Son Dakika
|
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
Bursa’da 25 yaşındaki avukata silahlı saldırı düzenleyen şüpheli yakalandı
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
Trendyol Süper Lig’de 32. hafta heyecanı
Karayazı’da gölet taştı, yol ulaşıma kapatıldı
İngiltere Kralı III. Charles 11 Eylül Anıtı’nı ziyaret etti, kurban yakınlarıyla bir araya geldi
ABD ordusu: "Abluka kapsamında 42 gemi geri döndürüldü, İran 6 milyar doları aşkın gelirden mahrum kaldı"
EKONOMİ
İnşaat ve gayrimenkul sektörünün kalbi Bursa’da attı
30 Nisan 2026 Perşembe - 14:54:23
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, gayrimenkul ve inşaat sektörünün iş hacmine önemli katkı sağladı. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar 4 gün boyunca yerli ve yabancı 15 bini aşkın ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Fuarda 20’ye yakın ülkeden gelen yabancı alıcı da işbirliği masasında buluştu. BTSO öncülüğünde, İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) ve TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi iş birliğinde, KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı sona erdi. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarı 4 gün boyunca yerli ve yabancı ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi. Fuara başta Bursa olmak üzere farklı şehirlerden iş profesyonelinin yanı sıra 20’ye yakın ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da katıldı. Fuar kapsamında ayrıca ’Gayrimenkulde Yaşam Kalitesine Geçişin Şifreleri’ ve ’Depreme Dayanıklı Yapılar: Zemin, Yapı ve Malzeme Entegrasyonu’ başlıklı seminerler de katılımcılarla buluştu. "Sektörlerimizin İş Hacminin Güçlenmesi Önceliğimiz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı’nın sektörün gelişimine ve ticari hareketliliğine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Fuarın, yerli ve yabancı katılımcıları bir araya getirerek yeni iş birliklerinin önünü açtığını belirten Burkay, organizasyonun Bursa’nın fuarcılık vizyonunu da güçlendirdiğini ifade etti. Başkan Burkay, "İnşaat ve gayrimenkul sektörü, üretimden istihdama, ihracattan şehirleşmeye kadar geniş bir etki alanıyla Türkiye ekonomisinin temel taşlarından birini oluşturuyor. Bu güçlü yapının sürdürülebilir büyümesi için sektör paydaşlarının bir araya geldiği organizasyonlar büyük önem taşıyor. Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı’nı da bu anlayışla hayata geçiriyor, sektörümüzün en önemli buluşma noktalarından biri haline getiriyoruz. BTSO olarak üyelerimizin rekabet gücünü artıracak, yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak her türlü projeyi desteklemeye devam ediyoruz. Fuarlarımız, firmalarımızın iş hacmini büyütmesine, yeni iş bağlantıları kurmasına ve uluslararası arenada daha etkin rol almasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda şehrimizin üretim, ticaret ve ihracat potansiyelini daha görünür kılıyor. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği bulunan tüm kurum ve kuruluşlarımıza, iş birliği yaptığımız İMSİAD, Mimarlar Odası Bursa Şubesi paydaşlarımıza ve fuarımıza değer katan katılımcılarımıza teşekkür ediyorum." dedi. "Kapasiteyi iki katına çıkardık" İnşaat ve yapı sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, bu yıl artan katılım ve yoğun ilgiyle dikkat çekti. Sektör temsilcileri, organizasyonun hem ticari bağlantılar hem de şehir ekonomisi açısından önemli katkılar sunduğunu vurguladı. İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, fuarın geçen yılın ardından bu yıl daha büyük bir kapasiteyle gerçekleştirildiğini belirterek, "Geçen yıl oluşan yoğun rağbet ve memnuniyet üzerine bu yıl kapasiteyi neredeyse iki katına çıkardık. BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ın öncülüğünde, KFA Fuarcılık tarafından organize edilen ve bizim de destek verdiğimiz bu organizasyonu sektörümüz adına çok önemli buluyoruz. Fuar, B2B görüşmeler sayesinde yurt dışına yeni iş bağlantıları kurulmasına da önemli katkı sağladı. Bununla birlikte fuar, sadece sektöre değil şehrin ticaretine ve tanıtımına da önemli katkılar sağlıyor. Geçen yıldan daha başarılı, oldukça yoğun ve heyecanlı bir fuar geçirdik." dedi. "Fuarda yoğun bir taleple karşılaştık" ASVİP Asansör Yönetim Kurulu Üyesi ve BTSO 25. Komite Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım ise ilk fuar deneyimlerinin beklentilerin üzerinde geçtiğini ifade etti. Yıldırım, "Bu kadar yoğun bir taleple karşılaşacağımızı düşünmemiştik. Özbekistan’dan bir firma ile yaklaşık 80 adet asansör talebi için görüşmeler yaptık. Ayrıca Fas ve Mısır’dan müşterilerle ciddi görüşmeler gerçekleştirdik. Ev tipi homelift asansörümüz büyük ilgi gördü. Fuar sonrası hem fabrikamızda ağırlayacağız hem de yurt dışı ziyaretler planlıyoruz" diye konuştu. İnşaat sektörünün zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Yıldırım, üreticilerin bu dönemde üretimi artırarak piyasaya katkı sunması gerektiğini vurguladı. BTSO’nun UR-GE projelerinin firmalara önemli vizyon kazandırdığını da belirten Yıldırım, fuarda emeği geçenlere teşekkür etti. EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir, fuardan yüksek verim aldıklarını ifade etti. Özdemir, "Geçen yılki başarının ardından bu yıl da fuara katıldık. Yurt dışından ve çevre illerden çok sayıda ziyaretçimiz oldu." dedi. EPSA Yalıtım’ın ürün gamına da değinen Özdemir, temel su yalıtımından mantolama ve yerden ısıtma sistemlerine kadar 200’ün üzerinde ürün sunduklarını, 30’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini ifade etti. TEKNOSAB’da hayata geçirdikleri yeni yatırımla teknoloji malzemesi üretimine başladıklarını aktaran Özdemir, özellikle otomotiv sektöründe kullanılan EPP malzemesinin üretimine odaklandıklarını da sözlerine ekledi. 29. Yapı ve Yaşam Kongresi Bu yıl Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile eş zamanlı olarak TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından 29. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi düzenlendi. ‘Yaşamın, Kentlerin ve Mimarlığın Geleceği’ ana temasıyla gerçekleştirilen etkinlik, değişen kent dinamikleri, sürdürülebilirlik, afetlere dayanıklılık ve kamusal yaşamın niteliği gibi başlıklarda çok sayıda oturuma ev sahipliği yaptı. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, "BTSO’nun katkılarıyla 9 yıllık bir aranın ardından yeniden düzenlediğimiz kongrede kent, yaşam ve mimarlık arasındaki çok katmanlı ilişkiyi ele aldık. Yeni fikirlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan ve sektöre yön verecek önemli çıktılar sunan kongrede emeği geçenlere teşekkür ediyorum." Yabancı İş Profesyonellerinden Fuara Özel İlgi Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, yurt dışından gelen iş insanlarının da yoğun ilgisini gördü. Libya’dan fuara katılan Khaled Salih Ahmed Abu, organizasyonun oldukça hareketli geçtiğini belirterek, önemli konut projelerinin tanıtıldığını ifade etti. Nitelikli bir fuar deneyimi yaşadığını dile getiren Abu, Bursalı firmalarla ticari iş birlikleri geliştirmek istediğini söyledi. Suudi Arabistan’dan katılım sağlayan Meshal Muhammed Albow ise inşaat ve yan sanayi alanında faaliyet gösterdiğini belirterek, fuara ikinci kez katıldığını ifade etti. Geçtiğimiz seneki ilk ziyaretinde bir firma ile iş birliği gerçekleştirdiğini ve bu sürecin halen devam ettiğini kaydeden Albow, Bursa ile ticari ilişkilerini daha da güçlendirmek istediğini vurguladı. Elektrik ve aydınlatma alanında önemli görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Albow, fuarın oldukça verimli geçtiğini ve önümüzdeki dönemde yeni iş birliklerine imza atmayı hedeflediğini söyledi. Azerbaycan’dan gelen İlgar Karimov, Bursa’ya ilk defa geldiğini ve fuar boyunca birçok firma ile ciddi görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 13:59
Tunceli’de 120 kilometrelik sıcak asfalt hedefi için dev tesis kuruldu
Tunceli’de kurulan ve yıllık 400 bin metreküp kapasiteye sahip yeni malzeme ocağıyla, 120 kilometrelik sıcak asfalt hedefi kapsamında toplam 91 köyün yol konforunun artırılması hedefleniyor. Tunceli’de 120 kilometrelik sıcak asfalt hedefi kapsamında Çiçekli Köyü’nde kurulan ve yıllık 400 bin metreküp üretim kapasitesine sahip malzeme ocağında çalışmalar hız kazandı. Vali Şefik Aygöl, tesis alanını ziyaret ederek yürütülen faaliyetleri yerinde inceledi ve planlamaları teknik heyetle birlikte gözden geçirdi. Toplam 91 köyü modern yollarla buluşturacak olan projenin, çevreye duyarlı bir yaklaşımla ve belirlenen takvim doğrultusunda tamamlanması hedefleniyor. 2026 Yılı Bütümlü Sıcak Asfalt (BSK) Yol Yapım Faaliyetleri kapsamında Çiçekli Köyü mevkisinde kurulan kırma-eleme ve yıkama malzeme ocağında incelemelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl, " 2026 yılı Bütümlü Sıcak Asfalt yol yapım faaliyetlerimiz kapsamında Çiçekli Köyü’nde kurduğumuz bu tesis, saatte 180 ile 240 ton, yıllık ise yaklaşık 400 bin metreküp üretim kapasitesiyle yol yapım çalışmalarımızda ihtiyaç duyduğumuz hammaddenin ana kaynağı olacaktır. Yaz dönemi için belirlediğimiz 120 kilometrelik sıcak asfalt hedefimiz doğrultusunda, 54 köyümüze doğrudan, 37 köyümüze ise dolaylı olmak üzere toplam 91 köyümüzü bu hizmetle buluşturmak için sahadaki planlamalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Tüm bu süreçleri ve malzeme ocağımızdaki çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerimizle eş güdüm içerisinde hareket ediyor, faaliyetlerimizi doğaya ve çevreye karşı gerekli tüm duyarlılığı göstererek, aldığımız tedbirlerle kararlılıkla yürütüyoruz" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 13:53
Başkan Büyüksimitci: "Mart ayında Kayseri’den 314 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi"
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Mart ayı ihracat verileri açıklandı. Açıklanan verileri değerlendiren Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Kayseri’nin Mart ayı ihracatının bir önceki aya göre yüzde 1,39 oranında azalarak 314 milyon 106 bin 541 dolar seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi. Geçen yılın aynı ayına kıyasla da ihracatta yüzde 3,46 oranında bir düşüş yaşandığını ifade eden Büyüksimitci, son 12 aylık toplam ihracatın ise yüzde 2,18 artışla 3 milyar 840 milyon 238 bin dolara ulaştığını kaydetti. Mart ayında Kayseri’den 145 ülkeye ihracat yapıldığını belirten Büyüksimitci, en fazla ihracat gerçekleştirilen ülkelerin sırasıyla Almanya, ABD ve İtalya olduğunu söyledi. Aynı dönemde ihracatta öne çıkan sektörlerin ise kablo, mobilya ve elektrikli ev aletleri olduğunu vurguladı. ABD-İsrail-İran savaşının enerji fiyatlarından lojistik maliyetlere, tedarik zincirlerinden finansal piyasalara kadar birçok alanda etkisini hissettirdiğini ifade KAYSO Başkanı Büyüksimitci; "Mart ayında ihracatımızda bir miktar gerileme yaşandığını görüyoruz. Şubat ayında yakalanan artış eğiliminin ardından gelen bu düşüşte, küresel ölçekte artan belirsizliklerin ve özellikle ABD-İsrail-İran savaşının önemli etkisi oldu. Bu gelişmeler başta Orta Doğu olmak üzere birçok ihracat pazarımızda talep daralmasına, lojistik süreçlerde aksamalara ve ticaret akışında yavaşlamalara neden olmakta, sipariş süreçlerini ve üretim planlamasını doğrudan etkilemektedir" dedi. Özellikle enerji ve ham madde maliyetlerindeki artışın, sanayicilerin rekabet gücünü zorlayan en önemli unsurlar arasında olduğunu ifade eden Büyüksimitci; "Böylesi öngörülemez ve kırılgan bir ortamda sanayicilerimizin daha temkinli, planlı ve esnek hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Riskleri doğru analiz eden, pazar çeşitliliğini artıran, alternatif tedarik kanalları geliştiren ve üretim süreçlerinde esnekliğini güçlendiren firmalarımız, bu süreci daha sağlıklı ve kontrollü şekilde yönetecektir" ifadelerini kullandı. Döviz dönüşüm desteğinin en az bir yıl daha uzatılması gerektiğini ifade eden Büyüksimitci, "Merkez Bankamız tarafından uygulanan döviz dönüşüm desteği bu gün itibarıyla sona erdi. Mevcut küresel şartlar ve rekabet baskısı göz önünde bulundurulduğunda, ihracatçımızın rekabet gücünü koruyabilmesi adına bu desteğin en az bir yıl daha uzatılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Buyüksimtci; "Tüm bu zorluklara rağmen üretimden vazgeçmeyen, istihdamını koruyan ve ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sunmaya devam eden firmalarımızın ortaya koyduğu azim ve kararlılık son derece kıymetlidir" şeklinde sözlerini tamamladı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 13:45
Bakan Şimşek: "Martta turizm gelirleri yıllık yüzde 1,3 arttı"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, turizm gelirleri hakkında, "Turizm sektörü dirençli görünümünü koruyor. Martta turizm gelirleri yıllık yüzde 1,3 arttı" dedi. Bakan Şimşek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Turizm sektörü dirençli görünümünü koruyor. Martta turizm gelirleri yıllık yüzde 1,3 arttı. Böylece ilk çeyrekte yıllıklandırılmış turizm geliri 65,6 milyar dolara, ziyaretçi sayısı 64,1 milyon kişiye ulaştı. Küresel ticarette zorlukların arttığı bu dönemde hizmet ticaretinin önemi daha da öne çıkıyor. Jeopolitik gelişmelerin turizm sektörü üzerindeki etkilerini sınırlamak için gereken adımları hızla attık. Turizm Destek Paketi ile sektöre ilave teminat ve kredi imkanı sağladık. Cari dengedeki kazanımları kalıcı hale getirmek için döviz kazandırıcı sektörleri desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 14:25
Edremit ve Havran’ın coğrafi işaretli değerleri görücüye çıktı
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
3
28 Nisan 2026 Salı- 12:43
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
4
29 Nisan 2026 Çarşamba- 14:58
Bakan Işıkhan: "Emekli ikramiyelerinin erken ödenmesi için çalışma yapabiliriz"
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 11:25
İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor
29 Kasım 2025 Cumartesi - 11:10
Kadının emeği Aydın’ın geleceğine yön veriyor
AYTO’nun "Kadının Emeği, Aydın’ın Geleceği" programı kapsamında kadın girişimcilere sertifikaları verildi, önemli iş birlikleri hayata geçirildi. Aydın Ticaret Odası (AYTO) Kadın Girişimciler Kurulu tarafından yürütülen "Kadının Emeği, Aydın’ın Geleceği" programı kapsamında düzenlenen sertifika töreni ve protokol imza etkinliği, AYTO Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadın girişimciler, tarım, sanayi ve turizm alanlarında sertifikalarını alarak proje sürecini tamamladı. Program çerçevesinde özellikle sanayi alanında yürütülen "Kadın Eli" projesi, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğiyle hayata geçirildi. Fırın ve unlu mamuller üzerine hazırlanan proje, kadın emeğinin üretime katılması ve iş hayatında görünürlüğünün artmasını hedefliyor. Etkinlikte ayrıca Tralleis Antik Kenti Kazıları Protokolü imzalanarak kültürel iş birliği açısından önemli bir adım atıldı. Törene AYTO’yu temsilen TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve AYTO Başkanı Hakan Ülken ile Kadın İcra Kurulu üyeleri katıldı. Efeler Belediye Başkan Yardımcısı Yalçın Ulusal, kurum müdürleri ve çeşitli kurum temsilcileri de etkinlikte yer aldı. Programda yapılan konuşmalarda kadın girişimciliğinin bölgesel kalkınmadaki önemi vurgulandı. AYTO Yönetim Kurulu Üyesi Belgin Çekmen Altay, projenin kadınlara yeni iş alanları sunduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Aydın İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Güler Kurudere Akbaş ise kadın girişimcilerin ekonomiye katkısının güçlenerek devam ettiğini ifade etti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve AYTO Başkanı Hakan Ülken de kadınların iş hayatındaki başarısının desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Etkinlik, program yapımcısı Mehmet Çam’ın "İş Yaşamında Milyonluk Sorular: Son Kararınız mı?" başlıklı semineriyle devam etti. Çam, iş dünyasında doğru karar alma süreçleri, motivasyon ve başarıya ulaşmanın yolları üzerine etkileyici bir sunum yaparak katılımcılara ilham verdi.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:35
MÜSİAD Antalya Başkanı Akgül, 2026 Ticaret Destek Paketi’ni değerlendirdi
Ticaret Bakanı’nın Antalya programında açıkladığı yeni destek paketini değerlendiren MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, kredi limitlerinden faiz düzenlemelerine, kooperatif desteklerinden vergi indirimlerine kadar birçok adımın 2026 öncesi işletmelere önemli avantajlar sağlayacağını belirtti. Türkiye ekonomisinin 2026’ya yaklaşırken şekillenen ticaret dinamikleri, iş dünyasının uzun süredir beklediği birçok düzenlemenin hayata geçirilmesiyle yeni bir döneme işaret ediyor. Ticaret Bakanı’nın Antalya programında açıkladığı destekler, sahadan gelen taleplerin politika düzeyine yansıdığı yönünde değerlendirildi. MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, yapılan düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Sahadan yükselen talepler artık karar mekanizmasına yön veriyor" Akgül, Ticaret Bakanı’nın Antalya’da yaptığı açıklamaların iş dünyası için moral niteliği taşıdığını belirterek, "Bu destekler, sahadaki gerçek taleplerin Ankara tarafından duyulduğunu gösteriyor. MÜSİAD olarak yıllardır sektör bazlı raporladığımız ihtiyaçların politika karşılığı bulması, reel sektörle devlet arasındaki temasın güçlendiğini ortaya koyuyor" dedi. "Kredi üst limitinin 2,5 milyon TL’ye çıkması işletmeleri yeniden harekete geçirecek" Akgül, esnaf ve KOBİ’ler için kredi üst limitinin 2,5 milyon TL’ye yükseltilmesinin son yıllarda maliyet baskısı altında kalan işletmeler için önemli olduğuna değinerek, "Birçok işletme maliyet baskısı nedeniyle büyüme planlarını ertelemek zorunda kaldı. Bu limit artışıyla birlikte yatırım iştahı yeniden canlanacak" ifadelerini kullandı. "Makine ve ekipman kredilerinin artırılması üretimde dönüşüm başlatacak" Ticari kredilerde makine yatırımlarının da aynı limit içerisinde değerlendirilmesini "stratejik bir hamle" olarak nitelendiren Akgül, kararın teknolojik yenilenme ve verimlilik açısından önem taşıdığını ifade etti. "Faiz maliyetlerinin düşürülmesi reel sektöre nefes aldıracak" Akgül, kredi faizlerine ilişkin hazırlanan yeni düzenlemelerin 2026’ya yönelik umutları artırdığını belirterek, bunun üretim ve ihracat yapan işletmeleri rahatlatacağını söyledi. Esnaf kredilerindeki yüzde 30 fatura zorunluluğunun bir yıl ertelenmesine değinen Akgül, bu düzenlemenin kredi süreçlerini hızlandıracağını ve küçük işletmeler için önemli bir kolaylık olduğunu aktardı. "Kooperatif desteklerinin artırılması kırsal kalkınmayı hızlandıracak" Kooperatiflere yönelik makine desteğinin 1 milyon TL’ye, fuar desteğinin 150 bin TL’ye yükseltilmesini değerlendiren Akgül, bu adımların kırsal kalkınmayı ve yerel üretimi destekleyeceğini söyledi. "Vergi ve SGK borçlarındaki faiz indirimi işletmelere kritik bir nefes oldu" Akgül, gecikme zamlarının düşürülmesinin işletmelerin mali yüklerini hafifleteceğini belirterek, kararın finansal sürdürülebilirliği olumlu etkileyeceğini ifade etti. "2026, Türkiye’nin dezenflasyon yılı olacak" Akgül, 2026’da enflasyonun yüzde 16–23 aralığına gerilemesinin beklendiğini belirterek, sıkı para politikasının etkilerinin yılın ikinci çeyreğinde daha net görüleceğini söyledi. "2026 bir bekleme yılı değil, fırsat yılı olacak" Akgül, açıklanan desteklerin işletmeler için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek işletmelerin doğru stratejilerle yeni dönemi değerlendirebileceğini ifade etti. Akgül, açıklamalarını desteklerin ülke ekonomisine, esnafa, üreticilere ve ticaret erbabına hayırlı olması temennisiyle tamamladı.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:26
Düzce’de trafiğe kayıtlı araç sayısı 160 bine yaklaştı
DÜZCE(İHA) – Düzce’de trafiğe kayıtlı araç sayısı ekim ayı sonu itibarıyla 159 bin 715 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilerine göre trafiğe kayıtlı araç sayısı her geçen ay artarak devam ediyor. Düzce’de otomobilden sonra en çok araç motosiklet oldu. Araç türlerine bakıldığında 73 bin 14 otomobil, 2 bin 972 minibüs, bin 557 otobüs, 21 bin 95 kamyonet, 5 bin 751 kamyon, 10 bin 114 motosiklet, 14 bin 628 traktör, 584 özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:16
Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün yürütücüsü olduğu "Çarpana Tasarımları ile Kültürel Hafıza Yeni Ürünlerle Buluşuyor Projesi" tamamlandı. Özel bir tezgâh gerektirmeyen dokuma sanatı, "çarpana" adı verilen; deri, karton ya da ince ahşap gibi malzemelerden dörtgen şeklinde kesilmiş ve köşeleri delinmiş araçlarla yapılan bir dokuma tekniği olarak biliniyor. Enleri dar, boyları oldukça uzun olan, şerit formundaki bu çözgü yüzlü dokumalar, tarihi olarak kuşak, kemer ve benzeri ürünlerin yapımında kullanılıyor. Geleneksel dokuma yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olan çarpana, taşıdığı kültürel hafızayla da dikkat çekiyor. Proje kapsamında Enstitü’de görevli 15 eğitmen ve usta öğretici personele tarihleri arasında, çarpana dokuma tekniklerinin modernizasyonu ve tasarım geliştirme eğitimleri verildi. Eğitimler yoluyla Anadolu’da işlevselliği yüksek ve estetik bir kadim Türk el sanatı olan çarpana dokuma tekniklerinin yaşatılması, hem de bu tekniklerin çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturularak yenilikçi ürünlerin ortaya çıkarılması hedeflendi. Uygulamalı olarak Enstitü’nün Kaleiçi yerleşkesinde gerçekleştirilen ve 5 gün süren eğitim esnasında, katılımcıların geleneksel motifleri modern çizgilerle birleştirme becerisi kazanmaları sağlandı. Proje ile Enstitü’nün kurumsal kapasitesinin artırılması, özgün çarpana tasarımlarının geliştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılmasına katkı sunuldu. Çarpana dokuma kursunun eğitmeni Duygu İlâ, eğitime dair şunları söyledi: "Çarpana Dokuma, Geleneksel el sanatlarımızdan bir tanesi. Günümüze kadar değişmeden ve bozulmadan gelen tek dokuma sanatımız diyebiliriz. Kartlarla dokunuyor olması diğer geleneksel el dokumalarından ayıran en önemli noktası. Çarpana Dokuma kursu ile unutulmaya yüz tutmuş bir sanatı toplum hafızasından tamamen kaybolmadan devam etmesini sağlamak istiyoruz. Modern hayata entegre ederek, bu sanatın devamlılığını sağlamak en büyük amacımız. Tabi genç kuşaklara aktarılması için en mühim nokta, eğitim kurumlarında bir disiplin olarak ele alınması gerekmektedir. İlk defa bu sanat dalı ile karşılaşan katılımcılarımız, günümüzde benzerliği olan bir sanat dalı olmaması nedeniyle, karmaşık geldiğini düşünerek başlıyor eğitimlerine. Ancak yaptıkça, ortaya desen ve ürün çıktıkça, zorluğu yerini, bu sanat dalından aldıkları zevke bırakıyor." Kursiyerlerden Ayşegül Eyyupoğlu da " Geleneksel Sanatlar; hem duygusal mirası koruma hem de toplumsal kimlik oluşturma açısından önemlidir. İnsanın kendini keşfetmesi de sanatın bir parçasıdır. Eğitim süresince; geleneksel becerilerin gelecek nesillere aktarımının yanı sıra yeni fikir ve deneyimlerde kazandık. Sanatın, duygusal ifade, zihinsel rahatlama, özgüven, zihinsel odaklanma, toplumsal bağlantı ve empati gibi olumlu etkileri de vardır" diye konuştu. Eğitim sonunda BAKA Antalya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Jale Akhundova Demir, Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Coşkunsu, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal ve BAKA uzmanı İffet Gözde Bozdoğan ve enstitü yetkililerinin katılımı ile başarılı kursiyerlere sertifikaları takdim edildi. "Gelenekten geleceğe uzanan bir köprü" Projenin en önemli çıktılarından biri olarak, proje sonunda çarpana dokuma için coğrafi işaret başvurusunun yapılmasına yönelik süreçler başlatılacak. Böylece bölgenin kültürel belleğinde önemli bir yere sahip olan bu zanaatın, tescillenerek korunması ve sürdürülebilir hale gelmesi sağlanacak. BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen imza töreninde çalışmanın vizyonundan bahsetmiş; projenin sadece bir eğitim faaliyeti olmanın ötesinde, bölgenin kültürel mirasını korumaya ve ekonomik faydaya dönüştürmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu belirterek; "Çarpana dokuma, tarihi ve kültürel anlamda büyük değere sahip geleneksel bir tekniktir. Biz bu tekniklerin kaybolmasını önlemekle kalmıyor, onları yenilikle buluşturuyoruz. Tabii bu çalışmalarda ilham kaynağımız Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürütülen Anadoludakiler Projesi. Anadoludakiler Projesi tarihimize ait ne varsa, o eserlerin izini sürüyor, eserlerin ülkemizin kültür envanterine kazandırılmasını sağlıyor. BAKA olarak biz de yürüttüğümüz bu proje sayesinde hem mesleki kapasiteyi artıracak hem de yeni ürünlerin pazara sunulmasının önünü açacağız. Ayrıca coğrafi işaret süreciyle bu mirasın resmî olarak da korunmasını amaçlıyoruz." ifadelerini aktardı. "Antalya’ya ve bölgeye katma değer sağlayacak" Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün tasarladığı ürünlerin hem yerel hem de ulusal alanda daha fazla yer bulması bekleniyor. Geleneksel dokumanın, çağdaş tasarımlarla yeniden yorumlanması sayesinde, hem kültürel değerler korunacak hem de bölgeye özgü ürünlerin görünürlüğü artacak.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:03
Şanlıurfa’da borcunu ödemeyen çiftçilere elektrik verilmeyecek
Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da tarımsal sulama alanında faaliyet gösteren ve borcunu uzun süredir ödemeyen 16 bini aşkın aboneye yönelik elektrik kesintisi uygulayacağını açıkladı. Şanlıurfa dahil 6 ilde elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, yıllardır süren tahsilat sorununa karşı önemli bir adım attı. Tarımsal sulama faaliyetlerinde bulunan ve geçmiş dönemlere ait elektrik borcunu ödemeyen sayıları 16 bini aşan abonelere yönelik enerji kesintisi uygulanacağını duyurdu. Borcunu ödemek isteyenlerin en geç aralık ayının ilk haftasının içinde ödemelerini yapabileceklerini açıklandı. Dicle Elektrik, hem hizmetin devamlılığı hem de enerji arz güvenliği için bu adımın zorunlu hale geldiğini belirtti. Dicle Elektrik’ten yapılan açıklamada, Şanlıurfa’da 9,8 milyon dekar alanda yapılan tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği için elektrik arzının kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, "Toplam 20 bin 664 tarımsal sulama abonemizden 16 bin 54’ünün borcunu ödememesi, sistemin sürdürülebilirliğini imkânsız hale getirmiştir. Bu tablo karşısında, yasal haklarımızı kullanarak, 1 Aralık haftası içinde borcunu ödemeyen abonelere enerji vermeme kararı aldık" ifade edildi. Dicle Elektrik, yapılan tüm uyarılara ve sunulan kolaylıklara rağmen ödeme yapmayan abonelere yönelik uygulanacak enerji kesintisinin yasal bir süreç olduğuna dikkat çekerek, "12 yıla kadar uzanan geçmiş borçların ödenmesi için çağrıda bulunuyoruz. Borcunu ödemek için ofislerimize başvuran ve ödeme iradesini gösteren çiftçilerimiz kesinti uygulamasının dışında tutulacaktır. Ancak bu tarihten sonra borcunu ödemeyen abonelere enerji verilmeyecek" ifadelerine yer verildi. Dicle Elektrik, 2013 yılındaki özelleşmeden bu yana Şanlıurfa’da elektrik altyapısını güçlendirmek amacıyla toplam 23,6 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Bu kapsamda yalnızca 2025 yılı için planlanan 71 projeye 3,6 milyar TL kaynak ayıran şirket, enerji altyapısını daha modern ve sürdürülebilir hale getirme çabalarını sürdürüyor. Yapılan yatırımların, hem hizmet kalitesini artırmak hem de bölgedeki tarımsal faaliyetleri desteklemek açısından önem taşıdığı vurgulandı.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:48
Akbank ve EBRD’den KOBİ’ler için finansman anlaşması
Akbank ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), kadın KOBİ’leri, genç girişimcileri ve KOBİ’lerin dijital dönüşümü desteklemek üzere 130 milyon dolar kadar kredi anlaşması imzaladı. Akbank, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığı 130 milyon dolar tutarlı kredi sözleşmesiyle KOBİ’leri, kadın işletme sahiplerini ve genç girişimcileri desteklemeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre kaynak, Türkiye Women in Business (TurWiB) Programı kapsamında kadın KOBİ’lere 70 milyon dolar; Türkiye Youth in Business (TurYiB) Programı kapsamında genç girişimcilere 50 milyon dolar; Digital Transformation Finance Facility (DTFF) Programı kapsamında KOBİ’lerin dijital dönüşümünü desteklemek için 10 milyon dolar olmak üzere, toplam 130 milyon dolar tutarından oluşuyor. Akbank Hazine ve Finansal Kurumlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Muratoğlu, "EBRD ile sürdürdüğümüz iş birliğimizi farklı programlar çerçevesinde çeşitlendiriyoruz. Akbanklı KOBİ’lere olan desteğimizi her geçen gün artırıyoruz. 2021 ve 2022 yıllarında EBRD’den TurWiB programından kredi temin ederek kadın KOBİ’leri desteklemiştik, bu kapsamdaki iş birliğimizi sürdürmekten memnuniyet duyuyoruz. Yeni duyurulan TurYiB programıyla, genç girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak olmak bankamızın sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında oluşturacağı sosyal etkinin daha geniş çevrelere yayılmasını sağlayacaktır. Teknoloji yatırımları, Akbank’ın odak noktalarından birisi ve DTFF kapsamında KOBİ’lerin dijital dönüşümünün finansmanına katkı vererek, bu alandaki öncü rolümüzü korumaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:06
GTO’nun Kasım ayı meclis toplantısı yapıldı
Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) kasım ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkan Vekili Ali Bayram Sarıca başkanlığında yönetim kurulu, meclis ve disiplin kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) kasım ayı olağan meclis toplantısının açılışında Meclis Başkan Vekili Ali Bayram Sarıca konuşma yaptı. Toplantının açılışında yaptığı konuşmada GTO Meclis üyelerinin çalışmalarıyla kent ticaretine yön verdiklerini ifade eden GTO Meclis Başkan Vekili Ali Bayram Sarıca, "Her birinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. 40 bini aşkın üyemizi layıkıyla temsil ederek ticari hayatta yaşanan her sorunun çözümünde çok önemli bir rol oynuyorsunuz. Sektörlerin nabzını tutan meslek komitelerinizle birlikte Yönetim Kurulumuzun atacağı adımlara ışık tutuyorsunuz. Gaziantep Ticaret Odası bugün Türkiye’nin en güçlü odalarından biriyse eğer bunun en önemli parçaları Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komite üyeleri ile işinin ehli, uzman personel kadrosudur" dedi. "Çalışmalarımız 3 ödülle taçlandı" Toplantıda GTO’nun Kasım ayı faaliyetleri hakkında Meclis üyelerini bilgilendiren ve hayata geçirdikleri projelerin ve yürüttükleri çalışmaların 3 ödül kazandığı haberini paylaşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, GTO iştiraki BULLA’nın, İncili Gastronomi Rehberi’nde 4 İnci alarak "Mükemmel" kategorisinde yeniden yer almasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Gaziantep mutfağı yüzeysel tanıtımlarla değil, kalite, ustalık ve emekle temsil edilebilir. Bu başarı da bunun en güçlü göstergesi" dedi. GTO’nun bir diğer ödülünün ise Gaziantep Gastronomi Akademisinin (GAGA) profesyonel aşçılık eğitimi öğrencilerinden geldiğini aktaran Başkan Yıldırım, "Kayseri’de düzenlenen yarışmada GAGA’da eğitim verdiğimiz iki öğrencimiz, profesyonel şeflerle yarışarak kendi kategorilerinde ikincilik elde etti. Bu, hem genç yeteneklerimizin seviyesini hem de GAGA’nın güçlü eğitim altyapısını ve çalışmalarının kalitesini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Yıldırım, "Kasım ayında bizleri gururlandıran bir ödül de İstasyon Gaziantep projemize Dünya Gazetesi tarafından düzenlenen ‘Toplumsal Fayda Ödülleri’nden geldi. Toplumsal Fayda Oluşturan Yerel Çalışmalar kategorisinde İstasyon Gaziantep Modeli ödül aldı. Tüm bu başarılar, hem iştiraklerimizin hem de projelerimizin kalite standardını ve vizyonunu açıkça ortaya koyuyor. Ben bu başarılarda emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "İşletmelerimiz maliyet enflasyonuyla karşı karşıya" Konuşmasının devamında işletmelerin asıl karşı karşıya olduğu enflasyonun maliyet enflasyonu olduğunu dile getiren Yıldırım, "Ekonomide istikrar ve sağlıklı büyüme için en önemli unsur öngörülebilirliktir. Mevcut enflasyonist ortamda işletmelerimizin öngörüden uzaklaşıyor. Reel sektör maruz kaldığı maliyet baskısı karşısında ihtiyacı olan ürün veya ham maddeyi, fiyatı artacak endişesiyle erken tedarik ediyor. Çünkü işletimlerimizin maruz kaldığı enflasyon maliyet enflasyonu" ifadelerine yer verdi. Yıldırım, üretimin, ihracatın ve istihdamın sürdürülebilirliği adına bir dizi yapısal adımın hızla atılmasının reel sektör açısından son derece değerli dolduğunu vurgulayarak, "Kamuda tasarrufun etkin şekilde güçlendirilmesi, dengeli ve sürdürülebilir bir kur politikasının izlenmesi, üretim maliyetlerini azaltacak reformların hayata geçirilmesi, hukukun üstünlüğü ve liyakat ilkesinin ekonomik yönetimde temel alınması. Tüm bu adımlar Türkiye ekonomisinin güven, istikrar ve öngörülebilirlik zemininde ilerlemesi için kritik önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Otellerde düzenlenen alışveriş etkinlikleri sektöre zarar veriyor Otellerde düzenlenen alışveriş etkinliklerinin zorlu günler geçiren sektör temsilcileri için haksız rekabete neden olduğunun da altını çizen Başkan Yıldırım, "Tekstil, hazır giyim, deri ve ayakkabı sektörleri emek yoğun yapıları nedeniyle son dönemde en fazla kayıp yaşayan alanlarımızdan oldu. Bu sektörlerimizin yaşadığı maliyet baskısının yanı sıra, bir başka konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Otellerde düzenlenen alışveriş festivalleri. Bu organizasyonlar ne yazık ki kayıtlı esnafımızın, üreticimizin ve perakende işletmelerimizin ticaretine zarar veriyor. Sektörün zaten zorlandığı bir dönemde haksız rekabete yol açan bu uygulamaların gözden geçirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
28 Kasım 2025 Cuma - 17:44
Dalaman havalimanı 10 ayda 5,5 milyon yolcuya hizmet verdi
Devlet Hava Meydanları İşletmesinden yapılan açıklamada, Dalaman havalimanı 2025 yılının ilk 10 ayında 5 milyon 400 bin 656 yolcuya ve 46 bin 793 uçuş trafiğine hizmet verdi. Yapılan açıklamada, Dalaman Havalimanında Ekim ayında hizmet verilen yolcu sayısı 659 bin 791 kişi, uçak sayısı 5 Bin 268 ve taşınan yük miktarı da 8 bin 479 ton olarak gerçekleşti.
28 Kasım 2025 Cuma - 17:17
Akçay-Midilli seferleri yaz sezonunda başlayacak
Ağustos ayında Balıkesir Deniz Otobüsleri (BADO) Ayvalık-Midilli seferlerini başlatan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, önümüzdeki yaz sezonunda da Akçay-Midilli seferlerini başlatmaya hazırlanıyor. "1. yılımızda Büyük Balıkesir Buluşması" lansmanında söz verdiği Midilli seferlerini geride bıraktığımız Ağustos ayında faaliyete alarak Balıkesir Deniz Otobüsleri AŞ (BADO) adı altında Ayvalık seferlerini başlatan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, ikinci etap olarak da Akçay seferlerini başlatmaya hazırlanıyor. 2026 yılı yaz sezonuna yetiştirilmesi planlanan Akçay-Midilli seferleri kapsamında ilk olarak 1954 yılında daimi deniz hudut kapısı olarak ilan edilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı kayıtlarında hâlihazırda aktif statüsünü koruyan Akçay İskelesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Balıkesir Büyükşehir Belediyesine devredildi. İnşaat süreci başladı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Balıkesir Toplu Taşıma AŞ tarafından işletilecek olan Akçay İskelesi’nden gerçekleştirilecek uluslararası denizyolu yolcu taşımacılığına hizmet verecek gümrük binasının konumu ve koordinatları, Ticaret Bakanlığı ve ilgili diğer paydaş kurumlar nezdinde yapılan teknik ve idari değerlendirmeler sonucunda kesinleştirildi. Gümrük hizmet alanının yer alacağı kıyı tesisi gerisindeki saha, üzerinde ilgili birimlerden gerekli izinler alınarak gümrük binası projelendirildi ve yapı ruhsatı temin edilerek 24 Kasım tarihi itibarıyla inşaat sürecine başlandı. Süreç en kısa sürede tamamlanıyor Ayrıca gümrük faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik idari yapılanma kapsamında Pasaport Polisi ile Gümrük Muhafaza personeli görevlendirilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde işletme izni süreci ile deniz güvenliği için gerekli olan ISPS (Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu) uyumluluk ve izin süreçleri eşzamanlı olarak devam ediyor. Akçay-Midilli deniz ulaşım hizmeti için süreç en kısa sürede tamamlanarak vatandaşların kullanımına sunulacak. Edremit Körfezinde hızlı ve konforlu deniz taşımacılığı hizmetinin geliştirilmesi ile Balıkesir’in ulusal ve uluslararası alanda ön plana çıkarılmasını hedefleyen BADO seferleri bölge turizmine katkı sağlayacak.
28 Kasım 2025 Cuma - 17:11
SASKİ’nin 2026 bütçesi 10,3 milyar TL
Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (SASKİ) 2025 yılı olağan genel kurulu tamamlandı. Komisyondan gelen 6 madde karara bağlanırken, kurumun 2026 yılı bütçesi 10 milyar 325 milyon TL olarak belirlendi. SASKİ 2. Olağan Genel Kurul Toplantısı 2. Birleşimi, meclis binasında Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında yapıldı. İlgili komisyonlardan havale edilen 6 maddenin görüşüldüğü toplantıda CHP grubu, yatırım bütçesine devlet desteğinin çok az olduğunu savunarak, insani bir hak olan suyun ilk 3 metreküpünün bedelsiz verilmesini ve Samsun Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı’nın yapımı nedeniyle kullanılan dövizli kredi nedeniyle hala 29 milyon euro borç olduğunu dile getirdi. AK Parti Grup Başkanvekili Recep Kemal Certel, suyun ve su kullanımının sadece Samsun ve Türkiye özelinde değil tüm dünyada çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Suyun değeri üzerinde devamlı konuşma yapılıyor. Burada mutabık olmadığımızı düşünüyorum. Mutabık olduğumuz yer su, insani bir üründür. Tüm insanların ulaşması gereken bir ürün ve hayattır. Ancak suyun siyasi ve ticari bir argüman olmadığı noktasına katılmıyorum. Şu anda dünyada ‘su savaşları’ olacak kadar önemli bir hale gelmiştir. Dolayısıyla bunu bu çerçevede değerlendirmek önemlidir" dedi. "Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı iyi ki yapıldı" 11 yıl önce hayata geçirilen Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjının Karadeniz’in tek atık su tesisi olduğuna dikkat çeken Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk ise "2010’larda atık su tesisi ile alakalı süreç başladığında o günkü muhalefet durumunda bulunan meclis üyesi arkadaşlarımızın da bu kadar borçlanma, yükün altına girerek yatırımın yapılmasının Samsun’u yorabileceği konusunda görüşler bildirmişti. Şimdi gelinen noktada Karadeniz’de bir tek Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin atık su arıtma tesisi vardır. SBB’nin atık su arıtma tesisinin Karadeniz’de tek olması önemli bir husustur. Şehrimizde tüketilen ve atık su noktasına gelen suyun temizlenerek denize deşarjı önemlidir. Ayrıca 16 mavi bayraklı plajımız var. Bu da şehir için önemli bir kazanımdı. Dolayısıyla Atık su tesisi iyi ki yapılmıştır. Eğer bu tesis bugün yapılmış olsaydı daha büyük bütçelerle önümüze gelmiş olacaktı. Bugün itibariyle bugünkü siyasilerimiz de farklı ihtiyaçları olan kısımlara merkezi hükümetin de desteklerini almaları suretiyle SASKİ’ye SBB’ye ve Samsun’a katkı sağlamaktadırlar. Geçmişte bu işleri yapanlara, emeği olanlara teşekkür ediyorum. Bugün de Samsun adına gayret gösteren siyasilerimize, belediye başkanımıza ve SASKİ çalışanlarına gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bütçenin Samsun ve SASKİ’ye hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. SASKİ’nin 2026 bütçesi 10 milyar 325 milyon TL olarak belirlendi Öte yandan kapanış toplantısında SASKİ’nin 2026 yılında kullanacağı gider ve gelir bütçeleri de belli oldu. Buna göre SASKİ’nin 2026 gider bütçesi 10 milyar 325 milyon TL, gelir bütçesi ise 7 milyar 825 milyon TL olarak belirlendi. Ayrıca 2,5 milyar TL’lik de iç borçlanma öngörüldü.
28 Kasım 2025 Cuma - 15:58
ODTÜ ve Maxis’ten üniversite süreklilik fonu
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis’in yöneticiliğinde kurulan ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, üniversite bünyesinde kurulan ilk süreklilik (endowment) fonu oldu. Üniversitenin 70’inci yılı kapsamında hayata geçirilen ve ODTÜ70 olarak adlandırılan yatırım fonu, Türkiye’nin derin teknoloji alanlarındaki inovasyon kapasitesini değerlendirip küresel liderlik hedefleyen erken aşama ve büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine sabırlı ve disiplinli finansman sağlamayı hedefliyor. Fon; yapısı, yatırım stratejisi ve oluşturduğu model itibarıyla Türkiye’de öncü bir rol üstleniyor. "Aynı amaç için yüreği çarpan kurumların birlikteliği bir şeyleri değiştirir" Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Fonun tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, kendisinin de ODTÜ mezunu olduğunu belirtti. Kurumlar arasındaki güç birliği ile etki alanlarının genişletilmesine işaret eden Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eğer dünyayı değiştirmekten bahsediyorsak, bu ancak iş birlikleriyle olur. Bireyler olarak ne kadar başarı gösterirsek gösterelim ne kadar büyük kurumların başında olursak olalım etki alanımız sınırlı. Ama güç birlikteliği olursa, aynı vizyon doğrultusunda yol alan, aynı amaç için yüreği çarpan kurumlar bir araya gelirse o zaman bir şeyler değişmeye başlıyor; kurumlarımız değişmeye başlıyor, ülke değişmeye başlıyor, dünya değişmeye başlıyor. Ben en sağlıklı ilerlemenin; etki alanlarımızı genişleterek, iş birlikleriyle ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Fonu gibi başarılı projelere imza atarak mümkün olabileceğini düşünüyorum." "Gönüllü katkılar kıymetli. Biz de birikimin yüzde 10’u kadar katkı sunacağız" Fonun, Türkiye’nin ilk üniversite süreklilik fonu olduğunu vurgulayan Aran, "Umarım bu fon amacına ulaşır ve ODTÜ’nün gelişerek dünyanın büyük üniversiteleri arasında hak ettiği yeri almasına vesile olacak finansman kaynağının bulunmasına öncülük eder, o kapıyı aralar" diye konuştu. ODTÜ Geliştirme Vakfı, ODTÜ Teknokent, İş Bankası ve iştiraki Maxis’in Fon’da harcı bulunan kurumlar olduğunu ifade eden Aran, ülkemizin girişimcilik dünyası açısından verimlilik ve sinerji yaratacağına inandığı Fonun kurulmasına katkı sağlayan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil başta olmak üzere tüm paydaş ekiplerine teşekkür etti. Hakan Aran, bazı fonların ilk yola çıkışında ve birikmesinde gönüllü katkıların çok kıymetli olduğunun altını çizerek, şöyle dedi: "Biz de banka olarak, 70’inci Yıl Fonu’nda ne kadar para birikirse yüzde 10’u kadar Fon’a katkı sunacağız. Oradaki hayal 100 milyon dolara ulaşmaksa, 10 milyon dolar da üzerine biz koyacağız. Hedeflere daha hızlı, daha sağlam adımlarla ulaşılmasında İş Bankası’nın bu mütevazı katkısı umarım katalizör görevi görür." "Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine bir dönüşüm başlatıyor" ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, "Yetmiş yıl önce kurulan ODTÜ, yalnızca bilim üretmeyi değil; cesaret eden, risk alan, yenilik geliştiren kuşakları yetiştirmeyi hedefliyordu. Bugün geriye baktığımızda, ODTÜ’nün bir üniversiteden öte, Türkiye’nin en geniş ve en etkili inovasyon ekosisteminin merkezine dönüştüğünü görüyoruz. Şimdi bu 70 yıllık birikimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Bugün bu adımı atmanın tam zamanı; çünkü Türkiye’nin yenilikçilik kapasitesi tarihte hiç olmadığı kadar yüksek. Dünyada endowment fonları üniversitelerin kaderini belirlerken, Türkiye’de bu adımı ilk kez biz atıyoruz. Dünya standartlarında üniversitelerin kaderini belirleyen bu modelde, Türkiye’de öncülüğü ODTÜ üstleniyor. Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine sizlerle birlikte ülkemizde bir dönüşüm başlatıyor. 1966’da ülkemizin ilk yerli roketini ateşledik. 1993’te Türkiye’yi internete bağladık. Bugün ise ülkemizin geleceğini finanse edecek yeni bir modeli birlikte ateşliyoruz. Bu fon, bir girişim sermayesi fonundan çok daha fazlası. Bu, ODTÜ’nün önümüzdeki otuz yıla nasıl hazırlanacağının ve Türkiye’ye nasıl daha güçlü katkı vereceğinin somut bir kararıdır" dedi. "Yüzde 70’i ODTÜ ekosistemine geri dönecek" Toplanan sermayenin en az yüzde 70’inin ODTÜ ekosistemine yatırım olarak geri döneceğini ifade eden Yozgatlıgil, "ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nu Maxis ile iş birliği içinde kuruyoruz. Amacımız ilk aşamada 70 milyon dolar, devamında ise 100 milyon dolarlık bir yapıyı oluşturmaktır. 2035’te ODTÜ’nün 80’inci yılı ile bu hacmi büyütmeyi; 100. yılında ise 1 milyar dolarlık bir endowment fonuna ulaşmayı hedefliyoruz. Bu model Türkiye’de ilk kez uygulanıyor. Bugün sizleri yalnızca bir yatırıma değil; Türkiye’de yükseköğretimin finansman modelini dönüştürmeye davet ediyoruz. Fonun ilk ayağı, elde edilen gelirlerin yüzde 20’sinin doğrudan ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktarılmasıdır. Böylece üniversite için kalıcı ve sürdürülebilir bir kaynak yapısı oluşturacağız. Türkiye’de hiçbir üniversitenin bugüne kadar gerçekleştiremediği bir dönüşümden söz ediyoruz. Modelin ikinci ayağı ise bir o kadar stratejik: Toplanan sermayenin en az yüzde 70’i ODTÜ ekosistemine yatırım olarak geri dönecek" şeklinde konuştu. Hedef 70 milyon dolar Yapılan açıklamaya göre, bağış ve yatırım gelirlerini aynı çatı altında birleştiren fon, yapacağı yatırımların çıkışlarından elde edeceği getirinin yüzde 20’sini ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktaracak. Bu yönüyle ODTÜ70, Türkiye’de üniversite sürdürülebilirliği için tasarlanmış ilk model olma özelliğini taşıyor. Fon, Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. iş birliğiyle yönetiliyor ve 70 milyon dolar hedef büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor. Fonun yatırım odağı, yüzde 70 ODTÜ ekosistemi girişimleri, yüzde 30 stratejik fırsatlar olarak belirlendi. Öncelikli alanlar arasında yapay zekâ, ileri malzemeler, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, savunma, mobilite ve iklim teknolojileri bulunuyor. Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunu Açıklamaya göre, ODTÜ’nün akademik gücü, araştırma kapasitesi ve Teknokent’teki 400’ü aşkın teknoloji şirketi ile birlikte oluşturduğu ekosistem ve dünyanın dört bir yanına yayılmış mezunların gücü fonun yatırım stratejisinin merkezinde yer alıyor. Mezun girişimcilerin başarıları da fonun arkasındaki güçlü potansiyeli ortaya koyuyor. Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunları tarafından gerçekleştirildiği bildirilirken, en yüksek yatırım alan ilk 100 girişimin yüzde 17’sinde yine ODTÜ’lü kurucuların yer aldığı belirtildi. 2024 yılında gerçekleşen 524 yatırımın 50’si ODTÜ mezunlarına ait. ODTÜ70, üniversitenin bilgi birikimi, mezun ağı ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirerek yerli teknoloji girişimlerinin küresel pazarlara açılmasını hızlandırmayı hedefliyor. Etkinlik kapsamında ODTÜ70’in vizyonu, hedefleri ve Türkiye’nin teknoloji ekosistemine sağlayacağı katkılar detaylı biçimde kamuoyuyla paylaşıldı.
28 Kasım 2025 Cuma - 15:53
Fındık fiyatları, ihracat, döviz kuru ve hava şartlarına bağlı
Serbest piyasada uzun süredir 280-290 lira bandında işlem gören fındık fiyatlarının, döviz kurunda önemli bir değişiklik yaşanmadığı takdirde yıl sonuna kadar stabil seyretmesi bekleniyor. Fındık fiyatlarının ihracat ve döviz kuru doğrultusunda belirlendiğini ifade eden fındık sanayicisi Mustafa Demirci, geçen yıla göre ihracatta yaklaşık yüzde 50 düşüş yaşandığını söyledi. Demirci, bu düşüşün Avrupalı alıcıları farklı tedarikçilere yönelttiğini belirtti. Demirci, mevcut tabloya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yıl sonuna yaklaşırken fındık fiyatlarının 290 lira seviyesinin üzerine çıkması için ya döviz artışı ya da ihracatın yükselmesi gerekir. Öngördüğümüz tabloya göre fındık fiyatları 15 Ocak 2026’ya kadar stabil devam edecektir. Bu tarihten sonra hava şartları fiyatların yeniden şekillenmesinde belirleyici olacaktır" dedi. Hava koşullarının rekolte üzerindeki etkisine de dikkat çeken Demirci, "15 Ocak 2026’dan sonra hava şartlarının kuraklık ya da mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklık gibi etkileri rekolteyi düşürebilecek olumsuzluklardır. Bu durumda fındık fiyatları 300 liranın üzerine çıkması muhtemeldir. Bununla beraber hava şartları mevsim normallerinde seyrederse fındık için olumsuz bir durum yaşanmazsa fındık fiyatları yine stabil durumda pek bir değişiklik yaşanmaz. Dolaysıyla bundan sonraki süreçte fındık fiyatlarını ihracat rakamları, döviz kuru ve hava şartları belirleyecek" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder