EKONOMİ
10 Nisan 2026 Cuma - 15:54 Manisa Büyükşehir Belediyesinden işçilere prim ve eğitim müjdesi Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, DİSK/Genel-İş Sendikası ile imzalanan yeni protokolü duyurdu. Protokol kapsamında yoğun yağışlarda fedakarlık gösteren personelden teknik kadrolara kadar birçok alanda iyileştirme yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile DİSK/Genel-İş Manisa Şubesi arasında, belediye bünyesinde görev yapan işçilerin haklarını iyileştirmeye yönelik ek protokol imzalandı. Başkanlık makamında gerçekleşen imza törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Ata Temiz, İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Fatma Bozan, Genel-İş Manisa Şube Başkanı Özgür Genç ve sendika yönetimi katıldı. İmzalanan protokolün en dikkat çeken maddelerinden biri, kentin yoğun yağış aldığı dönemlerde canla başla çalışan işçilere yönelik oldu. Ocak ve şubat aylarındaki olağanüstü hava şartlarında görev yapan personellere, gösterdikleri özveri karşılığında bir yevmiye ile on yevmiye arasında değişen tutarlarda performans primi ödenecek. Teknik kadrolara 15 bin TL iyileştirme Toplu İş Sözleşmesi’nin 14. grubunda yer alan teknik ve uzman personeli de sevindiren bir gelişme yaşandı. Mühendis, hekim, avukat ve veteriner hekim gibi unvanlarda görev yapan işçilere aylık brüt 15.000 TL tutarında ek ödeme yapılması kararlaştırıldı. Belediye destekli mesleki eğitim Çalışanların mesleki gelişimlerine de odaklanan protokol uyarınca, personelin alacağı eğitimlerin masrafları belediye tarafından karşılanacak. Bu adımla, Manisa halkına sunulan hizmet kalitesinin artırılması ve personelin uzmanlaşması hedefleniyor. İmza töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışma arkadaşlarının her zaman yanında olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Çalışma arkadaşlarımızın emeğini ve alın terini koruyan adımlar atmaya devam ediyoruz. DİSK/Genel-İş ile imzaladığımız protokol kapsamında; yağışlı hava şartlarında fedakarca görev yapan işçilerimize performans primi uygulamasını hayata geçiriyor, teknik ve uzman kadrolarımız için iyileştirmeler sağlıyor ve tüm personelimize belediyemiz destekli mesleki eğitim imkanı sunuyoruz. Şehrimize değer katan tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyor, kararların hayırlı olmasını diliyorum."
10 Nisan 2026 Cuma - 15:43 Meyve ve Sebze Üreticileri Birlikleri genel kurul toplantıları gerçekleştirildi Denizli’nin Çameli ilçesinde Meyve ve Sebze Üreticileri Birlikleri’nin genel kurul toplantısı gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ın da katıldığı kongrede, üretimde süreklilik ve destek mesajları ön plana çıktı. Çameli Meyve ve Sebze Üreticileri Birlikleri genel kurul toplantıları, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, birlik üyeleri ve üreticilerin katılımıyla yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongrelerde, ilçedeki tarımsal faaliyetlerin geleceği ve projeler masaya yatırıldı. Meyve Üreticileri Birliği Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen seçimlerde, mevcut yönetim kurulu güven tazeledi. Yapılan oylama sonucunda Hamit Tuncer yeniden başkanlığa seçilerek görevine devam etti. Sebze Üreticileri Birliği Genel Kurulu’nda ise bayrak değişimi yaşandı. Kongre sonucunda Selma Tutgun, birliğin yeni başkanı olarak göreve başladı. Seçim sonrası bir konuşma yapan Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, birlik üyelerine teşekkür ederek, yerel yönetim olarak üreticilere verdikleri desteğin artarak süreceğini ifade etti. Yeni yönetime başarılar dileyen Başkan Arslan, "Üreticilerimizin her zaman yanında olmaya, sorunlarına çözüm üretmeye devam edeceğiz" dedi. Çameli’nin tarımsal potansiyelini yukarı taşımayı hedeflediklerini belirten Başkan Arslan, özellikle coğrafi işaret tescili bulunan Çameli Fasulyesi ve Çameli Cevizi’ne yönelik özel desteklerin ve tanıtım çalışmalarının kesintisiz süreceği ifade etti.
10 Nisan 2026 Cuma - 15:29 Çarşamba pidesi, coğrafi işaret denetiminden geçti Karadeniz mutfağının öne çıkan lezzetlerinden biri olan Çarşamba pidesi, coğrafi işaret güvencesiyle korunmaya devam ediyor. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında 2018 yılında Çarşamba Ticaret Borsası tarafından tescillenen bu özel ürün için 2026 yılı denetim süreci de tamamlandı. Denetim çalışmaları kapsamında, coğrafi işaretli üretim yapan işletmeler yerinde incelendi. Üretim süreçleri, kullanılan malzemeler ve ürünlerin şartnameye uygunluğu detaylı şekilde kontrol edildi. Denetime; Çarşamba Ticaret Borsası personelleri Oğuzhan Kılınç, Hümeyra Arı ve Elif İrem Gökmen’in yanı sıra, Çarşambalılar Lokantacılar Odası Genel Sekreteri Serpil Yılmaz, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkilisi Y. Elif Polat Arslan ile Ziraat Mühendisi Osman Yazıcı ve Çarşamba Belediyesi görevlisi Onur Öztürk katıldı. Bir lezzetten fazlası: Kültürel miras Çarşamba Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, yapılan denetimlerin her yıl düzenli olarak sürdürüldüğünü belirterek, Çarşamba pidesinin bölge için taşıdığı öneme dikkat çekti. Yılmaz, bu özel ürünün geçmişten günümüze taşınan bir kültürel değer olduğunu vurguladı. Denetimde, ilçede pide üretimi yapan işletmeler incelendi. Yapılan kontroller sonucunda, tüm işletmelerin coğrafi işaret kriterlerine uygun üretim yaptığı ve yöresel ürünleri tercih ettiği tespit edildi.
Almanya’ya turizm ve ticaret ziyareti
23 Aralık 2025 Salı - 10:27 Almanya’ya turizm ve ticaret ziyareti Balıkesir’in Edremit ilçesinde turizmi canlandırmak, Avrupa’dan bölgeye olan uçuşları artırmak ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Almanya’nın Düsseldorf şehrine Edremit Ticaret Odası tarafından geniş katılımlı bir iş gezisi düzenlendi. Edremit Ticaret Odası (ETO) tarafından 24-26 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen Fest’Olive Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali’nde ağırlanan Alman seyahat acenteleri ile başlayan ziyaretlerin devamı niteliğindeki ziyaret, 18-21 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. COOP TRR ve TÜRSAB Çanakkale-Balıkesir Bölge Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen gezide; turizm sezonunun uzatılması, turist sayısının artırılması ve iki bölge arasında güçlü ticari ağların kurulması hedeflendi. Düsseldorf programına; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Kocaseyit Havalimanı Müdürü Taner Ödemiş, Güney Marmara Kalkınma Ajansı Turizm Destinasyon Yönetim Birimi Başkanı Esra Karakoç, Edremit Ticaret Odası Meclis Başkanı Bayram Kayahan ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin katılım sağladı. Ayrıca heyette; Meclis Başkan Yardımcıları Ercan Tanuç ve Barış Sözeri, Yönetim Kurulu Üyeleri Fahri Şık, Gökhan Yeler, Savaş Can, Sezgin Sönmez, Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRSAB Çanakkale Balıkesir Bölge Başkanı Fatih Ergün, Meclis Üyesi Atamer Ulusoy, Tarım ve Hayvancılık Meslek Komitesi Başkanı Halil Aktay, ETO Genel Sekreter Yardımcısı Adil Oklu ile Dış Ticaret/Üye İlişkileri Sorumlusu Tuna Salon da yer aldı.
Dolap, 2024’te ikinci el satışlarla 307 bin tonu aşkın karbon salımının önüne geçti
23 Aralık 2025 Salı - 10:15 Dolap, 2024’te ikinci el satışlarla 307 bin tonu aşkın karbon salımının önüne geçti Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. 2024 yılı boyunca Dolap uygulaması üzerinden gerçekleştirilen ikinci el ürün satışları sayesinde 307 bin 340 ton karbon eşdeğeri (COe) karbon ayak izi engellendi. İkinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. Platform üzerinden geçtiğimiz yıl 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırılırken, her bir satış yeni üretim ihtiyacını azaltarak doğal kaynak kullanımı, enerji tüketimi ve karbon salımı üzerinde pozitif etki oluşturdu. Platformda gerçekleşen her alışveriş, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatarak kullan-at anlayışına alternatif tüketim kültürünü güçlendiriyor. Rapor, ikinci el alışverişin daha adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir tüketim modeline geçişte kritik bir rol oynadığını ortaya koyarken, kullanıcılarıyla birlikte oluşturulan bu döngünün gezegen yararına kalıcı bir dönüşüm oluşturma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. İkinci el alışverişle ölçülebilir çevresel etki Raporda yer alan veriler, ikinci el alışverişin bireysel bir tercih olmanın ötesinde, iklim kriziyle mücadelede anlamlı bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Tek bir giysinin ikinci el dolaşımına sokulması ortalama 25-30 kilogram karbondioksit salımını engellerken, yeniden kullanım geri dönüşüme kıyasla yüzde 90’a varan enerji tasarrufu sağlıyor ve binlerce litre su kullanımının önüne geçiyor. 2024 yılı boyunca platform üzerinden gerçekleşen satışlar sayesinde önlenen 307 bin 340 ton karbon salımı, 80 bin 456 benzinli aracın bir yıl boyunca trafikten çekilmesine, 71 bin 882 evin yıllık elektrik tüketimine veya 177 milyon litre dizel kullanımına eşdeğer bir kazanca karşılık geliyor. Bu sonuçlar, ikinci el alışverişin ölçülebilir etkilerini net olarak ortaya koyuyor. Karbon ayak izi azaltımında en yüksek katkı; Kadın ve Erkek, Elektronik, Ev ve Yaşam ile Bebek ve Çocuk kategorilerinde gerçekleşti. Satış verileri baz alınarak 2024 yılında karbon salımının en fazla önlendiği ürünler arasında pantolon, kahve makinesi, bebek arabası ve puset gibi ürün grupları öne çıktı. 2024’te satılan 8 milyon giyim ürünüyle 307 bin ton karbon eşdeğeri ve 35,7 ton tekstil atığı önlendi 2024 yılında platform üzerinden satılan 8 milyona yakın giyim ürünü sayesinde 446 milyon litre su kullanımının, 35,7 ton tekstil atığının ve 307 bin 340 ton COe karbon ayak izinin oluşması önlendi. Genel giyim sektörü ortalamaları esas alınarak yapılan hesaplamalar, platformda yeniden satışa sunulan tekstil ürünleri sayesinde 3 bin 245 kişinin bir yılda oluşturacağı toplam tekstil atığının sistem dışına çıkmasının önlendiğini ortaya koyuyor. İkinci el satış, birinci el fayda Platformun oluşturduğu etki yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmıyor. Kullanmadıkları ürünleri ikinci el olarak satarak gelir elde eden binlerce kadın, hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem döngüsel ekonomiyi destekliyor. Bu döngü, ekonomik tasarrufla birlikte toplumsal dayanışmayı da destekleyen bir etki alanı oluşturuyor. Platform, döngüsel ekonomi yaklaşımını sosyal etki projeleriyle desteklemeyi sürdürüyor. Depremden etkilenen kadınlara yönelik hayata geçirilen "Hayallerime Giden Yol" programı kapsamında satış ve dijital mağazacılık eğitimleri verilerek, katılımcıların sürdürülebilir gelir elde etmeleri destekleniyor. Platform ayrıca, "Giy, Sat, Bağışla" yaklaşımıyla kullanıcıların satış gelirlerinden sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabilmesine imkan tanıyor. İkinci el Z kuşağında yeni tüketim normuna dönüşüyor Raporda yer alan küresel veriler, ikinci el alışverişin özellikle genç nesilde hızla yaygınlaştığını gösteriyor. Z kuşağının önemli bir bölümü ikinci el giyimi yeni bir tüketim normu olarak görürken, küresel ikinci el pazarının önümüzdeki yıllarda hızla büyümesi bekleniyor. Platform, dijitalleşme ile döngüsel ekonomiyi buluşturan yapısıyla, bu dönüşümün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İl bazında yapılan hesaplamalar, platform üzerinden gerçekleşen ikinci el satışların Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde yalnızca bireysel değil, bölgesel ölçekte de karbon salımını azalttığını ortaya koyuyor. Satışların çevresel etkisi, il düzeyinde ortalama ürün başına düşen karbon ayak izi verileriyle hesaplanarak, döngüsel ekonominin yaygınlaştıkça çevresel faydayı ülke geneline yayılan somut bir etkiye dönüştürebildiğini gösteriyor. Raporun öne çıkanları konular şöyle: 2024 yılında ikinci el alışverişle 307 bin 340 ton COe karbon salımı önlendi. Bu miktar, 80 bin 456 aracın bir yıl trafikten çekilmesine eşdeğer. 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırıldı. Yaklaşık 8 milyon adet giyim ürünü ikinci elde satıldı. 446 milyon litre su tasarrufu sağlandı. 35,7 ton tekstil atığının oluşması engellendi.
Ortaya çıkan arşiv Türk Çayı’nın tarihine ışık tutuyor
23 Aralık 2025 Salı - 09:46 Ortaya çıkan arşiv Türk Çayı’nın tarihine ışık tutuyor Rize’de çayın tarihinin yıllar sonra ortaya çıkan arşivle daha da eski tarihlere dayandığı ortaya çıktı. Rize’de bilinen tarihi 1938 olan çay üretiminin tarihi, 1934 yılında bugünün Ziraat Bahçesi dönemin ise Fidanlık Merkezi’nde işe Fen Memuru olarak işe başlayan Rauf Başar’ın ortaya çıkan arşivi ile netlik kazandı. İlk yapılan çalışmalardan Rize’nin toprak analizlerine kadar her şeyin yer aldığı arşivde sadece çayın değil birçok ürünün de Fidanlık Merkezi’nde üretildiği yine bu arşiv sayesinde ortaya çıktı. Mandalina, portakal ve limon fidanlarının üretildiği Fidanlık Merkezi’nde bu fidanlar o dönemlerde halka tamamen ücretsiz dağıtılmış. Ayrıca 1 sürgünde çay müstahsillerinden 500 bin tona yakın üretimi olan çayın da ilk yılında 35 kilogram olduğu, dönemin fen memuru Rauf Başar’ın tuttuğu belgelerin ortaya çıkmasıyla kayıtlara geçti. Arşivde en dikkat çekici konu ise o dönemlerde yapılan toprak analizleri sonucunda amonyum sülfat gübrenin bölgeyi sel bölgesi yapacağına dikkat çeken Başar, gübrenin yasaklanması gerektiğini yazmış. Ancak Başar’ın bu tavsiyesi 2019 yılında hayat bulmuş. "Çaya çok emek verdi ama ismi hiç geçmiyor" Çay tarımının ilk yılında sadece 35 kilogram yaş çay elde edildiğini ortaya çıkan arşivler sayesinde öğrendiklerini ifade eden Araştırmacı-Yazar Recep Koyuncu "Çayla ilgili yazılan kitapların büyük bir kısmında 1939 yılında, çok az bir kısmında ise 1938 yılında üretildiği yazar. Bizim elimizde olan bu belgelerin ışığında çayın tarihini 1931 yılına indirmiş oluyoruz. 1931 yılından itibaren Ziraat Çay Bahçesi dediğimiz alanda çay dikim işlemleri yapılmış. Bunlardan bir günlük sayesinde haberimiz oldu. Günlük toplanan yaş yaprak miktarları yazılmış. O dönemlerde çay elle yapılıyordu. O tarihlerde elde çay yapıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Rauf Başar’ın arşivindeki deftere göre ilk alınan yaş çay 35 kilogram. Fidanlıktan alındığını da bu arşiv sayesinde tespit ediyoruz. Onun da fotoğrafı var. Elle yapılan bu üretimin fotoğrafı çekilmiş. O da Rauf Başar’ın arşivinde yer almış" ifadelerini kullandı. Arşivi ortaya çıkan Fen Memuru Rauf Başar’ın arşivi ortaya çıkmadan önce kendisinin çay tarımına birçok hizmet vermesine rağmen çayın literatüründe adının yer almadığını ifade eden Koyuncu "Rauf Başar aslında bir Rizeli hemşehrimiz. 1934 yılında Ziraat’ta fen memuru olarak işe başlamış. 1942 yılında verem hastalığına yakalanmış ve 1945 yılında vefat etmiş. Kısacık ömrü hayatı boyunca çay tarımına çok önemli hizmetler yaptığını görmekteyiz. Fakat bugüne kadar çayla ilgili olan literatürde maalesef adı hiç geçmemekte" dedi. Araştırmacı Yazar Koyuncu, belgeler ortaya çıkmadan önce 1937 yılında İçişleri Bakanlığı’na sunulmak üzere hazırlanan belgelerin dönemin valisi tarafından hazırlandığının zannedildiğini ifade etti. Koyuncu "1937 yılından itibaren İçişleri Bakanlığı’na sunulan Rize’nin tarımsal yapısı, orman durumu ve üretim miktarlarıyla ilgili raporları biz vali beyin yazdığını düşünüyorduk fakat bu arşiv elimize geçtikten sonra bunları Rauf Başar’ın kendisinin hazırlamış olduğunu gördük. Birer kopyalarını kendi arşivinde saklamış, birer kopyalarını da vali beye sunmuş. Çay yetiştiricilerine pratik rehber adında bir kitapçık hazırlamış. 1942 yılında yazmaya başladığı fakat hastalığı döneminde tamamlayamadığı da yine bir kitabı vardı. Bunu yayınlamak da geçen yıl arşivin eline geçmesiyle bizlere nasip oldu" şeklinde konuştu. "Sözleri dikkate alınsaydı Rize sel bölgesi olarak anılmayacaktı" Ortaya çıkan belgelerin içerisinde Rauf Başar’ın 1942 yılında Rize’nin sel bölgesi olmaması için amonyum sülfat gübrenin yasaklanması gerektiğini yazdığını ancak gübrenin 2019 yılında yasaklandığına dikkat çeken Koyuncu "Rauf Başar’ın 1942 yılında yapmış olduğu toprak analizleri de bizim bu arşivimizde var. O tarihteki analizleri sonucunda Rize topraklarında amonyum sülfat kesinlikle kullanılmaması gerektiğini, eğer kullanılırsa Rize topraklarını yumuşatacağını, Rize bölgesinde sellerin önüne geçilemeyeceğini o tarihte yazmış. Gübrenin 2019 yılında çay tarımında kullanılması kesinlikle yasaklanmış. Maalesef yaklaşık 70 yıl sonra bu dikkate alınmış. Bu sözleri dikkate alınmış, o gübrenin kullanımı yasaklanmış olsaydı bugün Rize sel bölgesi olarak anılmayacaktı" diye konuştu. "Yok etmek çok basit, biz zora talip olduk" Arşiv saklamanın, belgelerin korunmasının tarih için çok önemli olduğunu ifade eden Koyuncu sözlerini şöyle tamamladı: "Elimize ulaşan bu arşivi Rahmetli Rauf Başar’ın ağabeyinin oğlu Tanıl Başar ağabeyimiz bizlere ulaştırdı. Bizde bunları insanların hizmetine sunduk. 1934 ile 1939 yıları arasında yapılan çalışmaların fotoğrafları da bizim elimizde veri yoktu, duyumlar vardı ama belge yoktu. Bizim en çok üzerinde yaptığımız çalışma rahmetli Zihni Derin adıydı. Ama şimdi bu belgelerin içerisinde Zihni Derin’in yaptığı çalışmalar ve talimatnameler de var. Bunların hepsini biz Rauf Başar’ın arşivi sayesinde tedarik ettik."
Kadooğlu Yağ’a Gaziantep’in Yıldızları ödülü
23 Aralık 2025 Salı - 09:39 Kadooğlu Yağ’a Gaziantep’in Yıldızları ödülü Kadooğlu Yağ, ihracat performansı ve uluslararası pazarlardaki istikrarlı büyümesiyle Gaziantep Sanayi Odası tarafından Gaziantep’in Yıldızları Ödül Töreni’nde ödüllendirildi. Yıl boyunca üretim gücü, kalite standartları ve sürdürülebilir ihracat yaklaşımıyla dikkat çeken Kadooğlu Yağ, bu anlamlı ödülle 2025 yılını bir başarıyla daha tamamlamanın gururunu yaşadı. Gaziantep Sanayi Odası’nın en prestijli organizasyonlarından biri olan Gaziantep’in Yıldızları, yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından bir çok ödüle layık görülen Kadooğlu Yağ için ayrı bir anlam taşıyor. "Bu ödül, emeğimizin ve vizyonumuzun bir yansımasıdır" Kadooğlu Yağ Yönetim Kurulu Üyesi Azime Kadooğlu Akbulut, ödüle ilişkin değerlendirmesinde, "Gaziantep gibi üretim ve ihracat kültürü çok güçlü bir şehirde, Gaziantep Sanayi Odası tarafından böyle kıymetli bir ödüle layık görülmek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu ödül, sadece ihracat rakamlarımızın değil ekip ruhumuzun, kalite anlayışımızın ve uzun vadeli vizyonumuzun da bir göstergesidir. Yılın son ödülünü almak, bu başarıyı daha da anlamlı kılıyor. Başta çalışanlarımız olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. İhracatta istikrarlı büyüme vurgusu Kadooğlu Yağ, farklı coğrafyalara uzanan ihracat ağı, yüksek üretim kapasitesi ve güçlü tedarik zinciriyle Gaziantep’in ihracat başarısına katkı sunmaya devam ediyor. Firma, önümüzdeki dönemde de katma değerli üretim ve sürdürülebilir büyüme odağıyla uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Zorlu Enerji, genç kadınlara liderlik yolunu açıyor
23 Aralık 2025 Salı - 09:18 Zorlu Enerji, genç kadınlara liderlik yolunu açıyor Zorlu Enerji, Turkishe ve YeniBirLider iş birliğiyle hayata geçirilen "Liderlikte Kadın Yüz’ü" Programı ile Türkiye’nin farklı bölgelerinden 100 genç kadını 8 ay boyunca mentorluk, eğitim ve rol model buluşmalarıyla liderliğe hazırlıyor. Zorlu Enerji, Turkishe ve YeniBirLider iş birliğiyle hayata geçirilen "Liderlikte Kadın Yüz’ü" Programı, genç kadınların liderlik yolculuklarını desteklemeyi amaçlayan bütünsel bir gelişim modeli sunuyor. İstanbul’da düzenlenen lansman etkinliğiyle tanıtılan program, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 18-30 yaş aralığındaki 100 genç kadını, 8 ay sürecek yapılandırılmış liderlik yolculuğuna çıkaracak. Şirketin Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımıyla uyumlu olarak tasarlanan program, genç kadınların erken yaşlarda mentorluk, rol model teması ve çok boyutlu liderlik deneyimiyle güçlenmesini hedefliyor. Program kapsamında katılımcılar; mentorluk görüşmeleri, eğitim modülleri, rol model buluşmaları ve proje geliştirme süreçlerini içeren uzun soluklu bir gelişim sürecine dahil olacak. Enerji sektöründe kapsayıcı dönüşüm Enerji sektörü, tarihsel olarak düşük kadın temsiliyle anılan alanlardan biri olmaya devam ediyor. Türkiye genelinde enerji sektöründe kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 12 seviyesinde bulunurken Zorlu Enerji Grubu, bu oranı kurum bünyesinde yüzde 26’ye taşıdı. Şirket, 2030 yılına kadar kadın istihdam oranını yüzde 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyor. Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, programın kurumsal dönüşümle olan bağını şu sözlerle ifade etti: "Enerji dönüşümünü kapsayıcı ve eşit temsili önceleyen bir liderlik anlayışıyla, yatırımlar ve teknolojilerle birlikte ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım, dönüşümün kalıcı etkisini güçlendiriyor. ‘Liderlikte Kadın Yüz’ü’ Programı, genç kadınların potansiyellerini görünür kılmayı ve karar alma süreçlerine daha güçlü katılmalarını destekleyen önemli bir adım." Mentorluk, eğitim ve girişimcilik odağı Yapılan açıklamaya göre, programın mentorluk yapısı; C-level yöneticiler ve farklı sektörlerden liderlerin yer aldığı geniş bir mentor havuzuna dayanıyor. Eğitimler ise Mini MBA yaklaşımıyla kurgulandı. Liderlik, girişimcilik, sürdürülebilirlik, teknoloji, finansal okuryazarlık, iletişim ve kariyer tasarımı gibi başlıkları kapsayan programda, yıl boyunca ortalama 50 saatlik bir eğitim içeriği sunulacak. Girişimcilik odağı da programın ana bileşenleri arasında yer alıyor. Katılımcıların geliştirdikleri proje ve girişim fikirlerinin ekosistemle buluşturulması için mentorluk ağı ve partner kurumlarla temas imkânı sağlanacak. Etki ölçümü ve ölçeklenebilir yapı Programın sosyal etkisi, mentorluk görüşmeleri, eğitim katılımı, proje çıktıları, topluluk etkileşimi ve görünürlük artışı başlıklarını kapsayan çok boyutlu bir SROI modeliyle izlenecek. İlk yılın ardından modelin ölçeklenerek büyütülmesi hedefleniyor. Zorlu Enerji sponsorluğunda yürütülen "Liderlikte Kadın Yüz’ü" Programı, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güçlü bir örneği olarak, genç kadın liderliğini destekleyen kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sunmayı amaçlıyor.
Dijitalleşen mali sistemde KURGAN süreci ETSO’da ele alındı
23 Aralık 2025 Salı - 09:18 Dijitalleşen mali sistemde KURGAN süreci ETSO’da ele alındı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile Erzurum Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) iş birliğinde, dijitalleşen vergi sisteminin önemli bileşenlerinden biri olan Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) kapsamında bilgilendirme semineri gerçekleştirildi. Seminere; Erzurum Defterdarı Selahattin Atabek, Erzurum SMMO Başkanı Aykut Özbek, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın, meslek mensupları ve mükellefler katıldı. Seminerde; KURGAN sisteminin işleyiş yapısı, Yapay zekâ destekli anlık analiz süreçleri, E-Fatura uygulamaları, Banka hareketleri ve beyannameler üzerinden yürütülen risk analiz mekanizmaları teknik boyutlarıyla ele alındı. Program kapsamında sunumlar, Ankara Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanı Arif Güloğlu ile Ankara Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkan Yardımcısı Fatih Tarım tarafından gerçekleştirildi. Sunumlarda, KURGAN sistemi üzerinden yürütülen analiz süreçleri ve risk göstergelerine ilişkin uygulamaya dönük bilgiler paylaşıldı. Programda konuşan ETSO Başkanı Saim Özakalın; Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinin vergi denetiminde belirleyici hâle geldiğini, E-Fatura, banka hareketleri ve beyannamelerin entegre değerlendirilmesinin risklerin erken tespitini sağladığını, Mükelleflerin daha dikkatli ve duyarlı hareket etmesinin cezai riskleri azalttığını, Mali kayıtların şeffaflığı ve doğru beyanın sürecin temel unsurları olduğunu, Meslek mensuplarıyla sağlıklı iletişimin kritik önem taşıdığını vurguladı. Seminerin sonunda Başkan Özakalın, misafir protokol üyeleri ile sunumları gerçekleştiren konuşmacılara hediye takdiminde bulundu.
ABD Başkanı Donald J. Trump, Haydar Çolakoğlu’nu kabul etti
23 Aralık 2025 Salı - 09:18 ABD Başkanı Donald J. Trump, Haydar Çolakoğlu’nu kabul etti ABD Başkanı Donald J. Trump, Haydar Çolakoğlu’nu Washington D.C.’de kabul etti. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Çolakoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Çolakoğlu’nu Washington D.C.’de kabul etti. Gerçekleşen görüşmede, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere ait genel değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşme sırasında Haydar Çolakoğlu, küresel ölçekte son 10 ayda 8 savaş bitiren Başkan Donald J. Trump’a, Ortadoğu’da barışın tesisi yönünde bugüne kadar en fazla katkı sunan ABD Başkanı olması dolayısıyla özel teşekkürlerini etti. Turkish American Steering Committee (TASC) Danışma Kurulu Üyesi olan Çolakoğlu, görüşmede Başkan Trump’a ABD-Türkiye ilişkilerine en fazla katkı sunan ABD başkanı olduğunu ifade etti. Çolakoğlu, Başkan Trump’ın görev süresi boyunca Türk-Amerikan ilişkilerine yönelik atılan adımların, iki ülke arasındaki diyalog ve karşılıklı anlayışın gelişmesine önemli katkı sunduğuna ilişkin kişisel değerlendirmesini paylaştı. İki müttefik ülke arasında son dönemde güçlenen olumlu atmosferin, stratejik ortaklık ruhu çerçevesinde, ekonomik ve ticari ilişkiler açısından önemli fırsatlar oluşturduğunu vurgulayan Haydar Çolakoğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Türkiye-ABD ticaret hacminin 100 milyar ABD dolarına yükseltilmesi hedefi kapsamına yönelik özel sektör perspektifiyle yürütülen kurumsal ve bireysel çabaları aktardı. ABD Başkanı Donald J. Trump ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’ye selamlarını iletti. Başkan Trump, Türk-Amerikan ilişkilerinin daha da güçlendirilmesine yönelik temas ve diyalogların sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, Haydar Çolakoğlu’nu tekrar Washington D.C.’de ağırlamaktan memnuniyet duyacağını ifade etti.