyu farklı yerlere çekip dezenformasyonu öne çıkaranların gözlerine ve kulaklarına hitap eder şekilde tekrar etmek istiyorum. Türkiye’nin CFCM yani Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu bölgesindeki filo oranı yüzde 17.4, deniz avcılığında ise yüzde 31.4, deniz yetiştiriciliğinde ise yüzde 43’lük payla birinci sırada. Bu tablo gerçekten ülkemizin ne kadar büyük güçlü ve stratejik bir balıkçılık ülkesi olduğunun da en somut göstergesi. Ayrıca ülkemiz Uluslararası Atlantik Tonbalıklarını Koruma Komisyonu nezdinde de etkin bir temsil gösterdi. Özellikle son iki yılda arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bu konuda gerçekten çok ciddi bir lobi faaliyeti yürüttüler. Ve mavi yüzgeçli orkinos kotamız yaklaşık yüzde 20 arttırılarak 3 bin 95 tona yükseldi. Bugün ve yarın balıkçı gemilerimiz orkinos avı için denizlere açılacak. İçlerinde Yalovalı balıkçı kardeşlerimiz de olacak. Şimdiden bütün balıkçılarımıza, bütün reislerimize buradan rastgele diyelim. Denizleri bereketli, kazançları da bol olsun inşallah" diye konuştu. "İhracatı 3 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Uluslararası balıkçılık yönetim organizasyonlarında Türkiye’nin elde etmiş olduğu başarılara paralel olarak temsil kabiliyeti konusunda da belli bir takvimi takip ettiklerini kaydeden Yumaklı, şöyle konuştu: "Örneğin Uluslararası Balinacılık Komisyonuna Türkiye tam üye oldu. Hint Okyanusu Tonbalıkları Komisyonu’na ise gözlemci üye olarak kabul edildi. Şimdi diyeceksiniz ki bunların arasındaki konu nedir? Türk balıkçılığı artık sadece kendi karasularında değil, Atlantik’ten Hint okyanusuna kadar dünyanın dört bir tarafında varlık gösteriyor. Bu kabiliyete de sahibiz, bu kapasiteye de sahibiz. Attığımız bu güçlü adımların sonucu Türkiye, su ürünleri yetiştiricilik üretiminde Avrupa’da 2., dünyada ise 15.sıraya yükselmiş durumda. Biz dediğim gibi mevcut başarıları kafi gören bir ülke değiliz. Önümüze daha yeni daha büyük hedefler koyuyoruz. İnşallah 2028 yılında 750 bin tonu yetiştiricilikten olmak üzere toplam üretimimizi 1 milyon 200 bin tona çıkarmayı su ürünleri ihracatımızda ise 2 milyar doları bulmuştuk, 3 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Şimdiden bütün sektöre de bu hedefi vermiş olalım. Herhalde sektör paydaşlarımız da buna hayır demeyecektir. Kıymetli katılımcılar söylediğim gibi koruma kullanma dengesi özellikle sucul biyolojik çeşitlilik açısından son derece önemli ve kritik. Biz denizleri bugünün değil, gelecek nesillerin de bize emaneti olarak görüyoruz. Bu nedenle üretirken koruyoruz, avlanırken sürdürülebilirliği de esas alıyoruz. Hakikaten son üç yılda balıkçılık sektörümüzle birlikte buna dair hangi konuyu gündeme getirsek biraz da denizin getirdiği karakterle sert mizaçlı olarak kabul edilen sektör paydaşlarımızın hepsi bunların tamamını bizlerden daha fazla sahiplenerek uyguladılar. Kendilerine teşekkür ediyorum." 2025 yılındaki denetim faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Yumaklı, "2025 yılında 207 bin denetim yapıldı. Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında 550 bin ton ürüne el konuldu. Mevzuata aykırı faaliyet gösterenlere ise idari para cezaları kesildi. 84 uygunsuz avcılık yapan gemiye el konuldu. 2 binden fazla yasa dışı av aracına da yine el konuldu. Buradan açık ve de net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Denizlerimizin hakkını koruma anlamında hiçbir ihmale, hiçbir kaçak avcılığa ve hiçbir sorumluluğa kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz. Kurallara uymayanların gözünün yaşına bakmayacağız" ifadesini kullandı. Yumaklı, yapılacak çalışmalarla ilgili ise şunları kaydetti: "Açılışı yapılan merkeze bağlı olarak çalışacak Kuzey Ege Su Ürünleri Kontrol ve Denetim birimini Çanakkale’de kuracağız. Aynı şekilde Güney Ege’de ise benzer bir yapılanmayı hayata geçireceğiz. Önümüzdeki günlerde 7 kontrol gemisini de envanterimize katmış olacağız. 12 metre üzerindeki balıkçı gemilerinde kullanılan balıkçı gemisi izleme sistemi cihazlarını yenilemeye başladık, devam edeceğiz. Denizlerdeki avcılık faaliyetlerinin teknolojinin ve dijital gelişmelerinin ışığında devam etmesini istiyoruz. Bu vesileyle sürece verdikleri destekten dolayı Birleşmiş Milletler Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu Genel Sekreteri Dr. Miguel Bernal’a ve ekibine teşekkür ederim. Biz sadece balığı değil, deniz yaşamının tamamını korumayı da bir milli görev olarak addediyoruz. Bu anlayış doğrultusunda bu merkezin yanı sıra aynı zamanda sucul canlıları kurtarma ve rehabilitasyon merkezini de kuruyoruz. İnşallah proje çalışmalarını yılsonuna kadar tamamlamış olacağız. Bu merkezde sucul canlılar çeşitli nedenlerle yaralandıklarında tedavi edilecekler, rehabilite edilecekler ve yeniden doğal yaşama katılmış olacaklar. İnanıyorum ki attığımız bu adımlarla birlikte Türkiye su ürünlerinde sadece üretim gücüyle değil, denizlerini koruyan, sürdürülebilirliği önceleyen ve ekosistem yönetiminde örnek gösterilen lider ülkelerden birisi olacak. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye yüzyılını inşa ederken hem mavi vatanımızda hem yeşil vatanımızda hem de ülkemizde bütün değerlerimizi yine söylüyorum koruma kullanma dengesiyle kullanacağız, ekonomik değere dönüştüreceğiz. Ben sözlerimin sonunda kurallara uygun bir şekilde avcılık yapan, emeğiyle üretime ve ekonomiye katkı sunan bütün balıkçılarımıza, bütün sektör paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin ülkemize, sektörümüze ve dünyaya su dünyasına sucul biyolojik çeşitliliğe hayırlı olmasını diliyor." Yumaklı protokolle kurdele kesimi sonrası tesisi gezdi, suya deniz patlıcanı bıraktı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:24
OYAK şirketi Samaş ve Tekatron’a yurt dışından stratejik yatırım
OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ortaklığında kurulan OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI), OYAK iştiraki sodyum bentonit işleticisi Samaş ile hisse satın alım, sermayeye katılım ve hissedarlık sözleşmesi imzaladı. TOI ayrıca insansız kara araçları üreticisi Tekatron ile "hisse edinimi" amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. Samaş ile gerçekleştirilen sözleşme ile stratejik öneme sahip sodyum bentonit üretiminin geliştirilmesi, Tekatron ile yapılan anlaşma ile de kapasite artışı, Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi ve Türkiye ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor. Türkiye’nin önde gelen tamamlayıcı mesleki emeklilik fonlarından Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) ve Umman Yatırım Otoritesi’nin (OIA) 2025 yılında kurduğu OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI), OYAK iştiraki Samaş ile hisse satın alım, sermayeye katılım ve hissedarlık sözleşmesi imzaladı. OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. ayrıca insansız kara araçları üreticisi Tekatron ile de hisse edinimi amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. İstanbul SAHA Expo 2026 Fuarı’nda gerçekleştirilen imza törenine, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı katıldı. OYAK iştiraki sodyum bentonit rezervleri işleticisi Samaş için anlaşmayı OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ve TOI Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Al Eisri imzaladı. Yapılan anlaşmayla Samaş için toplam 30 milyon ABD Doları yabancı sermaye kazanımı elde etti. Yapılan protokol ile ortaklık için doğrudan yurt dışından sağlanacak yatırımla şirketin büyümesi, modernizasyonunun desteklenmesi ve şirket sermayesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. OYAK, Samaş’ta çoğunluk hissedar olarak kalmaya devam edecek. TOI buna ek olarak yurt dışı bağlantılarını kullanarak Samaş’ın yeni sektör ve pazarlara girişini destekleyecek. Anlaşma Türkiye’ye duyulan güvenin bir işareti olarak görülüyor Söz konusu sözleşmeler ile stratejik öneme sahip sodyum bentonit rezervlerinin Türkiye ekonomisine daha hızlı katkı sağlaması ve bölgenin kalkınmasına destek olması için satış ağının genişletilmesi ve üretim miktarının artırılması hedefleniyor. Öte yandan, OYAK’ın çeşitli iştiraklerine son dönemde artan yabancı yatırımların, yurt dışı piyasalarda Türkiye’ye duyulan güveni ve OYAK’ın uluslararası seviyedeki kurumsal itibarını göstermesi açısından önemli olduğu değerlendiriliyor. Türkiye sodyum bentonitte rezerv zengini Dünyada bilinen en büyük sodyum bentonit rezervleri ABD ve Türkiye’de, özellikle de Samaş’ın ruhsat sahasında yoğunlaşıyor. 2024 yılında OYAK iştirakleri arasına katılan Samaş, Tokat / Reşadiye’de sahip olduğu bentonit rezervleri ve 50 yılı aşan tarihi ile sodyum bentonit madenciliği alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Şirketin piyasaya sunduğu sodyum bentonit ürünleri farklı coğrafyalarda başta petrol sondajı, demir cevheri peletleme, kozmetik olmak üzere çeşitli sektörlerde dünyanın önde gelen firmalarının üretim süreçlerinde stratejik hammadde olarak kullanılıyor. Tekatron’a 15 milyon euro yabancı sermaye Diğer yandan TOI, insansız kara araçları üreticisi Tekatron Teknoloji A.Ş ile hisse edinimi amacıyla bağlayıcı olmayan bir mutabakat zaptı da imzaladı. Anlaşma, OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, TOI Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Al Eisri ve Tekatron’un kurucu ortağı Rıdvan Özdemir tarafından imzalandı. Yapılan anlaşma ile Tekatron için 15 milyon euro tutarında yabancı sermaye temini sağlandı. Tekatron sözleşmesiyle ilgili yapılan değerlendirmede, "Bu işlem Türkiye’nin savunma sanayiinde göstermiş olduğu atılımın bir sonucudur. Yabancı yatırımcılar ülkemizin savunma sanayi girişimlerinin geliştirdiği teknolojilere ve ülkemizin bu kapsamda sunduğu imkânlara büyük beklentilerle yatırım yapmaktadır. Belirli şartların oluşmasına ve nihai sözleşmelerin imzalanmasına müteakip sermaye sağlanacak. Taraflar arasında müzakerelerin olumlu ilerlemesi halinde bağlayıcı sözleşmelerin bu yıl Mayıs ayı içinde imzalanması planlanıyor" denildi. Tekatron insansız kara araçları alanında Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleri arasında yer alıyor. TOI’nin Tekatron’da gerçekleştirmeyi planladığı sermaye artışı ile şirketin Türkiye’deki kapasite artış ve Ar-Ge projelerinin desteklenmesi, aynı zamanda da yurt dışında potansiyel üretim tesisi yatırımlarının finansmanının sağlanması hedefleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:25
Bakan Işıkhan: "SGK’ya olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 16:15
Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı
5
07 Mayıs 2026 Perşembe- 12:05
Çavdarhisar’da yol kontrol faaliyetleri
07 Kasım 2025 Cuma - 16:05
Bakan Kacır: "Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 19,9 milyar dolara yükseldi"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye yılda 37 milyar doların üzerinde otomotiv ihracatı, 30 milyar doların üzerinde kimya ihracatı ve 28 milyar dolar düzeyinde makine ihracatı olan bir ülke. Türkiye bugün ticari araç üretiminde Avrupa’da bir numara. Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları bu dönemde 1 milyar 200 milyon dolardan, yıllık Ar-Ge harcamalarımız, 19,9 milyar dolara yükseldi. dünyanın en büyük Startup merkezi, teknoloji girişimciliği merkezi, Terminal İstanbul markasıyla Atatürk Havalimanı’nda inşallah kurulmuş olacak ve inşallah birinci fazın açılışını da 2026’da gerçekleştireceğiz" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul’da Altınbaş Üniversitesi 2025-26 Akademik Yılı Açılışı ve Altınbaş Teknopark Açılış Töreni’ne katıldı. Türkiye’nin son 22 yıllık dönemdeki Ar-Ge faaliyetlerine değinen Bakan Kacır, "Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları bu dönemde 1 milyar 200 milyon dolardan, yıllık 19,9 milyar dolara yükseldi. Milli gelirden Ar-Ge’ye ayırdığımız pay binde 5’ten yüzde 1,46’ya yükseldi. Özel sektör Türkiye’de Ar-Ge’nin öncüsü haline geldi. Toplam Ar-Ge harcamalarının yüzde 29’u özel sektörünken, şimdi yüzde 65’i özel sektör tarafından yapılıyor. Türkiye’nin Ar-Ge insan kaynağı 10 mislini aştı. 2002’de 29 bindi Türkiye’nin Ar-Ge insan kaynağı, geçtiğimiz yıl 310 bine erişti. Türkiye adeta bir Ar-Ge ordusu inşa etmiş oldu" dedi. "Bugünün dünyasında küresel ticaret eskisi kadar serbest değil" Türkiye’nin 2000’li yılların başından itibaren Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğuna çıktığını vurgulayan Bakan Kacır, "Milli Teknoloji Hamlesi, Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsız olma yolculuğudur. Bu belki 2000’li yılların başında herkesin çokça kolaylıkla anlayabildiği ya da anlamlandırabildiği bir süreç değildi. Çünkü o dönemlerde küreselleşme, liberal ekonomi, serbest ticaret bugüne kıyasla çok daha güçlü kavramlardı. Teknolojinin yerlisi, teknolojinin millisi olur mu, olmaz mı niçin teknolojinin yerlisinin peşinde olalım ki, en ucuzu, en erişilebilir olanı hangisiyse onu alıp kullanalım" yaklaşımı sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada çok daha fazla geçerliydi. Fakat geride kalan 20-25 yıllık dönemde, özellikle son 10 yılda, bütün bu resim bütün dünyada değişti. Bugünün dünyasında küresel ticaret eskisi kadar serbest değil. Her geçen gün daha fazla korumacılık var. Şimdi artık teknoloji ihracatının da kısıtlandığı, kritik teknolojileri kimsenin kimseyle paylaşmadığı, herkesin kendi topraklarına yeniden üretimi çekmek için çaba gösterdiği başka bir dünya resmiyle karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. "Türkiye kendi kritik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayan bir ülke olma yolunda gelişme kaydetti" 40 yıla yakın zamandır terörle mücadele ettiklerini ifade eden Kacır, "Bu mücadelemizde ihtiyaç duyduğumuz sistemleri, savunma sanayii ürünlerini, platformlarını müttefik olduğumuz, aynı ittifakın içinde olduğumuz dostlarımızın çoğu zaman bizimle paylaşmadığına, parasını ödediğimiz sistemleri dahi bize vermekten imtina ettiklerine çokça şahit olduk. Dolayısıyla biz anladık ki yani dünyanın bugün anladığını biz daha erken vakitte anladık ki teknolojinin yerlisi, millisi önemli olmanın da ötesinde hayatiymiş. Ancak teknolojik kabiliyetleriniz varsa bütün bu mücadelede ihtiyaçlarınızı görme imkanına sahip olabilirmişsiniz. Bunun yanında teknolojide bağımsız olmaksızın ekonomide bağımsızlık mümkün değil. Ekonomik bağımsızlık olmaksızın da siyasi bağımsızlık mümkün değil. Türkiye bütün bunları erken fark etmiş oldu. Ama 2000’li yıllardan itibaren, Sayın Cumhurbaşkanımızın gerçekten güçlü iradesiyle Türkiye kendi kritik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayan bir ülke olma yolunda muazzam bir gelişme kaydetti. Savunma sanayiinin öncülüğünde başlayan Milli Teknoloji Hamlesi, Türkiye’nin hem bağımsızlığını güçlendirdi hem de toplumsal refahının artmasına vesile oldu" ifadelerini kullandı. "Türkiye bugün ticari araç üretiminde Avrupa’da bir numara" Türk sanayisinin bugün pek çok alanda dünyanın en önemli üretim güçlerinden biri olduğunu belirten Kacır, "Türkiye yılda 37 milyar doların üzerinde otomotiv ihracatı olan bir ülke artık. 30 milyar doların üzerinde kimya ihracatı olan bir ülke. 28 milyar dolar düzeyinde makine ihracatı olan bir ülke. Türkiye bugün ticari araç üretiminde Avrupa’da bir numara. Demir çelik üretiminde Avrupa’da bir numara. Güneş paneli üretiminde Avrupa’da bir numara. Askeri sınıf insansız hava aracı üretiminde dünyada bir numara. Dolayısıyla büyük bir üretim gücüyüz. Özellikle 2002 ile bugünü kıyasladığımızda her alanda üretim kapasitemizi artırdığımızı, kimi alanlarda 2 misli, 3 misli, kimi alanlarda 10-15 misli daha fazla üretim ve ihracat yapabilen bir ülke olmayı başardığımızı görüyoruz. Türkiye’de 2000’li yılların başında otomobil fabrikaları vardı ama yılda yapılan otomobil üretimi yaklaşık 350 bin düzeyindeydi. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de 1 milyon 400 bin araç üretildi. Türkiye’de beyaz eşya üretimi yine vardı ama yılda 6 milyon adet düzeyindeydi. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de 32 milyon beyaz eşya üretildi. Demir çelik üretimi aynı dönemde 2 mislini aştı. Bütün sektörlere baktığımızda Türkiye’nin 2002’den bu yana muazzam bir gelişmeyle üretim kapasitesini büyüttüğünü görmemiz mümkün" dedi. "Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları 1 milyar 200 milyon dolardan yıllık 19,9 milyar dolara yükseldi" Türkiye’nin ihracat rakamlarına değinen Kacır, "2002 yılında Türkiye’de yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracatı 10 milyar dolar düzeyindeydi. Son 12 ayda Türkiye 109 milyar dolara yakın yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ihracatı gerçekleştirdi. 11 misline çıktı Türkiye’nin yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ihracatı. Son 15 yılda bütün diğer ürün gruplarıyla mukayese ettiğimizde Türkiye’yi esas sürükleyenin, teknoloji seviyesi yüksek ürünlerde üretim kabiliyetini artırmak olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin bütün bu hikayesinin arkasında aslında son 22 yıllık dönemde Ar-Ge’de elde ettiğimiz kabiliyetler var. Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları bu dönemde 1 milyar 200 milyon dolardan, yıllık 19,9 milyar dolara yükseldi. Milli gelirden Ar-Ge’ye ayırdığımız pay binde 5’ten yüzde 1,46’ya yükseldi. Özel sektör Türkiye’de Ar-Ge’nin öncüsü haline geldi. Toplam Ar-Ge harcamalarının yüzde 29’u özel sektörünken, şimdi yüzde 65’i özel sektör tarafından yapılıyor. Türkiye’nin Ar-Ge insan kaynağı 10 mislini aştı. 2002’de 29 bindi Türkiye’nin Ar-Ge insan kaynağı, geçtiğimiz yıl 310 bine erişti. Türkiye adeta bir Ar-Ge ordusu inşa etmiş oldu" şeklinde konuştu. "Atatürk Havalimanı, Terminal İstanbul ile teknoloji girişimciliğinin kalbi olacak" Teknoloji girişimlerinin dünyayı hızla dönüştürdüğünü vurgulayan Kacır, "Bugün dünyada hakkında konuştuğumuz yeniliklerin pek çoğu 5, 10, 20 yıl içinde kurulmuş şirketlerden doğdu, ortaya çıktı ve dünyaya sunuldu. Bugün pek çoğumuzun telefonunda artık uygulama olarak bulunan yapay zeka programlarını yapan şirketlerin ismini çoğumuz 10 yıl önce bilmiyorduk. 10 yıl önce bu şirketlerin çoğu da yoktu. Dolayısıyla bu yenilikle yeni girişimler arasında çok güçlü bir ilişki var. Biz bu konuda aslında şanslı bir ülkeyiz. Çünkü şöyle çok genel bir istatistik de var dünyada: Yeniliği gençler doğuruyor. Yenilikleri gençler oluşturuyor. Biz de bu anlayışla teknoloji girişimciliğini güçlendirmek, büyütmek için gayret gösteriyoruz. Bir yandan bütün mevzuatımızı, regülasyonumuzu girişimci dostu haline getiriyoruz. Eski terminal binalarının tamamını Teknopark ilan ettik ve dünyanın en büyük Startup merkezi, teknoloji girişimciliği merkezi, Terminal İstanbul markasıyla Atatürk Havalimanı’nda inşallah kurulmuş olacak ve inşallah birinci fazın açılışını da 2026’da gerçekleştireceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
07 Kasım 2025 Cuma - 15:41
Siirt’te coğrafi işaretler farkındalık konferansı düzenlendi
Siirt’te Türk Patent ve Marka Kurumu Sınai Mülkiyet Hakları ve Coğrafi İşaretler farkındalık konferansı düzenlendi. Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen konferansa, Vali Kemal Kızılkaya, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak ve çok sayıda davetli katıldı. Vali Kızılkaya, burada yaptığı konuşmada, Siirt’in farklı dillerin, inançların ve kültürlerin barış içinde yaşadığı bir kardeşlik şehri olduğunu söyledi. Bu çok kültürlü yapısı, ili yalnızca tarihsel bir değer merkezi değil, aynı zamanda hoşgörünün, sevginin ve huzurun simgesi haline getirdiğini belirten Vali Kızılkaya, "Bugün, yapılan yatırımlar ve yürütülen projelerle Siirt, devlet-vatandaş kucaklaşmasının yaşandığı bir huzur adası konumuna gelmiştir. Gastronomik değerler, şehirlerin kimliğini güçlendiren, turistik çekim merkezlerini daha cazip hale getiren önemli unsurlardır. Siirt, bu açıdan bakıldığında bir gastronomi kentidir. Ancak mutfağımızın zenginliği, ülke genelinde henüz hak ettiği tanınırlığa ulaşamamıştır" dedi. Siirt’in gastronomi potansiyelini bir marka değeri haline dönüştürmek için valilik olarak her türlü desteği vermeye kararlı olduklarını aktaran Vali Kızılkaya, "Bugün itibarıyla, coğrafi işaretle tescillenen Siirt battaniyesi, Siirt perde pilavı, Pervari balı, Siirt büryan kebabı, şal-şepik kumaşı, Tillo heriresi, Siirt kuru ekmeği, Siirt içli köftesi (Kitel), Siirt gebole tatlısı, Siirt bıttım sabunu ve son olarak Siirt fıstığı, ilimizin tescillenmiş değerleri arasında yer almaktadır. Ayrıca, başvuru aşamasında olan Siirt bumbarı, Siirt pırtike çorbası, Siirt varak keek tatlısı ve Zivzik narı gibi ürünlerimizle ilgili çalışmalar da titizlikle devam etmektedir. Bu çalışmalar sadece birer tescil süreci değil, aynı zamanda yerel üretimin güçlendirilmesi, istihdamın artırılması ve ekonominin canlandırılması açısından da büyük önem taşımaktadır. Marka ve patent alanında güçlü bir altyapı oluşturulması halinde, Siirt’te yerli girişimcilik, teknoloji üretimi ve yenilikçilik gelişecek turizm, tanıtım ve ihracat açısından da yeni fırsatlar doğacaktır" diye konuştu.
07 Kasım 2025 Cuma - 15:38
Beyşehir’de üreticilere kırmızı mercimek tohumu desteği
Konya’nın Beyşehir ilçesinde çiftçilere yürütülen destekleme projesi kapsamında kırmızı mercimek tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Tarım arazilerinin kullanımının etkinleştirilmesi" projesi kapsamında Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından da "Bereketli topraklar için kırmızı mercimek" projesi hazırlandı. Yüzde 75’i bakanlık, yüzde 25’si çiftçi katkısı ile uygulanan proje çerçevesinde düzenlenen dağıtım töreninde Beyşehirli üreticilere 40 bin kilogram kırmızı mercimek tohumu teslim edildi. Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Duran Seçen proje kapsamında 3,3 milyon liralık bütçeyle ilçe genelinde yaklaşık 3 bin 200 dekarlık alanda kırmızı mercimek ekiminin hedeflendiğini söyledi. Konuşmaların ardından üreticilere mercimek tohumlarının dağıtımı gerçekleştirildi. Yürütülen proje ile bölgedeki nadas alanlarının daraltılması, tarıma elverişli alanların üretime kazandırılması, verimlilik ve kalite artışı sağlanması da amaçlanıyor. Törene, Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar, Belediye Başkanı Adil Bayındır, Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Duran Seçen, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hüseyin Özver, Beyşehir Ziraat Odası Başkanı Mustafa Ağralı, kurum amirleri, protokol üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri ile üreticiler katıldı.
07 Kasım 2025 Cuma - 15:22
Kış lastiği zorunluluğu öncesi lastikçilerde yoğunluk
Van’da hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kentteki oto lastikçilerde yoğunluk yaşanmaya başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından alınan karar doğrultusunda bu yıl kış lastiği takma zorunluluğu 15 gün öne çekilerek 15 Kasım itibarıyla başlayacak. Kentte son günlerde etkili olan soğuk hava olayları, sürücüleri erken harekete geçirdi. Vatandaşlar, araçlarını kış şartlarına hazırlamak için oto lastikçilerin yolunu tuttu. Lastik ustaları, bu yıl yoğunluğun önceki yıllara göre daha erken başladığını belirterek, özellikle ticari araç sahiplerinin kış lastiği değişimi için randevu almaya başladığını ifade etti. Konuya ilişkin konuşan oto lastik ustası Yusuf Sancak, zorunluluk kapsamına girmeyen özel araç sahiplerinin de tedbirli davranmalarını tavsiye etti. Bölgede hava sıcaklıklarının erken düştüğünü bu yüzden uygulananın da 15 Kasım tarihine çekilmesinin yerinden bir karar olduğunu ifade eden Sancak, "Doğu’da yaşadığımız için lastik değişimlerinin yaklaşık 15 gün daha erken yapılması daha iyi olur. Çünkü buralarda kış daha erken başlıyor. 1 Kasım’dan itibaren de lastiklerin değiştirilmesi daha uygundur. Halkımız şu anda 15 Kasım’ı bekliyor ama bu tarihi de beklememelerini tavsiye ederim" dedi. "En uygun zaman, havaların kuru olduğu dönemlerdir" Lastikler yağışsız günlerde erken değiştirildiğinde balans ayarının daha iyi tuttuğunu ifade eden Sancak, "Yağmurlu ve karlı havalarda lastik değişimi hem bizim için hem de müşteri için zor oluyor. Çünkü kar yağdığı zaman balans tutmuyor, lastik yerine tam oturmuyor. En uygun zaman, havaların kuru olduğu dönemlerdir. Bu nedenle erkenden değişim yapmak daha mantıklıdır. Şu anda günlük ortalama 20-25 aracın lastiği değişiyor. Bazen bu sayı 30 araca kadar çıkabiliyor" diye konuştu. Erken zamanda lastiğini değiştirmeye gelen Mehmet Kadem isimli vatandaş ise "Kışın kar yağdığında lastikleri değiştirmek zor oluyor. Ancak şimdi sabah randevu aldım ve sorunsuz bir şekilde lastiklerimi değiştirdim" şeklinde konuştu. (YLM-MSA-Y)
07 Kasım 2025 Cuma - 15:21
Deri Kürk ve Mücevher Fırsat Günleri’nde trend ürünler görücüye çıktı
‘Deri, Kürk, Mücevher Fırsat Günleri’ etkinliği Zeytinburnu Fişekhane’de açıldı. Etkinlikte deri, kürk ve mücevher firmaları yeni sezon koleksiyonlarını sergiliyor. Deri, kürk ve mücevher sektörlerinden yerli firmaların bir araya geldiği etkinlikte, sektör temsilcileri yeni sezon koleksiyonlarını tanıttı. Etkinlikte, deri, kürk ve mücevher alanlarında faaliyet gösteren firmalar; el işçiliğiyle üretilen özgün tasarımlardan modern çizgilere kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle ziyaretçilerin beğenisini topladı. Sektör temsilcileri, etkinliğin hem iç pazarda markalar arası etkileşimi güçlendirdiğini hem de küresel ölçekte rekabet gücünü artırmak adına önemli bir platform sunduğunu belirtti. Etkinliğin açılış programında konuşan Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komite Üyesi ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi Musa Evin, deri sektörünün ihracat odaklı yapısına dikkat çekerek, Türkiye’nin bu alanda dünyada güçlü bir konuma sahip olduğunu söyledi. Evin, deri sektöründe 2024 yılı ihracatının yaklaşık 2,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, "Bu sektörde katma değerli ürünler üretiliyor. Cari fazla veren ender sektörlerdeniz," dedi. ‘‘Türk derisinin dünyada rakibi yok’’ Geçmiş yıllarda ihracatın büyük bölümünün Rusya ve Ukrayna’ya yapıldığını hatırlatan Evin, savaş sonrası dönemde ihracatın ağırlıklı olarak Avrupa ve ABD pazarlarına yöneldiğini ifade etti. Evin, "ABD’de Trump döneminde uygulanan vergiler Türkiye için avantaj oluşturdu, bu da ihracatımızın önünü açtı. Türk derisinin dünyada rakibi yok. Kalite anlamında bizden düşük ürün üreten ülkeler var, bunun ayrımını iyi yapmak lazım" diye konuştu. Zeytinburnu’nun köklü deri ve kürk geleneğini yansıtan etkinlik, 9 Kasım’a kadar Fişekhane’de devam edecek.
07 Kasım 2025 Cuma - 15:06
Malatya TSO heyetinden BTSO’nun eğitim, teknoloji merkezlerine ziyaret
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) teknoloji merkezi fizibilite gezisi kapsamında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı (BTSO) ziyaret etti. BTSO öncülüğünde hayata geçen yüksek teknoloji, Ar-Ge, eğitim ve inovasyon odaklı projeleri yerinde inceleyen Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Doğunun gelişmekte olan sanayisini güçlendirmek için BTSO tarafından hayata geçirilen başarılı uygulamaları örnek alıyoruz" dedi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve Meclis Başkanı Hakan Er’in de yer aldığı heyet, BTSO tarafından hayata geçirilen BUTEKOM, BUTGEM, BTSO Enerji Verimliliği Merkezi (EVM), Bursa Model Fabrika, Mutfak Akademi ve GUHEM gibi yüksek teknoloji, Ar-Ge, eğitim ve inovasyon odaklı merkezlerde incelemelerde bulundu. Malatya heyeti ziyaretlerin ardından BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Oda’nın Yönetim Kurulu üyeleri Haşim Kılıç ve Muhsin Koçaslan ile bir araya geldi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretim ve sanayi gücünün Türkiye ekonomisindeki dönüştürücü rolüne dikkat çekti. Başkan Burkay, bilgi ve teknolojinin küresel ölçekte stratejik güç haline geldiğini belirterek, "Bizim kültürümüz ayak uydurmaktan çok oyun kurmaya yatkın. Bu coğrafyada oyun kurucu bir akıl var. Başkalarının kurduğu oyunda yer almak değil, oyunu kuran tarafta olmak zorundayız. Bunun yolu da teknolojiyi üretmekten ve vizyoner projeleri hayata geçirmekten geçiyor. Odalar olarak bulunduğumuz şehirlere bu vizyonu kazandırmak en temel sorumluluğumuz." dedi. Bursa’nın tekstil, otomotiv, makine ve kimya sektörlerinde sahip olduğu birikimle yeni nesil alanlarda da öncü bir rol üstlendiğini belirten Burkay, "Uzay, havacılık, savunma, bilişim ve yazılım gibi stratejik sektörlere yönelmemiz tesadüf değil. BTSO olarak sanayimizin dijital ve yeşil dönüşümünü destekleyen projeler üretmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası heyetinin, Bursa’daki örnek projeleri yerinde incelemek üzere gerçekleştirdiği ziyarete de değinen Başkan Burkay, iki şehir arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Anadolu’nun üretim potansiyelini ortak akılla büyütmek hepimizin ortak hedefi olmalı. Malatya heyetimizin Bursa’da yürüttüğümüz TEKNOSAB, BUTEKOM, Model Fabrika ve MESYEB gibi projeleri yakından incelemesi, şehirlerimiz arasındaki sinerjiyi artırmak açısından büyük önem taşıyor. Ülkemizin her bölgesinde güçlü sanayi altyapısı oluşturmak, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü de yükseltecektir" diye konuştu. Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da Bursa’nın Türkiye’nin sanayi dönüşümündeki konumuna dikkat çekerek, "Bursa, üretimdeki gücüyle ülkemiz için çok kıymetli bir konumda. Osmanlı’nın temellerinin atıldığı bu şehir, tarımdan sanayiye geçiş sürecini en başarılı şekilde yöneten illerimizden biri. Buradaki sanayi kuruluşlarının birçoğu dünyanın her yerine ihracat yapabilecek kapasitede. Bizler de doğunun gelişmekte olan sanayisini güçlendirmek için BTSO’nun öncülüğünde Bursa’daki başarılı uygulamaları örnek alıyoruz. Güçlü Türkiye, tüm illerinin potansiyelini büyüterek olur. Bu anlamda BTSO’nun vizyonu ve desteği bizim için çok kıymetli. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a, BTSO Yönetim Kurulu’na ve tüm çalışanlara misafirperverlikleri ve bilgi paylaşımı için teşekkür ediyoruz" açıklamasında bulundu. Malatya TSO Meclis Başkanı Hakan Er ise Bursa’nın Cumhuriyet tarihi boyunca sanayi ve teknolojide Türkiye’ye yön veren şehirlerden biri olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti; "Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı yakından takip ediyoruz. Sürekli gelişim içinde olan, üyelerine ve sanayi bölgesine yeni teknolojilerle destek sağlayan bir Oda. Bursa o kadar güçlü bir ekosisteme sahip ki; üretimden eğitime bilimden tasarıma kadar her alan, birbirini tamamlıyor. Bu projeleri yerinde görmek bizim için çok değerliydi. Bugün burada bulunmamızın amacı, Bursa’daki bu yatırımları ve projeleri Malatya’da da uygulamaya koyabilmek. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a ve BTSO yönetimine teşekkür ediyoruz."
07 Kasım 2025 Cuma - 15:05
Köyceğiz’de 21 Milyon TL’lik yol yatırımı devam ediyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Köyceğiz Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında Köyceğiz ilçesinin Beyobası, Zeytinalanı, Pınar, Uzuncabük, Yangı ve Toparlar mahallelerini kapsayan toplam 8 bin metre uzunluğundaki yolda plentmiks temel serimi tamamlandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, sathi kaplama imalat çalışmalarına sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığında görevli Harita Teknikeri Cihan Can çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi; "Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Köyceğiz Belediyesi arasından imzalanan protokolle başlayan 21 Milyon TL’lik yol çalışmamız devam ediyor. Köyceğiz ilçesi muhtelif yollarda toplam 8 bin metre uzunluğundaki yolda plentmiks temel serimi tamamlandı ve birinci kat sathi kaplama imalatı devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın güvenli ve konforlu ulaşıma verdiği önem doğrultusunda çalışmalarımız devam edecek" Pınar Mahalle Muhtarı Ömer Ali Kanat dünyanın birçok şehrinden ziyaretçinin geldiği Köyceğiz Yuvarlakçay bölgesinde yapılan yol çalışmasının çok kıymetli olduğunu söyledi. Muhtar Ömer Ali Kanat; Dünyanın farklı bölgelerinden ziyaretçilerin geldiği Yuvarlakçay bölgesindeki yollarımız için de talep de bulunduk. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras, bu yolların hemen yapılması gerektiğini söyledi ve yol çalışmalarına başlandı. Bizler bütün kurumlarımızla uyum içinde çalışıyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde vatandaşlarımız için çok güzel hizmetler ortaya çıkıyor. Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve destekleri için diğer kurumlara teşekkür ediyorum" Başkan Aras: "Birlikte üretiyor, birlikte yükseliyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da Köyceğiz’de yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada yerel yönetimlerin iş birliğine dikkat çekti. "Muğla genelinde tüm ilçelerimizle dayanışma içinde, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak projeleri hayata geçiriyoruz. Köyceğiz’de başlattığımız 21 milyon TL’lik yol yatırımı da bu anlayışın bir sonucu. Kırsaldaki yolların yenilenmesi sadece ulaşımı kolaylaştırmıyor, aynı zamanda tarımsal üretimi, turizmi ve bölge ekonomisini de güçlendiriyor. Bu yüzden ‘birlikte üretiyor, birlikte yükseliyoruz’ anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz"
07 Kasım 2025 Cuma - 15:05
World Travel Market 2025’te Suudi Arabistan turizm sektörü masaya yatırıldı
Suudi Turizm Kurumu (STA) 'Saudi Land'ı açtı. Kurum, World Travel Market (WTM) 2025'in açılış gününde Suudi Arabistan'daki yatırım fırsatları ve turizm sektörü gibi başlıklara odaklandı.
07 Kasım 2025 Cuma - 14:57
Kapıkule’de rekor geçiş: 1 saatte 96 tır işlem gördü
Edirne Valisi Yunus Sezer, Kapıkule Sınır Kapısı’nda bir saatte 96 tıra işlem yapılarak tarihi bir rekor kırıldığını açıkladı. Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda tır geçişlerinde rekor kırıldı. Vali Yunus Sezer, sınır kapısında bir saatte 96 tıra işlem yapılarak tarihi bir başarıya imza atıldığını belirtti. İhracattaki artış ile birlikte tır geçişlerinde yoğunluk yaşandığını belirten Edirne Valisi Yunus Sezer, alınan önlemler sayesinde geçişlerin hızlandığını söyledi. Sezer, alınan ilave tedbirlerle tır geçişlerinde sağlanan hızlanmanın ülke ihracatına olumlu katkı sağladığını belirtti. Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda artan tır trafiği nedeniyle bölgeye giden Vali Sezer’e, Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Ali Topçu, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan ve İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş eşlik etti. "29 bini tır giriş ve çıkışı" Tır geçişlerinde tarihi rekorun kırıldığını belirten Vali Sezer, "Edirne’de 4 sınır kapımız var. Bu kapılardan ilk 10 ayda 4 milyon 400 bin araç geçişi var ve bunlardan 1 milyon 409 bini tır araçlarını kapsıyor. Kasım ayı itibarıyla bir haftayı geride bıraktık, toplam 80 bin 500 giriş ve çıkış var. Bunlardan 29 bini tır giriş ve çıkışını kapsıyor. Kapıkule özeline baktığımız zaman 17 bin 300 araç giriş ve çıkışı var. Buradan da 8 bin 512’si, krizin başladığı dönemdeki araç giriş ve çıkışlarımızı kapsıyor. Aldığımız tedbirlerle şunu söylemekte büyük fayda görüyorum: Özellikle çadırlı tırlarda bekleme süresini 74 saatten şu anda 14 saate indirmiş durumdayız. Gün içerisinde eritiyoruz. Bunlar gümrük sahası ve dışındaki araçları kapsıyor. Yine tır parklarında şu anda araç yoğunluğumuz çok azalmış durumda. Frigolarda, yani acil geçişi gerektiren tırlarda 24 saatlik bekleme süresi şu anda 2 saate inmiş durumda. Şu ana kadar belki son 15 yılın en iyi dönemini geçirmeye başladık. Yine şunu da belirteyim, bir rekor kırdık. Saatlik 96’ya çıktık tır geçişinde. Bu da şu ana kadarki Kapıkule’deki tarihi rekor" dedi. "Tır parkında bekleme süresini kısaltıp hızlı geçişi sağlıyoruz" Vali Sezer, "Buradan hem kendi gümrük personelimize, yolda tedbir alan ve gümrükte çalışan emniyet personelimize, jandarmamıza, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hassaten de Bulgaristan tarafına, dost ve kardeş ülkemize teşekkür ediyorum. Birçok krizi beraber yönetiyoruz. Onların da aldığı tedbirler, gösterdikleri hassasiyet bizim için çok değerli. Önümüzde yaklaşık bir aylık yoğun bir dönem var. Bu yoğun dönemi de sabah akşam takip ederek, tır parkında bekleme süresini kısaltıp hızlı geçişi sağlıyoruz. Bunu sağladığımız için memnunuz. Daha da süreleri kısaltmak için de gurbetçi sezonunda olduğu gibi çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi.
07 Kasım 2025 Cuma - 14:55
Kapıkule’de rekor geçiş: 1 saatte 96 tır işlem gördü
Edirne Valisi Yunus Sezer, Kapıkule Sınır Kapısı’nda bir saatte 96 tıra işlem yapılarak tarihi bir rekor kırıldığını açıkladı. Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda tır geçişlerinde rekor kırıldı. Vali Yunus Sezer, sınır kapısında bir saatte 96 tıra işlem yapılarak tarihi bir başarıya imza atıldığını belirtti. İhracattaki artış ile birlikte tır geçişlerinde yoğunluk yaşandığını belirten Edirne Valisi Yunus Sezer, alınan önlemler sayesinde geçişlerin hızlandığını söyledi. Sezer, alınan ilave tedbirlerle tır geçişlerinde sağlanan hızlanmanın ülke ihracatına olumlu katkı sağladığını belirtti. Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’nda artan tır trafiği nedeniyle bölgeye giden Vali Sezer’e, Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Ali Topçu, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan ve İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş eşlik etti. "29 bini tır giriş ve çıkışı" Tır geçişlerinde tarihi rekorun kırıldığını belirten Vali Sezer, "Edirne’de 4 sınır kapımız var. Bu kapılardan ilk 10 ayda 4 milyon 400 bin araç geçişi var ve bunlardan 1 milyon 409 bini tır araçlarını kapsıyor. Kasım ayı itibarıyla bir haftayı geride bıraktık, toplam 80 bin 500 giriş ve çıkış var. Bunlardan 29 bini tır giriş ve çıkışını kapsıyor. Kapıkule özeline baktığımız zaman 17 bin 300 araç giriş ve çıkışı var. Buradan da 8 bin 512’si, krizin başladığı dönemdeki araç giriş ve çıkışlarımızı kapsıyor. Aldığımız tedbirlerle şunu söylemekte büyük fayda görüyorum: Özellikle çadırlı tırlarda bekleme süresini 74 saatten şu anda 14 saate indirmiş durumdayız. Gün içerisinde eritiyoruz. Bunlar gümrük sahası ve dışındaki araçları kapsıyor. Yine TIR parklarında şu anda araç yoğunluğumuz çok azalmış durumda. Frigolarda, yani acil geçişi gerektiren tırlarda 24 saatlik bekleme süresi şu anda 2 saate inmiş durumda. Şu ana kadar belki son 15 yılın en iyi dönemini geçirmeye başladık. Yine şunu da belirteyim, bir rekor kırdık. Saatlik 96’ya çıktık tır geçişinde. Bu da şu ana kadarki Kapıkule’deki tarihi rekor" dedi. "Tır parkında bekleme süresini kısaltıp hızlı geçişi sağlıyoruz" Vali Sezer, "Buradan hem kendi gümrük personelimize, yolda tedbir alan ve gümrükte çalışan emniyet personelimize, jandarmamıza, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hassaten de Bulgaristan tarafına, dost ve kardeş ülkemize teşekkür ediyorum. Birçok krizi beraber yönetiyoruz. Onların da aldığı tedbirler, gösterdikleri hassasiyet bizim için çok değerli. Önümüzde yaklaşık bir aylık yoğun bir dönem var. Bu yoğun dönemi de sabah akşam takip ederek, tır parkında bekleme süresini kısaltıp hızlı geçişi sağlıyoruz. Bunu sağladığımız için memnunuz. Daha da süreleri kısaltmak için de gurbetçi sezonunda olduğu gibi çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi.
07 Kasım 2025 Cuma - 13:57
Milas-Bodrum Havalimanı 10 ayda 4 milyon yolcuya hizmet verdi
Devlet Hava Meydanları İşletmesinden yapılan açıklamada, Milas-Bodrum Havalimanında Ekim ayında hizmet verilen yolcu sayısı 415 bin 256, uçak trafiği ise 4 bin 564 olarak gerçekleşti. Muğla’nın iki önemli havalimanından birisi olan Milas-Bodrum Havalimanı Ekim ayında 415 bin 256 yolcuya hizmet verdi. Ekim ayındaki uçak trafiği 3 bin 564 olarak gerçekleşirken, taşınan yük miktarı ise 4 bin 377 ton. 10 aylık dönemde Milas-Bodrum Havalimanı 4 milyon 177 bin 364 yolcuya hizmet verirken, gerçekleşen uçak trafiği sayısı 38 bin 969. 10 ayda taşınan yük miktarı 43 bin 790 ton oldu.
07 Kasım 2025 Cuma - 13:40
Salihli’de turizmde yeni dönem: ‘Paranın Doğduğu Kent’te stratejik buluşma
Paranın ilk kullanıldığı Lidya Devleti’nin başkenti Salihli’nin Sardes Antik Kentinin turizm potansiyelinin güçlendirilmesi amacıyla Salihli Kaymakamlığı öncülüğünde "Paranın Doğduğu Kent Salihli’de Turizmi Geliştirme Buluşması" düzenlendi. Manisa’nın Salihli ilçesinde turizmin mevcut durumunu değerlendirmek ve geleceğe yönelik stratejiler belirlemek amacıyla Salihli Kaymakamlığı öncülüğünde "Paranın Doğduğu Kent Salihli’de Turizmi Geliştirme Buluşması" adıyla geniş katılımlı Turizm İstişare Toplantısı düzenlendi. Salihli Öğretmenevinde düzenlenen toplantıda, ilçenin sahip olduğu termal kaynakların, tarihi mirasın ve doğal güzelliklerin daha etkin tanıtılması, turizm altyapısının geliştirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Hazırlanan eylem planı kapsamında, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Sardes Antik Kenti başta olmak üzere kültürel miras alanlarının tanıtımı, termal turizm yatırımlarının teşviki ve Jeopark turizminin desteklenmesi yönünde önemli kararlar alındı. Toplantı kapsamında ayrıca, Hafsa Sultan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri tarafından geliştirilen ve TÜBİTAK’tan tescil belgesi alan "Aslan Figürlü Kurabiye" de tanıtıldı. Yöresel lezzetleri harmanlayan bu özel ürünün, Salihli’nin tanıtımına katkı sağlaması hedefleniyor. Kaymakam Ali Güldoğan, toplantının sonunda yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Salihli’nin sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda güçlü bir destinasyon merkezi olması temel hedefimizdir. Tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde, ilçemizin turizm vizyonunu geliştirecek projeleri kararlılıkla hayata geçireceğiz." Toplantı, belirlenen stratejik hedeflere yönelik çalışmaların koordinasyon içinde sürdürülmesi kararıyla sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder