EKONOMİ
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi" 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:01:47 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01 Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36 GSO Başkanı Adnan Ünverdi nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967 milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, Gaziantep’ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Ünverdi, "Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Hem iç hem dış piyasa şartları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine işaret eden Ünverdi, "Para sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde; finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir. Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı. Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Ticari krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge şartları göz önünde bulundurularak kredi büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" ifadelerine yer verdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25 Manisalı sağlıkçı genç kangal yetiştiricisi oldu Manisa’nın Köprübaşı ilçesine bağlı Kıranşeyh Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki fizyoterapist Hasan Yılmaz, aileden gelen tarım ve hayvancılık geleneğini yenilikçi projelerle büyütüyor. Uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile çiftliğinde üretime yeni bir soluk getiren Yılmaz, Manisa’da bir ilke imza atarak Sivas Kangalı üretimine başladı. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal üretimin sürdürüldüğü aile çiftliğinde küçükbaş hayvancılık da yapan Yılmaz ailesi, daha önce de bölgede ilklerden biri olarak De France koyunu yetiştiriciliğine başlamıştı. Geleneksel üretim modellerini modern girişimlerle geliştirmeyi hedefleyen Hasan Yılmaz, şimdi de Türkiye’nin en değerli yerli ırklarından biri olarak bilinen Sivas Kangalı üzerine yatırım yaptı. Kangal köpeklerine olan ilgisinin uzun yıllara dayandığını belirten Yılmaz, kapsamlı araştırma ve hazırlık sürecinin ardından üretime başladıklarını söyledi. İlk yavruların dünyaya geldiğini ifade eden Yılmaz, çiftlikte şu anda 30 günlük yavrular bulunduğunu ve yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Kangal köpeklerinin sürü koruma kabiliyeti, güçlü içgüdüleri, sadakati ve dayanıklılığıyla öne çıktığını vurgulayan Yılmaz, bu ırkın bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti. Yılda iki kez yavrulayabilen kangalların üretim potansiyeliyle de dikkat çektiğini ifade eden genç girişimci, amaçlarının bu ırkı Manisa ve çevresinde yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti. Genç yaşta kırsal üretime yönelmesiyle dikkat çeken Hasan Yılmaz, fizyoterapist kimliğinin yanı sıra girişimci yönüyle de örnek oluyor. Geleneksel tarımı yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturduklarını belirten Yılmaz, "Hem çiftliğimizi geliştirmek hem de bölgemize yeni bir değer kazandırmak istiyoruz. Kangal yetiştiriciliği konusunda Manisa’da öncü olmayı hedefliyoruz" dedi. Kangal sahiplenmek ya da bu ırk hakkında bilgi almak isteyenleri çiftliklerine davet eden Yılmaz, projeyi büyüterek bölgesel ölçekte örnek bir üretim modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Köprübaşı’nda genç bir girişimcinin öncülüğünde başlayan bu çalışma, hem hayvancılık sektörü hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.
"Değer artış payı yönetmeliği sektöre adalet getirecek"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 12:29 "Değer artış payı yönetmeliği sektöre adalet getirecek" İSTANBUL (İHA) – Geçtiğimiz gün yayımlanan "Değer Artış Payı (DAP)" yönetmeliğini değerlendiren Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, yeni düzenlemenin sektörde adil ve dengeli bir paylaşım sağlayacağını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından düzenlenen ve imar planı değişikliği sonucu taşınmazların değer kazanmasından doğan kazancın bir bölümünün kamuya aktarılmasını öngören İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Uygulama Yönetmeliği, 22 Kasım 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan bilgilendirmeye göre; yeni düzenleme kapsamında ayrıca, 2942 sayılı kamulaştırma kanunu kapsamındaki; özel mülkiyette olup daha önce resmi kurum, idari tesis, okul, sağlık tesisi gibi kamu hizmet alanı olarak planlanan ancak kamulaştırılamayan taşınmazlar için de çözüm üretildi. Eğer kamu kurumları bu alanlara artık ihtiyaç duymuyorsa ve ilgili idare de onay verirse, bu alanlarda plan değişikliği yapılabilecek. "Adil ve dengeli bir paylaşım sağlayacak" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Yeni düzenlemeyle şehirlerin plansız büyümesinin ve keyfi imar değişikliklerinin önüne geçilecek. Böylece hem şehircilik ilkeleri güçlendirilecek hem de kamu yararı esas alınarak adil ve dengeli bir kaynak paylaşımı sağlanacak. Ayrıca imar planı değişikliklerinden doğan değer artışları artık çok daha net bir çerçeveye kavuşmuş olacak" diye konuştu. Özelmacıklı, "Değer Artış Payı’na konu olacak plan değişiklikleri, belli metrekare kriterlerinde ve parsel bazında konut kullanımı hariç sadece fonksiyon değişikliklerinde söz konusu olacak. İmar Kanunu’nun 18’inci maddesinin uygulanması kapsamında arazilerin arsaya dönüştürülmesi bu kapsamda değil. Ayrıca bu düzenleme sadece vatandaşın talebiyle gerçekleştirilen plan değişikliklerinde söz konusu olacak. Yani kamu tarafından gerçekleştirilen değişikliklerde geçerli olmayacak" ifadelerini kullandı. "Değer artışının yüzde 90’ı kamuya" Özelmacıklı, şöyle devam etti: "Yeni yönetmelik ile taşınmazın, vatandaşın talebiyle gerçekleştirilecek bir imar planı değişikliği sonucu değerinde meydana gelen artışın yüzde 90’ının kamuya aktarılması hüküm altına alındı. Ayrıca değerleme için iki ayrı lisanslı değerleme kuruluşu tarafından rapor hazırlanması zorunlu hâle getirildi. Nihai karar ise Kıymet Takdir Komisyonu tarafından kesinleştirilecek. Bununla birlikte kentsel dönüşüm alanları, kamu taşınmazları ve vakıf mülkiyetleri istisna tutulacak" dedi. Ödeme nasıl olacak? Ödeme süreçlerine de değinen Özelmacıklı, "Değer artış payının peşin ödenmesi hâlinde yüzde 10 indirim uygulanacak. Taksit tercih edenler için dört taksit imkânı sunuldu. Ancak ödeme tamamlanıncaya kadar taşınmaz üzerinde devir, satış ve ruhsat işlemleri yapılamayacak. Bu durum tapuya da şerh olarak işlenecek" açıklamasında bulundu. "Öngörülebilir ve güvenli bir yapı" Özelmacıklı, "Öte yandan kamulaştırılamayan alanlarda plan değişikliğinin önünü açan düzenleme ile de mülkiyet üzerindeki kısıtlamalar kaldırılarak vatandaş mağduriyetinin önüne geçilecek. Kamu ile mülk sahipleri arasındaki hukuki anlaşmazlıkların dava sürecine taşınmadan çözülebilmesi sağlanacak. Böylece bu yeni düzenlemelerle sektör daha öngörülebilir ve güvenli bir yapıya kavuşacak" diyerek sözlerini noktaladı.
Emeklilere sağlanan nakit destek miktarı artıyor, yeni destek başvuruları 24 Kasım’da başlıyor
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:56 Emeklilere sağlanan nakit destek miktarı artıyor, yeni destek başvuruları 24 Kasım’da başlıyor Sivas Belediyesi, kentteki dar gelirli emeklilere yönelik sağladığı aylık 2 bin TL’lik nakit desteğini 2026 yılı itibarıyla 2 bin 500 TL’ye yükseltecek. Sivas Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl başlattığı ve dar gelirli emeklilerin yaşam standartlarını iyileştirmek amacıyla hayata geçirdiği nakit destek ödemeleri 2026 yılında da devam edecek. Mevcut destekten yararlanan emekliler, herhangi bir başvuru yapmadan ödemelerini almayı sürdürecek. Bahse konu imkândan yararlanmak isteyen yeni emekliler için başvurular 24-28 Kasım tarihleri arasında alınacak. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan nakit destek tutarı, yeni yılda 2 bin 500 TL olacak. "2026 yılında da bu desteklerimiz artarak devam edecek" Konu hakkında açıklamaya yapan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, "Dar gelirli emeklilerimize her ay maddi destek sağlayacağımıza dair sözümüz vardı. Buna istinaden 2025 yılı Ocak ayından itibaren her ay 2 bin TL maddi destek sağlamaktayız. 2026 yılında da bu desteklerimiz artarak devam edecek. Ödemelerimizi 2 bin 500 liraya çıkarıyoruz. Bizden şu anda destek alan emeklilerimiz başvuru yapmayacaklar. Çünkü onların destekleri önümüzdeki yıl da devam edecek" dedi. Başvurular 24 Kasım’da başladı Yeni emekliler için de başvuruların alınmaya başladığını kaydeden Başkan Uzun, "Emeklilerimiz için başvurularımızı tekrar açtık. Bu başvurular, belediyemizin internet sitesindeki sosyal destek bölümü üzerinden gerçekleştirilecek. Başvurularımız, 24 Kasım Pazartesi günü başlayıp 28 Kasım Cuma günü sona erecek. Belediyemiz Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yapılacak değerlendirmenin ardından belirlenecek dar gelirli emeklilerimize Gülkartlarını vereceğiz ve Ocak ayı itibarıyla aylık 2 bin 500 TL ödemelerimizi yapmaya başlayacağız. Yapmış olduğumuz çalışmanın dar gelirli emeklilerimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
MATSO’dan geleceğin tarımcılarına destek
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:19 MATSO’dan geleceğin tarımcılarına destek MATSO, Growtech’i ziyareti için Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksekokulu (MYO) Organik Tarım Bölümü öğrencilerine destek sağladı. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO), Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksekokulu (MYO) ile yürüttüğü ortak proje kapsamında, Organik Tarım Bölümü öğrencilerinin Growtech 2025 Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı’nı ziyaret edebilmesi için gerekli desteği sağladı. Öğrencilere sektörü yerinde tanıma fırsatı Dünyanın en önemli tarım fuarlarından biri olan Growtech 2025, öğrencilerin yenilikçi tarım teknolojilerini yerinde inceleyebilmesine imkan tanırken, sektördeki güncel gelişmeleri doğrudan gözlemlemeleri için de önemli bir fırsat sundu. Öğrenciler, fuar kapsamında stantları ziyaret ederek üretim süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler edindi. MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, dünyanın en önemli tarım fuarlarından biri olan Growtech’in öğrencilere önemli bir ufuk kazandırdığını belirterek şunları söyledi: "Geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimiz, Growtech’te yenilikçi tarım teknolojilerini yerinde inceleme fırsatı elde etti. Ayrıca bir standı ziyaret ederek üretim süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgi aldılar. Ziyaret sırasında öğrencilerimizle sohbet ederek merak ettikleri konuları dinledik, sektöre dair görüşlerini ve kariyer hedeflerini konuştuk. Bu tür fuar ve organizasyonlar, gençlerimizin mesleki deneyim kazanması açısından büyük önem taşıyor." Başkan Güngör, yürütülen proje ile hem öğrencilerin istihdam süreçlerine katkı sağlamayı hem de sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacına çözüm üretmeyi hedeflediklerini vurguladı. Güngör açıklamasının sonunda, fuar boyunca öğrencilere rehberlik eden MYO Organik Tarım Bölümü akademisyenleri Dr. Öğretim Üyesi Halil İbrahim Yolcu, Öğretim Üyesi Sabriye Atmaca ve Öğretim Görevlisi Dr. Fatma Akdeniz’e teşekkür etti.
Nippon Paint-Betek yeni su bazlı üretim tesisini devreye aldı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:17 Nippon Paint-Betek yeni su bazlı üretim tesisini devreye aldı Dünyanın önde gelen boya şirketlerinden Japonya merkezli Nippon Paint Holding ile gerçekleştirdiği güç birliğinin ardından Nippon Paint-Betek, 15 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği yeni su bazlı üretim tesisini devreye aldı. Filli Boya ve Dalmaçyalı gibi güçlü markalarını Türkiye’ye kazandıran Betek, 2019 yılında Japonya merkezli Nippon Paint Holding ile gerçekleştirdiği güç birliğinin ardından bölgesel güçlerden biri olma yolunda ilerliyor. Sorumluluk coğrafyasında üretim, inovasyon, Ar-Ge ve teknoloji üslerinden biri olarak konumlanan şirket, bu doğrultuda ileri teknoloji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Tüm süreçlerin uçtan uca otomasyonla yönetildiği, sektörün en ileri üretim altyapılarından biri olarak tasarlanan 2’nci Su Bazlı Üretim Tesisi’ni devreye alan şirket, 15 milyon dolara mal olan yeni yatırımıyla üretim süreçlerini daha hassas ve hızlı hale getiriyor. Yapılan açıklamaya göre, yıllık 225 bin ton üretim kapasitesiyle şirketin toplam kapasitesini 345 bin tona çıkaran ve 2004 yılından bu yana faaliyet gösteren Gebze Üretim Tesisi’ne ek olarak kurulan yeni tesis ile üretim ve ürün kalitesinde hassasiyetin artırılması, şirketin inovasyon odaklı büyüme vizyonunun da güçlendirilmesi hedefleniyor. Enerji optimizasyonu sayesinde elektrik tüketiminde yaklaşık yüzde 20 oranında azalma ve süreç verimliliğiyle atık miktarında düşüş sağlaması ise şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor. 2’nci Su Bazlı Üretim Tesis ile daha esnek ve daha hızlı bir üretim kabiliyeti kazanan şirket, pazardaki değişimlere, müşteri taleplerine ve yeni ürün geliştirme süreçlerine çok daha hızlı karşılık vermeye hazırlanıyor. "Türkiye’ye olan inancının güçlü bir simgesi" Törene katılan Nippon Paint-Betek Yönetim Kurulu Başkanı Yaw Seng Heng, Betek’in Nippon Paint Holding için önemine dikkat çekerek, "Bugün burada açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yeni tesis, sadece bir üretim yatırımı değildir. Bu tesis, şirketimizin Türkiye’ye olan inancının güçlü bir simgesidir. Aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel üretim ve inovasyon üssü olma yolunda yükselişinin somut bir göstergesidir. Büyümeye, yeniliklere ve liderlik etmeye devam edeceğiz; Betek, Nippon Paint ve Türkiye için daha parlak ve sürdürülebilir bir geleceği birlikte şekillendireceğiz" dedi. "Ülkemizin bölgesel üretim üssü olma vizyonuna katkı sağlıyoruz" Betek Türkiye Grubu CEO’su Tayfun Küçükoğlu ise, "Holding için ülkemizin bölgesel üretim ve lojistik üssü olma vizyonuna katkı sağlıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana bu vizyonun taşıyıcısı olabilecek bilgi, birikim ve iradeye sahibiz. Bu doğrultuda, sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak her adımı kararlılıkla atıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız yeni tesisimiz gibi yatırımlar, bölgesel güç olma yolunda üstlendiğimiz bu yeni görevde gücümüze güç katacaktır" diye konuştu. "Tesis, Betek’in gelecek 10 yıllık ihtiyacını karşılayacak" 2’nci Su Bazlı Üretim Tesisi’nin şirketin üretim anlayışında yeni bir sayfa açtığını kaydeden şirketin Genel Müdürü Gökhan Güner, "Betek’i sadece bugünün değil, geleceğin de sektör lideri olarak konumlandırıyor ve bizi daha ileriye taşıyacak stratejik adımlar atıyoruz. Bu doğrultuda şirketimizin ana lokomotifi olan dekoratif boyalar segmentinin en büyük hacmini oluşturan su bazlı boyalarımızı yeni bir faza taşıyacak, şirketimizin gelecek 10 yıllık ihtiyacını karşılamak üzere hizmet verecek 2’nci Su Bazlı Üretim Tesisi’miz, şirketimizin son yıllardaki en büyük yatırım hamlesi oldu. Bu fabrika ile otomasyonda güç kazanarak verimliliğimizi ve üretim kapasitemizi daha da artıracağız. Yeni tesisimiz, sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda attığımız önemli bir adım olup elektrik tüketimimizi yaklaşık yüzde 20 oranında azaltacak. Scope 2 emisyonlarını düşürmeye de katkı sağlayacak bu yatırım, üretim süreçlerimizdeki dönüşümün güçlü bir göstergesi olacak" açıklamasında bulundu.
Yenilenmiş telefon hizmetinde satış hacmi 6 ayda yüzde 100 arttı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:07 Yenilenmiş telefon hizmetinde satış hacmi 6 ayda yüzde 100 arttı MediaMarkt, yenilenmiş telefon hizmetiyle tüketicileri de hem erişilebilir hem de sürdürülebilir teknolojiye teşvik ediyor. Bugüne dek 200 bin eski cihazı ekonomiye kazandırarak, yaklaşık 37 bin yenilenmiş cihazı tüketicilerle buluşturan marka, satış hacmini son 6 ayda yüzde 100 oranında artırdı. Yenilenmiş telefona en çok ilgi gösteren iller ise sırasıyla Kayseri, Bursa, Ankara, Adana ve Sakarya. Sürdürülebilir ve ekonomik bir alternatif olarak öne çıkan yenilenmiş cihazlara talep tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla artıyor. Bu değişimin Türkiye’deki öncülerinden biri olan MediaMarkt Türkiye, yenilenmiş cihaz hizmetiyle kullanılmış akıllı telefonları yenileyerek yeniden piyasaya sunuyor ve döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Eski cihazlar TSE onaylı BTK denetimli merkezlerde yenileniyor Türkiye’de her yıl yaklaşık 6 milyon ikinci el telefon el değiştiriyor. Tüketicilerin güvenilir, garantili, uygun fiyatlı cihaza olan ihtiyacı, bu segmentin büyümesini tetikliyor. Yenilenmiş telefon pazarının ise önümüzdeki iki yıl boyunca yıllık yüzde 15-20 bandında büyümesi bekleniyor. Bu büyüme trendine paralel şekilde operasyonlarını genişleten marka, eski cihazları TSE onaylı, BTK denetimli merkezlerde yenileterek 12 ay garantili şekilde satışa sunuyor. Adet bazlı büyümede yüzde 100 artış Son teknolojiyi hem erişilebilir hem de sürdürülebilir kılan bu hizmete tüketicilerin de ilgisi hızla artıyor. Nisan 2025’te aylık ortalama satış adedine göre yüzde 100 büyüyerek satış hacmini genişleten MediaMarkt Türkiye, her ay büyüme trendini sürdürüyor. Markanın satış verilerine göre yenilenmiş telefonların en çok satıldığı iller Kayseri, Bursa, Ankara, Adana ve Sakarya olarak sıralanıyor. 200 bin cihaz döngüsel ekonomiye kazandırıldı MediaMarkt Türkiye’nin sürdürülebilir ürün yaşam döngüsü stratejisi; ürün kiralama, eskisini getir yenisini götür, onarım ve yenilenmiş ürünler olmak üzere dört bacaktan oluşuyor. Sürdürülebilir ürünleri tüketiciyle buluşturarak kullanım ömrünü uzatan marka, bugüne dek 200 bin kullanılmış cihazı geri alarak yaklaşık 37 bin yenilenmiş cihazı yeniden tüketicilerle buluşturdu.
Eti Gübre, Growtech Antalya 2025’te sürdürülebilir tarımın geleceğini tanıttı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:58 Eti Gübre, Growtech Antalya 2025’te sürdürülebilir tarımın geleceğini tanıttı Cengiz Holding grup şirketlerinden Eti Bakır’ın gübre üretim markası Eti Gübre, 18-21 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya Anfaş Fuar Merkezi’nde düzenlenen Growtech Antalya Uluslararası Tarım Fuarı’na katılarak, döngüsel üretim anlayışına dayalı sürdürülebilir tarım vizyonunu sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Eti Bakır’ın gübre üretim markası Eti Gübre, dünyanın en kapsamlı tarım fuarlarından biri olarak kabul edilen Growtech Antalya’da yerini aldı. Bu yıl da modern tarım teknolojileri, sera sistemleri, tohum ve gübre inovasyonlarıyla tarım sektörünün kalbinin attığı buluşma noktası olan fuarda Eti Gübre, ziyaretçilerine yerli kaynaklarla üretilen yüksek verimli gübre çözümlerini ve çevreci üretim teknolojilerini tanıttı. Güçlü üretim altyapısıyla sürdürülebilir büyüme Eti Gübre, Mardin ve Samsun’daki entegre tesislerinde, toplam 800 bin ton DAP ve 1 milyon 400 bin ton DAP eşleniği kompoze gübre üretim kapasitesiyle Türkiye’nin gübre arz güvenliğine katkı sağlıyor. Kendi bünyesinde ürettiği Amonyak, Sülfürik Asit ve Fosforik Asit gibi ara mamuller sayesinde dışa bağımlılığı azaltan şirket, sektörde rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturuyor. Bu sayede hem Türkiye’nin gübre tedarik zincirinde istikrar hem de Türk çiftçisinin uygun fiyatlı gübreye ulaşması sağlanıyor, tarımsal üretimin geleceği için çevre dostu bir değer zinciri kuruluyor. "Tarımın geleceğini sürdürülebilir çözümlerle destekliyoruz" Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, fuarda yaptığı değerlendirmede, "Growtech Antalya, tarım sektörünün geleceğini şekillendiren yeniliklerin bir arada görülebildiği, uluslararası ölçekte çok değerli bir platform. Eti Gübre olarak biz de bu fuarda, ülkemizin bereketli topraklarında üretimin devamlılığını destekleyen yenilikçi çözümlerimizi tanıtma fırsatı bulduk. Tarımsal üretimde verimliliği artırmanın yolu, doğal kaynakları koruyarak sürdürülebilir bir üretim modeli geliştirmekten geçiyor. Biz doğadan aldığımızı yeniden doğaya kazandırıyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, gübre üretiminde kullandığımız ara mamullerin yine gübre üretiminin hammaddesi olarak değerlendirilmesiyle sıfır atık hedeflerimize de önemli bir katkı sağlıyoruz. Geleceğin tarımını şekillendirecek inovatif gübre teknolojilerine ve yerli kaynaklara yatırım yapmayı sürdüreceğiz" ifadelerinde bulundu.
Bilişim sektörü BTSO Akademi’de geleceğin kodlarını yazdı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:47 Bilişim sektörü BTSO Akademi’de geleceğin kodlarını yazdı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), üyelerini teknolojideki hızlı dönüşüme hazırlamak amacıyla BTSO Akademi kapsamında gerçekleştirdiği eğitim ve gelişim programlarına bir yenisini daha ekledi. BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi tarafından düzenlenen "Bilişim Sektöründe Geleceği Kodla: Global Başarı ve Finansal Dönüşüm" programı, bilişim sektörünün güncel eğilimlerini katılımcılarla buluşturdu. BTSO Akademi çatısı altında hayata geçirilen program; yazılım teknolojileri, veri yönetimi, yeni nesil yatırım modelleri ve küresel teknolojik gelişmeler gibi alanlarda kapsamlı bilgiler sunarak katılımcıların sektördeki değişimi yakından takip etmelerine imkân sağladı. BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, Konsey Başkan Yardımcısı İdris Doğrul, konsey üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı. Katılımcılar, alanında uzman isimlerin aktardığı içeriklerle hem işletmelerinde kullanabilecekleri yeni bakış açıları edindi hem de dijital dönüşüm süreçlerine yönelik önemli kazanımlar elde etti. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz dijital dönüşümün tüm sektörler açısından belirleyici hâle geldiğini ifade ederek, "Artık teknoloji, üretim süreçlerinin destekleyici bir unsuru olmaktan çıkıp; geleceğin ticaretini, finans sistemlerini, tedarik zincirlerini ve kentlerin gelişim dinamiklerini belirleyen temel bir güç hâline geldi. Dolayısıyla "geleceği kodlamak", yeni dünyanın ihtiyaç duyduğu dijital yetkinlikleri kazandırmak kadar, bu yetkinlikleri stratejik bir vizyona dönüştürmek anlamına geliyor. Önümüzdeki on yıl içinde küresel ekonomide oluşacak toplam değerin yaklaşık yüzde 70’inin dijital dönüşüm temelli olması öngörülüyor. Bu tablo, teknoloji üreticilerinden KOBİ’lere, inovatif girişimlerden geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren tüm işletmelere kadar geniş bir alanda yeni fırsatlar bir süreci işaret ediyor." dedi. Yeni nesil üretim süreçlerindeki değişimi yakalayamayan şehirlerin çağın gerisinde kalacağının altını çizen Hakan Batmaz, "Ürün kadar verinin, makine kadar algoritmanın, sermaye kadar yazılım kabiliyetinin öne çıktığı bir dönemdeyiz. Rekabet artık teknolojiyi geliştirme, süreçleri dijitalleştirme ve tüm bu birikimi uluslararası pazara taşıma becerisiyle şekilleniyor. Bu nedenle geleceği kodlamak; tek başına yazılım üretmek değil, dijital dönüşümü kurum kültürünün bir parçası hâline getirmek, iş gücünü dönüştürmek, yatırım modellerini yeniden tasarlamak ve kentlerin gelişimine teknoloji eksenli bir yön vermek demektir." açıklamasında bulundu. Başta TEKNOSAB olmak üzere BUTEKOM, GUHEM, Bursa Model Fabrika ve BUTGEM gibi dev projelerle Bursa’da güçlü bir dönüşüm hamlesi başlattıklarını belirten Hakan Batmaz, şöyle devam etti: "Ayrıca bugün olduğu gibi iş dünyamız için adeta butik bir üniversite platformu olan BTSO Akademiyle de özellikle yönetici kadrolarımızın gelişimi açısından önemli bir boşluğu dolduruyoruz. Bursa’nın köklü üretim kültürünü bilişim teknolojileriyle bir araya getirdiğimizde, şehrimizin hem ülkemizde hem de uluslararası ölçekte yenilik üreten merkezlerden biri hâline geleceğine inanıyorum." Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın da Bursa’nın üretim gücünün bilgi teknolojileriyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Bursa, 17 organize sanayi bölgesiyle dünyanın sayılı üretim merkezlerinden biri. Veri merkezleri yeni üretim tesisleri olarak tanımlanıyor. Yazılım üreticileri ve veri merkezleriyle yeni nesil üretim modellerinin sanayiye entegre edilmesi gerekiyor. BUTEKOM bünyesinde bir yapay zekâ merkezi kurulmasına yönelik çalışmalarımız sürüyor. Bursa’nın yazılım ve veri merkezi alanında bölgesel bir üs hâline gelmesi hedefliyoruz." ifadesini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından program kapsamında planlanan oturumlara geçildi. İlk oturumunda Teknoloji ve İş Stratejisti Refik Tuncer, "Global Pazarda Teknoloji Satmak ve Yatırımcı Ekosistemi" başlıklı sunumunda, teknoloji ihracatı, yatırım süreçleri ve küresel rekabet kriterlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Konsey Başkanı Osman Akın moderatörlüğünde düzenlenen "Yeni Nesil Yatırım Modelleri ve Start-Up Hukuku" başlıklı ikinci oturumda ise Cengiz Aydemir ve Esra Aydın Ekici, girişimcilik ekosisteminde karşılaşılan hukuki çerçeveler ile yeni nesil yatırım modellerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Reel Kesim Güven Endeksi Kasım ayında 1,2 puan arttı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:15 Reel Kesim Güven Endeksi Kasım ayında 1,2 puan arttı Kasım ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak 103,2 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Kasım ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1791 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2025 yılı Kasım ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak 103,2 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi ve gelecek üç aydaki toplam istihdama ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, mevcut mamul mal stoku, genel gidişat ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre değişmeyerek 100,8 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde ve ihracat sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, iç piyasa sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin artış bildirenler lehine döndüğü görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü. Mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise mevsim normallerinin üstünde olduğunu bildirenler lehine döndüğü gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin azalış yönlü beklentiler ile gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin zayıfladığı gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise güçlendiği gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 33,5 seviyesinde gerçekleşti. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü.