EKONOMİ
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır 29 Nisan 2026 Çarşamba - 23:16:11 ANKARA (İHA) – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Hollanda bugün, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından "Kral Günü" vesilesiyle büyükelçilik rezidansında düzenlenen resepsiyona katıldı. Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands’ın katıldığı resepsiyonda konuşan Bolat, Türkiye ile Hollanda arasındaki 500 yılı aşkın köklü dostluğun, küresel ticaret ve finansın gelişimine de yön verdiğini aktardı. İki ülke arasındaki ilişkilerin sağlam temeller üzerinde kurulduğunu kaydeden Bolat, "Bugün Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Konseyi gibi platformlarda yan yana duran iki müttefik olarak, ortak önceliklerimiz doğrultusunda bölgesel ve küresel istikrara katkı sağlamaya devam ediyoruz. İnanıyorum ki sahip olduğumuz bu sağlam bağlar, ekonomik ve ticari iş birliğimizi çok daha ileri seviyelere taşıyacaktır" açıklamasında bulundu. "Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi" Bolat, bölgesel istikrarsızlıklar ve ekonomik şoklar gibi küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını ve gücünü sürdürdüğünü ve büyümeye devam ettiğine işaret ederek, "AB ise bu büyüme sürecinde her zaman temel ortağımız olmuştur. Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi haline gelmiş, AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye ise AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı olmuştur" ifadelerini kullandı. Bölgedeki jeopolitik gelişmeler, artan korumacılık eğilimleri ve enerji krizlerinin güçlü ekonomik ilişkiler kurmayı her zamankinden daha kıymetli hale getirdiğini vurgulayan Bolat, "Türkiye olarak, başta Hollanda olmak üzere AB’deki kilit ortaklarıyla ekonomik işbirliklerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hollanda ile ilişkilerimizi hem ikili hem de AB çatısı altında daha da geliştirmeyi önemsiyoruz. Hollanda bugün, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır. Hollanda ile ikili ticaret hacmimiz 2015’te 6,4 milyar dolar seviyesinden 2025’te 13,3 milyar dolara yükselmiştir. Hedefimiz, 2026 yılı sonunda 15 milyar dolar seviyesine ulaşmaktır. Ülkelerimiz arasında haftalık 145 frekans havayolu taşımacılığı güçlü bağlantısallığımızı adeta tescil etmektedir. Bunu turizm verilerimizde de görmekteyiz. 2025 itibarıyla ülkemizde 1,3 milyon Hollandalı’yı misafir ettik" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu tarafından İstiklal Marşı ve Hollanda Milli Marşı çalındı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:03 "Antalya Markaları Kongresi" başladı Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) organizasyonuyla, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi başladı. Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) Başkanı Güldal Siğinç, açılış konuşmasına Antalya Markaları Kongresi henüz daha fikir aşamasındayken verdiği destekle gerçekleşmesine büyük katkıda bulunan merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ı anarak başladı. Siğinç, "Bu kongre sayesinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitim gören 30 öğrenciye, TEV aracılığı ile burs imkanı sağlandığına dikkat çekti. Siğinç , "Antalya’nın ticari dehasını ve marka gücünü harmanlayarak yarınlarını hep birlikte inşa edeceğiz, buradan yeni kapılar aralanacak, yeni ufuklar doğacak" dedi. Antalya ekonomisi önemli markalara sahip Antalya Markaları Kongresi’nin daha köklü ve kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Antalya’nın insanı çalışkan ve girişimci; bir ekonomide ihtiyaç duyulan en önemli unsurların hepsini bünyesinde barındırıyor. Antalya’da hem bölgesel hem ulusal, hatta küresel markalar ortaya çıktı. Antalya ekonomisi, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri; dünyada da özellikle bazı sektörlerde hatırı sayılır ekonomilerden biri hâline geldi. Bunu nasıl devam ettireceğiz ve nasıl daha da büyüyeceğiz? Öncelikle bunu başaranlardan bu başarı hikâyelerini almamız lazım. Bu tecrübelerin yanında, yeni kurumsal hamleler yaptıysalar onları da öğrenmemiz lazım. En kıymetli şey bilgidir. O bilginin de tecrübelerle ortaya çıkması gerekir. Gençlerimiz önemli başarı hikâyelerini bu kongre sayesinde dinleyecek, öğrenecek ve istifade edecek. Düzenlenen bu kongreyi bu açıdan çok kıymetli buluyorum" dedi. "İmmüterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleriyle sağlıkta marka" Memorial Sağlık Grubu Antalya ve Göztepe Onkoloji Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, tıbbi onkoloji alanındaki uzmanlığı; özellikle meme, baş-boyun ve jinekolojik kanserler üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla tanınan Özdoğan İmmünoterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleri ile kanserle ilgili istatiksel bilgiler vererek bu alanda sürdürdükleri çalışmalardan bahsetti. "Hayalimiz turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek markaydı" Corendon Grubu Kurucu Ortağı, Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer ise Hollanda’da tur operatörlüğüyle başlayan girişimcilik yolculuğunu, havacılık ve turizm sektörüne nasıl açıldıklarını, sonrasında Corendon Airlines’ın global bir markaya dönüşümünün hikayesini anlattı. Girişimciliğinin ilk yıllarındaki hayalinin turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek bir marka ortaya çıkarmak olduğunu ifade eden Karaer, bugün havayolu, tur operatörlüğü ve otelcilik alanlarında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü bir turizm ekosistemine ulaşmalarının sırrının "iyi hizmet" olduğunu söyledi. Karaer, "Turizm sektöründe iyi ürünler ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Markamızı yurtdışında anlatabilmek için sosyal sorumluluk projeleri ve spor sponsorluklar yapıyoruz. Böylece hem uluslararası alanda doğru ifade etme fırsatı buluyoruz hem de Türkiye markasına katkıda bulunmuş oluyoruz" dedi. Kongrede Antalya’nın önde gelen markaları başarı hikayelerini anlatırken sanatçı kimliğinin yanı sıra araştırmacı ve kültür elçisi yönüyle de öne çıkan Türk Halk Müziği’nin sevilen isimlerinden Sümer Ezgü ise hikayesinin memleketin hikayesi olduğunu söyleyerek, "Çevremde enstrüman çalanlara özenerek müziğe adım attım. Yıllara yayılan sanat hayatımda; derlemeleri, sahne performansları ve televizyon programlarıyla kültürel değerlerin korunmasına ve yaşatılmasına katkı sağladım. Biz sadece türkü söylemiyor, biz bir şeyler anlatıyoruz. Sanat daima yaşama ışık tutan bir olgudur. Sanat, insanları birleştirir" diyerek konuşmasını tamamladı. Kongrede Antalya’nın öne çıkar markalarının başarı hikayeleri paylaşıldı. Antalya’nın değerlerine vefa oturumu Kongrenin ilk gününün finali "İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar" başlıklı Antalya Değerlerine Vefa Oturumu ile yapıldı. AHİD Genel Sekreteri Gazeteci, Editör ve Halkla İlişkiler Uzmanı Aysen Ovalı Binbir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Nadire Konuk ve Selçuk Akıltopu konuk olarak yer aldı. Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan ve Antalya milletvekilliği de yapmış Atilla Vehbi Konuk’un kızı Nadire KonuK, Antalyaspor’un kuruluş hikayesini anlattı. Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerinden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nun oğlu Selçuk Akıltopu ise babasının kent için yaptıklarını dile getirdi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:47 Manisa’da 131 bin dekarlık alanda domates mesaisi Türkiye’nin önemli bitkisel üretim merkezlerinden biri olan Manisa’da, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte domates fidelerinin dikim mesaisi başladı. İl genelinde 131 bin dekar alanda gerçekleştirilecek üretimin ilk mahsullerinin Haziran ayında hasat edilmesi planlanıyor. Manisa’nın verimli ovalarında Nisan ayı ile birlikte çiftçiler tarlalara inerken, domates fidesi dikim çalışmaları Şehzadeler ilçesinde yoğunlaştı. Şehzadeler ilçesine bağlı Yeni Harmandalı Mahallesi’nde gerçekleştirilen dikim çalışmalarını yerinde inceleyen Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, üreticilerle bir araya gelerek yeni sezonun başlangıcını yaptı. Salçalık üretimde Türkiye ikincisi Manisa’nın salçalık domates üretiminde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan İl Müdürü Karayılan, kentin bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Karayılan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerini paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Manisa, salçalık domates üretiminde ülke genelinde ikinci sırada yer almaktadır. İlimizde ÇKS kayıtlarına göre yaklaşık 7 bin 500 üreticimiz 131 bin dekar alanda domates dikimi gerçekleştiriyor. 25 bin dekar alanda da sofralık domates yetiştiriciliği yapılmaktadır. Geri kalan alanda salçalık ve kurutmalık domates yetiştiriciliği gerçekleştirilmektedir. Yeni üretim sezonunun üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor, mahsulü bol ve bereketli bir yıl diliyorum." Çalışmalara; İl Müdürü Mehmet Karayılan’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Ali Gök, şube müdürleri, ilçe müdürü, konu sorumlusu teknik personel ve çok sayıda üretici katıldı. Haziran ayı itibarıyla başlaması beklenen hasat dönemiyle birlikte Manisa domatesinin hem iç piyasada hem de sanayideki yerini alması hedefleniyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:22 Garanti BBVA’nın yılın ilk 3 ayında net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 3 trilyon 566 milyar 251 milyon 702 bin TL oldu. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı yüzde 66 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Müşteri mevduat tabanı yılın ilk 3 ayında yüzde 0,5 büyüme ile 3 trilyon 160 milyar 943 milyon 617 bin TL oldu. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,2, özkaynak kârlılığı yüzde 30,3, aktif kârlılığı ise yüzde 2,9 seviyelerinde gerçekleşti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten şunları söyledi: "2026 yılına, jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklerin, karar alma süreçlerinde hız ve çevikliği daha da kritik hale getirdiği bir ortamda başladık. Finansal piyasalarda artan riskten kaçınma eğiliminin yanı sıra enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekte daha zayıf büyüme ve enflasyonist baskıları beraberinde getiriyor. Bu dönemde, Merkez Bankası, enflasyonla mücadelede temkinli politika duruşunu sürdürüyor. Artan dış finansman ihtiyacı ve bunun kur üzerindeki potansiyel etkisiyle, finansal istikrara daha fazla öncelik verilen bir yapı görüyoruz. Mart başında yaşanan gelişmelerle birlikte sektörde fonlama maliyetlerinde yükselişler gözlemledik. Bu artışın, özellikle ikinci çeyrekte daha görünür olmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, güçlü bilanço yapımız ve ilk çeyrekte beklentilerin üzerinde gerçekleşen performansımız sayesinde bu süreci etkin şekilde yönetme kapasitesine sahibiz. 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam aktiflerimiz 5 trilyon TL’ye yaklaştı ve bunun yüzde 56’sını krediler oluşturuyor. Kredilerdeki sağlam duruşumuz devam ederken; güçlü vadesiz mevduat tabanımız, dijital kanallarda oluşturduğumuz müşteri değeri ve etkin sermaye yönetimimiz sayesinde sektörde pozitif ayrışmayı sürdürdük. Geniş müşteri tabanımız ve güçlü pazar konumumuz, bu performansı sürdürülebilir kılan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu süreçte marjlardaki iyileşmenin katkısıyla özsermaye kârlılığımızı yüzde 30 seviyesinde tutmayı başardık. Bu performansımızın temelinde, müşteri deneyimini stratejik bir öncelik olarak ele alan ve bunu veriye dayalı karar süreçleriyle destekleyen yaklaşımımız yer alıyor." Bankanın stratejik önceliklerine değinen Akten sözlerini şöyle sürdürdü: "Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda, müşteri deneyimini yalnızca temas anlarıyla sınırlamıyor; karar alma süreçlerinden ürün tasarımına kadar her aşamada işimizin merkezine alıyoruz. Müşteriyi dinlemek ve anlamak en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda müşterilerimizle etkileşimimizin en yoğun olduğu kanalımız Garanti BBVA Mobil’de memnuniyet anketleri gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda 18 milyon aktif mobil müşterimizin yüzde 90’ına ulaştık ve müşterilerimizden 2 milyon geri bildirim aldık. Hiper kişiselleştirilmiş hizmet yaklaşımımızla müşterilerimizin günlük 20 milyon aksiyonunu takip ediyor, bu verileri yapay zekâ ile analiz ederek hızlı ve etkili aksiyonlara dönüştürüyoruz. Günlük 10 milyon müşterimizin ihtiyaçlarını anlık olarak anlayıp doğru çözümler sunabiliyoruz. Üretken yapay zekâ ile yeniden tasarladığımız dijital asistanımız Ugi ise bugün yaklaşık 200 farklı konuda müşterilerimize destek sunuyor." Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında yer alıyor, ana bankaları olma rolümüzü güçlendiriyoruz. Risk-getiri dengesini gözeten, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir alanlara odaklanan büyüme anlayışımızla yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türk lirası odaklı, dengeli büyümemizi sürdürerek ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu başarıda emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim."
Mandadan gelen altın lezzet
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:55 Mandadan gelen altın lezzet Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde Ali ve Saniye İrge çiftinin yetiştirdiği halk arasında camız olarak bilinen mandadan elde edilen geleneksel manda kaymağı yoğun emeğe rağmen sınırlı üretimiyle büyük ilgi görürken, kilosu 2 bin TL’ye varan fiyatlardan alıcı buluyor. Bozdoğan genelinde sayıları yüzü aşan mandalar, hem yüksek besin değeri taşıyan sütleri hem de ilçeye kattığı değer ile dikkat çekiyor. Bölgede yetiştirilen mandalardan elde edilen yoğun kıvamlı ve lezzetli kaymak, özellikle pide ustalarının vazgeçilmezi haline gelmiş durumda. Bozdoğan pidelerinin ün kazanmasında önemli paya sahip olan manda kaymağı, pidelerin üzerine eklenerek lezzeti bir üst noktaya taşıyor. Doğal üretimle elde edilen ve kilosu 2 bin TL’ye kadar alıcı bulan manda kaymağı, hem esnafın hem de vatandaşların yoğun ilgisini görüyor. Yeterli destek ve pazarlama imkanlarının olmamasından yakınan, manda yetiştiriciliğinin hak ettiği değeri görmediğini dile getiren yetiştiriciler bu alanda somut teşviklerin artırılması gerektiğini vurguluyor. İlçede mandaların sunduğu katma değerin yeterince fark edilmediğini belirten yetiştiriciler, doğru adımlar atılması halinde Bozdoğan’ın manda ürünlerinde bir marka haline gelebileceğini ifade ediyor. "Bu iş sevgisiz yapılmaz" Çocukluğundan bu yana mandaların içinde büyüdüğünü dile getiren Ali İrge manda yetiştiriciliğinin sabır ve sevgi gerektiren iş olduğunu vurgulayarak, "Bozdoğan’da 100’ün üzerinde manda varlığı var. Bu iş sabır işi, sevmeden yapılacak bir iş değil. Mandaların bakımı ineklere göre daha kolay, ancak kaymak elde etmenin de belirli şartları var. Kaymak yapması için mandaların mutlaka pamuk çekirdeği yemesi lazım. Yemezse fazla kaymak yapmaz. Sütü 4-5 saat kısık ateşte kaynatıyoruz, sonra soğumaya bırakıyoruz. Soğuduktan sonra buzdolabına koyuyoruz, 4-5 saat sonra çıkarıyoruz. Kaymağı normal bıçak ile kesemezsiniz, kesilebilmesi için ince uçlu bir şey olması gerek. Onun için yorgan iğnesiyle kaymağını kesiyoruz. Sonrasında da satış için paketliyoruz" dedi. "Sahibinden başkası yanına yaklaşamadığı için çalınma riski yok" Mandaların sahiplerine çok sadık hayvanlar olduklarını belirten İrge, "Sahiplerine çok sadık hayvanlardır. Özellikle kadınlara daha çok bağlanırlar. Yabancı insanı yanına sokmazlar, o yüzden çalınma durumu da olmaz. Boş kaldığında yanına giren adama zarar verebilir. Ana babadan bize alışık oldukları için bizimle sorun yaşamazlar. Mandalar doğu illerinde daha çok ilgi görüyor. Mesela Diyarbakır’da bir manda için 150 bin TL istiyorlar. Onu buraya getirmenin maliyetiyle birlikte 250-300 bin lirayı buluyor. Ama burada 150 bin TL dediğinizde insanlar pahalı buluyor. Oysa bakımı kolay, ne bulursa yer. Diğer hayvanların yemediğini manda yer" diye konuştu. Kaymağı altın değerinde Manda kaymağının kilosunun 2 bin TL’ye kadar alıcı bulduğunu söyleyen İrge lokantalara verdiklerinde bu rakamın bin TL’ye düştüğünü belirtti. Manda sütünün de kaymağının da çok değerli olduğunu ifade eden İrge, "Manda kaymağının kilosu 2 bin TL. Lokantaya verdiğinde bu fiyat bin TL. Sütü de aslında çok değerli. Bütün sütlerde mikrop bulunur manda sütünde mikrop olmaz. Sütçüler maalesef sütünü almıyorlar. O yüzden biz de eşe dosta dağıtıyoruz" diye konuştu. "Destek yok, kooperatif yok" Manda yetiştiriciliğinde en büyük sorunun destek ve pazarlama olduğunu dile getiren İrge, "Bu hayvanlara sahip çıkan yok. Destekler düzgün verilmiyor. Sütünüzü, yoğurdunuzu satabileceğiniz bir kooperatif yok. Kaymağı da sadece lokantacılar alıyor, ara sıra kendileri yemek isteyen insanlar da oluyor" ifadelerini kullandı. "Onlar beni ister, başkasına sağım yaptırmazlar" Saniye İrge ise mandaların özellikle kadınlara olan bağlılığını vurgulayarak, "Rahatsızlığım nedeniyle 3-4 gün çiftliğe gelemedim, o süre boyunca kimseye kendilerini sağdırmamışlar. Eşime bile sağım yaptırmazlar, illa ki beni isterler. Ne istediğini bildikten sonra sorun yaşatmazlar. Yazın göle götürüyoruz, orada serinliyorlar. Pamuk çekirdeği yedikleri için bedenleri yağlı oluyor, bu yüzden akşama kadar suyun içinde yatıyorlar" ifadelerini kullandı. Ali ve Saniye İrge çifti, doğru destek ve organizasyon sağlanması halinde manda yetiştiriciliğinin hem geleneksel üretimin yaşatılması hem de kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Garanti BBVA’nın Türkiye Kadın Girişimci Akademisi eğitimleri Adana’da devam ediyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:47 Garanti BBVA’nın Türkiye Kadın Girişimci Akademisi eğitimleri Adana’da devam ediyor Kadın girişimcilerin bilgi birikimi, yönetim becerileri ve kapasitelerini artırmak ve aynı zamanda iş hayatındaki sürdürülebilir varlıklarını güçlendirmek amacıyla gerçekleşen Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, Tunceli ve Ordu’nun ardından şimdi de Adana’da gerçekleşecek. Garanti BBVA ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliğiyle 2012 yılında hayata geçirilen Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, kadın girişimcilerin iş hayatlarında gelişimini desteklemek hedefiyle yoluna devam ediyor. Adana’daki kadın girişimcilerin katılımı ile 18 Aralık tarihinde başlayacak olan akademi, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi(AOSB) ve AOSB Kadın Sanayiciler Platformu iş birliğiyle gerçekleşecek. 18 Aralık 2025-19 Ocak 2026 tarihleri arasında sınırlı kontenjanla düzenlenecek eğitimler için başvurular, 14 Aralık 2025’e kadar garantibbvakadingirisimci.com adresinden yapılabilecek. ğitimler Adana Organize Sanayi Bölgesi Salonu’nda ve Zoom Cloud Meetings Platformu üzerinden, Boğaziçi Üniversitesi’nin deneyimli akademisyenleri ve alanında uzman profesyonelleri tarafından hem fiziksel hem de çevrim içi olarak verilecek. Katılımcılar; dijital pazarlama, insan kaynakları, müşteri deneyimi, kurum içi iletişim, sosyal medya ve e-ticaret, finansal yönetim, liderlik, sürdürülebilir şirket yönetimi, yenilikçi iş modelleri, ticaret hukuku ve sözleşmeler gibi iş hayatına doğrudan katkı sağlayacak konularda bilgi edinecekler. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, Garanti BBVA’nın 2006 yılından bu yana sürdürdüğü kadın girişimcilere destek programlarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Banka, kadın girişimcilerin finansmana erişimlerinin yanı sıra eğitim ve network geliştirme imkanlarını artırarak iş hayatında daha güçlü ve sürdürülebilir bir varlık göstermelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Programı başarıyla tamamlayan girişimciler, Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen sertifikanın sahibi olacak.
Kültür harcamaları 2024 yılında 408 milyar 339 milyon oldu
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:15 Kültür harcamaları 2024 yılında 408 milyar 339 milyon oldu Kültür harcamaları 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 83,3 artarak 408 milyar 339 milyon 432 bin TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Kültür Ekonomisi verilerini açıkladı. Buna göre, kültür harcamaları 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 83,3 artarak 408 milyar 339 milyon 432 bin TL oldu. Kültür harcamalarının, gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2024 yılında yüzde 0,9 olarak gerçekleşti. Genel devlet kültür harcamalarının payı yüzde 49,1 oldu Toplam kültür harcamaları içinde genel devlet harcamalarının payı 2024 yılında yüzde 49,1 oldu. Genel devlet kültür harcamaları 2024 yılında önceki yıla göre yüzde 76,1 artarak 200 milyar 369 milyon 171 bin TL olurken, harcamaların yüzde 67,8’i merkezi devlet bütçesinden gerçekleşti. Genel devlet kültür harcamalarında en yüksek pay yüzde 17,7 ile kültürel miras alanında oldu. Hanehalkı kültür harcaması yüzde 91,5 arttı Hanehalklarının kültür harcamaları, 2024 yılında önceki yıla göre yüzde 91,5 artarak 203 milyar 807 milyon 948 bin TL oldu. Hanehalklarının 2024 yılında gerçekleştirdiği kültür harcamalarında; bilgi işleme ekipmanları yüzde 25,0, kültürel hizmetler yüzde 24,3 ve kitaplar yüzde 18,1 paya sahip oldu. Kültürel sektörlerin faktör maliyetiyle katma değeri yüzde 73,9 arttı Kültürel sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerin faktör maliyetiyle katma değeri 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 73,9 artarak 188 milyar 547 milyon 288 bin TL oldu. Katma değerin yüzde 20,7’si kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması, yüzde 13,1’i sinema filmi, video ve televizyon programları yapımcılığı, ses kaydı ve müzik yayımlama faaliyetleri ve yüzde 11,6’sı mimarlık faaliyetleri alanında faaliyet gösteren girişimler tarafından üretildi. Kültürel mal ihracatı yüzde 8,1 artarken, kültürel mal ithalatı yüzde 166 arttı Kültürel mal ihracatı 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 8,1 artarak 9 milyar 876 milyon 466 bin dolar olurken, kültürel mal ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 166 artarak 7 milyar 336 milyon 440 bin dolar oldu. Kültürel mal ihracatının toplam mal ihracatı içindeki payı 2024 yılında yüzde 4,2 olurken, kültürel mal ithalatının toplam mal ithalatı içindeki payı yüzde 2,3 olarak hesaplandı. Kültürel alanlar içinde ihracatı ve ithalatı en fazla olan alan el sanatları olmuştur. Kültürel istihdam yüzde 6,5 arttı Kültürel istihdam 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,5 artarak 957 bin kişi oldu ve kültürel istihdamın toplam istihdam içindeki payı yüzde 2,9 oldu. Kültürel istihdamda olanların yüzde 52,2’sini erkekler, yüzde 47,8’ini kadınlar oluşturdu. Kültürel istihdamdakilerin yüzde 45,4’ü yükseköğretim mezunlarından, yüzde 30,5’i lise altı eğitimlilerden ve yüzde 24,1’i lise ve dengi meslek okulu mezunlarından oluştu. El sanatları çalışanlarının payı yüzde 32,6 oldu Kültürel istihdamın yüzde 79,9’unu kültürel meslek alanlarında, yüzde 20,1’ini ise kültürel olmayan meslek alanlarında çalışanlar oluşturdu. Kültürel istihdamda olanların yüzde 32,6’sını el sanatları çalışanları, yüzde 19,2’sini mimarlar, planlamacılar, harita mühendisleri ve tasarımcılar, yüzde 8,2’sini ise yazarlar, gazeteciler ve dilbilimciler oluşturdu. Kadın istihdam oranının en az olduğu kültürel meslek alanı yüzde 28,2 ile sanat, kültür ve mutfak ile ilgili yardımcı profesyonel meslek mensupları olurken, kadın istihdam oranının en yüksek olduğu kültürel meslek alanı yüzde 77,7 ile diğer dil öğretmenleri oldu.
Uzmanı açıkladı: SSK ve BAĞ-KUR emeklisi ne kadar zam alacak
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:14 Uzmanı açıkladı: SSK ve BAĞ-KUR emeklisi ne kadar zam alacak Yeni yılda en düşük emekli ücretlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi Yazarı İsa Karakaş, "Ocak ayında en az yüzde 12,28 en fazla yüzde 13,99 aralığında bir enflasyon beklentisi bulunmakta" dedi. Ekim ayı enflasyon verileri ile birlikte 4 aylık enflasyon farkı belli oldu. Böylece 2026 Ocak ayında yapılacak emekli maaş zammı için hesaplama tablosu güncellendi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş zamları 6 aylık enflasyon oranına göre hesaplanıyor. Bu sebeple nihai oran kasım ve aralık verileri ile belli olacak. Geri sayım sürerken milyonlarca emekli yılın ilk yarısında alacakları zamlı maaşların tahmini olarak ne kadar olacağını araştırmaya başladı. Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş konuya ilişkin İhlas Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. "4 aylık enflasyon oranlarına göre en düşük emekli ücreti 18 bin 611 lira" Karakaş, SSK-BAKUR emeklerinin aylıklarına 6 aylık enflasyon farkına göre güncelleme yapıldığını dile getirdi. Karakaş, "Bugün itibariyle Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ayı enflasyon oranları kesinleşmiş durumda. Dolayısıyla 4 aylık enflasyon farkına göre yüzde 10, 25 oranındaki zammın kesin olduğunu söyleyebiliriz. Eğer ki hükümet en düşük emekli maaşlarına farkı aynen yansıtırsa bu durumda 4 ay bazında en düşük emekli maaşı 16 bin 881 lira iken yüzde 10,25’i baz aldığımız zaman bugün itibariyle 18 bin 611 lira kesin olduğunu söyleyebiliriz" açıklamasında bulundu. "SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine en az yüzde 12,28 en zam" Mevcut oranların üzerine Kasım ve Aralık ayı enflasyon oranlarının da ekleneceğini dile getiren Karakaş, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu 2 aylık enflasyon oranları açıklandıktan sonra oransal zam kesin olarak ortaya çıkacak. Biz burada Merkez Bankası’nın en son güncellediği enflasyon rakamlarını baz aldığımız zaman yüzde 31 ile yüzde 33 aralığında bir enflasyon beklentisi bulunmakta. Buna göre yaptığımız hesaba göre 6 aylık enflasyon oranları ele alındığında ve hükümetin refah payı vermezse bile SSK ve BAĞ-KUR banka sandıkları oda-borsa sandıkları emeklerine Ocak ayında en az yüzde 12,28 en fazla yüzde 13,99 aralığında bir enflasyon beklentisi bulunmakta. Dolayısıyla yüzde 33 oranında bir enflasyon beklemediğimiz için ortalama olarak yüzde 13’lerde bir güncellemeden bahsedebiliriz." "TCMB verilerine göre en düşük emekli maaşı 19 bin lirayı aşarak 19 bin 243 lira olacak" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) beklentilerine göre en düşük emekli maaşını değerlendiren Karakaş, "Bugün itibariyle en düşük emekli maaşı 16 bin 881 liradır. Eğer ki yüzde 31 oranında bir enflasyon kesinleşirse 18 bin 954 lira olacak en yüksek oranda gerçekleşirse en düşük emekli maaşı 19 bin lirayı aşarak 19 bin 243 lira olacak" ifadelerine yer verdi. Karakaş, 2023 yılının Temmuz ayından itibaren memurlara verilen 8 bin 77 liralık seyyanen zammın memur maaşlarına göre 18 bin lira olduğunu sözlerine ekledi.
Fiyatı tarlada 10 liraya inen brokoli pazarda 70 liraya satılıyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:13 Fiyatı tarlada 10 liraya inen brokoli pazarda 70 liraya satılıyor Bursa’nın İznik ilçesinde tarlada kilosu 10 ila 20 lira arasında değişen fiyatlardan satılan brokolinin 500-700 gram gelen tanesi 50 kilometre ötede Bursa merkezde 70 liraya satılıyor. Geçen haftalarda havanın ılıman gitmesi ve lodos olması brokoliyi kısa sürede olgunlaştırdı ve bollaşan ürünün tarladaki fiyatı düştü. Tarımsal üretimde önde gelen İznik’te yıldan yıla farklılık gösterse de genellikle 5 ila 6 bin ton arasında brokoli üretiliyor. Artan maliyetlere rağmen geçen yılın altında fiyattan ürün satan İznik çiftçisi mağduriyetini dile getirirken tüketiciler pazarda 14 kat fazlaya satılan ürünü pahalıya tüketiyor. İznik’te sebze üretimiyle geçimini sağlayan Çiçekli Mahallesi’nde üreticiler dip yapan fiyatlar yüzünden çaresiz kaldıklarını belirtiyor. Çiçekli Mahallesi Muhtarı Davut Kocabaş, 15 yıldır hem ürettiğini hem de tüccar olarak alım satım yaptığını söyledi. Fiyatlardaki aşağı yönlü hareketler yüzünden çiftçilerin zarar ettiğini vurgulayan Kocabaş, bu yıl Bursa dışında da brokoli ekimlerinin fazla olduğuna dikkati çekti. 5 liralık ürün 14’e katlıyor 70 liraya ulaşıyor Tarlada kilosunun 10 ila 20 lira arasında satıldığını dile getiren Kocabaş, "Buradan İstanbul başta olmak üzere birçok kente brokoli gönderiyoruz. Uzağa gitmeye gerek yok 50 kilometre ötede Bursa’da taneyle 70 lira civarında satılıyor. Biri 500 -700 gram arasında geliyor. Yani 5 liraya tarladan çıkan ürün tezgahta 14’e katlıyor ve tükticiye 70 liradan satılıyor" dedi. Bazı yerlerde daha yüksek fiyattan satıldıklarına şahit olduklarını vurgulayan Kocabaş, "Hale gidene kadar kilosu 30 liraya çıkıyor. Nakliyesi, kar farkı derken normal. Oradan tezgaha tanesinin 60-70 liraya çıkmasını biz de anlamıyoruz. Buna yönelik önlem alınmalı, fahiş kar engellenmeli" diye konuştu. Lodos piyasaya arzı artırdı Kocabaş, fiyatların dip yapmasında lodosun da etkili olduğunu belirterek, "Bir ayda hasat edilmesi gereken ürün bir haftada olgunlaştı. Hızlı gelişti ürün ve çiftçi tarladaki ürünü zorunlu hasat etti. Talep zaten belli bu üründe. Piyasaya birden fazla ürün girince fiyatlar en dip seviyesini gördü ancak tüketiciye çok yansımadı" ifadesini kullandı.
Malatya’da gramı 600 TL olan safran yok satıyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:12 Malatya’da gramı 600 TL olan safran yok satıyor Malatya’nın Battalgazi ilçesinde safran üretimi yapan 51 yaşındaki Muzaffer Akçin, safranın gramını 600 TL, safran soğanının kilosunu ise boyutuna göre bin 700 ile 2 bin 500 TL arasında satışa sunduklarını söyledi. Battalgazi ilçesine bağlı Yarımcahan Mahallesi’nde yaşayan Muzaffer Akçin 2017 yılında emeklilik sürecine girdikten sonra yeni bir arayışa yöneldi. Akçin, Safranbolu’dan aldığı 30 kilo soğanla üç dönümlük bir alanda deneme ekimine yaparken dört yılın sonunda yüksek verim elde ederek üretimi büyütme kararı aldı. Üretimde dokuzuncu yılını geride bırakan Akçin, safranın gramını 600 TL, safran soğanının kilosunu ise boyutuna göre bin 700 ile 2 bin 500 TL arasında satışa sunduklarını söyledi. Akçin, bu yıl 1 ton 500 kilo safran soğanı hasadı yaptıklarını bunun 300 kilosunu yeni ekim için ayırıp kalanını satışa sunduklarını belirtti. Yoğun taleplere yetişemediklerini ifade eden Akçin, "Türkiye’nin dört bir yanına soğan gönderiyoruz. Asıl hedefimiz ise Malatya’da su istemeyen bu ürünü yaygınlaştırmak ve kayısının yanında ikinci bir ürün haline getirmek" dedi. Safranın tıbbi ve aromatik bir bitki olduğunu ilaç kozmetik ve gıda takviyesi sektörlerinde yoğun şekilde kullanıldığını aktaran Akçin, özellikle İstanbul’da yerli safrana büyük ilgi olduğunu bazı işletmelerin İran safranı satışını bırakarak tamamen yerli ürüne yöneldiğini söyledi. Safranın çay, yoğurt, bal ve zeytinyağı ile tüketilebildiğini belirten Akçin, "Bir gram safran için 150-180 çiçek gerekiyor. Buna rağmen bir ailenin bir yıllık safran tüketimi 12 gramı geçmez" ifadelerini kullandı. Taleplere yetişemediklerini ifade eden Akçin, Güney Afrika’dan bir üreticinin 85 tonluk safran soğanı talebi ile kendilerine ulaştığını kaydederek yeterli üretim yapamadıkları için talebi karşılayamadıklarını perakende satışlarda safranı gram olarak sunmayı tercih ettiklerini toptan satışlarda ise uzun yıllardır çalıştıkları müşterilere ürün tedarik ettiklerini söyledi.
Kasım ayında 24 market ürününde fiyat düşüşü gözlemlendi
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:11 Kasım ayında 24 market ürününde fiyat düşüşü gözlemlendi Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair yazılı açıklama yaptı. Buna göre Kasım ayında markette 42 ürünün 24’ünde fiyat düşüşü oldu. TZOB, bazı ürünlerin ve gıdaların aylık fiyat değişikliklerini kamuoyuyla paylaştı. Bu kapsamda Türkiye genelinde 5 bölgede Ziraat Odaları ile fiyat alınarak takip edildi. TZOB’un aylık fiyat açıklamasında marketteki 42 ürünün 24’ünde fiyat düşüşü gözlemlendi. Kasım ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 392,86 ile mandalinada görüldüğü gözlemlenirken, mandalinadaki fiyat farkını yüzde 206,87 ile portakal, yüzde 203,80 ile ıspanak, yüzde 191,39 ile maydanoz ve yüzde 189,17 ile havuç takip etti. "Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir" Veriler kapsamında yazılı bir açıklama yayımlayan TZOB, marketlerdeki fiyat artışının ve düşüşünün ortalama fiyat seviyesini temsil etmediğini belirterek, "TZOB olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip edilmektedir. TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır. Kamuoyunda zaman zaman tek bir markette görülen kampanya fiyatlarının ülke genelini yansıttığı yönünde değerlendirmeler yapılabilmektedir. Oysa bazı marketlerde düşük kalibreli, standart dışı veya kampanya amaçlı ürünlerin daha düşük fiyatla satılması olağan bir durumdur. Bu tür tekil örnekler, ortalama fiyat seviyesini temsil etmez. TZOB’un paylaştığı rakamlar ise tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanmaktadır ve sahadaki gerçek tabloyu yansıtmaktadır. Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı karları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkar edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır" ifadelerine yer verdi. Kasım ayı üretici market fiyatları Kasım ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 392,86 ile mandalinada görüldüğü belirtilirken, mandalinadaki fiyat farkını yüzde 206,87 ile portakal, yüzde 203,80 ile ıspanak, yüzde 191,39 ile maydanoz ve yüzde 189,17 ile havuç takip etti. Mandalina 4,9 kat, portakal 3,1 kat, ıspanak 3 kat, maydanoz, havuç ve kuru incir 2,9 kat fazlaya satıldı. Üreticide 6 lira 20 kuruş olan mandalina 30 lira 56 kuruşa, 16 lira 80 kuruş olan portakal 51 lira 55 kuruşa, 17 lira 53 kuruş olan ıspanak 53 lira 27 kuruşa, 5 lira 9 kuruş olan maydanoz 14 lira 82 kuruşa, 11 lira olan havuç 31 lira 81 kuruşa markette satıldı. Kasım ayında fiyatı en fazla artan ürün markette pırasa, üreticide ise patates olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette marul, üreticide portakal olduğu açıklandı. Market fiyatları Kasım ayında markette 42 ürünün 18’inde fiyat artışı, 24’ünde fiyat düşüşü olduğu açıklandı. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 149,5 ile pırasa olduğunun altı çizilirken, pırasadaki fiyat artışını yüzde 118,3 ile ıspanak, yüzde 71,7 ile fındık, yüzde 58,5 ile antep fıstığı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 55 ile marul oldu. Maruldaki fiyat düşüşünü yüzde 46,6 ile portakal, yüzde 43,3 ile kuru soğan izledi. Üretici fiyatları Kasım ayında üreticide 34 ürünün 10’nunda fiyat artışı olurken 18’inde fiyat düşüşü görüldü. 6 üründe ise fiyat değişimi olmadığı aktarıldı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 43,1 ile portakalda görüldü. Portakaldaki fiyat düşüşünü yüzde 38 ile mandalina, yüzde 36,5 ile karnabahar, yüzde 30,8 ile kabak izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 34,9 ile patateste görüldü. Patatesteki fiyat artışını yüzde 34,6 ile salatalık, yüzde 17,2 ile pırasa ve 15,8 ile kuru incir izledi. Üretici fiyat değişiminin nedenleri Açıklamaya göre kasım ayında Adana’da tarım işçilerini organize eden elçi gruplarının, ücret artışı talebiyle 10 gün süreyle greve gitmesi, erkenci mandalina hasadının aksamasına yol açtı. Hasadın gecikmesi nedeniyle erkenci çeşit mandalinalar dalında kalarak raf ömrünü kaybettiği belirtildi. Diğer yandan, Rusya’nın bu sezon Türkiye yerine alternatif ülkelere yönelmesi, ihracatta daralmaya ve iç piyasada ürün fazlası oluşmasına neden olduğu ifade edildi. Mandalinadaki bu sert fiyat düşüşün, tüketici talebinin yön değiştirmesi nedeniyle portakal fiyatlarını da aşağı çektiği belirtilirken, karnabahar ve kabakta yaşanan arz fazlalığı ve ürüne olan talebin düşmesi fiyatların gerilemesine sebep olduğu ifade edildi. Aylık ve yıllık girdi fiyatları Ziraat Odaları aracılığıyla girdi piyasalarından alınan fiyat verilerine göre; Kasım ayında, Ekim ayına göre amonyum nitrat gübresi yüzde 5,6, amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, üre gübresi yüzde 2,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 2,1 ve DAP gübresi yüzde 0,3 oranında arttı. Geçen yılın Kasım ayına göre son bir yılda üre gübresi yüzde 65,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 47,5, amonyum nitrat gübresi yüzde 45,5, DAP gübresi 45,1 ve amonyum sülfat gübresi yüzde 29,5 oranında arttı. Kasım ayında Ekim ayına göre süt yemi yüzde 1, besi yemi yüzde 0,7, son bir yılda süt yemi yüzde 28, besi yemi ise yüzde 29,8 oranında arttı. Tarım ilacı fiyatları yüzde 13,6 oranında artarken elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 2,9, yıllık bazda yüzde 29,9 oranında artış gözlemlendi.
Türkiye ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdü
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:10 Türkiye ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdü Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı üçüncü çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerini açıkladı. Buna göre, GSYH 2025 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,7 arttı. İnşaat sektörü 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 13,9 arttı GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat yüzde 13,9, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 9,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,1, sanayi sektörü yüzde 6,5, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 6,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,4, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 4,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2,1 arttı. Tarım sektörü ise yüzde 12,7 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,4 arttı. GSYH 2025 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL oldu Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,6 artarak 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 432 milyar 880 milyon olarak gerçekleşti. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 4,8 arttı Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4,8 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,8, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 11,7 arttı. Mal ve hizmet ihracatı 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 0,7 azalırken ithalatı yüzde 4,3 arttı Mal ve hizmet ihracatı, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,7 azalırken ithalatı yüzde 4,3 arttı. İşgücü ödemeleri 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 41,1 arttı İşgücü ödemeleri, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,1 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 43,5 arttı. İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı yüzde 35,0 oldu İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 35,0 iken, bu oran 2025 yılında da yüzde 35,0 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 46,0 iken yüzde 46,7 oldu.
15 Aralık’ta okullarda "Coğrafi İşaret Günü" kutlanacak
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:10 15 Aralık’ta okullarda "Coğrafi İşaret Günü" kutlanacak Türk Patent ve Marka Kurumu (TPE) Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, ilk "Coğrafi İşaret Günü"nün ilk ve orta okullarda 15 Aralık’ta gerçekleştirileceğini ifade etti. Kızıltepe, katıldığı bir toplantıda, Türkiye’de 1788 tescilli ürün bulunduğunu belirterek, 900’e yakın başvuruyla ilgili işlemlerin de sürdüğünü söyledi. Başvurunun genellikle 600’lü rakamlarda olduğunu dile getiren Kızıltepe, bilinç düzeyinin artmasıyla bu ivmelenmenin sürekli farkkılık gösterdiğini anlattı. Kızıltepe, 2017’de çıkan kanunla getirilen kolaylaştırmalarla ciddi bir artış yaşandığını belirterek, "Öncesinde 150-160 tescilimiz varken bu rakam hızla arttı ve 2 bine doğru gidiyor." dedi. Tescilli olanların markalaşması ve korunmasının önemine işaret eden Kızıltepe, şunları söyledi. "Avrupa Birliğinde tescilli ürünümüz 43’e ulaştı. Bunun 35’i son 3 yılda gerçekleşti. AB’ye giden ürünlerin Malatya kayısısı olarak AB tescili ambleriyle kullanılmasını bekliyoruz ama bunu halen sağlayamadık. AB tescilinin çok ciddi faydaları var. AB’ye ihratacının artırmasının ötesinde bakıyorsunuz tescil almış ürünün Japonya’daki ihracatı artıyor. AB tescili yurt dışında önemli prestij sağlıyor. Tescilli ürünlerimizin yurt içi ve dışında ticarileşmesi yolunda önemli destekler sağlıyoruz, birçok çalışma yürütüyoruz." Türkiye İhracatçılar Meclisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışmalar yürüttüklerine dikkati çeken Kızıltepe, şöyle devam etti: "Milli Eğitim Bakanlığı ile coğrafi işaret günü olarak yerli hafta içinde bir gün olacak. İlk ve orta okullarda tanıtım yapılacak. Görselleri, videoları, öğretmenlerin yapacağı, vereceği eğitimde kullanacakları malzemeler, içerikler hazırlanıyor. İlk coğrafi işaret günü ilk ve orta okullarda 15 Aralık’ta gerçekleştirilecek. İnşallah başarılı şekilde gerçekleştiririz."