EKONOMİ - 28 Kasım 2025 Cuma 15:58

ODTÜ ve Maxis’ten üniversite süreklilik fonu

A
A
A
ODTÜ ve Maxis’ten üniversite süreklilik fonu

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis’in yöneticiliğinde kurulan ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, üniversite bünyesinde kurulan ilk süreklilik (endowment) fonu oldu.



Üniversitenin 70’inci yılı kapsamında hayata geçirilen ve ODTÜ70 olarak adlandırılan yatırım fonu, Türkiye’nin derin teknoloji alanlarındaki inovasyon kapasitesini değerlendirip küresel liderlik hedefleyen erken aşama ve büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine sabırlı ve disiplinli finansman sağlamayı hedefliyor. Fon; yapısı, yatırım stratejisi ve oluşturduğu model itibarıyla Türkiye’de öncü bir rol üstleniyor.


"Aynı amaç için yüreği çarpan kurumların birlikteliği bir şeyleri değiştirir"


Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Fonun tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, kendisinin de ODTÜ mezunu olduğunu belirtti. Kurumlar arasındaki güç birliği ile etki alanlarının genişletilmesine işaret eden Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Eğer dünyayı değiştirmekten bahsediyorsak, bu ancak iş birlikleriyle olur. Bireyler olarak ne kadar başarı gösterirsek gösterelim ne kadar büyük kurumların başında olursak olalım etki alanımız sınırlı. Ama güç birlikteliği olursa, aynı vizyon doğrultusunda yol alan, aynı amaç için yüreği çarpan kurumlar bir araya gelirse o zaman bir şeyler değişmeye başlıyor; kurumlarımız değişmeye başlıyor, ülke değişmeye başlıyor, dünya değişmeye başlıyor. Ben en sağlıklı ilerlemenin; etki alanlarımızı genişleterek, iş birlikleriyle ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Fonu gibi başarılı projelere imza atarak mümkün olabileceğini düşünüyorum."


"Gönüllü katkılar kıymetli. Biz de birikimin yüzde 10’u kadar katkı sunacağız"


Fonun, Türkiye’nin ilk üniversite süreklilik fonu olduğunu vurgulayan Aran, "Umarım bu fon amacına ulaşır ve ODTÜ’nün gelişerek dünyanın büyük üniversiteleri arasında hak ettiği yeri almasına vesile olacak finansman kaynağının bulunmasına öncülük eder, o kapıyı aralar" diye konuştu.


ODTÜ Geliştirme Vakfı, ODTÜ Teknokent, İş Bankası ve iştiraki Maxis’in Fon’da harcı bulunan kurumlar olduğunu ifade eden Aran, ülkemizin girişimcilik dünyası açısından verimlilik ve sinerji yaratacağına inandığı Fonun kurulmasına katkı sağlayan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil başta olmak üzere tüm paydaş ekiplerine teşekkür etti.


Hakan Aran, bazı fonların ilk yola çıkışında ve birikmesinde gönüllü katkıların çok kıymetli olduğunun altını çizerek, şöyle dedi: "Biz de banka olarak, 70’inci Yıl Fonu’nda ne kadar para birikirse yüzde 10’u kadar Fon’a katkı sunacağız. Oradaki hayal 100 milyon dolara ulaşmaksa, 10 milyon dolar da üzerine biz koyacağız. Hedeflere daha hızlı, daha sağlam adımlarla ulaşılmasında İş Bankası’nın bu mütevazı katkısı umarım katalizör görevi görür."


"Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine bir dönüşüm başlatıyor"


ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, "Yetmiş yıl önce kurulan ODTÜ, yalnızca bilim üretmeyi değil; cesaret eden, risk alan, yenilik geliştiren kuşakları yetiştirmeyi hedefliyordu. Bugün geriye baktığımızda, ODTÜ’nün bir üniversiteden öte, Türkiye’nin en geniş ve en etkili inovasyon ekosisteminin merkezine dönüştüğünü görüyoruz. Şimdi bu 70 yıllık birikimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Bugün bu adımı atmanın tam zamanı; çünkü Türkiye’nin yenilikçilik kapasitesi tarihte hiç olmadığı kadar yüksek. Dünyada endowment fonları üniversitelerin kaderini belirlerken, Türkiye’de bu adımı ilk kez biz atıyoruz. Dünya standartlarında üniversitelerin kaderini belirleyen bu modelde, Türkiye’de öncülüğü ODTÜ üstleniyor. Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine sizlerle birlikte ülkemizde bir dönüşüm başlatıyor. 1966’da ülkemizin ilk yerli roketini ateşledik. 1993’te Türkiye’yi internete bağladık. Bugün ise ülkemizin geleceğini finanse edecek yeni bir modeli birlikte ateşliyoruz. Bu fon, bir girişim sermayesi fonundan çok daha fazlası. Bu, ODTÜ’nün önümüzdeki otuz yıla nasıl hazırlanacağının ve Türkiye’ye nasıl daha güçlü katkı vereceğinin somut bir kararıdır" dedi.


"Yüzde 70’i ODTÜ ekosistemine geri dönecek"


Toplanan sermayenin en az yüzde 70’inin ODTÜ ekosistemine yatırım olarak geri döneceğini ifade eden Yozgatlıgil, "ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nu Maxis ile iş birliği içinde kuruyoruz. Amacımız ilk aşamada 70 milyon dolar, devamında ise 100 milyon dolarlık bir yapıyı oluşturmaktır. 2035’te ODTÜ’nün 80’inci yılı ile bu hacmi büyütmeyi; 100. yılında ise 1 milyar dolarlık bir endowment fonuna ulaşmayı hedefliyoruz. Bu model Türkiye’de ilk kez uygulanıyor. Bugün sizleri yalnızca bir yatırıma değil; Türkiye’de yükseköğretimin finansman modelini dönüştürmeye davet ediyoruz. Fonun ilk ayağı, elde edilen gelirlerin yüzde 20’sinin doğrudan ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktarılmasıdır. Böylece üniversite için kalıcı ve sürdürülebilir bir kaynak yapısı oluşturacağız. Türkiye’de hiçbir üniversitenin bugüne kadar gerçekleştiremediği bir dönüşümden söz ediyoruz. Modelin ikinci ayağı ise bir o kadar stratejik: Toplanan sermayenin en az yüzde 70’i ODTÜ ekosistemine yatırım olarak geri dönecek" şeklinde konuştu.


Hedef 70 milyon dolar


Yapılan açıklamaya göre, bağış ve yatırım gelirlerini aynı çatı altında birleştiren fon, yapacağı yatırımların çıkışlarından elde edeceği getirinin yüzde 20’sini ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktaracak. Bu yönüyle ODTÜ70, Türkiye’de üniversite sürdürülebilirliği için tasarlanmış ilk model olma özelliğini taşıyor. Fon, Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. iş birliğiyle yönetiliyor ve 70 milyon dolar hedef büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.


Fonun yatırım odağı, yüzde 70 ODTÜ ekosistemi girişimleri, yüzde 30 stratejik fırsatlar olarak belirlendi. Öncelikli alanlar arasında yapay zekâ, ileri malzemeler, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, savunma, mobilite ve iklim teknolojileri bulunuyor.


Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunu


Açıklamaya göre, ODTÜ’nün akademik gücü, araştırma kapasitesi ve Teknokent’teki 400’ü aşkın teknoloji şirketi ile birlikte oluşturduğu ekosistem ve dünyanın dört bir yanına yayılmış mezunların gücü fonun yatırım stratejisinin merkezinde yer alıyor. Mezun girişimcilerin başarıları da fonun arkasındaki güçlü potansiyeli ortaya koyuyor. Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunları tarafından gerçekleştirildiği bildirilirken, en yüksek yatırım alan ilk 100 girişimin yüzde 17’sinde yine ODTÜ’lü kurucuların yer aldığı belirtildi. 2024 yılında gerçekleşen 524 yatırımın 50’si ODTÜ mezunlarına ait.


ODTÜ70, üniversitenin bilgi birikimi, mezun ağı ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirerek yerli teknoloji girişimlerinin küresel pazarlara açılmasını hızlandırmayı hedefliyor.


Etkinlik kapsamında ODTÜ70’in vizyonu, hedefleri ve Türkiye’nin teknoloji ekosistemine sağlayacağı katkılar detaylı biçimde kamuoyuyla paylaşıldı.



ODTÜ ve Maxis’ten üniversite süreklilik fonu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir MAST İzmir Boat Show’a ziyaretçi akını sürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, deniz tutkunlarını ve sektör profesyonellerini buluşturuyor. 350’den fazla deniz aracı ve geniş ürün yelpazesiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunan fuar, 3 Mayıs’a kadar 11.00-19.00 saatleri arasında gezilebilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show - 4. Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, açıldığı ilk günden bu yana artan ziyaretçi ilgisiyle üçüncü gününü geride bıraktı. Fuar alanında gün boyunca yoğunluk yaşandı. Fuar İzmir A ve B hollerinde düzenlenen fuarda, boyları 3 ile 15 metre arasında değişen 350’nin üzerinde deniz aracı sergileniyor. Motor yatlar, tekneler ve deniz ekipmanlarının yer aldığı fuarda, ürünlerin yaklaşık yüzde 70’i yerli üretimden oluşuyor. Fuar açıldığı ilk günden bu yana ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Deniz tutkunları gün boyunca ürünleri incelerken, katılımcı firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştiriyor. Pazar 19.00’a kadar açık 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar uzanan geniş fiyat aralığında teknenin sergilendiği fuar; sadece sektör profesyonellerini değil, tekne ve yat tutkunlarını da ağırlıyor. Broker ve yat satış-kiralama acentelerinden distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profili fuarda yer alıyor. Halka açık olarak düzenlenen MAST İzmir Boat Show, her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Fuar, 3 Mayıs Pazar günü saat 19.00’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Mersin Bakan Uraloğlu duyurdu:"Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolunda ilk kısım temmuz ayında açılacak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mersin’de yapımı devam eden Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu projesinde fiziki gerçekleşmenin yüzde 88’e ulaştığını belirterek, "Çeşmeli ile Erdemli Doğu Kavşağı arasının trafiğe açılmasını Temmuz ayı içerisinde gerçekleştireceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu Projesini yerinde inceleyip bilgi aldı daha sonra ise basın açıklaması yaptı. Mersin’de devam eden en önemli karayolu projelerinden biri olan Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolunda çalışmaların hızla sürdüğünü ifade eden Bakan Uraloğlu," Çalışma arkadaşlarımızdan projeyle ilgili detaylı bilgi aldık ve güzergah üzerindeki ilerlemeyi bizzat gözden geçirdik" dedi.Bir gün önce Silifke-Mut-Sertavul yolunda da incelemelerde bulunduklarını hatırlatan Uraloğlu, bölgedeki ulaşım projeleriyle vatandaşların beklentilerinin karşılandığını vurguladı. Mersin’in serbest bölgesi, sanayi altyapısı, limanı ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile hızla büyüyen bir merkez haline geldiğine dikkat çeken Uraloğlu, şehrin gelişmiş karayolu ağlarıyla Türkiye’nin önemli ulaşım kavşaklarından biri olduğunu söyledi. 52 kilometrelik otoyol Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu’nun, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu’nun devamı niteliğinde olduğunu belirten Uraloğlu, projenin 41 kilometre ana gövde ve 11 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 52 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade etti. Proje kapsamında 7 tünel, 5 viyadük, 2 otoyol hizmet tesisi, 1 bakım işletme merkezi ve 1 tünel işletme merkezi bulunduğunu aktaran Uraloğlu, "Toplam 20 bin 232 metre uzunluğundaki 7 tüneli ve 3 bin 266 metre uzunluğundaki 5 viyadüğü tamamladık. Toprak işlerinde yüzde 99, sanat yapılarında yüzde 95 ilerleme sağladık. Genel fiziki gerçekleşme yüzde 88 seviyesine ulaştı" diye konuştu. Seyahat süresi 18 dakikaya düşecek Otoyolun tamamlanmasıyla bölgedeki ulaşımın büyük ölçüde rahatlayacağını kaydeden Uraloğlu, özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiğin önemli ölçüde azalacağını belirtti. Uraloğlu, "Mevcut devlet yolunda yaz aylarında 2,5 saate varan seyahat süresini 18 dakikaya düşüreceğiz. Bu projeyle zamandan 2 milyar 700 milyon lira, akaryakıttan 338 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 3 milyar 38 milyon lira tasarruf sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Projenin karbon salınımını da yıllık 17 bin 100 ton azaltacağını vurgulayan Uraloğlu, çevresel katkıya da dikkat çekti. Otoyolun Mersin’in turizm bölgelerini otoyol ağına bağlayacağını dile getiren Uraloğlu, projenin sanayi, tarım ve turizm faaliyetlerini canlandıracağını söyledi. Ayrıca otoyolun Çukurova Uluslararası Havalimanı’na ulaşımı kolaylaştıracağını ve bölgedeki artan ulaşım ihtiyacını karşılayacağını kaydetti. Mersin’e 293 milyar liralık yatırım Uraloğlu, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 24 yılda Mersin’in ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 293 milyar liralık yatırım yapıldığını,bölünmüş yol uzunluğunun 585 kilometreye, sıcak asfalt kaplamalı yol ağının ise 672 kilometreye çıkarıldığını söyledi.Mersin’de 16 ayrı karayolu projesinin sürdüğünü aktaran Uraloğlu, Silifke-Mut-Sertavul yolunda yüzde 49 fiziki gerçekleşmeye ulaşıldığını, projenin tamamlanmasıyla seyahat süresinin 105 dakikadan 70 dakikaya düşeceğinin de altını çizdi. Antalya ile Mersin’i bağlayacak Akdeniz Sahil Yolu’nun da önemli projeler arasında yer aldığını ifade eden Uraloğlu, bu yolun tamamlanmasıyla seyahat süresinin 9 saat 30 dakikadan 5 saat 50 dakikaya düşeceğini sözlerine ekledi. Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Projesi’nin de devam ettiğini belirten Uraloğlu, hattın 361 kilometreden 312 kilometreye düşürüleceğini, seyahat süresinin ise 6,5 saatten 2 saat 15 dakikaya ineceğini açıkladı. Projenin yılda 3 milyonun üzerinde yolcu ve yaklaşık 37 milyon ton yük taşımasının hedeflendiğini ifade eden Uraloğlu, hattın bölgedeki lojistik kapasiteyi artıracağını söyledi. "İlk kısım Temmuz’da açılıyor Uraloğlu," Çeşmeli ile Erdemli Doğu Kavşağı arasının trafiğe açılmasını Temmuz ayı içerisinde gerçekleştireceğiz. Böyle bir hedef koyduk. Geri kalan Kızkalesi’ne kadar olan kesimi de Aralık ayına kadar hizmete açmış olacağız. Yani otoyolumuzun tamamını inşallah bu sene içerisinde hizmete açmış olacağız. Bu da bizim için kıymetli, yani Türkiye’de en hızlı şekilde yaptığımız, en hızlı bitirdiğimiz otoyol olacaktır. Bu da Mersin’e yakışır diye düşünüyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. Bakan Uraloğluna, Vali Atilla Toros, milletvekilleri Ali Kıratlı, Havva Sibel Söylemez, Hasan Ufuk Çakır, Levent Uysal, Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, Ak Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir eşlik etti.
Kocaeli "İki Teker Bir Rüya" 3 bin 800 öğrenciye ulaştı Kocaeli’de çocuklara sürdürülebilir ulaşım bilinci kazandırmak amacıyla hazırlanan "İki Teker Bir Rüya" adlı tiyatro oyunu, 25 okulda 3 bin 800 öğrenciyle buluştu. Oyun, eğlenceli ve interaktif yapısıyla bisiklet, yaya ulaşımı ve toplu taşımanın önemini anlattı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çocuklara erken yaşta sürdürülebilir ulaşım bilinci kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği "İki Teker Bir Rüya" adlı tiyatro oyunu ile önemli farkındalık çalışmasına imza attı. Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı kapsamında hazırlanan oyun, eğlenceli kurgusu ve öğretici içeriğiyle çocuklardan büyük ilgi gördü. Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Çayırova, İzmit ve Başiskele’de bulunan kültür merkezlerinde sahnelenen tiyatro oyunu, 25 farklı okuldan toplam 3 bin 800 öğrenciyle buluştu. Böylelikle çocuklar, interaktif sahneler ve eğlenceli karakterler eşliğinde bisiklet kullanımının, yaya ulaşımının ve toplu taşımanın çevreye olan olumlu etkilerini öğrenme fırsatı yakaladı. Renkli karakterler ve eğlenceli diyaloglarla zenginleştirilen oyunda bisiklet, yaya ulaşımı ve toplu taşımanın çevreye katkıları anlatıldı. "İki Teker Bir Rüya", çocuklara yalnızca ulaşım türlerini tanıtmakla kalmıyor ve onlara doğaya saygılı, güvenli ve sağlıklı hareketlilik alışkanlıklarının önemini de aktarıyor. Oyun boyunca çocuklar hem keyifli vakit geçiriyor hem de günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri sürdürülebilir ulaşım davranışları konusunda bilinçleniyor.