EKONOMİ - 30 Nisan 2026 Perşembe 11:29

Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"

A
A
A
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, 5’inci etabın ekonomik konjonktürle beraber bitmesini ümit ettiklerini, 6’ncı etabın da çalışmalarına başlandığını belirterek, "O da 2-3 yıl sürer. Hedefimiz 50-55 bin istihdama ulaşmak. Bu da zor bir şey değil, yapacağımıza inanıyoruz" dedi.


OSB seçime doğru giderken, başkan Mustafa Fidan 2022 yılından beri yaptıkları, yapmaya çalıştıkları projeleri, İran-Amerika-İsrail arasındaki çatışma ve terörsüz Türkiye sürecinin sanayiciye ve bölgeye gelen, gelmek isteyen yatırımcıları değerlendirdi. Başkan Fidan, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 2022’den beri Diyarbakır OSB’de görünen, görünmeyen çok güzel şeyler yaptıklarını söyledi. Bugün bakıldığında yaklaşık 100 civarında artan fabrika ve 7-8 bin civarında artan çalışan sayısı olduğunu belirten Fidan, bunların bir başarının, çalışmanın göstergesi olduğunu ifade etti.



"Bu ekonomik kriz geçicidir, ihracat rakamlarımız tekrar artacak"


Bugün gelinen noktada ekonomik tablonun dünyada ve Türkiye’de iyi olmadığına değinen Fidan, "Baktığınızda ihracat rakamları düşmüş olabilir ama bugüne kadar buraya bir çalışma yapılıp getirilmişse bence çok güzel şeyler yapılmış. Bu ekonomik kriz geçicidir, ihracat rakamlarımız tekrar artacak, buna inanıyoruz. Bizim derdimiz, buraya oturup makama sahip olmak değil, derdimiz memlekete hizmet etmek" diye konuştu.


2023 Şubat ayında asrın felaketi yaşandığını hatırlatan Fidan, "Allah, tekrarını yaşatmasın. Depremde yara almamıza rağmen buraları bırakıp çevre illere yardıma koştuk. Diyarbakır OSB’de tüm sanayicilere teşekkür ediyorum. Herkes elinden geleni yapıp, her tarafa yetiştik. OSB’de çeşitli yolların tamirini yaptık. OSB ilk defa, Büyükşehir Belediyesiyle görüşmelerimiz sonucunda 6 kilometre sıcak karışım asfalt yapıldı. Biz, OSB’deki trafomuzu yükselttik. OSB’nin 28 yıllık bir elektrik altyapı problemi vardı. Bakanlığımızla görüşmeler sonucu 1 ve 2. etabın altyapı çalışmaları devam ediyor. Onlar da inşallah yakın bir sürede biter diye ümit ediyoruz. 5’inci etabı açtık. Orada 50’ye yakın tahsislere başladık. Hatta birkaç tane de inşaatımız bitti. 5’inci etabın ekonomik konjonktürle beraber bitmesini ümit ediyoruz" şeklinde konuştu.



"Diyarbakır’a yatırımcı geliyor, hem de yabancı yatırımcılar da var"


"Burası, Orta Doğu’nun merkezi. Buradan baktığımızda her noktaya yakınız. Bu savaş en çok etkilenen ülkemiz" diyen Fidan, konuşmasına şöyle devam etti:


"İran savaşını bugün piyasalara etkisi çok büyük şekilde. Metal borsası, plastik, petrol ham maddesi olsun sıkıntılar İran savaşından dolayı artıyor. Ümidimiz bu savaşın bir an önce bitmesi. Diyarbakır’a yatırımcı geliyor, hem de yabancı yatırımcılar da var. Fransız yatırımcılar var, görüşmelerimiz devam ediyor. Ama herkes frene bastı. Faizlerin yüzde 55’lere ulaşması bu, sanayicinin kaldırabileceği bir yük değil. 50’ye yakın tahsisin birçoğu öz sermayesiyle yapmaya çalışıyor. Devletin, faiz olayında üreticiye bir şekilde yardımcı olması lazım. Yeni dönemde içimizde ukde kalan 2-3 proje var. Birincisi bizim yüksekokul projesi vardı. Ekonomik sıkıntılardan dolayı yaptıramadık. İnşallah onu seçimden sonra bize nasip olursa biz yaparız. İkincisi GES projemiz vardı. Tüm izinleri bitti, ona da yine kredi kullanmadık. Çünkü burada büyük vebal var. Sanayicimiz evinde yatarken onun hakkını burada koruyoruz. Hakkının bir yere gitmesine müsaade etmiyoruz. Birde otel yapacağız. Burada konaklama, mola tesisi. İnşallah onları da yapmayı hedefliyoruz. Yine OSB’nin ana arterleri var. Büyükşehir Belediyemizden sözünü aldık. 15-20 kilometre sıcak karışım asfalt yapılacak. Önemli projelerimizden biri de Diyarbakır’da Teknokent var. İkinci bir Teknokent projesi var. Bizim dönemimizde ortaklığımız oldu. Sanayiciler olarak OSB’ye ikinci Teknokent çalışmalarını başlattık."


5’inci etap biterse, 6’ncı etabın çalışmaları başladığını, onun da 2-3 yıl süreceğini öngördüklerini kaydeden Fidan, "Hedefimiz 50-55 bin istihdama ulaşmak. Bu da zor bir şey değil, yapacağımıza inanıyoruz. Bugün hızlı tren projesini konuşuyoruz. Diyarbakır’ı 2031’e almışlar. Diyoruz ki vekillerimize uğraşın. STK’lara da bir şey düşüyorsa biz de gelip elimizi taşın dibine koyalım. Gövdesi, eli taşın dibinde en çok olan bizleriz. Hızlı tren projesini bir an önce 2027-28’e alınması ve Diyarbakır’a kadar gelmesi, otobanın gelmesi bunlar hepsi birbirleriyle bağlantılı. Hızlı tren Diyarbakır’da olduğu zaman bedeller düşük olacak. Düşük olduğu zaman ne olacak? Genç nüfus fazla. Buradaki yatırım daha da artacak, genç nüfusa daha da iş imkanı sağlanacak. Haliyle ihracatta artacak. Enflasyonda düşmüş olacak. Neye bağlıyoruz? Üretim, istihdam, ihracat’’ dedi.



’’Savaş nedeni ile herkes beklemede’’


İhracat rakamlarında geçen yıla göre yüzde 40 düşüş olduğunu belirten Fidan, "Amerika-İran-İsrail savaşı her tarafa sıçradı. Özelikle Arap ve Kuzey Irak bölgesine. Bu, savaşlarla alakalı. Herkes Rusya-Ukrayna savaşının ne olacağını bekliyor. İnşallah bunlarda tez zamanda çözülür, ihracat rakamlarımız tez zamanda artar diye ümit ediyoruz" diye konuştu.


Fidan, terörsüz Türkiye sürecinin yansımasını yaşayamadan savaşlar başladığını söyleyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:


"Biz meyvelerini yemeye hazırlanırken Orta Doğu’da İran’ın her tarafa füze atması, bugün kimsenin ölmemesi kazandırıcı bir şeydir. Baktığımızda artık gençler ölmeyecek, analar ağlamayacak. Savaşa harcanan paranın bir kısmı gelir sanayinin içine girerse Türkiye şaha kalkar. Sanayileşmede de şaha kalkar, ihracatta da şaha kalkar. Bunların hepsi birbirine bağlı konular. Çözüm süreciyle birlikte yatırımcıları buraya davet edecektik. İran savaşı nedeniyle herkes şu an beklemede."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı. Ziyaretçi sayısındaki artış ve kişi başı harcamadaki yükseliş bu performansı destekledi. Bölgemizde artan jeopolitik gerilimlere rağmen ekonomik aktivite üzerindeki etkileri sınırlamak ve dayanıklılığımızı güçlendirmek için adımlarımızı kararlılıkla atıyoruz. Bu çerçevede, döviz kazandırıcı hizmet ihracatımızın önemli bir bileşeni olan turizm sektörünü desteklemek amacıyla Turizm Destek Paketi’ni devreye aldık ve böylece sektöre 60 milyar lira ilave teminat ve kredi imkanı sağlamış olduk. Cari açığın azaltılmasına, istihdamın güçlendirilmesine ve büyümeye katkı sunan sektörlerimizi desteklemeyi sürdürecek; artan bölgesel risklere rağmen programımızın temel önceliklerinden taviz vermeden ekonomimizin dayanıklılığını güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul İstanbul’un kentsel dönüşümüne küresel sermaye Türkiye’nin inşaat ve gayrimenkul sektörü, sadece yerel dinamiklerle değil, uluslararası yatırım ağlarıyla entegre bir büyüme sürecine giriyor. Bu sürecin merkezinde yer alan İstanbul 2020 A.Ş., "Selvi" markası çatısı altında geliştirdiği projelerle hem kentin çehresini değiştiriyor hem de yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişinde önemli bir rol üstleniyor. İstanbul 2020 A.Ş., Selvi Park Evleri, Selvi Comfort ve Selvi Konakları ile başladığı yolculuğuna, Selvi markası adı altında hayata geçireceği çok sayıda yeni projeyi eklemeyi planlıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin belirlediği pusula; sadece modern konutlar inşa etmek değil, toplu konut hamleleriyle İstanbul’un en kritik ihtiyacı olan kentsel dönüşüm sürecine kalıcı çözümler sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda planlanan yeni projeler, deprem dirençli ve modern şehircilik anlayışına uygun yapısıyla İstanbul’un geleceğine dair somut bir vizyon çiziyor. Şirketin bu genişleme stratejisi; Mehmet Şerif Kızılgüney, Faruk Aydın, Ömer Faruk Kızılgüney, Mustafa Konukız, Abdullah Kızılgüney, Fatih Kızılgüney, Ahmet Kızılgüney, Gülsevim Gür, Mehmet Işık, Bilge Kocaoğlu ve Hüseyin Bisky’den oluşan kadronun koordinasyonuyla sahaya yansıtılıyor. Yabancı sermaye Türkiye’nin kentsel dönüşümüne kaynak oluyor Kurumsal yapılanma sürecini tamamlayan Kurum Company Group adına Dubai’den süreci yöneten Ahmet Hüsrev Kurum, kentsel dönüşümün finansmanında yabancı sermayenin önemine dikkat çekti. Dubai’deki çalışma ve gözlemlerini aktaran Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dubai şu an ekonomik anlamda bir ’koza süreci’ yaşıyor; bu dönemin ardından çok daha güçlü bir şekilde sahalara dönecektir. Ancak bu 1-2 yıllık geçiş döneminde bizim önceliğimiz, Türkiye ile Orta Doğu arasındaki yatırım köprüsünü daha sarsılmaz bir hale getirmektir. İstanbul 2020 A.Ş. ile çizdiğimiz gelecek vizyonunda kaynağımızı sadece yurt içi sermaye ile sınırlı tutmuyoruz. Yabancı yatırımcıların güvenle Türkiye’ye gelmesi ve bu sermayenin İstanbul’un kentsel dönüşüm ihtiyacını karşılayacak büyük toplu konut projelerine aktarılması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz." Genç iş insanı Ömer Faruk Kızılgüney ile yürütülen iş birliğinin profesyonel bir yöneticilik anlayışına dayandığını belirten Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ömer Faruk Kızılgüney’in sahadaki tecrübesi ve ’Selvi’ markasının oluşturduğu güven, uluslararası sermayenin rotasını Türkiye’ye çevirmesinde en büyük etkenlerden biridir. Gelen bu yatırımları Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ve Portföy Yönetim Şirketleri aracılığıyla, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle yöneterek hem yabancı yatırımcıya güvenli liman sağlıyor hem de ülkemizin kentsel dönüşüm hedeflerine küresel bir finansman desteği oluşturuyoruz. Hedefimiz, ticari hacmi güçlendirirken iki taraf arasındaki bu bağı profesyonel bir yöneticilikle korumaktır."
Kayseri Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Karabük Karabük Belediyesinden yaşlılara yönelik dev proje Karabük Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında yaşlı ve engelli vatandaşlara yönelik hizmetlerini genişletiyor. Yaşlı Destek Programı (YADES) ile yürütülen çalışmaların kapsamı büyütülerek 65 yaş üstü ihtiyaç sahibi tüm vatandaşları içine alacak şekilde yeniden düzenlendi. Daha önce evden çıkamayan ve yatağa bağımlı hastalara yönelik sürdürülen bakım hizmetleri, yeni düzenlemeyle birlikte yalnız yaşayan, gündelik ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ve desteğe ihtiyaç duyan yaşlı vatandaşları da kapsayacak. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Yaşlı ve Engelli Bakım Birimi ekipleri, belirli program dahilinde vatandaşların evlerini düzenli olarak ziyaret edecek. "Hem bakım hizmeti hem gönül bağı" Proje kapsamında vatandaşlara yaşam alanı temizliği, çarşaf değişimi, banyo, saç kesimi, tırnak kesimi ve kişisel bakım hizmetlerinin yanı sıra psikososyal destek de verilecek. Alanında uzman ekipler tarafından sunulacak hizmetlerle, yaşlı bireylerin hem ihtiyaçlarının karşılanması hem de kendilerini güvende ve değerli hissetmeleri amaçlanıyor. Ekiplerin ziyaretlerinde sadece hizmet sunulmayacağı, aynı zamanda vatandaşlarla birebir iletişim kurularak sosyal bağların güçlendirileceği belirtildi. "Büyüklerimiz bu şehrin hafızasıdır" Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, yaşlıların toplumdaki önemine dikkat çekerek, "Büyüklerimiz bu şehrin hafızası, bereketi, duasıdır. Onlara uzanan her elin aslında geleceğimize uzandığını biliyoruz. Bugüne kadar evden çıkamayan hastalarımıza ulaşarak yanlarında olduk. Şimdi YADES ile bu desteği daha da büyütüyor, 65 yaş üstü tüm ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hayatına dokunmayı hedefliyoruz" dedi. Çetinkaya, "Kapılarını çaldığımız her büyüğümüzün yüzünde bir tebessüm, kalbinde bir huzur bırakmak istiyoruz. Onlara sadece bakım hizmeti değil; evlat sıcaklığı, aile şefkati götürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Hedef daha fazla vatandaşa ulaşmak" Karabük Belediyesi’nin halihazırda yaklaşık 140 vatandaşa evde bakım hizmeti sunduğu, aylık ziyaretlerle 400 haneye destek sağladığı belirtildi. Yeni proje ile birlikte evde bakım hizmetinden yararlanan kişi sayısının 300’e, temizlik ve teknik destek hizmeti sunulan hane sayısının ise 1000’e çıkarılması hedefleniyor. "Sıcak Yemek Desteği Sürüyor" Başkan Çetinkaya, sosyal destek çalışmalarının önemli bir parçası olan aşevi hizmetlerine de değinerek, "Aşevimizde her gün pişen sıcak yemekleri ihtiyaç sahibi ve yaşlı vatandaşlarımızın kapısına kadar ulaştırıyoruz. Biz bu şehirde kimsenin kendini yalnız hissetmesini istemiyoruz" diye konuştu. Karabük Belediyesi’nin YADES kapsamında hayata geçirdiği bu kapsamlı destek modeli, yaşlılara yönelik vefa örneği olarak öne çıkıyor.