Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
İsrail'in Küresel Sumud Filosunda alıkoyduğu Türkler bugün İstanbul'a dönecek
Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
İsrail, Sumud Filosu’nda gözaltına alınan 175 kişiyi Yunanistan’a teslim edecek
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
EKONOMİ
Salihli’de Aile Destek Merkezi açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:48:23
Manisa’nın Salihli ilçesinde, vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Aile Destek Merkezi (ADEM) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Salihli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hayata geçirilen merkezin açılışına Kaymakam Ali Güldoğan, İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Mütevelli Heyeti üyeleri ve kursiyerler katıldı. Açılış programında konuşan Kaymakam Ali Güldoğan, ADEM’in özellikle kadınların mesleki beceriler kazanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Merkezimiz, kadınların sosyal hayata daha aktif katılım göstermesine ve aile yapısının güçlenmesine önemli destek sunacak" dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirilirken, Kaymakam Güldoğan ve beraberindeki protokol üyeleri merkezini dolaşarak yürütülecek faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Salihli’de hizmete giren Aile Destek Merkezi’nin, ilçedeki sosyal dayanışmayı artırması ve birçok vatandaşa katkı sağlaması bekleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02
Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi
Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
Bosch Bursa’da bin 400 çalışanı işten çıkarma hazırlığında
Bursa’daki dev üretim tesisine sahip Bosch, önümüzdeki yıllarda ciddi bir küçülme planı açıkladı. Şirketin mevcut durumda yaklaşık 5 bin mavi yaka ve 900 beyaz yaka çalışanı bulunuyor. Ancak 2027 yılı sonuna kadar bin 150 mavi yaka, 2030 yılı sonuna kadar ise 250 beyaz yaka çalışan ile yollarını ayırması bekleniyor. Bu rakamlar, toplam çalışanların yaklaşık yüzde 25’inin işten çıkarılacağına işaret ediyor. Bosch yetkilileri, kararın ekonomideki daralma ve buna bağlı küçülme süreci nedeniyle alındığını belirtti. Bursa’daki otomotiv ve sanayi sektöründe önemli bir istihdam sağlayan fabrikanın bu adımının, kent ekonomisi ve iş gücü piyasasında olumsuzluğu yol açacağı bildirildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
4
28 Nisan 2026 Salı- 12:43
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 23:16
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:25
Havran Mandalinası’nda hasat vakti
Balıkesir’de coğrafi işaretli Havran mandalinasında hasat tüm hızıyla devam ediyor. Madra ve Kazdağları’nın ortasında oluşan özel mikroklima sayesinde yetişen coğrafi işaretli Havran mandalinasında (Satsuma) üreticilerin hasat mesaisi sürüyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, devam eden hasada katılarak üreticilere kolaylıklar diledi. Yıllardır bölgeyle özdeşleşen ve marka değerine dönüşen Havran mandalinasının; lezzeti, aroması, ince kabuğu ve yüksek kalitesiyle bölge ekonomisine önemli katkı sağladığı belirtildi. Yetkililer, tüm üreticilere bereketli bir sezon temennisinde bulundu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:14
Ayvalık’tan Edremit Ticaret Odasına ziyaret
Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Uçar ve eşi Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu Üyesi Emel Uçar, Edremit Ticaret Odası’nı ziyaret etti. Ziyarette bölgenin iki güçlü ticaret odası başkanları özellikle lisanslı depoculuk çalışmaları başta olmak üzere ortak projeler ve bölgesel ticari gelişmeler hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, nazik ziyaretlerinden dolayı Ali Uçar ve Emel Uçar’a teşekkür etti.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:11
Makine sektörünün küresel buluşması için geri sayım başladı
Makine ve teknoloji sektörünün yenilikçi platformu Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX), Makine İmalatçıları Birliği (MİB) ve BTSO iştiraki KFA Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle 3-6 Aralık 2025 tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi’nde sektör profesyonelleriyle buluşuyor. İmalat sanayi, otomasyon, robotik, kalıp ve prototipleme, dijital fabrikalar ve endüstriyel çözümler gibi birçok alanı kapsayan MEEXX, Türkiye’nin önde gelen sanayi buluşmalarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin makine ve üretim teknolojilerindeki en kapsamlı buluşmalarından biri olan MEEXX için geri sayım başladı. Makine üreticileri, teknoloji sağlayıcıları, yatırımcılar ve tedarik zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda bir araya getirerek uluslararası iş birliklerine zemin hazırlamaya hazırlanan MEEXX, 6 ayrı salonda 28 bin metrekarelik alanda düzenlenecek. Fuara 110’dan fazla sektör temsilcisi katılacak. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan profesyonel katılımcılar da fuarı ziyaret edecek. BTSO’nun sektörel kümelenme ve ihracat odaklı büyüme vizyonu kapsamında KFA Fuarcılık tarafından organize edilen MEEXX, Bursa sanayisinin makine alanındaki güçlü altyapısını görünür kılmayı ve Türkiye’nin makine ihracatının artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Fuar; torna, freze ve CNC tezgâhlarının yer aldığı talaşlı imalat teknolojilerinden gaz altı, TIG, MIG ve punta sistemlerini kapsayan kaynak teknolojilerine kadar birçok alanda en yeni çözümleri bir araya getirecek. Bilgisayar destekli tasarım ve üretimi geliştiren CAD/CAM uygulamaları, mekanik bakım ve arıza giderme teknolojileri, otomasyon ve robotik sistemler ile hidrolik ve pnömatik çözümler de fuarın öne çıkan teknoloji başlıkları arasında yer alacak. Fuar alanında sergilenecek son teknoloji ürünlerin yanı sıra, canlı demo alanları, uygulamalı gösterimler ve seminerler ziyaretçilere dinamik bir deneyim sunacak.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:09
Sarıgöl’de üzüm hasadı aralıksız sürüyor
Dünyaca ünlü Sultani çekirdeksiz üzümünün yetiştirildiği Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde kış aylarına girilmesine rağmen üzüm hasadı devam ediyor. Sarıgöl Ovası’nın dünyaca ünlü çekirdeksiz Sultaniye üzümlerinde hasat yoğun tempoda devam ediyor. Temmuz ayında erkenci üzümle başlayan kesim süreci, Kasım ayının sonuna gelinmesine rağmen ilçe genelinde hız kesmeden sürüyor. Bağlarda yaklaşık bin ton civarında üzümün hâlâ kesim aşamasında olduğu belirtiliyor. Sarıgöl Ovası’nda 113 bin dekarlık alanda başta Sultaniye olmak üzere dokuz çeşit üzüm yetiştiğini ifade eden Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, hasadın Aralık ayı ortalarına kadar süreceğini söyledi. Ülgen, üreticinin bu sezon fiyatlardan memnun olmadığını vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: "Bu yıl üreticiler beklediği satış fiyatını bulamadı. Sezon başında yal üzüm fiyatı kilosu 65 liraya kadar çıkmıştı. İhracatta durgunluk yaşandı, iç piyasa nispeten hareketliydi. Şu an Sarıgöl Ovası’nda tahminlerimize göre yaklaşık 1000 ton üzüm bulunuyor. Kaliteli olanlar 40 liradan, genel olarak ise 20-30 lira arasında satılıyor. Pazarcılar iç piyasa için alım yapıyor. Çıkıntı üzümler bile kilosu 20 liradan alıcı buluyor." Üreticilerin yüksek girdi maliyetlerinden ve düşen fiyatlardan dolayı bu sezon sıkıntılı oldukları ifade edildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:01
Edremit de Bal Ormanı arıcılığa destek olacak
Edremit İlçesinde, 3 yıl önce 206 hektarlık alanda hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük bal ormanı projelerinden biri olan ’Kazdağları Bal Ormanı ve Balköy’ projesi, yörede arıcılığı geliştirdi. Proje kapsamında eğitimler başlarken, Kazdağları Dereli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Edremit Halk Eğitim Müdürlüğünün işbirliği ile 5.Arıcılık Kursu da başladı. Proje kapsamında düzenlenen 5. Arıcılık Kursuna 6’sı kadın 20 arıcı katılıyor. İki ay devam edecek kursu arıcılık teknikeri Yusuf Aslantekin veriyor. Bal Ormanının yöredeki arıcılığı geliştireceğini kaydeden Kazdağları Dereli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İlhan Deveci, "Kooperatifimizin 82 üyesi bulunmaktadır. Bunlarnda8rn 22’si arıcılardan oluşmaktadır. Kazdağları arıcılık için çok uygun. Yörede arıcılığın gelişmesini istiyoruz. Bunun için geçtiğimiz aylarda Uluslararası Kazdağları Bal Hasat Şenliğini yaptık. Geçtiğimiz yıl hazırladığımız 3 adet projemiz Tübitak tarafından kabul edildi. Hedefimiz doğal bal üretmek. Böyle eğitimler verilerek arıcılık faaliyetleri geliştirilecek" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:56
Her bir GES hem sürdürülebilir enerji üretimine hem de çevresel iyileşmeye anlamlı bir katkı
Fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden CW Enerji, Kayseri’de faaliyet gösteren bir firmanın çatısına 5560,87 kWp gücünde güneş enerji santrali (GES) kurulumunu tamamladı. Güneş enerji santrali ile yılda yaklaşık 545 adet ağacın atmosferden uzaklaştırdığı miktara eşit olan 3.611.985 kg karbondioksit salınımı önlenecek. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, hayata geçirdikleri her bir güneş enerji santrali ile hem sürdürülebilir enerji üretimine hem de çevresel iyileşmeye anlamlı bir katkı sunduklarını ve bununla gurur duyduklarını söyledi. Üretim süreçlerinden sahadaki uygulamalarına kadar tüm adımlarını çevreci bir yaklaşımla planladıklarını belirten Yılmaz, "Bizler için her GES projesi aynı zamanda bir çevre yatırımı anlamına geliyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak, teknolojiyi doğru kullanarak verimliliği yükseltmek ve geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Bu doğrultuda; Kayseri’de faaliyet gösteren bir firmanın çatısına 5560,87 kWp gücündeki GES’in kurulumunu tamamladık. Güneş enerji santrali ile yılda yaklaşık 545 adet ağacın atmosferden uzaklaştırdığı miktara eşit olan 3.611.985 kg karbondioksit salınımı önlenecek" dedi. Her yeni yatırımda sadece elektrik üretmeyi değil; karbon ayak izini azaltan, geleceğe daha temiz bir çevre bırakan çözümler sunmayı hedeflediklerini ifade eden Yılmaz, yenilenebilir enerji teknolojilerindeki uzmanlıkları sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında nitelikli GES projeleri gerçekleştirmeye devam ettiklerini kaydetti. Panel teknolojimizi sürekli geliştiriyoruz CW Enerji’nin geliştirdiği yüksek verimli güneş panellerinin projelerin enerji üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdığını ve uzun vadede yatırımcılara daha yüksek verimlilik sağladığını dile getiren Yılmaz, "AR-GE merkezimizde alanında uzman çalışma arkadaşlarımızla yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde panel teknolojimizi sürekli geliştiriyoruz. Daha güçlü hücre yapısı ve daha yüksek dayanıklılık sunan ürünlerimizle rekabet gücümüzü artırıyoruz. Bu teknoloji altyapısı, hayata geçirdiğimiz tüm GES projelerinin performansını ve sürdürülebilirliğini doğrudan güçlendiriyor. Yatırımlarımız hem enerji maliyetlerini düşürüyor hem de karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor" diye konuştu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:48
Samsun’un dış ticaret performansı: İhracat arttı, ithalat geriledi
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Samsun’da 2025 yılının ilk 10 ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 1 milyar 93 milyon 271 bin dolara ulaştı. Aynı dönemde ithalat ise 872 milyon 288 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ocak-ekim döneminde ihracat yüzde 3,9, ithalat ise yüzde 6,1 artarken, Samsun’da ekim ayında 108,2 milyon dolarlık ihracat ve 41,7 milyon dolarlık ithalat kaydedildi. Kentte dış ticaret performansı yıl boyunca dalgalı bir seyir izledi. Ocak ayında 116 milyon 640 bin dolar olan ihracat şubat ayında 127 milyon 346 bin dolara yükseldi; mart ve nisan aylarında ise sırasıyla 108 milyon 685 bin dolar ve 100 milyon 780 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Mayısta yeniden artış göstererek 114 milyon 249 bin dolara çıkan ihracat, haziranda 94 milyon 162 bin dolara geriledi. Temmuzda 118 milyon 673 bin dolarla yeniden yükselen dış satım, ağustosta 100 milyon 836 bin dolar, eylülde 103 milyon 656 bin dolar ve ekimde 108 milyon 244 bin dolar olarak kayıtlara geçti. İthalat tarafında ise ocakta 135 milyon 745 bin dolar olan dış alım, şubatta 97 milyon 148 bin dolara, martta 66 milyon 146 bin dolara indi. Nisan ayında 80 milyon 667 bin dolara yükselen ithalat, mayısta 136 milyon 359 bin dolarla dönem içindeki en yüksek seviyesine ulaştı. Haziranda 77 milyon 596 bin dolara gerileyen dış alım, temmuzda 93 milyon 384 bin dolar, ağustosta 47 milyon 329 bin dolar, eylülde 96 milyon 217 bin dolar ve ekimde 41 milyon 699 bin dolar olarak gerçekleşti. Faaliyet illerine göre 1 milyar 421 milyon dolar TÜİK’in faaliyet illerine göre açıkladığı verilere göre ise Samsun’da 2025 yılının ilk 10 ayındaki toplam ihracat 1 milyar 421 milyon 86 dolara ulaştı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:47
Niğde’nin yerli patates ve barbunyası Migros raflarına taşınıyor
Yerli ürünlerin üretim ve satışına verdiği katkılara bir yenisini ekleyen Migros, Türkiye’nin tarım üssü Niğde’de yerli üretimin artırılması için bir çalışma başlattı. Migros, yerli ürünlerin üretim ve satışına verdiği katkılara bir yenisini ekledi. Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Niğde’de yerli patates ve yerli barbunya üretiminin artırılmasına destek veren marka, ‘İyi Tarım’ kriterlerine uygun şekilde üretilen bu ürünleri mağazalarıyla Türkiye’nin dört bir yanına ulaştıracak. Marka, Niğde Valiliği’nin koordinasyonunda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, ZZEF ve GürAta ile bu çerçevede kapsamlı bir iş birliği protokolü gerçekleştirdi. Bu iş birliğiyle marka, bölgedeki üreticilere alım garantisi, eğitim ve teknik destek sağlayarak hem yerli üretimi arttırmayı hem de tüketicilerin taze ve güvenilir ürünlere uygun fiyatla erişimini güçlendirmeyi hedefliyor. Proje, sürdürülebilir tarımı teşvik ederken, üretici küçük aile işletmelerine gelir istikrarı sağlayarak Niğde’nin tarımsal üretim kapasitesinin ulusal düzeyde değer bulmasına katkı sunacak. "Niğde tarımda Türkiye’nin stratejik üssü konumunda" Niğde’nin verimli toprakları ve güçlü üretim potansiyeli ile Türkiye tarımında stratejik bir üs konumunda olduğunu belirten Niğde Valisi Cahit Çelik, "İlimiz 974.6 ton ile Türkiye’nin patates üretiminde birinci sıradadır ve toplam üretimin de yaklaşık yüzde 16’sını tek başına karşılamaktadır. Patates Araştırma Enstitümüz, Türkiye’nin en fazla tescilli yerli patates çeşidine sahip kurumu konumundadır. Gerçekleştirdiğimiz iş birliği, yerli ve milli tohumlarımızla üretilen patateslerin üreticiden raflara güvenle ulaşmasını sağlayacak. Niğde’de doğan, milli Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen ve çiftçimizin alın teriyle büyüyen bu ürünlerin markanın raflarında tüketici ile buluşması hem üretici hem tüketici hem de ülkemiz ekonomisi açısından memnuniyet verici. Bu proje ile sürdürülebilir tarımı yaygınlaştırmayı, dışa bağımlılığı azaltmayı, yerli üretimi desteklemeyi ve Niğde’nin tarımsal değerlerini ulusal ölçekte görünür kılmayı hedefliyoruz. Yerli üretim güçlü Türkiye demektir. Bu anlayışla üretmeye, geliştirmeye ve ülkemize değer katmaya devam edeceğiz" dedi. "Proje, Niğde’nin Türkiye’nin tarımsal stratejik merkezlerinden biri olma hedefini güçlendiriyor" Bu iş birliğinin Niğde’nin tarımsal üretim gücünü artıran, yerli üreticiyi destekleyen ve ulusal ölçekte örnek teşkil eden büyük bir adım olduğunu belirten AK Parti Niğde Milletvekili Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, "Niğde’nin Türkiye’nin tarımsal stratejik merkezlerinden biri olma hedefini güçlendiren, üreticilerimize yeni pazar alanları kazandıran ve sürdürülebilir tarım uygulamalarına önemli katkılar sunan bir proje. Markanın yerli ürün alım garantisi, üreticilerimize yönelik eğitim ve teknik destek süreçleri bu ortak çalışmayı çok daha değerli kılıyor. Emek veren tüm kurum, kuruluş ve paydaşlara teşekkür ediyorum" dedi. "2026 yılından itibaren Migros markalı ürünlerin tamamı yerli olacak" Migros’un yerli üretimi ve yerli üreticiyi destekleme hamlesine her geçen gün yenisini eklediklerini belirten Migros Grubu Pazarlama Direktörü Cavit Metin, "Yerel üretimi güçlendirme çalışmalarımıza tüm hızıyla devam ediyoruz. İthal edilen bakliyat, meyve ve sebzelerimizi kendi topraklarımızda, yerli tohumlarımızla yeniden ürettirmek için Türkiye’nin dört bir yanında çalışmalar yapıyoruz. 2026 yılında Migros markalı tüm ürünlerde tamamen yerli üretime geçmiş olacağız. 71 yıllık deneyimimizle Türkiye’nin en geniş çiftçi ve kooperatif ağıyla çalışan perakendecisiyiz. Niğde’de Valiliğimizin himayelerinde üretici ve kooperatiflerle hayata geçirdiğimiz iş birliği de bu kapsamda çok kıymetli. Patates ve barbunyada yerli üretimi artırıp, ithal ürüne ihtiyacı azaltarak yerel ürünlerin tarladan sofraya uzanan zincirde daha güçlü şekilde konumlandırılmasını hedefliyoruz" dedi. "Uygun fiyatlı, sağlıklı ve güvenilir gıda tedarikini güvence altına alıyoruz" Zzef Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Gürkan, "Yerel üreticilerimizin ürünlerinin, doğrudan organize perakende aracılığı ile tüketicilere ulaşması için danışmanlık veriyoruz. Bu projede bizlere destek veren başta Niğde Valiliğimize ve diğer proje paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Uygun fiyatlı, sağlıklı ve güvenilir gıdanın tedarikini güvence altına aldığımız, yerel üreticiyi destekleyen bu gibi projelerin yaygınlaşması için çalışmalarımıza devam edeceğiz" "Niğde’deki proje ile yerli üretimin ve sürdürülebilir tarımın güçlenmesini sağlıyoruz" GürAta Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, "GürAta olarak yerel üreticilerin güçlenerek ulusal pazara entegre olması için onları birlikler ve kooperatifler altında örgütleyerek perakendecilerle bir araya getiriyoruz. Niğde Valiliği himayelerinde gerçekleşen bu kıymetli proje ile yerli üretimin ve sürdürülebilir tarımın güçlenmesine katkı sağlıyoruz. Yerelleşme projelerimiz hem üreticiye hem de tüketiciye sürdürülebilir fayda oluşturmak üzerine kurulu. Yerel üretimi ve üreticiyi destekleyen bu tür projelerin yaygınlaştırılması için çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:46
Kurumsal Girişimcilik Ödülleri’nde cesaret ve değişim kazandı
, Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Kurumsal Girişimcilik Ödülleri’nde (KİG Ödülleri) kazananlar, 26 Kasım tarihinde Fast Company Türkiye tarafından gerçekleştirilen Corporate & Startup Day’de açıklandı. Girişimci Kurumlar Platformu ve Özyeğin Üniversitesi’nin kurum içi girişimcilik programları ve kurum-girişim iş birliklerini teşvik etmek amacıyla 7’ncisini düzenlediği KİG Ödülleri’ne geniş katılım gerçekleşti. Bu yılki başvurularda rekor bir ilgi gördü. Aday projelerin değerlendirilmesinde ana faaliyet alanıyla uyum, ortaya konan ölçülebilir değer ve ticarileşme temel kriterler olarak dikkate alındı. Kurum İçi Girişimcilik Projesi kategorisinde fikrin çalışanlardan doğması, En Etkili Kurum & Girişim İş Birliği kategorisinde girişimle birlikte ürün veya çözüm geliştirilmesi, En İyi Kurum İçi Girişimcilik Programı kategorisinde ise ticarileşen fikir ve programa katılan çalışan sayısı belirleyici unsurlar arasında yer aldı. "Gerçek değer, değişimi başlatma cesaretinde" Bu yılki ödüllere ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Girişimci Kurumlar Platformu Başkanı Tuğrul Ağırbaş, rekor sayıdaki başvurunun Türkiye’de inovasyon iştahının ve kurumların bu alandaki kararlılığının açık bir göstergesi olduğunu belirtti. Ağırbaş şöyle konuştu: "Kurumsal girişimcilikte gerçek değer, ‘en iyi’ olma iddiasından çok, değişimi başlatma cesaretinde ortaya çıkıyor. Bu nedenle bu yıl ödülleri herhangi bir sıralama yapmadan açıklamayı tercih ettik. Tüm başarılı projelerin eşit düzeyde takdir görmesi, dönüşüm odaklı yaklaşımımızla en uyumlu yöntem oldu. Kurumların içinden filizlenen projelerin ülkemizin ekonomisine, rekabet gücüne ve inovasyon kültürüne sunduğu katkıları görmek bizim için büyük bir ilham ve motivasyon kaynağı." Aday projelerin değerlendirilmesinde, aralarında Tuğrul Ağırbaş’ında yer aldığı jüri heyeti; ana faaliyet alanıyla uyum, ortaya konan ölçülebilir değer ve ticarileşme gibi temel kriterleri dikkate aldı. Türkiye’nin kurumsal girişimcilik başarıları ödüllerle taçlandı 7’nci Kurumsal Girişimcilik Ödülleri’nde En iyi Kurum İçi Girişimcilik Projesi kategorisinde; D-One (Doğuş Oto), Piapiri (ÜNLÜ&Co), Tahıl Kurutma Makinelerinde LPG Kullanımı (Aygaz) ilk üçte yer aldı. En Etkili Kurum & Girişim İş Birliği Projesi kategorisinde; Ataletsel Sensör Geliştirme Projesi (Aselsan & OB Sensör), Kabin İçi Kamera ile Sürücü Yorgunluk Algılama (DMS) Teknoloji İş Birliği Projesi (Ford Otosan & Büyütech), Kolay Finansman (Türkiye İş Bankası & Figopara) isimli iş birliği projeleri ödüllerin sahibi oldu. En İyi Kurum İçi Girişimcilik Programı kategorisinde ise ödülün kazananı, EKİG - Eczacıbaşı Kurum İçi Girişimcilik Programı (Eczacıbaşı Holding) oldu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:45
Bozkırda Türk somonu üretim başarısı
Kırşehir'in su ürünleri üretiminde önemli merkezlerinden biri olan Hirfanlı Barajı, Türk somon ihracatıyla dikkat çekiyor. Yıllık bin 500 ton üretim yapılan alanda 3 farklı tesiste işlem yapılıyor. Baraj gölünde yetiştirilen somonlar, Rusya, Almanya, Çin gibi ülkelere gönderiliyor.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:37
Çakır: "Mersin ekonomik gelişmişlikte büyük sıçrama yaptı"
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sosyo Ekonomik Gelişme Endeksi (SEGE) Raporunda Mersin’in 12 basamak birden yükselerek Türkiye’nin en gelişmiş 13’üncü ili konumuna geldiğini belirterek, "Göreve geldiğimizden bu yana Mersin’in yüksek potansiyelini her fırsatta dile getirdik. Kentimizi bu noktaya taşıyan etmenlerin arkasında bizler varız, iş dünyasının çabası var. Ortak akılla doğru planlamalar yaparsak ilk sıralara çıkacak durumdayız. Hepimiz tek vücut olup aynı hedefe kürek çekmeliyiz" dedi. MTSO Kasım Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda meclis üyelerinin sektörlerine yönelik değerlendirmelerinin ardından söz alan Başkan Çakır, kasım ayında oda tarafından yürütülen çalışmaları özetleyerek ekonomik değerlendirmelerde bulundu. "Mersin dört ana başlıkta en gelişmiş ilk 8 il arasında" SEGE Raporunun 8 ana başlık ve 52 değişken üzerinden hazırlandığını kaydeden Çakır, Mersin’in 81 il arasında 25’inci sıradan 13’üncü sıraya yükseldiğini belirtti. Bu artışın çok önemli bir sıçrama olduğuna dikkat çeken Çakır, "SEGE verileri, Mersin’in ekonomideki hızlı büyümesini ve kalkınma potansiyelini bilimsel rakamlarla ortaya koymuştur. Raporda Antalya dışında bölgemizde en gelişmiş ilin Mersin olduğu görülmektedir" ifadelerini kullandı. Raporun ele aldığı 8 alanı ‘demografi, istihdam, eğitim, sağlık, rekabetçilik ve yenilikçilik kapasitesi, erişilebilirlik, mali durum ve yaşam kalitesi’ olarak sıralayan Çakır, "Genel ortalamada Mersin 13’üncü il olsa da rekabet ve yenilikçilik, mali durum, erişilebilirlik ve yaşam kalitesi başlıklarında en gelişmiş ilk 8 il arasındayız" açıklamasında bulundu. "SEGE verileri Mersin’in ekonomide lokomotif il olduğunu gösterdi" Çakır, raporun ayrıntılarını şöyle özetledi: "Mersin mali göstergelerde güçlü bir konumda. Kişi başına vergi ödeme sıralamasında Türkiye 5’incisiyiz. Erişilebilirlikte Türkiye’nin en gelişmiş 9’uncu iliyiz. İhracat rakamlarımız, imalat sanayi payımız, enerji tüketimi, yabancı sermayeli şirket sayısı, Ar-Ge harcamaları, teşvik belgeli yatırımlar ve turizmdeki yatak kapasitemiz gibi çeşitli kriterlerde rekabet ve yenilikçilikte Türkiye 9’uncusuyuz. Turizmde sertifikalı yatak sayısında ve ihracatta 7’nci sıradayız. Tarımda ise Türkiye tarım üretiminin yüzde 3,8’ini karşılayarak 4’üncü sırada yer alıyoruz. Yabancı sermaye çekme kapasitemiz artıyor, orta-yüksek teknoloji sektörlerinde istihdamımız yükseliyor. Güçlü dış ticaret göstergelerine sahibiz. Tüm bu veriler, Mersin’i 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin en gelişmiş 13’üncü kenti konumuna taşımıştır." "Veriler, Mersin’in sağlık yatırımlarına ihtiyacı olduğunu gösteriyor" Raporun zayıf alanlara da işaret ettiğini aktaran Çakır, "Eğitimde 2017’ye göre 5 basamak yükselmiş olsak da okullaşma oranı ve öğretmen sayısı gibi konularda eksiklerimiz var. Bu alanda iş dünyası olarak desteğimizi sürdürüyoruz. Sağlıkta ise hastane sayısı ve hekim sayısı gibi konularda açıklarımız var" ifadelerini kullandı. Mersin’in son 10 yılda geçici koruma altındaki sığınmacılardan depremzedelere kadar yüzbinlerce kişiye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Çakır, "Bu eksiklerin devlet tarafından görüleceğine inanıyoruz. SEGE çalışmasının amacı da bu ihtiyaçları tespit ederek kamu yatırımlarının bilimsel verilere göre planlanmasını sağlamaktır. MTSO olarak bu eksiklerin takipçisi olacağız. Mersin’i geleceğe birlikte hazırlamak, bu kente borcumuzdur" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:36
Balıkesir’den 92 milyon 900 bin dolarlık rekor ihracat
Balıkesir’de ekim ayında 92 milyon 900 bin dolarlık rekor kıran ihracat yapılırken, ithalat ise artarak 68 milyon 543 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayı dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Türkiye’de ekim ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 4,1 ithalat yüzde 7,2 arttı. Balıkesir’de ekim ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 90 milyon 900 bin dolar, ithalat 68 milyon 543 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,0 artarak 23 milyar 941 milyon dolar, ithalat yüzde 7,2 artarak 31 milyar 521 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Ekim döneminde ihracat yüzde 3,9, ithalat yüzde 6,1 arttı Genel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 224 milyar 469 milyon dolar, ithalat yüzde 6,1 artarak 299 milyar 152 milyon dolar olarak gerçekleştiği açıklandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder