Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
Trendyol Süper Lig’de 32. hafta heyecanı
Karayazı’da gölet taştı, yol ulaşıma kapatıldı
EKONOMİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
30 Nisan 2026 Perşembe - 18:00:17
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, katılımcılarla bir araya gelmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını da sözlerine ekleyerek, bu yüzden dolayı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Başkan Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:47
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı. Ziyaretçi sayısındaki artış ve kişi başı harcamadaki yükseliş bu performansı destekledi. Bölgemizde artan jeopolitik gerilimlere rağmen ekonomik aktivite üzerindeki etkileri sınırlamak ve dayanıklılığımızı güçlendirmek için adımlarımızı kararlılıkla atıyoruz. Bu çerçevede, döviz kazandırıcı hizmet ihracatımızın önemli bir bileşeni olan turizm sektörünü desteklemek amacıyla Turizm Destek Paketi’ni devreye aldık ve böylece sektöre 60 milyar lira ilave teminat ve kredi imkanı sağlamış olduk. Cari açığın azaltılmasına, istihdamın güçlendirilmesine ve büyümeye katkı sunan sektörlerimizi desteklemeyi sürdürecek; artan bölgesel risklere rağmen programımızın temel önceliklerinden taviz vermeden ekonomimizin dayanıklılığını güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:41
İstanbul’un kentsel dönüşümüne küresel sermaye
Türkiye’nin inşaat ve gayrimenkul sektörü, sadece yerel dinamiklerle değil, uluslararası yatırım ağlarıyla entegre bir büyüme sürecine giriyor. Bu sürecin merkezinde yer alan İstanbul 2020 A.Ş., "Selvi" markası çatısı altında geliştirdiği projelerle hem kentin çehresini değiştiriyor hem de yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişinde önemli bir rol üstleniyor. İstanbul 2020 A.Ş., Selvi Park Evleri, Selvi Comfort ve Selvi Konakları ile başladığı yolculuğuna, Selvi markası adı altında hayata geçireceği çok sayıda yeni projeyi eklemeyi planlıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin belirlediği pusula; sadece modern konutlar inşa etmek değil, toplu konut hamleleriyle İstanbul’un en kritik ihtiyacı olan kentsel dönüşüm sürecine kalıcı çözümler sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda planlanan yeni projeler, deprem dirençli ve modern şehircilik anlayışına uygun yapısıyla İstanbul’un geleceğine dair somut bir vizyon çiziyor. Şirketin bu genişleme stratejisi; Mehmet Şerif Kızılgüney, Faruk Aydın, Ömer Faruk Kızılgüney, Mustafa Konukız, Abdullah Kızılgüney, Fatih Kızılgüney, Ahmet Kızılgüney, Gülsevim Gür, Mehmet Işık, Bilge Kocaoğlu ve Hüseyin Bisky’den oluşan kadronun koordinasyonuyla sahaya yansıtılıyor. Yabancı sermaye Türkiye’nin kentsel dönüşümüne kaynak oluyor Kurumsal yapılanma sürecini tamamlayan Kurum Company Group adına Dubai’den süreci yöneten Ahmet Hüsrev Kurum, kentsel dönüşümün finansmanında yabancı sermayenin önemine dikkat çekti. Dubai’deki çalışma ve gözlemlerini aktaran Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dubai şu an ekonomik anlamda bir ’koza süreci’ yaşıyor; bu dönemin ardından çok daha güçlü bir şekilde sahalara dönecektir. Ancak bu 1-2 yıllık geçiş döneminde bizim önceliğimiz, Türkiye ile Orta Doğu arasındaki yatırım köprüsünü daha sarsılmaz bir hale getirmektir. İstanbul 2020 A.Ş. ile çizdiğimiz gelecek vizyonunda kaynağımızı sadece yurt içi sermaye ile sınırlı tutmuyoruz. Yabancı yatırımcıların güvenle Türkiye’ye gelmesi ve bu sermayenin İstanbul’un kentsel dönüşüm ihtiyacını karşılayacak büyük toplu konut projelerine aktarılması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz." Genç iş insanı Ömer Faruk Kızılgüney ile yürütülen iş birliğinin profesyonel bir yöneticilik anlayışına dayandığını belirten Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ömer Faruk Kızılgüney’in sahadaki tecrübesi ve ’Selvi’ markasının oluşturduğu güven, uluslararası sermayenin rotasını Türkiye’ye çevirmesinde en büyük etkenlerden biridir. Gelen bu yatırımları Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ve Portföy Yönetim Şirketleri aracılığıyla, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle yöneterek hem yabancı yatırımcıya güvenli liman sağlıyor hem de ülkemizin kentsel dönüşüm hedeflerine küresel bir finansman desteği oluşturuyoruz. Hedefimiz, ticari hacmi güçlendirirken iki taraf arasındaki bu bağı profesyonel bir yöneticilikle korumaktır."
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:24
Zeytin sektörünün büyük buluşması İzmir’de başladı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Üretimden sofraya uzanan dev buluşmanın önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" dedi. İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, 100’ün üzerinde katılımcı ve 5 ülkeden sektör temsilcilerinin katılımı ile Fuar İzmir’de başladı. 2 Mayıs’a kadar çeşitli etkinliklerle devam edecek olan fuarın açılışına CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, EBSO Yönetim Kurulu Üyesi İdil Yiğitbaşı, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, bürokratlar, akademisyenler, sektör profesyonelleri katıldı. "Değerini bulmasını sağlamamız gerekiyor" Dünyanın en güzel zeytinyağının bu topraklarda üretildiğini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İnsanların ilk yerleşik düzene geçtiği, tarım yapmaya başladığı toprakların mirasçılarıyız. Sahip olduğumuz bu değeri anlamak, bilmek, hakkını vererek bunu işlemek, emeğe, ürüne, markaya dönüştürmek ve değerini bulmasını sağlamak gerekiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir anlamda İzmir’e görev olarak verdiği fuarlar şehri kimliğini düşününce böyle bir fuara ev sahipliği yapmak da en çok şehrimize yakışırdı. Görevimizi yapmış olmanın huzurunu yaşıyoruz" dedi. "Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" Fuarların zorlu şartlarda gerçekleştiğini söyleyen Tugay, başarılı bir katılım olduğunu ifade etti. Çok katmanlı ve paydaşlı bir fuar düzenlendiğini kaydeden Tugay, markalaşmaya, teknolojiye, pazarlamaya vurgu yaparak, "Türkiye’de 200 milyondan fazla zeytin ağacımız, 3 milyon 750 bin ton zeytin üretimimiz var. Yılda ortalama 300 bin ton zeytinyağı, 700 bin tonun üzerinde sofralık zeytin üretiyoruz. 400 bin ailemiz geçimini doğrudan zeytinden sağlıyor. Dünya sıralamasına baktığımızda sofralık zeytinde üretim ve ihracatta ilk üçteyiz. İspanya ve Mısır ile rekabet halindeyiz. Zeytinyağında aynı şekilde hem üretimde hem ihracatta ilk beş içindeyiz. 120 ülkeye zeytinyağı, 130 ülkeye sofralık zeytin ihraç ediyoruz. Zeytin sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisidir Türkiye. Bu bilinçle hem gurur duymalı hem de bu sorumluluğun ağırlığını hissetmeliyiz diye düşünüyorum. İzmir, bu sorumluluğun altından kalkmak için çok çalışan, çaba gösteren şehirlerimizden biridir. Yağlık zeytin üretiminde Türkiye’nin birinci kenti. Türkiye genelindeki zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 14’ünü, yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18’ini tek başımıza karşılıyoruz. 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı, yaklaşık 520 bin ton toplam zeytin üretimimiz var. Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" dedi. "Bunlar boş sözler değil" Zeytin Konseyi’ne sahip olduklarını, herkesin destek olabileceğini söyleyen Tugay, markalaşmanın da irdelenmesi gerektiğini söyledi. Tugay, "Ürettiğimiz ürünleri başka ülkelere markasız olarak toplu ihraç ediyoruz. Onlar marka haline getiriyor. Kendi ürünleri olarak satıyor. Bizim 1 liraya sattığımız şeyi onlar 5-10 liraya satıyor" dedi. Geçen yıl kooperatiflere 694 milyon lira destek verdiklerini söyleyen Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Ben bu ülkenin bir evladı olarak bu görevin başındayım. İnsanlarımız istediği sürece bu görevi yapmaya devam edeceğim. Benim olmadığım zamanlar bu ülkenin başka evlatları burada olacaklar. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" şeklinde konuştu. "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz" CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ise, "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye’de üretilen ancak markalaşamayan ürünlere vurgu yapan Solakoğlu, "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz. Çok çalışıp para kazanmamamızın da en büyük sebebi, biz hiçbir zaman desteklenmiyoruz. Zeytinyağımızı, peynirimizi markalaştıramamışız, hep fasonculuğa kaçmışız. Standardın olmadığı yerde markalaşmanın olması mümkün değil. Bu konuda hiçbir destek yapılmıyor" diye konuştu. Solakoğlu, Türk mutfağının dünyada tanıtılması gerektiğini söyledi. 100’ün üzerinde katılımcı Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları oluşturmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 100’ün üzerinde katılımcının yer aldığı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunuyor. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunuyor. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuar, zengin etkinlik programıyla da dikkat çekiyor. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 14:25
Edremit ve Havran’ın coğrafi işaretli değerleri görücüye çıktı
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
4
28 Nisan 2026 Salı- 12:43
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 14:58
Bakan Işıkhan: "Emekli ikramiyelerinin erken ödenmesi için çalışma yapabiliriz"
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:16
Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün yürütücüsü olduğu "Çarpana Tasarımları ile Kültürel Hafıza Yeni Ürünlerle Buluşuyor Projesi" tamamlandı. Özel bir tezgâh gerektirmeyen dokuma sanatı, "çarpana" adı verilen; deri, karton ya da ince ahşap gibi malzemelerden dörtgen şeklinde kesilmiş ve köşeleri delinmiş araçlarla yapılan bir dokuma tekniği olarak biliniyor. Enleri dar, boyları oldukça uzun olan, şerit formundaki bu çözgü yüzlü dokumalar, tarihi olarak kuşak, kemer ve benzeri ürünlerin yapımında kullanılıyor. Geleneksel dokuma yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olan çarpana, taşıdığı kültürel hafızayla da dikkat çekiyor. Proje kapsamında Enstitü’de görevli 15 eğitmen ve usta öğretici personele tarihleri arasında, çarpana dokuma tekniklerinin modernizasyonu ve tasarım geliştirme eğitimleri verildi. Eğitimler yoluyla Anadolu’da işlevselliği yüksek ve estetik bir kadim Türk el sanatı olan çarpana dokuma tekniklerinin yaşatılması, hem de bu tekniklerin çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturularak yenilikçi ürünlerin ortaya çıkarılması hedeflendi. Uygulamalı olarak Enstitü’nün Kaleiçi yerleşkesinde gerçekleştirilen ve 5 gün süren eğitim esnasında, katılımcıların geleneksel motifleri modern çizgilerle birleştirme becerisi kazanmaları sağlandı. Proje ile Enstitü’nün kurumsal kapasitesinin artırılması, özgün çarpana tasarımlarının geliştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılmasına katkı sunuldu. Çarpana dokuma kursunun eğitmeni Duygu İlâ, eğitime dair şunları söyledi: "Çarpana Dokuma, Geleneksel el sanatlarımızdan bir tanesi. Günümüze kadar değişmeden ve bozulmadan gelen tek dokuma sanatımız diyebiliriz. Kartlarla dokunuyor olması diğer geleneksel el dokumalarından ayıran en önemli noktası. Çarpana Dokuma kursu ile unutulmaya yüz tutmuş bir sanatı toplum hafızasından tamamen kaybolmadan devam etmesini sağlamak istiyoruz. Modern hayata entegre ederek, bu sanatın devamlılığını sağlamak en büyük amacımız. Tabi genç kuşaklara aktarılması için en mühim nokta, eğitim kurumlarında bir disiplin olarak ele alınması gerekmektedir. İlk defa bu sanat dalı ile karşılaşan katılımcılarımız, günümüzde benzerliği olan bir sanat dalı olmaması nedeniyle, karmaşık geldiğini düşünerek başlıyor eğitimlerine. Ancak yaptıkça, ortaya desen ve ürün çıktıkça, zorluğu yerini, bu sanat dalından aldıkları zevke bırakıyor." Kursiyerlerden Ayşegül Eyyupoğlu da " Geleneksel Sanatlar; hem duygusal mirası koruma hem de toplumsal kimlik oluşturma açısından önemlidir. İnsanın kendini keşfetmesi de sanatın bir parçasıdır. Eğitim süresince; geleneksel becerilerin gelecek nesillere aktarımının yanı sıra yeni fikir ve deneyimlerde kazandık. Sanatın, duygusal ifade, zihinsel rahatlama, özgüven, zihinsel odaklanma, toplumsal bağlantı ve empati gibi olumlu etkileri de vardır" diye konuştu. Eğitim sonunda BAKA Antalya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Jale Akhundova Demir, Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Coşkunsu, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal ve BAKA uzmanı İffet Gözde Bozdoğan ve enstitü yetkililerinin katılımı ile başarılı kursiyerlere sertifikaları takdim edildi. "Gelenekten geleceğe uzanan bir köprü" Projenin en önemli çıktılarından biri olarak, proje sonunda çarpana dokuma için coğrafi işaret başvurusunun yapılmasına yönelik süreçler başlatılacak. Böylece bölgenin kültürel belleğinde önemli bir yere sahip olan bu zanaatın, tescillenerek korunması ve sürdürülebilir hale gelmesi sağlanacak. BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen imza töreninde çalışmanın vizyonundan bahsetmiş; projenin sadece bir eğitim faaliyeti olmanın ötesinde, bölgenin kültürel mirasını korumaya ve ekonomik faydaya dönüştürmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu belirterek; "Çarpana dokuma, tarihi ve kültürel anlamda büyük değere sahip geleneksel bir tekniktir. Biz bu tekniklerin kaybolmasını önlemekle kalmıyor, onları yenilikle buluşturuyoruz. Tabii bu çalışmalarda ilham kaynağımız Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürütülen Anadoludakiler Projesi. Anadoludakiler Projesi tarihimize ait ne varsa, o eserlerin izini sürüyor, eserlerin ülkemizin kültür envanterine kazandırılmasını sağlıyor. BAKA olarak biz de yürüttüğümüz bu proje sayesinde hem mesleki kapasiteyi artıracak hem de yeni ürünlerin pazara sunulmasının önünü açacağız. Ayrıca coğrafi işaret süreciyle bu mirasın resmî olarak da korunmasını amaçlıyoruz." ifadelerini aktardı. "Antalya’ya ve bölgeye katma değer sağlayacak" Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün tasarladığı ürünlerin hem yerel hem de ulusal alanda daha fazla yer bulması bekleniyor. Geleneksel dokumanın, çağdaş tasarımlarla yeniden yorumlanması sayesinde, hem kültürel değerler korunacak hem de bölgeye özgü ürünlerin görünürlüğü artacak.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:03
Şanlıurfa’da borcunu ödemeyen çiftçilere elektrik verilmeyecek
Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da tarımsal sulama alanında faaliyet gösteren ve borcunu uzun süredir ödemeyen 16 bini aşkın aboneye yönelik elektrik kesintisi uygulayacağını açıkladı. Şanlıurfa dahil 6 ilde elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, yıllardır süren tahsilat sorununa karşı önemli bir adım attı. Tarımsal sulama faaliyetlerinde bulunan ve geçmiş dönemlere ait elektrik borcunu ödemeyen sayıları 16 bini aşan abonelere yönelik enerji kesintisi uygulanacağını duyurdu. Borcunu ödemek isteyenlerin en geç aralık ayının ilk haftasının içinde ödemelerini yapabileceklerini açıklandı. Dicle Elektrik, hem hizmetin devamlılığı hem de enerji arz güvenliği için bu adımın zorunlu hale geldiğini belirtti. Dicle Elektrik’ten yapılan açıklamada, Şanlıurfa’da 9,8 milyon dekar alanda yapılan tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği için elektrik arzının kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, "Toplam 20 bin 664 tarımsal sulama abonemizden 16 bin 54’ünün borcunu ödememesi, sistemin sürdürülebilirliğini imkânsız hale getirmiştir. Bu tablo karşısında, yasal haklarımızı kullanarak, 1 Aralık haftası içinde borcunu ödemeyen abonelere enerji vermeme kararı aldık" ifade edildi. Dicle Elektrik, yapılan tüm uyarılara ve sunulan kolaylıklara rağmen ödeme yapmayan abonelere yönelik uygulanacak enerji kesintisinin yasal bir süreç olduğuna dikkat çekerek, "12 yıla kadar uzanan geçmiş borçların ödenmesi için çağrıda bulunuyoruz. Borcunu ödemek için ofislerimize başvuran ve ödeme iradesini gösteren çiftçilerimiz kesinti uygulamasının dışında tutulacaktır. Ancak bu tarihten sonra borcunu ödemeyen abonelere enerji verilmeyecek" ifadelerine yer verildi. Dicle Elektrik, 2013 yılındaki özelleşmeden bu yana Şanlıurfa’da elektrik altyapısını güçlendirmek amacıyla toplam 23,6 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Bu kapsamda yalnızca 2025 yılı için planlanan 71 projeye 3,6 milyar TL kaynak ayıran şirket, enerji altyapısını daha modern ve sürdürülebilir hale getirme çabalarını sürdürüyor. Yapılan yatırımların, hem hizmet kalitesini artırmak hem de bölgedeki tarımsal faaliyetleri desteklemek açısından önem taşıdığı vurgulandı.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:48
Akbank ve EBRD’den KOBİ’ler için finansman anlaşması
Akbank ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), kadın KOBİ’leri, genç girişimcileri ve KOBİ’lerin dijital dönüşümü desteklemek üzere 130 milyon dolar kadar kredi anlaşması imzaladı. Akbank, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığı 130 milyon dolar tutarlı kredi sözleşmesiyle KOBİ’leri, kadın işletme sahiplerini ve genç girişimcileri desteklemeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre kaynak, Türkiye Women in Business (TurWiB) Programı kapsamında kadın KOBİ’lere 70 milyon dolar; Türkiye Youth in Business (TurYiB) Programı kapsamında genç girişimcilere 50 milyon dolar; Digital Transformation Finance Facility (DTFF) Programı kapsamında KOBİ’lerin dijital dönüşümünü desteklemek için 10 milyon dolar olmak üzere, toplam 130 milyon dolar tutarından oluşuyor. Akbank Hazine ve Finansal Kurumlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Muratoğlu, "EBRD ile sürdürdüğümüz iş birliğimizi farklı programlar çerçevesinde çeşitlendiriyoruz. Akbanklı KOBİ’lere olan desteğimizi her geçen gün artırıyoruz. 2021 ve 2022 yıllarında EBRD’den TurWiB programından kredi temin ederek kadın KOBİ’leri desteklemiştik, bu kapsamdaki iş birliğimizi sürdürmekten memnuniyet duyuyoruz. Yeni duyurulan TurYiB programıyla, genç girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak olmak bankamızın sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında oluşturacağı sosyal etkinin daha geniş çevrelere yayılmasını sağlayacaktır. Teknoloji yatırımları, Akbank’ın odak noktalarından birisi ve DTFF kapsamında KOBİ’lerin dijital dönüşümünün finansmanına katkı vererek, bu alandaki öncü rolümüzü korumaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:06
GTO’nun Kasım ayı meclis toplantısı yapıldı
Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) kasım ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkan Vekili Ali Bayram Sarıca başkanlığında yönetim kurulu, meclis ve disiplin kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) kasım ayı olağan meclis toplantısının açılışında Meclis Başkan Vekili Ali Bayram Sarıca konuşma yaptı. Toplantının açılışında yaptığı konuşmada GTO Meclis üyelerinin çalışmalarıyla kent ticaretine yön verdiklerini ifade eden GTO Meclis Başkan Vekili Ali Bayram Sarıca, "Her birinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. 40 bini aşkın üyemizi layıkıyla temsil ederek ticari hayatta yaşanan her sorunun çözümünde çok önemli bir rol oynuyorsunuz. Sektörlerin nabzını tutan meslek komitelerinizle birlikte Yönetim Kurulumuzun atacağı adımlara ışık tutuyorsunuz. Gaziantep Ticaret Odası bugün Türkiye’nin en güçlü odalarından biriyse eğer bunun en önemli parçaları Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komite üyeleri ile işinin ehli, uzman personel kadrosudur" dedi. "Çalışmalarımız 3 ödülle taçlandı" Toplantıda GTO’nun Kasım ayı faaliyetleri hakkında Meclis üyelerini bilgilendiren ve hayata geçirdikleri projelerin ve yürüttükleri çalışmaların 3 ödül kazandığı haberini paylaşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, GTO iştiraki BULLA’nın, İncili Gastronomi Rehberi’nde 4 İnci alarak "Mükemmel" kategorisinde yeniden yer almasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Gaziantep mutfağı yüzeysel tanıtımlarla değil, kalite, ustalık ve emekle temsil edilebilir. Bu başarı da bunun en güçlü göstergesi" dedi. GTO’nun bir diğer ödülünün ise Gaziantep Gastronomi Akademisinin (GAGA) profesyonel aşçılık eğitimi öğrencilerinden geldiğini aktaran Başkan Yıldırım, "Kayseri’de düzenlenen yarışmada GAGA’da eğitim verdiğimiz iki öğrencimiz, profesyonel şeflerle yarışarak kendi kategorilerinde ikincilik elde etti. Bu, hem genç yeteneklerimizin seviyesini hem de GAGA’nın güçlü eğitim altyapısını ve çalışmalarının kalitesini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Yıldırım, "Kasım ayında bizleri gururlandıran bir ödül de İstasyon Gaziantep projemize Dünya Gazetesi tarafından düzenlenen ‘Toplumsal Fayda Ödülleri’nden geldi. Toplumsal Fayda Oluşturan Yerel Çalışmalar kategorisinde İstasyon Gaziantep Modeli ödül aldı. Tüm bu başarılar, hem iştiraklerimizin hem de projelerimizin kalite standardını ve vizyonunu açıkça ortaya koyuyor. Ben bu başarılarda emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "İşletmelerimiz maliyet enflasyonuyla karşı karşıya" Konuşmasının devamında işletmelerin asıl karşı karşıya olduğu enflasyonun maliyet enflasyonu olduğunu dile getiren Yıldırım, "Ekonomide istikrar ve sağlıklı büyüme için en önemli unsur öngörülebilirliktir. Mevcut enflasyonist ortamda işletmelerimizin öngörüden uzaklaşıyor. Reel sektör maruz kaldığı maliyet baskısı karşısında ihtiyacı olan ürün veya ham maddeyi, fiyatı artacak endişesiyle erken tedarik ediyor. Çünkü işletimlerimizin maruz kaldığı enflasyon maliyet enflasyonu" ifadelerine yer verdi. Yıldırım, üretimin, ihracatın ve istihdamın sürdürülebilirliği adına bir dizi yapısal adımın hızla atılmasının reel sektör açısından son derece değerli dolduğunu vurgulayarak, "Kamuda tasarrufun etkin şekilde güçlendirilmesi, dengeli ve sürdürülebilir bir kur politikasının izlenmesi, üretim maliyetlerini azaltacak reformların hayata geçirilmesi, hukukun üstünlüğü ve liyakat ilkesinin ekonomik yönetimde temel alınması. Tüm bu adımlar Türkiye ekonomisinin güven, istikrar ve öngörülebilirlik zemininde ilerlemesi için kritik önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Otellerde düzenlenen alışveriş etkinlikleri sektöre zarar veriyor Otellerde düzenlenen alışveriş etkinliklerinin zorlu günler geçiren sektör temsilcileri için haksız rekabete neden olduğunun da altını çizen Başkan Yıldırım, "Tekstil, hazır giyim, deri ve ayakkabı sektörleri emek yoğun yapıları nedeniyle son dönemde en fazla kayıp yaşayan alanlarımızdan oldu. Bu sektörlerimizin yaşadığı maliyet baskısının yanı sıra, bir başka konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Otellerde düzenlenen alışveriş festivalleri. Bu organizasyonlar ne yazık ki kayıtlı esnafımızın, üreticimizin ve perakende işletmelerimizin ticaretine zarar veriyor. Sektörün zaten zorlandığı bir dönemde haksız rekabete yol açan bu uygulamaların gözden geçirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
28 Kasım 2025 Cuma - 17:44
Dalaman havalimanı 10 ayda 5,5 milyon yolcuya hizmet verdi
Devlet Hava Meydanları İşletmesinden yapılan açıklamada, Dalaman havalimanı 2025 yılının ilk 10 ayında 5 milyon 400 bin 656 yolcuya ve 46 bin 793 uçuş trafiğine hizmet verdi. Yapılan açıklamada, Dalaman Havalimanında Ekim ayında hizmet verilen yolcu sayısı 659 bin 791 kişi, uçak sayısı 5 Bin 268 ve taşınan yük miktarı da 8 bin 479 ton olarak gerçekleşti.
28 Kasım 2025 Cuma - 17:17
Akçay-Midilli seferleri yaz sezonunda başlayacak
Ağustos ayında Balıkesir Deniz Otobüsleri (BADO) Ayvalık-Midilli seferlerini başlatan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, önümüzdeki yaz sezonunda da Akçay-Midilli seferlerini başlatmaya hazırlanıyor. "1. yılımızda Büyük Balıkesir Buluşması" lansmanında söz verdiği Midilli seferlerini geride bıraktığımız Ağustos ayında faaliyete alarak Balıkesir Deniz Otobüsleri AŞ (BADO) adı altında Ayvalık seferlerini başlatan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, ikinci etap olarak da Akçay seferlerini başlatmaya hazırlanıyor. 2026 yılı yaz sezonuna yetiştirilmesi planlanan Akçay-Midilli seferleri kapsamında ilk olarak 1954 yılında daimi deniz hudut kapısı olarak ilan edilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı kayıtlarında hâlihazırda aktif statüsünü koruyan Akçay İskelesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Balıkesir Büyükşehir Belediyesine devredildi. İnşaat süreci başladı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Balıkesir Toplu Taşıma AŞ tarafından işletilecek olan Akçay İskelesi’nden gerçekleştirilecek uluslararası denizyolu yolcu taşımacılığına hizmet verecek gümrük binasının konumu ve koordinatları, Ticaret Bakanlığı ve ilgili diğer paydaş kurumlar nezdinde yapılan teknik ve idari değerlendirmeler sonucunda kesinleştirildi. Gümrük hizmet alanının yer alacağı kıyı tesisi gerisindeki saha, üzerinde ilgili birimlerden gerekli izinler alınarak gümrük binası projelendirildi ve yapı ruhsatı temin edilerek 24 Kasım tarihi itibarıyla inşaat sürecine başlandı. Süreç en kısa sürede tamamlanıyor Ayrıca gümrük faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik idari yapılanma kapsamında Pasaport Polisi ile Gümrük Muhafaza personeli görevlendirilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde işletme izni süreci ile deniz güvenliği için gerekli olan ISPS (Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu) uyumluluk ve izin süreçleri eşzamanlı olarak devam ediyor. Akçay-Midilli deniz ulaşım hizmeti için süreç en kısa sürede tamamlanarak vatandaşların kullanımına sunulacak. Edremit Körfezinde hızlı ve konforlu deniz taşımacılığı hizmetinin geliştirilmesi ile Balıkesir’in ulusal ve uluslararası alanda ön plana çıkarılmasını hedefleyen BADO seferleri bölge turizmine katkı sağlayacak.
28 Kasım 2025 Cuma - 17:11
SASKİ’nin 2026 bütçesi 10,3 milyar TL
Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (SASKİ) 2025 yılı olağan genel kurulu tamamlandı. Komisyondan gelen 6 madde karara bağlanırken, kurumun 2026 yılı bütçesi 10 milyar 325 milyon TL olarak belirlendi. SASKİ 2. Olağan Genel Kurul Toplantısı 2. Birleşimi, meclis binasında Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında yapıldı. İlgili komisyonlardan havale edilen 6 maddenin görüşüldüğü toplantıda CHP grubu, yatırım bütçesine devlet desteğinin çok az olduğunu savunarak, insani bir hak olan suyun ilk 3 metreküpünün bedelsiz verilmesini ve Samsun Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı’nın yapımı nedeniyle kullanılan dövizli kredi nedeniyle hala 29 milyon euro borç olduğunu dile getirdi. AK Parti Grup Başkanvekili Recep Kemal Certel, suyun ve su kullanımının sadece Samsun ve Türkiye özelinde değil tüm dünyada çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Suyun değeri üzerinde devamlı konuşma yapılıyor. Burada mutabık olmadığımızı düşünüyorum. Mutabık olduğumuz yer su, insani bir üründür. Tüm insanların ulaşması gereken bir ürün ve hayattır. Ancak suyun siyasi ve ticari bir argüman olmadığı noktasına katılmıyorum. Şu anda dünyada ‘su savaşları’ olacak kadar önemli bir hale gelmiştir. Dolayısıyla bunu bu çerçevede değerlendirmek önemlidir" dedi. "Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı iyi ki yapıldı" 11 yıl önce hayata geçirilen Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjının Karadeniz’in tek atık su tesisi olduğuna dikkat çeken Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk ise "2010’larda atık su tesisi ile alakalı süreç başladığında o günkü muhalefet durumunda bulunan meclis üyesi arkadaşlarımızın da bu kadar borçlanma, yükün altına girerek yatırımın yapılmasının Samsun’u yorabileceği konusunda görüşler bildirmişti. Şimdi gelinen noktada Karadeniz’de bir tek Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin atık su arıtma tesisi vardır. SBB’nin atık su arıtma tesisinin Karadeniz’de tek olması önemli bir husustur. Şehrimizde tüketilen ve atık su noktasına gelen suyun temizlenerek denize deşarjı önemlidir. Ayrıca 16 mavi bayraklı plajımız var. Bu da şehir için önemli bir kazanımdı. Dolayısıyla Atık su tesisi iyi ki yapılmıştır. Eğer bu tesis bugün yapılmış olsaydı daha büyük bütçelerle önümüze gelmiş olacaktı. Bugün itibariyle bugünkü siyasilerimiz de farklı ihtiyaçları olan kısımlara merkezi hükümetin de desteklerini almaları suretiyle SASKİ’ye SBB’ye ve Samsun’a katkı sağlamaktadırlar. Geçmişte bu işleri yapanlara, emeği olanlara teşekkür ediyorum. Bugün de Samsun adına gayret gösteren siyasilerimize, belediye başkanımıza ve SASKİ çalışanlarına gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bütçenin Samsun ve SASKİ’ye hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. SASKİ’nin 2026 bütçesi 10 milyar 325 milyon TL olarak belirlendi Öte yandan kapanış toplantısında SASKİ’nin 2026 yılında kullanacağı gider ve gelir bütçeleri de belli oldu. Buna göre SASKİ’nin 2026 gider bütçesi 10 milyar 325 milyon TL, gelir bütçesi ise 7 milyar 825 milyon TL olarak belirlendi. Ayrıca 2,5 milyar TL’lik de iç borçlanma öngörüldü.
28 Kasım 2025 Cuma - 15:58
ODTÜ ve Maxis’ten üniversite süreklilik fonu
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis’in yöneticiliğinde kurulan ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, üniversite bünyesinde kurulan ilk süreklilik (endowment) fonu oldu. Üniversitenin 70’inci yılı kapsamında hayata geçirilen ve ODTÜ70 olarak adlandırılan yatırım fonu, Türkiye’nin derin teknoloji alanlarındaki inovasyon kapasitesini değerlendirip küresel liderlik hedefleyen erken aşama ve büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine sabırlı ve disiplinli finansman sağlamayı hedefliyor. Fon; yapısı, yatırım stratejisi ve oluşturduğu model itibarıyla Türkiye’de öncü bir rol üstleniyor. "Aynı amaç için yüreği çarpan kurumların birlikteliği bir şeyleri değiştirir" Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Fonun tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, kendisinin de ODTÜ mezunu olduğunu belirtti. Kurumlar arasındaki güç birliği ile etki alanlarının genişletilmesine işaret eden Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eğer dünyayı değiştirmekten bahsediyorsak, bu ancak iş birlikleriyle olur. Bireyler olarak ne kadar başarı gösterirsek gösterelim ne kadar büyük kurumların başında olursak olalım etki alanımız sınırlı. Ama güç birlikteliği olursa, aynı vizyon doğrultusunda yol alan, aynı amaç için yüreği çarpan kurumlar bir araya gelirse o zaman bir şeyler değişmeye başlıyor; kurumlarımız değişmeye başlıyor, ülke değişmeye başlıyor, dünya değişmeye başlıyor. Ben en sağlıklı ilerlemenin; etki alanlarımızı genişleterek, iş birlikleriyle ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Fonu gibi başarılı projelere imza atarak mümkün olabileceğini düşünüyorum." "Gönüllü katkılar kıymetli. Biz de birikimin yüzde 10’u kadar katkı sunacağız" Fonun, Türkiye’nin ilk üniversite süreklilik fonu olduğunu vurgulayan Aran, "Umarım bu fon amacına ulaşır ve ODTÜ’nün gelişerek dünyanın büyük üniversiteleri arasında hak ettiği yeri almasına vesile olacak finansman kaynağının bulunmasına öncülük eder, o kapıyı aralar" diye konuştu. ODTÜ Geliştirme Vakfı, ODTÜ Teknokent, İş Bankası ve iştiraki Maxis’in Fon’da harcı bulunan kurumlar olduğunu ifade eden Aran, ülkemizin girişimcilik dünyası açısından verimlilik ve sinerji yaratacağına inandığı Fonun kurulmasına katkı sağlayan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil başta olmak üzere tüm paydaş ekiplerine teşekkür etti. Hakan Aran, bazı fonların ilk yola çıkışında ve birikmesinde gönüllü katkıların çok kıymetli olduğunun altını çizerek, şöyle dedi: "Biz de banka olarak, 70’inci Yıl Fonu’nda ne kadar para birikirse yüzde 10’u kadar Fon’a katkı sunacağız. Oradaki hayal 100 milyon dolara ulaşmaksa, 10 milyon dolar da üzerine biz koyacağız. Hedeflere daha hızlı, daha sağlam adımlarla ulaşılmasında İş Bankası’nın bu mütevazı katkısı umarım katalizör görevi görür." "Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine bir dönüşüm başlatıyor" ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, "Yetmiş yıl önce kurulan ODTÜ, yalnızca bilim üretmeyi değil; cesaret eden, risk alan, yenilik geliştiren kuşakları yetiştirmeyi hedefliyordu. Bugün geriye baktığımızda, ODTÜ’nün bir üniversiteden öte, Türkiye’nin en geniş ve en etkili inovasyon ekosisteminin merkezine dönüştüğünü görüyoruz. Şimdi bu 70 yıllık birikimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Bugün bu adımı atmanın tam zamanı; çünkü Türkiye’nin yenilikçilik kapasitesi tarihte hiç olmadığı kadar yüksek. Dünyada endowment fonları üniversitelerin kaderini belirlerken, Türkiye’de bu adımı ilk kez biz atıyoruz. Dünya standartlarında üniversitelerin kaderini belirleyen bu modelde, Türkiye’de öncülüğü ODTÜ üstleniyor. Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine sizlerle birlikte ülkemizde bir dönüşüm başlatıyor. 1966’da ülkemizin ilk yerli roketini ateşledik. 1993’te Türkiye’yi internete bağladık. Bugün ise ülkemizin geleceğini finanse edecek yeni bir modeli birlikte ateşliyoruz. Bu fon, bir girişim sermayesi fonundan çok daha fazlası. Bu, ODTÜ’nün önümüzdeki otuz yıla nasıl hazırlanacağının ve Türkiye’ye nasıl daha güçlü katkı vereceğinin somut bir kararıdır" dedi. "Yüzde 70’i ODTÜ ekosistemine geri dönecek" Toplanan sermayenin en az yüzde 70’inin ODTÜ ekosistemine yatırım olarak geri döneceğini ifade eden Yozgatlıgil, "ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nu Maxis ile iş birliği içinde kuruyoruz. Amacımız ilk aşamada 70 milyon dolar, devamında ise 100 milyon dolarlık bir yapıyı oluşturmaktır. 2035’te ODTÜ’nün 80’inci yılı ile bu hacmi büyütmeyi; 100. yılında ise 1 milyar dolarlık bir endowment fonuna ulaşmayı hedefliyoruz. Bu model Türkiye’de ilk kez uygulanıyor. Bugün sizleri yalnızca bir yatırıma değil; Türkiye’de yükseköğretimin finansman modelini dönüştürmeye davet ediyoruz. Fonun ilk ayağı, elde edilen gelirlerin yüzde 20’sinin doğrudan ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktarılmasıdır. Böylece üniversite için kalıcı ve sürdürülebilir bir kaynak yapısı oluşturacağız. Türkiye’de hiçbir üniversitenin bugüne kadar gerçekleştiremediği bir dönüşümden söz ediyoruz. Modelin ikinci ayağı ise bir o kadar stratejik: Toplanan sermayenin en az yüzde 70’i ODTÜ ekosistemine yatırım olarak geri dönecek" şeklinde konuştu. Hedef 70 milyon dolar Yapılan açıklamaya göre, bağış ve yatırım gelirlerini aynı çatı altında birleştiren fon, yapacağı yatırımların çıkışlarından elde edeceği getirinin yüzde 20’sini ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktaracak. Bu yönüyle ODTÜ70, Türkiye’de üniversite sürdürülebilirliği için tasarlanmış ilk model olma özelliğini taşıyor. Fon, Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. iş birliğiyle yönetiliyor ve 70 milyon dolar hedef büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor. Fonun yatırım odağı, yüzde 70 ODTÜ ekosistemi girişimleri, yüzde 30 stratejik fırsatlar olarak belirlendi. Öncelikli alanlar arasında yapay zekâ, ileri malzemeler, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, savunma, mobilite ve iklim teknolojileri bulunuyor. Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunu Açıklamaya göre, ODTÜ’nün akademik gücü, araştırma kapasitesi ve Teknokent’teki 400’ü aşkın teknoloji şirketi ile birlikte oluşturduğu ekosistem ve dünyanın dört bir yanına yayılmış mezunların gücü fonun yatırım stratejisinin merkezinde yer alıyor. Mezun girişimcilerin başarıları da fonun arkasındaki güçlü potansiyeli ortaya koyuyor. Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunları tarafından gerçekleştirildiği bildirilirken, en yüksek yatırım alan ilk 100 girişimin yüzde 17’sinde yine ODTÜ’lü kurucuların yer aldığı belirtildi. 2024 yılında gerçekleşen 524 yatırımın 50’si ODTÜ mezunlarına ait. ODTÜ70, üniversitenin bilgi birikimi, mezun ağı ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirerek yerli teknoloji girişimlerinin küresel pazarlara açılmasını hızlandırmayı hedefliyor. Etkinlik kapsamında ODTÜ70’in vizyonu, hedefleri ve Türkiye’nin teknoloji ekosistemine sağlayacağı katkılar detaylı biçimde kamuoyuyla paylaşıldı.
28 Kasım 2025 Cuma - 15:53
Fındık fiyatları, ihracat, döviz kuru ve hava şartlarına bağlı
Serbest piyasada uzun süredir 280-290 lira bandında işlem gören fındık fiyatlarının, döviz kurunda önemli bir değişiklik yaşanmadığı takdirde yıl sonuna kadar stabil seyretmesi bekleniyor. Fındık fiyatlarının ihracat ve döviz kuru doğrultusunda belirlendiğini ifade eden fındık sanayicisi Mustafa Demirci, geçen yıla göre ihracatta yaklaşık yüzde 50 düşüş yaşandığını söyledi. Demirci, bu düşüşün Avrupalı alıcıları farklı tedarikçilere yönelttiğini belirtti. Demirci, mevcut tabloya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yıl sonuna yaklaşırken fındık fiyatlarının 290 lira seviyesinin üzerine çıkması için ya döviz artışı ya da ihracatın yükselmesi gerekir. Öngördüğümüz tabloya göre fındık fiyatları 15 Ocak 2026’ya kadar stabil devam edecektir. Bu tarihten sonra hava şartları fiyatların yeniden şekillenmesinde belirleyici olacaktır" dedi. Hava koşullarının rekolte üzerindeki etkisine de dikkat çeken Demirci, "15 Ocak 2026’dan sonra hava şartlarının kuraklık ya da mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklık gibi etkileri rekolteyi düşürebilecek olumsuzluklardır. Bu durumda fındık fiyatları 300 liranın üzerine çıkması muhtemeldir. Bununla beraber hava şartları mevsim normallerinde seyrederse fındık için olumsuz bir durum yaşanmazsa fındık fiyatları yine stabil durumda pek bir değişiklik yaşanmaz. Dolaysıyla bundan sonraki süreçte fındık fiyatlarını ihracat rakamları, döviz kuru ve hava şartları belirleyecek" diye konuştu.
28 Kasım 2025 Cuma - 15:50
Malatya’nın helal sertifikalı ürünleri büyük ilgi gördü
Malatya’nın helal gıda potansiyeli, 30 bin ziyaretçinin ilgi odağına dönüşerek küresel pazara güçlü bir mesaj verdi. Cumhurbaşkanlığı Yüksek Himayelerinde, 26-29 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 11. Dünya Helal Zirvesi & İİT Helal Expo Uluslararası Ticaret Fuarına bu yıl tek konuk il olarak davet edilen Malatya, helal gıda ve yenilikçi ürünleriyle uluslararası arenada kendini tanıtma fırsatı buldu. İslam İş Birliği Teşkilatı’nın (İİT) ilgili kuruluşu SMIIC ve ICDT iş birliğiyle, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen organizasyona 40 ülkeden 500 firma ve söz konusu firmalar adına 1000’den fazla satın alma elemanı ile 110 ülkeden yaklaşık 30 bin ziyaretçiyi ağırlayarak helal ekonomisinin küresel büyümesine katkı sundu. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan stantlarda, kente özgü helal sertifikalı ve coğrafi işaretli ürünler ziyaretçilere tanıtıldı. Malatya’nın sarı altını olarak bilinen günkurusu ve sarı kayısı çeşitleri, lezzeti ve kalitesiyle fuarın en çok ilgi gören ürünleri arasında yer aldı. Tamamen Malatya’da üretilen, yaklaşık 20 doğal bitki ve meyve içeren helal sertifikalı "Hibiscus Milli Şerbeti" de uluslararası misafirlerin beğenisine sunularak önemli bir tanıtım fırsatı oluşturdu. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nden yenilikçi glütensiz ürün tanıtımı Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü, Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yer aldığı fuarda glütensiz ürün grubunu tanıttı. Fuara katılım sağlayan ziyaretçilere, Nohut unu, Mısır unu, Çiğ karabuğday unu, Pirinç unu, Teff unu, Malatya Gevreği, Kayısı çekirdeği bisküvisi gibi ürünler sunularak hem ulusal hem uluslararası pazarlara yönelik yeni iş bağlantıları kuruldu. Enstitü temsilcileri, fuarın bölgesel üretim kapasitesinin tanıtılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Esenlik, 12 helal sertifikalı ürünüyle uluslararası görüşmeler yaptı Malatya Büyükşehir Belediyesi iştiraki Esenlik İmar İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi fuara 12 çeşit helal sertifikalı kendi ürettiği ürünlerle fuara katıldı. Standı yoğun ilgi gören Esenlik, ulusal ve uluslararası firmalarla ihracat ve ticari iş birliği görüşmeleri gerçekleştirme fırsatı yakaladı. Malatya, helal sektöründe büyüyen bir merkez olma yolunda Bu yılki organizasyonda tek konuk il olarak yer alan Malatya, helal sertifikalı ürün çeşitliliği, güçlü üretim potansiyeli ve coğrafi işaretli değerleriyle fuarda öne çıkan şehirlerden biri oldu. Fuar boyunca yapılan görüşmeler, Malatya’da üretilen helal gıdaların dünya pazarlarına açılmasına yönelik önemli bir zemin oluşturdu. Her yıl Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde düzenlenen Dünya Helal Zirvesi ve İİT Helal Expo’nun 12’ncisi, 25-28 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Tüm İslam ülkelerinin, kurum ve kuruluşların bu önemli organizasyonu güçlü şekilde sahiplenmesi bekleniyor.
28 Kasım 2025 Cuma - 15:45
DTO, 30 üyesiyle Shanghai Automechanika 2025’TE
Denizli Ticaret Odası (DTO)Başkanı Uğur Erdoğan’ın Denizli iş dünyası için benimsediği dünya pazarlarını yakından izleme, teknolojiyle bütünleşmiş çalışma ve ihracatı artıracak yeni pazarları proaktif şekilde araştırma odaklı vizyonu, DTO’nun uluslararası fuar katılımlarını destekleme politikasının temel dayanağı hâline geldi. DTO; otomotiv yan sanayi, servis ekipmanları ile hizmetleri sektöründen iş insanlarıyla, Shanghai Automechanika 2025’e katıldı; stratejik temaslarda bulundu. Yeni enerji ve akıllı araç teknolojilerinde küresel gelişmelerin arenası ve göstergesi haline gelen Shanghai Automechanika 2025, otomotiv sektörünün geleceğine de ışık tuttu. DTO; otomotiv yan sanayi, servis ekipmanları ile hizmetlerinde faaliyet gösteren 30 üyesiyle, dünyanın en büyük otomotiv tedarik, teknoloji ve yeni enerji ekosistemi buluşmalarından biri olan Shanghai Automechanika 2025’te yer aldı. 383.000 m’lik devasa bir alanda 7.465 katılımcıyla gerçekleştirilen fuar, özellikle yeni enerji teknolojileri, batarya sistemleri, akıllı araç bileşenleri ve üretim ekipmanlarıyla dikkat çekti. Denizlili iş insanlarından oluşan DTO heyeti, sektörün küresel oyuncularıyla birebir temaslar kurarak önemli bağlantılar geliştirdi. Başkan Erdoğan’ın stratejik yaklaşımı, sektörlerin önünü açıyor Fuarlara yönelik organizasyonlarıyla ilgili bir değerlendirmede bulunan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, üyelerinin küresel trendleri yerinde takip etmesi, teknolojik dönüşümü içselleştirmesi ve yeni pazar fırsatlarına erişim sağlaması gerektiğini söyledi. Başkan Erdoğan’ın bu düşüncesiyle hazırlanan DTO’nun Shanghai Automechanika iş programı, sektördeki Denizli firmalarının rekabet gücünü artırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. DTO üyesi firmalar, ekonomik ve teknolojik kazanımlarla dönüyor Başkan Erdoğan’ın sektörel gelişimi önceleyen yaklaşımının bir yansıması olan DTO’nun organizasyonu, Denizli iş dünyasının küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmesi beklenen stratejik temaslarla sonuçlandı. DTO heyetinin fuar süresince yürüttüğü temaslarla, sektörde yeni müşteri ve tedarik ağlarının oluşturulması, ileri teknoloji ve üretim ekipmanlarının yakından incelenmesi, küresel pazarların güncel dinamiklerine uyum, servis hizmetlerinde dijitalleşme ve verimlilik artışı ile yeni enerji odaklı dönüşüm fırsatlarının değerlendirilmesi gibi alanlarda firmalara önemli bir katkı sağlandı. Denizli için stratejik değer üreten bir organizasyon oldu DTO’nun üyelerinin fuara katılabilmeleri için verdiği destek, Denizli’deki otomotiv yan sanayi, servis ekipmanları ile hizmetlerinde faaliyet gösteren firmaların, uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor.
28 Kasım 2025 Cuma - 15:44
MediaMarkt, ‘Rengârenk Şahane Cuma’yı başlattı
MediaMarkt Türkiye’nin gelenekselleşen Rengarenk Şahane Cuma kampanyası ‘Branda Yırtma’ etkinliği ile başladı. Levent mağazasında yapılan etkinliğin açılışını ise markanın gelenekselleşen branda yırtma etkinliğiyle sevilen oyuncu Ezgi Mola ve içerik üreticisi Berk Keklik (Uberkuloz)yaptı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder