EKONOMİ
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır 29 Nisan 2026 Çarşamba - 23:16:11 ANKARA (İHA) – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Hollanda bugün, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından "Kral Günü" vesilesiyle büyükelçilik rezidansında düzenlenen resepsiyona katıldı. Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands’ın katıldığı resepsiyonda konuşan Bolat, Türkiye ile Hollanda arasındaki 500 yılı aşkın köklü dostluğun, küresel ticaret ve finansın gelişimine de yön verdiğini aktardı. İki ülke arasındaki ilişkilerin sağlam temeller üzerinde kurulduğunu kaydeden Bolat, "Bugün Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Konseyi gibi platformlarda yan yana duran iki müttefik olarak, ortak önceliklerimiz doğrultusunda bölgesel ve küresel istikrara katkı sağlamaya devam ediyoruz. İnanıyorum ki sahip olduğumuz bu sağlam bağlar, ekonomik ve ticari iş birliğimizi çok daha ileri seviyelere taşıyacaktır" açıklamasında bulundu. "Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi" Bolat, bölgesel istikrarsızlıklar ve ekonomik şoklar gibi küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını ve gücünü sürdürdüğünü ve büyümeye devam ettiğine işaret ederek, "AB ise bu büyüme sürecinde her zaman temel ortağımız olmuştur. Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi haline gelmiş, AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye ise AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı olmuştur" ifadelerini kullandı. Bölgedeki jeopolitik gelişmeler, artan korumacılık eğilimleri ve enerji krizlerinin güçlü ekonomik ilişkiler kurmayı her zamankinden daha kıymetli hale getirdiğini vurgulayan Bolat, "Türkiye olarak, başta Hollanda olmak üzere AB’deki kilit ortaklarıyla ekonomik işbirliklerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hollanda ile ilişkilerimizi hem ikili hem de AB çatısı altında daha da geliştirmeyi önemsiyoruz. Hollanda bugün, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır. Hollanda ile ikili ticaret hacmimiz 2015’te 6,4 milyar dolar seviyesinden 2025’te 13,3 milyar dolara yükselmiştir. Hedefimiz, 2026 yılı sonunda 15 milyar dolar seviyesine ulaşmaktır. Ülkelerimiz arasında haftalık 145 frekans havayolu taşımacılığı güçlü bağlantısallığımızı adeta tescil etmektedir. Bunu turizm verilerimizde de görmekteyiz. 2025 itibarıyla ülkemizde 1,3 milyon Hollandalı’yı misafir ettik" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu tarafından İstiklal Marşı ve Hollanda Milli Marşı çalındı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:03 "Antalya Markaları Kongresi" başladı Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) organizasyonuyla, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi başladı. Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) Başkanı Güldal Siğinç, açılış konuşmasına Antalya Markaları Kongresi henüz daha fikir aşamasındayken verdiği destekle gerçekleşmesine büyük katkıda bulunan merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ı anarak başladı. Siğinç, "Bu kongre sayesinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitim gören 30 öğrenciye, TEV aracılığı ile burs imkanı sağlandığına dikkat çekti. Siğinç , "Antalya’nın ticari dehasını ve marka gücünü harmanlayarak yarınlarını hep birlikte inşa edeceğiz, buradan yeni kapılar aralanacak, yeni ufuklar doğacak" dedi. Antalya ekonomisi önemli markalara sahip Antalya Markaları Kongresi’nin daha köklü ve kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Antalya’nın insanı çalışkan ve girişimci; bir ekonomide ihtiyaç duyulan en önemli unsurların hepsini bünyesinde barındırıyor. Antalya’da hem bölgesel hem ulusal, hatta küresel markalar ortaya çıktı. Antalya ekonomisi, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri; dünyada da özellikle bazı sektörlerde hatırı sayılır ekonomilerden biri hâline geldi. Bunu nasıl devam ettireceğiz ve nasıl daha da büyüyeceğiz? Öncelikle bunu başaranlardan bu başarı hikâyelerini almamız lazım. Bu tecrübelerin yanında, yeni kurumsal hamleler yaptıysalar onları da öğrenmemiz lazım. En kıymetli şey bilgidir. O bilginin de tecrübelerle ortaya çıkması gerekir. Gençlerimiz önemli başarı hikâyelerini bu kongre sayesinde dinleyecek, öğrenecek ve istifade edecek. Düzenlenen bu kongreyi bu açıdan çok kıymetli buluyorum" dedi. "İmmüterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleriyle sağlıkta marka" Memorial Sağlık Grubu Antalya ve Göztepe Onkoloji Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, tıbbi onkoloji alanındaki uzmanlığı; özellikle meme, baş-boyun ve jinekolojik kanserler üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla tanınan Özdoğan İmmünoterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleri ile kanserle ilgili istatiksel bilgiler vererek bu alanda sürdürdükleri çalışmalardan bahsetti. "Hayalimiz turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek markaydı" Corendon Grubu Kurucu Ortağı, Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer ise Hollanda’da tur operatörlüğüyle başlayan girişimcilik yolculuğunu, havacılık ve turizm sektörüne nasıl açıldıklarını, sonrasında Corendon Airlines’ın global bir markaya dönüşümünün hikayesini anlattı. Girişimciliğinin ilk yıllarındaki hayalinin turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek bir marka ortaya çıkarmak olduğunu ifade eden Karaer, bugün havayolu, tur operatörlüğü ve otelcilik alanlarında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü bir turizm ekosistemine ulaşmalarının sırrının "iyi hizmet" olduğunu söyledi. Karaer, "Turizm sektöründe iyi ürünler ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Markamızı yurtdışında anlatabilmek için sosyal sorumluluk projeleri ve spor sponsorluklar yapıyoruz. Böylece hem uluslararası alanda doğru ifade etme fırsatı buluyoruz hem de Türkiye markasına katkıda bulunmuş oluyoruz" dedi. Kongrede Antalya’nın önde gelen markaları başarı hikayelerini anlatırken sanatçı kimliğinin yanı sıra araştırmacı ve kültür elçisi yönüyle de öne çıkan Türk Halk Müziği’nin sevilen isimlerinden Sümer Ezgü ise hikayesinin memleketin hikayesi olduğunu söyleyerek, "Çevremde enstrüman çalanlara özenerek müziğe adım attım. Yıllara yayılan sanat hayatımda; derlemeleri, sahne performansları ve televizyon programlarıyla kültürel değerlerin korunmasına ve yaşatılmasına katkı sağladım. Biz sadece türkü söylemiyor, biz bir şeyler anlatıyoruz. Sanat daima yaşama ışık tutan bir olgudur. Sanat, insanları birleştirir" diyerek konuşmasını tamamladı. Kongrede Antalya’nın öne çıkar markalarının başarı hikayeleri paylaşıldı. Antalya’nın değerlerine vefa oturumu Kongrenin ilk gününün finali "İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar" başlıklı Antalya Değerlerine Vefa Oturumu ile yapıldı. AHİD Genel Sekreteri Gazeteci, Editör ve Halkla İlişkiler Uzmanı Aysen Ovalı Binbir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Nadire Konuk ve Selçuk Akıltopu konuk olarak yer aldı. Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan ve Antalya milletvekilliği de yapmış Atilla Vehbi Konuk’un kızı Nadire KonuK, Antalyaspor’un kuruluş hikayesini anlattı. Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerinden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nun oğlu Selçuk Akıltopu ise babasının kent için yaptıklarını dile getirdi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:47 Manisa’da 131 bin dekarlık alanda domates mesaisi Türkiye’nin önemli bitkisel üretim merkezlerinden biri olan Manisa’da, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte domates fidelerinin dikim mesaisi başladı. İl genelinde 131 bin dekar alanda gerçekleştirilecek üretimin ilk mahsullerinin Haziran ayında hasat edilmesi planlanıyor. Manisa’nın verimli ovalarında Nisan ayı ile birlikte çiftçiler tarlalara inerken, domates fidesi dikim çalışmaları Şehzadeler ilçesinde yoğunlaştı. Şehzadeler ilçesine bağlı Yeni Harmandalı Mahallesi’nde gerçekleştirilen dikim çalışmalarını yerinde inceleyen Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, üreticilerle bir araya gelerek yeni sezonun başlangıcını yaptı. Salçalık üretimde Türkiye ikincisi Manisa’nın salçalık domates üretiminde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan İl Müdürü Karayılan, kentin bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Karayılan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerini paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Manisa, salçalık domates üretiminde ülke genelinde ikinci sırada yer almaktadır. İlimizde ÇKS kayıtlarına göre yaklaşık 7 bin 500 üreticimiz 131 bin dekar alanda domates dikimi gerçekleştiriyor. 25 bin dekar alanda da sofralık domates yetiştiriciliği yapılmaktadır. Geri kalan alanda salçalık ve kurutmalık domates yetiştiriciliği gerçekleştirilmektedir. Yeni üretim sezonunun üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor, mahsulü bol ve bereketli bir yıl diliyorum." Çalışmalara; İl Müdürü Mehmet Karayılan’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Ali Gök, şube müdürleri, ilçe müdürü, konu sorumlusu teknik personel ve çok sayıda üretici katıldı. Haziran ayı itibarıyla başlaması beklenen hasat dönemiyle birlikte Manisa domatesinin hem iç piyasada hem de sanayideki yerini alması hedefleniyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:22 Garanti BBVA’nın yılın ilk 3 ayında net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 3 trilyon 566 milyar 251 milyon 702 bin TL oldu. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı yüzde 66 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Müşteri mevduat tabanı yılın ilk 3 ayında yüzde 0,5 büyüme ile 3 trilyon 160 milyar 943 milyon 617 bin TL oldu. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,2, özkaynak kârlılığı yüzde 30,3, aktif kârlılığı ise yüzde 2,9 seviyelerinde gerçekleşti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten şunları söyledi: "2026 yılına, jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklerin, karar alma süreçlerinde hız ve çevikliği daha da kritik hale getirdiği bir ortamda başladık. Finansal piyasalarda artan riskten kaçınma eğiliminin yanı sıra enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekte daha zayıf büyüme ve enflasyonist baskıları beraberinde getiriyor. Bu dönemde, Merkez Bankası, enflasyonla mücadelede temkinli politika duruşunu sürdürüyor. Artan dış finansman ihtiyacı ve bunun kur üzerindeki potansiyel etkisiyle, finansal istikrara daha fazla öncelik verilen bir yapı görüyoruz. Mart başında yaşanan gelişmelerle birlikte sektörde fonlama maliyetlerinde yükselişler gözlemledik. Bu artışın, özellikle ikinci çeyrekte daha görünür olmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, güçlü bilanço yapımız ve ilk çeyrekte beklentilerin üzerinde gerçekleşen performansımız sayesinde bu süreci etkin şekilde yönetme kapasitesine sahibiz. 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam aktiflerimiz 5 trilyon TL’ye yaklaştı ve bunun yüzde 56’sını krediler oluşturuyor. Kredilerdeki sağlam duruşumuz devam ederken; güçlü vadesiz mevduat tabanımız, dijital kanallarda oluşturduğumuz müşteri değeri ve etkin sermaye yönetimimiz sayesinde sektörde pozitif ayrışmayı sürdürdük. Geniş müşteri tabanımız ve güçlü pazar konumumuz, bu performansı sürdürülebilir kılan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu süreçte marjlardaki iyileşmenin katkısıyla özsermaye kârlılığımızı yüzde 30 seviyesinde tutmayı başardık. Bu performansımızın temelinde, müşteri deneyimini stratejik bir öncelik olarak ele alan ve bunu veriye dayalı karar süreçleriyle destekleyen yaklaşımımız yer alıyor." Bankanın stratejik önceliklerine değinen Akten sözlerini şöyle sürdürdü: "Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda, müşteri deneyimini yalnızca temas anlarıyla sınırlamıyor; karar alma süreçlerinden ürün tasarımına kadar her aşamada işimizin merkezine alıyoruz. Müşteriyi dinlemek ve anlamak en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda müşterilerimizle etkileşimimizin en yoğun olduğu kanalımız Garanti BBVA Mobil’de memnuniyet anketleri gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda 18 milyon aktif mobil müşterimizin yüzde 90’ına ulaştık ve müşterilerimizden 2 milyon geri bildirim aldık. Hiper kişiselleştirilmiş hizmet yaklaşımımızla müşterilerimizin günlük 20 milyon aksiyonunu takip ediyor, bu verileri yapay zekâ ile analiz ederek hızlı ve etkili aksiyonlara dönüştürüyoruz. Günlük 10 milyon müşterimizin ihtiyaçlarını anlık olarak anlayıp doğru çözümler sunabiliyoruz. Üretken yapay zekâ ile yeniden tasarladığımız dijital asistanımız Ugi ise bugün yaklaşık 200 farklı konuda müşterilerimize destek sunuyor." Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında yer alıyor, ana bankaları olma rolümüzü güçlendiriyoruz. Risk-getiri dengesini gözeten, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir alanlara odaklanan büyüme anlayışımızla yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türk lirası odaklı, dengeli büyümemizi sürdürerek ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu başarıda emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim."
Başkan Öztürk: "Enflasyon programı kararlılıkla uygulanmalı"
01 Aralık 2025 Pazartesi - 12:13 Başkan Öztürk: "Enflasyon programı kararlılıkla uygulanmalı" Konya Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, yüksek enflasyona dikkat çekerek, "Ekonominin yeniden dengelenmesi için para politikasındaki sıkı duruşun sürdürülmesi, bunun mali disiplinle desteklenmesi ve enflasyon programının kararlılıkla uygulanması gerekmektedir" dedi. KTO Kasım Ayı Meclis Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Meclis Başkanı Ahmet Arıcı’nın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Konya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Meryem Betül Özkardeş ve TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Erhan Öncan 2025 yılı faaliyetleriyle ilgili sunum gerçekleştirirken, KTO Hizmet Binası içerisinde faaliyete başlayan Türk Ticaret Bankası Konya Şubesi Müdürü Kürşat Dayıoğlu da bankanın çalışmalarını anlattı. Sunumların ardından Kasım ayı Meclis gündemindeki konular görüşüldü. Kasım Ayı Meclis Toplantısı’nda ekonomik gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, rekabetin tanımının değiştiği bir dönemde finansmana erişimin büyük önem taşıdığını, Konya Ticaret Odası olarak finansmana erişimi kolaylaştıran tüm mekanizmaların destekçisi olmaya devam edeceklerini söyledi. "Enflasyon programı kararlılıkla uygulanmalı" Türkiye ekonomisinin en önemli gündem maddesi olan enflasyonda düşüş eğiliminin sürmesine rağmen hala yüksek olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, "Dezenflasyon hızında belirgin bir yavaşlama dikkat çekmektedir. Ekonominin yeniden dengelenmesi için para politikasındaki sıkı duruşun sürdürülmesi, bunun mali disiplinle desteklenmesi ve enflasyon programının kararlılıkla uygulanması gerekmektedir. Son açıklanan verilere göre, tüketici enflasyonu 2025 yılı Ekim ayında yıllık bazda yüzde 32,87’ye gerilemiştir. Bu oran hala yüksek olsa da önceki aylara göre sınırlı bir iyileşme söz konusudur. Ekim ayı enflasyonunun aylık yüzde 2.55 olarak açıklanmasıyla yıl sonu enflasyonunun Merkez Bankası ve OVP tahminlerinin üzerinde kalma olasılığı belirgin bir şekilde arttı. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun politika faizini 100 baz puan indirdiği toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, küresel faiz indirimleriyle paralel ancak bağımsız bir şekilde, dezenflasyonun kalıcılığı teyit edilmeden ‘erken gevşeme’ adımı atılmayacağı vurgulanmaktadır. Bu görünüm, faizlerin kısa vadede reel pozitif bölgede tutulacağına, iç talepte kontrollü yavaşlama ve kredilerde seçici sıkılaşma politikasının devam edeceğine işaret etmektedir. Küresel ekonomide ise faiz indirimleri Türkiye için fırsatlar sunarken; jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve enerji fiyatlarındaki oynaklık 2025’in sonuna yaklaştığımız bu dönemde üzerinde dikkatle izlenmesi gereken başlıklar olarak karşımızda durmaktadır" dedi. "Kurullarımız konya’ya güç katıyor" Başkan Öztürk, Meclis Toplantısı’nda 2025 yılı faaliyetleriyle ilgili sunumlarını gerçekleştiren TOBB Konya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Meryem Betül Özkardeş’e ve TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Erhan Öncan’a teşekkür etti. Her iki kurulun da Konya’ya değer katan çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Başkan Öztürk; "Kadın ve genç girişimciler kurullarımız, kurulduğu günden itibaren şehrimizde girişimcilik kültürünün gelişmesine, yeni girişimlerin doğmasına ve kadın ve gençlerimizin üretim hayatına katılımına yönelik çok değerli projeler hayata geçirmiştir. Kurullarımızın ortaya koyduğu vizyon, Konya iş dünyasının dinamizmine güç katmakta; girişimcilik ekosistemimizin büyümesine önemli katkı sunmaktadır. Üstlendikleri görevleri başarıyla yerine getiren her iki icra kurulumuzu da yürekten tebrik ediyorum. Oda ve borsalarımızla birlikte her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk ayrıca Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (KOSAM) hazırladığı "Dünya Ne Konuşuyor" ve "Konya Ticaret Odası Kasım Ayı Faaliyetleri" başlıklı sunumlar gerçekleştirerek KTO meclis üyelerine bilgi verdi.
Keçiyi meraya, çobanı yaylaya döndürecek 13 öneri
01 Aralık 2025 Pazartesi - 12:07 Keçiyi meraya, çobanı yaylaya döndürecek 13 öneri Antalya Tarım Konseyi, Antalya Ticaret Borsası, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde 19 Eylül’de düzenlenen Akdeniz Bölgesi Keçi Çalıştayı’nın sonuç raporu açıklandı. Çok sayıda akademisyen, kamu ve sivil toplum temsilcileri, birlik yöneticileri ile yetiştirici ve çobanın katıldığı çalıştayın raporunda, yüzyıllardır Anadolu kültürünün ayrılmaz bir parçası olan keçi yetiştiriciliği ve çobanlık geleneğinin ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan önemine dikkat çekildi. Keçinin, orman ekosisteminin doğal bir unsuru olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulanan çalıştay raporunda, mera sorunları, vahşi hayvan saldırıları, çobanlık mesleğinin geleceği, veteriner hizmetleri ve hastalıklar, pazarlama, örgütlenme, damızlık materyali, genç ve kadın girişimciliği gibi pek çok başlıkta sorunlar ve çözüm önerileri ortaya konuldu. "Yapılaşma keçiler için tehdit" Raporda, meraların yapılaşma, maden ve enerji yatırımları nedeniyle daraldığı, mevcut su kaynaklarına erişimin güçleştiğini, orman alanlarında otlatmaya yeterli izin verilmediği belirtilirken, yaylalarda yapılaşmanın önlenmesi, mera ıslah çalışmalarının artırılması, ormanlık alanların kontrollü otlatmaya açılması, göç yollarının düzenlenmesi gerektiği kaydedildi. Ağaçlandırmadan itibaren 10-15 yılı aşmış ormanlık alanların kontrollü olarak otlatmaya açılması ve orman alanlarında keçi otlatılmasının yangını önleme etkili olduğu vurgulanan raporda, "Mera vasfını kaybetmiş alan’ tanımı kamu tarafından kullanılmamalı, ‘mera vasfı kazandırılmış alanlar’ hayvancılığın hizmetine sunulmalıdır" ifadelerine yer verildi. Köy ve mahalle merkezlerinde hayvanların su ihtiyacının şebeke suyundan karşılanması sebebi ile su tüketim miktarının çoğalması ve tonaj fiyatlarının yüksek olması maliyetleri artırdığı kaydedilen raporda, "Köy ve mahalle merkezlerinde hayvancılıkta kullanılan suyun fiyatlandırılmasında indirim uygulanmalıdır" denildi. "Büyükşehir yasası hayvancılığı zorluyor" Büyükşehir Yasası’nın doğrudan ve dolaylı olarak hayvansal üretimi olumsuz yönde etkilediği vurgulanan raporda, "Kırsal alan ile ilgili mevzuat değişikliği yapılmalı, mahalleye dönüştürülen köylerin üretimi etkileyen gerek kavramsal ve gerekse uygulamadaki kısıtları kaldırılmalı, tarımsal üretim yapanlara öncelik tanınmalıdır" denildi. "Canavar" saldırıları artıyor Halk arasında canavar diye tabir edilen kurt saldırısından kaynaklanan sürü kaybının yetiştiricilik açısından önemli bir sorun olduğu kaydedilen raporda, "Çobanların bir kısmı bu gerekçeyle küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini terk ediyor" ifadeleri yer aldı. Domuz popülasyonundaki artışın keçiler için tehdit olduğu belirtilen raporda, yabani hayvan popülasyonunun tespit edilmesi, çoban ailelerinden oluşturulacak bölgesel kontrol mekanizmaları, başıboş köpeklerin kısırlaştırılması ve barınaklara alınması, TARSİM sigortasının yaygınlaştırılması ve devlet desteklerinin artırılması önerildi. "Çobana çeyiz desteği verilsin" Çobanlık mesleğine ve hayvancılık yapanlara karşı olumsuz algı olduğu, çobanların evlenmekte sıkıntı yaşadığı belirtilen raporda, çobanlık mesleğinin gençler ve kadınlar tarafından tercih edilmemesi, toplumsal algının olumsuz etkilenmesi en önemli sorunlardan biri olarak öne çıktı. Raporda, "Kadınlar çobanlarla evlenmek istemiyor, aileler de kızlarını hayvancılık yapanlarla evlendirmek istemiyorlar. Bu da çobanlık mesleğinin geleceğinin önündeki en büyük engellerden birisi" denildi. Çoban istihdam desteğinin artırılması, kadınların sosyal güvenlik primlerinin devletçe ödenmesi, çoban çiftlere düğün ve çeyiz desteği verilmesi, genç kadınların işletme sahibi olmasının teşvik edilmesi önerisi yer aldı. "Şap sıkıntısı" Son dönemde artan hayvan hastalıkları ve şap vakalarının pazarları olumsuz etkilediği, ilaç ve hizmet maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle yetiştiricilerin zorlandığı belirtilen raporda, koruyucu hekimliğin güçlendirilmesi, üniversitelerle ortak projeler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. "Keçi eti kokuyor önyargısı kırılmalı" Keçi etinin koktuğuna dair bir olumsuz algının tüketimi azalttığı, restoranlarda keçi ve oğlak eti menülerinin bulunmadığı kaydedilen raporda, tadım etkinlikleri ile farkındalık oluşturulması, keçi etinin sağlık değerinin medyada anlatılması, agroturizm ve sosyal medya kampanyalarının artırılması, izlenebilirlik ve sertifikasyon sistemlerinin kurulması, "Toros Oğlağı" gibi bölgesel marka ürün geliştirilmesi önerildi. Keçi etinin sağlık değerinin yeterince anlatılamadığı kaydedilen raporda, "Görsel medyanın, özellikle sabah kuşağında, kadın ve sağlık içerikli programlarda oğlak etinin sağlık değerinin, popüler yapımcı ve hekimlerce konuşulması sağlanmalıdır" denildi. "Keçi taşımalıya takılmasın" Raporda, kırsalda yaşamın devamı için eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşımın önemli olduğu vurgulanırken, taşımalı eğitimin yeniden uygulanması gerektiği kaydedildi. Raporda ayrıca küçükbaş hayvancılıkta melezlemenin kontrol altına alınması, damızlık havuzlarının kurulması, halk elinde koruma sürülerinin artırılması, kulak küpelerinin kalitesinin yükseltilmesi, sağım makinelerinin desteklenmesi, küçük aile işletmelerine özel destek modellerinin uygulanması, kurban döneminde elde kalan hayvanların Et ve Süt Kurumu tarafından satın alınması, çobanların sosyal hayata katılımının güçlendirilmesi gibi öneriler dile getirildi. "Keçiyi yaşatacak 13 öneri" Raporda, keçi varlığının korunması, artırılması, sofraya ve ekonomiye kazandırılması için 13 öneri şöyle sıralandı: "Taşımalı Eğitim yeniden uygulanmalıdır. Küçükbaş hayvancılıkta kontrolsüz bir melezleme var. Bu konuda daha fazla yayım ve eğitim faaliyeti yapılmalıdır. İllerde damızlık havuzları oluşturulmalıdır. Halk elinde koruma sürülerinin sayısı arttırılmalıdır. Kadınların ve genç çiftçilerin işletme sahibi olması teşvik edilmelidir. Kulak küpeleri kaliteli üretilmelidir. Örgütlenme yeterli değildi. Örgütler; yetiştiricilerin, üreticilerin taleplerine odaklanmalıdır. Sağım makinelerinin kullanılması yaygınlaştırılmalı, bu konuda destek verilmelidir. Kırsalda Bereket projesine benzer bir sistemle hayvan sayısı az olan aile işletmelerinin hayvan sayısı ve ekonomik durumu desteklenmelidir. Uzun yıllar hayvancılık yapan işletmeler ile işe yeni başlayan işletmeler arasında destek ve teşvik sistemi açısından bir fark olması, uzun yıllar hayvancılık yapan işletmelere daha düşük faizlerle kredi verilmesi gereklidir. Bölgesel test istasyonları kurularak en iyi erkek materyalin seçilmesine yönelik rutine dönüştürülecek projeler yapılmalıdır. Kurban bayramlarında satılamayarak elde kalan hayvanlar kamu tarafından alınarak Et ve Süt kurumunca değerlendirilmelidir. Merkezi ve yerel yönetimlerce çobanların sosyal aktivitelere dahil edilmeleri sağlanmalı, bu konuda yetiştirici birlikleriyle ortak faaliyetler düzenlenmelidir."
Bakan Şimşek: "İlk 9 aydaki yıllık büyüme yüzde 3,7 gerçekleşti"
01 Aralık 2025 Pazartesi - 11:18 Bakan Şimşek: "İlk 9 aydaki yıllık büyüme yüzde 3,7 gerçekleşti" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İlk 9 aydaki yıllık büyüme yüzde 3,7 gerçekleşti. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aştı" dedi. Bakan Şimşek, 2025 yılı üçüncü çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "İlk 9 aydaki yıllık büyüme yüzde 3,7 gerçekleşti" Türkiye ekonomisinin, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,7, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak çeyreklik bazda yüzde 1,1 büyüdüğünü kaydeden Şimşek, "Böylece ilk 9 aydaki yıllık büyüme yüzde 3,7 gerçekleşti. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aştı" dedi. Şimşek, tarımın GSYH içindeki ağırlığının yüksek olduğuna dikkati çekerek, "Zirai don ve kuraklığın etkisiyle daralan tarım katma değeri büyümeyi belirgin şekilde sınırlarken tarım dışı büyüme yıllık yüzde 5,6 oldu. Sanayi katma değeri yüzde 6,5 artarken, bu artışta özellikle yüksek teknolojili üretim öne çıktı. Deprem bölgesinin yeniden imarına yönelik çalışmaların katkısıyla inşaat sektöründeki güçlü büyüme sürdü" ifadelerine yer verdi. Tüketim ve yatırımlar yılın ilk yarısında olduğu gibi dengeli bir görünüm sergilediğini söyleyen Şimşek, inşaat yatırımlarındaki olumlu seyrin yanı sıra üretim kapasitesi açısından kritik önemde olan makine ve teçhizat yatırımlarının da yüzde 11,3 arttığını dile getirdi. Bu dönemde küresel ticaretteki görece zayıf seyrin etkisiyle net dış talebin ise büyümeyi 1 puan sınırladığını ifade eden Şimşek, cari açığın milli gelire oranında yüzde 1,3 ile sürdürülebilir seviyede kalmaya devam ettiğini vurguladı. "Büyümenin 2025 yılında Orta Vadeli Program’ın sınırlı üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz" Büyümenin son çeyrekteki seyrine ilişkin de konuşan Şimşek, şunları kaydetti: "Büyümenin son çeyrekte ılımlı seyretmesini ve 2025 yılında Orta Vadeli Program’ın sınırlı üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Daha elverişli finansal koşullar ve destekleyici küresel konjonktür sayesinde ekonomik aktivitedeki artışın 2026’da bu yıldan daha olumlu olmasını bekliyoruz. Ayrıca, büyümenin enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edeceğini değerlendiriyoruz. Dezenflasyon sürecini de olumsuz etkileyen kuraklık ve don gibi arz yönlü şokların etkilerini azaltmak amacıyla; verimliliği artıracak, sulama altyapısını güçlendirecek ve kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle emek yoğun sektörlerde zayıf seyreden üretimi canlandırmak ve istihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimize devam ediyoruz." "Ekonomide verimliliği ve rekabet gücünü artıracak yapısal reformları hayata geçiriyoruz" Fiyat istikrarını merkeze alan, sürdürülebilir yüksek büyüme ve kalıcı refah artışını hedefleyen programlarını kararlılıkla uyguladıklarının altını çizen Şimşek, "Bu program sayesinde son iki yılda elde edilen kazanımları kalıcı hale getirecek ve ekonomide dönüşümü sağlayarak verimliliği ve rekabet gücünü artıracak yapısal reformları hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Kocaeli’de kırsal kalkınmaya "kanatlı" destek
01 Aralık 2025 Pazartesi - 11:17 Kocaeli’de kırsal kalkınmaya "kanatlı" destek Kocaeli’de yürütülen yüzde 50 hibeli "Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi" kapsamında üreticilere bu yıl yüzde 50 hibeli 16 bin Atak-S cinsi tavuk ile kümes ekipmanları desteği sağlandı. Yerli üretimi teşvik etmek amacıyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesince yürütülen "Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi" ile çiftçilere yüzde 50 hibeli destek sürüyor. Proje kapsamında 16 bin Atak-S cinsi tavuğun daha üreticilerle buluşturulmasıyla, son 6 yılda dağıtılan toplam tavuk sayısı 75 bini geçti. "Güzel bir proje" Yuvacık Kazlıbahçe Tesisleri’nde tavuk üretimi yapan Ziya Şenoğlu, desteklerin üretime büyük katkı sağladığını belirterek, "Burada tavuk üretimi yapıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın destekleriyle güzel bir proje oldu. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. "Hatta öyle bir hale geldik ki, yumurta talebine yetiştiremiyoruz" Tavuk desteğiyle birlikte yem desteği de aldığını söyleyen Şenoğlu, "Bunun sayesinde istihdam da sağlıyoruz. Çevre illerden ve diğer yerlerden gelen misafirlerimize organik yumurta sunuyoruz. Çocuklarıyla bu deneyimi yakalıyorlar. Aynı zamanda da satın alıyorlar. Hatta öyle bir hale geldik ki, yumurta talebine yetiştiremiyoruz. Çok da lezzetli bir yumurta oluyor. Tavukları çayırda, çimende organik ve doğal haliyle beslemeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Günde 80-90 tane yumurta alıyorum" Kartepe Eşme’de 250 tavukla üretim yapan Enver Yazıcı ise yüzde 50 hibeli destekten faydalandığını belirterek, "Şu anda 250 tavuğum var. Bunları Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği yüzde 50 hibeyle aldık. Allah razı olsun. Tavuklarımız çok güzel. Günde 80-90 tane yumurta alıyorum. İnşallah ileride bu sayı artacak" şeklinde konuştu. "Bağımız, bahçemiz değerleniyor" Gölcük Yeni Ferhadiye Mahallesi’nden Erhan Kayabay ise 200 tavuğu bulunduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: "Şu an günlük yumurta verimimiz 160-170 civarını buluyor, gayet başarılı. Bize de bir ek gelir oluyor. Evimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Komşularımıza ve mahalleliye yumurta satıyoruz. Bu da bizim için bir ev bütçesine artı değer oluyor. Onun haricinde bağımız ve bahçemiz değerleniyor. Bize destek olan ve bu projeyi başlatan Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkürlerimizi sunuyoruz."
Marmaris turizminde yeni dönem başladı
01 Aralık 2025 Pazartesi - 11:10 Marmaris turizminde yeni dönem başladı Marmaris’in İçmeler koyunda yıllarca atıl kalan yatırımın tamamlanması ile hayata geçen Kızılbük Thermal Wellness Resort ile böğe turizminde yeni bir dönem başladı. Yaklaşık 465 milyon dolarlık yatırım ile hayta geçirilen tesisler hem başta içmelerin olmak üzere Marmaris ve çevresinde turizme hareket getirdi. Yıllarca atıl durumda kalan tesislerin Kızılbük GYO tarafından Kızılbük Thermal Wellness Resort adıyla tamamlanıp turizme kazandırılması ile Marmaris içmeler bölgesini dört mevsim yaşayan bir destinasyona dönüştü. Marmaris’e yeni bir destinasyon kimliği kazandırmak, bölgenin doğal kaynaklarını daha üst düzey bir turizm deneyimiyle buluşturmak ve Türkiye’de örneği az görülen kapsamlı bir dönüşüm modeli oluşturmak amacıyla çıktıkları yolda başarıya ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten projenin geliştiricileri, "Kızılbük’ün bulunduğu alan yaklaşık 30 yıl boyunca atıl, metruk bir görünüme sahipti. Bugün ise termal kaynakların gücünü wellness, sağlıklı yaşam ve ikinci ev konseptiyle birleştiren, yılın 365 günü turist ağırlayan modern bir turizm ekosistemi oluşturulmuş durumda. Kızılbük, yalnızca yaz sezonuna sıkışmış tatil anlayışını kırarak Marmaris’i her yaş grubuna, her ilgi alanına hitap eden yeni bir destinasyon seviyesine taşıyor. Bu dönüşümün Marmaris’in ekonomik ve sosyal yapısını değiştiren bir kaldıraç etkisi oluşturdu" diyerek tesis henüz açılış aşamasında olmasına rağmen kış ayında yaşanan yoğunluğun memnuniyet verici olduğunu belirttiler. Kış ayında olunmasına rağmen Kızılbük’te yaşanan bu hareketliliğin bölgeyi de hareketlendirdiği belirtildi. Bu yıl geçen yıllara oranla kış mevsiminin daha hareketli olduğu belirtilirken bazı restoran ve organizasyonların Kasım ayında açık kaldığı Aralık ayı için de rezervasyonları olduğu öğrenildi.
Şanlıurfa’da 2 bin 626 kaçak elektrik kullanan abone tespit edildi
01 Aralık 2025 Pazartesi - 11:09 Şanlıurfa’da 2 bin 626 kaçak elektrik kullanan abone tespit edildi Dicle Elektrik ekipleri tarafından yapılan denetimler kapsamında Şanlıurfa’da son bir haftada 15 mahallede ısınma amaçlı kaçak elektrik kullanan 2 bin 626 abone belirlendi. Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da havaların soğumasıyla birlikte artış gösteren kaçak elektrik tüketimine karşı teknoloji destekli denetimlerini yoğunlaştırdı. Son bir haftada 15 mahallede yapılan kontrollerde, ısınma amaçlı kaçak elektrik kullanan 2 bin 626 abone tespit edildi. Yapay zeka destekli analizler, dron kontrolleri ve jandarma destekli saha ekipleriyle sürdürülen çalışmalar, özellikle kırsal mahallelerde yoğunlaştırıldı. Dicle Elektrik yetkilileri, havaların soğumasıyla birlikte özellikle ısınma amacıyla kaçak kullanımın tekrar artış eğilimine geçtiğini belirtti. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, "Kaçak elektrik kullanımı yalnızca yasa dışı bir davranış olmakla birlikte tüm elektrik şebekenin dengesini bozarak arızalara ve kesintilere neden oluyor. Bu durumdan en çok etkilenen ise elektrik faturalarını düzenli ödeyen ve yasal yollardan elektrik kullanan aboneler oluyor. Biz bu adaletsizliğe karşı mücadelemizi tüm imkânlarımızla yürütüyoruz" denildi. Yapay zeka destekli tespit Dicle Elektrik, sahada yürütülen çalışmalarda teknolojik imkanlardan da yararlanıyor. Kaçak kullanımın yoğun olduğu bölgeler, yapay zeka ile analiz edilerek hem havadan hem karadan kontrol altına alınıyor. Şanlıurfa’nın Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerine bağlı toplam 15 kırsal mahallede gerçekleştirilen son kontrollerde sadece kırsalda 140 abonenin kaçak elektrik kullandığı belirlendi. İl genelinde ise bu sayı 2 bin 626’ya ulaştı. Dicle Elektrik tarafından yapılan açıklamada, kırsal ve şehir merkezlerinde eş zamanlı denetimlerin artırıldığına dikkat çekilerek, "Özellikle yapay zekâ destekli analizlerle en doğru noktaları tespit ediyor, denetim ekiplerimizi bu alanlara yönlendiriyoruz. Kaçak elektrikle mücadelede kararlıyız. Kayıpsız ve kesintisiz enerji hedefimize ulaşmak için teknolojiden faydalanmayı sürdüreceğiz" ifadeleri kullanıldı.