EKONOMİ
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02 Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01 HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
Tuğba Kuruyemiş’in 127. şubesi kadınların eliyle açıldı
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:30 Tuğba Kuruyemiş’in 127. şubesi kadınların eliyle açıldı Aydın’ın marka firmalarından olan Tuğba Kuruyemiş’in 127. mağaza açılışına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, Bölge Müdürü Hasan Hüseyin Yörük özellikle kadın istihdamına yönelik çalışmaların devam ettiğini vurguladı. Aydın’da 1980 yılında bir aile işletmesi olarak kurulan ve yaklaşık yarım asır hizmet veren Tuğba Kuruyemiş, her geçen gün büyümeye devam ediyor. Tuğba Kuruyemiş’in 127. şubesi, Efeler ilçesi Adnan Menderes Bulvarı üzerinde hizmete açıldı. Kadın istihdam oranı yüzde 85 olan Tuğba Kuruyemiş’in yeni şubesinin açılış kurdelesi ise kadınlar tarafından kesildi. Mağazanın ‘hayırlı’ olması temennilerinin ardından açılışa yoğun ilgi gösteren vatandaşlar adeta mağazaya akın etti. Açılışa özel indirimler dolayısıyla mağazada uzun kuyruklar oluştu. 127. şubenin açılışı nedeniyle firma üstün lezzet ödüllü ürünlerinde indirim yaparken, mağazaya gelen vatandaşlara da ürünlerden ikram edildi. Açılışa vatandaşların teveccüh gösterdiğini vurgulayarak teşekkür eden Tuğba Kuruyemiş Bölge Müdürü Hasan Hüseyin Yörük; "1980 yılında Aydın’da kurulan işletmemiz 127 mağaza ve bin 500 çalışanıyla vatandaşlarımıza hizmet vermektedir. Aydın’da da çok özel bir mağazamız oldu. İçeride lokum ve çikolata imalatı, kahve üretimi gibi yeni birimler ekledik. Aydın bizim memleketimiz, hemşehrilerimizin olduğu yer. Aydın markasını da yıllardır tüm Türkiye’deki birçok il ve ilçede övünerek sunmaktayız. Üretim yerimiz Kardeşköy’de. Orada da 600 personel istihdam etmekteyiz ve bunların birçoğu da kadın eleman. Geçtiğimiz günlerde de bizim için anlamlı bir ödül aldık. Türkiye genelinde kadın çalışan sayısı işletmelerde yüzde 35 iken bu oran biz de yüzde 85’dir. Bunun için de ayrıca gurur duyuyoruz. İşletme sahibi kadın çalışanı çok desteklemektedir" dedi. Tuğba Kuruyemiş Bulgaristan yolcusu Her fırsatta Aydın’ın marka değerini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini ve yerli üretimi desteklediklerini belirten Yörük, Bulgaristan’da da bir mağaza açılışı için çalışmaların sürdüğünü ifade ederek "Aydın bölgesinde önemli olan incir üretimi, Denizli’de önemli olan leblebi üretimi, Adana’da fıstık üretimi başta olmak üzere her fırsatta yerli ürün ve yerli üretimi destekleyen işletme sahibimiz Ahmet Bey bu konuda çok hassastır. Aydın’da da ürünlerimizi üretip yine tüm il ve ilçelere sunmaktayız. Bugün de yoğun bir açılışımız ve halkın teveccühü var. Şimdilik hedeflerimiz arasında Bursa’da, İzmir’de, Aydın’da bir mağaza daha açmak ve nasipse Bulgaristan’a doğru yol almaktayız" şeklinde konuştu. Hediyeli mini yarışmaların da düzenlendiği açılış törenine vatandaşların yanı sıra Tuğba Kuruyemiş Yönetim Kurulu üyeleri ile Aydınlı iş insanları da katıldı.
Muradiye’de buzağı ölümlerini azaltmaya yönelik eğitim seferberliği
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:27 Muradiye’de buzağı ölümlerini azaltmaya yönelik eğitim seferberliği Tarım ve Orman Bakanlığının ülke genelinde başlattığı "Buzağı Ölümlerinin Azaltılması ve Döl Verimliliğinin Artırılması" eğitim seferberliği, Muradiye’de yoğun katılımla devam ediyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veteriner hekimleri, kırsal mahallelerde üreticilerle buluşarak hayvan sağlığına yönelik önemli bilgiler paylaştı. İlçenin Yalındüz, Kuşçu ve Sürüyolu mahallelerinde gerçekleştirilen eğitimlerde veteriner hekimler Ertuğrul Argadal, Damla Terzi Dinç, Kayahan Merter ve Elif Öykü Kılıç, yetiştiricilere buzağı bakım beslenmesinden doğum süreçlerinin yönetimine, hastalıkların erken fark edilmesinden döl verimliliğini artıran uygulamalara kadar geniş bir yelpazede bilgi aktardı. Eğitimlerin bir kısmı ahırlarda uygulamalı olarak yapılırken, bir kısmı da toplu bilgilendirme toplantıları şeklinde düzenlendi. Eğitim çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Veteriner Hekim Elif Öykü Kılıç, üreticilere her zaman açık olduklarını vurgulayarak, "Bu eğitimler gerek ahırlarında uygulamalı olarak gerekse de toplu alanlarda vatandaşlarımıza verilmektedir. Bu konuyla alakalı veya farklı hayvan sağlığı ile ilgili istediğiniz zaman Muradiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veterinerlerimizden bilgi alabilirsiniz. Sizlerin sorularına memnuniyetle cevap vereceğiz" dedi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgedeki hayvancılığın güçlendirilmesi ve kayıpların en aza indirilmesi amacıyla eğitimlerin önümüzdeki günlerde de farklı mahallelerde sürdürüleceğini bildirdi.
Karabük Belediyesi ve Başkent EDAŞ’tan 140 milyon TL’lik altyapı yatırımı
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:05 Karabük Belediyesi ve Başkent EDAŞ’tan 140 milyon TL’lik altyapı yatırımı Karabük Belediyesi ile Başkent EDAŞ iş birliğinde yürütülen 2025 yılı yatırım programı kapsamında şehir genelinde enerji altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan çalışmalar 140 milyon TL’lik bütçeyle devam ediyor. Kent merkezinin farklı noktalarında sürdürülen uygulamalarla, olumsuz hava şartlarında arıza riskini artıran ve uzun yıllardır görüntü kirliliğine neden olan havai elektrik hatları etaplar halinde yer altına alınıyor. Proje kapsamında ayrıca mevcut aydınlatma hatları modern LED armatürlerle yenilenerek hem enerji verimliliği artırılıyor hem de cadde ve sokaklarda daha güçlü bir aydınlatma sağlanıyor. Çalışmaların planlı bir şekilde devam ettiğini belirten Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, enerji altyapısındaki dönüşümün şehir için önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Çetinkaya, "Karabük Belediyesi ve Başkent EDAŞ iş birliğiyle yürüttüğümüz 140 milyon TL’lik enerji altyapı yatırımı planlı şekilde devam ediyor. Havai hatların yer altına alınması ve LED dönüşümü sayesinde vatandaşlarımızın daha güvenli, kesintisiz ve modern bir hizmet almasını hedefliyoruz. Bu çalışmalar tamamlandığında şehrimiz estetik açıdan da büyük bir iyileşme yaşayacak. Kararlılıkla Karabük’ün altyapısını geleceğe hazırlamaya devam ediyoruz" dedi.
Başkan Büyüksimitci: Kayseri’nin aylık ihracatı yüzde 5,9 oranında arttı"
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:49 Başkan Büyüksimitci: Kayseri’nin aylık ihracatı yüzde 5,9 oranında arttı" Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. Başkan Büyüksimitci, ekim ayında Kayseri’nin ihracatının bir önceki aya göre yüzde 5,9 oranında artarak 341 milyon 762 bin dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 5,2 oranında bir artış olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci; Kayseri’nin ilk 10 aylık ihracatın 3 milyar 154 milyon 265 bin dolar olduğunu, son 12 aylık ihracatın ise 3 milyar 800 milyon 943 bin dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Başkan Büyüksimitci, eylül ayında Kayseri’den 143 ülkeye ihracat yapıldığını, Almanya, Irak ve ABD’nin ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk üç sırada olduğunu, mobilya, kablo ve elektrikli ev aletlerinin ise ihracatta en fazla paya sahip sektörlerin başında geldiğini açıkladı. Başkan Büyüksimitci; küresel ekonomideki dalgalanmaların ve belirsizliklerin devam ettiğini belirterek, "Korumacılık adımları, jeopolitik gelişmeler ve artan finansman maliyetleri ihracatçılarımızı zorluyor. Buna rağmen Kayseri sanayisi üretimdeki direncini ve dış ticaretteki kararlılığını sürdürüyor. İhracatta daha yukarılara çıkmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz" dedi. KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; öngörülebilir ekonomi, erişilebilir finansman ve güçlü ihracat desteklerinin üretim ihracat ve istihdamın devamlılığı için önemli olduğunu belirterek, "Şehrimizin üretim gücüne katkı sunan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve emek veren çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Beraber çalışıyoruz, beraber çabalıyoruz. İnşallah hep birlikte daha iyi günlere ulaşacağız" diyerek sözlerini tamamladı.
Başkan Gülsoy: "Eylül ayında 143 ülkeye 341 milyon 762 bin dolar ihracat yaptık"
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:47 Başkan Gülsoy: "Eylül ayında 143 ülkeye 341 milyon 762 bin dolar ihracat yaptık" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim Ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Ekim ayında 341 Milyon 762 bin dolar ihracat, 131 milyon 685 bin dolar ithalat gerçekleştirildiğini belirten Başkan Gülsoy; "10 aylık toplam 3 milyar 154 milyon 264 bin dolarlık ihracatla giriyoruz. İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Dünya için üreten, ülkemiz için rekabet eden tüm firmalarımıza, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. TÜİK verilerine göre 2025 yılı Ekim ayı ihracat rakamlarını değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy; "Ekim ayında 143 ülkeye, 341 milyon 762 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,28 artış, bir önceki aya kıyasla yüzde 5,86 oranında yine azalış yaşanmıştır. İthalatımız ise 131 milyon 685 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 0,52 artış, bir önceki aya oranla yüzde 9,91 azalış gerçekleşmiştir. Yılın 10 ayını toplam 3 milyar 154 milyon 264 bin dolar ihracat ile kapattık. Geçen yıla oranla yüzde 1,58 oranında artış yaşandı. Yılın ilk 10 ayında toplam ithalatımız ise 1 milyar 463 milyon 159 bin dolar olmuştur. Geçen yılın ilk 10 ayına oranla yüzde 14.11 oranında artış yaşanmıştır" diye konuştu. Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy; "İhracat pazarlarımız; Almanya, Irak, ABD, Avusturya, İtalya, Fransa, Polonya, Romanya, Birleşik Krallık ve Gürcistan’dır" ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy; "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Demir ve Demir Dışı Metallar, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Makine ve Aksamları, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Halı, Otomotiv Endüstrisi, Meyve Sebze Mamulleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Ham maddeleri, İklimlendirme Sanayii, Madencilik Ürünleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir" dedi. Küresel riskler ve belirsizliklerle birlikte dış pazarda talep azalırken, ucuz maliyetli ülkeler karşısında rekabetimizin zayıfladığını ifade eden Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, şunları dile getirdi; İhracat, Türkiye ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biridir. Bu süreci aşmakta tüm mekanizmaların üzerine düşen konularda ülke ekonomisine katkıda bulunacak aksiyonları alması gerekiyor. Önümüzdeki tabloya baktığımızda, rakamların bize fısıldadığı çok net bir gerçek var. Evet, veriler gösteriyor ki; elektrik-elektronik ve makine gibi katma değeri daha yüksek alanlarda bir kıpırdanma, bir artış yakalamış durumdayız. Bu, şehrimiz ve ülkemiz adına sevindirici bir gelişme. Ancak madalyonun diğer yüzünü, yani canımızı yakan tarafı görmezden gelemeyiz. Kayseri sanayisinin omurgasını oluşturan, istihdamımızın yükünü sırtlayan ana damarlarda; özellikle mobilyada, çelikte ve tekstilde ciddi bir tıkanıklık yaşıyoruz. Bakın, meseleyi sadece ’finansmana erişim sorunu’ veya ’kredi bulamamak’ olarak okursak eksik kalır. Asıl mesele, küresel arenada artık oyunun kurallarının değişmiş olmasıdır. Şu an ihracatçımız tam anlamıyla bir ’kıskaç’ altında. Ancak bu kıskacın boyutu değişti. Eskiden sadece ’Çin ucuz, biz kaliteliyiz’ derdik. Şimdi karşımızda Mısır, Tunus ve Fas gibi çok daha dişli rakipler var. Ve size acı bir gerçeği söylemek zorundayım: Bu ülkeler sadece ucuz işçilik avantajıyla gelmiyorlar. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat sürecine, karbon ayak izi ölçümü ve raporlanması gibi çevreci standartlara bizden çok daha hızlı uyum sağlıyorlar. Yani rakiplerimiz hem maliyet avantajını koruyor hem de Avrupa’nın istediği ’yeşil üretim’ standartlarını, bizim firmalarımıza kıyasla daha hızlı benimsiyorlar. İşte tekstil sektöründeki kan kaybımızın asıl sebebi budur. Pazar hem ucuz hem de kurallara uyanı tercih ediyor. Biz, maliyet ve uyum süreci arasında sıkışmış durumdayız. Bu tablo bize şunu söylüyor: Sadece üretmek yetmiyor; artık hem maliyetleri yönetmek hem de yeşil dönüşümü rakiplerden önce tamamlamak zorundayız. Aksi taktirde, özellikle Avrupa gibi önemli bir pazarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağız. Biz ülkemizin gücüne, alınacak tedbirler ve kolaylaştırıcı adımlarla, ihracatımızı güçlendirebileceğimize inanıyoruz. Tüm zorlu şartlara rağmen üreten, rekabet eden ve Türk ürünlerinin dünyada var olması için çabalayan tüm firmalarımız ile çalışanlarına teşekkür ediyorum."
Dış ticaretin geleceği masaya yatırıldı
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:35 Dış ticaretin geleceği masaya yatırıldı İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), dış ticaret alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı "Gümrük ve Dış Ticarette Gündem" başlıklı panelde sektör temsilcilerini bir araya getirdi. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda düzenlenen etkinlik, yoğun katılımla gerçekleşti. Etkinliğe ev sahipliği yapan İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, organizasyonun koordinasyonunu yürüten Asset GLI Ege Bölge Müdürü Bahar Güngör Çördük ile birlikte katılımcılara teşekkür etti. Panelde dış ticaret ve gümrük süreçlerine ilişkin önemli konular, alanında uzman isimler tarafından değerlendirildi. Konuşmacılar arasında Asset GLI Teşvik ve Teminat Yöneticisi Arzu Kosovalı, Mevzuat Direktörü Önal Yılmaz, Genel Müdür Yardımcıları Emrullah Yardımcı ve Barış Çakır, İş Geliştirme Müdürü Hüseyin Dinsever yer aldı. Gümrük ve dış ticarette dijitalleşme ele alındı Panelin moderatörlüğünü üstlenen Barış Çakır, gümrük ve dış ticaret alanında dijital dönüşümün etkilerine dikkat çekti. Etkinlikte, gümrük ve dış ticarette dijitalleşme, stratejik veri yönetimi, dahilde işleme rejiminin avantajları ve uygulama esasları, ihracatta devlet destekleri başlıklarında güncel bilgiler paylaşıldı. Katılımcılar, global ticaretteki yeni eğilimler, mevzuat değişiklikleri ve dijital sistemlerin ihracat-ithalat süreçlerine etkisine dair pratik örnekler üzerinden bilgilendirildi. İAOSB yönetimi, sanayicilerin dış ticaret süreçlerini daha etkin yürütmelerine katkı sunmak amacıyla benzer bilgilendirme etkinliklerinin önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğini açıkladı.
Muğla Büyükşehir Yatağan pazar yerini yeniliyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:25 Muğla Büyükşehir Yatağan pazar yerini yeniliyor Yatağan’da vatandaşlara hizmet veren, 2 bin 400 metrekare alana kurulu mevcut pazaryerinin yenilenmesi için çalışma başlatan Muğla Büyükşehir Belediyesi, 17 milyon 305 bin TL’lik yatırımla alanda kapsamlı bir iyileştirme gerçekleştirecek. Proje kapsamında Yatağan ilçesindeki pazaryerinin çatı örtüsü yükseltilecek, zemini yağmur suyunun daha etkin şekilde tahliye edilebilmesi için ızgara sistemiyle yenilenecek, elektrik tesisatı ve sayaç panoları tamamen değiştirilecek. Ayrıca Pazar yerindeki işyerlerinin iç ve dış cephelerinde sıva, boya ve doğrama gibi tadilatları yapılacak. Pazar Yerinde Modern Dönüşüm Başlıyor Yapım işi kapsamında mevcut çatı örtüsü sökülerek çatı yüksekliği artırılacak, çelik konstrüksiyon kolonlarla güçlendirme çalışması gerçekleştirilecek ve çatı kaplaması dolgulu panellerle yenilenecektir. Tüm zemin alanında çelik donatılı saha betonu uygulanarak dayanıklılık artırılacak. Yaz aylarında vatandaşların daha konforlu bir alışveriş ortamına kavuşması amacıyla alana serinletme sistemi kurulacaktır. Çarşamba günleri kurulan pazar yerinde gerçekleştirilen bu çalışmalarla hem esnafın hem de vatandaşların daha modern, güvenli ve konforlu bir alanda hizmet alması hedeflenmektedir. Başkan Aras: "İhtiyaçlara yanıt veren projeler gerçekleştiriyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yatırımın bölge halkına daha kaliteli hizmet sunmayı amaçladığını vurgulayarak şunları söyledi: "Muğla genelinde yaşam kalitesini artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatağan pazar yerinde başlattığımız bu yenileme çalışması da hem esnafımıza hem vatandaşlarımıza daha konforlu ve güvenli bir alan sunmayı amaçlıyor. Modern, dayanıklı ve ihtiyaçlara yanıt veren bir pazar yeri oluşturarak Yatağan’ın sosyal ve ekonomik hareketliliğine katkı sağlayacağız" dedi.
Hane başı yüzde 70’i hibe olarak 50 koyun 2 koç dağıtıldı
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:24 Hane başı yüzde 70’i hibe olarak 50 koyun 2 koç dağıtıldı Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yüzde 70’i hibe olarak 250 koyun ve 10 damızlık koç dağıtıldı, hane başı 50 koyun ve 2 koç dağıtılmış oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Çekerek Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi kapsamında Yıldızeli İlçemizde ‘Koyun ve Koç Dağıtım Töreni’ düzenlendi. Tören; Yıldızeli Kaymakamı İsmail Bildirici, Sivas Tarım ve Orman İl Müdürü Salih İnan, protokol üyeleri ve üreticiler katıldı. İnan burada yaptığı konuşmada, desteklere değinerek, "TÜLİP projesi (Türkiye Dayanıklı Peyzaj Entegrasyonu Projesi), kapsamında ilimiz Yıldızeli İlçesinde çekerek nehri havzası rehabilitasyonu amacı ile proje faaliyetleri 2021 yılında başlamış olup, 2022 yılı içerisinde tarla tarımında verim ve kalitenin artırılması projesi ile 175 üreticiye 125 ton arpa tohumu, 2023 yılında 112 üreticiye 87 ton arpa tohumu dağıtılmış ve 2024 yılı için küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi projesi kapsamında 300 adet kangal akkaraman koyunu ve 12 adet damızlık koç dağıtımı ile devam etmiştir. 2025 yılı için küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi projesi kapsamında yüzde 70 hibeli hane başı 50 koyun ve 2 koç olmak üzere toplam 250 koyun 10 adet damızlık koç dağıtımı gerçekleştirilecek olup, projenin toplam bütçesi 7 Milyon TL’dir. Çeşitli desteklerle her zaman üreticilerimizin yanındayız. Projemizin üreticilerimize, İlçemize ve Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından kura çekilerek üreticilere koyun ve koçlarının teslim edildi.