EKONOMİ - 04 Aralık 2025 Perşembe 13:54

TOGG T10F’ta satışların 10 bin adedi geçmesi hedefleniyor

A
A
A
TOGG T10F’ta satışların 10 bin adedi geçmesi hedefleniyor

Togg T10F’te yıl sonuna kadar satışların 10 bin adedin üzerine çıkmasının beklendiği öğrenildi.


Togg Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleştirilen basın gününde, üretim hattının bazı bölümleri gezdirildi. T10X ve T10F’in imalatına ilişkin bilgiler aktarıldı. T10X ve T10F’in aynı bantta arka arka üretimine şahit olan gazeteciler, gövde ve montaj üretim hatları gezerken, yöneticilerden detaylı bilgi aldı.


Togg’un ilk üretimi olan T10X’in ardından kullanıcılarla buluşturduğu ikinci aracı T10F’in bu yıl 15 Eylül’de Türkiye’de, 29 Eylül’de Almanya’da satışa çıktığını aktaran yetkililer, Avrupa pazarındaki otomobillerin güvenliğinin değerlendirildiği bağımsız Euro NCAP programının tüm testlerinden en yüksek seviye olan 5 yıldız alan bu aracın, Avrupa’nın en güvenli 3 aracından biri olduğunu vurguladı.


Sürekli internetin içinde olan ve uzaktan güncellenebilen T10F’in, 160 kW / 218 beygir güç ve 350 Nm tork üreten T10F RWD (arkadan itiş) versiyonlarının, iki farklı batarya seçeneğiyle 350 kilometreye (52,4 kWh batarya) ve 623 kilometreye (88,5 kWh batarya) varan menziller sunduğunu belirten yetkililer, aracın, hızlı şarj ile 28 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 batarya doluluk seviyesine ulaşabildiğini bildirdi.


Tasarımı, ileri teknolojisi ve kullanıcı odaklı yaklaşımıyla öne çıkan T10F’in, "Gemlik", "Oltu" ve "Kula" renklerinin yanı sıra "Urla" ve "Mardin" renk seçeneklerine sahip olduğunu anlatan yetkililer, 15 Eylül’den kasım sonuna kadar 6 bin 92 kullanıcıyla buluştuğunu söyledi.


"Hedef 90 bin"


T10F’te yıl sonuna kadar 10 bin adetin üzerinde bir satış hacmine ulaşılmasının hedeflendiğini dile getiren yetkililer, T10X ile T10F’in toplam satışının yıl sonunda 90 bine ulaşmasının beklendiğini aktardı.


Kampanyalar


Togg, stoklarla sınırlı kampanya kapsamında hem bireysel hem kurumsal kullanıcılara T10F’in V1 ve V2 versiyonları için 1 milyon lira krediye yüzde 0 faizli 12 ay vadeli 83 bin 334 lira geri ödemeli fırsat sunuyor. Bu fırsatın yanı sıra bireysel kullanıcılar 1 milyon 700 bin lira krediye yüzde 2,39 faizli 48 ay vadeli 68 bin 617 lira geri ödemeli; kurumsal kullanıcılar ise 1 milyon 900 bin lira krediye yüzde 2,63 faizli 48 ay vadeli 71 bin 923 lira geri ödemeli seçenekle T10F sahibi olabiliyor.


Togg’un daha fazla performans sunan çift motorlu dört tekerlekten çekişli 4More serisi de kampanyaya dahil edildi. Bu kapsamda bireysel ve kurumsal kullanıcılar T10X ve T10F 4More için 1 milyon lira krediye yüzde 0 faizli 12 ay vadeli 83 bin 334 lira geri ödemeli alternatiften yararlanabiliyor. Ayrıca bireysel kullanıcılar 1 milyon 500 bin lira krediye yüzde 2,30 faizli 36 ay vadeli 68 bin 604 lira geri ödemeli; kurumsal kullanıcılar da 1 milyon 900 bin Tlira krediye 2,63 faizli 48 ay vadeli 71 bin 923 lira geri ödemeli seçeneği tercih edebiliyor.


Almanya için önemli adımlar atıldı


Bir otomobilden fazlası için yola çıkan Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya pazarına girdi. Her iki cihaz da 29 Eylül itibarıyla Almanya’da satışa sunuldu. Avrupa hedefleri kapsamında 2021 yılı mayıs ayında Stuttgart’ta Togg Europe GmbH’yı kuran Togg, o günden bu yana Avrupalı kullanıcıların ihtiyaç ve beklentilerine uygun mobilite çözümlerine odaklandı. Almanya, yaygın bir elektrikli araç altyapısı ve elektrikli araçların teşvik ve tercih edilmesi açısından da Avrupa pazarına açılmak için en uygun ülke olarak öne çıktı.


Togg Teknoloji Kampüsü


29 Ekim 2022’de resmi açılışı yapılan Togg Teknoloji Kampüsü, Gövde, Boya ve Montaj tesislerinin yanı sıra Ar-Ge Merkezi, Stil Tasarım Merkezi, Prototip Geliştirme ve Test Merkezi, Strateji ve Yönetim Merkezi ile Kullanıcı Deneyim Parkı birimlerini de barındırıyor. Kampüs, talebe göre hızla uyum sağlayabilen esnek bir üretim altyapısına sahip. Farklı model ve donanım kombinasyonları aynı hat üzerinde kısa sürede değiştirilebiliyor. Üretim hatlarının tamamı bu esnekliği destekleyecek şekilde tasarlanmış durumda.


Üretim hatlarında 250 robot bulunan, 1,2 milyon metrekarelik alan üzerine inşa edilen kampüs, 230 bin metrekare kapalı alana sahip. Avrupa’nın en temiz boyahanesine sahip kampüs, kağıtsız, dijital çalışma prensiplerine göre dizayn edildi ve yüksek otomasyonu bulunuyor.


Sadece gövde atölyesinde yüzde 90 otomasyon üretim sürdürülüyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.