Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
EKONOMİ
Salihli’de Aile Destek Merkezi açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:48:23
Manisa’nın Salihli ilçesinde, vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Aile Destek Merkezi (ADEM) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Salihli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hayata geçirilen merkezin açılışına Kaymakam Ali Güldoğan, İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Mütevelli Heyeti üyeleri ve kursiyerler katıldı. Açılış programında konuşan Kaymakam Ali Güldoğan, ADEM’in özellikle kadınların mesleki beceriler kazanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Merkezimiz, kadınların sosyal hayata daha aktif katılım göstermesine ve aile yapısının güçlenmesine önemli destek sunacak" dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirilirken, Kaymakam Güldoğan ve beraberindeki protokol üyeleri merkezini dolaşarak yürütülecek faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Salihli’de hizmete giren Aile Destek Merkezi’nin, ilçedeki sosyal dayanışmayı artırması ve birçok vatandaşa katkı sağlaması bekleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02
Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi
Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
Bosch Bursa’da bin 400 çalışanı işten çıkarma hazırlığında
Bursa’daki dev üretim tesisine sahip Bosch, önümüzdeki yıllarda ciddi bir küçülme planı açıkladı. Şirketin mevcut durumda yaklaşık 5 bin mavi yaka ve 900 beyaz yaka çalışanı bulunuyor. Ancak 2027 yılı sonuna kadar bin 150 mavi yaka, 2030 yılı sonuna kadar ise 250 beyaz yaka çalışan ile yollarını ayırması bekleniyor. Bu rakamlar, toplam çalışanların yaklaşık yüzde 25’inin işten çıkarılacağına işaret ediyor. Bosch yetkilileri, kararın ekonomideki daralma ve buna bağlı küçülme süreci nedeniyle alındığını belirtti. Bursa’daki otomotiv ve sanayi sektöründe önemli bir istihdam sağlayan fabrikanın bu adımının, kent ekonomisi ve iş gücü piyasasında olumsuzluğu yol açacağı bildirildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
3
01 Mayıs 2026 Cuma- 11:00
Edirne’de Balkan Pazarı yeniden açıldı: Esnaf umutlu
4
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
5
01 Mayıs 2026 Cuma- 10:07
Adana’da tarım arazileri sular altında kaldı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:39
Akbank, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nı mobil uygulamasına ekledi
Akbank, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nı (TSS) Akbank Mobil’e taşıdı. Akbank, dijital çözümlerle sigorta ürünlerinin erişilebilirliğini artırma hedefiyle yeni bir hizmeti hayata geçirdi. Akbank ve Aksigorta güvencesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sistemine dâhil kişiler için anlaşmalı özel hastanelerde tedavi farkını karşılayan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası işlemleri artık Akbank Mobil üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Kullanıcılar, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile ilgili ihtiyaç duyulabilecek tüm bilgilere ve sorularının cevaplarına mobil uygulamada yer alan bölümden ulaşabiliyor. Bu yenilikle amaçlarının teknoloji ile hayata değer katmak olduğunu vurgulayan Akbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Çift, "Bankacılığın geleceği, müşterilerin yaşam döngüsündeki tüm ihtiyaçlarını uçtan uca ve dijital olarak karşılayabilme yeteneğiyle şekilleniyor. Biz de bu vizyonla, sağlık gibi temel bir alanda müşterilerimizin hayatına değer katacak dijital çözümü hayata geçirdik. Akbank Mobil üzerinden erişilebilen Tamamlayıcı Sağlık Sigortası hizmetiyle, müşterilerimize yaşam kalitesini destekleyen bütüncül bir deneyim sunuyoruz. Akbank olarak teknolojiyi her zaman insanın iyiliği ve yaşamın sürdürülebilirliği için kullanmaya devam edeceğiz" dedi. Akbank Mobil üzerinden tüm işlemleri yönetilebilen Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, SGK ile anlaşmalı özel hastanelerde, SGK tarafından bir kısmı karşılanan sağlık hizmetlerinin fark tutarının karşılanmasını sağlıyor. TSS; ayakta tedavi, yatarak tedavi ve doğum kontrolleri teminatlarını içeriyor. Poliçe; ayakta tedavi kapsamında 10 kez kullanım hakkı ile doktor muayene, laboratuvar, görüntüleme, modern teşhis, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini; yatarak tedavi kapsamında hastane tedavisi, ameliyat, suni uzuv, günübirlik tedavi, tıbbi malzeme, acil ulaşım ambulans ve evde bakım hizmetlerini içeriyor. Doğum ve rutin kontroller ise anlaşmalı kurumlarda 12 ay bekleme süresi ile sunuluyor. Poliçe kapsamında yılda bir kez check-up paketi de hediye ediliyor.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:36
Gaziantep’te kışın vazgeçilmezi kuru bamya 2 bin TL’den tezgahta
Gazianteplilerin kış aylarında sofralarından eksik etmediği kuru bamya, bu yıl tezgahlarda kilosu 2 bin TL’den yerini aldı. Kentte 25 yıldır esnaflık yapan 41 yaşındaki Ercan Bozlar, kuru bamyaya olan ilginin her yıl arttığını belirterek ürünün hem lezzeti hem de sağlığa faydaları nedeniyle sıkça tercih edildiğini söyledi. Bamyanın özellikle eklem ağrılarına iyi gelmesi nedeniyle sağlık açısından da oldukça değerli olduğunu vurgulayan Bozlar, Gaziantep mutfağında ekşili yemeklerde sıkça kullanıldığını, içerisine et ve nohut eklenerek hem besleyici hem de doyurucu bir öğün hazırlandığını dile getirdi. Bozlar, kuru bamyaların fiyatı ile ilgili ise "Kuru bamyanın kilosu şu an 2 bin TL civarında. Bir dizisi ise 80 ile 100 TL arasında değişiyor. Bir dizi bamya ile 4 kişilik bir öğünlük yemek hazırlanabilir" dedi. "Bamya, eklem ağrılarına iyi gelen, oldukça faydalı ve lezzetli bir yemektir" Bamyanın faydalarını anlatan esnaf Bozlar, "Bamya, eklem ağrılarına iyi gelen, oldukça faydalı ve lezzetli bir yemektir. Ekşili bir yemek olduğu için içine et ve nohut da eklenir. Hem besleyici hem de sağlık açısından yararlıdır. Evet, Gaziantep’e özgü bir ürün olmakla birlikte İç Anadolu’dan da gelir. Ancak Gaziantep’in köylerinde de yetiştirilir. Biz bu bamyaları köylülerden temin ediyoruz. Köylüler bamyayı özellikle gölge alanlarda kurutur. Güneşle direkt temas ettiğinde rengi sararır. Uç kısımları kesilir ve ipe dizilerek kurutulur. Bamya yemeğine ilgi oldukça fazla. 2 dizi alan da var, Konya yöresinden gelip kilolarca alan da. Çünkü Konya’da bamya çorbası çok meşhur. Orada biraz daha iri bamya tercih ediliyor. Bu gördüğünüz tip ise daha küçük olan cinsidir. Daha iri çeşitleri olduğu gibi, bundan da daha ufak olan çiçek bamya türü vardır. Çiçek bamya daha pahalıdır ancak bu ürün de ona yakın kalitededir" diye konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:27
Gölbaşı çiftçisine 50 ton nohut tohumu dağıtıldı
Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesindeki çiftçilere 50 ton nohut tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında, yüzde 60 hibeli Göksu çeşidi tohumluk nohut dağıtımı gerçekleştirildi. İlçe kaymakamı Kadir Algın’ın katılımıyla düzenlenen programda, 111 çiftçiye toplam 50 ton nohut tohumu ulaştırıldı. Kaymakam Kadir Algın, dağıtımı yapılan tohumların çiftçiler için bereketli kazançlara vesile olmasını temenni ederek, tarımsal üretimin desteklenmesinin bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını vurguladı. Bakanlığın tohum dağıtım projesiyle tarım arazilerinin daha verimli kullanılması ve üretimin artırılması hedefleniyor.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:25
100 ülkeye ihracat yapan firma, Samsun’da üretim yapacak
Samsun Valisi Orhan Tavlı öncülüğünde toplanan Havza Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu, 100’e yakın ülkeye hijyen ürünü ihraç eden fabrikayı yerinde inceledi. Vali Tavlı, fabrikanın Samsun’un ihracat ve istihdamına önemli katkıda bulunacağını ifade etti. Havza OSB Yönetim Kurulu Toplantısı, Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Havza Kaymakamı Mustafa Ayvat, Havza Belediye Başkanı Murat İkiz, Mustafa Sezen, Erkan Acar, Büyükşehir Belediyesi Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı Mehmet Işık, Yeni OSB Müdürü Oğuz Keleş ve Havza OSB Müdür Vekili Vural Tokmak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Büyükşehir Belediyesi SASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen altyapı çalışmaları, firmalardan gelen talepler, OSB genişleme alanında öncelikli kamulaştırılacak alanlar, genişleme alanında elektrik altyapı çalışması hazırlıkları, parselasyon planının ve dağıtım cetvellerinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının onayına sunulması konuları görüşüldü. Doğalgaz hattı bağlantısı konusunda bilgilendirme yapıldı. Toplantının ardından, Havza OSB’de tahsis edilen 220 bin m2 alanda faaliyet gösterecek kimya ve hijyen sistemleri fabrikasının ilk etapta yapılan 30 bin m2 ruhsatlandırılmış kapalı alanın çalışmaları yerinde incelendi. Sanayi geçmişi 1980’li yıllara dayanan ve 2003 yılında endüstriyel hijyen sektörüne giriş yapan firmanın kağıt ürünleri, kokulandırma ürünleri, temizlik kimyasalları, dispanserler, kullan-at hijyen ürünleri, elektronik hijyen ürünleri gibi toplu kullanım alanlarından kişisel hijyen ihtiyaçlarına kadar yaklaşık 200 ürünlük geniş bir yelpazede hijyen ürünleri üretimi gerçekleştirerek ürünlerini 100’e yakın ülkeye ihraç ettiği belirtildi. Vali Orhan Tavlı, Havza OSB’de de hijyen ürünleri üretecek olan firmanın "Kuzeyin Üretim Merkezi Samsun"un, Havza’nın ve bölgenin üretimine, istihdamına ve ihracatına güçlü bir katkı yapacağını söyledi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:24
Growtech Antalya 4 gün boyunca 135 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi ağırladı
Dünyanın en büyük örtü altı tarım fuarı Growtech Antalya 4 gün boyunca 135 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi ağırladı; dünyanın farklı coğrafyalarından bu organizasyona katılan 725 firma önemli iş bağlantıları gerçekleştirerek yüksek satışlara imza attı. Bu yıl 24’üncüsü düzenlenen ve 65 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen Growtech Antalya’nın yüzde 20’si yabancı olmak üzere; 40 bini aşkın ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını dile getiren Fuar Direktörü Engin Er, fuara yurt dışı ilgisinin de rekor seviyeye ulaştığını söyledi. Tarım sektöründe verimlilik konusunda atılması gereken adımlar olduğunu belirten Er, "Dünya var oldukça üretmek, tüketmek ve yemek zorundayız. Ama bunu da en verimli şekilde yapmak zorundayız. Türkiye, bitkisel üretimde dünyada 7., Avrupa’da ise ilk sırada. Bu oldukça büyük ve önemli bir rakam. Ama günümüz şartlarında bitkisel verimliliği artırmak gerekiyor. Küresel iklim krizi nedeniyle su kaynakları giderek azalıyor. Ayrıca miras gibi nedenlerle tarlalar küçülüyor ve imara açılıyor. Aynı alanda daha verimli üretebilmek için de çiftçilerin bu tür fuarlara gelerek yenilikleri görmesi ve incelemesi gerekli. Çünkü çiftçi aslında görerek ikna oluyor. Birçok firma yeni ürünlerinin lansmanını yapmak ve 2026 yılı için yeni siparişler ve bağlantılar sağlamak için bu fuarı bekliyor. Growtech Antalya 4 gün boyunca 135 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi ağırladı sadece ürün tanıtımı için değil, yeni işbirliklerinin geliştirilmesi, ülkelerin kendini tanıtması ve global ölçekte tarımsal bilgi ve yeniliklerin paylaşılması için de büyük imkanlar sunuyor" diye konuştu. Türk tarımı üretimde devler liginde Türkiye’nin tarım ticaretinde önemine dikkat çeken Fuar Direktörü Engin Er, sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle sebze meyve tohumculuğu konusunda önde gelen ülkeler arasındayız. Türkiye önemli ticari bir bağlantı noktası haline geldi. Çin ve Hindistan başta olmak üzere; tüm katılımcı ülkeler yalnızca Türk firmalarıyla değil farklı ülkelerle de iş geliştirme ve anlaşmalar sağlamak için Growtech Antalya’yı tercih ediyor. Bu yıl da dünya tarım sektörü Antalya’da buluştu, fuara 135 ülkeden ziyaretçi geldi. Bu onlar için de bulunmaz fırsatlar sunuyor. Burası sadece stantlardan oluşan bir fuar değil, tüm sektör paydaşlarının buluşma noktası. Hem katılımcılar, hem ziyaretçiler yıl boyunca bu buluşmayı beklediklerini söylüyorlar. 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya’yı en yüksek katılım, en yüksek ziyaretçi sayısı ve en geniş fuar alanıyla gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadık. Önümüzdeki yıl da yine rekorlarla dolu bir fuar için şimdiden hazırlıklara başladık."
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:16
Vodafone uzun dönem staj programına başvurular devam ediyor
Vodafone’un uzun dönem staj programına başvurular 10 Aralık’a kadar devam edecek. Üniversite 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin başvuru yapabildiği programa bu yıl yüzde 60’ı kadın olmak üzere yaklaşık 60 stajyer alınacak. Programa kabul edilen öğrenciler Şubat 2026 itibarıyla Vodafone’da çalışmaya başlayacak. Vodafone, geleceğin teknolojilerine yön verecek genç yetenekleri bünyesine katmaya devam ediyor. Şirketin uzun dönem staj programına 10 Aralık’a kadar başvuru yapılabilecek. Üniversite 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin başvurusuna açık olan program kapsamında bu yıl yüzde 60’ı kadın olmak üzere yaklaşık 60 uzun dönem stajyer alımı yapılacak. Programa kabul edilen öğrenciler Şubat 2026 itibarıyla Vodafone’da çalışmaya başlayacak. Öğrenciler, şirketin farklı departmanlarında minimum 3 gün olacak şekilde esnek bir yapıda kendi çalışma günlerini seçebilecek. Ayrıca, önceki yıllardan farklı olarak staj süresini kendi planlarına göre 6, 12 ya da 18 ay olarak seçme esnekliğine sahip olacak. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler, şunları söyledi: "Vodafone’da genç yeteneklere yatırım yapmak en büyük önceliklerimizden biri. Genç yetenekleri çekebilmek amacıyla güçlü bir işveren markası stratejisi oluşturmaya özen gösteriyor, gençlerin ihtiyaçlarını anlamaya ve kendimizi bu doğrultuda geliştirmeye dikkat ediyoruz. Amacımız, sunduğumuz gelişim fırsatları, istikrar ve güven ile gençler tarafından en çok tercih edilen işveren konumumuzu güçlendirmek. Uzun yıllardır devam ettirdiğimiz uzun dönem staj programıyla bugüne kadar yüzlerce gence profesyonel iş deneyimi sunduk. Bu yıl da yaklaşık 60 uzun dönem stajyer alımı planlıyoruz. Başvurular 10 Aralık’a kadar devam edecek. Programa kabul edilen öğrenciler Şubat 2026 itibarıyla Vodafone’da görevlerine başlayacak. Programımızı her yıl öğrenci ve yöneticilerimizin geri bildirimleri doğrultusunda yeniden şekillendiriyor ve daha işlevsel hale getiriyoruz. Bu yıl da ‘Vodafone’da staj senin planına uyar’ diyerek programımızı tamamen esnek bir yapıya kavuşturduk. Öğrencilerimize 6, 12 veya 18 aylık staj modellerinden kendileri için uygun olanı seçme imkânı sunuyoruz. Her zaman olduğu gibi gelecekte de gençler en büyük motivasyonumuz ve rehberimiz olmaya devam edecek." Discover Genç Yetenek Programı’na öncelikli adaylık fırsatı Program, gençlere yalnızca staj değil, başlangıç rollerine ve Discover Genç Yetenek Programı’na öncelikli adaylık fırsatı da sunuyor. Vodafone’da staj yapan gençler, tekrar iş arama stresine girmeden, kariyerlerini Vodafone’da sürdürme şansı elde ediyor. Bu gençlere çevik çalışma, esneklik ve global iş yapış kültürüne dayalı bir çalışma modeli sunuluyor. Uzun dönem staj programı, gençlere mentorluk, gerçek projelerde görev alma, kurumsal iş yapışına erken adaptasyon, global deneyim gibi avantajlar sunuyor.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:52
Kuşadası’nda ’Ada Kıyafet Evi’ açıldı
Kuşadası Belediyesi tarafından kentte yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerin 3-12 yaş arasındaki çocuklarına ücretsiz yeni giysiler sağlayacak olan ‘Ada Kıyafet Evi’ açıldı. Açılış töreninde konuşan Başkan Ömer Günel, "Özgün bir projeyi yaşama geçirdiğimiz için çok mutluyum. Bize destek olan tüm bağışçılara teşekkür ediyorum" dedi. Kuşadası’nda ihtiyaç sahibi ailelerin 3-12 yaş arasındaki çocuklarına ücretsiz yeni giysiler sağlayacak olan ’Ada Kıyafet Evi’ düzenlenen törenle hizmete girdi. Törene; Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, CHP Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Mehmet Gürbilek ve parti yöneticileri, Duygu Gül Günel, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Ada Kıyafet Evi’ne katkıda bulunan bağışçılar katıldı. Başkan Ömer Günel, Marina mevkiindeki KEGEV binasının hemen yanında bulunan Ada Kıyafet Evi’nin açılış kurdelesini kestikten sonra içeriyi dolaştı. Ada Kıyafet Evi’nin özgün bir proje olduğunu belirten Başkan Ömer Günel, "Buradaki kıyafetlerin hepsi yeni tekstil ürünü olduğu için Türkiye’deki benzerlerinden farklı bir proje yaşama geçirdik. Ada Kıyafet Evi’nde ihtiyaç sahibi çocuklarımız giysilerini seçerken birbirlerini görmeyecekler. İnsan onurunu sonuna kadar koruyan, alan elin veren eli görmediği bir projeyi yaşama geçirdik. Bize destek olan tüm bağışçılara ve emeği geçen personelimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ada Kıyafet Evi’nde çocuklar, tıpkı bir mağazada olduğu gibi kendi beğendikleri 3 parça kıyafeti seçebilecek. Ada Kıyafet Evi’nin sunduğu hizmetten yararlanmak isteyen ihtiyaç sahibi aileler, başvurularını AdaMobil veya kusadasi.bel.tr üzerinden yapabilecek.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:52
Çayın yeni ürünü ‘Çay çiçeği çayı’ 6 bin TL’den satılıyor
Doğu Karadeniz bölgesinin geçim kaynağı çay yeni ürünü olan ve kilosu 6 bin TL’den satılan ‘Çay çiçeği çayı’ ile dikkat çekiyor. Yaş çay sezonunun sona ermesiyle birlikte çay bitkisinden elde edilen çay çiçeği, çay bitkisinden üretimi sağlanan ek bir ürün olarak öne çıkıyor. 3 sürgün olarak toplanan çaydan yeşil çay, siyah çay, beyaz çay, oolong çayı üretiliyor. Fabrikada işledikten sonra geriye kalan çöpünden mangal kömürü imal ediliyor. Bitkinin bedeninden toplanan tohumundan yeni çay bitkisi için yapılan üretimin yanı sıra yağ üretim çalışmaları ise hız kesmeden devam ediyor. Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun’da yetişen çayın ürünleri burada sınırlı kalmıyor. Bölgenin geçim kaynağı olan çay gün geçtikçe yeni ürünleriyle müstahsilin ekonomik gelirini de tazeliyor. Bu bereketli bitki şimdi ise çay çiçeğinden üretilen ‘çay çiçeği çayı’ ile ön plana çıkıyor. Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÇAYMER) tarafından üretilerek 50 gramlık ve 100 gramlık paketler halinde piyasaya sürülen çay çiçeği çayı da artık müstahsiller için yeni bir gelir kapısı olma yolunda hızla büyüyor. Henüz üretimi az olan çay çiçeği çayı kilogram başına 6 bin TL’den satılıyor. Çay çiçeği çayının yapılışını anlattı Çay çiçeği çayının yapılış aşamalarını anlatan ÇAYMER Genel Müdürü Teoman Küçükmustafa, çayın antimikrobiyal özelliğinden dolayı tercih edildiğini kaydederek "Çay çiçeği özellikçe yaş çay sezonu bittikten sonra çay bitkisinden aldığımız bir üründür. Biz bu üründen çay çiçeği çayı yapıyoruz. Birkaç aşamadan geçiyor. Toplandıktan sonra ufak bir kurutma işlemi ve ardından fırınlarımızda belli bir derecede belli bir süre ve ölçülerde çay çiçeği çayını elde ediyoruz. Özellikle antimikrobiyal özelliğinden dolayı bu çayı özellikle sindirim sistemine ve bağışıklık sistemine iyi geldiği düşüncesiyle insanların sağlık için içmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. 3 sürgün bitti şimdi çay çiçeği hasadı zamanı 3 sürgün olarak toplanan çayın sezonunun kapanmasıyla çay çiçeği hasadına başlandığını ifade eden Küçükmustafa "Kasım ayında 40-45 günlük bir hasat süreci var. Bu süreçte müstahsillerimizden bu ürünü alıp içilebilir hale getiriyoruz. 2025 yılında 50 kilogramlık bir üretim gerçekleştirdik. Tüm paydaşlarımızla birlikte, özel sektör ile ve ÇAYKUR ile birlikte bu çayın tanıtımını yapıp hem üretimde hem de tüketimde daha fazla kitlelere ulaştırmak istiyoruz. Üretim kapasitesini günden güne arttırmak istiyoruz" dedi. 50 ve 100 gramlık paketlerle piyasaya sürüldüğünü kaydeden Küçükmustafa talebe göre toptan satış yapılabildiğini de ifade ederek "Perakende satış fiyatımız şuanda kilogram başına 6 bin TL. Biz bu ürünümüzü 50 gramlık, 100 gramlık ambalajlar halinde piyasaya sürüyoruz fakat isteyen olursa kilogram olarak da satıyoruz" şeklinde konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:41
Kokarcanın fındıktaki zararı derinleşiyor
Türkiye’de özellikle Karadeniz Bölgesi’nde her yıl milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine son yıllarda büyük zarar veren kahverengi kokarcanın, bu sezon fındığa zararı yüzde yüze yaklaştığı belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Demir, Karadeniz sahil şeridi boyunca hızla yayılan istilacı kokarca böceğinin bölgede özellikle fındık üretiminde büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Demir "Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80’e, hatta zaman zaman yüzde 100’e ulaşabilmektedir" dedi. Karadeniz sahil şeridinin iklim koşullarının kokarca için son derece uygun olduğu belirten Prof. Dr İsmail Demir, istilacı böceğin doğal düşmanının Türkiye’de bulunmamasının yayılım hızını daha da artırdığını kaydetti. Kokarcanın geniş bitki çeşitliliğiyle beslenebilmesi de kısa sürede yerleşip çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Demir, denize yakın bölgelerde etkisi artan böceğin, rakım yükseldikçe azaldığı, bazı yüksek kesimlerde ise hiç görülmediğini kaydetti. Böceğin İtalya’da da yaygın göründüğünü kaydeden Demir, "Kokarca, Karadeniz sahil şeridi boyunca denize paralel şekilde yayılım göstermekte ve maalesef sahil şeridimizin uzunluğu nedeniyle çok geniş bir alanda etkili olmaktadır. Böcek, 2017 yılında Batum’dan ülkemize giriş yapmış, aynı dönemde İstanbul’da da tespit edilmiştir; İstanbul’a ise Avrupa’dan ulaşmıştır. Avrupa’da özellikle İtalya’da çok yaygın ve etkilidir ve oradan ülkemize taşınmıştır. Doğu Karadeniz’de ise Batum’da oldukça yoğun ve etkiliydi; Gürcistan üzerinden de bölgemize giriş yapmıştır. Karadeniz sahil şeridi, bu böcek için çok uygun bir iklim sunmaktadır" diye konuştu. "Böceğin doğal düşmanı yoktur" Böceğin doğal düşmanı olmadığını belirten Demir, " Böceğin doğal düşmanı yoktur. Samuray arısı doğal düşmanlarından biri olsa da istilacı türlerde bu tür doğal düşmanlar genellikle arkadan çok sonra geliyor. Bu böceğin doğal düşmanı hâlen ülkemize ulaşmamıştır. Ayrıca beslendiği bitki çeşitliliği çok geniş olduğu için kısa sürede bölgemize yerleşmiş ve hızla yayılmıştır. Bu yayılım nedeniyle özellikle fındıkta büyük bir ekonomik kayıp yaşanmaktadır. Böcek sahil şeridinde çok yoğundur. Rakım 300-500 metreye çıktıkça yoğunluğu ve sayısı belirgin şekilde azalmaktadır. Bu nedenle zararın boyutu da yoğunlukla doğru orantılıdır. Yomra’nın Yokuşlu Mahallesi’ndenim; geçen yıl yaklaşık 300-400 metre rakımdaki bahçemde yiyecek fındık bulamadım. Bu yıl ise yoğunluk geçen yılın 20-30-40 katına çıkmış durumdaydı. Dolayısıyla geçen yıl az da olsa fındık bulamadığım bahçede bu yıl hiç bulamadım. Yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde zarar oranı yüzde yüze kadar çıkmaktadır. Rakım yükseldikçe zararın azaldığı görülmektedir. Sebze ve meyvelerde de farklı oranlarda zarar oluşmaktadır. Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80’e, hatta zaman zaman yüzde 100’e ulaşabilmektedir. Bu durum özellikle denize yakın kesimlerde görülmekte; rakım arttıkça yoğunluk azalmakta hatta bazı yüksek bölgelerde hiç görülmemektedir" şeklinde konuştu. Demir, böceğin rakıma bağlı olarak kendine uygun yaşam alanlarını seçtiğini kaydederek "Böcekler, rakıma bağlı olarak kendilerine uygun yaşam alanları seçmektedir. Hem beslendikleri bitkiler hem de sıcaklık-soğukluk gibi çevresel koşullar bu dağılımı belirlemektedir. Bu, böceğin daha yukarılara çıkmayacağı anlamına gelmez; küresel iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte daha yüksek rakımlara da yayılabilir. Bu durum tüm istilacı böcekler için geçerlidir" ifadelerini kullandı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:36
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,4690 liradan, euro ise 49,2260 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 42,4670 liradan alınan dolar 42,4690 liradan, 49,2240 liradan alınan euro ise 49,2260 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,42 liradan, euro ise 49,12 liradan satılmıştı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:21
Simav İlçe Jandarma Komutanlığı hizmet binasında sona yaklaşıldı
Simav İlçe Jandarma Komutanlığı yeni hizmet binasının inşaatında çalışmaların yüzde 85 oranında tamamlandığı bildirildi. Kaba ve ince inşaat işleri biten, peyzaj ve çevre düzenleme çalışmaları ise devam eden yeni hizmet binasının inşaat alanında incelemelerde bulunan Simav Kaymakamı Bünyamin Karaloğlu, yüklenici firma yetkililerinden ve kontrol mühendislerinden çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 08:46
DAP projeleri için protokol imzalandı
Erzincan’da Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında desteklenecek 3 proje için protokol imza töreni düzenlendi. Vali Hamza Aydoğdu başkanlığında gerçekleşen törene, Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın, DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Osman Demirdöğen ve İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker katıldı. Vali Aydoğdu, protokol töreninde yaptığı konuşmada projelerin toplam bütçesinin 13 milyon 790 bin 829 TL olduğunu belirterek, bu tutarın 10 milyon 446 bin 080 TL’lik kısmının DAP tarafından hibe olarak karşılanacağını ifade etti. Üç projenin de Erzincan ve üreticiler için önemli kazanımlar sağlayacağını söyleyen Aydoğdu, hayırlı olmasını diledi. Vali Aydoğdu konuşmasında projelerin detaylarını şu şekilde paylaştı: Erzincan İlinin Buzağı İshallerinden Korunması Projesi Bütçesi 5 milyon 208 bin 332 TL olan ve tamamı hibe kapsamında desteklenen projeyle, Erzincan’ın tüm ilçelerinde 10.000 baş gebe düve aşılanacak, toplam 32.500 doz Rota, Corona ve E. coli aşısı uygulanacak. Çayırlı’da Kaba Yem Açığının Azaltılması Projesi Toplam bütçesi 3 milyon 850 bin TL olan projenin 1 milyon 925 bin TL’si hibe olarak sağlanacak. Çalışma kapsamında 350 üreticiye 10.000 kg sertifikalı yonca tohumu dağıtılacak ve ilçede 2.000 dekar alanda yonca ekimi gerçekleştirilecek. Coğrafi İşaretli Refahiye Balının Üretiminin Artırılması Projesi Bütçesi 4 milyon 732 bin 497 TL olan projenin 3 milyon 312 bin 748 TL’lik bölümü hibe olarak karşılanacak. Proje ile bilgilendirme faaliyetlerinin yanı sıra üreticilere çıta yapımı için makine ve ekipman desteği verilecek. Törende imzalanan projelerin, Erzincan’ın tarım ve hayvancılık potansiyeline önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Yetkililer, projelerin ilin üreticilerine hayırlı olması temennisinde bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder