Son Dakika
|
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' tutuklu sanık Adem Soytekin'in çapraz sorgusu yapıldı
EKONOMİ
Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi
28 Nisan 2026 Salı - 23:02:10
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 20:51
Zafer Kalkınma Ajansının yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta yapıldı
Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta gerçekleştirildi. Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim Kurulu Toplantısı Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın başkanlığında Uşak’ta gerçekleştirildi. Toplantıya, Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Uşak Valisi Serdar Kartal, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Kütahya İl Genel Meclisi Başkanı Muammer Özcura, Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Aynur Yurtsever, Afyonkarahisar İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selim Kandemir ve Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kutlu Eser katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın; "Cam ve Plastik Geri Dönüşüm Araştırma Sonuçları, bölgemizin yeşil dönüşüm vizyonu için kritik bir çalışmadır. Atıkları bir çöp değil sanayimiz için değerli bir ham madde ve enerji kaynağı olarak görmeliyiz. Bu araştırma, döngüsel ekonomi modeline geçişte tesislerimizin kapasite artışından yerel yönetimlerimizin stratejilerine kadar farklı alanlarda çeşitli öneriler sunacaktır." dedi. KOBİ’lere faizsiz kredi desteğiyle yeşil dönüşümü hızlandırmayı hedeflediklerini dile getiren Işın; "En stratejik adımlarımızdan biri olarak, 25 Mart’ta ilan ettiğimiz 315 Milyon TL bütçeli SoGreen Projesi ile imalat ve turizm sektöründeki KOBİ’lerimize can suyu olacak büyük bir finansman desteği başlattık. 7,5 Milyon TL üst limitli ve faizsiz bu kredi desteği, bölgemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracaktır. Sosyal kapsayıcılığı merkeze alan bu programla mayıs ayındaki başvuru süreci sonrasında yatırımların hızla hayata geçmesini bekliyoruz." dedi. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.
28 Nisan 2026 Salı - 19:52
Aydın Sanayi Odası Başkanı Maraş rengini açıkladı: Mavi liste ile seçime giriyoruz
Aydın Sanayi Odası’nın müşterek komite toplantısı oda salonunda yapılan programla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş, göreve devam edeceklerini ve önümüzdeki aylarda yapılacak seçime mavi renkle gireceklerini açıkladı. Geçtiğimiz hafta Çin’e yapılan ve katılımcı firmaların tamamının masrafının Ticaret Bakanlığı tarafından karşılanan Uluslararası Rekabeti Geliştirme (URGE) projesine katılan sanayicilerin de katıldığı toplantıda, katılımcılar Çin’deki kazanımlarından söz ederek projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ettiler. Toplantı sonunda gündem dışı konuşarak yeni dönem için adaylığını açıklayan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş göreve devam edeceklerini belirterek "Yııl sonuna doğru yapılması planlanan AYSO olağan seçimlerinde mavi liste ile seçime gireceğiz. Rengimiz mavi olacak" diyerek adaylığını açıklamış oldu.
28 Nisan 2026 Salı - 19:44
Başkan Gülsoy: "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor"
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor" dedi. KTO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Küresel ekonominin çağın en büyük sınavlarından birini verdiğini söyleyen Başkan Gülsoy, "İçinde bulunduğumuz dönemde küresel ekonomi, belki de modern çağın en çetin sınavlarından birini veriyor. Artık öyle bir noktadayız ki; bir iş insanı olarak sabah uyandığınızda sadece döviz kurlarına, enflasyon verilerine veya merkez bankalarının faiz kararlarına bakmanız ne yazık ki yetmiyor. Bugün artık haritayı önümüze açıp, jeopolitik dengeleri de titizlikle analiz etmek ve dünyadaki güç savaşlarını yakından izlemek zorundayız. Özellikle Orta Doğu’da aylardır süren ve hepimizi kaygılandıran gerginlik, bizlere bir gerçeği çok sert ve çıplak bir şekilde hatırlattı: Huzurun olmadığı yerde, hesap da tutmuyor. Küresel ölçekte yaşanan bu tür gelişmeler, ekonomideki belirsizliği maalesef daha da derinleştiriyor. Şunu net bir şekilde ifade etmeliyim ki; bugün dünya ekonomisinin önündeki en büyük engel ’belirsizliktir.’ Küresel ölçekte karar alıcılar dahi ertesi gün neyle karşılaşacaklarını öngörmekte zorlanıyor. Bu öngörülemezlik durumu sadece siyaseti değil, sermaye hareketlerinden tedarik zincirlerine kadar tüm piyasaları doğrudan ve derinden etkiliyor. Ortadoğu’da yaşanan sıcak gelişmeler ve devam eden ateşkes süreçleri, piyasalar tarafından son derece temkinli bir şekilde takip ediliyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar; enflasyon rakamları ve üretim maliyetlerimiz üzerinde en belirleyici unsur olmaya devam ediyor. Petrolün 100 dolar seviyesinin üzerine çıkması, tüm maliyet zincirimizi kırarak enflasyonu tetiklerken; bu seviyenin altında kalması küresel ekonomiye bir nebze olsun nefes aldıracaktır. Ancak mesele sadece matematiksel bir veri meselesi değildir. Rakamların bu denli savrulmasının ardında yatan asıl neden; küresel sistemin koruyucusu olduğunu iddia eden ABD gibi güçlerin, uluslararası kural ve kaideleri hiçe sayan keyfi tavırlarıdır. Bu tavırlar, maalesef uluslararası ticaretin güven zeminini yerle bir etmiştir. Artık karşımızda hukukun üstünlüğüyle işleyen bir piyasa değil; ’güçlü olanın kuralı o an yazdığı’, jeopolitik çıkarlar uğruna küresel refahın feda edildiği kaotik bir düzen vardır. Öte yandan, çoğumuz enerji krizini sadece ’akaryakıt zammı’ ya da ’ısınma maliyeti’ olarak görüyoruz. Oysa bu kriz, kullandığımız yapay zekayı ve içinde bulunduğumuz dijital dünyayı da doğrudan vuruyor. Bugün devasa veri merkezleri o kadar yüksek enerji tüketiyor ki, enerji fiyatlarındaki her artış dijital işlem maliyetlerimizi de sessizce yukarı çekiyor. Yani kriz sadece fabrikamızdaki çarkları değil, cebimizdeki telefonun işlem gücünü dahi derinden etkiliyor. Bölgesel gerginlikler; mutfağımızdaki enerji maliyetinden, finansal varlıklarımıza kadar hayatın her alanına sirayet etmiş durumdadır" dedi. Başkan Gülsoy, savaşların bitmediğini sadece duraksadığını söyleyerek, "Peki, bu devasa küresel dalgalanma Türkiye’ye nasıl yansıyor? Bugün yaşananlar bize şunu açıkça gösteriyor: Savaşlar bitmiş değil, sadece duraksamış durumda. Enflasyon ise henüz tamamen kontrol altına alınmış değil; şu an yaşadığımız sadece geçici bir dengelenme sürecidir. Bu nedenle hem küresel hem de ulusal ölçekte gelişmeleri büyük bir dikkatle takip etmeli, her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmalıyız. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak, küresel petrol ve gaz fiyatlarındaki her kuruşluk artış; dış ticaret dengemizi ve enflasyonla mücadelemizi doğrudan zorlaştırıyor. Ancak Türkiye, bu süreci sadece kenardan izleyen değil, aktif şekilde ’yöneten’ bir aktör olmak zorundadır. Sahip olduğumuz esneklik ve stratejik avantajlara odaklanmalıyız. Türkiye ekonomisi tam 22 çeyrektir aralıksız büyüyor; kuşkusuz bu önemli bir başarıdır. Ancak 2026 yılında bu ivmeyi sürdürmek çok daha büyük bir çaba gerektiriyor. Bölgedeki savaş ve gerginlikler, büyüme yolumuzu ciddi anlamda ’engebeli’ hale getirmiştir. Bu yılki büyümenin kalıcılığı; tamamen krizlerin süresine ve bizim dış şoklara vereceğimiz tepkiye bağlıdır. Bu fırtınayı hasarsız atlatmanın tek yolu; gerçekçi bir ekonomi yönetimidir. Küresel türbülansın etkilerini asgariye indirmek için; sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürülmesi ve mali disiplinden asla taviz verilmemesi, dış dünyaya karşı güvenilirliğimizin en büyük teminatıdır. Riskler büyük olsa da elimizde çok güçlü enstrümanlar var. Dünya enerji yolları krizlerle boğuşurken Türkiye; boru hatları ve lojistik altyapısıyla ’güvenli liman’ ve ’enerji merkezi’ olma vizyonunu her zamankinden daha güçlü bir şekilde ortaya koymalıdır. Aynı şekilde savunma sanayiimiz de artık sadece bir güvenlik meselesi değil; yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden devasa bir ekonomik güce dönüşmüştür. Bu sektör, Türkiye’ye küresel masada çok stratejik bir ’diplomatik kaldıraç’ ve ciddi bir döviz girdisi sağlamaktadır. Bununla birlikte, Uzak Doğu’dan gelen lojistik hatlarının riskli hale gelmesi, Avrupalı dev markalar için ülkemizi vazgeçilmez bir merkez kılmaktadır. Lojistikte yaşanan aksamalar, birçok sektörde Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük ve en hızlı üretim alternatifi haline getirebilir. Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Enerji fiyatlarındaki artışın sadece ulaşım ve ısınma maliyetlerimizi etkilediğini düşünmek büyük bir yanılgı olur. Bu kriz aslında dijital dünyayı ve geleceği de derinden sarsıyor. Bugün devasa veri merkezlerinin yıllık enerji tüketimi, bazı orta ölçekli ülkelerin toplam tüketimini aşmış durumdadır. Bu yüzden enerji güvenliği, aynı zamanda dijital güvenliğimiz ve teknolojik geleceğimiz demektir" ifadelerini kullandı. Ekonomideki dalgalanmaların hem Türkiye’yi hem de her iş insanını doğrudan etkilediğini söyleyen Ömer Gülsoy, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar, kuşkusuz ülkemizi ve her bir sanayicimizi doğrudan etkiliyor. Ancak bu noktada bir gerçeğin altını özellikle çizmek istiyorum: Bizim sanayicimiz, bu zorlu süreçte gerçekten büyük bir direnç ve feraset gösteriyor. Küresel ticaretin zayıfladığı, belirsizliklerin her geçen gün derinleştiği böylesine bir fırtınalı ortamda; çarkları döndüren her tesis, yapılan her üretim ve gerçekleştirilen her kuruşluk ihracat, ülkemiz ekonomisinin en büyük, en sağlam kalesidir. İş dünyamızın temsilcileri olan sizler, sadece ticaret yapmıyor; aynı zamanda bu ülkenin ekonomik bağımsızlığı için birer nefer gibi sahada mücadele ediyorsunuz. Bu zorlu süreçte reel sektörü, yani üreten elleri destekleyecek her adım, hayata geçirilecek her kolaylaştırıcı düzenleme hayati derecede kıymetlidir. Bizler de Odamız olarak, bu mücadelenizde her zaman yanınızda olmaya, sesinizi gür bir şekilde duyurmaya ve üretimin önündeki engelleri kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tam da bu noktada; geçtiğimiz Cuma günü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve beraberinde gelen yeni vergi düzenlemeleri, iş dünyamızda çok güçlü bir yankı uyandırmış, adeta yeni bir şahlanış döneminin müjdecisi olmuştur. Bildiğiniz üzere biz iş dünyası temsilcilerinin en büyük arzusu; öngörülebilir bir ekonomi, üretim üzerindeki yüklerin hafifletilmesi ve küresel rekabette elimizi güçlendirecek teşviklerdir. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu program; imalatçımızdan ihracatçımıza, teknoloji odaklı girişimlerimizden dev sanayi tesislerimize kadar hepimizi kapsayan, üretim odaklı bir vizyonu ortaya koymaktadır. Bu tarihi adımı esasen üç temel boyutta değerlendirmek gerekiyor. Birincisi, doğrudan yatırım çekmek için atılan radikal adımlardır. İstanbul Finans Merkezi’ni odak noktasına alan bu düzenlemeyle; küresel şirketler bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye getirip İstanbul Finans Merkezi’nde açarlarsa, yurt dışı kazançlarında 20 yıl boyunca tam vergi muafiyeti sağlayabilecekler. Ayrıca "Tek Durak" sistemiyle bürokrasinin tek merkezde toplanması, yabancı yatırımcı için en büyük engel olan zaman kaybını ortadan kaldıracaktır. İkincisi, üretim ve ihracatçımıza kazandırılacak güçlü ivmedir. Yeni düzenlemeyle imalatçı-ihracatçılarımız için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, sadece imalatçılarımız için ise yüzde 14’e indirilmesi öngörülmektedir. Bu durum, kendi üretimini ihraç eden firmalarımız için muazzam bir destek anlamına gelmektedir. Hizmet ihracatında ise mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi alanlarda vergi indirimi yüzde 100’e çıkarılmaktadır. Üçüncüsü ise terse göçü ve fon girişini teşvik eden vizyondur. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın birikimlerini ve tecrübelerini ülkemize getirmesi için sağlanan 20 yıllık vergi muafiyeti, sermaye girişine büyük bir dinamizm katacaktır" dedi. Açıklanan reform paketinin ekonomik dayanıklılığını arttıracağını söyleyen Gülsoy, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tabii bir noktayı da gerçekçi bir şekilde meclisimizde dile getirmeliyiz. Bugün küresel konjonktür nedeniyle kârlılığı düşük olan, maliyetine yakın fiyatlarla dünyaya mal satan ihracatçılarımız var. Bu firmalarımız için vergi indirimlerinin beklenen yüksek faydayı sağlayabilmesi adına; bu desteklerin mutlaka sanayi reformu ve işletme sermayesinin korunması gibi yapısal adımlarla perçinlenmesi gerektiğine inanıyoruz. İş dünyası temsilcileri olarak bizlerin en çok ihtiyaç duyduğu bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi yönündeki bu güçlü irade, Kayseri gibi üretim iştahı yüksek şehirler için yeni bir yatırım iklimi demektir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde açıklanan bu reform paketi; sanayicimizin önünü açacak, sürdürülebilir büyüme hedefimizi güçlendirecek ve ekonomimizin dayanıklılığını artıracaktır. Ülkemizi yatırımın merkezi yapma hedefiyle açıklanan bu paketin, Kayseri’mizin bereketli topraklarında yeni yatırımlara ve yeni istihdam kapılarına vesile olmasını temenni ediyorum. İş dünyası olarak el ele vererek, bu destekleri üretime ve ihracata dönüştürme vaktidir. Bu vesileyle; her zaman sanayicimizin, tüccarımızın ve üretenin yanında durarak bizlere bu vizyonu sunan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, Odamız ve tüm üyelerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Yeni ekonomi paketinin şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Açıklanan bu değerli paketi bir başlangıç kabul ediyor, ancak içinden geçtiğimiz bu fırtınalı dönemde daha ileri adımlara ihtiyaç duyduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Özellikle bölgemizdeki savaşların ve jeopolitik gerilimlerin küresel dengeleri altüst ettiği bu yeni dönemde, ekonomik programımızın "reel sektör odaklı" bir revizyonla daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Bölgesel çatışmaların ticaret rotalarını ve enerji maliyetlerini doğrudan etkilediği bu süreçte, sanayicimizi bu şoklara karşı koruyacak "esnek ve dinamik" bir destek kalkanı oluşturulmalıdır. Vergi indirimleri kadar, artan maliyetler altında eriyen işletme sermayelerini takviye edecek; uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman kanalları yeniden yapılandırılmalıdır. Bu noktada reel sektörümüzün beklediği en acil ve somut adımlardan biri de Merkez Bankası’nın "Döviz Dönüşüm Desteği" uygulamasıdır. Bildiğiniz üzere bu destek 30 Nisan’da sona ermektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; bu desteğin en az bir yıl daha uzatılmasına, mevcut yüzde 3’lük oranın piyasa gerçeklerine göre artırılmasına ve uygulama şartlarının sanayicimiz için daha sade ve erişilebilir hale getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Ekonomik programımız, sadece bugünün değil, yarının değişen dünya şartlarına göre güncellenmeli; teşvik sistemi sektörel ve bölgesel ihtiyaçlara göre daha spesifik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bilinmelidir ki; sanayicinin derdi sadece kâr etmek değil, bu ülkenin üretim çarklarını her şartta ayakta tutmaktır. Bu nedenle, ekonomik programda yapılacak her "reel sektör dokunuşu", Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını daha da perçinleyecektir. Bizim beklentimiz; büyümenin lokomotifi olan imalat sanayimizin, bu yeni dönemde ekonomik programın tam merkezine yerleştirilerek desteklerin bu eksende güncellenmesidir." Başkan Gülsoy, iklim değişikliğinin sadece bir çevre sorunu olarak görülmesinin artık bırakılması gerektiğini söyleyerek, "Değinmemiz gereken bir diğer hayati başlık ise; artık kapımıza dayanan, hatta içeri giren İklim Değişikliği konusudur. Bugün küresel ısınmayı ve iklim krizini durdurmak için çaba göstermek, bizler için bir tercihten öte, kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Şunu hepimiz kabul etmeliyiz ki; iklim değişikliği artık geleceğin bir öngörüsü değil, bugünün yakıcı bir sorunudur. Bu süreç, sadece çevresel bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik, sınai ve ticari yapılarımızı kökten değiştirecek bir dönüşümdür. Bizler Kayseri iş dünyası olarak bu değişime en üst düzeyde hazırlıklı olmak zorundayız. Üretim süreçlerimizden lojistik ağlarımıza, enerji kullanımımızdan atık yönetimimize kadar her alanda sürdürülebilir yöntemlere hızla geçmeliyiz. Aksi takdirde; küresel ölçekte rekabet gücümüzü kaybetme ve özellikle Avrupa gibi en büyük pazarlarımıza erişimde ciddi engellerle, ek vergilerle karşılaşma riskimiz bulunmaktadır. İklim değişikliğini sadece bir çevre sorunu olarak görmeyi artık bırakmalıyız. Bu konu, geleceğimizin temel ekonomik şartıdır. Buradan tüm işletmelerimizi; şimdiden önlem almaya, verimliliğinizi yükseltecek olan yeşil dönüşüme ve yapay zekaya yatırım yapmaya ve sürdürülebilir büyüme yolunda bizlerle birlikte ilerlemeye davet ediyorum. Unutmayalım ki; tarihin her döneminde değişime direnenler değil, değişimi doğru analiz edip yönetenler kazanmıştır" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
3
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:13
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
5
28 Nisan 2026 Salı- 16:16
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:55
Özakalın, Türkiye-Azerbaycan bölgesel iktisadi forumunda konuştu
Nahçıvan’da düzenlenen 2. Türkiye-Azerbaycan Bölgesel İktisadi Forumu’na TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Yönetim Kurulu’nu temsilen Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın da katıldı. Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerini güçlendirmeye yönelik önemli temaslarda bulunan Özakalın’a, ETSO Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Gacıroğlu ve Celalettin Çetinkaya da eşlik etti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Azerbaycan Cumhuriyeti Küçük ve Orta İşletmelerin Gelişimi Ajansı (KOBİA) iş birliğinde Nahçıvan’da düzenlenen "2. Türkiye-Azerbaycan Bölgesel İktisadi Forumu"na Erzurum’dan katılım sağlandı. Başkan Saim Özakalın’ın forum konuşması Özakalın konuşmasına tüm katılımcıları TOBB adına selamlayarak başladı ve şu ifadeleri kullandı: "Sizleri şahsım ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği adına saygıyla selamlıyorum. Nahçıvan’da sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum." Özakalın, konuşmasında Nahçıvan’ın Türkiye ve Azerbaycan açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: ’Nahçıvan’ın, Türkiye ile doğrudan sınırı olan tek Azerbaycan toprağı olması nedeniyle ticaret, lojistik ve enerji iş birliklerinde kritik bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Hattı ve yeni ulaştırma projelerinin iki ülke arasındaki entegrasyonu güçlendirdiğini belirtti. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Türk Devletleri arasında yeni bir orta koridor oluşacağını ve bunun bölgeye büyük bir ekonomik ivme kazandıracağını vurguladı. Yatırımcılara hitap ederek: "Nahçıvan’a yatırım yapmanın tam zamanıdır" çağrısında bulundu. Özakalın, Türkiye-Azerbaycan ticaret hacminin 15 milyar dolar hedefi doğrultusunda ilerlediğini ancak potansiyelin çok daha yüksek olduğunu belirtti. Bu kapsamda özellikle: Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun yenileme çalışmalarının hızlandırılması, Kars-Nahçıvan Demiryolu Projesi’nin tamamlanması, TANAP kapasitesinin artırılması, Türkmenistan gazının Türkiye ve Avrupa’ya taşınması, Hazar’da daha fazla Ro-Ro seferi düzenlenmesi, gerektiğine dikkat çekti. Forum kapsamında, Türkiye-Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yatırım fırsatları, sınır ticareti, lojistik, tarım-hayvancılık ve sanayi alanlarında iş birliği konuları ele alındı. ETSO heyeti ve Erzurumlu iş insanları, Azerbaycanlı firmalarla yüz yüze iş görüşmeleri gerçekleştirerek: ihracat, yatırım, ortak üretim, bölgesel kalkınma projeleri hususlarında önemli temaslarda bulundu. ETSO’nun değerlendirmesi Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye-Azerbaycan ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesi, bölgesel kalkınma fırsatlarının artırılması ve iş dünyasına yeni pazarlar kazandırılması yönündeki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini açıkladı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:54
TOGG T10F’ta satışların 10 bin adedi geçmesi hedefleniyor
Togg T10F’te yıl sonuna kadar satışların 10 bin adedin üzerine çıkmasının beklendiği öğrenildi. Togg Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleştirilen basın gününde, üretim hattının bazı bölümleri gezdirildi. T10X ve T10F’in imalatına ilişkin bilgiler aktarıldı. T10X ve T10F’in aynı bantta arka arka üretimine şahit olan gazeteciler, gövde ve montaj üretim hatları gezerken, yöneticilerden detaylı bilgi aldı. Togg’un ilk üretimi olan T10X’in ardından kullanıcılarla buluşturduğu ikinci aracı T10F’in bu yıl 15 Eylül’de Türkiye’de, 29 Eylül’de Almanya’da satışa çıktığını aktaran yetkililer, Avrupa pazarındaki otomobillerin güvenliğinin değerlendirildiği bağımsız Euro NCAP programının tüm testlerinden en yüksek seviye olan 5 yıldız alan bu aracın, Avrupa’nın en güvenli 3 aracından biri olduğunu vurguladı. Sürekli internetin içinde olan ve uzaktan güncellenebilen T10F’in, 160 kW / 218 beygir güç ve 350 Nm tork üreten T10F RWD (arkadan itiş) versiyonlarının, iki farklı batarya seçeneğiyle 350 kilometreye (52,4 kWh batarya) ve 623 kilometreye (88,5 kWh batarya) varan menziller sunduğunu belirten yetkililer, aracın, hızlı şarj ile 28 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 batarya doluluk seviyesine ulaşabildiğini bildirdi. Tasarımı, ileri teknolojisi ve kullanıcı odaklı yaklaşımıyla öne çıkan T10F’in, "Gemlik", "Oltu" ve "Kula" renklerinin yanı sıra "Urla" ve "Mardin" renk seçeneklerine sahip olduğunu anlatan yetkililer, 15 Eylül’den kasım sonuna kadar 6 bin 92 kullanıcıyla buluştuğunu söyledi. "Hedef 90 bin" T10F’te yıl sonuna kadar 10 bin adetin üzerinde bir satış hacmine ulaşılmasının hedeflendiğini dile getiren yetkililer, T10X ile T10F’in toplam satışının yıl sonunda 90 bine ulaşmasının beklendiğini aktardı. Kampanyalar Togg, stoklarla sınırlı kampanya kapsamında hem bireysel hem kurumsal kullanıcılara T10F’in V1 ve V2 versiyonları için 1 milyon lira krediye yüzde 0 faizli 12 ay vadeli 83 bin 334 lira geri ödemeli fırsat sunuyor. Bu fırsatın yanı sıra bireysel kullanıcılar 1 milyon 700 bin lira krediye yüzde 2,39 faizli 48 ay vadeli 68 bin 617 lira geri ödemeli; kurumsal kullanıcılar ise 1 milyon 900 bin lira krediye yüzde 2,63 faizli 48 ay vadeli 71 bin 923 lira geri ödemeli seçenekle T10F sahibi olabiliyor. Togg’un daha fazla performans sunan çift motorlu dört tekerlekten çekişli 4More serisi de kampanyaya dahil edildi. Bu kapsamda bireysel ve kurumsal kullanıcılar T10X ve T10F 4More için 1 milyon lira krediye yüzde 0 faizli 12 ay vadeli 83 bin 334 lira geri ödemeli alternatiften yararlanabiliyor. Ayrıca bireysel kullanıcılar 1 milyon 500 bin lira krediye yüzde 2,30 faizli 36 ay vadeli 68 bin 604 lira geri ödemeli; kurumsal kullanıcılar da 1 milyon 900 bin Tlira krediye 2,63 faizli 48 ay vadeli 71 bin 923 lira geri ödemeli seçeneği tercih edebiliyor. Almanya için önemli adımlar atıldı Bir otomobilden fazlası için yola çıkan Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya pazarına girdi. Her iki cihaz da 29 Eylül itibarıyla Almanya’da satışa sunuldu. Avrupa hedefleri kapsamında 2021 yılı mayıs ayında Stuttgart’ta Togg Europe GmbH’yı kuran Togg, o günden bu yana Avrupalı kullanıcıların ihtiyaç ve beklentilerine uygun mobilite çözümlerine odaklandı. Almanya, yaygın bir elektrikli araç altyapısı ve elektrikli araçların teşvik ve tercih edilmesi açısından da Avrupa pazarına açılmak için en uygun ülke olarak öne çıktı. Togg Teknoloji Kampüsü 29 Ekim 2022’de resmi açılışı yapılan Togg Teknoloji Kampüsü, Gövde, Boya ve Montaj tesislerinin yanı sıra Ar-Ge Merkezi, Stil Tasarım Merkezi, Prototip Geliştirme ve Test Merkezi, Strateji ve Yönetim Merkezi ile Kullanıcı Deneyim Parkı birimlerini de barındırıyor. Kampüs, talebe göre hızla uyum sağlayabilen esnek bir üretim altyapısına sahip. Farklı model ve donanım kombinasyonları aynı hat üzerinde kısa sürede değiştirilebiliyor. Üretim hatlarının tamamı bu esnekliği destekleyecek şekilde tasarlanmış durumda. Üretim hatlarında 250 robot bulunan, 1,2 milyon metrekarelik alan üzerine inşa edilen kampüs, 230 bin metrekare kapalı alana sahip. Avrupa’nın en temiz boyahanesine sahip kampüs, kağıtsız, dijital çalışma prensiplerine göre dizayn edildi ve yüksek otomasyonu bulunuyor. Sadece gövde atölyesinde yüzde 90 otomasyon üretim sürdürülüyor.
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:49
USİKAD, "Küresel Kadın Liderliği Ağına Erzurum’u da ekledi
Kadın liderliğini ekonomik kalkınmanın merkezine yerleştiren USİKAD, son olarak Erzurum yapılanmasını tamamladı. Avrupa’dan Asya’ya uzanan iş birliği ağlarıyla hareket eden USİKAD, Erzurum İl Başkanlığı görevine Dr. Zeynep Polat’ı atayarak küresel yapılanmasına yeni ve stratejik bir halka ekledi. Kadın girişimciliğini sanayi, ticaret, üretim ve dünya ekonomisiyle bütünleştirme hedefiyle 2023 yılında kurulan Uluslararası Sanayici ve İş Kadınları Derneği (USİKAD), uluslararası ölçekte büyümesini sürdürüyor. USİKAD, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın vizyoner yönlendirmeleri ve istişareleriyle uyum içinde, Türkiye’nin kalkınma politikalarıyla eşgüdümlü projeler yürütüyor. Londra temsilciliğiyle uluslararası kimliğini pekiştiren USİKAD, Erzurum yapılanması aracılığıyla Anadolu’nun girişimcilik potansiyelini dünya vizyonuyla buluşturuyor. Dr. Zeynep Polat, akademik birikimi, girişimcilik deneyimi ve bölgesel kalkınmaya yönelik duyarlılığıyla USİKAD’ın Doğu Anadolu’daki stratejik hedeflerine yön verecek. Polat, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendiren modelleri, yerel üretim ve ticaret dinamikleriyle bir araya getirerek Erzurum’u yenilikçi, üretken ve uluslararası rekabet gücü yüksek bir girişimcilik üssü haline getirmeyi amaçlıyor. Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu olan Polat, işletme doktorasını İngiltere menşeli St. Clements Üniversitesinde tamamladı. Sosyoloji lisansı ve aile danışmanlığı formasyonuna sahip olan Polat, Atatürk Üniversitesi İİBF’de Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanında ikinci yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Erzurum iş dünyasında aktif bir isim olarak, MÜSİAD Kadın Erzurum Kurucu Başkanlığı ve TOBB Kadın Girişimciler Erzurum Başkan Vekilliği görevlerinde bulunmuş; halen Erzurum Kadın Kooperatifi Kurucu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Erzurum Ticaret Borsası ve DAİB üyesi olan Polat, bölgesel kalkınma, sanayi ve ticaret alanında kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren çalışmalar yürütmektedir. Polat; USİKAD Erzurum’un, derneğin uluslararası vizyonuyla paralel biçimde; kadın istihdamını artıran, üretici girişimleri destekleyen, ihracat odaklı ticaret ağlarını güçlendiren ve kamu-üniversite-özel sektör iş birliklerini derinleştiren projelere odaklanacağını ifade ederken; bu adım, bölgeden başlayarak yerelden küresele uzanan yeni bir kalkınma modelinin somut göstergesi olarak değerlendirilebilir’ dedi. USİKAD Genel Başkanı Müge Öz, iş dünyasında kadını güçlendiren öncü çalışmalarıyla tanınan bir lider olarak, "Erzurum’un kadim üretim kültürünü Zeynep Polat’ın vizyoner yaklaşımıyla yeniden tanımlıyoruz. USİKAD artık yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın farklı şehirlerinden kadın girişimcilerin ortak sesi olarak büyüyor." ifadelerini kullandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:39
TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu 15 Aralık’ta Denizli’de olacak
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, 15 Aralık 2025 tarihinde Denizli’ye gelerek Sanayi Odası’nın davetlisi olarak iki önemli programa katılacak. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, 15 Aralık 2025 tarihinde Denizli’ye geliyor. Başkan Hisarcıklıoğlu’nun Denizli programı kapsamında ilk olarak Denizli Sanayi Odası’nın hayata geçirdiği "Model Fabrika"nın açılışı gerçekleştirilecek. Üretimde verimlilik, dijital dönüşüm ve yalın üretim uygulamalarının yaygınlaştırılmasını hedefleyen Model Fabrika, bölge sanayisine yeni bir ivme kazandırmayı amaçlıyor. Açılış töreninin ardından Hisarcıklıoğlu, Denizli Sanayi Odası Aralık Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olacak. Sanayicilerle bir araya gelerek ekonomi, üretim ve ihracat gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Denizli Sanayi Odası, TOBB Başkanı’nın ziyaretiyle birlikte hem Model Fabrika’nın resmen faaliyete geçmesi hem de sektör temsilcilerinin beklenti ve taleplerini doğrudan paylaşma fırsatı bulacak önemli bir güne hazırlanıyor.
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:03
Nahçıvan’da 2. Serhat İlleri Bölgesel Ekonomi Forumu düzenlendi
Kars, Ardahan, Iğdır ve Erzurum’dan resmi heyetlerin yer aldığı program ile Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı öncülüğünde yaklaşık 100 Karslı iş insanı Nahçıvan’a çıkarma yaptı. Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) ile Azerbaycan Küçük ve Orta İşletmelerin Gelişimi Ajansı (KOBİA) iş birliğinde düzenlenen 2. Serhat İlleri Bölgesel Ekonomi Forumu, Türkiye ve Azerbaycan’dan üst düzey katılımla Nahçıvan’da gerçekleştirildi. Forumda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırım süreçlerinin hızlandırılması ve bölgesel kalkınmanın ortak projelerle desteklenmesine yönelik görüşmeler yapıldı. Programa, Naxçıvan Muxtar Respublikası İqtisadiyyat Naziri Kazım Hüseynliyev, Azerbaycan-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Eş Başkanı Vüqar Abbasov, Kars Valisi Ziya Polat, Iğdır Valisi Ercan Turan, Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, Türkiye’nin Nahçıvan Başkonsolosu Asip Kaya, Azerbaycan’ın Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi - ETSO Başkanı Saim Özakalın, Kars Belediye Başkanı Ötüken Senger ve KATSO Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Bozan katıldığı programın açılış konuşmasını KATSO Başkanı Kadir Bozan ve 100 iş insanı katıldı. Programda yapılan konuşmalarda Nahçıvan’ın Türkiye ile Kafkasya arasında stratejik bir köprü görevi üstlendiği vurgulandı. Bölgesel ticaretin, sınır illerinin iş birliğiyle daha da güçleneceği ifade edildi. KATSO Başkanı Kadir Bozan, forumda yaptığı konuşmada ise Serhat Bölgesi ile Azerbaycan arasında ticaretin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Bozan, "Kars, Ardahan, Iğdır ve Erzurum; Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticaretin doğal geçiş hattıdır. Sadece sınırları değil, ortak ekonomik geleceğimizi de paylaşıyoruz. KOBİA ile kurduğumuz iş birliği iki ülke arasında yeni bir ticaret koridoru oluşturuyor" dedi. Kars’ın lojistik avantajlarına dikkat çeken Bozan, "Kars’ın demiryolu bağlantısı, sınır kapılarına yakınlığı ve tarım-hayvancılık potansiyeli bölgesel ticarette önemli bir avantaj sağlıyor. Buraya 100’e yakın iş insanıyla gelmemiz bu vizyonun bir göstergesidir" diye konuştu. Forum kapsamında KOBİA koordinasyonunda gerçekleştirilen B2B (iş eşleştirme) görüşmelerinde; gıda, tarım-hayvancılık, lojistik, inşaat, perakende ve turizm başta olmak üzere birçok sektörden Karslı ve Azerbaycanlı firmalar bire bir görüşmeler yaptı. Görüşmelerde yeni ticari bağlantılar kuruldu, ortak yatırım fırsatları değerlendirildi. Program Karabağ ziyaretiyle devam edecek. Forumun ardından Türkiye’den katılan heyetin 5 Aralık’ta Karabağ’a iş ziyareti gerçekleştireceği açıklandı. Heyetin bölgede yatırım alanlarını incelemesi ve yeni iş birlikleri oluşturması bekleniyor. Nahçıvan’da düzenlenen forum, Türkiye ve Azerbaycan arasında ekonomik ilişkilerin bölgesel düzeyde de güçlendiğini ortaya koydu. Program, Kars Ticaret ve Sanayi Odası’nın öncülüğünde Serhat Bölgesi ile Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliğinin yeni bir döneme girdiği değerlendirmeleriyle sona erdi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:44
Marmaris Belediyesi’nin yaptığı işlemler haksız bulunarak mahkemeden geri döndü
Marmaris Belediyesi tarafından Kızılbük Thermal Wellness Resort projesine yönelik açılan tüm davalar sonuçlandı. Hem yerel mahkeme hem de İzmir 3. İdari Dava Dairesi Kızılbük GYO’yu haklı bularak Marmaris Belediyesi’nin para cezaları dahil tüm işlemlerini iptal etti. Mahkemelerin kararlarını vermesi ile Kızılbük Thermal Wellness Resort projesinde hukuki süreçler tamamlanmış oldu. Türkiye turizm sektörünün son yıllardaki en büyük ve en prestijli yatırımlarından biri olan Kızılbük Thermal Wellness Resort projesinin hukuki haklılığı tüm yargı merciilerince verilen kararlarla kesin biçimde tescillenmiş oldu. Kızılbük GYO tarafından hayata geçirilen projeye ilişkin açılan davaların tamamının şirket lehine sonuçlanmasıyla, geçmiş dönemde Marmaris Belediyesi tarafından yapılan işlemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığı üst yargı makamlarınca teyit edilmiş oldu. Proje tamamlanmış iskanlarını alınmış ve devremülk malikleri tarafından aktif şekilde kullanılmasına rağmen Marmaris Belediyesi tarafından yapılan idari işlemler hem Muğla’daki hem de İzmir’deki mahkemelerce haksız bulunarak hükümsüz bırakıldığı açıklandı. Mahkemenin kararını açıklaması ile Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün de belediyeye firmadan tahsil etmek istediği 2 milyar 677 milyon 149 bin 516 TL’lik paranın da hukuka aykırı olduğu netleşti. "ÇED Olumlu" kararı kesinleşti Muğla’nın seçkin turizm destinasyonlarından Marmaris İçmeler’de konumlanan proje için "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı, iki ayrı mahkeme tarafından açık, net ve kesin şekilde onaylandı. Kızılbük GYO tarafından İzmir 3. İdari Dava Dairesi’nin 2024/2782 esas sayılı, Muğla 2. İdari Mahkemesi’nin ise 2024/1387 ve 2025/134 esas sayılı dava dosyalarının sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Firma tarafından yapılan açıklamada "Bu kararlar, projenin çevresel etkiler açısından tüm yasal koşulları eksiksiz yerine getirdiğini ve süreç boyunca gerekli çevresel hassasiyetin gösterildiğini bir kez daha doğruladığını kanıtladı" denildi. "Tüm ruhsat ve imar süreçleri onaylandı" Kızılbük GYO tarafından yapılan açıklamada "İzmir Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen karar kapsamında; imar durum belgesi ile yapı ruhsatlarının yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ve kıyı mevzuatına tamamen uygun olduğu hükme bağlandı. Parsel sınırları, boyutları ve yapılaşma koşullarının doğru belirlendiği, ruhsatlarda yer alan kat adedi ve yapı yüksekliğinin imar planı ile tam uyumlu olduğu ve inşaat emsalinin aşılmadığı açıkça tespit edildi. İmar hattına ilişkin kullanım kararlarının ve fiilen projede görünen binaların hukuka uygunluğuna karar verilmiş oldu. Mahkeme belediye tarafından önceki dönemde tesis edilen idari yaptırım ve iptal işlemlerinin hukuki dayanak taşımadığını kesin olarak ortaya koydu. Hukuka aykırı olduğu tespit edilen bu işlemlerin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği göz önünde bulundurularak yürütmenin durdurulmasına karar verildi. Ayrıca Marmaris Belediyesi tarafından Kızılbük GYO’ya verilen 2.677.149.516,00 TL tutarındaki para cezası da iptal edilerek hukuki dayanaktan yoksun olduğu tespit edildi ve işlemin yürütmesi durduruldu" denildi. "Yatırımlara ve turizme katkı sağlamaya devam edeceğiz" Açıklamanın devamında " Kızılbük GYO tarafından ilk günden itibaren şeffaf, mevzuata uygun ve kamu yararı gözetilerek yürütülen Kızılbük Thermal Wellness Resort projesi, geçmişte açılan tüm davalardan şirket lehine sonuç aldı. İptal kararlarının hukuka aykırı olduğu yargı tarafından açıkça ortaya kondu. Böylece projenin hukuki statüsü tüm yönleriyle netleşmiş oldu. Tüm süreçlerin güncel mevzuat ve yönetmeliklere uygun şekilde yürütüldüğünün tescillenmesiyle birlikte Kızılbük GYO, Türkiye için değer oluşturacak yeni yatırımları hayata geçirme ve turizm sektörünün gelişimine katkı sunma hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edecek" ifadelerine yer verildi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:41
Ruhsatı iptal edilen CityMall AVM’de mühürleme krizi: Mahkeme son dakika durdurdu
Samsun’da ruhsatı mahkeme kararıyla iptal edilen CityMall AVM’de bugün yapılması planlanan mühürleme işlemleri, Bölge İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararıyla askıya alındı. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Atakum Belediyesi, mahkeme süreci sonrası AVM ve içindeki yaklaşık 20 işletme için "4 Aralık 2025 tarihinde mühürleme" tebligatı göndermişti. Bunun üzerine AVM yönetimi, söz konusu işlemlerin durdurulması için Samsun 3. İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, belediyelerden yapı ruhsatı, iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin tüm belgeleri talep ederek savunma isteyip, süreç sonuçlanıncaya kadar kapatma-mühürleme işlemlerinin durdurulmasına hükmetti. Bölge İdare Mahkemesi ise bir mağaza için verilen yürütmeyi durdurma kararını genişleterek tüm AVM genelinde uygulanmasına karar verdi. 3. İdare Mahkemesi hem Büyükşehir Belediyesi’nin hem de Atakum Belediyesi’nin kapatma ve mühürleme yönündeki kararlarını bozarak, oy birliği ile City Mall AVM için açılan yürütmeyi durdurma davasına ilişkin aldığı kararda, "Yeni bir karar verilinceye kadar, dava konusu CityMall Alışveriş Merkezi’nin ve işyerinin 4 Aralık 2025 tarihinde mühürlenerek kapatılmasına ilişkin işlemlerin yürütülmesinin durdurulmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16/5 maddesi uyarınca, dava konusu işleme ilişkin tüm bilgi ve belgeleri içeren işlem dosyasının aslı veya onaylı nüshasının idarenin savunması ile birlikte Mahkeme Başkanlığı’na gönderilmesinin zorunlu olduğunun, ara kararının süresi içinde yerine getirilmesi gerektiğinin, aksi halde dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre karar verilebileceği gibi bu durumun ilgililer açısından idari, cezai ve hukuki sorumluluk doğurabileceğinin davalı idareye bildirilmesine; aynı Kanun’un 27/5 maddesi gereğince savunma ve ara karara cevap verebilmesi için davalı idareye 30 gün süre verilmesine; kararın taraflara tebliğine oy birliğiyle karar verildi." Bunun üzerine yaklaşık 800 kişinin çalıştığı AVM ile ilgili Bölge İdare Mahkemesi de karar alarak tek mağazanın talebini genel karara dönüştürüp tüm dükkânlar için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Süreçle ilgili bilgi veren Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, "Daha önceden gönderilen tebligat neticesinde bugün dükkânların mühürlenme işlemi vardı. Ancak bir mağazanın açtığı davaya mahkeme yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı genel karar kabul ederek tüm mağazalardaki mühürleme işlemine yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece mühürleme iptal edildi" dedi. CityMall AVM’de bugüne kadar olan süreçte Atakum Belediyesi iş yeri açma ruhsatlarını düzenlemiş, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin mahkeme kararı doğrultusunda AVM ruhsatını iptal etmesi üzerine ilçe belediyesi de işletmelere verdiği ruhsatları iptal etmişti. Sonrasında AVM’deki tüm iş yerlerine tebligat gönderilmişti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:29
Fırat EDAŞ, Yapay Zeka Yönetim Sistemi akreditasyonunu aldı
Elektrik dağıtım sistemindeki arızaları, henüz oluşmadan önce tespit etmeyi amaçlayan yerli yapay zekâ platformunu geliştirmek üzere EnergyMind projesini başlatan Fırat EDAŞ, proje kapsamında yürütülen eğitim, dokümantasyon ve belgelendirme sürecini tamamlayarak, Yapay Zekâ Yönetim Sistemi akreditasyonunun sahibi oldu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), "EnergyMind: Yerli ve Milli Yapay Zekâ Platformu Geliştirilmesi Projesi" için çalışmalarına devam ediyor. Geçtiğimiz haziran ayında elektrik dağıtım sistemindeki arızaları henüz oluşmadan önce tespit etmeyi amaçlayan yerli yapay zekâ platformunu geliştirmek üzere çalışmalara başlayan Fırat EDAŞ, yapay zekâ yönetişimine ilişkin kurumsal farkındalığı artırmayı, süreçleri uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmeyi ve veri güvenliği altyapısını güçlendirmeyi hedefleyen proje sürecinde önemli aşamalar kaydetti. EnergyMind projesi kapsamında operasyonel süreçler detaylı şekilde analiz edildi, mevcut uygulamalar standart uyumluluğu açısından değerlendirildi ve gerekli iyileştirme adımları planlandı. Eğitimler, dokümantasyon çalışmaları, uygulama testleri ve denetim hazırlıklarıyla desteklenen bu süreç sayesinde yapay zekâ tabanlı işleyişin daha güvenli, izlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıda yönetilmesine zemin oluşturuldu. Tüm hazırlıkların titizlikle yürütülmesi sonucunda şirket, akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayarak sektörde önemli bir aşamaya ulaştı. Proje kapsamında yürütülen eğitim, dokümantasyon ve belgelendirme sürecini tamamlayan şirket, yapay zeka tabanlı uygulamaların güvenli, etik ve denetlenebilir bir yapıda yönetilmesine yönelik oluşturulan bu yeni standarda uyum sağlayarak dağıtım sektöründe uygulanan ISO/IEC 42001 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi Akreditasyonunu almaya hak kazandı. Şirketten yapılan açıklamada, "Bu akreditasyon, arıza yönetiminden karar destek mekanizmalarına, müşteri işlemlerinden iş sağlığı ve güvenliğine kadar birçok kritik alandaki yapay zekâ uygulamalarını daha kontrollü, izlenebilir ve etik ilkelere uygun şekilde yönetme kapasitemizi güçlendiren önemli bir adımdır. Fırat EDAŞ olarak, bu başarının sektörde açacağı yolun bilinciyle daha akıllı, daha güvenli ve daha dirençli bir enerji dağıtım altyapısı için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verildi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:28
Bakan Bayraktar: "Hedefimiz madencilik sektörümüze gerek risk sermayesi gerekse uluslararası sermayeyi ülkemize çekecek düzenlemeleri yapmak"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Şimdi hedefimiz yeni düzenlemelerle madencilik sektörümüze sermaye katkısı yapacak, gerek risk sermayesi gerekse uluslararası sermayeyi ülkemize çekecek düzenlemeleri yapmak. İstanbul’da, İstanbul Finans Merkezinde maden borsamızı hayata geçirmek" dedi. ’Sorumlu Madencilik Zirvesi’ 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla Ankara’da bir otelde düzenlendi. Bakan Alparslan Bayraktar, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, dernek üyeleri ve davetliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan zirve, gün özelinde hazırlanan videonun seyredilmesiyle devam etti. "ETİ MADEN 2 milyon 500 bin ton satışla 1 milyar 322 milyon dolarlık gelir elde etti" ETİ MADEN’in çeşitli sektörlere yönelik bor ve türevlerini ürettiğini belirten Bakan Bayraktar, "İhracat şampiyonumuz ETİ MADEN, bor madeninde geçtiğimiz yıl 2 milyon 500 bin ton satışla 1 milyar 322 milyon dolarlık gelir elde ederek tüm zamanların rekorunu kırdı. Yer altı zenginliklerimizi katma değerli ürünlere dönüştürmek amacıyla bor karbür ve ferrobor üretim tesislerini hayata geçirdik. Ayrıca, Eskişehir Kırka’da kurulan pilot tesisle lityum karbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Kırka’da yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışıyoruz. Her ne kadar bazıları bu meseleden yeni haberdar olsa da Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğümüz, Eskişehir-Beylikova’daki NTE sahasında ilk çalışmaları gerçekleştirdi. Sahanın ETİ MADEN’e devriyle Beylikova’da arama faaliyetlerini yoğunlaştırdık ve 125 bin metrenin üzerinde sondaj gerçekleştirdik. Bunun sonucunda 694 milyon ton ile dünyada tek sahada en büyük ikinci Nadir Toprak Elementi kaynağını tespit ettik. Üretime yönelik olarak pilot tesisi 2023’te devreye alırken ikinci faz olan endüstriyel tesisin kurulması çalışmalarına da devam ediyoruz. Hedefimiz 2026’da endüstriyel tesisin temelini atmak, 2 yıl içerisinde de bu tesisi hayata geçirmektir. Saflaştırma oranını yüzde 92-93’ten daha yukarılara taşıyacak teknolojiyi daha hızlı bir şekilde alabilmek için farklı ülkelerle görüşmelerimiz devam ediyor. Bu sahayı devlet eliyle işleteceğiz. Kurduğumuz pilot tesise dahi tahammülü olmayanların, bu tesisi yaptırmamak için mahkemeye koşanların bir anda kaplan kesilip madenlerimizi sattırmayız demelerine bu konuda çıkardıkları dedikodulara itibar etmeyiniz" diye konuştu. Kritik Madenler Strateji Belgesi yakında açıklanacak Bayraktar, savunma sanayinden yerli otomobile ve enerji teknolojilerine kadar birçok alanda kritik madenlerin belirleyici konumda olduğunu ifade etti. Bu yıl yayımlanan raporla 37 kritik ve stratejik madenin belirlendiğini, bu madenlerin ilk kez hukuki güvenceye alındığını aktaran Bayraktar, arz güvenliği, stok yönetimi ve üretim planlamasını kapsayan bir yol haritası üzerinde çalışıldığını söyledi. Aynı zamanda, ‘Kritik Madenler Strateji Belgesi’ni yakında kamuoyuna açıklayacaklarını duyurdu. "Hedefimiz madencilik sektörümüze gerek risk sermayesi gerekse uluslararası sermayeyi ülkemize çekecek düzenlemeleri yapmak" Türkiye’nin stratejik ve kritik madenlerinin yasal güvence altına alındığını vurgulayan Bakan Bayraktar, "Bu madenler için acele kamulaştırma yetkisi kullanılacak. Kanunla Cumhurbaşkanımıza ulusal maden stoklarını belirleme yetkisi verildi. Adeta madencilikte ezberleri bozan bu düzenlemeyle maden bulunmayan 82 bin sahayı sistemden çıkardık. Araştırması yapılmış ama maden bulunmamış alanlar bile önceden ‘ruhsatlı saha olarak görünüyordu. Maalesef malum çevreler tarafından bu konu istismar ediliyordu. Bu düzeltmeyle birlikte arama alanı 90 binden 8 bine düştü. Böylece sadece gerçek potansiyeli olan sahalar kaldı. Bugün ülkede madencilik kazı alanlarının toplamı ülke yüzölçümünün binde 1,8’idir. Yabancı sermayeli işletmelerin fiilen kazdığı alan sadece 30 kilometrekaredir. Muğla’daki termik santralleri yerli kömürle besleyecek düzenlemeler yaptık. Bu bölgede bulunan zeytin ağaçlarının, bilimsel esaslarla taşınmasını güvence altına aldık. Bu kapsamlı düzenlemelerle madencilikte yeni bir dönemin kapılarını araladık, yepyeni bir aşamaya geçtik. Şimdi hedefimiz yeni düzenlemelerle madencilik sektörümüze sermaye katkısı yapacak, gerek risk sermayesi gerekse uluslararası sermayeyi ülkemize çekecek düzenlemeleri yapmak. İstanbul’da, İstanbul Finans Merkezinde maden borsamızı hayata geçirmek. EPİAŞ bu konuda Sermaye Piyasası Kuruluna başvurusunu yaptı. Kurulun en kısa sürede bu konuda gerekli izni vermesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Ülkemiz dışında altın üretimine ilk olarak Nijer’de başlayacağız" Türkiye, çok önemli bir altın ithalatçısı olduğunu dile getiren Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: "Cari açığı düşürme noktasında bu altın ithalatını azaltmamız gerekiyor. Bunun için yurt içi ve yurt dışında altın üretimini arttırmalıyız. Elbette tekraren söylüyorum iş sağlığı ve güvenliğinden taviz vermeden, çevreyi önceleyerek bu yatırımları gerçekleştirmeliyiz. Şu anda 30-40 tonları bulan yıllık üretimimizi 100 tonlara çıkarmamız ve yerin altındaki bu değeri ekonomimize kazandırmamız lazım. Altın üretimi noktasında sadece ülkemizde değil Asya’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada çalışmalar yürütüyoruz. Afrika Nijer’deki altın sahasında faaliyetlerimizin ilk fazını tamamladık. Ülkemiz dışında altın üretimine ilk olarak inşallah Nijer’de başlayacağız. Benzer şekilde, Özbekistan’da da altın başta olmak üzere farklı maden türlerine yönelik arama faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu ülkelere ek olarak, Pakistan, Azerbaycan, Fas, Kırgızistan, Libya ve Suriye’de madencilik alanındaki faaliyetlerimizi somut projelere dönüştürme çalışmalarımıza devam ediyoruz." Açılış konuşmalarının ardından Yılmaz, Bakan Bayraktar’a madencilik sektörünün sembolü olan nostaljik el feneri hediye etti ve toplu fotoğraf çekimi ile program sonlandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:27
AYESOB Başkanı Künkcü: "Esnafa 2,5 Milyon TL’lik makine kredisi 2026’da başlıyor"
Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muhammet Ali Künkcü, esnaf ve küçük işletmeler için büyük önem taşıyan yeni kredi destek paketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AYESOB Başkanı Künkcü, Esnaf Kredi Kooperatifleri tarafından yerli ve sıfır makine alımlarında işletmelere 2,5 milyon TL’ye kadar kredi desteğinin 01 Ocak 2026 tarihinden itibaren verilmeye başlanacağını belirterek, bu adımın hem üretim kapasitesini artırmak hem de işletmelerin modernleşme sürecine hız kazandırmak açısından son derece değerli olduğunu vurguladı. Künkcü, "Bu destek; üretimde güçlenmek, iş hacmini büyütmek, teknolojik dönüşüme ayak uydurmak ve tesisleşme-sanayileşme yolunda daha sağlam adımlar atmak isteyen tüm esnaflarımız için önemli bir fırsattır. İşletmesini yenilemek, verimli hale getirmek veya makine parkını güncellemek isteyen herkes için ciddi bir avantaj sunuyor" dedi. Kredi desteğinden yararlanabilmek için SGK ve vergi borcu bulunmaması gerektiğini, bu borçlarını yapılandırmış olan işletmelerin de destekten faydalanabileceğini hatırlatan Künkcü, esnafın bu noktaya özellikle dikkat etmesi gerektiğini ifade etti. Künkcü açıklamasını, "Tüm esnaflarımıza bol kazanç, bereketli işler diliyorum. Bu desteklerin işlerinizi büyütmeye, hedeflerinize daha hızlı ulaşmaya katkı sunmasını temenni ediyorum. Yolunuz açık, işiniz daim olsun" sözleriyle tamamladı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:17
Türkiye’nin 6’ıncı sondaj gemisi Taşucu Limanı’na yanaştı
Türkiye’nin deniz filosuna kattığı 6’ıncı sondaj gemisi ’West Dorado’, Mersin’in Taşucu Limanı’na yanaştı. Geminin limana yanaşma anı dron ile görüntülendi. Türkiye’nin satın aldığı 6’ıncı sondaj gemisi bu sabah Mersin’e ulaştı. Sabahın erken saatlerinde Silifke ilçesine bağlı Taşucu Limanı açıklarına demirleyen gemi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından limana yanaştı. Geminin limana yanaşma anı, Silifkeli fotoğraf sanatçısı Nadir Köksoy tarafından dron ile görüntülendi. Yedinci nesil 6’ıncı sondaj gemisinin Taşucu Limanı’nda yaklaşık 2 ay süren bir çalışma sonrası hazır hale getirilerek Karadeniz’e gönderileceği öğrenildi. Öte yandan deniz filosuna katılan ’West Dorado’nun ikizi ’West Draco’nın 228 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki Taşucu Limanı’nda kırmızı beyaz renklere boyanarak, üzerine Türk bayrağı işlenen 5’inci sondaj geminin hazırlıklarında ise sona yaklaşıldığı öğrenildi. "2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar gemilerle ilgili 3 gün önce yaptığı açıklamada, "Sondaj gemilerimiz 4 tane Karadeniz’de şu anda çalışan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamit Han gemilerimiz. Onlara bir tane Mersin Taşucu’nda beşinci gemimiz zaten gelmişti. Şimdi Karadeniz’de görev yapacak yedinci nesil 6’ıncı sondaj gemimiz de Mersin’de olacak. Yaklaşık 1-2 aylık bir operasyona ihtiyaç var. Ondan sonra da Karadeniz’de görevine başlayacak mevcut üretimimizi arttırmanın yanında Karadeniz’de 2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" demişti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:01
Gülsan’a "En İyi Sanayi Dönüşümü Ödülü"
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen "Gülsan Sanayi Dönüşüm Projesi", İstanbul’da düzenlenen Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Zirvesi’nde "En İyi Sanayi Dönüşümü" ödülüne layık görüldü. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Gülsan Sanayi Sitesi’nin dönüşümü sadece bir proje değil, şehrin geleceğini değiştiren önemli bir adım. Aldığımız bu ödül de dönüşüm projelerindeki vizyonumuzun somut bir göstergesi oldu" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en büyük sanayi dönüşümlerinden birini Samsun’da hayata geçirirken projeleri ve yürüttüğü dönüşüm süreci ile de örnek oluyor. Gülsan Sanayi Sitesi’nin çağdaş kent planlama prensiplerine uygun şekilde yeniden ele alınması çevresel, ekonomik ve sosyal faydalarıyla ulusal ölçekte takdir topladı. Proje İstanbul’da düzenlenen Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Zirvesi’nde "En İyi Sanayi Dönüşümü" ödülüne layık görüldü. Ödülü, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Eken aldı. Gülsan Sanayi’nin dönüşümü, esnafın modern koşullara sahip Toybelen Sanayi Sitesi’ne taşınmasından kentin merkezinde oluşan yapısal sorunlara çözüm sunmasına, planlı sanayi alanı ve üretim altyapısı oluşturmasına kadar birçok başlıkta öne çıktı. "Vizyonumuzun ulusal ölçekteki teyidi" Gülsan Dönüşüm Projesini ve alınan ödülü değerlendiren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Toybelen Sanayi Sitesi’nde hak sahiplerine teslim sürecini tamamladık, yapı kullanım iznini verdik, taşınmalar sürüyor. Gülsan’da önemli bir dönüşüm planladık. Modern iş yerleri, sosyal alanlar ve çevreci tasarımlarla bölgenin en güçlü ticari noktalarından biri olacak bir alanı şehrimize kazandıracağız. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak kentsel dönüşümde kararlı bir yol izliyoruz. Gülsan Sanayi Sitesi’nin dönüşümünü de sadece bir proje değil; şehrin geleceğini değiştirecek bir adım olarak görüyoruz. Aldığımız bu ödül de dönüşüm projelerindeki vizyonumuzun somut bir göstergesi oldu. Sadece Gülsan’da değil tüm kentsel dönüşüm çalışmalarında katılımcı, şeffaf ve planlı bir süreç yürütüyoruz. Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz de bu süreçte iletişim köprüsü görevini üstleniyor. İşte aldığımız bu ödül de, belediyemizin kent estetiğini, ekonomik canlılığı ve sosyal yaşam kalitesini artırma yönündeki kararlı çalışmalarının, kentsel dönüşüm projelerindeki vizyonunun ulusal ölçekteki bir teyidi niteliğindedir" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder