Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
İsrail'in Küresel Sumud Filosunda alıkoyduğu Türkler bugün İstanbul'a dönecek
Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
EKONOMİ
Salihli’de Aile Destek Merkezi açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:48:23
Manisa’nın Salihli ilçesinde, vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Aile Destek Merkezi (ADEM) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Salihli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hayata geçirilen merkezin açılışına Kaymakam Ali Güldoğan, İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Mütevelli Heyeti üyeleri ve kursiyerler katıldı. Açılış programında konuşan Kaymakam Ali Güldoğan, ADEM’in özellikle kadınların mesleki beceriler kazanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Merkezimiz, kadınların sosyal hayata daha aktif katılım göstermesine ve aile yapısının güçlenmesine önemli destek sunacak" dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirilirken, Kaymakam Güldoğan ve beraberindeki protokol üyeleri merkezini dolaşarak yürütülecek faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Salihli’de hizmete giren Aile Destek Merkezi’nin, ilçedeki sosyal dayanışmayı artırması ve birçok vatandaşa katkı sağlaması bekleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02
Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi
Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
Bosch Bursa’da bin 400 çalışanı işten çıkarma hazırlığında
Bursa’daki dev üretim tesisine sahip Bosch, önümüzdeki yıllarda ciddi bir küçülme planı açıkladı. Şirketin mevcut durumda yaklaşık 5 bin mavi yaka ve 900 beyaz yaka çalışanı bulunuyor. Ancak 2027 yılı sonuna kadar bin 150 mavi yaka, 2030 yılı sonuna kadar ise 250 beyaz yaka çalışan ile yollarını ayırması bekleniyor. Bu rakamlar, toplam çalışanların yaklaşık yüzde 25’inin işten çıkarılacağına işaret ediyor. Bosch yetkilileri, kararın ekonomideki daralma ve buna bağlı küçülme süreci nedeniyle alındığını belirtti. Bursa’daki otomotiv ve sanayi sektöründe önemli bir istihdam sağlayan fabrikanın bu adımının, kent ekonomisi ve iş gücü piyasasında olumsuzluğu yol açacağı bildirildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
4
28 Nisan 2026 Salı- 12:43
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 23:16
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:55
Ahmet Kazaz TTSO’daki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı
Ahmet Kazaz, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Ahmet Kazaz "Görev yaptığım süre boyunca Trabzon’un geleceğine değer katacak bir oda yapısının oluşması için samimiyetle emek verdim. Ancak geldiğimiz noktada, odamızın kurumsal refleksleriyle benim yönetim anlayışım ve vizyonum arasında ciddi bir yaklaşım farkı oluştuğunu üzülerek görmekteyim. Ben değişimin ancak veriye dayalı, şeffaf, liyakat temelli, hesap verebilir ve çağın gerektirdiği yönetim modeliyle mümkün olduğuna inanan biri olarak bu yaklaşımların son dönemde kurumsal öncelik olmaktan uzaklaştığını müşahede etmekteyim. Odamızın potansiyelinin daha güçlü değerlendirilebileceği, üyelerimizin beklentilerinin daha etkin karşılanabileceği ve Trabzon’un geleceğine daha fazla katkı sağlanabileceği düşüncesiyle; mevcut şartlar altında bu görevleri sürdürmemin doğru olmayacağını değerlendirdim. Bu çerçevede, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerimden istifa etme kararını aldım. Aldığım bu karar, şehrimize ve iş dünyamıza daha vizyoner, daha güçlü ve daha etkin katkılar sunabileceğim yeni bir sürecin başlangıcıdır. Trabzon’un hak ettiği dönüşüm için çalışmaya ve sorumluluk almaya aynı kararlılıkla devam edeceğimi ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:52
Karadeniz’den bu sezon adeta hamsi fışkırıyor
Karadeniz’de bu sezon uzun yıllar sonra ilk kez hamsi bolluğu yaşanırken balıkçılar, denizden adeta hamsi fışkırdığını yıllardır görülmeyen bir bollukla karşı karşıya olduklarını ifade ediyor. Tekne çalışanları hamsi yoğunluğu nedeniyle zaman zaman uykusuz bile kaldıklarını belirtirken, bu sezon palamut çıkmamasına rağmen üç aydır aralıksız hamsi tuttuklarını kaydediyor. "Hamsi yoğunluğu yüzünden zaman zaman uykusuz bile kalıyoruz" Bu sezon Karadeniz’den adeta hamsi fışkırdığını belirten tekne çalışanlarından Selami Tezlik, "Bu sezon bereketli ve çok güzel hamsi var. ’Karadeniz’den adeta hamsi fışkırıyor’ diyebiliriz. Gerçekten öyle ki, o kadar bol hamsi çıkıyor ki bazen uykusuz kaldığımız bile oluyor. Hamsi genellikle açık denizde, Sinop’tan Trabzon’a uzanan bölgede avlanıyor" dedi. "3 aydır aralıksız hamsi avlıyoruz" Tekne çalışanlarından Ahmet Doğan, yaklaşık 3 aydır aralıksız hamsi avladıklarını şu anda ciddi bir hamsi bolluğu yaşadıklarını kaydederek "Geçen yıl çoğunlukla ince hamsi avlandığı için yasaktı bu sezon ise irilendi. Çok şahane bir avcılık var. Palamut çıkmadı, üç aydır hamsi tutuyoruz. Şu anda büyük bir hamsi bolluğu var; şükürler olsun, böyle bir sezon daha önce hiç yaşanmamıştı. Gürcistan’daki avcılık ise yılbaşından sonra başlıyor. Oranın da kendine göre şartları var; yaklaşık bir ay süren bir hamsi sezonu oluyor. Gürcistan’daki avcılık buradan daha iyi, orada da bolluk var. Önceleri oraya gittiğimizde genelde 500-1000 ton avlanıyordu. Eskiden orada pek tekne yoktu, ama şimdi tekneler arttı" diye konuştu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:52
MediaMarkt’ın yeni mağazası Mersin’de açıldı
MediaMarkt, Mersin’de yeni mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Şehrin merkezinde yer alan Palmcity AVM’de konumlanan bin 340 metrekarelik yeni mağazanın açılışına Mersinliler de yoğun ilgi gösterdi. Hem online alışveriş kanalı ve mobil uygulaması hem de fiziksel mağazaları ile müşterilerine uçtan uca alışveriş deneyimi sunan MediaMarkt, Türkiye’nin dört bir yanında yeni mağazalar açmaya devam ediyor. Yeni mağazasını 26 Kasım’da Mersin’de açan marka, şehrin modern yaşam merkezlerinden Palmcity AVM’de bin 340 metrekarelik geniş bir alanda hizmet verecek. Yeni mağazada yarısından fazlası kadın olmak üzere 28 kişiye istihdam sağlanıyor. Markanın ‘deneyim merkezi’ olarak tasarladığı yeni mağazasında; ev yaşamından eğlenceye, kişisel bakımdan oyun teknolojilerine birçok kategoride binlerce ürün yer alıyor. Markanın mağaza açılışına özel olarak düzenlediği kampanya da Mersinlilerden yoğun ilgi gördü. ‘‘Keyifli, konforlu ve deneyim odaklı bir alışveriş deneyimi" Deneyim Şampiyonluğu vizyonuyla müşterilerine dijitalden fiziksele uçtan uca bir alışveriş yolculuğu sunmayı amaçladıklarını söyleyen MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, ‘‘Yeni mağazamızda Mersinli müşterilerimizle buluşmaktan dolayı son derece mutluyuz. Bizim deneyim mağazacılığı yaklaşımımızın temelinde müşterilerimize sadece ürün satmak yerine, onlara bütünleşik bir alışveriş deneyimi sunmak yer alıyor. Trendlere baktığımızda Türkiye ve dünya genelinde mağazalar sadece ürün satılan, belli ürünlerin sergilendiği ortamlar olmaktan çıkıyor. Farklı deneyimler sunan bir nevi yaşam ve sosyalleşme alanlarına dönüşüyor. Her ne kadar online alışveriş deneyimleri önem kazanmaya devam etse de MediaMarkt Türkiye olarak fiziki mağazalarımızı son derece önemli görüyoruz ve yeni mağaza yatırımlarımıza devam ediyoruz. En büyük hedefimiz, müşterilerimizin markamızla her temas noktasını onların ihtiyaçları, ilgi alanları ve beklentileri doğrultusunda optimize ederek, dünya standartlarında bir perakende deneyimi sunmak" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:27
Küresel tahıl üretiminde 105 milyon tonluk rekor artış bekleniyor
Uluslararası Hububat Konseyi (IGC), küresel tahıl üretiminin geçen sezona göre 105 milyon tonluk rekor artışla 2 milyar 430 milyon tona çıkacağını öngörüyor. IGC, son raporunda, Temmuz 2025 / Haziran 2026 dönemine ait dünya hububat üretimi tahminlerini açıkladı. Geçen sezon 2 milyar 325 milyon ton olan dünya tahıl üretiminin hasatların beklenenden daha olması dolayısıyla 105 milyon ton artışla 2 milyar 430 milyon tona çıkmasının beklendiği belirtilen rapora göre, küresel tüketimin 53 milyon ton artıyla 2 milyar 400 milyon tona çıkacağı tahmin ediliyor. Toplam tahıl için üretim tahmininin ekim ayındaki rapora göre 5 milyon ton artırılmasında buğday, mısır ve arpadaki artışların etkisi olduğu belirtildi. Ağustos ayından bu yana üst üste gelen raporlarda yukarı yönlü revize edilen dünya hububat üretiminde son 10 yılın en keskin artış beklentisi de korundu. Tahıl üretiminde yüzde 4,3’lük artışla tüm zamanların rekoru öngörülürken, geçen yıldan gelen stokların da etkisiyle küresel arzın ilk kez 3 milyar tonu geçerek 3 milyar 49 milyon ton olması bekleniyor. Küresel stoklar 30 milyon ton yükselerek 619 milyon tona çıksa da 2022/2023 dönemindeki 623 milyon tonun gerisinde kalacağı tahmin ediliyor. Dünya tahıl ticaretinin ise 2025/2026 sezonunda 19 milyon ton artışla 442 milyon tona çıkacağı öngörülüyor.
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:21
ETSO’da Meclis yoğun gündemle toplandı
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) 2025 yılı Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında, Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan mecliste, ETSO’nun Kasım ayı mizanı ile bütçe izleme raporu görüşülerek oy birliğiyle onaylandı. Açılış bölümünde Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz, toplantının gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Erzurum iş dünyasının birlik ve dayanışma içinde kent ekonomisine katkı sunmaya devam ettiğini ifade etti. Toplantıda daha sonra söz alan ETSO Başkan Vekili Muharrem Özdemir, Yönetim Kurulu’nun Kasım ayı boyunca gerçekleştirdiği faaliyetleri Meclis üyeleriyle paylaştı. Özdemir, kentin ekonomik, sosyal ve sanayi gelişimine katkı sağlayan çalışmaları şu başlıklarla aktardı: İİMEK 4. ve 2025 yılı son olağan toplantısı, Vali Yardımcısı Özay başkanlığında Palandöken Kaymakamlığında gerçekleştirildi. Kayra Multidisipliner Çalışma Kulübü, ETSO’da etkinlik düzenledi. Business Türkiye Dergisi’nde Erzurum’un kalkınma vizyonu yer aldı. KOSGEB Başkan Yardımcısı Selim Serkan Ercan, ETSO’yu ziyaret etti. TOBB KGK ve GKK Başkanları, Atatürk Üniversitesi MUN kapanış seremonisine katıldı. ETSO’nun üyelerine yönelik destek çalışmaları sürdürüldü. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yeni dönemde Avrupa temsil görevi gündeme alındı. Ege Bölgesi Dernekler Birliği Federasyonu, ETSO’ya ziyarette bulundu. Yeni iş birlikleri ve yeni fırsatlar üzerine değerlendirmeler yapıldı. Erzurum ABİGEM A.Ş.’nin 2024 Yılı Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun paylaşımı meclis gündemine taşındı. TOBB Ticaret Merkezleri - Hedef Pazar ABD Zirvesi, TOBB İkiz Kuleler’de düzenlendi. UMSİDER heyeti, ETSO’yu ziyaret etti. KOBİ’lere sunulan yeni TOBB Nefes Kredisi imkânı açıklandı. Aile ve Kadın İstişare Toplantısı yapıldı. İran Başkonsolosu Alibeman Eghbali Zarch, ETSO’yu ziyaret etti. Toplantı, dilek ve temennilerin ardından sona erdi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:14
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,4430 liradan, euro ise 49,3980 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarışı’da 42,4410 liradan alınan dolar 42,4430 liradan, 49,3960 liradan alınan euro ise 49,3980 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,44 liradan, euro ise 49,04 liradan satılmıştı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:13
Mekap, OSB Yıldızları ödülüne layık görüldü
Türkiye’nin önde gelen iş güvenliği ayakkabısı üreticilerinden Mekap, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından düzenlenen OSB Yıldızları Araştırması çerçevesinde, OSB’lerde istihdamını en çok artıran firmalardan biri olarak plaket aldı. Şirket, 2024 yılında çalışan sayısını yüzde 55 artırarak OSB’lerdeki istihdam gücünü önemli ölçüde destek vermişti. Ödül töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, OSB başkanları ve sanayicilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. 12 farklı kategoride toplam 120 firma ödüllendirildi ve Mekap Yönetim Kurulu Üyesi Seçuk İskender plaketini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’dan aldı. OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, törende yaptığı konuşmada, OSB’lerdeki başarıların Türkiye ekonomisine sağladığı katkılara değinerek, sanayicilerin kararlılıkla çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Kütükcü ayrıca, araştırmaya katılan firmaların cirolar, ihracat, Ar-Ge harcamaları ve istihdam gibi alanlarda önemli artışlar kaydettiğini belirterek Mekap gibi firmaların Türkiye sanayisinin güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti.
27 Kasım 2025 Perşembe - 08:46
’’Dünyada 5 kıtada 5G deneyimine sahip ülkemizdeki tek operatörüz’’
Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, ’’Dünyada 5 kıtada 5G deneyimine sahip ülkemizdeki tek operatör olarak bu teknolojiye dünden hazırız. Farklı pazarlarda elde edilen deneyim bize çok değerli içgörüler sağlıyor. Müşteri kullanım alışkanlıkları, en çok ilgi gören 5G servisleri, cihaz penetrasyonu gibi konularda gerçek veriye sahibiz’’ dedi. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Aksoy, yeni mali yıl sonuçları, 5G çalışmaları, 5G’nin kullanıcılara ve kurumlara etkisini ve e-atık projesine dair değerlendirmelerde bulundu. Yeni mali yıl sonuçlarını değerlendiren Engin Aksoy, ’’ Şirket olarak, Türkiye’nin ve sektörümüzün geleceğine duyduğumuz güvenle yatırımlarımıza devam ediyoruz. Nisan-Eylül 2025 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, servis gelirlerimiz 64,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Mobil abone sayımız 25,5 milyon, sabit genişbant abone sayımız 1,4 milyon oldu. Faturalı abone sayımız ise 21,3 milyona yükseldi. Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarımızı kullanan aylık aktif müşteri sayımız 17,8 milyon olurken, bu müşterilerimizin aylık toplam etkileşimi 430 milyona ulaştı. Mali yılımızda müşterilerimizin toplam mobil data kullanımı 2.721 petabyte olarak gerçekleşti. Bu dönemde dijital servisler alanında da gelişmeye devam ettik. Yeni nesil mobil finans çözümümüz Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan toplam kullanıcı sayısı 9,6 milyona ulaştı. Bine yakın farklı işlem yapabilen kişisel dijital asistanımız TOBi’nin aylık tekil kullanıcı sayısı 7,6 milyona yükselirken, aylık sohbet sayısı 24,3 milyon oldu. Ayrıca, şirket olarak, son 5 yıldır sektörümüzde müşteri kayıp (churn) oranı en iyi operatör durumundayız. Müşterilerimizin bizimle daha uzun süre kaldığını gösteren bu önemli bir veri, müşteri bağlılığı ve memnuniyeti konusunda uzun zamandır yürüttüğümüz odaklı çalışmaların başarısını yansıtıyor’’ şeklinde konuştu. ’’Dünyada 5 kıtada 5G deneyimine sahip ülkemizdeki tek operatör olarak bu teknolojiye dünden hazırız’’ 1 Nisan 2026 itibarıyla kullanıma sunulacak 5G ile ilgili yaptıkları çalışmaları anlatan Aksoy, ’’Dünyada 5 kıtada 5G deneyimine sahip ülkemizdeki tek operatör olarak bu teknolojiye dünden hazırız. Farklı pazarlarda elde edilen deneyim bize çok değerli içgörüler sağlıyor. Müşteri kullanım alışkanlıkları, en çok ilgi gören 5G servisleri, cihaz penetrasyonu gibi konularda gerçek veriye sahibiz. Bilgi havuzumuz çok geniş. Farklı ülkelerde farklı deneyimleri, teknolojileri bu havuzda biriktiriyoruz. Dünyanın dört bir yanında hizmet veren Vodafone şirketleri bu havuzdan yararlanıyor. Bu global deneyimimizi bugüne kadar olduğu gibi 5G teknolojisinde de ülkemize taşıyoruz’’ dedi. ’’5G daha yüksek veri hızları, yüksek cihaz yoğunluğu kapasitesi ve ultra düşük gecikme süresi sunuyor’’ 5G teknolojisinin getireceği avantajlara değinen Aksoy, ’’5G, kullanıcı deneyimi açısından 4.5G’ye göre daha etkin alternatifler sunan bir teknoloji. 5G ile daha fazla cihaz aynı anda bağlanabilecek, gecikme süreleri minimuma inecek, eskiden dakikalar süren bir indirme, artık saniyeler içinde tamamlanabilecek. 5G önceki teknolojilere göre daha yüksek veri hızları, yüksek cihaz yoğunluğu kapasitesi ve ultra düşük gecikme süresi sunuyor. Kurumlar için de 5G ile birlikte yepyeni fırsatlar ortaya çıkacak. Gerçek zamanlı veri toplama, otomasyon ve uzaktan izleme, artırılmış ve sanal gerçeklikle kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri 5G ile mümkün hale gelecek. Dünyadaki örneklere baktığımızda, 5G teknolojileri fabrikalarda, mağazalarda, ulaşım altyapısında, limanlarda uygulanıyor; verimlilik artışı, maliyet tasarrufu gibi operasyonel faydalarla beraber kullanıcı deneyimini iyileştiriyor’’ diye konuştu. ’’Dünya İçin Lazım projesinde 3,5 ton e-atık toplandı, hedefimiz, bir yılda 15 ton elektronik atığı geri dönüştürmek’’ Çevre konusundaki faaliyetlere ilişkin bilgi veren Aksoy, ’’Vodafone olarak, gezegenimizi korumak ve toplumun iyiliği için çalışmak en önemli amaçlarımız arasında. Elektronik atıklar da bu çerçevede önem verdiğimiz bir konu başlığı. E-atıklar geri dönüştürülmediği durumlarda, içerdikleri zararlı kimyasallar ve ağır metaller dünyamızı kirletirken; toplum sağlığı için de tehdit oluşturuyor. Halbuki bir gün lazım olur diye çekmecelerimizde duran elektronik atıkları geri dönüştürerek ciddi çevresel ve sosyal kazanımlar sağlamak mümkün. Bu düşünceyle WWF Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğinde hayata geçirdiğimiz "Dünya İçin Lazım" projesiyle amacımız, e-atıkları geri dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak ve verdiğimiz doğa eğitimleri ile doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Bu toplulukların da gelecekte doğa bilinci olan ve bu bilinci etrafa yayan elçiler yetiştirmesini sağlamak en büyük hayalimiz. Proje kapsamında, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara doğa eğitimi veriyoruz. Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, doğa koruma, geri dönüşüm, e-atıklar başlıklarında eğitim içerikleri geliştirdik. Yıl boyunca eğitim alan çocuklar arasından doğa elçileri seçeceğiz. Çevrelerinde dönüşümü tetikleyecek olan bu elçiler, daha sürdürülebilir ve yeşil bir toplum için doğa odaklı sorunlara dikkat çekecek ve teknolojiyi kullanarak çözümler geliştirecek. Müşterimiz olsun olmasın herkes, elektronik atıklarını mağazalarımıza getirerek geri dönüşüme bağışlayabiliyor. Tek yapmaları gereken elektronik atıklarını kendilerine en yakın e-atık toplayan mağazamıza getirmek. Vodafone’lular ise online kanallarımızdan ya da mağazalarımızdan e-atıklarını dönüştürebiliyor. Online kanalı kullanmak isteyenler, Yanımda uygulaması üzerinden e-atık başvuru formunu dolduruyor. Dilerlerse, mağazalarımızdan da aynı başvuru sürecini gerçekleştirebiliyorlar. Sonrasında, e-atıklarını mağazalarımızda bulunan kutulara atarak kampanyaya katılabiliyorlar. Teslim ettikleri e- atıklar için müşterilerimize 5 gün geçerli 5 GB mobil internet hediye ediyoruz. "Dünya İçin Lazım" projesini başarıyla sürdürüyoruz. Toplumdan ve paydaşlarımızdan büyük ilgi gören projeyle, e-atıkları geri dönüştürerek hem doğanın korunmasını hem de doğa bilinci yüksek, sorumlu nesillerin yetişmesini hedefliyoruz. Projede bugüne kadar 3,5 ton e-atık toplandı. Proje kapsamında verilen doğa eğitimi içerikleriyle şu ana kadar 32 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Projeye destek veren gönüllü sayısı ise 176 oldu. Hedefimiz, bir yılda 15 ton elektronik atığı geri dönüştürmek ve doğa eğitimi içiriklerimiz ile 60 bin kişiye ulaşmak’’ açıklamasında bulundu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 01:27
Yeniden değerleme oranı yüzde 25.49 olarak belirlendi
2025 yılı yeniden değerleme oranı yüzde 25.49 olarak belirlenmesine dair tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğde, "Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmi Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir" ifadelerine yer verildi. Bu kapsamda yeniden değerleme oranı 2025 yılı için yüzde 25.49 olarak kaydedildi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 22:08
Bakan Bolat duyurdu: "Ticaret anlaşması ECOTA’nın güncelleme süreci başladı"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "EİT Ticaret Anlaşması’nın (ECOTA) güncelleşme sürecini başlatmış olduk. Anlaşmanın uygulanmasıyla EİT 2035 Vizyonu doğrultusunda EİT bölge içi ticaret hedeflerimize ulaşacağımıza ve bölgemizin refahına doğrudan katkı sunacağımıza inancım tamdır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da 14 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen 5. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ticaret Bakanları Toplantısı’nda konuştu. Bakan Bolat, toplantıda ortaya çıkan tabloya ilişkin, "Bugün İstanbul’da ortaya çıkan güçlü dayanışma ve alınan önemli kararlar, bölgesel iş birliğimizin geleceği açısından bizlere umut verdi" açıklamasında bulundu. Bolat, İstanbul Deklarasyonu’nun kabulüyle EİT Ticaret Anlaşması (ECOTA) için güncelleme müzakerelerinin resmen başlatıldığını belirtti. Bolat, "Toplantımızın en önemli sonuçlarından biri, İstanbul Deklarasyonu’nun oy birliğiyle kabul edilmesidir. Bu deklarasyonla birlikte EİT Ticaret Anlaşması’nın, ECOTA’nın güncellenmesi müzakerelerini resmen başlatmış olduk. Süreci yürütmesi için üye ülkelerin tamamının katılacağı bir Teknik Müzakere Komitesi kurduk" dedi. Anlaşmanın kapsamının genişletileceğini de ifade eden Bolat, "Anlaşmaya hizmet ticareti ve e-ticaret gibi yeni disiplinler eklenerek anlaşmanın yeni nesil bir ticaret anlaşmasına dönüştürülmesi için ilk adımı atmış olduk" diye konuştu. "Anlaşma bölgemizin refahına doğrudan katkı sunacak" Bolat, anlaşmanın uygulanmasının EİT 2035 hedeflerine katkı sağlayacağını vurgulayarak, "Anlaşmanın uygulanmasıyla EİT 2035 Vizyonu doğrultusunda EİT bölge içi ticaret hedeflerimize ulaşacağımıza ve bölgemizin refahına doğrudan katkı sunacağımıza inancım tamdır" dedi. Toplantıda gündeme gelen ikinci önemli başlığın EİT Ticaretin Kolaylaştırılması Stratejisi olduğunu söyleyen Bolat, "Bugün aynı zamanda EİT Ticaretin Kolaylaştırılması Stratejisi’ni de onayladık. Bu strateji sayesinde ülkelerimiz arasındaki gümrük süreçlerinde dijitalleşme hızlanacak, işlem süreleri kısalacak, veri paylaşım mekanizmaları geliştirilecek ve bölge içi lojistik daha rekabetçi bir yapıya kavuşacaktır. Bu kapsamda, elektronik veri değişim sistemlerinin uyumlaştırılması, e-ticaretin önünü açacak düzenlemeler ve gümrük idareleri arasında daha etkin bir koordinasyon sağlanması, bölgesel ve üye ülkeler ticaret akışlarımızı hızlandıracaktır. Ticaretin kolaylaştırılması alanındaki bu ileri adımların, EİT bölge içi ticaret hacminin arttırılmasına doğrudan olumlu katkılar sağlayacağını öngörüyoruz. Toplantıda, EİT’nin geleceğe yönelik strateji ve hedefleri üzerinde de değerlendirmelerde bulunduk. Bu 10 yıllık geleceğe yön verecek ’2026-2035 Stratejik Hedefler Belgesi’ üzerinde kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Türkiye olarak, EİT bölge içi ticaret oranının ilk aşamada yüzde 10’a, 2035 yılına kadar ise yüzde 15’e yükseltilmesi yönündeki önerimiz kıymetli ülke başkanları nezdinde karşılık buldu. Üye ülkelerimizin ticari entegrasyon seviyesinin artırılması, bölgesel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve ekonomik dayanıklılığın yükseltilmesi açısından bu hedeflerin yol gösterici olacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Bugün uzun yıllardır müzakere edilen 2 önemli belgeyi de imzaya açtıklarını belirten Bakan Bolat, "Özel sektörün bölgesel ticaretteki rolünü artırmayı hedefleyen ‘EİT Ortak Ticareti Teşvik Etkinlikleri İşbirliği Mutabakat Zaptı’, bölge ülkelerinin iş dünyaları açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu kapsamda, EİT Ortak Ticaret ve Sanayi Odası’nın faaliyetlerinin ve etkinliğinin arttırılması, KOBİ’lere yönelik finansman ve teknik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, EİT yatırım ve kalkınma bankasının daha da güçlendirilerek diğer ülkelerin de katılımıyla beraber faaliyetlerinin arttırılması, özel sektörlerimiz arasında ticaret fuarlarının arttırılması gibi somut adımlar etkileşimi derinleştirecek ve bölgesel ticareti çeşitlendirecektir" dedi. Bakan Bolat konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Bugün imzaya açtığımız diğer bir belge ise ‘EİT Gümrük İdareleri Arasında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşması’dır. Söz konusu belge, gümrük idarelerimiz arasında bilgi paylaşımının güçlendirilmesi, kaçakçılıkla mücadelede ortak kapasitenin artırılması ve sınır kapılarındaki işlemlerin daha hızlı ve güvenli şekilde yürütülmesi açısından çok büyük önem taşımaktadır. Üye ülkelerimizin bu anlaşmayı kısa sürede yürürlüğe koymalarını arzu ediyoruz. Söz konusu mekanizma, ticaretin kolaylaştırılması stratejimizle de birebir örtüşmektedir. Böylece bölge içi ticaretimizin şeffaf, güvenilir ve öngörülebilir bir zemine kavuşmasına önemli katkı sağlayacaktır. Kısacası bugün İstanbul’da attığımız adımlar EİT’nin ticaret bütünleşmesi alanında yeni bir dönemin başlangıcıdır. ECOTA’nın güncellenmesi müzakerelerinin başlatılması, ticaretin kolaylaştırılması stratejisinin kabul edilmesi ve iki önemli anlaşmanın imzalanması bölgemizin ve üye ülkelerin ekonomik geleceği açısından tarihi nitelikte kararlar olmuştur. Bu kararlar, bölgesel ticaretimizi daha hızlı, daha dijital, daha rekabetçi ve daha entegre bir yapıya kavuşturacaktır. Türkiye olarak bu sürece katkı sunmaya, EİT’nin ticari gündemine liderlik etmeye ve bölgesel ekonomik birlikteliği güçlendirmeye devam edeceğiz. Bugün ortaya koyduğumuz ortak iradenin, tüm EİT camiası için hayırlara vesile olmasını diliyorum."
26 Kasım 2025 Çarşamba - 20:40
İş Bankası’na 1,2 milyar dolar tutarında sürdürülebilir sendikasyon kredisi
Türkiye İş Bankası, 800,5 milyon dolar ve 331,1 milyon euro tutarında 371 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi sözleşmesini imzaladığını duyurdu. Türkiye İş Bankası, 800,5 milyon ABD doları ve 331,1 milyon euro tutarında 371 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi sözleşmesini imzaladı. Yapılan açıklamaya göre, İş Bankası’nın Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi doğrultusunda çevresel ve/veya sosyal alanlarda pozitif etki sağlamaya yönelik faaliyetlerin finansmanında kullandırılacak olan krediye, Avrupa, Ortadoğu, Asya ve Amerika’daki 23 ülkeden toplam 54 banka katılım gösterdi. Sendikasyona en yüksek tutarla katılan bankalar açısından toplam maliyet ABD Doları diliminde SOFR + %1,50, Euro diliminde ise Euribor + %1,25 seviyesinde gerçekleşti. Kredi anlaşmasında, Emirates NBD Capital Limited, Abu Dhabi Commercial Bank PJSC, Bank of America Europe DAC ve Standard Chartered Bank koordinatör banka olarak görev alırken; SMBC Bank International plc ve ING Bank N.V. sürdürülebilirlik koordinatörü; Emirates NBD Bank (P.J.S.C) ise ajan banka olarak yer aldı. "Hem bankamıza hem de ülkemiz ekonomisine duyulan güveni teyit ettik" Sağlanan bu finansmanın bankanın sürdürülebilirlik odaklı stratejilerine ve reel sektöre verdiği desteğe önemli katkılar sunacağını belirten İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, "Ülkemizin sürdürülebilir ekonomik gelişimine sunduğumuz desteğin devamı niteliğinde olan, geçtiğimiz yılın aynı döneminde sağladığımız krediyi 1,2 milyar ABD doları tutarla yenileyerek hem Bankamıza hem de ülkemiz ekonomisine duyulan güveni bir kez daha teyit etmiş olduk. Bu kredi, Bankamızın sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü çok boyutlu çalışmaları destekler nitelikte. Kaynağın etkin kullanımıyla bir yandan sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklerken, diğer yandan net sıfır hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz İklim Dönüşüm Planı’nın uygulanmasına da katkı sağlayacağız. Finansmanın dönüştürücü gücünü kullanarak, emisyon yoğun sektörlerde belirlediğimiz azaltım hedeflerine ulaşmak ve sektörel geçişi hızlandırmak amacıyla müşterilerimize yönelik yeşil finansman çözümlerimizi çeşitlendirmeye devam edeceğiz. Gerçekçi, iddialı ve uygulanabilir adımlarla oluşturduğumuz iklim stratejimiz ve sektörler özelinde belirlediğimiz somut yol haritalarıyla, reel sektörün iklim geçiş sürecine öncülük etmeyi ve müşterilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 19:15
Muğla’da 2 milyon dekar alanda tarımsal faaliyet yapılıyor
Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı kapsamında düzenlenen bilgilendirme toplantısı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Muğla’nın Menteşe ilçesinde yapıldı. "Muğla turizmin yanında bir tarım kenti" Toplantının açılış konuşmasını yapan Muğla Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Muğla’nın yalnızca turizmde değil, tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınmada da önemli bir merkez olduğunu belirterek "İlimizde 2 milyon 11 bin dekar tarım alanında üretim yapan, ÇKS’ye kayıtlı 29 bin 486 üreticimiz bulunurken, 35 bin 375 hayvancılık işletmemiz ile 247 bin büyükbaş ve 404 bin küçükbaş hayvan varlığına sahibiz. 225 tarımsal örgütümüzden 12’si birinci derece örgüt niteliğindedir ve IPARD projelerinde bu örgütlerin rolü büyük önem taşımaktadır" dedi. Baydar, 2024 yılında üreticilere toplam 436 milyon TL destekleme ödemesi yapıldığını, bunun 8,7 milyon TL’sinin Kırsal Kalkınma Yatırımları kapsamında olduğunu, IPARD programı çerçevesinde ise bugüne kadar 13 sözleşme ile 74,2 milyon TL hibe ödemesi gerçekleştirildiğini belirtti. Üreticinin emekleri yatırımlara dönüşüyor Ayrıca 2006 yılından bu yana Muğla genelinde hayata geçirilen 8 bin 372 proje ile 2 bin 574 kişiye istihdam sağlandığını, toplam 122 milyon 777 bin 533 TL hibe ödemesi yapıldığını ifade ederek kırsal kalkınmaya emek veren üretici ve yatırımcılara teşekkür etti. TKDK Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı, konuşmasında IPARD Programı’nın 81 ilde uygulanmaya başladığını aktararak: "Üreticimizi yerinde işlemek ve pazarlamak üzere destekliyor, modern teknolojileri kırsalda yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Muğla’da imzalanan 13 sözleşme ile yaklaşık 138 milyon TL’lik yatırım hayata geçirilmiştir" dedi. "Güçlü bir tarımsal potansiyelimiz var" Toplantıda konuşan Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ise Muğla’nın tarım çeşitliliği, doğal zenginliği ve turizm ile benzersiz bir yapıya sahip olduğunu belirterek: "Arıcılıktan narenciyeye uzanan güçlü bir tarımsal potansiyelimiz var. IPARD programı ile kırsal ekonominin daha da güçleneceğine inanıyoruz. İlimizde uygulanacak 13 projenin tamamının kadın girişimcilerden oluşması bizleri ayrıca memnun etmiştir" ifadelerini kullandı. Toplantıya Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, İlçe Belediye Başkanları, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı, İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, kurum temsilcileri, STK’lar ve üreticiler katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder