Son Dakika
|
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
EKONOMİ
Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi
28 Nisan 2026 Salı - 23:02:10
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 20:51
Zafer Kalkınma Ajansının yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta yapıldı
Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta gerçekleştirildi. Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim Kurulu Toplantısı Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın başkanlığında Uşak’ta gerçekleştirildi. Toplantıya, Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Uşak Valisi Serdar Kartal, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Kütahya İl Genel Meclisi Başkanı Muammer Özcura, Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Aynur Yurtsever, Afyonkarahisar İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selim Kandemir ve Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kutlu Eser katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın; "Cam ve Plastik Geri Dönüşüm Araştırma Sonuçları, bölgemizin yeşil dönüşüm vizyonu için kritik bir çalışmadır. Atıkları bir çöp değil sanayimiz için değerli bir ham madde ve enerji kaynağı olarak görmeliyiz. Bu araştırma, döngüsel ekonomi modeline geçişte tesislerimizin kapasite artışından yerel yönetimlerimizin stratejilerine kadar farklı alanlarda çeşitli öneriler sunacaktır." dedi. KOBİ’lere faizsiz kredi desteğiyle yeşil dönüşümü hızlandırmayı hedeflediklerini dile getiren Işın; "En stratejik adımlarımızdan biri olarak, 25 Mart’ta ilan ettiğimiz 315 Milyon TL bütçeli SoGreen Projesi ile imalat ve turizm sektöründeki KOBİ’lerimize can suyu olacak büyük bir finansman desteği başlattık. 7,5 Milyon TL üst limitli ve faizsiz bu kredi desteği, bölgemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracaktır. Sosyal kapsayıcılığı merkeze alan bu programla mayıs ayındaki başvuru süreci sonrasında yatırımların hızla hayata geçmesini bekliyoruz." dedi. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.
28 Nisan 2026 Salı - 19:52
Aydın Sanayi Odası Başkanı Maraş rengini açıkladı: Mavi liste ile seçime giriyoruz
Aydın Sanayi Odası’nın müşterek komite toplantısı oda salonunda yapılan programla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş, göreve devam edeceklerini ve önümüzdeki aylarda yapılacak seçime mavi renkle gireceklerini açıkladı. Geçtiğimiz hafta Çin’e yapılan ve katılımcı firmaların tamamının masrafının Ticaret Bakanlığı tarafından karşılanan Uluslararası Rekabeti Geliştirme (URGE) projesine katılan sanayicilerin de katıldığı toplantıda, katılımcılar Çin’deki kazanımlarından söz ederek projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ettiler. Toplantı sonunda gündem dışı konuşarak yeni dönem için adaylığını açıklayan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş göreve devam edeceklerini belirterek "Yııl sonuna doğru yapılması planlanan AYSO olağan seçimlerinde mavi liste ile seçime gireceğiz. Rengimiz mavi olacak" diyerek adaylığını açıklamış oldu.
28 Nisan 2026 Salı - 19:44
Başkan Gülsoy: "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor"
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor" dedi. KTO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Küresel ekonominin çağın en büyük sınavlarından birini verdiğini söyleyen Başkan Gülsoy, "İçinde bulunduğumuz dönemde küresel ekonomi, belki de modern çağın en çetin sınavlarından birini veriyor. Artık öyle bir noktadayız ki; bir iş insanı olarak sabah uyandığınızda sadece döviz kurlarına, enflasyon verilerine veya merkez bankalarının faiz kararlarına bakmanız ne yazık ki yetmiyor. Bugün artık haritayı önümüze açıp, jeopolitik dengeleri de titizlikle analiz etmek ve dünyadaki güç savaşlarını yakından izlemek zorundayız. Özellikle Orta Doğu’da aylardır süren ve hepimizi kaygılandıran gerginlik, bizlere bir gerçeği çok sert ve çıplak bir şekilde hatırlattı: Huzurun olmadığı yerde, hesap da tutmuyor. Küresel ölçekte yaşanan bu tür gelişmeler, ekonomideki belirsizliği maalesef daha da derinleştiriyor. Şunu net bir şekilde ifade etmeliyim ki; bugün dünya ekonomisinin önündeki en büyük engel ’belirsizliktir.’ Küresel ölçekte karar alıcılar dahi ertesi gün neyle karşılaşacaklarını öngörmekte zorlanıyor. Bu öngörülemezlik durumu sadece siyaseti değil, sermaye hareketlerinden tedarik zincirlerine kadar tüm piyasaları doğrudan ve derinden etkiliyor. Ortadoğu’da yaşanan sıcak gelişmeler ve devam eden ateşkes süreçleri, piyasalar tarafından son derece temkinli bir şekilde takip ediliyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar; enflasyon rakamları ve üretim maliyetlerimiz üzerinde en belirleyici unsur olmaya devam ediyor. Petrolün 100 dolar seviyesinin üzerine çıkması, tüm maliyet zincirimizi kırarak enflasyonu tetiklerken; bu seviyenin altında kalması küresel ekonomiye bir nebze olsun nefes aldıracaktır. Ancak mesele sadece matematiksel bir veri meselesi değildir. Rakamların bu denli savrulmasının ardında yatan asıl neden; küresel sistemin koruyucusu olduğunu iddia eden ABD gibi güçlerin, uluslararası kural ve kaideleri hiçe sayan keyfi tavırlarıdır. Bu tavırlar, maalesef uluslararası ticaretin güven zeminini yerle bir etmiştir. Artık karşımızda hukukun üstünlüğüyle işleyen bir piyasa değil; ’güçlü olanın kuralı o an yazdığı’, jeopolitik çıkarlar uğruna küresel refahın feda edildiği kaotik bir düzen vardır. Öte yandan, çoğumuz enerji krizini sadece ’akaryakıt zammı’ ya da ’ısınma maliyeti’ olarak görüyoruz. Oysa bu kriz, kullandığımız yapay zekayı ve içinde bulunduğumuz dijital dünyayı da doğrudan vuruyor. Bugün devasa veri merkezleri o kadar yüksek enerji tüketiyor ki, enerji fiyatlarındaki her artış dijital işlem maliyetlerimizi de sessizce yukarı çekiyor. Yani kriz sadece fabrikamızdaki çarkları değil, cebimizdeki telefonun işlem gücünü dahi derinden etkiliyor. Bölgesel gerginlikler; mutfağımızdaki enerji maliyetinden, finansal varlıklarımıza kadar hayatın her alanına sirayet etmiş durumdadır" dedi. Başkan Gülsoy, savaşların bitmediğini sadece duraksadığını söyleyerek, "Peki, bu devasa küresel dalgalanma Türkiye’ye nasıl yansıyor? Bugün yaşananlar bize şunu açıkça gösteriyor: Savaşlar bitmiş değil, sadece duraksamış durumda. Enflasyon ise henüz tamamen kontrol altına alınmış değil; şu an yaşadığımız sadece geçici bir dengelenme sürecidir. Bu nedenle hem küresel hem de ulusal ölçekte gelişmeleri büyük bir dikkatle takip etmeli, her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmalıyız. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak, küresel petrol ve gaz fiyatlarındaki her kuruşluk artış; dış ticaret dengemizi ve enflasyonla mücadelemizi doğrudan zorlaştırıyor. Ancak Türkiye, bu süreci sadece kenardan izleyen değil, aktif şekilde ’yöneten’ bir aktör olmak zorundadır. Sahip olduğumuz esneklik ve stratejik avantajlara odaklanmalıyız. Türkiye ekonomisi tam 22 çeyrektir aralıksız büyüyor; kuşkusuz bu önemli bir başarıdır. Ancak 2026 yılında bu ivmeyi sürdürmek çok daha büyük bir çaba gerektiriyor. Bölgedeki savaş ve gerginlikler, büyüme yolumuzu ciddi anlamda ’engebeli’ hale getirmiştir. Bu yılki büyümenin kalıcılığı; tamamen krizlerin süresine ve bizim dış şoklara vereceğimiz tepkiye bağlıdır. Bu fırtınayı hasarsız atlatmanın tek yolu; gerçekçi bir ekonomi yönetimidir. Küresel türbülansın etkilerini asgariye indirmek için; sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürülmesi ve mali disiplinden asla taviz verilmemesi, dış dünyaya karşı güvenilirliğimizin en büyük teminatıdır. Riskler büyük olsa da elimizde çok güçlü enstrümanlar var. Dünya enerji yolları krizlerle boğuşurken Türkiye; boru hatları ve lojistik altyapısıyla ’güvenli liman’ ve ’enerji merkezi’ olma vizyonunu her zamankinden daha güçlü bir şekilde ortaya koymalıdır. Aynı şekilde savunma sanayiimiz de artık sadece bir güvenlik meselesi değil; yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden devasa bir ekonomik güce dönüşmüştür. Bu sektör, Türkiye’ye küresel masada çok stratejik bir ’diplomatik kaldıraç’ ve ciddi bir döviz girdisi sağlamaktadır. Bununla birlikte, Uzak Doğu’dan gelen lojistik hatlarının riskli hale gelmesi, Avrupalı dev markalar için ülkemizi vazgeçilmez bir merkez kılmaktadır. Lojistikte yaşanan aksamalar, birçok sektörde Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük ve en hızlı üretim alternatifi haline getirebilir. Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Enerji fiyatlarındaki artışın sadece ulaşım ve ısınma maliyetlerimizi etkilediğini düşünmek büyük bir yanılgı olur. Bu kriz aslında dijital dünyayı ve geleceği de derinden sarsıyor. Bugün devasa veri merkezlerinin yıllık enerji tüketimi, bazı orta ölçekli ülkelerin toplam tüketimini aşmış durumdadır. Bu yüzden enerji güvenliği, aynı zamanda dijital güvenliğimiz ve teknolojik geleceğimiz demektir" ifadelerini kullandı. Ekonomideki dalgalanmaların hem Türkiye’yi hem de her iş insanını doğrudan etkilediğini söyleyen Ömer Gülsoy, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar, kuşkusuz ülkemizi ve her bir sanayicimizi doğrudan etkiliyor. Ancak bu noktada bir gerçeğin altını özellikle çizmek istiyorum: Bizim sanayicimiz, bu zorlu süreçte gerçekten büyük bir direnç ve feraset gösteriyor. Küresel ticaretin zayıfladığı, belirsizliklerin her geçen gün derinleştiği böylesine bir fırtınalı ortamda; çarkları döndüren her tesis, yapılan her üretim ve gerçekleştirilen her kuruşluk ihracat, ülkemiz ekonomisinin en büyük, en sağlam kalesidir. İş dünyamızın temsilcileri olan sizler, sadece ticaret yapmıyor; aynı zamanda bu ülkenin ekonomik bağımsızlığı için birer nefer gibi sahada mücadele ediyorsunuz. Bu zorlu süreçte reel sektörü, yani üreten elleri destekleyecek her adım, hayata geçirilecek her kolaylaştırıcı düzenleme hayati derecede kıymetlidir. Bizler de Odamız olarak, bu mücadelenizde her zaman yanınızda olmaya, sesinizi gür bir şekilde duyurmaya ve üretimin önündeki engelleri kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tam da bu noktada; geçtiğimiz Cuma günü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve beraberinde gelen yeni vergi düzenlemeleri, iş dünyamızda çok güçlü bir yankı uyandırmış, adeta yeni bir şahlanış döneminin müjdecisi olmuştur. Bildiğiniz üzere biz iş dünyası temsilcilerinin en büyük arzusu; öngörülebilir bir ekonomi, üretim üzerindeki yüklerin hafifletilmesi ve küresel rekabette elimizi güçlendirecek teşviklerdir. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu program; imalatçımızdan ihracatçımıza, teknoloji odaklı girişimlerimizden dev sanayi tesislerimize kadar hepimizi kapsayan, üretim odaklı bir vizyonu ortaya koymaktadır. Bu tarihi adımı esasen üç temel boyutta değerlendirmek gerekiyor. Birincisi, doğrudan yatırım çekmek için atılan radikal adımlardır. İstanbul Finans Merkezi’ni odak noktasına alan bu düzenlemeyle; küresel şirketler bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye getirip İstanbul Finans Merkezi’nde açarlarsa, yurt dışı kazançlarında 20 yıl boyunca tam vergi muafiyeti sağlayabilecekler. Ayrıca "Tek Durak" sistemiyle bürokrasinin tek merkezde toplanması, yabancı yatırımcı için en büyük engel olan zaman kaybını ortadan kaldıracaktır. İkincisi, üretim ve ihracatçımıza kazandırılacak güçlü ivmedir. Yeni düzenlemeyle imalatçı-ihracatçılarımız için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, sadece imalatçılarımız için ise yüzde 14’e indirilmesi öngörülmektedir. Bu durum, kendi üretimini ihraç eden firmalarımız için muazzam bir destek anlamına gelmektedir. Hizmet ihracatında ise mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi alanlarda vergi indirimi yüzde 100’e çıkarılmaktadır. Üçüncüsü ise terse göçü ve fon girişini teşvik eden vizyondur. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın birikimlerini ve tecrübelerini ülkemize getirmesi için sağlanan 20 yıllık vergi muafiyeti, sermaye girişine büyük bir dinamizm katacaktır" dedi. Açıklanan reform paketinin ekonomik dayanıklılığını arttıracağını söyleyen Gülsoy, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tabii bir noktayı da gerçekçi bir şekilde meclisimizde dile getirmeliyiz. Bugün küresel konjonktür nedeniyle kârlılığı düşük olan, maliyetine yakın fiyatlarla dünyaya mal satan ihracatçılarımız var. Bu firmalarımız için vergi indirimlerinin beklenen yüksek faydayı sağlayabilmesi adına; bu desteklerin mutlaka sanayi reformu ve işletme sermayesinin korunması gibi yapısal adımlarla perçinlenmesi gerektiğine inanıyoruz. İş dünyası temsilcileri olarak bizlerin en çok ihtiyaç duyduğu bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi yönündeki bu güçlü irade, Kayseri gibi üretim iştahı yüksek şehirler için yeni bir yatırım iklimi demektir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde açıklanan bu reform paketi; sanayicimizin önünü açacak, sürdürülebilir büyüme hedefimizi güçlendirecek ve ekonomimizin dayanıklılığını artıracaktır. Ülkemizi yatırımın merkezi yapma hedefiyle açıklanan bu paketin, Kayseri’mizin bereketli topraklarında yeni yatırımlara ve yeni istihdam kapılarına vesile olmasını temenni ediyorum. İş dünyası olarak el ele vererek, bu destekleri üretime ve ihracata dönüştürme vaktidir. Bu vesileyle; her zaman sanayicimizin, tüccarımızın ve üretenin yanında durarak bizlere bu vizyonu sunan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, Odamız ve tüm üyelerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Yeni ekonomi paketinin şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Açıklanan bu değerli paketi bir başlangıç kabul ediyor, ancak içinden geçtiğimiz bu fırtınalı dönemde daha ileri adımlara ihtiyaç duyduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Özellikle bölgemizdeki savaşların ve jeopolitik gerilimlerin küresel dengeleri altüst ettiği bu yeni dönemde, ekonomik programımızın "reel sektör odaklı" bir revizyonla daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Bölgesel çatışmaların ticaret rotalarını ve enerji maliyetlerini doğrudan etkilediği bu süreçte, sanayicimizi bu şoklara karşı koruyacak "esnek ve dinamik" bir destek kalkanı oluşturulmalıdır. Vergi indirimleri kadar, artan maliyetler altında eriyen işletme sermayelerini takviye edecek; uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman kanalları yeniden yapılandırılmalıdır. Bu noktada reel sektörümüzün beklediği en acil ve somut adımlardan biri de Merkez Bankası’nın "Döviz Dönüşüm Desteği" uygulamasıdır. Bildiğiniz üzere bu destek 30 Nisan’da sona ermektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; bu desteğin en az bir yıl daha uzatılmasına, mevcut yüzde 3’lük oranın piyasa gerçeklerine göre artırılmasına ve uygulama şartlarının sanayicimiz için daha sade ve erişilebilir hale getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Ekonomik programımız, sadece bugünün değil, yarının değişen dünya şartlarına göre güncellenmeli; teşvik sistemi sektörel ve bölgesel ihtiyaçlara göre daha spesifik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bilinmelidir ki; sanayicinin derdi sadece kâr etmek değil, bu ülkenin üretim çarklarını her şartta ayakta tutmaktır. Bu nedenle, ekonomik programda yapılacak her "reel sektör dokunuşu", Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını daha da perçinleyecektir. Bizim beklentimiz; büyümenin lokomotifi olan imalat sanayimizin, bu yeni dönemde ekonomik programın tam merkezine yerleştirilerek desteklerin bu eksende güncellenmesidir." Başkan Gülsoy, iklim değişikliğinin sadece bir çevre sorunu olarak görülmesinin artık bırakılması gerektiğini söyleyerek, "Değinmemiz gereken bir diğer hayati başlık ise; artık kapımıza dayanan, hatta içeri giren İklim Değişikliği konusudur. Bugün küresel ısınmayı ve iklim krizini durdurmak için çaba göstermek, bizler için bir tercihten öte, kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Şunu hepimiz kabul etmeliyiz ki; iklim değişikliği artık geleceğin bir öngörüsü değil, bugünün yakıcı bir sorunudur. Bu süreç, sadece çevresel bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik, sınai ve ticari yapılarımızı kökten değiştirecek bir dönüşümdür. Bizler Kayseri iş dünyası olarak bu değişime en üst düzeyde hazırlıklı olmak zorundayız. Üretim süreçlerimizden lojistik ağlarımıza, enerji kullanımımızdan atık yönetimimize kadar her alanda sürdürülebilir yöntemlere hızla geçmeliyiz. Aksi takdirde; küresel ölçekte rekabet gücümüzü kaybetme ve özellikle Avrupa gibi en büyük pazarlarımıza erişimde ciddi engellerle, ek vergilerle karşılaşma riskimiz bulunmaktadır. İklim değişikliğini sadece bir çevre sorunu olarak görmeyi artık bırakmalıyız. Bu konu, geleceğimizin temel ekonomik şartıdır. Buradan tüm işletmelerimizi; şimdiden önlem almaya, verimliliğinizi yükseltecek olan yeşil dönüşüme ve yapay zekaya yatırım yapmaya ve sürdürülebilir büyüme yolunda bizlerle birlikte ilerlemeye davet ediyorum. Unutmayalım ki; tarihin her döneminde değişime direnenler değil, değişimi doğru analiz edip yönetenler kazanmıştır" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:13
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
3
28 Nisan 2026 Salı- 16:16
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
5
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:37
Denizli OSB’de iç tetkik süreçlerine yönelik kapsamlı eğitim gerçekleştirildi
Denizli OSB Müdürlüğü, Elzem Akademi iş birliğiyle personele yönelik ’İç Tetkikçi’ eğitimini başarıyla gerçekleştirdi. Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen ISO 19011 İç Tetkikçi eğitim programında, Elzem Akademi Kurucusu ve Toplam Kalite Yönetimi Uzmanı Eğitmen Teyfik Bıyıklı tarafından iç tetkik süreçlerine ilişkin kapsamlı bir eğitim verildi. Eğitim kapsamında katılımcılar; tetkikte davranış, üslup ve kurumsal temsil, tetkik öncesi hazırlık ve iletişim yönetimi, tetkik programı ile soru listesi oluşturma, tetkik raporlarının düzenlenmesi, uygunsuzlukların tespiti ve düzeltici faaliyetlerin planlanması, tetkik kapanışı ve takip süreçleri gibi başlıklarda detaylı şekilde bilgilendirildi. İnteraktif bir yaklaşımla gerçekleştirilen eğitimde personel merak ettikleri konularla ilgili soru yöneltme fırsatı buldu. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından başarıyla tamamlandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:23
Orta Sakarya Vadisi’ndeki mikroklima etkisine sahip Osmaneli’nde zeytinler hasat sona erdi
Bilecik’te zeytin üreticiliği yapan Ramazan Uysal, bu yıl verimin geçen yıla göre daha düşük olduğunu belirterek, tarladan 160 liraya alınan zeytinin marketlerde 500 liraya satılmasını eleştirdi Orta Sakarya Vadisi’nde Sakarya Nehri ve çevresindeki dağlar dolayısıyla mikroklima etkisine sahip Bilecik’in Osmaneli ilçesinde yarım asırdır üretim yapılan zeytinliklerde bu yılki hasat sona erdi. Geçen yıla göre zeytin oranı düşük olurken, bu sene yağlık zeytin yok denilecek kadar az. Bilecik’te 18 bin dekar alanda üretim yapılıyor Bilecik’te, 11 bin 500 dekarı Osmaneli’nde olmak üzere 18 bin dekar alanda geçen yıla göre düşüş yaşanırken, bu toplanan 2 bin ton zeytin rekoltesi çiftçileri üzdü. Boylama makinesinde yağlık, birinci sınıf, ikinci sınıf, üçüncü sınıf ve dördüncü sınıf ile elek üstü olarak ayrılan zeytinler, Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine satışının ardından tüketicilerin sofrasına ulaştırılıyor. Dip zeytini ise fabrikalarda yemeklik zeytinyağı olarak işleniyor. Osmanelili üreticiler, genellikle sırıkla ve tarakla hasat ettikleri zeytinin zedelenmesini ve toprakla temasını ağaç altlarına ’Yaygı" sererek önlemeye çalışıyor. "Geçen yıla göre zeytin oranı düşük, yani yağlık zeytin yok bu sene" Bu sezon alım fiyatlarının üreticiyi memnun etmediğini anlatan Ramazan Uysal, "35 yıldır zeytincilik işiyle uğraşıyorum. Bu sene zeytin fiyatları Marmara Birliğin açıkladığı fiyatlar çok düşük. Geçen yıla göre zeytin oranı düşük, yani yağlık zeytin yok bu sene" dedi. "Burada 160 lira marketlerde 500 lira" Ramazan Uysal, topladıkları zeytinleri gece ayırarak, makinelerden geçirerek numaralanma yaptıklarını anlatarak, "Elek üstü dediğimiz fiyat 160 lira, ama marketlerde 500 lira, 600 lira piyasası. 1 numara 150 lira, 100 lira; 2 numara, 3 numara bu şekilde ayırıyoruz. Verimlilik çok düşük bu sene, yani geçen yıla göre çok düşük. Geçen sene ilaç fiyatımız 50 liraysa bu sene 90 lira. Gübre pahalı, mazot ona keza. Mazot yüksek; çiftçi duman oldu yani bu sene" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:18
ING, mobilden yapılan EFT/Havale/FAST işlemlerini ücretsiz sunmaya başladığını duyurdu
ING Türkiye, mobil üzerinden yapılan EFT/Havale/FAST işlemlerini hiçbir koşul ya da süre sınırlaması olmadan ücretsiz sunmaya başladığını duyurdu. ING Türkiye, masrafsız bankacılık stratejisi kapsamında ING Mobil üzerinden yapılan EFT/Havale/FAST işlemlerini hiçbir koşul ya da süre sınırlaması olmadan ücretsiz sunmaya başladı. ING müşterileri artık bütün EFT/Havale/FAST işlemlerini dijitalden sonsuza kadar ücretsiz gerçekleştirebilecek. ING Türkiye, EFT/Havale/FAST işlemlerindeki ücretleri tamamen kaldırarak gündelik bankacılıkta sık karşılaşılan küçük maliyetlerin zaman içinde oluşturduğu yükü ortadan kaldırdığını duyurdu. Bu uygulama, işlem kolaylığının yanı sıra kullanıcıların finansal rutinine doğrudan yansıyan somut bir değer oluşturmayı hedefliyor. "EFT/Havale/FAST işlemlerinde müşterilerimizi masraf derdinden kurtarıyoruz" Dijitalleşmeyi stratejilerinin merkezine aldıklarını aktaran ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Global ve köklü bir banka olmanın gücünü teknoloji ile birleştirerek müşterilerimize zahmetsiz ve pürüzsüz bir deneyim sunuyoruz. Hem teknolojinin hızını hem bankacılığın güvenini bir arada sunuyor, yenilikçi hizmetlerle sektörde öncü adımlar atıyoruz. Müşterilerimize değer oluşturmayı hedeflediğimiz masrafsız bankacılık stratejimiz de bu vizyonu yansıtıyor. Türkiye’de bireysel müşteriler yılda yaklaşık 6.3 milyar adet dijitalden TL para cinsinden para transferi yapıyor, yani Türkiye’de her gün 17 milyondan fazla bireysel transfer gerçekleşiyor. Bu kadar yoğun bir hareketliliğin olduğu bir pazarda, işlem ücretleri kullanıcılar üzerinde katlanarak etki oluşturuyor. Bu görünmez maliyet, Türkiye’de dijital ödemelerin sıklığı ve yaygınlığı dikkate alındığında çok daha önemli hale geliyor. Dolayısıyla EFT/Havale/FAST ücretlerini ortadan kaldırmak, sadece bir bankacılık kolaylığı sunmuyor; aynı zamanda müşterilerin refahına doğrudan katkı sağlıyor. Amacımız, kullanıcılarımızın günlük finansal hayatlarında gereksiz hiçbir yük taşımadan, özgürce işlem yapabilmelerini sağlamak. Bu vizyonla, müşterilerimize ING Mobil’den EFT/Havale/FAST işlemlerini ömür boyu ücretsiz gerçekleştirme imkânı sunuyoruz; bu yeniliğimizle müşterilerimizi masraf derdinden kurtarıyoruz. Müşterilerimize değer oluşturmak için önümüzdeki dönemlerde de yenilikçi adımlar atmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:17
Bursa Kebap Evi’ne ‘Hizmet İhracatı Şampiyonu’ ödülü
Bursa Kebap Evi (BKE), Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) tarafından düzenlenen 7. Hizmet İhracatçıları Birliği Ödül Töreni’nde ‘Gastronomi’ kategorisinde üçüncülük ödülü aldı. 13 ülkede 150’nin üzerinde şubesiyle Türk mutfağını dünyaya taşıyan restoran zinciri Bursa Kebap Evi, küresel yaygınlığı ve yurt dışı operasyonlarıyla HİB tarafından Gastronomi kategorisinde üçüncülük ödülü aldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla düzenlenen törende ödülü BKE Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı aldı. Ödül töreninin ardından değerlendirmede bulunan Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı, gastronomi kategorisinde üçüncülük elde etmekten dolayı gurur duyduklarını belirterek, yaklaşık 2 milyon dolarlık hizmet ihracatı hacmiyle ulaşılan başarının arkasında güçlü bir organizasyon yapısı olduğunu vurguladı. Bu ödülün çok sayıda markanın yarıştığı önemli bir platformda kendilerine değerli bir konum kazandırdığını dile getiren Helvacı, şu açıklamalarda bulundu: "Tüm ekiplerimiz için hem motivasyon kaynağı hem de gurur verici bir sonuç oldu. Merkez organizasyonumuzun özverili çalışmaları, yurt dışında istihdam ettiğimiz 100’ün üzerindeki çalışanımız, global büyüme performansımız ve gelir artırıcı satış stratejilerimiz bu başarının temelini oluşturuyor. Kalite, sürdürülebilirlik, lojistik ve tedarik süreçlerini yüksek verimlilikle yöneten yapımız da başarımızın en önemli unsurları arasında yer alıyor." 2026 için hedef: Daha güçlü küresel büyüme Caner Helvacı, markanın Almanya, İngiltere, Kanada, Suudi Arabistan, Irak, İran, Katar, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini söyledi. Yurt dışı operasyonları her geçen yıl daha da güçlendireceklerini dile getiren Helvacı, sözlerini şöyle tamamladı: "Mevcut pazarlardaki büyümemizi sürdürürken yeni pazarlara açılmaya da devam ediyoruz. Bu yatırımlar, markamıza önemli bir birikim sağlarken ülkemizin hizmet ihracatına da değerli katkılar sunuyor. 2026’da hedefimiz, yakaladığımız güçlü ivmeyi daha da artırarak ihracat hacmimizi yükseltmek, global performansımızı ileri taşımak ve sürdürülebilir büyümemizi kararlılıkla devam ettirmektir."
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:53
Bakan Bolat: "Kasım ayı itibarıyla 22,7 milyar dolarla yıllıklandırılmış mal ihracatı rekoru kırıldı"
Bakan Bolat: "Kasım ayı itibarıyla 22,7 milyar dolarla yıllıklandırılmış mal ihracatı rekoru kırıldı"
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:42
Marmarabirlik’ten 622 milyon TL’lik ödeme
Ürün alımlarına Ekim ayında başlayan Marmarabirlik, ortaklara üçüncü dilim olarak 5 Aralık Cuma günü 622 milyon TL ödeme yapacak. İlk iki dilimde yapılan 871 milyon TL’lik ödeme ile birlikte ortaklara toplam 1 milyar 493 milyon TL ödenmiş olacak. 2025/2026 iş yılı ürün alım kampanyasının başladığı günden bugüne kadar 3 milyar 100 milyon TL tutarında ürün alımı gerçekleştiren Marmarabirlik’te ödemeler devam ediyor. Bugüne kadar yaklaşık 32 bin ton alım gerçekleştirilen kampanya döneminin ilk iki diliminde 1 milyar 493 milyon TL ödeme yapıldı. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, ürün bedellerinin yarısını 15 günlük periyotlarla ödeyen Marmarabirlik’in, 15 Kasım-28 Kasım 2025 tarihleri arası teslim edilen ürün bedeli alacaklarının yüzde 50’sinin karşılığı olarak 622 milyon TL ödeme yapılacağını söyledi. Başkan Yıldız, "Gerçekleştirilecek üçüncü dilim ödeme ile birlikte üreticilere toplam 1 milyar 493 milyon TL ödeme yapılmış olacak. Dördüncü dilim ödemesi ise 19 Aralık’ta gerçekleşecek" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:21
Çanakkale’nin meşhur domatesi tezgahlarda 40 liradan 10 liraya kadar düştü
Çanakkale’nin Bayramiç, Ezine ve merkeze bağlı batak ovasında yetişen ünlü Çanakkale domatesi son hasadı yapılırken fiyatı 10 TL’ye kadar düştü. Çanakkale’nin kendine has aroması ve rengiyle markalaşan domatesi, lezzetini Kaz Dağları ile Çanakkale Boğazı’ndan esen rüzgarların yanı sıra potasyum oranı yüksek topraklarından alıyor. Lezzetinin sırrı, rüzgar ve toprak olan, Bayramiç, Ezine ve merkeze bağlı batak ovasında yetişen meşhur Çanakkale domatesinin bazı tarlalarda son hasadı yapılıyor. Yağmurların bölgede yoğun yağması nedeniyle tarlada nadir de olsa kalan Çanakkale domateslerinin bozulmaması için üreticiler tarlada kalan son domatesleri satıyor. Sezon ortasında 40 TL gibi fiyatlara satılan Çanakkale domatesi son hasadında Bayramiç ilçe pazarı tezgahlarında 10 TL’ye kadar düştü. Bayramiçli üretici ve pazarcı Mehmet Demiroğlu (46) "Yağmurdan sonra domatesler bozulunca pazarda 10 liraya kadar düştü. Yağmur yağınca üzerinde cildinde leke, üzerinde toprak, çamur oluyor. Biz de 10 liraya satıp bitirmeye çalışıyoruz. Meşhur Çanakkale domatesi zaten bu senen alıcı olmadığı için çoğu domates tarlada kaldı. Yağmurlar da gelince bozuldu zaten" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:09
Türkiye’nin 6’ıncı sondaj gemisi Mersin’e ulaştı
Türkiye’nin deniz filosuna kattığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı Karadeniz’de görev yapacak 6’ıncı sondaj gemisi ’West Dorado’ Mersin’e geldi. Türkiye’nin satın aldığı 6’ıncı sondaj gemisi Mersin’e ulaştı. Gemi, Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu Limanı açığına demirledi. Yedinci nesil 6’ıncı sondaj gemisi Taşucu Limanı’nında yaklaşık 2 ay süren bir çalışma sonrası hazır hale getirilerek Karadeniz’e gönderileceği öğrenildi. Öte yandan deniz filosuna katılan West Dorado’nın ikizi ’West Draco’nın 228 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki Taşucu Limanı’nda kırmızı beyaz renklere boyanarak, üzerine Türk bayrağı işlenen 5’inci sondaj geminin hazırlıklarında ise sona yaklaşıldığı öğrenildi. "2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar gemilerle ilgili 3 gün önce yaptığı açıklamadai "Sondaj gemilerimiz 4 tane Karadeniz’de şu anda çalışan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamit Han gemilerimiz. Onlara bir tane Mersin Taşucu’nda beşinci gemimiz zaten gelmişti. Şimdi Karadeniz’de görev yapacak yedinci nesil 6’ıncı sondaj gemimiz de Mersin’de olacak. Yaklaşık 1-2 aylık bir operasyona ihtiyaç var. Ondan sonra da Karadeniz’de görevine başlayacak mevcut üretimimizi arttırmanın yanında Karadeniz’de 2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" demişti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:07
Toplam sağlık harcaması 2024 yılında 2 trilyon 359 milyar 151 milyon TL oldu
Toplam sağlık harcaması 2024 yılında yüzde 89,6 artarak 2 trilyon 359 milyar 151 milyon TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Sağlık Harcamaları İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, toplam sağlık harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 89,6 artarak 2 trilyon 359 milyar 151 milyon TL’ye yükseldi. Genel devlet sağlık harcaması yüzde 86,1 artarak 1 trilyon 794 milyar 227 milyon TL’ye ulaştı. Özel sektör sağlık harcaması ise yüzde 101,8’lik bir artış oranı ile 564 milyar 924 milyon TL olarak tahmin edildi. Toplam sağlık harcamasının yüzde 76,1’i genel devlet bütçesinden karşılandı Genel devlet sağlık harcamasının toplam sağlık harcamasına oranı 2024 yılında yüzde 76,1, özel sektör sağlık harcamasının oranı ise yüzde 23,9 olarak gerçekleşti. Genel devlet ve özel sektörün alt bileşenlerine bakıldığında, 2024 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu yüzde 39,5, merkezi devlet yüzde 36,0, hanehalkları yüzde 18,8, sigorta şirketleri yüzde 2,8, hanehalklarına hizmet eden kar amacı gütmeyen kuruluşlar ile diğer işletmeler yüzde 2,4, mahalli idareler yüzde 0,6’lık bir paya sahip oldu. Toplam sağlık harcaması gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5,3’ünü oluşturdu Toplam sağlık harcamasının GSYH’ye oranı 2023 yılında yüzde 4,6 iken, 2024 yılında yüzde 5,3 oldu. Cari sağlık harcamasının GSYH’ye oranı 2023 yılında yüzde 4,2, 2024 yılında yüzde 4,9 olarak hesaplandı. Toplam sağlık harcamasının yüzde 54,6’sı hastanelerde yapıldı Toplam sağlık harcamasının sağlık hizmeti sunucularına göre dağılımı incelendiğinde, ilk üç sıra 2024 yılında da değişmedi. Sağlık hizmetleri ve ürünleri satın almak için başvurulan sağlık kurumları içerisinde en büyük payı 2024 yılında yüzde 54,6 ile hastaneler oluşturdu. Hastaneleri sırasıyla yüzde 19,6 ile perakende satış ve diğer tıbbi malzeme sunanlar ve yüzde 11,0 ile ayakta bakım sunanlar izledi. Cari sağlık harcaması yüzde 92,7 artarak 2 trilyon 186 milyar 802 milyon TL oldu Cari sağlık harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 92,7 artarak 2 trilyon 186 milyar 802 milyon TL’ye yükseldi. Sağlık harcamaları kapsamındaki yatırımlar yüzde 57,6 artarak 172 milyar 349 milyon TL’ye ulaştı. Kişi başına sağlık harcaması yüzde 89,2 artarak 27 bin 587 TL oldu Kişi başına sağlık harcaması 2023 yılında 14 bin 582 TL iken, 2024 yılında yüzde 89,2 artarak 27 bin 587 TL’ye yükseldi. Kişi başına sağlık harcaması 2023 yılında 621 dolar iken, 2024 yılında yüzde 35,3 artarak 840 dolara yükseldi. Hanehalkı cepten sağlık harcamasının toplam içindeki payı yüzde 18,8 oldu Hanehalkları tarafından tedavi, ilaç vb. amaçlı yapılan cepten sağlık harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 100,2 artarak 442 milyar 356 milyon TL’ye ulaştı. Hanehalkı cepten sağlık harcamasının toplam sağlık harcamasına oranı 2024 yılında yüzde 18,8 olarak gerçekleşti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:07
Türkiye’nin 6. sondaj gemisi Mersin’e ulaştı
Türkiye’nin deniz filosuna kattığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı Karadeniz’de görev yapacak 6. sondaj gemisi West Dorado Mersin’e geldi. Türkiye’nin satın aldığı 6’ıncı sondaj gemisi Mersin’e ulaştı. Gemi, Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu Limanı açığına demirledi. Taşucu Limanı’nında hazır hale getirilmesi için yaklaşık 2 ay süren bir çalışma yapılacak yedinci nesil 6. sondaj geminin hazır olmasının ardından Karadeniz’e gönderileceği öğrenildi. Öteyandan deniz filosuna katılan West Dorado’nın ikizi ’West Draco’nın 228 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki Taşucu Limanı’nda kırmızı beyaz renklere boyanarak, üzerine Türk bayrağı işlenen 5. sondaj geminin hazırlıklarında ise sona yaklaşıldığı öğrenildi. "2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar gemilerle ilgili 3 gün önce yaptığı açıklamada:" Sondaj gemilerimiz 4 tane Karadeniz’de şu anda çalışan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamit Han gemilerimiz. Onlara bir tane Mersin Taşucu’nda beşinci gemimiz zaten gelmişti. Şimdi Karadeniz’de görev yapacak yedinci nesil 6. sondaj gemimiz de Mersin’de olacak. Yaklaşık 1-2 aylık bir operasyona ihtiyaç var. Ondan sonra da Karadeniz’de görevine başlayacak mevcut üretimimizi arttırmanın yanında Karadeniz’de 2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" demişti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:02
Garanti BBVA, sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi anlaşması imzaladı
Garanti BBVA, uluslararası piyasalardan farklı vadelerde sürdürülebilir borç finansmanı çerçevesiyle uyumlu sendikasyon kredisi sağladı. Garanti BBVA, yurtdışı borçlanma programı kapsamında toplam 1 yıl, 2 yıl ve 3 yıl vadeli dilimlerden oluşan sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi anlaşması imzaladı. Yoğun uluslararası talep gören işlemde üç yıllık yeni dilim de yer aldı. Toplam büyüklük, 367 gün vadeli dilimler için 97 milyon 750 bin dolar ve 61 milyon euro, 736 gün vadeli dilimler için 157 milyon dolar ve 28 milyon euro, bin 103 gün vadeli dilim için ise 75 milyon dolar olarak duyuruldu. Bankanın 367 gün vadeli dilimlerinin toplam maliyeti ABD doları için SOFR + yüzde 1,50, euro için Euribor + yüzde 1,25 seviyesinde gerçekleşti. 736 gün vadeli dilimde toplam maliyet ABD doları için SOFR + yüzde 1,90, euro için Euribor + yüzde 1,65 oldu. 1.103 gün vadeli dilimin toplam maliyeti ise ABD doları için SOFR + yüzde 2,15 oldu. İşleme 22 ülkeden 49 finansal kurum katılım sağladı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, şunları söyledi: "Aralık döneminde gerçekleştirdiğimiz sendikasyon işlemine gösterilen yoğun ilgi, uluslararası yatırımcıların Garanti BBVA’ya ve ülkemize duyduğu güveni bir kez daha teyit ediyor. Sektörde bu yıl pek çok banka tarafından üç yıllık dilimlerin de açılması ve katılım sağlayan finansal kurumların tahsis ettiği tutarlar, bu güvenin en somut göstergelerinden biri oldu. Sürdürülebilirliği odağına alan bu yapı sayesinde reel sektörün dış ticaret finansmanına katkı sağlarken, çevresel ve sosyal alanda pozitif etki oluşturan projelerin desteklenmesine devam edeceğiz. Garanti BBVA’nın uluslararası piyasalardaki güçlü konumu ve sürdürülebilir finans vizyonuyla ülkemizin ekonomisine uzun vadeli değer katmayı sürdüreceğiz." Kredi, Haziran dönemindeki işlemde olduğu gibi bankanın sürdürülebilir borç finansmanı çerçevesi kapsamında kullandırılacak. Banka, bu yapı sayesinde çevresel ve sosyal alanlarda olumlu etki oluşturan projelerin finansmanına katkı sağlamayı sürdüreceğini duyurdu.
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:59
Bilişimcilerin talepleri TOBB’da gündeme geldi
Ge İnovasyon Kurulu’nda gündeme geldi. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı ve TOBB Ar-Ge İnovasyon Kurulu Üyesi Murat Taştepe, Düzce’de faaliyet gösteren bilişim firmalarının sorun ve çözüm önerilerini görev aldığı TOBB Ar-Ge İnovasyon Kurulu’nda gündeme getirerek, TOBB yönetimince önerge hazırlanmasını sağladı. Bilişimcilerin başlıca sorunlarının finansmana erişiminde yaşanan sıkıntılar, AR-GE desteklerinin yetersizliği, KOSGEB’in Ar-Ge ve inovasyona yönelik desteklerinin kısıtlı olması ve proje değerlendirme süreçlerinde aksaklıklar yaşanması, perakende sektöründe ÖKC cihazlarının entegrasyonundan kaynaklı sıkıntılar ve yüzde 100 uzaktan çalışma desteği süresinin uzatılması olduğu belirtildi. Sektörün bu konularda beklediği çözümler de TOBB Yönetim Kurulu’na iletilen önergede yer aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder