Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
İsrail'in Küresel Sumud Filosunda alıkoyduğu Türkler bugün İstanbul'a dönecek
Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
İsrail, Sumud Filosu’nda gözaltına alınan 175 kişiyi Yunanistan’a teslim edecek
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
EKONOMİ
Salihli’de Aile Destek Merkezi açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:48:23
Manisa’nın Salihli ilçesinde, vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Aile Destek Merkezi (ADEM) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Salihli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hayata geçirilen merkezin açılışına Kaymakam Ali Güldoğan, İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Mütevelli Heyeti üyeleri ve kursiyerler katıldı. Açılış programında konuşan Kaymakam Ali Güldoğan, ADEM’in özellikle kadınların mesleki beceriler kazanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Merkezimiz, kadınların sosyal hayata daha aktif katılım göstermesine ve aile yapısının güçlenmesine önemli destek sunacak" dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirilirken, Kaymakam Güldoğan ve beraberindeki protokol üyeleri merkezini dolaşarak yürütülecek faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Salihli’de hizmete giren Aile Destek Merkezi’nin, ilçedeki sosyal dayanışmayı artırması ve birçok vatandaşa katkı sağlaması bekleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02
Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi
Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
Bosch Bursa’da bin 400 çalışanı işten çıkarma hazırlığında
Bursa’daki dev üretim tesisine sahip Bosch, önümüzdeki yıllarda ciddi bir küçülme planı açıkladı. Şirketin mevcut durumda yaklaşık 5 bin mavi yaka ve 900 beyaz yaka çalışanı bulunuyor. Ancak 2027 yılı sonuna kadar bin 150 mavi yaka, 2030 yılı sonuna kadar ise 250 beyaz yaka çalışan ile yollarını ayırması bekleniyor. Bu rakamlar, toplam çalışanların yaklaşık yüzde 25’inin işten çıkarılacağına işaret ediyor. Bosch yetkilileri, kararın ekonomideki daralma ve buna bağlı küçülme süreci nedeniyle alındığını belirtti. Bursa’daki otomotiv ve sanayi sektöründe önemli bir istihdam sağlayan fabrikanın bu adımının, kent ekonomisi ve iş gücü piyasasında olumsuzluğu yol açacağı bildirildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
4
28 Nisan 2026 Salı- 12:43
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 23:16
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:31
Samsun’da ilk 9 ayda yarım milyon turist konakladı
Karadeniz’in incisi Samsun’da yılın ilk 9 ayında (Ocak-Eylül) 35 bin 464’ü yabancı, 455 bin 191’i yerli olmak üzere toplam 490 bin 655 turist konakladı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) verilerine göre Samsun’da yılın ilk 9 ayında en az 1 gece konaklayan turist sayısı 490 bin 655 olarak açıklandı. Samsun’da konaklayan turistlerden 35 bin 464’ü yabancı olurken Samsun’a en çok Alman turistler rağbet gösterdi. Yılın ilk 9 ayında Samsun’da 3 bin 985 Alman, 3 bin 393 Rus, 2 bin 628 Iraklı, 2 bin 614 Gürcü, 2 bin 549 Suudi, bin 982 Özbek, bin 701 İranlı, bin 446 Çinli, bin 352 Azerbaycanlı ve 867 Güney Koreli turist en az 2 gecesini şehirdeki tesislerde konaklayarak geçirdi. Ayrıca Samsun’da yabancı ve yerli turistlerin en fazla konakladığı aylar temmuz ve ağustos olarak dikkat çekti. Bu süre zarfında ajansın sosyal medya iletişim çalışmaları kapsamında Samsun ile ilgili paylaşımları toplam 5,4 milyon gösterim elde etti. 38 ülkede gerçekleştirilen dijital afiş kampanyaları ile toplam 19,7 milyon gösterim gerçekleştirildi ve bu kampanyalar kapsamında Samsun’u tanıtan web sitesine ziyaretçilerin gelmesi sağlandı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:14
DenizBank’ın sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisine 1 milyar doların üzerinde talep geldi
DenizBank, sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisine 1 milyar doların üzerinde talep geldiğini duyurdu. DenizBank, sürdürülebilirlik temalı Kasım 2024 sendikasyon kredisinin ilk dilimini yüzde 176 taleple, 3 yıla kadar uzanan vadeyle yeniledi. 648 milyon dolar olarak gerçekleşen işleme 1 milyar doların üzerinde talep geldi. Yapılan açıklamaya göre, 25 ülkeden 52 bankanın katılımı ile sağlanan finansman, bankanın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile tam uyumlu şekilde, çevresel veya sosyal alanlarda pozitif etki oluşturacak projelere kaynak sağlamak; tarım, kadın girişimciler ve KOBİ’lerin büyüme ve gelişim imkanları için verilen desteği güçlü şekilde sürdürmek amacıyla kullanılacak. Sendikasyon kredisinin bir önceki dönemde olduğu gibi 3 yıla kadar uzayan vade yapısı, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisi ve DenizBank’ın güçlü finansal pozisyonuna duyduğu güveni bir kez daha teyit etti. Bu işlem ile birlikte bankanın sendikasyon kredilerinin içinde uzun vadeli dilimlerin payı yüzde 63’e ulaştı. "Türkiye’de iklim dostu yatırımların ölçeğini büyüteceğiz" DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede; "Banka olarak, finansal kaynaklarımızı stratejik olarak çevresel ve toplumsal fayda oluşturacak alanlara yönlendirmeyi önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımla, son 3 yılda ekonomimize 3.7 milyar dolarlık taze kaynak sağladık; toptan fonlamamızın içinde sürdürülebilirlik bağlantılı kredilerin payı ise yüzde 55 oldu. Tarım, kadın girişimciler ve KOBİ’ler gibi bankamızın finansman sağlarken öncelik verdiği alanlara yönlendireceğimiz 648 milyon dolar tutarındaki son sendikasyon işlemimiz, 3 yıla uzayan vade yapısı ile ülkemizin daha sağlıklı finansmana erişmesi için de örnek oluşturuyor. Sürdürülebilir Finans Çerçevemizde belirtilen çevresel ve sosyal kriterleri karşılayan kredilerin finansmanının yanı sıra, Türkiye’de iklim dostu yatırımların ölçeğini büyütmek için yenilikçi ve çeşitlendirilmiş finansal araçlar geliştirmeye önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:11
Bedelli askerlikten 26 milyar 205 milyon lira gelir sağlandı
Bedelli askerlikte 2025 yılı içerisinde 101 bin 212 kişiden toplam 26 milyar 205 milyon 696 bin 360 lira gelir elde edildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:07
Gölbaşı’nda çiftçilere makine ve ekipman desteği
Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde tarım ve hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacak önemli destekler üreticilere ulaştırıldı. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından finanse edilen ve Adıyaman Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen Adıyaman tarımının mekanizasyon şartlarının modernize edilmesi yönündeki proje ile çiftçilere 25 adet ceviz soyma makinası, 10 adet badem soyma makinası ve 1 adet zeytin silkeme makinası dağıtıldı. Öte yandan, "Deprem Bölgesi Hayvancılık Destekleri Projesi" çerçevesinde yüzde 75’i proje, yüzde 25’i çiftçi katkısıyla temin edilen 35 adet otomatik yemlik, ilçede bulunan 35 üreticiye teslim edildi. Yetkililer, yapılan desteklerin bölgedeki tarım ve hayvancılık faaliyetlerini modernize ederek üretim kapasitesini artırmayı hedeflediğini belirtti.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:05
Zirai don desteklemeleri çiftçiye can simidi oldu
Kütahya’nın Pazarlar İlçesinde Zirai don nedeniyle ürünleri hasar gören Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilere 41 milyon lira destek ödemesinin yapıldığı bildirildi. Bu Konuda açıklama yapan Pazarlar Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Aydoğan, "2025 yılında meydana gelen Zirai don nedeniyle ürünleri hasan gören ve Tarım sigortası olmayan Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı 850 çiftçilerimize 41 milyon lira destekleme ödemesi yapıldı. İlçemiz çiftçisinin geçim kaynağı meyveciliktir. Çiftçimizin ürünlerine don vurunca meyveler yaklaşık yüzde 80, yüzde 90 zarar gördü. Çiftçilerimize yapılan Zirai Don desteklemeleri adeta can simidi oldu" dedi. Başkan Aydoğan, "İç Ege’nin Meyve Ambarı olan ilçemizde Zira don büyük hasara yol açmıştı. İlçemizdeki kiraz ve vişne bahçeleri ciddi zarar görmüş, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler ekonomik açıdan zor bir döneme girmişti Zirai Don desteklemesi ile üreticimizin her zaman yanında olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya şükranlarımızı sunuyoruz" dedi. Pazarlar meyve üreticileri ise, "Zirai dondan etkilen biz üreticilere verilen destek bizlere nefes aldırdı. Çiftçilerin yanında olan ve bizleri her zaman destekleyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederiz" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:02
Eskişehir’de ihracatı ve ithalatı arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eskişehir’de ihracatın yüzde 2,9 artarak 153 milyon 236 bin dolar, ithalatın da yüzde 15,3 artarak 131 milyon 739 bin dolar olduğunu açıkladı. TÜİK’in açıkladığı 2025 Ekim ayı dış ticaret istatistikleri verilerine göre, Eskişehir’in ihracatı ve ithalatı arttı. Eskişehir’de 2025 Ekim ayında, 2024 yılının aynı ayına göre ihracat yüzde 2,9 artarak 153 milyon 236 bin dolar, ithalat yüzde 15,3 artarak 131 milyon 739 bin dolar olarak gerçekleşti. Yurt genelinde ise genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 2,0, ithalat yüzde 7,2 arttı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:36
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Greyfurt üreticileri de destek programına alınmalı"
Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, şubat ayındaki şiddetli zirai donun greyfurt bahçelerinde de ağır hasara yol açtığını belirterek, greyfurt üreticilerinin destek programının dışında bırakılmasının doğru olmadığını söyledi. Adana, Mersin, Hatay ve çok sayıda ili 22-25 Şubat 2025 tarihlerinde etkileyen don olaylarının narenciye üretiminde ciddi kayıplara neden olduğunu hatırlatan Doğan, çiftçilerin zarar tespit dilekçelerini tarım il ve ilçe müdürlüklerine ilettiğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan destek ödemelerinin 20 Ekim 2025 itibarıyla üreticilerin hesaplarına yatırılmaya başlandığını anlatan Doğan,"Greyfurt da narenciye grubunun bir parçasıdır. Yaprakları ve meyvesi tamamen zarar görmüş bir ürünü kapsam dışında bırakmak üreticiyi mağdur eder" dedi. Doğan, "Limon, mandalina ve portakal gibi ürünlerde yapılan bazı tespitlerin unutulmuş veya yanlış yazılmıştır. Ayrıca bazı parsellerde birden fazla ürün çeşidi varken yalnızca ön kısımlara bakılarak yapılan değerlendirmeler ciddi mağduriyetlere yol açmıştır. Hazırlanan icmallerde ise askı süreci işletilmediği için çiftçimiz itiraz hakkını kullanamamıştır. Çiftçimizin emeği ve yaptığı masraflar dikkate alınarak bu hatalı kararlar bir an önce gözden geçirilmeli ve düzeltilmelidir’’ ifadelerini kullandı Greyfurtun limon ve erkenci portakalla birlikte dondan en çok zarar gören ürünler arasında yer aldığını vurgulayan Doğan, şöyle devam etti: "Afet sonrası tüm üreticilerin eşit şekilde korunması esastır. Tarım ve Orman Bakanlığımızın greyfurt üreticilerini de destek kapsamına alacak şekilde düzenlemeyi yeniden değerlendirmesini bekliyoruz. TZOB Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar’ın da ifade ettiği gibi, yaşadığımız doğal afetler, tarımsal üretimin önündeki en büyük engellerden biri olarak karşımızdadır. Bu yüzden üreticilerimizi desteklemek, doğal afetlere karşı önlemleri artırmak ve tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak, hepimizin ortak sorumluluğudur."
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:35
Dış ticaret açığı Ekim ayında yüzde 27,6 arttı
Ekim ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,6 artarak 5 milyar 938 milyon dolardan, 7 milyar 580 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ekim ayında yüzde 79,8 iken, 2025 Ekim ayında yüzde 76’ya geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,0 artarak 23 milyar 941 milyon dolar, ithalat yüzde 7,2 artarak 31 milyar 521 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Ekim döneminde ihracat yüzde 3,9, ithalat yüzde 6,1 arttı Genel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 224 milyar 469 milyon dolar, ithalat yüzde 6,1 artarak 299 milyar 152 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı Ekim ayında yüzde 27,6 arttı Ekim ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,6 artarak 5 milyar 938 milyon dolardan, 7 milyar 580 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ekim ayında yüzde 79,8 iken, 2025 Ekim ayında yüzde 76,0’a geriledi. Dış ticaret açığı Ocak-Ekim döneminde yüzde 13,3 arttı Ocak-Ekim döneminde dış ticaret açığı yüzde 13,3 artarak 65 milyar 913 milyon dolardan, 74 milyar 683 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Ekim döneminde yüzde 76,6 iken, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 75,0’a geriledi. Ekim ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,4 oldu Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2025 Ekim ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu. Ocak-Ekim döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu. Ekim ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 68,3 oldu Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2025 Ekim ayında ara mallarının payı yüzde 68,3, sermaye mallarının payı yüzde 16,0 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,5 oldu. İthalatta, 2025 Ocak-Ekim döneminde ara mallarının payı yüzde 68,9, sermaye mallarının payı yüzde 14,6 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,2 oldu. Ekim ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu Ekim ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 2 milyar 3 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 423 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 409 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 210 milyon dolar ile Irak, 1 milyon 152 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,1’ini oluşturdu. Ocak-Ekim döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 18 milyar 554 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 811 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 13 milyar 427 milyon dolar ile ABD, 10 milyar 987 milyon dolar ile İtalya ve 9 milyar 883 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,7’sini oluşturdu. İthalatta ilk sırayı Çin aldı İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Ekim ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 977 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 712 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 326 milyon dolar ile Almanya, 2 milyar 5 milyon dolar ile İsviçre, 1 milyar 828 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,9’unu oluşturdu. Ocak-Ekim döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 40 milyar 731 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 35 milyar 508 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 24 milyar 598 milyon dolar ile Almanya, 14 milyar 570 milyon dolar ile ABD, 12 milyar 886 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,9’unu oluşturdu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 1,7 arttı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2025 Ekim ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 1,7, ithalat yüzde 4,8 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2025 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 2,0, ithalat yüzde 7,2 arttı. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,4 oldu Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ekim ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,4’tür. Ocak-Ekim döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Ekim döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6’dır. Ekim ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 84,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,7’dir. Ocak-Ekim döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,8’dir. Ocak-Ekim döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,5’tir. Özel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ekim ayında 22 milyar dolar oldu Özel ticaret sistemine göre, 2025 yılı Ekim ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,7 artarak 22 milyar dolar, ithalat yüzde 9,5 artarak 29 milyar 959 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ekim ayında dış ticaret açığı yüzde 34,4 artarak 5 milyar 921 milyon dolardan, 7 milyar 959 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ekim ayında yüzde 78,4 iken, 2025 Ekim ayında yüzde 73,4’e geriledi. İhracat 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde 203 milyar 993 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 203 milyar 993 milyon dolar, ithalat yüzde 6,9 artarak 280 milyar 748 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Ekim döneminde dış ticaret açığı yüzde 14,9 artarak 66 milyar 775 milyon dolardan, 76 milyar 755 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Ekim döneminde yüzde 74,6 iken, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 72,7’ye geriledi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:31
Adana Sanayi Odası’ndan sanayi kuruşlarına ödül
Adana Sanayi Odası tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde düzenlenen ’Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi ile Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması’nda dereceye giren 7 firmaya başarı plaketleri verildi. Sanayi Odasında Kasım Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, TOBB’un, ’Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması’nda ’Kadın İstihdamını En Çok Artıran Şirketler’ kategorisinde Türkiye 2.’si olarak ödül alan Beta Enerji ve ve diğer kuruluşlara plaketleri verildi. ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, törende yaptığı konuşmada, listelere giren firmalarla gurur duyduklarını belirterek, bu başarıların sadece şirketler için değil, Adana’nın ekonomik yapısı açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. Kıvanç, "Firmalarımızın gösterdiği bu performans, Adana’nın üretim potansiyelini, yenilikçi yaklaşımını ve büyüme kararlılığını ortaya koyuyor. Kentimizin sanayicileri, zorluklara rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam ediyor. Bu tablo bize hem bugünün hem de geleceğin Adanası için umut veriyor" dedi. Kadın girişimciliği ve kadın istihdamı konusunda özel bir parantez açan Kıvanç, "Kadın emeği, üretimin en değerli unsurlarından biridir. Kadınların iş hayatında daha görünür olması, şirketlerin performansını ve ülkenin kalkınma hızını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle kadın girişimciliğini destekleyen her projeyi önemsiyor, bu alanda başarı kazanan firmalarımızı gönülden tebrik ediyoruz. Her iki yarışmada dereceye giren 7 Adana firmamızı tebrik ediyor başarılarının artarak devam etmesini diliyor, kent ekonomisine katkılarından dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:28
Aydın ihracatta Ekim ayında artıya geçti
Ticaret Bakanlığı’nın faaliyet illerine göre açıkladığı Ekim ayı ihracat verilerine göre Ege Bölgesi genelinde ihracat artışı sürerken, Aydın Ekim ayında ihracatını artıran iller arasında yer aldı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin verilerine göre Ege Bölgesi’nin 10 aylık ihracatı yüzde 2’lik artışla 35 milyar 827 milyon dolardan 36 milyar 464 milyon dolara ulaştı. Bölge, Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 16,23 pay almayı başardı. Aydın’ın Ekim ayı ihracatı yüzde 4,5’lik artışla 186 milyon dolardan 194 milyon 800 bin dolara yükseldi. Ekim ayında Aydın’ın yanı sıra Muğla ve Kütahya da ihracatını artıran iller arasında yer aldı. Muğla ihracatını yüzde 12’lik artışla 117,5 milyon dolardan 131,3 milyon dolara çıkarırken, Kütahya yüzde 3’lük artışla 88 milyon dolardan 90,4 milyon dolara ulaştı. İzmir ise Ekim ayında 1 milyar 929 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşarak Türkiye genelinde İstanbul ve Kocaeli’nin ardından üçüncü sırada yer aldı. İzmir, 173 milyon dolarlık ihracat artışıyla Türkiye’de ihracatını en çok artıran ikinci il oldu. Uşak, Ekim ayında Ege Bölgesi’nin ihracat artış rekortmeni olmayı sürdürürken, Manisa, Balıkesir ve Afyonkarahisar’da Ekim ayında düşüş yaşandı. Afyonkarahisar Ekim ayında gerileme yaşamasına rağmen, 10 aylık dönemde yüzde 23’lük artışla Ege Bölgesi’nde ihracatını en fazla artıran il oldu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:27
Ekonomik güven endeksi 99,5 oldu
Ekonomik güven endeksi Ekim ayında 98,2 iken, Kasım ayında yüzde 1,3 oranında artarak 99,5 değerini aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı Ekonomik Güven Endeksi verilerini paylaştı. Ekonomik güven endeksi Ekim ayında 98,2 iken, Kasım ayında yüzde 1,3 oranında artarak 99,5 değerini aldı. Bir önceki aya göre Kasım ayında tüketici güven endeksi yüzde 1,6 oranında artarak 85,0 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,2 oranında artarak 103,2 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,0 oranında artarak 111,8 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0,9 oranında artarak 114,2 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,5 oranında artarak 84,9 değerini aldı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:06
Emlak ve Çevre Temizlik Vergisinin 2. taksit ödemeleri devam ediyor
Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi’nin 2. taksiti için ödemeleri devam ediyor. Merkezefendi Belediyesi tarafından son ödeme tarihinin 1 Aralık 2025 olduğu duyuruldu. Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi’nin 2. Taksit Ödemeleri devam ediyor. Ödemeler, 1 Aralık Pazartesi gününe kadar devam edecek. Merkezefendi Belediyesi’nden yapılan açıklamada vergi mükelleflerinin söz konusu ödemelerini Merkezefendi Belediyesi Ana Hizmet Binası Veznesi, Merkezefendi Kültür Merkezi Veznesi, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü Veznesi’nde bulunan veznelerden ve Merkezefendi Belediyesi web sitesi üzerinden kolaylıkla yapılabileceği ifade edildi. Ana hizmet binası, Merkezefendi Kültür Merkezi ve Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’nde bulunan vezneler hafta içi 08.00 ile 17.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Ayrıca Merkezefendi Belediyesi Ana Hizmet Binası’ndaki vezneler 29 Kasım Cumartesi ve 30 Kasım Pazar günü saat 09.00’dan 17.00’ye kadar açık olacak. Merkezefendi Belediyesi, Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi’nin ödemeleri hususunda uyarıda bulundu. Merkezefendi Belediyesi’nden yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımız, 1 Aralık Pazartesi günü mesai bitimine kadar emlak ve çevre temizlik vergilerinin 2. taksitlerini, TC kimlik numarası veya mükellef sicil numarası ile veznelerimize, nakit veya kredi kartıyla ödeyebileceklerdir. Vatandaşlarımız, 2. taksitlerini Merkezefendi Belediyemizin web sayfasından kredi kartı veya banka kartı ile belediyeye uğramadan da ödemelerini gerçekleştirebilecektir" ifadelerine yer verildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder