Son Dakika
|
Trump: "İran bugün çok ağır darbe alacak"
Dubai Uluslararası Havalimanına İHA saldırısı
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İran Kızılay: "ABD-İsrail saldırılarında 9 bin 669 sivil yapı hasar gördü"
Milli sporcu Mehmet Emin Eğilmez, dünya şampiyonu oldu
ABD ve İsrail, İran'da 5 petrol tesisini vurdu, 4 kişi öldü
Norveç’teki ABD Büyükelçiliği yakınlarında patlama
Laricani: "ABD Venezuela modelini İran’da uygulayabileceğini sandı"
İspanya Başbakanı Sanchez: "Türk sosyal medya topluluğuna selamlar olsun"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani ile telefonda görüştü
EKONOMİ
Düzce’den bin 909 ton orman ürünü ihraç edildi
08 Mart 2026 Pazar - 13:08:39
DÜZCE(İHA) – Düzce’de orman ürünü ihracatı her geçen yıl artıyor Düzce’nin orman ürünleri üretiminin arttırılması için çalışmaları sürürken ocak ve şubat ayında bin 909 ton orman ürünü ihracatı yapıldı. Orman ürünleri alanında önemli bir yere sahip olan Düzce’den orman emvali ihracatı 2025 yılında bir önceki yılın üstünde gerçekleştirildi. Düzce’de ocak ayında bin 239 ton, şubat ayında 670 ton orman ürünün ihracatı yapıldı. Yüzde 55’nin orman alanı olduğu Düzce’de kurulması planlanan Mobilya Kent ile birlikte orman ürünleri alanında daha fazla ihracat ile gücünü de arttırmış olacak. Düzce’de geçen yıl 23 bin 391 ton orman ürünü ihraç edilmişti.
08 Mart 2026 Pazar - 13:08
Düzce’den 342 ton ihraç edildi
DÜZCE (İHA) – Düzce’nin ihracat kalemine geçen yıl giren kedi köpek maması ihracatı bu yılda devam ediyor. Düzce’den iki ayda 342 ton kedi köpek maması ihracatı gerçekleşti. Düzce’de ihracat kalemleri her geçen yıl artıyor. Düzce’de geçen yıl başlayan bu yılda hız kesmeden devam kedi köpek maması ihracatı devam ediyor. Düzce Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün açıkladığı verilere göre, dünyanın dört bir yanına ocak ayında 137 ton, şubat ayında ise 205 ton olmak üzere 342 ton kedi köpek maması ihracatı gerçekleşti. 2025 yılında ise toplam bin 574 ton 395 kilo kedi ve köpek maması ihraç edildi.
08 Mart 2026 Pazar - 12:35
ING, Dünya Kadınlar Günü’nde iş hayatındaki görünmez engellere dikkat çekiyor
Kadınların iş hayatında güçlendirilmesini önceliklendiren ING Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet politikası doğrultusunda farklılıkları kapsayıcı bir anlayışla ele alan ve fırsat eşitliğini destekleyen ING Türkiye, bu kapsamda kadınları iş hayatında güçlendirmeyi önceliklendiriyor. Banka, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Bu alanda çalışan farkındalığını da artırmayı hedefleyen ING, Genel Müdürlük binasının farklı bölümlerine yerleştirilen kurgusal engellerle, dar alanda verilen eşitlik mücadelesini somut bir deneyime dönüştürüyor. Kapsayıcı çalışma kültürü ile öne çıkıyor Banka çeşitlilik, kapsayıcılık ve aidiyet politikası ile daha eşit bir dünya için kadınların desteklenmesini önceliklendiriyor. Kadınların iş hayatındaki gelişimlerini ve iş-özel yaşam dengelerini destekleyen banka, bu yaklaşımını organizasyon yapısındaki kadın temsil oranlarıyla da ortaya koyuyor. ING Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 52 seviyesinde bulunurken, yönetici kadrolarında kadın oranı yüzde 48’e ulaşıyor. Üst düzey kadın yönetici oranı ise yüzde 59 olarak gerçekleşiyor. Banka, kadınları iş hayatında desteklemek amacıyla anne olan çalışanlarına bebekleri 6 aylık olana kadar maaş kesintisi olmaksızın izin hakkı tanıyor, bebekleri bir yaşına gelinceye kadar uzaktan çalışma imkânı sunuyor. Babalık iznini 8 haftaya çıkaran banka, esnek çalışma modelleri ile de çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini gözetiyor. Kadın ve erkek yönetici oranında en az yüzde 30-70 dengesini koruyor, işe alım süreçlerinde ise yüzde 50-50 cinsiyet dağılımını hedefliyor. Ayrıca, çalışmaya ara vermiş kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz Derneği’nin kurumsal üyeleri arasında yer alıyor. Kadın çalışanların psikolojik, profesyonel ve gelişimsel ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Lioness Kadın Çalışan Topluluğu ile de kurum içindeki dayanışma ve gelişim fırsatlarını güçlendiriyor.
08 Mart 2026 Pazar - 12:07
Karadeniz somonunun koruyucu ağlarına kadın eli
Tokat’ta kurduğu atölyede balık üretim kafesleri için ağ hazırlayan girişimci kadın, barajlarda yetiştirilen somonların Karadeniz üzerinden dünya sofralarına ulaşmasına katkı sağlıyor. Tokat’ta kurduğu atölyede balık üretim kafesleri için ağ hazırlayan 56 yaşındaki Fikret Gökçen, yılların deneyimini Karadeniz ve Anadolu’daki balık çiftliklerine ulaştırıyor. Denizi olmayan Tokat’ta hazırlanan kafes ağları, özellikle baraj göllerinde yetiştirilen somon balıklarının üretim sürecinde önemli bir rol üstleniyor. "Balıkçılık denizden barajlara kaydı" Muğla’nın Milas ilçesinde yaklaşık 26 yıl önce başladığı mesleğini Tokat’a taşıyan Gökçen, balık üretim tesislerinde kullanılan kafes ağlarını hazırlayarak bölgedeki önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Son yıllarda balık üretiminin denizlerden baraj göllerine kaydığını fark ettiklerini belirten Gökçen, Doğu bölgelerinde bu alanda üretim yapan atölye bulunmaması üzerine yaklaşık 5 yıl önce Tokat’ta kendi atölyelerini kurduklarını söyledi. Atölyede balık kafesleri için ağların talebe göre ölçülendirilip şekillendirildiğini ifade eden Gökçen, üretimin büyük bölümünün balık çiftliklerine gönderildiğini belirtti. Karadeniz somonunun ağı Tokat’tan Karadeniz’de yetiştirilen somon balıkları için kullanılan ağların önemli bir kısmının Tokat’taki atölyeden çıktığını dile getiren Gökçen, Tokat’ın coğrafi konumunun üretim ve dağıtım açısından avantaj sağladığını kaydetti. Gökçen, Artvin’den Kahramanmaraş’a kadar birçok noktadaki balık üretim tesislerine ağ gönderdiklerini belirterek, Türkiye’de bu işi yapan atölye sayısının oldukça az olduğunu, Milas, İzmir ve Antalya’nın ardından Elazığ’da da benzer üretim noktalarının bulunduğunu sözlerine ekledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mart 2026 Cuma- 16:06
Gübre satışlarının durduğu iddiası yalanlandı
2
07 Mart 2026 Cumartesi- 12:29
Tavşanlı’da 40 yılı aşkın esnafa ziyaret ve hediye
3
07 Mart 2026 Cumartesi- 15:02
Çukurova’nın bereketli toprakları mısır ve ayçiçeği tohumları ile buluştu
4
06 Mart 2026 Cuma- 16:51
Adana’da konargöçer kadınlara taşınabilir enerji desteği
5
06 Mart 2026 Cuma- 16:01
STSO Başkanı Özdemir: "Sivas’ta üretilen ürünler AB ürünü etiketiyle dünya pazarına açılabilir"
24 Şubat 2026 Salı - 11:26
Tavas’ın tescilli baklavası dünya pazarına açılıyor
Coğrafi işaretli Tavas Baklavası, TAVBEL ve Bonavias arasında imzalanan protokol kapsamında Yarengüme Kadın Kooperatifi tarafından üretilecek, Bonavias’ın yurt içi ve yurt dışı şubelerinde satışa sunularak uluslararası pazara açılacak. Denizli’nin Tavas ilçesine özgü coğrafi işaretli lezzetlerden biri olan Tavas Baklavası, imzalanan yeni iş birliği protokolüyle Orta Doğu ve Avrupa ülkelerinde satışa sunulacak. Tavas Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren TAVBEL şirketi ile Bonavias firması arasında imzalanan protokol kapsamında, Tavas Baklavası’nın üretim, tanıtım ve satış süreçleri daha güçlü bir yapıya kavuşturulacak. Protokole göre Tavas Baklavası, TAVBEL koordinasyonunda Yarengüme Kadın Kooperatifi aracılığıyla üretilecek. Ürünün satış ve tanıtım faaliyetleri ise Bonavias firması tarafından yürütülerek, firmanın Türkiye’de ki 50 şubesinde ve Orta Doğu ve Avrupa’daki şubelerinde tüketicilerle buluşturulacak. İmza töreninde konuşan Kadir Tatık, Tavas’ın önemli bir değerinin daha geniş pazarlara açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tatık, "Tavas’ımızın coğrafi işaretli değeri olan Tavas Baklavamızın üretim ve pazarlama süreçlerini daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirecek önemli bir iş birliğine imza attık. TAVBEL şirketimiz ile Bonavias firması arasında imzaladığımız protokol kapsamında Tavas Baklavamız, Yarengüme Kadın Kooperatifimiz aracılığıyla üretilecek, satış ve tanıtım faaliyetleri ise Bonavias tarafından yürütülecektir. Bu kıymetli iş birliğinde katkıları ve yapıcı yaklaşımları için Bonavias Yönetim Kurulu Başkanı Barış Çiftçi’ye teşekkür ediyorum" dedi. Bu iş birliğinin kadın emeğini destekleyen, yerel üretimi güçlendiren ve Tavas Baklavası’nı uluslararası pazarlarda daha görünür hale getiren önemli bir adım olduğunu vurgulayan Başkan Tatık, "Tavas’ın gözü gibi baktığı, bugüne kadar özenle koruduğu, yapısını hiç bozmadan bugüne taşıdığı ve artık coğrafi işaret alarak tescillenen bu özel ürünün, Türkiye’nin her yerinde ve ardından inşallah dünyanın dört bir yanında tanınan bir lezzet olarak yolculuğuna başlamasını büyük bir heyecanla karşılıyorum. Şunu özellikle belirtmek istiyorum; bundan üç, beş yıl sonra Tavas Baklavası, Bursa’nın kestane şekerinin önüne geçecek. Gaziantep’in baklavası bize rakip olacak. Biz hiçbir zaman Antep baklavasını kendimize rakip görmüyoruz; aksine Antep baklavası Tavas Baklavası’na rakip olacak. Buna yürekten inanıyoruz ve bunu başaracağız. Bunun da ilk adımını bugün atmış bulunuyoruz. Bunu yaparken yalnızca ticari bir faaliyet yürütmeyi değil, aynı zamanda önemli bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bizim amacımız sadece kâr elde etmek değil; elde edilen gelirin köylerde yaşayan kadınlarımıza da katkı sağlamasıdır. Çünkü baklava denildiğinde akla gelen emek, kadın emeğidir. Bu lezzeti yaşatan, nesilden nesile aktaran annelerimiz, kadınlarımızdır. Kurmayı planladığımız üretim tesisinde, kadın kooperatiflerimizin belirlediği ortaklarımız çalışacak. Kadınlarımız bu baklavayı açacak, üretecek ve dünyaya sunacak. Biz de onların emeğini destekleyerek Tavas Baklavası’nı dünyanın her noktasına ulaştıracağız" şeklinde konuştu.
24 Şubat 2026 Salı - 11:05
KSO’dan sanayiye enerji verimliliği desteği
Konya sanayisi enerji verimliliğinde örnek bir başarıya daha imza attı. Konya Sanayi Odası (KSO) danışmanlığında yürütülen çalışma sonucunda Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan Ekdöksan firması, indüksiyon ocaklarında enerji tüketimini yüzde 20 azaltarak büyük bir maliyet avantajı elde etti. Başarılı proje, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) Destekleri kapsamında hibe almaya da hak kazandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, sanayi işletmelerinin enerji verimliliklerini artırmaya yönelik çalışmalara büyük önem verdiklerini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın VAP Desteklerinden hibe desteği alan Ekdöksan Döküm firmasını verimlilik odaklı çalışmalarından dolayı tebrik eden Başkan Büyükeğen, işletmelerin enerji verimliliğini artırmaya yönelik yaptıkları çalışmaları anlattı. Büyükeğen, "Enerji Verimliliği Mobil Etüt Aracımızla, Ekdöksan firmamızda olduğu gibi şu ana kadar, 194 farklı lokasyonda enerji etütleri gerçekleştirdik. Verimliliği artırma odaklı bu çalışmalarımızda 9 bin 694 TEP enerji tasarrufu sağladık, 57 bin 258 ton karbon salınımının önüne geçtik. Ayrıca bu çalışmalarla 8 milyon 400 bin dolarlık enerji tasarrufunun önünü açarak, yerli ve milli ekonomiye katkı sağlamış olduk" dedi. "İndüksiyon ocağında yüzde 20 enerji tasarrufu sağlandı" Ekdöksan Döküm Proje Yöneticisi Samet Eker de, verimliliğin günümüz şartlarında rekabetin en belirleyici unsurlarından biri olduğunu söyledi. 1984 yılından bu yana döküm faaliyeti yürüten firmalarındaki verimliliği artırmaya yönelik yaptıkları çalışma ile her bir indüksiyon ocağında yüzde 20 enerji tasarrufu sağladıklarını aktaran Eker, "Bu rekabet ortamında, verimli üretim yapmak büyük önem taşıyor. Döküm firmalarındaki indüksiyon ocaklarında, elektrik tüketimi çok fazla. Mühendislerimiz ile burada nasıl bir iyileştirme yapabileceğimize yönelik çalışma başlattık. Konya Sanayi Odası ile iletişime geçtik. Odamız, projede bize çok büyük destek verdi. İndüksiyon ocaklarının, indüksiyon sistemini geliştirerek, elektrik tüketimini azalttık. Daha önce bir ocakta 5 megavat güç sarf edilirken, bu proje ile 4 megavat civarına indirildi. Bunu diğer ocaklarımızda da hayata geçirmek için çalışmaları başlatacağız. Bu da büyük bir enerji tasarrufu sağlayacak. Verimlilik savaşlarında yer almak için böyle projeler çıkarmamız gerekiyor. Konya Sanayi Odamıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Konya sanayimiz için büyük önem arz eden bu destekler için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımıza da teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Enerji verimliliğini artırmaya yönelik KSO’nun rehberliğinde çalışmalarına devam eden Ekdöksan Döküm’de yürütülen proje ile saatlik 570 kW, yıllık 3 milyon 456 bin kW enerji tasarrufu sağlanacak. Firma böylece yıllık 14 milyon 335 bin TL tasarruf etmiş olacak.
24 Şubat 2026 Salı - 10:48
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Asgari ücret tespit komisyonu’nun yapısı ivedilikle düzenlenmelidir"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısına ilişkin düzenlemelerin asgari ücret toplantısından önce yapılmasını ısrarla, ivedilikle talep ediyoruz" dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, iftar programı kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, ev işçileri, asgari ücret tespit komisyonunun yapısı başta olmak üzere çalışma hayatındaki birçok konuyu ele aldı. "Mutlaka Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının yeniden değerlendirilmesini istiyoruz" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na ilişkin konuşan Arslan, işverenle hükümetin belirlediği asgari ücretin, taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, "Hükümetimize Sayın Bakan’a buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz. Mutlaka Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve diğer konfederasyonların talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini istiyoruz ve bu yıl Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısından önce bu düzenlemelerin yapılmasını ısrarla, ivedilikle talep ediyoruz" açıklamasında bulundu. Arslan, 22 Ekim 2025’te HAK-İŞ Konfederasyonu’nun kuruluşunun 50’inci yılına girdiğini ve 2026 yılı 22 Ekim tarihine kadar 50’inci yıl kapsamında çeşitli etkinliler düzenleyeceklerini dile getirdi. 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele Dayanışma Günü’nü bu yıl Bursa’da gerçekleştireceklerini söyleyen Arslan, bu yılki 1 Mayıs etkinliklerine Sudan İşçi Hareketi’nin liderlerini de Türkiye’de buluşturacaklarını kaydetti. "Ev işçilerinin meslek standartlarının tespiti konusunda çalışmalarımız devam ediyor" Arslan, TÜİK’in verilerine göre Türkiye’de ev eksenli çalışanların sayısının yaklaşık olarak 1 milyon 310 bin civarında olduğunu ve bunların yüzde 95’inden fazlasının ise kadınlardan oluştuğunu ifade etti. Ev işçilerinin sosyal güvenlik sisteminde meslek karşılıklarının olmamasından ötürü işçi sayılmadıklarını ve sosyal güvenlik sisteminde yer alamadıklarını kaydeden Arslan, bu kapsamda ev işçilerinin sistemde yer almaları için kampanya yürüttüklerinin altını çizdi. Arslan, ev işçilerinin çalışma hayatındaki şartlarının iyileştirilmesi ve sisteme dahil edilmesi konusunda HAK-İŞ’in liderlik ettiğini söyleyerek, "HAK-İŞ olarak, sendikalarımızla da işbirliği yaparak bu çalışanlarımızın tamamına yakını maalesef sosyal güvenlik sisteminden tam olarak yararlanamıyorlar. İşçi sayılmadıkları için iş kanunu kapsamına girip sendikalara üye olamıyorlar. Sosyal güvenlik sistemi eksik olduğu için sadece sosyal güvenlikte o da belli sayıda işçi olursa iş kazalarına yönelik bir sigorta sistemi var. Onun dışında emeklilikle ilgili maalesef sisteme dahil değiller. Dolayısıyla hem uzun vadeli sosyal güvenlik haklarından yararlanmak, iş kanunu kapsamına girip, işçi sayılması ve sendikalara üye olmalarını sağlamak adına bir kampanya yürütüyoruz. İki ile yakındır bu kampanyayı yürütüyoruz. Konfederasyonumuz liderlik yapıyor. Çalışma Bakanlığı ile koordineli çalışıyoruz. Bakanlığın pek çok birimiyle ortak çalışmaları yürüttük. Başta Mesleki Yeterlilik Kurumu olmak üzere bunların meslek standartlarının tespiti konusunda çalışmalarımız devam ediyor" dedi. Suriyeli işçilerin Türkiye’deki durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arslan, Suriyeli olup Türkiye’de çalışma izni olan ve ülkesine geri dönmek isteyen işçilerin Türkiye’de yaptığı çalışmaların karşılığının olmadığını ve bu sorunun çözümü için ise Türkiye ile Suriye arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması imzalanması gerektiğini vurguladı.
24 Şubat 2026 Salı - 10:45
Piyasa katılımcıları için 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi yüzde 22,10 oldu
Piyasa katılımcıları için Şubat ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre, 0,10 puan azalarak yüzde 22,10 oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri verisini açıkladı. Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu iş birliğiyle yürütülen Hanehalkı Beklenti Anketi ile finansal ve reel sektör uzmanlarının, imalat sanayi firmalarının ve hanehalkının 12 ay sonrası yıllık tüketici enflasyonu beklentileri derlenerek Sektörel Enflasyon Beklentileri elde edildi. 2026 yılı Şubat ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri bir önceki aya göre, piyasa katılımcıları için 0,10 puan azalarak yüzde 22,10 seviyesine, reel sektör için 0,90 puan azalarak yüzde 32,00 seviyesine gerilerken, hanehalkı için değişmeyerek yüzde 48,81 seviyesinde gerçekleşti. Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 4,63 puan azalarak yüzde 20,33 seviyesinde gerçekleşti.
24 Şubat 2026 Salı - 10:26
Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi yüzde 48,81 oldu
Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 olarak gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Şubat ayı Hanehalkı Beklenti Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. Anket, 3 bin 217 hanehalkı tarafından yanıtlandı ve sonuçlar yanıtların toplulaştırılmasıyla elde edildi. Buna göre, hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 olarak gerçekleşti. Fiyat değerlendirmeleri Hanehalkının, son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını değerlendirdiği ve gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını beklediği ürün/hizmet grupları ‘gıda’ ile ‘yakıt ve enerji’ oldu. Gıdayı, fiyatı en çok artan ürün grupları arasında değerlendiren katılımcıların payı bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 41,1 oldu. Konut fiyatı değişim beklentisi Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi bir önceki aya göre 3,82 puan azalarak yüzde 35,41 oldu. Döviz kuru beklentisi 12 ay sonrası ABD Dolar kuru beklentisi bir önceki aya göre 0,71 TL azalarak 51,56 TL olarak gerçekleşti. Yatırım tercihleri Katılımcıların yatırım tercihleri değerlendirildiğinde, ilk sırada yer alan "altın alırım" diyen katılımcıların oranı, bir önceki aya göre 2,7 puan artarak yüzde 55,5 oldu. ikinci sırada yer alan "ev/dükkan/arsa vb. alırım" diyen katılımcıların oranı bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak yüzde 30 olarak gerçekleşti.
24 Şubat 2026 Salı - 10:10
Evlenen çiftlerin sayısı 2025 yılında 552 bin 237 oldu
Evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken 2025 yılında 552 bin 237 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2025 yılında binde 6,43 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken 2025 yılında 552 bin 237 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2025 yılında binde 6,43 olarak gerçekleşti. Boşanan çiftlerin sayısı 2025 yılında 193 bin 793 oldu Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 iken 2025 yılında 193 bin 793 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2025 yılında binde 2,26 olarak gerçekleşti. Ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2025 yılında erkeklerde 28,5 iken kadınlarda 26,0 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 yaş olarak gerçekleşti. Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Gaziantep oldu Kaba evlenme hızının 2025 yılında en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Gaziantep oldu. Bu ili binde 7,68 ile Osmaniye, binde 7,50 ile Şanlıurfa izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,18 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 4,58 ile Gümüşhane, binde 4,67 ile Ardahan izledi. Yabancı damatların sayısı 5 bin 347 iken yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646 oldu Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde, yabancı damatların sayısı 2025 yılında 5 bin 347 olup toplam damatların yüzde 1’ini oluştururken yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646 olup toplam gelinlerin yüzde 5,2’sini oluşturdu. Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı damatlar içinde yüzde 20,9 ile Suriyeli damatlar birinci sırada yer aldı. Suriyeli damatları yüzde 18,8 ile Alman damatlar ve yüzde 5,0 ile Afgan damatlar izledi. Yabancı gelinler uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı gelinler içinde yüzde 13,8 ile Suriyeli gelinler birinci sırada yer aldı. Bu gelinleri yüzde 13,7 ile Özbek gelinler ve yüzde 9,6 ile Faslı gelinler izledi. Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir oldu Kaba boşanma hızının 2025 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir oldu. Bu ili binde 3,21 ile Antalya, binde 3,14 ile Denizli izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi. Boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşti Evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2025 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 20,3’ü ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti. Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 191 bin 371 çocuk etkilendi Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşanırken 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2025 yılında yüzde 74,6’sı anneye, yüzde 25,4’ü babaya verildi.
24 Şubat 2026 Salı - 10:10
CANiK ve grup şirketleri, Avrupa’da vitrine çıktı
Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS ile Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisine cevap veren çözümleri Almanya’da sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Avrupa’nın önde gelen savunma ve güvenlik sektörü buluşmalarından ENFORCE TAC 2026, bu yıl Avrupa’da güvenlik kaygı ve arayışlarının arttığı bir atmosferde kapılarını açtı. Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen, dünyanın en prestijli iç güvenlik, kolluk kuvvetleri ve taktik ekipman fuarlarından biri olan etkinlik, kolluk kuvvetleri odaklı bir organizasyon olarak başlayıp zamanla askeri birimler ve özel operasyon güçlerinin yoğun ilgi gösterdiği stratejik bir platforma dönüştü. Ukrayna-Rusya savaşı sonrasında Avrupa ana karasında giderek artan güvenlik tehditleri ve savunma harcamalarındaki yükseliş, fuarın önemini de artırdı. Türk savunma sanayisini uluslararası pazarlarda başarıyla temsil eden CANiK, etkinlikte bağlı olduğu SYS Grup’un diğer şirketleri UNIROBOTICS ve AEI Systems ile birlikte, kıtanın değişen güvenlik mimarisine yanıt veren entegre çözümlerini sergiledi. Dünyanın en büyük 12,799 mm ağır makineli tüfek üreticisi olan CANiK, bu alandaki üstün mühendislik gücünü ve geniş ürün gamını Avrupa sahnesine taşıyarak küresel liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Otoritelerden tam not aldı Dünyanın 12,799 mm ağır makineli tüfek alanındaki en geniş ürün ailesini oluşturan CANiK; M2 QCB modeliyle dakikada 650 atım hızında operasyonel güvenilirlik, M2F modeliyle dakikada 950 atım hızında yüksek ateş gücü ve M3 modeliyle dakikada 1.200 atım hızında hava platformları ile hava savunma görevleri için optimize edilmiş üstün performans sunuyor. Son dönemde tüm fuarlarda büyük ilgi gören TRAKON 30 Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) ve 30113 mm orta kalibre top VENOM LR entegrasyonu, ENFORCE TAC’te de en merak edilen çözümler arasında yer aldı. Çok maksatlı (multi role) olarak en çok talep gören orta kalibre top olan VENOM LR, fuarın en inovatif silahı olarak otoritelerden tam not aldı. UNIROBOTICS ve AEI Systems iş birliğiyle ortaya çıkan bu silah sistemi, düşük geri tepmeli yapısı ve entegre radar sistemiyle, özellikle asimetrik İHA (drone) tehditlerine karşı en yüksek performanslı ve maliyet etkin çözüm olarak konumlanıyor. SYS Grup-CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, fuar değerlendirmesinde, güvenlik ve istikrara katkı sağlayan, güvenlik güçlerinin yanı başında olan çözümlerinin, dünyanın farklı coğrafyalarında da ilgi gördüğünü söyledi. Bu kapsamda, Avrupa’da özellikle son dönemde ortaya çıkan güvenlik ihtiyaçlarının ürünlerine kıtada olan ilgiyi daha üst seviyeye çıkardığını aktaran Aral, bunu da dikkate alarak fuara geniş bir ürün çeşitliliği ile katıldıklarını belirtti. Aral, "Fuarda gördüğümüz ilgiden çok memnunuz. Bugüne kadar Avrupa’da aldığımız sorumluluklarla müşterilerimize ne kadar güvenilir bir çözüm ortağı olduğumuzu gösterdik. Fuarda ise yeni ürünlerimizle hem var olan ilişkilerimizi güçlendirdik hem de yeni iş birliklerinin temellerini attık. Kıtanın bütünü ama özellikle NATO’nun doğu sınırında yer alan ülkelerden ciddi talepler alıyoruz. Bunları en iyi şekilde karşılayabileceğimizi kendilerine anlattık ve gösterdik. Sahada kendini ispatlayan ürünlerimize karşı beğenilerini ifade ettiler. Tüm bu gelişmeler ışığında, SYS Grup olarak bugüne kadar olduğu gibi Avrupa kıtasında da Türk savunma sanayisini en iyi şekilde temsil edip, kullanıcılarımızın savunmasına yüksek standartlarda katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 09:51
Adilcevaz’da üç fırın Ramazan pidesini eski fiyattan satacak
Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde faaliyet gösteren üç fırın, Ramazan ayında vatandaşlara destek olmak amacıyla pideyi geçen yılki fiyatından satışa sunacaklarını açıkladı. Fırın işletmecileri yaptıkları ortak açıklamada; un, maya ve enerji giderlerinde yaşanan yükselişe rağmen, Ramazan ayının manevi atmosferine katkı sunmak ve vatandaşların bütçesine destek olmak istediklerini belirtti. İşletmecilerden Gürsel Öğmen, "Ramazan; paylaşma ve dayanışma ayıdır. Biz de bu ayda elimizi taşın altına koyarak pide fiyatlarını artırmama kararı aldık" ifadelerini kullandı. Her yıl iftar sofralarının vazgeçilmezi olan Ramazan pidesi, özellikle dar gelirli aileler için önemli bir yer tutuyor. İlçede yaşayan vatandaşlar ise alınan karardan dolayı fırın işletmecilerine teşekkür ederek, bu tür dayanışma örneklerinin artmasını temenni ettiklerini dile getirdi. Ramazan ayı boyunca geçerli olacak uygulamanın, diğer işletmelere de örnek olması bekleniyor. İlçede pide üretiminin hijyen kurallarına uygun şekilde sürdürüleceği ve yoğunluk yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınacağı da bildirildi.
24 Şubat 2026 Salı - 09:47
Kenevirden kauçuk, krem ve biyomalzeme: OMÜ’den çok yönlü kenevir çalışmaları
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü, geliştirdiği yeni kenevir çeşitleri, ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler, kenevirden kauçuk ve biyomalzeme projeleriyle hem sağlık hem de sanayi alanında dikkat çekiyor. Enstitü, genişleyen genetik havuzu ve yerli çeşit adaylarıyla Türkiye’de tıbbi kenevir sektörüne yön vermeyi hedefliyor. Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, enstitünün yürüttüğü çalışmalar ve Türkiye’de kenevir sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aytaç, özellikle tıbbi kenevir alanında son yıllarda önemli adımlar atıldığını belirtti. Enstitü bünyesinde 3 anabilim dalı bulunduğunu ifade eden Aytaç, bunlardan birinin tarım ve ıslah alanında faaliyet gösterdiğini söyledi. Özellikle yeni kenevir çeşitlerinin geliştirilmesine odaklandıklarını kaydeden Aytaç, son 1-2 yıldır Türkiye gündeminde yer alan tıbbi kenevir çeşitleri üzerine yoğun çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Kenevirin sazlık alanlarda kullanımına yönelik projelerinin bulunduğunu aktaran Aytaç, inşaat malzemeleri ve biyomalzeme üretimi konusundaki çalışmaların da hız kesmeden sürdüğünü ifade etti. Yeni çeşitler ve çeşit adaylarının geliştirildiğini belirten Aytaç, "Bu durum genetik havuzumuzun önemli ölçüde genişlediğini göstermektedir" dedi. "Kauçuk ve krem" Enstitünün farklı birimlerle iş birliği içerisinde kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik projeler yürüttüğünü söyleyen Aytaç, "Enstitümüzle iş birliği içinde olan diğer birimlerle birlikte yürüttüğümüz, kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik bir projemiz var. Kenevirle ilgili tıbbi alanda, özellikle ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler geliştirmiş bulunmaktayız. Kenevirin sağlık alanında kullanımıyla ilgili hem üretim hem de kullanım açısından yasal bir düzenlemeye ihtiyaç vardı. Bu yasal düzenlemeler ülkemiz bürokrasisinin gündemindeydi. 31 Ocak 2026 tarihinde hem Sağlık Bakanlığı’nın hem de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu iki yeni yönetmelikle tıbbi kenevirin üretimi ve kullanımına ilişkin detaylar ortaya konuldu. Tıbbi kenevirin ülkemizde gelişmesi için ülke olarak önemli attığımızı düşünüyorum. En azından süreci başlatmış olduk" diye konuştu. "Vahşi sanayileşmeye karşı kenevir" Dünyada yoğun sanayileşmenin yol açtığı çevre kirliliğine dikkat çeken Aytaç, "Beş yıl sonra Türkiye’de kenevir sektörü yalnızca ülkemize bağlı olarak değil, ticaret yaptığımız diğer ülkeler ve ülke bloklarıyla birlikte şekillenecektir. Örneğin, Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Antlaşması gibi unsurlar üretim durumumuzu belirleyecektir; hem tarımsal üretim hem de sanayi üretimi açısından. Dünyanın vahşi sanayileşme sonrası kirlenmesinin ardından bu kirliliğin önüne geçebilmek veya azaltabilmek için bir dönüşüm gerekmektedir. Bu dönüşüm sürecinde kenevirin avantajlı olduğu düşünülmektedir" şeklinde konuştu. "Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmek" Türkiye’nin tekstil alanında güçlü bir ülke olduğuna işaret eden Aytaç, "Biz tekstil bakımından güçlü bir ülkeyiz. Kenevir tekstilini yaygınlaştırabilirsek ve kenevir tekstil üretiminden arta kalanları da kâğıt sanayisinde değerlendirebilirsek, keneviri ekonomik anlamda iyi kullanan ülkelerden biri olabiliriz. Elbette kenevirden birçok ürün üretilebilmektedir. Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmektir" ifadelerini kullandı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:27
Sarıgöl Ovası’ndaki bağlarda hummalı çalışma
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticileri, bağlarda budama ve bağlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Sarıgöl Ovası’nda bir yandan üzüm bağlarında budama işlemleri yapılırken, budaması tamamlanan alanlarda ise kadın işçiler tarafından çubukların tellere bağlanmasına geçiliyor. Titizlikle yürütülen çalışmalar kapsamında bağ çubukları özenle tellere sabitlenirken, kışlık gübreleme işlemleri de eş zamanlı olarak devam ediyor. İlçede bağlardaki yoğun mesai çoğunlukla yevmiye usulü sürdürülürken, bazı üreticiler ise imece yöntemiyle maliyetleri düşürmeye çalışıyor. Bağlama çalışması yapan Hülya Akkaya, işlerin yoğunluğuna dikkat çekerek, "Bağlarda işler çok yoğun oluyor. İşçi yevmiyelerinden tasarruf etmek için beş-on kadın bir araya gelerek ‘ödünç’ usulü sırayla birbirimizin bağlarını bağlıyoruz. İplerle çubukları tellere bağlayarak masrafları azaltmaya çalışıyoruz" dedi. Sarıgöl’de üzüm üreticileri, sezon öncesi yapılan bu çalışmaların verim ve kalite açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:04
TotalEnergies İstasyonları ve Renault ile TBF arasında iş birliği
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ve Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu Millî Basketbol takımlarını ve Basketbol Süper Ligi’ni kapsayan bir sponsorluk anlaşması imzaladı. OYAK bünyesinde Türkiye’de faaliyet gösteren TotalEnergies İstasyonları ve Renault ile Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) arasında 2 sponsorluk anlaşması imzalandı. TBF ile altı yıldan beri sürdürdüğü sponsorluk anlaşmasını yenileyen akaryakıt şirketi TotalEnergies İstasyonları, 3 yıl daha Milli Basketbol Takımları Ana Sponsoru olacak anlaşmaya imza attı. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde TBF ile OYAK aracılığıyla faaliyetlerini sürdüren şirketler arasında yapılan imza törenine, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, Güzel Enerji ve Milangaz Genel Müdürü Mahmut Çil, TBF Yönetim Kurulu Üyeleri, TBF yöneticileri ve basın mensupları katıldı. "OYAK olarak markalar arası iş birliklerine hem inanıyor hem önem veriyoruz" İmza töreninde konuşan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Bugün altı yıldan beri sürdürdüğü Basketbol Millî Takımları sponsorluğunu üç yıl daha uzatan TotalEnergies İstasyonları dünyanın en önemli enerji markalarından bir tanesidir ve 2020 yılından beri OYAK çatısı altında faaliyetlerini sürdürmektedir. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ana sponsoru olan otomotiv markamız Renault ise ülkemizde otomotiv pazarının en güçlü markalarından biri olmanın yanı sıra, üretim, ihracat ve satışta da öncü konumunu sürdürmektedir" dedi. Türk basketbolunun da küresel bir marka haline geldiğini belirten Yalçıntaş, ‘‘Milli basketbol takımımızla dünya ve Avrupa ikinciliklerinin yanı sıra Akdeniz oyunlarında birincilikler kazandık. Öte yandan Avrupa Ulusal Basketbol Ligleri sıralamasında bizim ligimiz üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. İmzalanan sponsorluk anlaşmalarının birbirinden kıymetli dört markayı bir araya getirdiğine vurgu yapan Yalçıntaş, "Bugün Türkiye Basketbol Federasyonu ile atacağımız imzalarla birbirinden kıymetli dört marka arasında çok verimli ve güzel sonuçlar doğuracağına inandığımız bir iş birliğini hayata geçireceğiz. OYAK olarak markalar arası iş birliklerine hem inanıyor hem önem veriyoruz. O yüzden önümüze böyle bir fırsat gelince tereddüt etmeden kabul ettik. Böylece hem ülkemizin en başarılı spor alanlarından birine destek olmanın gururunu yaşıyor hem de çok verimli bir markalar arası iş birliği fırsatını değerlendirmiş oluyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ise attıkları her adımın arkasında Türk basketbolunu sadece sportif başarılarla değil, ekonomik ve kurumsal gücüyle de örnek bir modele dönüştürme hedefleri olduğuna belirtti. Türkoğlu, "Başarıların arkasında yalnızca saha içi performans değil, güçlü kurumsal iş birlikleri de yer alıyor. Bugün bu anlamlı birlikteliğin merkezinde Türkiye’nin en köklü ve en güçlü kurumsal yapılarından biri olan OYAK bulunuyor. Böylesine güçlü ve çok katmanlı bir yapının Türk basketbolunun yanında durması bizim için son derece kıymetlidir. Bugün aynı çatı altında, OYAK’ın farklı alanlardaki güçlü markalarının da basketbol ekosistemine katkı sağlaması; iş birliğimizi daha bütüncül bir noktaya taşımaktadır" dedi. "Enerjisi Güzel Takım" sloganıyla sponsorluk sürüyor TotalEnergies İstasyonları, yaklaşık 800 istasyondan oluşan ağıyla son üç yılda akaryakıt dağıtım sektöründe büyüme gösteren şirketler arasında yer alıyor. Benzin, motorin ve akaryakıt dışı ürün kategorilerinde faaliyet gösteren şirket, istasyonlarını farklı hizmet alanlarını da kapsayacak şekilde yeniden yapılandırıyor. Şirket, sunduğu hizmet modelleriyle faaliyetlerini sürdürürken Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyor. Marka değerine katkı sunan sponsorluk anlaşmalarını önemseyen TotalEnergies İstasyonları, 2019 yılında Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile imzaladığı anlaşma kapsamında "Enerjisi Güzel Takım" sloganıyla tüm yaş kategorilerinde A Millî Kadın ve Erkek Takımlarının altı yıldır ana sponsor olarak yanında yer alıyor. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ana sponsoru Renault Renault, OYAK ve Renault Group ortaklığıyla Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Marka, Türkiye’deki üretim geçmişi ve mevcut operasyonları kapsamında otomotiv sektöründeki çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye pazarında farklı segmentlerde modeller sunan marka; Clio, Megane Sedan ve Duster gibi Türkiye’de üretilen araçlarıyla satış faaliyetlerine devam ediyor. Şirket, iletişim ve iş birliği çalışmaları çerçevesinde spor alanında da çeşitli projelerde yer alıyor.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:22
Murzioğlu: "Kayıt dışı ekonomiye karşı hep birlikte durmalıyız"
Samsun Defterdarı Halil İbrahim Temiz ve beraberindeki heyet, "37’nci Vergi Haftası" kapsamında Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nı (TSO) ziyaret ederek, iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyarette konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin önemine dikkat çekerek, "Her vatandaşın kazancı oranında adil şekilde vergisini ödemesi, kayıt dışı ekonomiye karşı hep birlikte durmamız gerekiyor" dedi. Samsun Defterdarı Halil İbrahim Temiz ve beraberindeki heyet, her yıl 21- 27 Şubat tarihleri arasında tüm yurtta kutlanan Vergi Haftası dolayısıyla, Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’nu makamında ziyaret etti. Ziyarette verginin ülke ekonomisindeki yeri, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve vergi bilincinin artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Murzioğlu: "Vergi, vatandaşlık görevidir" Ziyarette konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, verginin bir ülkenin kalkınması, kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve toplumsal refah açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Konuşmasında, vergi bilincinin güçlü olduğu toplumların daha hızlı geliştiğine dikkati çeken Murzioğlu, "Öncelikle Samsunumuzun ve ülkemizin gelişiminde önemli görev üstlenen Defterdarımız Halil İbrahim Temiz nezdinde tüm vergi dairesi çalışanlarımızın Vergi Haftası’nı kutluyorum. Vergi, sadece bir yükümlülük değil aynı zamanda vatandaşlık görevidir. Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır. Ödenen her kuruş vergi; eğitimden sağlığa, ulaşımdan güvenliğe kadar pek çok hizmet olarak yeniden milletimize dönmektedir" diye konuştu. "Kayıt dışı ekonomiye karşı hep birlikte durmalıyız" Son yıllarda dijitalleşme ve kolaylaştırıcı uygulamalar sayesinde mükelleflerin işlemlerinin hızlandığını belirten Başkan Murzioğlu, bu çalışmaların iş dünyası açısından memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Murzioğlu, "Her vatandaşın kazancı oranında adil şekilde vergisini ödemesi, kayıt dışı ekonomiye karşı hep birlikte durmamız gerekiyor. Güçlü Türkiye, güvenli gelecek için vergide el ele olmalıyız. Oda olarak, kamu kurumlarımızla iş birliğini geçmişte olduğu gibi gelecekte de sürdüreceğiz. Şu anda Samsun’da 11 tane sanayi bölgemiz oldu. Birkaç yıla kadar her noktada daha güzel yerlerde olacağımıza inanıyorum. İyi yolda ilerliyoruz. Hep birlikte de bunu başaracağız" şeklinde konuştu. Temiz: "Dijital uygulamaları yaygınlaştırıyoruz" Samsun Defterdarı Halil İbrahim Temiz ise yaptığı konuşmada, Vergi Haftası’nın yalnızca sembolik bir kutlama olmadığını, aynı zamanda toplumda vergi bilincini güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir farkındalık süreci olduğunu söyledi. Hafta boyunca eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarıyla bir araya gelerek verginin önemi konusunda bilgilendirme çalışmaları yapacaklarını belirten Temiz, "Toplanan vergiler; eğitimden sağlığa, güvenlikten altyapı yatırımlarına kadar devletimizin sunduğu tüm hizmetlerin temelini oluşturuyor. Bu nedenle verginin zamanında ve doğru şekilde beyan edilmesi, ülkemizin kalkınma hedeflerine ulaşmasında büyük rol oynuyor. Bizler de mükelleflerimizin yükümlülüklerini en kolay ve sağlıklı şekilde yerine getirebilmeleri için dijital uygulamaları yaygınlaştırıyor, rehberlik ve bilgilendirme faaliyetlerimizi artırıyoruz. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası bizim en önemli paydaşlarımızdan. Hazineye vermiş olduğunuz katkılardan dolayı şahsınız nezdinde tüm üyelerinize teşekkür ediyorum. Üreten, imal eden, istihdam oluşturan firmalarımızı önemsiyoruz. Samsun’da iş dünyamızla güçlü bir iletişim içindeyiz. Şehrimizin ekonomik potansiyelini daha da yukarı taşımak için kamu ve özel sektör iş birliğine büyük değer veriyoruz. Vergi dairesi olarak kapımız tüm mükelleflerimize açık. Yapabileceklerimiz konusunda iş insanlarımızın her zaman yanında olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı. Ziyarette, Samsun TSO Meclis Başkanı Haluk Akyüz ve Yönetim Kurulu Üyeleri de hazır bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder