EKONOMİ
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:21 Esnafın kredi talepleri Tavşanlı’daki bölge toplantısında masaya yatırıldı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde düzenlenen bölge toplantısına, 7. Bölge Birliği Başkanı Bahri Şarlı ve bölge birliğine bağlı kooperatif temsilcileri katıldı. Toplantıda, esnaf ve sanatkarların finansmana erişimi, kredi limitleri, kooperatiflerin genel durumu, esnafların karşılaştığı zorluklar ve çözüm yolları hakkında istişarelerde bulunuldu. Toplantının ev sahipliğini üstlenen Tavşanlı Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Yasin Demirci, Bölge Başkanı Bahri Şarlı ve heyetini Tavşanlı’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Demirci, toplantının bölge esnafı için hayırlı kararlara vesile olmasını dileyerek, kooperatifler arasındaki dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Bölge Birliği Başkanı Bahri Şarlı ise yaptığı konuşmada, esnaf ve sanatkarların ekonomik süreçteki rolüne dikkat çekerek, kredi kefalet kooperatiflerinin sağladığı desteklerin devam edeceğini belirtti. Bölgedeki kooperatiflerin performanslarının da değerlendirildiği toplantıda, katılımcıların görüş ve önerileri not alındı. Verimli geçen toplantının sonunda, ev sahibi Başkan Yasin Demirci tarafından Bölge Birliği Başkanı Bahri Şarlı’ya, bölge esnafına katkıları ve çalışmalarından dolayı bir teşekkür plaketi takdim edildi. Toplantı, heyetin toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:21 Çalışan sayısı 650’ye ulaştı ETSO’nun NİYEP programı kapsamında Erzurum’da NET CALL CENTER’da çalışan sayısı 650’ye ulaştı. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) öncülüğünde yürütülen Nitelikli İstihdamı Geliştirme Projesi (NİYEP) kapsamında şehre kazandırılan NET CALL CENTER çağrı merkezine bir ziyaret düzenlendi. ETSO’nun girişimleriyle Erzurum’da hizmete başlayan merkezde istihdam edilen kişi sayısı an itibarıyla 650’ye ulaşırken, bu rakamın kısa sürede bin kişiye çıkarılması hedefleniyor. Tüm NİYEP programlarında ise bugüne kadar 2 bin 417’yi aşkın kişinin kursiyer olarak eğitime başladığı belirtildi. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın ile İŞKUR Erzurum İl Müdürü Abdulkadir Mutlu, beraberlerindeki heyetle birlikte çağrı merkezini ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. ETSO’nun istihdam odaklı adımlarının somut bir çıktısı olan NİYEP programı çerçevesinde Erzurum’a kazandırılan bu yatırımın, şehrin iş gücü potansiyelini değerlendirme noktasında üstlendiği rol masaya yatırıldı. Görüşmelerde, 650 kişinin aktif olarak çalıştığı merkezin yeni alımlarla birlikte 1000 kişilik önemli bir istihdam kapısına dönüşeceği vurgulandı. Ziyaret sırasında süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, projenin şehrin ticari hayatına ve istihdamına sunduğu katkıya dikkat çekti. Erzurumlu iş insanı ve Avukat Sedat Aksakallı ile Net Call Center Genel Müdürü Esat Kubilay Yorga’ya şehre kazandırdıkları yatırım için teşekkür eden Özakalın, ETSO öncülüğünde hayata geçen bu istihdam projesinin büyümesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek firma yönetimine başarılar diledi.
"Turizmde yabancı turist açığını yerli turist kapattı"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 11:24 "Turizmde yabancı turist açığını yerli turist kapattı" Türkiye’nin önde gelen turizm yatırımcılarından Kızılbük GYO’nun Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, 2025 turizm sezonu ve sektörün 2026 yılından beklentilerini değerlendirdi. 2025 turizm sezonunun kendileri açısından oldukça öğretici ve dönüşümün net biçimde hissedildiği bir yıl olduğunu kaydeden Çelik, "Yabancı turistteki dalgalanma, yerli turistin daha aktif hale gelmesiyle büyük ölçüde dengelendi. Ancak bunun kalıcı ve sürdürülebilir olması için sezonu birkaç aya sıkıştırmak yerine 12 aya yaymamız gerekiyor" dedi. Türkiye’nin ve özellikle Ege Bölgesi’nin doğal, kültürel ve gastronomik kaynaklarının turizmin 12 aya yayılması bakımından fazlasıyla uygun bir coğrafya olduğunu kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Kısıtlanmış sezonların yerine kaynakları uluslararası standartların sunulduğu tesislerle yıl boyu sunmalıyız. Biz de bu dönüşümün birebir içinde yer aldık. Bulunduğumuz bölgenin alışılmış sezon mantığının dışına çıkarak termal konseptimizle 12 ay açık kalmayı hedefleyerek tesisimizi açtık. Henüz soft opening sürecinde olmamıza rağmen, Marmaris’te yıllardır ‘ölü sezon’ olarak görülen dönemin bizimle birlikte hareketlendiğini net şekilde gözlemledik. Sadece tesisimiz değil, Akyaka, Köyceğiz gibi çevre bölgenin genelinde de ciddi bir canlılık söz konusu" diyerek yatırımcı kurum olarak bölgeye önemli bir hareket getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti. "Kendi değerlerimizle açığı kapatmalıyız" Kızılbük GYO’nun bulunduğu İçmeler özelinde bakıldığında dönüşümün çok net olarak görüldüğünü kaydeden Çelik, "Bölge yavaş yavaş farklı bir kimliğe bürünüyor. Marmaris’in popüler restoranlarında da yazın gelen misafirlerin artık kışın da gelmeye devam ettiği ve bu nedenle işletmelerin kış döneminde de açık kalmayı planladığı konuşuluyor. Söğüt, Selimiye, Bozburun gibi noktalarda da sezon dışında büyük bir hareketlenme var. Yerli turist bu açığı kapatmakla kalmadı; turizmi dönüştürmeye başladı. 2026 beklentimiz, bu ivmenin daha planlı yatırımlar ve doğru konseptlerle güçlenmesi. Biz de bu dönüşümün bir parçası olmaya, sezonu yıla yayma hedefiyle bölgemize ve misafirlerimize değer katmaya devam edeceğiz" dedi. Türkiye turizm sektörü ve özellikle Marmaris gibi destinasyonlar açısından mevcut durumu değerlendiren Genel Müdür Çelik, sektördeki fırsatlar ve karşılaşılan zorluklar hakkında da bilgiler verdi. Türkiye turizminin, son yıllarda önemli bir dönüşüm aşamasından geçtiğini belirten Çelik, "Artık tek odak yaz tatili olmaktan çıktı. Sağlık turizmi, sürdürülebilir turizm, doğa ve macera turizmi, spor turizmi, wellness ve kongre turizmi gibi başlıklar öne çıkıyor. Marmaris ise termal kaynakları, doğa-kültür-mavi tur üçlüsü, gastronomi potansiyeli ve erişilebilirliği ile bu dönüşümün merkezinde konumlanmaya çok uygun bir destinasyon. Bölgemizin en büyük zorluğu sezonun kısa olmasıydı. Kızılbük gibi projeler bu döngüyü kırarak bölgeyi dört mevsim turizmine hazırlıyor. Hedefimiz, Marmaris’i yalnızca yaz sezonunda değil; yıl boyunca tercih edilen bir dünya destinasyonu haline getirmek" diyerek hedeflerine emin adımlarla yürüdüklerini kaydetti. Kızılbük Thermal Wellness Resort’un Marmaris ve çevresinin ekonomik, sosyal ve turistik gelişimine katkı sağlaması için belirledikleri hedeflerden de söz eden Çelik, "Kızılbük Thermal Wellness Resort, henüz tam kapasiteyle hizmet vermeden ve soft opening aşamasındayken dahi 138 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi, 11 bini aşkın ağaç ve bitkiyle donatılmış yaşam alanları, 37 bin metrekareyi aşan kıyı şeridi, geniş plaj alanları, açık ve kapalı havuzları, su parkı ve çocuklara özel tasarlanmış oyun alanlarıyla Marmaris’te ilk kez dört mevsim turist ağırlayan bir destinasyon oluşturdu. Yaz sezonuyla sınırlı geleneksel turizm döngüsünü kırarak bölgenin ekonomik çarpan etkisini yılın 12 ayına yaymayı başardık. Bu yeni model, sezonluk istihdamdan kalıcı istihdama geçişi hızlandırdı; yerel işletmelerin ve tedarik zincirlerinin kesintisiz faaliyet göstermesine olanak sağladı. Tesisimizin yerel üreticilerden yaptığı gıda, teknik servis, peyzaj ve hizmet alımları esnafın tüm yıl boyunca gelir oluşturmasına katkı sunuyor. Bu sürdürülebilir ekonomik canlılık, çevre bölgelerde yeni restoranların, kafelerin, butik işletmelerin ve ulusal zincir markaların yatırım iştahını belirgin biçimde arttırıyor. Misafirlerimizin Kızılbük’teki konaklamalarını çevre köylere, koylara, doğa rotalarına ve bölgesel çekim merkezlerine yönelik gezilerle desteklemesi sayesinde, turistik hareketlilik yalnızca İçmeler’de değil; Bozburun’dan Datça hattına uzanan geniş bir coğrafyada artıyor. Kızılbük, Marmaris’e sadece ek konaklama kapasitesi kazandırmakla kalmıyor; bölgenin turizm ekonomisini büyüten, sosyal yaşamı canlandıran ve dört mevsim turizmin mümkün olduğunu somut biçimde ortaya koyan bir dönüşüm modeli olarak öne çıkıyor" dedi. "Kongre turizmindeki boşluğu da dolduracağız" Kızılbük Thermal Wellness Resort, kongre ve etkinlik turizmi açısından Marmaris’e önemli bir katkı sunacağını kaydeden Genel Müdür Mahmut Sefa Çelik, "Dünya genelinde yıllık 11 bini aşan uluslararası kongre sayısına karşın Türkiye’nin 112 kongreyle 33. sırada yer alması, bu alanda önemli bir potansiyel olduğuna işaret ediyor. Marmaris ise doğal güzellikleri, iklimi, konaklama kapasitesi ve ulaşım kolaylığı ile kongre turizmi için güçlü bir alternatif. Kızılbük’ün 950 kişilik, son teknolojiyle donatılmış kongre ve etkinlik merkezi, bölgede bu ölçekte başka bir tesis bulunmadığı için Marmaris’in kongre turizmi açısından çıtasını ciddi biçimde yükseltiyor. Böylece iş dünyası, uluslararası birlikler, spor organizasyonları, seminerler ve şirket toplantıları için dört mevsim kullanılabilen bir altyapı ortaya çıkıyor. Bu da turistik hareketliliğin yıl içine yayılmasını, bölge ekonomisinin canlı kalmasını ve Marmaris’in marka değerinin uluslararası arenada yükselmesini sağlıyor" ifadelerine yer verdi.
Topladıkları kozalakları kızgın ateşte saatlerce kaynatarak şifa deposuna dönüştürüyorlar
20 Aralık 2025 Cumartesi - 11:21 Topladıkları kozalakları kızgın ateşte saatlerce kaynatarak şifa deposuna dönüştürüyorlar Antalya’nın İbradı ilçesinde Toros Dağları’nda andız ağaçlarından toplanan kozalaklardan pekmez yapılıyor. Her derde deva olarak bilinen pekmezin kilogramı 500 TL’ye satılıyor. Antalya’nın İbradı ve Akseki ilçesinde bin-bin 500 rakımlı dağlardan toplanan andız kozalakları, özellikle civar mahallelerde yaşayanların geçim kapısı oluyor. Ürünlü Mahallesinde her yıl eylül ayında ilk haftalarında Toros Dağlarının yüksek kesimlerinde bolca bulunan ve olgunlaşmaya başlayıp yerlere dökülmeye başlayan Andız Ağacının kozalakları vatandaşlar tarafından toplanarak çuvallara katılıp evlerinde depoluyorlar. Toplama işlemleri bittikten sonra ise kasım ve aralık aylarında pekmez yapımına başlanıyor. Toros Dağları’nın sarp yamaçlarından büyük zahmetle toplanan ardıç kozalakları, köylülerin imece usulüyle yürüttüğü süreçten geçerek şifa deposu pekmeze dönüşüyor. Tamamen doğal yollarla yapılan andız pekmezi kilosu 500 TL’den satışa sunuluyor. Hiçbir katkı maddesi ve şeker eklenmeyen pekmez, şifa arayanlar tarafından yoğun talep görüyor. "Kozalakların kırılma aşaması ise tamamen el emeği" Köylüler çekiç ve keserle günlerce uğraşarak kozalakları kırıyor. Makineyle kırılan kozalakların daha fazla acı verdiğini ve pekmezin acı olduğunu belirten üreticiler, "Zahmetli de olsa kendimiz kırıyoruz. Elle kırılan Andız kozalaklarının pekmezi daha lezzetli oluyor" diyor. Acısını almak için kül ve hamur kullanılıyor Üretim, incir veya meşe külünün elenerek tencerede kaynatılmasıyla başlıyor. Kaynama işlemi tamamlandıktan sonra karışım yarım saat dinlendiriliyor ve kül dibe çöküyor. Üstte kalan su dikkatlice alınarak tavalara ikişer litre olacak şekilde dökülüyor ve tekrar kaynatılıyor. Bu işlem, andız kozalağının şırası bir saat kaynadıktan sonra uygulanıyor. Kül, kozalakların kekre ve acı tadını alırken pekmezin cam gibi berrak bir renk almasını sağlıyor ve kendine has aromasını ortaya çıkarıyor. İkinci aşamada, pişi hamuruna benzer bir hamur hazırlanıyor. Her tavaya dörder adet atılan bu hamurlar, kaynadıkça kozalaktaki kekre tadı içine çekiyor. Hamur, pekmez kıvam alana kadar kaynayan tavanın içinde kalıyor. Pekmez, ortalama 7-8 saat boyunca kızgın ateşte hiç durmadan kaynatılıyor. "20 yıldır geleneği yaşatıyorlar" Köyde bu işi sürdüren iki kardeş 70 yaşındaki Fatma Yamansoy ve 63 yaşındaki Sebahattin Özen, 20 yıldır geleneksel yöntemi yaşatıyor. Fatma Yamansoy, köyde andız pekmezi üretiminin yok olma noktasına geldiğini belirterek, "Bizden başka yapan kalmadı. Kimse dağlara çıkıp sırtında kozalak taşımıyor. Yol yok, patika yok. Ama biz ekmek davamız için zorda olsa devam ediyoruz. Yaklaşık 10 kilogram kozalaktan sadece 1 kilogram pekmez elde edilebiliyor. Müşteri sorunumuz yok, derman arayanlar bizi bekliyor" diye konuştu.
Osmangazi’de pırasa hasadıyla doğallık sofralara taşınıyor
20 Aralık 2025 Cumartesi - 11:04 Osmangazi’de pırasa hasadıyla doğallık sofralara taşınıyor Osmangazi Belediyesi, toprağa emekle dokunarak ilaçsız ve tamamen doğal olarak ürettiği mahsullerini halk ile buluşturuyor. Tarıma verilen büyük önem dahilinde yarınlar, toprağa ekilerek inşa ediliyor. Tarımsal kalkınmalara ilişkin gerçekleştirdiği projeler ile topraktan aldığı umudu yarınlara aktaran Osmangazi Belediyesi, tamamen organik olarak üretilen mahsulleri vatandaşın sofrasına sunuyor. Osmangazi Belediyesi iştiraki olan Gazi Tarım A.Ş. tarafından, çimleme sürecinden itibaren hasada uzanan yolculuğunda mahsuller, her bir aşamasında doğallığı ve tazeliği korunarak Osmangazi Kent Lokantaları aracılığıyla vatandaşlara ulaştırılıyor. Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde pırasanın hasadı gerçekleştirilirken, özenle hazırlanan ürünler Osmangazi Kent Lokantalarının menülerinde kendilerine yer buldu. Yetkililer, halkın ilaçsız bir şekilde mahsullere ulaşması adına gayret gösterdiklerini ifade ederken, vatandaşlar da tamamen organik olan sebzeleri tüketmekten memnuniyet duyduklarını belirtti. Pırasanın dışında maydonoz, biber, domates ve daha pek çok mahsulün de onlarca çeşidinin üretimi ve hasadını gerçekleştirilirken, Mart ve Nisan aylarında ise tohumların, Mayıs ayında ise fidelerin vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtılması planlanıyor. Tüm aşamalar önemle takip ediliyor Mahsullerin tohumdan hasat zamanına olan sürecini titizlikle takip ettiklerini belirten Gazi Tarım A.Ş. Ekim-Biçim Ekip Sorumlusu Ertuğrul Gönülsüz, "Mart aylarında seramızda çimlemeyi yapıyoruz. Daha sonrasında her ürünümüzü tabelasıyla beraber, cinslerini karıştırmadan Gazi Bostanı’na getiriyoruz. Genç stajyerlerimizle beraber fidelerimizi tek tek ekip, takibini sağlıyoruz. Yetiştirdikten sonra hasadımızı gerçekleştiriyoruz. Böylelikle aynı zamanda kent lokantalarımıza da ürün temin ediyoruz." diye konuştu. Vatandaşlara hizmet noktasında da tohum-takas şenliklerinin müjdesini veren Ertuğrul Gönülsüz, şöyle devam etti: "Bu yıl 34 çeşit biber ektik, bunların 5’i acı, 29’u tatlı olmak üzere. 30 çeşit domates, 8 çeşit patlıcan da ektik. Elimizden geldiği kadar, tohumların çoğalmasını sağladık. Bunları da Mart ve Nisan aylarında tohum-takas şenliklerimizde vatandaşlarımızla buluşturacağız. Osmangazi Gazi Tarım A.Ş. olarak, halka ücretsiz dağıtımlarını gerçekleştireceğiz. Mayıs ayında da kısmet olursa fide dağıtımını yapacağız. Elimizden geldiğinden fazlasını yaparak halkımıza hitap etmeye çalışıyoruz." Gazi bostanı’ndan gelen taze ve doğallık Hasadı gerçekleştirilen pırasanın, yemek yapılarak vatandaşa sunulacağını kaydeden Ertuğrul Gönülsüz, "Kent lokantalarımızdaki menümüzde pırasa yemeği var. Bu yüzden önceden pırasaları hazırladık, ilaçsız olarak yetiştirilen pırasalarımız kent lokantalarımıza giderek halk ile buluşacak. Ay sonuna doğru ıspanaklarımız toplanacak. Hep beraber onları da kent lokantalarımıza göndereceğiz. Bu döngü, böyle devam edecek. Elimizden geldiği sürece halkımızı ilaçsız bir şekilde Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Gazi Tarım A.Ş. olarak mahsullerle desteklemeye çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "Başkanımız Erkan Aydın tarıma çok ayrı önem veriyor" Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın tarıma büyük önem verdiğinin altını çizen Ertuğrul Gönülsüz, Başkan Aydın’ın her zaman destek sunduğuna değinerek şunları söyledi: "Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın sağ olsun buraya da geldi, ne istersek bugüne kadar hepsi yerine getirildi, bize tam destek veriyor. Tarıma, toprağa ve tohum çeşitlerine çok ayrı önem verdiğini gördük. 30 çeşit domates ektiğimizi gördüğünde ne kadar çok diye bahsetti, çok memnun kaldı. Burada yetiştirdiğimiz çeşitlerin çoğunu ilk defa gördüğünü belirtti. Başkanımızdan çok memnunuz. Aynı şekilde devam ediyoruz." Vatandaşlar memnun Gazi Bostanı Çeşit Denemeleri ve Yerel Tohum Merkezi’nde eğitmenler eşliğinde mahsullerin tüm aşamalarını deneyimleyen Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri de, çalışmalardan ötürü büyük kazanım elde ettiklerini söyledi. Teorideki eğitimlerini, Gazi Bostanı’nda pratik ile pekiştiren öğrenciler, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın da kendileriyle çok ilgilendiğini ifade ederek, Başkan Aydın’a ve Osmangazi Belediyesi’ne bu imkanın sunulmasından ötürü teşekkür etti. Osmangazi Kent Lokantası’na gelen vatandaşlar da, mahsulün doğal ve taze olmasından ötürü duydukları memnuniyeti paylaştı. Hijyene önem verilmesi ve ürünlerin doğallığından ötürü sağlıklı gıdalar tüketebildiklerini kaydeden vatandaşlar, pırasa yemeğinin doğal lezzetiyle bezeli yemeği çok beğendiklerini dile getirdi. Ayrıca Osmangazi ilçesi sakinleri, ilaçsız ve doğal ürünleri halkla uygun fiyatlarla buluşturan Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi Başkanı Erkan Aydın’a, projelerinden ötürü teşekkürlerini sundu.
ARF Bio halka arz oluyor
20 Aralık 2025 Cumartesi - 10:51 ARF Bio halka arz oluyor Yeni nesil yeşil dönüşüm şirketi ARF Bio halka arz oluyor. 25-26 Aralık tarihleri arasında talep toplanacak. Hayvansal ve tarımsal organik atıklardan elektrik enerjisi ve gübre üretimi yapan yeni nesil yeşil dönüşüm şirketi ARF Bio’nun halka arzı Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı. 25 ve 26 Aralık 2025 tarihlerinde talep toplama yöntemiyle yapılacak halka arzın büyüklüğü 916,5 milyon TL olacak. ARF Bio’nun çıkarılmış sermayesinin 147.337.401 TL’den 182.837.401 TL’ye yükseltilmesi nedeniyle artırılacak 35,5 milyon TL nominal değerli paylar ile mevcut ortaklardan RePie Portföy Yönetimi A.Ş. Arf Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun sahip olduğu 11,5 milyon TL nominal değerli paylar olmak üzere toplam 47 milyon TL nominal değerli paylar halka arz edilecek. Şirketin halka açıklık oranı yüzde 25,71 olacak. İzmir Ödemiş’te yer alan modern ve entegre üretim modeliyle çalışan tesislerinde hayvansal ve tarımsal organik atıklardan yenilenebilir enerji ve organik/organomineral gübre üreten şirket, halka arzdan sağlayacağı gelirle mevcut entegre üretim tesisini biyokimya sanayi için çok değerli olan mikro alg üretimini de içerecek şekilde genişletmeyi, ilerleyen dönemlerde sera yatırımıyla daha da çeşitlendirmeyi hedefliyor. Şirket bu projelerle, hayvansal ve tarımsal organik atıklardan çok çeşitli ürünler elde etmeyi planlıyor. Şirket, üretim gerçekleştirirken doğaya zararlı atıkların oluşmasının önüne geçerek yeşil dönüşüme büyük katkı sağlayarak, elde ettiği karbon kredileriyle gelire dönüştürüyor. Önemi giderek kritikleşen yeşil dönüşüme dikkat çeken ARF Bio Yönetim Kurulu Başkan Vekili Melih Arslan, "İklim değişikliğinin getirdiği riskler, Paris İklim Anlaşması çerçevesinde belirlenen hedefler, yaygınlaşmaya devam eden zorunlu karbon vergileri ve uluslararası fonların yeşil yatırım arayışları başta olmak üzere, günümüzde uluslararası siyasi ve ekonomik düzlemde öne çıkan gündemlerden birisi yeşil dönüşümdür" tespitini yaptı. "Bizler bu konularda uzun süren araştırmalarımız sonucunda İzmir’in Ödemiş ilçesinde hayvansal ve tarımsal atıkların en verimli şekilde bertaraf edildiği, bu atıklardan yenilenebilir enerji, organik, organomineral gübre üretimi, negatif karbon süreçleriyle başta havayolu şirketleri, ulaştırma, ve madencilik gibi enerji yoğun çalışan sektörler olmak üzere birçok kuruluşun hem gönüllü hem zorunlu karbon kredisi ihtiyaçlarına cevap vermek üzere projemizi tamamladık ve yatırımımızı gerçekleştirdik" ifadelerini kullanan Arslan, "Yatırımlarımızı çok büyük ölçüde tamamlamış olduğumuz bu tesiste, hayvansal ve tarımsal atıkların fermantasyonu sonucu hem doğaya zararlı olan metan gazını bertaraf ediyoruz hem katı ve sıvı organik organomineral gübre üretiyoruz hem de doğayı temizlediğimiz için birçok enerji yoğun sektörün ihtiyaç duyduğu karbon kredilerini üretiyoruz" açıklamasını yaptı. Sera, mikroalg ve güneş enerjisi yatırımı Tesisin kendi üretiminden doğan kaynakların yeniden üretime kazandırıldığı tam döngüsel bir modeli hayata geçirdiklerinin altını çizen Arslan şunları söyledi: "Tesisimizi tasarlarken her bir organik çıktının geri kazanımı bizim temel hedefimizdi. Bu amaçla mevcut tesisimize biyokimya alanında çok kıymetli olan mikro alg yatırımımızı ve sera yatırımımızı da eklemeyi planlıyoruz. Çünkü mevcut üretimimiz bu ürünleri de çok düşük maliyetlerde elde etmemize imkân veriyor. Bu geliştirmelere uygun olarak tasarlanan tesisimizde mevcut biyogaz kapasitesinin büyüklüğüyle eş değer güneş enerjisi santrallerini de kurmayı hedefliyoruz. Tüm planlamamız tamamen yenilenebilir enerji ve yeşil dönüşümü tamamlayıcı şekilde olacak. Halka arzımızla birlikte öncelikle mevcut gübre üretim tesisinde üretim ve satış hacmimizin artırılması için işletme sermayesi ihtiyaçlarımızı karşılayacağız. Halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 55’i iş hacmimizin büyütülmesi için kullanılacak. Bunun yanında öncelikli yatırım olarak mikro alg tesisi kuracağız. Halka arz gelirimizin yüzde 15’ini bu yatırım için ayırdık." Sürdürülebilirlik temelli modelle stratejik üstünlük Sıfır atık belgeli olarak faaliyet gösteren şirket, her yıl yüz binlerce tonun üzerinde karbondioksit salımını engelleyerek önemli bir çevresel sorumluluk da üstleniyor. Şirketin sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen modeline değinen Arslan, şirketin ESG (çevre, sosyal, yönetişim) yetkinliğini şu sözlerle vurguladı: "ARF Bio olarak, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerini esas alarak, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi ve SPK Sürdürülebilirlik İlkeleri doğrultusunda ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) yaklaşımını kurumsal stratejimize entegre ettik. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan toplumsal kapsayıcılık, temiz ve erişilebilir enerji, nitelikli istihdam ve ekonomik büyüme, yenilikçi ve dayanıklı sanayi yapıları, kaynak verimliği ve döngüsel üretim ile iklim değişikliğiyle mücadele alanlarında etkin sonuçlar elde eden bir modelle faaliyet gösteriyoruz. Bu sayede yatırımcılar açısından daha düşük risk profiline ve uluslararası fonlara erişimde daha yüksek cazibeye sahip olurken, regülasyonlara uyum ve marka itibarı noktasında önemli bir stratejik üstünlük elde ediyoruz." Karbon satışı ile gelirlerini çeşitlendiriyor Global karbon piyasaları, emisyon azaltımı karşılığında kazanılan karbon kredilerinin el değiştirmesini sağlayan önemli bir pazar haline dönüştü. ARF Bio’nun sahip olduğu sertifikalar sayesinde karbon kredisi satış hakkı bulunduğunun altını çizen Arslan, "Bu sertifikalar sayesinde ürettiğimiz yenilenebilir enerji ve engellediğimiz karbon salınımı oranında karbon kredisi satışı yapıyoruz. Bu da gelirlerimizin çeşitliliğini sağlarken, iklim değişikliğiyle mücadeleye de destek veriyoruz. Sadece elektrik veya gübre üreten değil, eksi karbon bir şirket olarak büyümeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Yarının ve gelecek kuşakların yatırımlarını yapan şirket" Arslan, "Karbon kredisi satışlarımız ve organomineral gübre üretimimizle gelirlerimizde çeşitlilik elde ettik. Gerçekleştireceğimiz mikroalg ve sera yatırımları ile bu çeşitliliği artırmayı planlıyoruz. Bu yapımızın ülkemizin enerji, tarım ve iklim eylemleri açısından örnek nitelikte olduğuna inanıyoruz" açıklamasını yaptı. Arslan sözlerini şöyle tamamladı: "Son yıllarda yüksek enerji fiyatları, elektrik üretimimiz açısından bize avantaj sağlıyor. Öte yandan, sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve iklim merkezli yaklaşımlar dünya genelinde giderek daha fazla önem kazanıyor. ARF Bio olarak biz de yalnızca bugünü değil, yarını da gözeten, gelecek kuşakları hesaba katan yatırımlarla sektördeki öncülüğümüzü sürdürmeye kararlıyız."
Savaşlardan ve kaostan beslenerek fiyatı yükselen altının 2026 yılında da yükselişini sürdürmesi bekleniyor
20 Aralık 2025 Cumartesi - 10:43 Savaşlardan ve kaostan beslenerek fiyatı yükselen altının 2026 yılında da yükselişini sürdürmesi bekleniyor Hatay’da sarraflık yapan Ahmet Güney, son 5 yılın en çok kazandıran yatırım aracının altın olduğunu belirterek kaoslardan ve savaşlardan beslenen altının 2026 yılı sonu itibarıyla gram fiyatının 10 bin TL’yi bulabileceğini öngördüğünü söyledi. Türkiye’de birçok insanın en çok tercih ettiği yatırım aracı olan altın 2025 yılı sonu itibarıyla 6 bin TL’yi buldu. Verilere göre sürekli yükselişiyle vatandaşların vazgeçilmez tercihi olan altın hakkındaki söylentiler de zaman zaman vatandaşlarda kafa karışıklıklarına neden oluyor. Hatay’da sarraflık yapan Ahmet Güney, son yıllarda yaşanan İsrail - Filistin ve Rusya - Ukrayna savaşlarının altının fiyatında yükselişi etkilediğini belirterek son 5 yılın en çok kazandıran yatırım aracının altın olduğunu söyledi. ABD Başkanı Trump’ın savaş söylemlerinin altının fiyatını arttırmaya devam edeceğini söyleyen Güney, 2026 yılı sonu itibarıyla altının gram fiyatının 10 bin TL’yi bulabileceğini öngördüğünü ifade etti. "Son 5 yılın en iyi kazandıran yatırım argümanı altın olmuştur ve bu yatırım argümanını da ilk 4 yılda çok hızlı ve şiddetli geçirdik" Dünyada son 5 yılda kendini hissettiren savaşların altının ciddi yükselişini etkilediğini ifade eden sarraf Güney, "2025 yılına hızlı giriş yapan altın, yılsonuna doğru gelirken çok ciddi bir yükseliş gösterip Kasım ayında iniş ivmesi yakaladı. Temmuz ayında altın gramının 6 bin TL’yi bulacağı öngörümüz ekim ayında bir zirve yaparak 6 bin 200 TL yapıp tekrardan 5 bin 800 TL’ye kadar düşmüştü. 2025 yılının bitirmeye yakın bugünlerde gram altın 6 bin TL civarında giderken çeyrek altında 10 bin TL civarında ilerliyor. Yıl sonunu kapatırken yatay bir seyirle altın fiyatları devam ediyor. Son 5 yılın en iyi kazandıran yatırım argümanı altın olmuştur. Bu yatırım argümanını da ilk 4 yılda çok hızlı ve şiddetli geçirdik. Özellikle İsrail - Filistin savaşında devam eden süre içerisinde çok ciddi yükseliş gördük. Bu yükselişlerden sonra uluslararası arenada barışçıl sinyallerin gelmesi ve Ukrayna - Rusya savaşındaki tetikleyici hareketlilik altının sürekli yukarıya çekmiştir" dedi. "Altın kaosu sever, kaos da altını yükseltir" Altının kaostan beslenerek yükseldiğini ifade eden sarraf Güney, 2026 yılında altının yükselişini sürdüreceğini belirterek 2026 yılı fiyat öngörüsünün gram altında 10 bin TL olduğunu söyleyerek, "Altını her düştüğü yerden almanız gerekir. Bugün mesela altın 6 bin TL iken 5 bin 800 TL’ye düştü, korkmadan alın. Eninde sonunda 6 bin TL üzerine çıkacak. Bazı yorumcuların altın ile spekülatif sözleri oldu ama ben onlara katılmıyorum. Altın kaosu sever, kaos da altını yükseltir. Bugün uluslararası arenada Trump’ın beyanların kaynaklı bizim için önemli olan belirleyici unsur olan Trump’ın beyanlarında ve agresif hareketlerinde bir ülkeye savaş açtığını hissettirmesi halinde tetikleyici unsur olarak altın yukarıya doğru gider. Bu petrol fiyatlarındaki barışçıl olan huzurlu ortamlarda petrol fiyatlarını da inmesine neden oluyor iken altın fiyatlarını tetikliyor. Trump ve diğer uluslararası oyuncular eğer savaş çığırtkanlığı yaparlarsa altın yukarıya doğru ilerler. Görünen o ki bundan çok iyi beslenen Trump süregelen süreçte devam ettirmek isteyecektir. Ben tecrübelerimle beraber altın fiyatlarının yine önümüzdeki yılda yükselen bir trend olmaya devam edecek. Düşen faiz oranları karşısında altına yatırımın doğru bir yatırım argüman olduğunu ve bu yatırım argümanını hiçbir şekilde kaybetmeyeceğini düşünüyorum. 2026 yılında altın ne olur dersek gaybı bilen Allah’tır. Bunun için kesin bir bilgi vermek olmaz ama öngörülerde bulunabiliriz. Karmaşanın olduğu bir 2025 yılında bugün 6 bin TL olan 24 ayar gram altın, 2026 yılında sonunda 10 bin TL olacaktır. Dolayısıyla 10 bin TL olan çeyrek altın da, 15 bin TL’nin altında düşmeyeceği söyleminde bulunabiliriz. Faiz getirisinde de fazla altın getirisinin bizi memnun edeceğini dile getirebiliriz" ifadelerini kullandı.
Bursa Büyükşehirden yüzde 50 hibeli sulama borusu desteği
20 Aralık 2025 Cumartesi - 09:51 Bursa Büyükşehirden yüzde 50 hibeli sulama borusu desteği Bursa Büyükşehir Belediyesi, yüzde 50 hibeli damlamalı sulama borusu desteği için başvuruları almaya başladı. Çiftçileri desteklemeye yönelik çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, iştiraki olan Tarım Peyzaj A.Ş. tarafından hayata geçirilen Tarım Plast Fabrikası’nda üretilen damlamalı sulama borularını üreticilerle buluşturmaya devam ediyor. Yüzde 100 geri dönüşüm ürünü olan ve çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmanın yanında tarımsal sulamada önemli su tasarrufuna da imkan sağlayan damlamalı sulama borularından yüzde 50 hibeli şekilde faydalanmak isteyen çiftçilerin başvuruları alınmaya başlandı. Eskisini getirene ek indirim sağlanacak Hurda damlamalı sulama borularını geri dönüşüm ve yeniden üretim süreçlerine kazandıran üreticilere, sunulan hibeye ek olarak, hak edişleri oranında indirim de sağlanacak. 19 Aralık’ta başlayan başvurular 23 Ocak’a kadar sürecek. Başvuru şartları şöyle: Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) 2026 yılına ait çiftçiler başvuru yapabilecek. Aynı haneden sadece 1 (bir) yetiştirici yapabilecek. Her üretici bir ürün için başvuru yapabilecek. Üreticilere yüzde 50 hibe oranında destek verilecek. Sadece damlama sulama boru desteğinde kullanılmak üzere kişilerin sanal cüzdanlarına maksimum 5000 lira yüklenecek. Belediye tarafından başvurular değerlendirilerek başvuru sahiplerine bilgilendirme yapılacak. Başvuru Tarihi: 19 Aralık – 23 Ocak 2026 olup başvuru sahibine ait telefon numarası ile bir kez başvuru yapılacak.
Metal üretiminde Türkiye’de önemli hamle
20 Aralık 2025 Cumartesi - 09:45 Metal üretiminde Türkiye’de önemli hamle Türkiye metal sektöründe standartları yeniden belirleyen bir gelişme yaşandı. Sektörün yenilikçi oyuncusu MSU Metal Dünyası Genel Müdür Sonnur Gözütok liderliğinde, Türkiye’de önemli bir çalışmaya imza atarak Avrupa kalite standartlarında üretimini tescilledi ve ürünlerine 8 yıl garanti sunuyor. Kalitede Avrupa standartları, güvende Türkiye birinciliği ISO 9001 ve CE belgeleri ile üretim süreçlerini modernize eden MSU Metal Dünyası; yüksek üretim standartları ve titiz işçiliğiyle sektöre yeni bir soluk getiriyor. Şirket, metal çözümlerinde estetik ve fonksiyonelliği dayanıklılıkla birleştirerek bireysel kullanıcılardan dev mimari projelere kadar geniş bir yelpazede güvenilir çözüm ortaklığı sunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Genel Müdür Sonnur Gözütok, 8 yıl garanti politikasının sadece bir vaat değil, bir özgüven göstergesi olduğunu belirterek "Bizim için kalite bir sonuç değil, bir başlangıçtır. CE ve ISO 9001 standartlarındaki üretim disiplinimize o kadar güveniyoruz ki, Türkiye’de önemli bir hamle gerçekleştirerek müşterilerimize 8 yıl garanti sunuyoruz. Bu adım, MSU Metal Dünyası’nın sürdürülebilir kaliteye ve müşteri memnuniyetine olan sarsılmaz bağlılığının bir kanıtıdır" dedi. Geniş ürün yelpazesi ve kişiselleştirilmiş çözümler MSU Metal Dünyası, metal kapı çeşitlerinden ofis bölme sistemlerine, merdiven korkuluklarından metal duşakabin ve şık mobilya tasarımlarına (dresuar, orta sehpa, yemek masası, kitaplık vb.) kadar oldukça geniş bir ürün gamına sahip. Firma, standart modellerin yanı sıra; aksesuar ve avize dışındaki tüm demir ve paslanmaz taleplerini, projeye özel ölçü ve model seçenekleriyle hayata geçirebiliyor. Firmanın ’www.msumetaldunyasi.com’ internet sitesinden ise geniş ürün yelpazesi ve kişiselleştirilmiş çözümlere ulaşmak mümkün. Teknolojik üstünlük ve uzun ömürlü kullanım 8 yıllık garanti süresinin temelinde, şirketin kullandığı ileri yüzey işlem teknolojileri yatıyor. Üretim süreçlerinde uygulanan demir üzeri elektrostatik boya, eskitme boya ve kaplama teknikleri, paslanmaz üzeri titanyum kaplama gibi yöntemler, ürünlerin korozyona karşı direncini artırırken estetik ömrünü de maksimuma çıkarıyor. İstanbul’dan dünyaya uzanan hizmet ağı Merkezi İstanbul’da bulunan MSU Metal Dünyası; mağaza, AVM, otel, villa ve hastane gibi büyük ölçekli mimari projeler için özel üretim yaparken, ürünlerini Türkiye’nin 81 iline ve dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor. Şirket, satış sonrası profesyonel montaj desteğiyle de projenin her aşamasında müşterilerinin yanında yer alıyor. Hem toptan hem de perakende satış kanallarıyla hizmet veren MSU Metal Dünyası, kaliteyi ve güveni bir araya getiren vizyonuyla metal sektöründe kalıcı bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
TOBB Gaziantep Genç Girişimciler Kurulu Toplantısı
20 Aralık 2025 Cumartesi - 09:42 TOBB Gaziantep Genç Girişimciler Kurulu Toplantısı SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, üniversite eğitimi alan, yabancı dil bilen genç girişimcilerin, bayrağı devredecekleri yarının başarılı iş insanları olduğunu söyledi. Konukoğlu, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Meclis Salonunda düzenlenen TOBB Gaziantep Genç Girişimciler Kurulu değerlendirme toplantısına katılarak, tecrübe paylaşımı yaptı. Toplantıya, GTO Meclis Başkanı Hilmi Teymur, Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, TOBB Gaziantep Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Abdulkadir Koçer ve üyeleri katıldı. Sözlerine girişimciliğin tanımını yaparak başlayan Konukoğlu, "Üç çeşit girişimci olur. Doğuştan, yani genlerden alınan donanımla, iyi eğitim almanın yanı sıra, işine odaklanarak ve başarılı olan takip edilerek girişimci olunabilir" dedi. Genç girişimcilere, yatırımları doğdukları yere yapmalarını öneren Konukoğlu, iş ortamın sıkıntıları karşısında paniklemeden çözüme odaklanmaları çağrısında bulundu. "İş ve özel yaşamınızda mutlaka insana dokunun, diliniz yapıcı, üslubunuz sakin olsun" diyen Konukoğlu, hiç kimsenin kendisine yapılmasını istemediği davranışı, başkasına yapmaması gerektiğine dikkat çekti. İstanbul Ticaret Borsası’nın eski başkanlarından Nejat Basmacı’nın kendisine söylediklerini genç girişimcilere aktaran Konukoğlu, "Saygı gösterdiğiniz ölçüde saygın olursunuz. Birisinin odasına girdiğinizde ceketinizi düğmeleyecekseniz, içeride değil, odaya girmeden düğmeleyin ki, içerdekinin karşısında ön iliklememiş olursunuz" diye konuştu. Tekstil sektörü Katılımcıların sorularını yanıtlayan Konukoğlu, dünya genelindeki olumsuzlukların da etkisiyle tekstil başta olmak üzere, emek yoğun sektörlerde sıkıntılı süreç yaşandığına vurgu yaptı. "Tekstil zaman zaman yükselir, zaman zaman inişe geçer, bir müddet düz yol alır, sonra yeniden yükselir, kaybettiklerini yeniden kazandırır" diyen Konukoğlu, bu süreçte verimsiz tesislerin üretim dışı bırakılmasının kaçınılmaz olduğuna işaret etti. Para kazanan sektörlerde bir anda kapasite fazlalığı yaşandığını anlatan Konukoğlu, "Tekstil bitmez. Doğumdan ölüme kadar her dönemimizde tekstile ihtiyaç var. Kapasite talebe uygun düzeye düşürülmeli. Aksi takdirde Uzak Doğu’nun maliyet avantajı karşısında rekabet edemeyiz" ifadelerini kullandı. Tekstil sektöründe Türkiye’nin tek seçeneğinin kalite, moda ve marka anlayışını hakim kılmak olduğunu kaydeden Konukoğlu, bir soru üzerine, yeniden işe sıfırdan başlayacak olsa, yine, "ruhumuza işlemiş" dediği tekstil ile başlayacağını, sözlerine ekledi. Toplantı, Konukoğlu’na plaket takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Taşköprü Belediyesi, 2 milyon liralık hibe desteğiyle yaşlılara evde bakım desteği sağlayacak
19 Aralık 2025 Cuma - 18:28 Taşköprü Belediyesi, 2 milyon liralık hibe desteğiyle yaşlılara evde bakım desteği sağlayacak Taşköprü Belediyesi, aldığı 2 milyon liralık hibe desteğiyle 65 yaş üstü vatandaşlara evde bakım desteği sağlayacak. Taşköprü Belediyesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Yaşlı Destek Programı (YADES)’e sunduğu "Rıza ve Hürmet (Saygın Hayat)" projesiyle 2 milyon lira eş finansmanlı hibe almaya hak kazandı. Kastamonu genelinde Bakanlığa proje sunan belediyeler arasında yalnızca Taşköprü Belediyesi’nin çalışması kabul edildi. Bu yönüyle proje, hem ilçede hem de il genelinde dikkat çekti. Projeyle, yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırılması hedefleniyor. Kastamonu Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen programda, Kastamonu Valisi Meftun Dallı’nın katılımıyla protokol imzalandı. Protokolün ardından açıklamalarda bulunan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, projenin kapsamı ve hedefleri hakkında bilgi verdi. Başkan Arslan, proje sayesinde Taşköprü’de yaşayan 65 yaş üstü bakıma muhtaç yaşlıların evde bakım, temizlik ve kişisel ihtiyaçlarının karşılanacağını belirtti. Yaşlı bireylerin toplumun en değerli emanetleri olduğunu vurgulayan Arslan, "Taşköprü’de yaşayan 65 yaş üstü bakıma muhtaç büyüklerimizin evde bakım, temizlik ve kişisel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Bakanlığımıza sunduğumuz projemiz olumlu neticelendi. Kökleri gereği yaşlılarına her zaman saygı duyan, vefayı esas alan bir anlayışın temsilcileriyiz" dedi. Projeyle birlikte sosyal belediyecilik anlayışını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başkan Arslan, hizmetlerin artarak devam edeceğini belirtti. Arslan, Taşköprü’de dayanışma ve aile bilincini ön planda tuttuklarını dile getirerek, "En büyük aile Taşköprü Ailesi düşüncesini hem teoride hem de pratikte yaşatmak adına bu tür hizmetlerimizi artırarak sürdüreceğiz" diye konuştu. Yaşlı vatandaşların hayatlarını kolaylaştıracak anlamlı bir projenin imzalarını atmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Vali Meftun Dallı ise, "Kıymetli büyüklerimizin yaşam kalitesini artırmayı, günlük hayatta karşılaştıkları zorlukları azaltmayı ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamayı amaçlayan bu projenin hazırlanmasında emeği geçen kurumlarımızı tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. 1 yıl sürecek olan proje kapsamında Taşköprü Belediyesi tarafından ilçede yaşayan 65 yaş üstü yaşlılara sağlık hizmetleri, öz bakım ve hijyene yönelik hizmetleri, evde sıcak yemek hizmeti, kişisel bakım ve temizlik gibi hizmetleri sunulacak.