EKONOMİ
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi" 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:01:47 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01 Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36 GSO Başkanı Adnan Ünverdi nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967 milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, Gaziantep’ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Ünverdi, "Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Hem iç hem dış piyasa şartları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine işaret eden Ünverdi, "Para sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde; finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir. Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı. Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Ticari krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge şartları göz önünde bulundurularak kredi büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" ifadelerine yer verdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25 Manisalı sağlıkçı genç kangal yetiştiricisi oldu Manisa’nın Köprübaşı ilçesine bağlı Kıranşeyh Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki fizyoterapist Hasan Yılmaz, aileden gelen tarım ve hayvancılık geleneğini yenilikçi projelerle büyütüyor. Uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile çiftliğinde üretime yeni bir soluk getiren Yılmaz, Manisa’da bir ilke imza atarak Sivas Kangalı üretimine başladı. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal üretimin sürdürüldüğü aile çiftliğinde küçükbaş hayvancılık da yapan Yılmaz ailesi, daha önce de bölgede ilklerden biri olarak De France koyunu yetiştiriciliğine başlamıştı. Geleneksel üretim modellerini modern girişimlerle geliştirmeyi hedefleyen Hasan Yılmaz, şimdi de Türkiye’nin en değerli yerli ırklarından biri olarak bilinen Sivas Kangalı üzerine yatırım yaptı. Kangal köpeklerine olan ilgisinin uzun yıllara dayandığını belirten Yılmaz, kapsamlı araştırma ve hazırlık sürecinin ardından üretime başladıklarını söyledi. İlk yavruların dünyaya geldiğini ifade eden Yılmaz, çiftlikte şu anda 30 günlük yavrular bulunduğunu ve yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Kangal köpeklerinin sürü koruma kabiliyeti, güçlü içgüdüleri, sadakati ve dayanıklılığıyla öne çıktığını vurgulayan Yılmaz, bu ırkın bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti. Yılda iki kez yavrulayabilen kangalların üretim potansiyeliyle de dikkat çektiğini ifade eden genç girişimci, amaçlarının bu ırkı Manisa ve çevresinde yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti. Genç yaşta kırsal üretime yönelmesiyle dikkat çeken Hasan Yılmaz, fizyoterapist kimliğinin yanı sıra girişimci yönüyle de örnek oluyor. Geleneksel tarımı yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturduklarını belirten Yılmaz, "Hem çiftliğimizi geliştirmek hem de bölgemize yeni bir değer kazandırmak istiyoruz. Kangal yetiştiriciliği konusunda Manisa’da öncü olmayı hedefliyoruz" dedi. Kangal sahiplenmek ya da bu ırk hakkında bilgi almak isteyenleri çiftliklerine davet eden Yılmaz, projeyi büyüterek bölgesel ölçekte örnek bir üretim modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Köprübaşı’nda genç bir girişimcinin öncülüğünde başlayan bu çalışma, hem hayvancılık sektörü hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.
Karadeniz’de hamsi bereketi diğer balık türlerini de canlandırdı
25 Kasım 2025 Salı - 09:39 Karadeniz’de hamsi bereketi diğer balık türlerini de canlandırdı Bu yıl hamsinin bolluğu tezgahlardaki çeşitliliğe de etki ederek hem balıkçı esnafının hem vatandaşın yüzünü güldürdü. Karadeniz’de bu sezon yaşanan hamsi bolluğu, yalnızca tezgâhları değil denizin ekosistemini de hareketlendirdi. Hamsinin yoğun olduğu bölgelerde diğer balık türleri de görülürken, bu durum tezgahlara olumlu yansıdı. Kıyı balıkçılarının oltalarına normalde bölgede sık görülmeyen mırmır balığı ve uskumru gibi türler takılmaya başladı. Balıkçılar, Karadeniz’de bu türlerin bu kadar yoğun görülmesinin son yıllarda rastlanan nadir bir durum olduğunu dile getirdiler. Hamsi bolluğu yalnızca çeşitlilikte değil, balıkların boyutlarında da etkisini gösterdi. Özellikle istavrit, bulduğu zengin besinle birlikte olağan dışı bir büyüme gösterdi. Balıkçıları şaşırtan türlerin hamsinin arkasından geldiğini düşündüklerini ifade eden balıkçı esnafı Musa Tafralı, "Bu yıl hamsinin bolluğundan dolayı kıyı balıklılarımız için de çok bereketli bir yıl geçiyor. Çok nadir görülen balıklar bu yıl bollukla başladı. 3 tanesi yaklaşık 1 kilogram gelen iri istavritler çıkmaya başladı. Uskumru Karadeniz’de nadir görünürdü ama bu yıl bayağı bereketli oldu. Mırmır balığı Ege balığıdır ama Karadeniz’de, Pazar ilçesinde çoğalmaya başladı. Kıyı balıkçılığı gitgide artmaya başlıyor. Uskumrunun artması da bizi çok şaşırtıyor. Bu balıklar Marmara Denizi ve Ege Denizi balıkları. Karadeniz’de bu balıklar gitgide artmaya başladı. Bu bolluğun hamsinin bolluğundan kaynaklandığını düşünüyoruz. Çünkü çok yoğun hamsicilik var. Rize’de şu an tonlarca hamsi tutuluyor. Biz de bu balıkların hamsinin peşine geldiğini düşünüyoruz. Ayrıca hamsinin fiyatı da düşük olduğu için diğer çeşitler de uygun hale geliyor" ifadelerini kullandı.
Trabzon’dan dünyaya can salı ihracatı
25 Kasım 2025 Salı - 09:23 Trabzon’dan dünyaya can salı ihracatı Denizcilik sektöründe gemi kazalarında can kurtaran ve gemi filikalarının yetersiz kaldığı durumlarda ikinci kurtarma aracı olarak kullanılan can salı, Trabzon’da tamamen yerli imkânlarla üretilerek, çok sayıda ülkeye ihraç ediliyor. Beşikdüzü ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Akana Deniz Teknolojileri, Türkiye’nin ilk yerli can salı tesisi olmasının yanı sıra can salı ile birlikte acil durum gıdası ve acil durum suyunu aynı çatı altında üreten dünyadaki tek firma konumunda bulunuyor. Şirket sahibi Uğur Şahintürk, 1988 yılında başladığı denizcilik sektöründeki birikimini 2015’te üretim sürecine taşıyarak bugün alanında önemli işlere imza atan önemli bir firma halinde geldiklerini söyledi. Şahintürk, özellikle ani gemi batma durumlarında kendiliğinden açılarak denizde şişen can salının gemilerde hayati önemi olduğunu vurguladı. Uğur Şahintürk, "Bir can salının üretimi yaklaşık 2 gün sürüyor. En önemli özelliklerinden biri de gemi filikaları yetersiz kaldığında ikinci bir kurtarma aracı olarak devreye girmesi. Batmakta olan bir gemide mürettebat düşünmeye vakit bulamadan can salı kendiliğinden açılıyor ve personel ile birlikte diğer yolcular kurtuluyor" dedi. "Acil durum gıdası, acil durum suyu ve can salını tek çatı altında üreten dünyada tek firmayız" Fabrikanın yüzde 75’inin kadın çalışanlardan oluştuğunu belirten Şahintürk, can salının içinde bulunan ilk yardım seti, acil durum gıdası ve suyun da tamamen Trabzon’da üretildiğini ifade ederek, "Şu anda 7-8 ülkeye ihracat yapıyoruz. Aynı zamanda acil durum gıdası ve acil durum suyu da ihraç ediyoruz. Üretim yapmak ülkemizde zor, fakat spesifik işler yapmak gerçekten çok zor. Bizim için en önemlisi de bunu Türkiye Cumhuriyeti’nde sadece bizim yapmış olmamız. Aynı zamanda acil durum gıdası, acil durum suyu ve can salını tek çatı altında üreten dünyada tek firmayız" diye konuştu. Şahintürk, "Biz burada üretim yapıyoruz ve önemli bir şey yapıyoruz. Devletin üst kademe yetkililerinin burayı gelip görmelerini, bize destek olmalarını istiyoruz. Devlet büyüklerimizin bu tür spesifik işlere çok büyük önem göstermesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Büyük Usta & Serfressh’in cam şişe şalgamlarına yoğun talep
25 Kasım 2025 Salı - 09:21 Büyük Usta & Serfressh’in cam şişe şalgamlarına yoğun talep Ülkemizde son yıllarda çevre bilincinin artmasıyla birlikte Büyük Usta & Serfressh Şalgam’ın cam şişelerde sunduğu şalgama yoğun bir talep yaşandığı bildirildi. Adana’nın coğrafi işaretle tescilli lezzeti şalgam, tüm Türkiye’de severek tüketilen bir içecek haline geldi. Büyük Usta & Serfressh, tüm Türkiye’deki marketlerde genelde plastik şişelerde satılan Adana Şalgamı’nı uzun yıllardır cam şişelerde de yaptığı belirtildi. Yurt genelinde son yıllarda çevre bilincinin artmasıyla birlikte cam şişeli şalgama da yoğun bir talep yaşandığı ifade edildi. Cam şişelerin, plastik ambalaja göre geri dönüşüm açısından çevreye katkı sağladığına dikkat çeken firma temsilcileri, cam şişelere olan talebin son zamanlarda gittikçe arttığını söyledi. Tüketicilerin bu değişimden memnun olduğunu dile getiren firma temsilcileri, "Cam şişe ürünlerimiz özellikle restoran ve işletmelerde daha çok tercih ediliyor ancak artık perakende de cam şişe kullanımı yaygınlaştı. Tüketicilerimiz artık cam şişelerde ürünleri tercih ediyor. Biz de bunları dikkate alarak cam şişelerdeki ürünlerimize daha fazla odaklanıyoruz" dedi. Cam şişeli ürünlere yatırımlar artıyor Artan talebi karşılamak üzere cam şişe ürünlere yatırım yaptıklarını belirten firma temsilcileri, "Hem üretim hızımızı ve kapasitemizi artırmak, hem de kullanımı daha kolay olan ve şık bir görüntü sağlayan metal kapaklar kullanabilmek için cam şişe üretim hattımızı tamamen revize ettik ve yeni makineler ekledik. Bu sayede plastik kapak ve kapşona kıyasla çevreye daha faydalı bir ambalajda Adana’mızın gerçek şalgam lezzetini tüketicilerimizle buluşturuyoruz" ifadelerini kullandı.
ALTSO Meclis Toplantısı’nda eğitime destek çalışmaları gündeme geldi
24 Kasım 2025 Pazartesi - 19:15 ALTSO Meclis Toplantısı’nda eğitime destek çalışmaları gündeme geldi Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrenciye eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduklarını söyledi. Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mehmet Kural başkanlığında gerçekleştirildi. Taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrenciye eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduklarını ifade eden ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Yusuf Yılmaz, Meclis Başkanımız Mehmet Kural ve Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte Toslak İlkokulu ile Toslak Sabir Erkin Ortaokulu’nu ziyaret ettik. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden gelen destek ile odamızın katkılarıyla taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrencimize eşofman takımı ve spor malzemesi desteğinde bulunduk. Ziyaretimizde okul yöneticilerimizden bilgi alarak eğitim alanına nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizi değerlendirdik. Başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dedi. Erdem, Londra’da gerçekleştirilen turizm fuarı ile ilgili olarak da meclis üyelerine bilgiler aktararak, "4-6 Kasım tarihleri arasında İngiltere’de gerçekleştirilen WTM Londra Turizm Fuarı’na Alanya birlik beraberliğiyle katılıp, Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkanımız Osman Tarık Özçelik, ALTAV, ALTİD temsilcileri ve sektör paydaşlarımızla birlikte şehrimizi uluslararası arenada en iyi şekilde tanıttık. WTM Londra’da, İngiltere pazarındaki büyüme hedefleri, yeni sezon planlamaları ve bölgesel uçuş bağlantıları gündemimizin ana başlıklarını oluşturdu" diye konuştu. "İş birliği protokolü imzaladık’" İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan iş birliği protokolüne de değinen Erdem, "Alanya’mızda iş dünyasının en önemli ihtiyaçlarından biri olan nitelikli eleman açığını kapatmaya yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu kapsamda Alanya İlçe Millî Eğitim Müdürümüz Yusuf Yılmaz ile birlikte, İrfan Bileydi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencilerinin İşletmede Beceri Eğitimi ve Yaz Stajına Dair İş Birliği Protokolü’nü imzaladık. Bu önemli iş birliğiyle öğrencilerimizin mesleki tecrübe kazanmasını, iş dünyamızla erken tanışmasını, Alanya’nın nitelikli iş gücünün güçlenmesini hedefliyoruz" dedi. Müşterek Komiteler Toplantısı ALTSO Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın ardından yılda iki kez düzenlenen Müşterek Komiteler Toplantısı gerçekleştirildi. Erdem, komite üyelerine 2025 yılında gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgiler aktarıp, komite üyelerinin taleplerini aldı. Erdem, "Ortak akıl ve istişareyle yürüttüğümüz bu toplantılar, üyelerimizin sesi olmamıza ve Odamızın faaliyetlerini sahadaki gerçek ihtiyaçlara göre şekillendirmemize imkan sağlıyor. Tüm meclis ve komite üyelerimize katkılarından dolayı teşekkür ediyor; daha güçlü bir Alanya için çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
Başkan Doğan: "Samsun su fiyatında Türkiye’de 20. sırada"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 17:36 Başkan Doğan: "Samsun su fiyatında Türkiye’de 20. sırada" Samsun Büyükşehir Belediye(SBB) Başkanı Halit Doğan, büyükşehir belediyeleri arasında su tarifesi sıralamasında Türkiye genelinde 20’nci sırada yer aldıklarını açıkladı. Doğan, ekonomik zorluk yaşayan dar gelirli vatandaşların su faturalarının belediye tarafından karşılandığını da belirtti. Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) 2. Olağan Genel Kurulu Toplantısı, SBB Başkanı Halit Doğan başkanlığında Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Toplam 9 maddenin görüşüldüğü toplantıda CHP grubunun "su faturalarında aylık TÜFE uygulamasının kaldırılması" yönündeki önerisi üzerine söz alan Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kademeli su tarifesine geçiş sonrası yapılan zamların asgari ücret artışının altında kaldığını söyledi. Doğan, "1,5 yılda yaptığımız su zammı yüzde 29. Bu oran TÜFE’nin çok altında. Dar gelirli tüm vatandaşların su faturasını biz ödüyoruz. SASKİ devasa yatırımlar yapıyor ve bu yatırımlar Samsun’un 50 yıllık ihtiyacını karşılayacak" dedi. "Büyükşehirler arasında 20. sıradayız" Başkan Doğan, birçok büyükşehirde su fiyatlarının Samsun’dan çok daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, "İzmir, Tekirdağ, Balıkesir, Muğla gibi illerde su tarifeleri bizden oldukça yüksek. Göreve geldiğimizde 16. sıradaydık, 20. sıraya kadar geriledik. 1–17 m3 arası tarifemiz şu anda 24,39 TL" diye konuştu. Doğan, sözlerine şöyle devam etti: "Göreve ilk geldiğimizde Samsun’daki meskenlerde 12 m3 civarında su tüketimi vardı. 15 m3’e kadar tarife belirlemiştik. Bunu 17 m3’e kadar çıkarttık. İzmir 10 m3’e kadar bir tarife yapmış. Onlarda 10 m3’e kadar fiyat 47,89 TL. 10 m3’ü geçtiği an fiyat 66 TL’ye çıkıyor. Tekirdağ’da tarife 1-12 m3 arasında 41 TL, 13-20 m3’ü 61 TL. Böyle böyle sıralanıyor. En pahalı suda İzmir 1, Tekirdağ 2’nci sırada. Balıkesir, Muğla, Aydın, Manisa, Ordu, Gaziantep, Mersin, Ankara, Kocaeli, Trabzon, Antalya, Denizli, Eskişehir, İstanbul, Bursa, Adana, Konya ve 20. sırada biz yer alıyoruz." "Vanayı yarıya kadar sıkın talimatı verdim, su tüketimi yüzde 30 düştü" Başkan Doğan, Samsun’a içme suyu sağlayan Çakmak Barajı’nın şu anda yüzde 56 doluluk oranında olduğunu açıkladı. Belediye amirlerine ’su tasarrufu’ talimatı verdiğini belirten Doğan, "Belediyedeki tüm birimlere ‘herkes ilgili olduğu birimdeki vanaları yarı oranında kıssın’ diye talimat verdim. Su tüketimi belediyemizde yüzde 30 oranında düştü. Biraz su miktarlarını düşürebilirsek herkes zaten 0-17 m3’lük kademe arasında kalacak. Türkiye ortalamasında da böylece 20. sırada kalacağız. Bu, faturası vesairesi açısından değil kullandığımız su, gelecek sene dünyaya gelecek çocuklarımızın suyu. Hepimiz bu yıldan bir sonraki yılın suyunu kullanıyoruz. Kaynaklarımız sınırsız değil. Yeraltı kaynaklarına baktığımızda Türkiye’nin en fakir yeraltı suyu kaynaklarına sahip coğrafyasında yaşıyoruz. Derelerimiz var ama yeraltı suyunda zengin değiliz" ifadelerini kullandı. Toplantıda gündem maddelerinin ardından söz alan SASKİ Genel Müdürü Bahattin Yanık da yürüttükleri çalışmalar hakkında detaylı sunum yaptı. Toplantının sonunda genel kurulun gündemindeki 9 maddenin tamamı kabul edilerek karara bağlandı.
Antalya’nın sıvı altını yarışacak
24 Kasım 2025 Pazartesi - 16:29 Antalya’nın sıvı altını yarışacak Antalya, binlerce yıllık zeytin kültürünü yaşatan topraklarında "sıvı altın" olarak tabir edilen zeytinyağını taçlandırmaya hazırlanıyor. Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle "Antalya’da Zeytin Üretimi ve Zeytinyağı Kalite Yarışması" düzenlenecek. Kadim zeytin üretim merkezlerinden biri olan Antalya, "Antalya’da Zeytin Üretimi ve Zeytinyağı Kalite Yarışması" ile birlikte hem üreticilerini teşvik etmeyi hem de zeytinyağı kalitesini en üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Üreticilerin bilgi ve bilinç düzeyini artırmak, hatalı uygulamaları en aza indirmek ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemek amacıyla gerçekleştirilecek yarışmanın numune kabulü 1 Aralık 2025 tarihinde başlayacak, yarışmaya son başvuru tarihi ise 16 Ocak 2026 olarak belirlendi. Dereceye girenler ödüllendirilecek Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsilik, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerine ulaştırabilecek. "Kaliteyi artırma hedefindeyiz" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytin ağacının binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı. Pamfilya döneminden bu yana Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu hatırlatan Ali Çandır, "Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytin, yalnızca bir meyve değil, aynı zamanda bir kültür, bir yaşam biçimidir. Bir dönem bölgemizde zeytin ve zeytinyağı üretimi arka planda kalmış olsa da, Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" diye konuştu. Antalya’nın son yıllarda zeytin ve zeytinyağı üretiminde önemli bir ilerleme kaydettiğini vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Doğru destek ve yatırımlarla bu potansiyel çok daha yükseğe taşınabilir. Coğrafi işaretli ürünlerin ve yerel çeşitlerin öne çıkarılması, Antalya zeytinyağının hem iç pazarda hem de uluslararası alanda değerini artıracaktır" dedi. Çandır, Antalya Ticaret Borsası olarak Antalya’nın yerel çeşidi Tavşan Yüreği Zeytine coğrafi işaret tescili aldıklarını belirtirken, polifenol, oleakantal oranı yüksek Tavşan Yüreği Zeytinyağına coğrafi işaret tescili almak için de çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi. "Antalya, en değerli zeytin çeşitlerini üretiyor" Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, zeytinciliğin dünya genelinde Akdeniz havzasında yoğunlaştığını hatırlatarak, "Dünya zeytin ağaç varlığının yüzde 90’ı Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer alıyor. Türkiye, bu köklü kültürün güçlü temsilcilerinden biri" dedi. Geçen yıl yaklaşık 77 bin ton zeytin üreten Antalya’da Tavşan Yüreği başta olmak üzere Beylik, Gemlik, Manzalina, Domat gibi değerli çeşitlerin yetiştirildiğini belirten Erkal, bu türlerin hem sofralık hem de yüksek kaliteli natürel sızma zeytinyağı üretiminde öne çıktığını kaydetti. Erkal, yarışmanın zeytin ve zeytinyağında kaliteyi artıracağını söylerken, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya’daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi. "Turizmin parçası olabilir" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu söylerken, zeytinyağının Antalya markası olarak tanıtılması halinde bölge üreticisi ve turizmine katkı sağlayacağını kaydetti. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında adım atılacağını belirtirken, "Antalya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya’yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.
TEDAŞ Canlı Hat Bakım Projesi ihaleye çıktı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 15:58 TEDAŞ Canlı Hat Bakım Projesi ihaleye çıktı Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (TEDAŞ) Canlı Hat Bakım Projesi için ihale sürecini başladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi (CFCU), Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (TEDAŞ) Canlı Hat Bakım Projesi için ihale sürecini başlattı. Toplam 2 milyon 100 bin avro bütçeli proje, Türkiye’nin elektrik dağıtım sisteminin güvenilirliğini artırmayı ve teknik personelin yetkinliklerini Avrupa Birliği (AB) standartlarına taşımayı amaçlıyor. TEDAŞ tarafından IPA III 2024 Programlama Yılı kapsamında başvurusu yapılan ‘Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin Canlı Hat Bakımı Konusundaki Kurumsal Kapasitesinin AB Standartları ve Uygulamaları Doğrultusunda Geliştirilmesi’ konulu proje, 17 Aralık 2024 tarihinde AB Komisyonu tarafından resmen finansman onayı aldı. Finansman kararının ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi (CFCU) ile TEDAŞ’ın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda proje, 14 Kasım 2025’te AB Delegasyonu tarafından da onaylandı ve ihale duyurusu CFCU’nun internet sitesinde yayımlandı. Canlı Hat Bakımında AB Uyumlu Yeni Dönem Canlı hat bakımının yaygınlaştırılmasıyla birlikte, elektrik kesintilerinin azaltılması ve işletmeler ile vatandaşlara kesintisiz enerji sunulması hedefleniyor. Ayrıca enerji arzındaki aksamaların sebep olduğu ekonomik kayıpların önüne geçilmesi ve elektrik dağıtımdaki süreçlerin AB’nin teknik ve güvenlik standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Projenin önemli bileşenlerinden biri, TEDAŞ bünyesinde kurulması planlanan Canlı Bakım Eğitim Merkezi olacak. Merkez, canlı hat bakımına yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler vererek teknik personelin niteliklerini artıracak ve bu alandaki uygulamaların ülke genelinde yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak. Son Teklif Tarihi 18 Aralık 2025 CFCU tarafından yürütülen hizmet ihalesine 18 Aralık 2025 saat 17.00’ye kadar teklif verilebilecek. İhale dokümanları ve başvuru şartlarına CFCU’nun resmi internet sitesinden ulaşılabilir.