EKONOMİ - 29 Nisan 2026 Çarşamba 11:25

İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor

A
A
A
İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor

Sanayi kenti Kocaeli’de nitelikli iş gücü bulmakta zorlanan sektör temsilcileri, çözümü öğrencilerin yanına gitmekte buldu. İşletmelerinde beklemek yerine meslek liselerine adeta çıkarma yapan iş dünyası, öğrencileri daha okul sıralarındayken istihdama kazandırmak için yoğun çaba harcıyor.


Körfez Ticaret Odası (KTO) öncülüğü ve Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğiyle, "Körfez Mesleklerinde Yıldızlarını Yetiştiriyor" sloganıyla "3. Sektör ve Öğrenci Kariyer Buluşması" düzenlendi. Etkinlikte öğrenciler, farklı sektörlerden gelen temsilcilerle birebir görüşerek staj, istihdam ve kariyer planlaması hakkında bilgi aldı.


Buluşmada mesleki eğitimin önemi ve nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik ihtiyaçlar da ele alındı. Etkinlikte yapılan görüşmelerin, hem öğrencilerin kariyer yolculuklarına yön vermesi hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının karşılanmasına katkı sağlaması hedeflendi.



"Körfez’de 4 bin öğrenci meslek liselerinde eğitim görüyor"


İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt, Körfez’de lise düzeyinde eğitim gören 10 bin öğrencinin yaklaşık 4 bininin meslek liselerinde olduğunu söyleyerek, "Bu oran yeterli değil. Hedefimiz, bu oranı yüzde 50’lerin üzerine, hatta yüzde 60’lara çıkarmaktır" dedi.



"Mezun olan 90 öğrenciden 70’ini istihdama kazandırıyoruz"


Öğrencileri geleceğin aranan personeli olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, "Yürüttüğümüz çalışmalarla her yıl ortalama 90 öğrencimizi mezun ediyoruz ve yaklaşık 70’ini istihdama kazandırıyoruz. Bu gençlerimizin 60’ının yani 3’te 2’sinin üye iş yerlerimizde görev alması, kurduğumuz güçlü iş birliğinin en somut göstergesidir. Yaklaşık 15’i üniversite öğrenimine devam ederken, 5’i farklı alanlarda kariyer yolculuğunu sürdürmektedir. Bizler sadece öğrencilerimizin değil, onları yetiştiren öğretmenlerimizin de gelişimini önemsiyoruz" diye konuştu.



"İşletmeler öğrencilerle birebir buluşuyor"


Etkinliğin temel hedefinin iyi yetişmiş öğrenciler ile işletmelerin birbirini yakından tanımasını sağlamak olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bu senaryoda işletmeler öğrencilerle birebir buluşuyor. Öğrenciler işverenlerini, işverenler de öğrencileri seçerek gelecekteki çalışma arkadaşlarını belirleme imkanı buluyor. Öğrencilerimiz ile işletmeler arasında staj yapabilecekleri, birbirlerini tanıyabilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Buradaki amacımız, iyi yetişmiş öğrencilerimiz ile işletmelerimizin karşılıklı olarak birbirini tanımasını sağlamaktır" şeklinde konuştu.


Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar da, teknolojinin ve yapay zekanın ilerlemesine rağmen gerçek meslek sahibi insanlara geçmişte olduğundan çok daha fazla ihtiyaç duyulacağını vurguladı. Kalkar, "Yapay zekadan sonra meslek çok fazla ihtiyaç kalmayacak gibi bir şey söyleniyor ama bu söylenen şey herhalde meslek liselerimiz için geçerli değil. Dünyanın bundan sonraki dönemde gerçek meslek sahibi insanlara geçmişte olduğundan daha fazla ihtiyacı olacak" ifadelerini kullandı.


Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Alan Şefi Süleyman Özecik, elektrik, makine ve kimya gibi bölümlere ilginin fazla olduğunu ancak metal ve mobilya gibi alanların daha az tercih edildiğini dile getirdi. Öğrencilerin zaman zaman bilinçsiz tercihlerle bu alanlara yerleştiğini ve devamsızlık oranlarının olduğunu aktaran Özecik, "Bölümümde dönem başında 70 öğrencim vardı, bunların yaklaşık 32’si şu an hiç okula gelmiyor. Bunun nedenlerinden birinin, öğrencilerin ortaokul döneminde yaşadığı pandemi süreci olduğunu düşünüyoruz" dedi.


Programa Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar, Körfez Belediye Başkan Vekili İbrahim Çırpan, Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt, ilçe protokolü, oda üyeleri, sektör temsilcileri, okul idarecileri ve rehberlik servisleri ile meslek lisesi öğrencileri ve öğretmenleri katıldı.



İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Patlayıcı tespitinde cep boyutuna uzanan teknoloji Kocaeli’de güvenlik güçlerinin sahadaki ihtiyacı doğrultusunda geliştirilen yerli sensör, büyük ve hantal X-ray cihazlarına alternatif olma potansiyeli taşıyor. Lazer teknolojisiyle üretilen sensör, sadece hedeflenen patlayıcıyı seçerek tespit ediyor. Kocaeli’deki bir doktora tezi çalışmasında güvenlik güçlerinin sahada kullanabileceği hızlı, taşınabilir ve güvenilir patlayıcı tespit sistemleri ihtiyacından yola çıkılan "TNT Tabanlı Patlayıcıların Tespiti için Lazerle İndüklenmiş Grafen Sensörlerin Geliştirilmesi" projesi başarıyla sonuçlandı. Proje kapsamında lazerle indüklenmiş grafen yüzeyler özel peptidlerle modifiye edilerek, sadece TNT molekülüne tepki veren seçici bir sensör malzemesi elde edildi. Laboratuvar testlerinde farklı moleküllere tepki vermediği görülen sensör malzemesi, düşük maliyeti ve taşınabilirliğiyle dikkati çekiyor. Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Araştırma Görevlisi Dr. Seda Kol, mevcut patlayıcı tespit sistemlerinin büyük, hantal ve maliyetli olduğunu, artan güvenlik tehditleri nedeniyle taşınması kolay ve pratik bir malzeme geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. "Hem taşınması kolay hem de maliyeti uygun" Çalışmanın güvenlik alanındaki ihtiyaçtan doğduğunu belirten Dr. Seda Kol, "Günümüzde ülkeler, artan güvenlik tehditleri nedeniyle savunma alanına ciddi yatırımlar yapıyor. Özellikle patlayıcıların hızlı ve yerinde ölçüm alabilmesi oldukça kritik bir durum. Bu ihtiyaç sebebiyle mevcut sistemlerde bazı engellerle karşılaşıyoruz. Özellikle yüksek maliyetli ve taşınması oldukça zor cihazlar. Biz de bu ihtiyaçları göz önünde bulundurarak hem taşınması kolay hem de maliyeti uygun, aynı zamanda herkesin uygulayabileceği pratik ama güvenilir bir sensör malzemesi geliştirmeyi hedefledik" dedi. "Hedef molekülü kolaylıkla algılayabiliyor" Sensörün çalışma prensibini anlatan Kol, şöyle konuştu: "Sensör malzemesini aslında ’çok akıllı yüzeyler’ olarak tanımlayabiliriz. Biz bu yüzeyleri özel peptidlerle modifiye ediyoruz. Bu peptidler sayesinde algılamak istediğimiz hedef molekülü kolaylıkla algılayabiliyoruz. Bu şekilde üretmiş olduğumuz malzeme hem hassas hem de seçici olarak ortaya çıkıyor. Bu hassasiyet ve seçiciliği de biz aslında sensörün elektriksel bir değişimle ortaya koyuyoruz. Bu elektriksel değişim artık ortamda TNT’nin ya da hedef molekülün algılanmasını kolaylaştırıyor. TNT’yi algılamak için ilk başta grafenin yüzeyine özel bir laboratuvarda sentezlenmiş peptidleri modifiye ederek algılamayı başardık. Bu peptidler direkt TNT’yi algılıyor, farklı bir molekülü algılamıyor. Bu da sensör malzememizin hem ne kadar seçici hem de ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Çünkü mevcut sistemlerde hassaslık önemli ama seçicilik çok daha sıkıntılı. Farklı malzemeleri de algıladığı için bunlar cihazın alarm verirken çok farklı tepkilere maruz kalmasına neden oluyor." "Umut vadeden bir proje olarak ortaya çıktı" Çalışmanın laboratuvar aşamasında umut veren neticeler ortaya koyduğunu ve projenin prototipinin üretilmesi gerektiğini söyleyen Kol, "Yaptığımız çalışmayla aslında oldukça hassas bir malzeme üretmiş olduk. Aynı zamanda hızlı da. Sahada uygulama için pratikte farklı bölümlerle de iş birliği yapmamız gerekiyor çünkü biz şu an sadece malzeme odaklı bir ürün geliştirmiş olduk. Ama ürünün sonraki yıllarda bir cihaz haline getirilme ihtimali de oldukça yüksek. Biz laboratuvarda çok iyi ölçümler aldık. Umut vadeden bir proje olarak ortaya çıktı. Sahaya geçirilmesi kolay çünkü taşınabilir bir malzeme. O yüzden entegre edilmesi, çok küçük cihazlara entegre edilmesi oldukça kolay. Hem de seçiciliği yüksek bir malzeme. Ama iş birliği yapılıp bir prototipin üretilmesi gerekiyor" diye konuştu. Prototip için destek bekleniyor Havalimanlarındaki X-ray gibi büyük cihazların yerine anlık sahada ölçüm yapabilecek küçük cihazlara entegre edilebilir bir malzeme ürettiklerini vurgulayan Kol, "Sensörümüz şu an sadece TNT algılıyor. Seçiciliği sağladığımız şey özel peptidler. Bu peptidler sadece hedef molekülü hedef alıyor. Bizim hedef molekülümüz TNT’ydi, o yüzden sadece TNT’yi hedef alıyor, farklı herhangi bir moleküle herhangi bir tepki vermiyor. Ama bu çalışma farklı çalışmalara da entegre edilebilir. Mesela glikoz algılamak isterseniz ona göre farklı şekilde yüzey modifiye edilebilir. Sensör konusu oldukça kapsamlı ve zor bir konu. Tabii ki üzerine çalışma yapmayı çok isterim ama bunun için düşük maliyetli üretim elde etmek gerekiyor. Onun için de bir destek almamız gerekiyor. Destek olursa çok güzel yerlere gelebilecek bir proje olduğuna inanıyorum" dedi.
Ankara Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğan: "Üniversite hastanelerinin sorunlarını gündemden düşürmeyeceğiz" Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, üniversite hastanelerinde yaşanan sorunlara müdahale edilmesinin elzem olduğunu belirterek, "Sorunlar çözülene kadar üniversite hastanelerinin sorunlarını gündemden düşürmeyeceğiz" dedi. Sağlık-Sen Üniversite Şubeleri Üniversite Hastaneleri Değerlendirme Toplantısı, sendika genel merkezinde gerçekleştirildi. Toplantıda Türkiye genelindeki üniversite hastanelerinde yaşanan sorunlar ele alınarak, istişarede bulunuldu. İllerden gelen şube başkanları hem hastane özelinde hem de yaşanan genel sorunları anlatarak, çözüm önerilerini sundu. Toplantıda birçok hastanede teşvik ek ödeme yapılamadığına dikkat çekilerek, teşvik ek ödemelere öncelik verilmesi gerektiği vurgulandı. "Üniversite Hastaneleri Birliği kurulmalı" Üniversite hastanelerinde Sağlık Bakanlığı ile uygulama birliği sağlanamadığı belirtilen toplantıda, bu hastanelerin yönetimsel dinamiğinin yeniden kurgulanması ve üniversitelerle ilgili mevzuatların yeniden düzenlenmesi gerektiği kaydedildi. Üniversite hastanelerinde uygulama birliğini sağlamak için Üniversite Hastaneleri Birliği kurulması gerektiği de ifade edildi. "Maaşlar genel bütçeye aktarılmalı" Üniversite hastanelerinde çalışan 4-D işçilerin ücretlerinin üniversitelerin döner sermayelerinden verildiği kaydedilen toplantıda, bu yükün üniversitelerden alınarak merkezi bütçeye taşınması gerektiği belirtildi. Ayrıca üniversite hastanelerinde görevli sağlık profesyonellerinin önlük ve formasının yılda iki kere kurum tarafından verilmesi, istihdamın artırılması ve becayiş için kadro verilmesi, döner sermaye bütçesinden ödenen kamu görevlilerinin maaşlarının genel bütçeden ödenmesi konularna da dikkat çekildi. "Yol haritası belirleyeceğiz" Üniversite hastanelerinin sorunlarına hakim olduklarını dile getiren Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, değerlendirme toplantılarına önem verdiklerini belirtti. Doğan, "Bugün bu toplantımızda fikir alışverişi yapacağız. Sizleri dinleyeceğiz, birlikte yol haritası belirleyeceğiz. Şube başkanlarımızın bizi veriyle beslemesi, bizleri bilgilendirmesi sayesinde sahanın sorunlarına hakimiz. Yetkililerle görüştüğümüz zaman sizlerin bize sunduğu verilerle elimiz güçlü oluyor, sözümüz güçlü oluyor" diye konuştu. "Hocanın, hekimin, asistanın, hemşirenin hakkı için elimizden geleni yapacağız" Son dönemde gerçekleştirdikleri ziyaretler hakkında bilgi veren Doğan, "Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü Bilal Şentürk ile Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürü Yakup Tekin’e gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde, gündemimiz üniversite hastanelerinde yaşanan sorunlar oldu. Üniversite hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelere göre hem fiziki şartlar hem çalışanların özlük hakları bakımından geriye gittiğini anlattık. Bu duruma müdahale etmenin elzem olduğunu söyledik. Konuyla ilgili raporumuzu çözüm öneriyle birlikte ilettik. Sağlık-Sen olarak sorunlar çözülene kadar üniversite hastanelerinin sorunlarını gündemden düşürmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Doğan, "Üniversite hastanelerinde görevli hocanın, hekimin, asistanın, hemşirenin, teknisyenin yani tüm sağlık profesyonellerinin hakkı için elimizden geleni yapacağız. Her meslek grubunun sorununu belirledik, üzerinde tartıştık. Şimdi buradan çıkacak olan raporumuzu tüm yetkililerle paylaşacağız. Üniversite hastanelerindeki sorunları çözüme kavuşturmak için teşkilatımızla birlikte gayret göstereceğiz" dedi. Toplantıya Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Genel Sekreter Durali Baki, Genel Başkan Yardımcıları İdris Baykan ve Mustafa Irgatoğlu ile Türkiye genelindeki üniversite şube başkanları katıldı.
İzmir Kalesini en çok gole kapatan takım: Göztepe Göztepe, Trendyol Süper Lig’de geride kalan 31 haftadaki 16 maçta kalesini gole kapatarak bu alanda ligin en iyi takımı konumunda bulunuyor. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, bu sezon sergilediği performansla dikkatleri çekmeye devam ediyor. Ligin bitimine 3 maç kala Avrupa potası için mücadelesini sürdüren İzmir ekibi, en az kayıpla sezonu tamamlayıp hedefine ulaşmak istiyor. Bu sezon hücum anlamında zaman zaman üretkenlik sorunu yaşayan sarı-kırmızılılar, savunmada ise tam tersi bir performansa imza atarak etkileyici bir görüntü çizdi. Oynadığı 31 maçın 16’sında kalesini gole kapatan Göztepe, bu alanda ligin zirvesinde yer aldı. Mücadele ettiği her iki maçtan birinde gol yemeyen sarı-kırmızılılar; Çaykur Rizespor, Fatih Karagümrük, Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği (2 maç), Kasımpaşa, Gaziantep FK, Samsunspor ve Antalyaspor karşılaşmalarını hem kazanıp hem de gol yemeden tamamladı. Göztepe, galibiyet elde edemediği Kayserispor, Fenerbahçe, Eyüpspor (2 maç), Kocaelispor ve Konyaspor müsabakalarında da rakiplerine gol izni vermeyerek savunmadaki başarılı performansını sürdürdü. Bu istatistikte ligi zirvede tamamladı Ligin bitimine 3 hafta kala Göztepe, 16 maçta kalesini gole kapatarak bu alanda zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılıları 12’şer maçla Başakşehir ve Galatasaray takip ediyor. İzmir ekibi, kalan 3 maçın tamamında gol yemesi ve Başakşehir ile Galatasaray’ın tüm maçlarını gol yemeden tamamlaması durumunda dahi zirvedeki yerini korumayı garantilemiş durumda. Öte yandan Fenerbahçe ise 10 maçta kalesini gole kapatarak bu alanda dördüncü sırada yer alıyor.