EKONOMİ - 04 Aralık 2025 Perşembe 13:55

Özakalın, Türkiye-Azerbaycan bölgesel iktisadi forumunda konuştu

A
A
A
Özakalın, Türkiye-Azerbaycan bölgesel iktisadi forumunda konuştu

Nahçıvan’da düzenlenen 2. Türkiye-Azerbaycan Bölgesel İktisadi Forumu’na TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Yönetim Kurulu’nu temsilen Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın da katıldı.


Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerini güçlendirmeye yönelik önemli temaslarda bulunan Özakalın’a, ETSO Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Gacıroğlu ve Celalettin Çetinkaya da eşlik etti.


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Azerbaycan Cumhuriyeti Küçük ve Orta İşletmelerin Gelişimi Ajansı (KOBİA) iş birliğinde Nahçıvan’da düzenlenen "2. Türkiye-Azerbaycan Bölgesel İktisadi Forumu"na Erzurum’dan katılım sağlandı.


Başkan Saim Özakalın’ın forum konuşması


Özakalın konuşmasına tüm katılımcıları TOBB adına selamlayarak başladı ve şu ifadeleri kullandı: "Sizleri şahsım ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği adına saygıyla selamlıyorum. Nahçıvan’da sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum."


Özakalın, konuşmasında Nahçıvan’ın Türkiye ve Azerbaycan açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:


’Nahçıvan’ın, Türkiye ile doğrudan sınırı olan tek Azerbaycan toprağı olması nedeniyle ticaret, lojistik ve enerji iş birliklerinde kritik bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Hattı ve yeni ulaştırma projelerinin iki ülke arasındaki entegrasyonu güçlendirdiğini belirtti. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Türk Devletleri arasında yeni bir orta koridor oluşacağını ve bunun bölgeye büyük bir ekonomik ivme kazandıracağını vurguladı. Yatırımcılara hitap ederek: "Nahçıvan’a yatırım yapmanın tam zamanıdır" çağrısında bulundu. Özakalın, Türkiye-Azerbaycan ticaret hacminin 15 milyar dolar hedefi doğrultusunda ilerlediğini ancak potansiyelin çok daha yüksek olduğunu belirtti. Bu kapsamda özellikle: Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun yenileme çalışmalarının hızlandırılması, Kars-Nahçıvan Demiryolu Projesi’nin tamamlanması, TANAP kapasitesinin artırılması, Türkmenistan gazının Türkiye ve Avrupa’ya taşınması, Hazar’da daha fazla Ro-Ro seferi düzenlenmesi, gerektiğine dikkat çekti.


Forum kapsamında, Türkiye-Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yatırım fırsatları, sınır ticareti, lojistik, tarım-hayvancılık ve sanayi alanlarında iş birliği konuları ele alındı.


ETSO heyeti ve Erzurumlu iş insanları, Azerbaycanlı firmalarla yüz yüze iş görüşmeleri gerçekleştirerek: ihracat, yatırım, ortak üretim, bölgesel kalkınma projeleri hususlarında önemli temaslarda bulundu.


ETSO’nun değerlendirmesi


Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye-Azerbaycan ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesi, bölgesel kalkınma fırsatlarının artırılması ve iş dünyasına yeni pazarlar kazandırılması yönündeki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini açıkladı.



Özakalın, Türkiye-Azerbaycan bölgesel iktisadi forumunda konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.