Son Dakika
|
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir sergide toplandı
Kadıköy’de alkollü sürücü ekiplere zorluk çıkardı
İstanbul’da organize suç örgütü operasyonu: 18 gözaltı
Hizbullah'tan İsrail'e roket saldırısı
İsrail ordusu, Lübnan’da Hizbullah’a ait roketatar sistemlerini hedef aldı
Rusya’dan 1 günlük ateşkes kararı
Silivri’de metan gazı patlaması: Bina tedbir amaçlı tahliye edildi
EKONOMİ
ASO Başkanı Ardıç: "2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin Tunus’a ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar, ithalatı seviyesindedir"
10 Nisan 2026 Cuma - 11:44:18
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin Tunus’a ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar, ithalatı ise 346 milyon dolar seviyesindedir" dedi. Ankara Sanayi Odası ile Tunus Sfax Ticaret ve Sanayi Odası arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı. ASO Başkanı Seyit Ardıç ile Sfax Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Habib Hammami tarafından, Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghier şahitliğinde imzalanan protokol ile iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iki oda arasında iletişim ağı oluşturulması hedefleniyor. "Türkiye ile Tunus arasındaki iş birliği daha da güçlenecek" ASO Başkanı Seyit Ardıç, imzalanan protokolün yalnızca iki kurum arasındaki iş birliğini değil, Türkiye ile Tunus arasındaki köklü dostluğun ve ekonomik ilişkilerin daha da güçlenmesini temsil ettiğini belirtti. Ardıç, Türkiye ile Tunus arasındaki diplomatik ilişkilerin bu yıl 70. yılının kutlanacak olmasının iş birliğine ayrı bir anlam kattığını ifade ederek, "2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin Tunus’a ihracatı yaklaşık 1,2 milyar dolar, ithalatı ise 346 milyon dolar seviyesindedir. Ankara özelinde ise ihracatımız 32 milyon dolar, ithalatımız ise yaklaşık 3 milyon dolar düzeyindedir. Bu veriler, iş birliğimizin henüz arzu ettiğimiz seviyede olmadığını göstermektedir" diye konuştu. "Hedefimiz, ticaret hacmini artırmak" İki ülke arasında güçlü bir iş birliği potansiyelinin olduğunu belirten Ardıç, "İmzalanan protokol bu potansiyelin hayata geçirilmesi açısından önemli bir adım olacaktır. Hedefimiz, ticaret hacmimizi artırmak, iş birliğimizi çeşitlendirmek ve Ankara ile Tunus arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik ortaklık kurmaktır" şeklinde konuştu. Ankara sanayisinin savunma, makine, otomotiv yan sanayi, elektrik-elektronik ve gıda gibi birçok alanda güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu ifade eden Ardıç sözlerine söyle devam etti: "Bu yapı, makine, tekstil, gıda işleme, yenilenebilir enerji ve bilişim gibi alanlarda Tunus ile önemli iş birliği fırsatları sunmaktadır. Ayrıca Tunus’un geniş ticaret ağı, onu üçüncü ülkelere açılan stratejik bir merkez haline getirmektedir. İmzalayacağımız bu protokol ile ticaret heyeti sayılarının artırılması, iş dünyalarımız arasındaki yüz yüze görüşmelerin geliştirilmesi ve ortak yatırım ile teknoloji iş birliklerinin güçlendirilmesini hedefliyoruz." "Türkiye, diplomatik ilişkilerimizin en güçlü olduğu ülkelerin başında gelmektedir" Törende konuşan Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier, imzalanan protokolün iki ülke arasındaki ekonomik iş birliklerine yeni bir ivme kazandıracağını vurguladı. Diplomatik ilişkilerin 70. yıl kutlamaları kapsamında Türkiye’ye gelen ilk ekonomi heyetinin Sfax Ticaret ve Sanayi Odası olduğunu belirten Büyükelçi Ben Sghaier, Türkiye ile Tunus arasındaki köklü diplomatik ilişkilerin ekonomik alanda da güçlenerek devam ettiğine dikkat çekti. "Türkiye, diplomatik ilişkilerimizin en güçlü olduğu ülkelerin başında gelmektedir" diyen Ben Sghaier, Ankara Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın, iki kardeş ülkenin sanayicileri arasındaki bağları daha da pekiştireceğini ifade etti. İmzalanan iş birliği protokolünün yalnızca mevcut ilişkileri geliştirmekle kalmayacağını, aynı zamanda yeni yatırım ve ticaret fırsatlarının önünü açacağını belirten Ben Sghaier, "Bu anlaşma ile karşılıklı projelerin artacağına ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınacağına inanıyoruz. Söz konusu iş birliğinin Türkiye ile Tunus arasında sürdürülebilir ve çok boyutlu ekonomik ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlayacak" ifadelerinde bulundu. "Afrika pazarlarında ortak varlığımız güçlenecek" Sfax Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Habib Hammami ise Sfax bölgesinin sahip olduğu dinamik yapısıyla Tunus’un en önemli ticaret ve üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekti. İmzalanan protokolün iki ülkede ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade eden Hammami, "İki ülke arasındaki iş birliğinin her geçen gün daha da geliştiğini görüyoruz. İmzalanan protokolün kurumlarımız için yeni ufuklar açacağına, her iki ülkede ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağına ve Afrika pazarlarındaki ortak varlığımızı güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunacağına inanıyoruz" dedi. Karşılıklı ticaret ve yatırım fırsatları artırılacak İş birliği anlaşması kapsamında; Türkiye ve Tunus arasındaki sanayi ve ticaret ilişkilerinin güçlendirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iş dünyaları arasında daha etkin bir iletişim ve iş ağı oluşturulması hedefleniyor. Bu çerçevede; iş eşleştirme faaliyetleri, ortak etkinlikler, mesleki ve teknik eğitim destekleri, girişimcilik ve kapasite geliştirme programları ile bilgi ve deneyim paylaşımına yönelik çalışmalar yürütülecek. İş birliğinin Ankara ve Sfax iş dünyaları arasında sürdürülebilir ortaklıkların kurulmasına katkı sağlayarak her iki ülkenin ekonomik gelişimine destek olması amaçlanıyor. Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen imza törenine; Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier, Sfax Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Habib Hammami, Başkan Yardımcısı Hichem Elloumi, Yönetim Kurulu Üyesi Taha Chaabouni, Sfax Genel Sekreteri Leila Ben Salah, ASO Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ahmet Dinçer ve Ekonomi Müşaviri Prof. Dr. Murat Çetinkaya katıldı.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:29
Aydem Enerji Perakende Grubu ve ATP’den karbon dönüşümünde iş birliği
Enerji şirketi Aydem Enerji’nin elektrik perakende şirketleri Aydem Perakende ve Gediz Perakende ile yenilikçi teknolojiler geliştiren ATP, iş dünyasındaki yeşil dönüşüm için güçlerini birleştirdi. İş birliğiyle Aydem Perakende ve Gediz Perakende’nin kurumsal müşterileri ATP GreenX platformundan yararlanarak, karbon ayak izlerini uçtan uca yönetebilecek. Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde kritik öneme sahip olan karbon yönetimi, Aydem Enerji Perakende Grubu ve ATP arasında gerçekleşen iş birliğiyle sanayi kuruluşları ve işletmeler için daha erişilebilir hale geliyor. Aydem Perakende ve Gediz Perakende, teknoloji şirketi ATP’nin karbon ticaret platformu ATP GreenX iş birliğiyle kurumsal müşterilerine kurumsal ayak izlerini dijital ortamda ölçme, raporlama ve dengeleme süreçlerini yönetme imkânı sunuyor. Kurumsal karbon yönetimi süreçlerini daha etkin yönetmek isteyen şirketler, Aydem Perakende ve Gediz Perakende aracılığıyla bu teknolojik altyapıya erişim sağlayabiliyor. Aydem Enerji Perakende Grubu Genel Müdürü Mustafa İren iş birliğine ilişkin şunları söyledi: "Günümüzde enerji sektörü, sadece elektrik tedarikinden ibaret olmayan, çevresel sorumlulukların ve dijitalleşmenin merkezde olduğu büyük bir dönüşümden geçiyor. Aydem Enerji Perakende Grubu olarak biz de iş ortaklarımızla birlikte bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyoruz. ATP GreenX ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, kurumsal portföyümüzün karbon yönetim süreçlerinde şeffaflık ve uluslararası standartlara uyum açısından güçlü bir kaldıraç etkisi oluşturacağına inanıyoruz. Amacımız, paydaşlarımızın rekabet gücünü artırırken, onlara yeşil dönüşüm yolculuklarında güvenilir ve stratejik bir destek sunmak." "Kullanıcı dostu ve güvenli bir dijital altyapı sunuyoruz" ATP CEO’su Ümit Cinali ise iş birliğine dair teknolojik derinliğe dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Enerji sektörü üretimden tüketime kadar tüm değer zincirinde düşük karbonlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümde enerji perakende şirketlerinin müşterileriyle birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor. ATP GreenX yeşil enerji ve karbon ticaret platformumuzla, karmaşık görünen karbon hesaplama ve ESG performans takibi süreçlerini kullanıcı dostu ve güvenli bir dijital altyapıya kavuşturuyoruz. Aydem Perakende ve Gediz Perakende’nin geniş hizmet ağı ve bölgedeki sektörel tecrübesiyle birleşen teknolojimiz, işletmelerin çevresel etkilerini minimize ederken operasyonel verimliliklerini artırmalarına yardımcı olacak. Sürdürülebilir bir dünya için iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik teknoloji çözümleri sunmaya devam ediyoruz." Yeşil dönüşümde veri odaklı yeni dönem Yapılan açıklamaya göre, iş birliği sayesinde platforma erişim sağlayan Aydem Enerji Perakende Grubu müşterileri; kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarını hesaplayabilecek, gönüllü karbon piyasalarına erişim sağlayarak emisyonlarını dengeleyebilecek ve sürdürülebilirlik raporlarını uluslararası standartlara uygun şekilde oluşturabilecekler. Platform; sınırda karbon düzenlemelerine tabi olan ihracatçılardan küresel değer zincirinde yer alan imalatçılara, yeşil dönüşümü iş modeline entegre etmek isteyen tüm işletmelerden tedarikçilere kadar geniş bir yelpazeye hitap ediyor. Bu yapısıyla platform, yeni nesil ticaret düzeninde ortaya çıkabilecek riskleri yönetmek ve rekabet avantajı sağlamak adına stratejik bir enstrüman olarak konumlanıyor.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:26
BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı
BTSO’nun ev sahipliğinde düzenlenen "Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması"nda konuşan Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Başkanı Bahar Kastan, gelecekte daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir kooperatif yapısının ortaya çıkacağını belirterek, kooperatiflerin doğru destekler ve güçlü iş birlikleriyle en önemli ekonomik modellerden biri olacağını ifade etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla "Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması" gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. "Ekonomik kalkınmada stratejik önemde" Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, "Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz." dedi. "Bursa, kooperatifçilikte öncü bir kent" Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, "Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum." diye konuştu. Kooperatiflerin sayısı 80 bini aştı Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, "Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir." diye konuştu. "Kooperatifçilik teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek" Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. "Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek." diyen Kastan, "Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor."
10 Nisan 2026 Cuma - 11:19
Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10’uncu dönemi başlıyor
Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın yeni dönemi için başvuru süreci başladı. Yapay zekâ, siber güvenlik, ödeme teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarında faaliyet gösteren girişimler 10 Mayıs’a kadar programa başvurabilecek. Garanti BBVA’nın teknoloji odaklı girişimleri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10. dönem başvuruları başladı. Garanti BBVA, 2015 yılından bu yana yürüttüğü Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı ile teknoloji tabanlı girişimcilerin büyüme yolculuklarına destek oluyor. Program, bankanın teknoloji ve inovasyon alanındaki bilgi birikimini girişimcilik ekosistemiyle buluşturmayı amaçlıyor. Programa uygulanabilir ürün veya hizmete sahip, en az iki yıldır faaliyet gösteren, ölçeklenebilir iş modeline sahip ve belirlenen dikeylerde faaliyet gösteren teknoloji girişimleri başvurabiliyor. Başvurular; girişimin teknoloji odağı, ekip yapısı, gelişim potansiyeli ve oluşturduğu etki gibi kriterler doğrultusunda değerlendiriliyor. Jüri değerlendirme sürecinin ardından programa kabul edilen girişimler, 6 ay boyunca Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma Programı kapsamında kapsamlı desteklerden yararlanma fırsatı elde ediyor. Program kapsamında girişimcilere ofis alanı, ihtiyaca özel mentorluk, Garanti BBVA ve iştirakleriyle iş birliği olanakları, reklam ve PR destekleri, eğitim ve seminerler ile avantajlı bankacılık ürün ve hizmetleri sunuluyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, yeni dönem başvurularına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Garanti BBVA olarak girişimcilik ekosistemine uzun yıllardır bütünsel bir yaklaşımla katkı sağlıyor, yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji girişimlerini gelişim yolculuklarında destekliyoruz. Garanti BBVA Partners Tech Programı ile girişimcilere mentorluk, iş birliği olanakları ve güçlü bir ağ sunarken aynı zamanda kurumsal bilgi birikimimizi paylaşmayı önemsiyoruz. Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin global ölçekte başarı hikâyelerine dönüşeceğine inanıyor ve yeni dönemde programa katılacak girişimleri heyecanla bekliyoruz." Bugüne kadar 60’a yakın teknoloji girişimi programa dahil oldu Program kapsamında bugüne kadar 60’a yakın teknoloji girişimi desteklenirken, bu girişimlerin aldığı toplam yatırım tutarı 40 milyon doları aştı. Garanti BBVA Partners Tech Programı, teknoloji girişimcilerinin ölçeklenmesine katkı sağlayarak Türkiye’de inovasyon odaklı girişimcilik ekosisteminin gelişimini desteklemeye devam ediyor. Programın 9. döneminde Artiwise, Malwation-Threat Zone, SCP Eye On Blue, Grispi ve Skymod girişimleri programa dahil olarak Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma Programı kapsamında mentorluk, iş birliği ve büyüme fırsatlarından faydalandı. Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10. dönem başvuruları, garantibbvapartners.com adresi üzerinden 10 Mayıs’a kadar devam edecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Nisan 2026 Çarşamba- 14:36
Sinop’ta iki büyük fuar aynı anda açılacak
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 16:37
Türk markasını dünyaya taşıyorlar
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 18:25
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 15:33
Giresun’da fındıkta don riski yok, üreticiyi kokarca korkutuyor
5
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:59
Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor
23 Aralık 2025 Salı - 13:01
YK Enerji Şirketi’nde toplu iş sözleşmesi imzalandı
Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’nde çalışan enerji işçilerini kapsayan 6. Dönem Toplu İş Sözleşmesi imza altına alındı. TES-İŞ Sendikası ile YK Enerji Şirketi arasında varılan anlaşma doğrultusunda, işçilerin ücret ve çalışma şartlarında önemli iyileştirmeler yapılırken, sosyal haklar da güçlendirildi. Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim A.Ş.’ye bağlı işyerlerinde çalışan üyeler için 01 Mart 2025 - 28 Şubat 2027 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesinin 22 Aralık 2026 tarihinde imzalandığı açıklandı. Sözleşme kapsamında ücretler ve sosyal haklarda yüzde 65 ile yüzde 400 arasında artış sağlandığı, ayrıca yeni kazanımlar elde edildiği ifade edildi. Toplu sözleşme sürecinde üyelerin gösterdiği destek, sabır ve anlayış için teşekkür eden TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, emeği geçen herkese şükranlarını sundu. Erçelik, sözleşmenin masa başında uzlaşıyla tamamlanmasında katkı sağlayan şirket yetkililerine de teşekkür etti.
23 Aralık 2025 Salı - 12:55
Muğla Büyükşehir’den yerel kalkınmaya katkı
Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Köyceğiz Beyobası’nda hayata geçirilen ‘Alım Garantili Süs Bitkisi Üretimi Projesi’, yerel kalkınma, kooperatifçilik ve kadın emeğini odağına alan örnek bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Proje kapsamında Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi desteklenerek, üreticilerin emeği belediyenin hizmet kapasitesiyle buluşturuldu. Daha önce süs bitkisi üretimi yapmamış kooperatif ortağı üreticilere verilen kapsamlı eğitimlerle, bölgede profesyonel süs bitkisi üretimine geçiş sağlandı. 30 üreticiye doğrudan destek, kadın emeği ön planda Projeden 14’ü kadın olmak üzere toplam 30 üretici doğrudan faydalanırken, üretim sezonu boyunca bölgede yaklaşık 70 kadına iş imkânı sağlandı. Böylece proje, yalnızca tarımsal üretimi değil, aynı zamanda kadın istihdamını ve yerel ekonomiyi de güçlendirdi. 28 milyon adetlik dev üretim hacmi Toplamda 28 milyon adet süs bitkisi üretilirken, bu üretimin 14 milyon adedi Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınarak kent genelindeki peyzaj çalışmalarında kullanıldı. Alım garantisi sayesinde üreticiler için sürdürülebilir ve güvenli bir gelir modeli oluşturuldu. Üretim alanları turizmle bütünleşiyor Proje kapsamında yalnızca üretim değil, alanın görünürlüğü ve ziyaret edilebilirliği de ele alındı. Sera tabelaları yenilenerek, üretim alanlarının turizm sektörüyle entegrasyonu hedeflendi. Böylece Beyobası’ndaki üretim alanlarının daha dinamik, tanıtıma açık ve ziyaret edilebilir bir yapıya kavuşması amaçlandı. Alım garantisi modeliyle üreticiyi güçlendiren Beyobası Süs Bitkisi Projesi, kooperatifçilik, kadın emeği ve yerel kalkınmayı bir araya getiren örnek projeler arasında yer alıyor. Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Şaban Çetin, "Muğla Büyükşehir ile beraber başlamış olduğumuz proje devam etmektedir. İlk yıl 2015 yılında 1 milyon 670 bin adet bitkilerin mevsimlik süs bitkisi ile başladık. Şu anda da 25-26 seramızda üretim yapmakta devam etmekteyiz. Üretim şekillerimiz mevsimlik çiçeklerimiz var saksıda. İbireli ağaç gruplarımız var. Üretime devam ediyoruz. Muğla Büyükşehirimizin yılda iki defa alım garantili sözleşme yapıp, bu yapmış olduğumuz sözleşmeye istinaden üretim yapıyoruz. Ve üretmiş olduğumuz bitkiler ve çiçeklerimizi Muğla’nın talep ettiği, Muğla’nın Büyükşehir alanlarına götürüp, Muğla Büyükşehir’e beraber, Muğla Büyükşehir’e işlerle dikiyorlar" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Buket Kallem, "Alım garantili süs bitkisi projemiz için buradayız, Beyobası’ndayız. Büyükşehir Belediyesi olur olmaz, ilk yaptığımız projelerden bir tanesi buydu. Bugün de katlanarak devam ediyor. Sayın Başkanımız Ahmet Aras’ında önderliğinde, sera sayılarımız ve üretici sayılarımız artarak devam ediyor. Bugün 27 seraya ulaşmış durumdayız. İlk başta bizim bir amacımız vardı. Bütün kooperatifleri kendi konularında özelleştirmek ve gerçekten kaliteli üretim yapabilecek hale getirmekte öncelikle. Biz bu sayıya Muğla’da artık ulaştık. 52 tane kooperatif, birlik, bu tarz tarımsal üretim yapan tesislerle ya da kooperatiflerle, bütün yapılarla, STK’larla bir araya geldik. Bu desteklemelerimizin her türlü desteklememiz vardı. Yani süt tankı, yöresel ürünler, zeytin, badem tesisleri, organik üretim, yani aklınıza gelebilecek her konu şarap, sirke, pekmez. Bunların hepsi bizim bu üretim faaliyetlerimiz içerisindeydi. Sonrasındaki amacımız da birlik haline gelebilmekti. Bir kooperatif birliği, bir güç birliği yapısı oluşturabilmekti. Biz buna da ulaşmış durumdayız. Bu yapımızla birlikte, kooperatif güç birliğimizle, 7 ülkeye ihracatımızı da yaptık. Üretim kapasitelerimizi de arttırdık. Markalı üretimlerimizi de yaptık. Aynı zamanda da kaliteli üretim yapabilmek için laboratuvarımızı da kurduk. Burada bir organizasyon yapısı var. Bu bir başarı örneği. Başından sonuna kadar Büyükşehir desteğiyle ve vatandaşımızın, burada özellikle kadın üreticilerimiz var, kadın üreticilerimizin katılımıyla bir model oluşturuldu ve güçlü bir kooperatifleşme örneği oldu burası. Şu anda üreticilerimizin birçoğu kadın ve sadece Büyükşehir Belediyemize değil, birçok kurumlara ve özel sektöre de satış yapmaktalar. Yüzüncü Yıl Gıda Analiz Laboratuvarımızın da en büyük amacı, yerel üreticimizi desteklemek hem de bütün bu kooperatif, birlik, STK gibi tarımla uğraşan yapıları desteklemekti. Vatandaşlarımıza hayırlı olsun" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, projeye ilişkin değerlendirmesinde, Beyobası’nda hayata geçirdiğimiz alım garantili süs bitkisi projesi, yerel üretimi destekleyen, kooperatifleri güçlendiren ve üreticinin emeğini güvence altına alan önemli bir çalışma olduğunu, bu yaklaşımın hem yerel kalkınmaya katkı sunduğunu, hem de belediyenin ihtiyaçlarını yerel üreticilerden karşıladığını açıkladı.
23 Aralık 2025 Salı - 12:51
Vakıfların Tüfe endeksini katlayan kira artışları esnafı zorluyor
Tarihi çarşılarında Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce uygulanan kira artışları esnafı zor durumda bıraktı. Son 3 yıldır, TÜFE endeksinin kat kat üzerinde yapılan zamların ardından, bu sene de enflasyonun 2-3 katına varan kira artışları, esnafı dükkan kapatma noktasına getirdi. Rayiç bedel değerlemesi adı altında geçen sene yüzde 200 ila 600’leri bulan artışlar yaşanırken, bu yıl ise bazı dükkânlara TÜFE’nin 2 katı, bazılarına enflasyon oranında zam yapılması, geçen yıl verilen sözlerin tutulmaması olarak değerlendirildi. Devletin iş yeri ve konut kiraları için en fazla yüzde 37 oranında artış yapılabileceğini açıklamasına rağmen, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yüzde 40 ile 55 oranında kira zammı uyguladığı belirtildi. Vakıflara ait dükkânlarda son 5-6 yıldır kira artışlarının esnafı zora soktuğu, bazı dönemlerde fahiş oranlara ulaştığı ifade ediliyor. Esnafın en çok tepki gösterdiği konuların başında KOSGEB destekli kiralamalar geliyor. Yeni açılan dükkânlarda ilk 2 yıl kiraların devlet desteğiyle ödendiği, bu nedenle yüksek bedellerle sözleşme yapıldığı belirtiliyor. Bu yüksek kiralar, destek süresi sona erdikten sonra çarşıdaki, eski mevcut esnafa "rayiç bedel" olarak emsal gösteriliyor. KOSGEB desteği bittiğinde ise bu kiraların ödenemez hale geldiği, bunun da dükkân devirleri ve kapanmaları artırdığı öğrenildi. Ali Paşa Çarşısı Dernek Başkanı Yılmaz Sanış, kira artışlarıyla ilgili yaklaşık 5-6 yıldır sıkıntı yaşadıklarını belirterek, "Geçtiğimiz yıl yeniden değerlendirme gerekçe gösterilerek, Vakıflar yüzde 200 ila 600 arasında zam yaptı. Normalde, sözleşme gereğince takip eden 5 yıl boyunca TÜFE’ye göre artış yapılması gerekirken bu sene bu durum uygulanmadı. Bu yıl satışlardaki azalma ve ekonomik şartlarında kötüleşmesi ile zam yapılmamasını ya da TÜFE oranında artış olmasını bekliyorduk. Enflasyon ile devletin mücadelesi içinde böyle yapılması gerekmiyor muydu. Ancak yüzde 40-60 oranında zam yapıldı. Her yıl vakıf kiracılarında dükkânını devreden ya da kapatan esnaf sayısı artıyor. Birçok arkadaşımız kirasını çıkartamadığı için işyerini kapatmayı düşünüyor" dedi. Rayiç bedellerin belirlenme yöntemine de değinen Sanış, dükkânlar ihaleye çıktığında kira bedellerinin yükseldiğini, KOSGEB desteğiyle bu kiraların iki yıl devlet tarafından ödendiğini, ardından esnafın dayanamayarak dükkânı bıraktığını söyledi. Sanış, "Bırakılan bu yüksek kiralar bize rayiç olarak yansıtılıyor ve kiralar sürekli yukarı çekiliyor. Bu durum esnafın ayakta kalma şansını bitiriyor. Tarihi çarşıların kira gelirleri düşüyor. Boş kalan dükkanlar, bürolar yılbaşından sonra daha da artacak. Vakıf maksadı, kuruluş yapısı zarar görüyor" ifadelerini kullandı. Ali Paşa Çarşı esnafından Nuri Yıldırım da kira artışlarının TÜFE oranlarına göre yapılması gerektiğini vurgulayarak, mevcut uygulamaların tarihi çarşılardaki esnaf yapısını da bozacağını dile getirdi.
23 Aralık 2025 Salı - 12:45
Toroslar EDAŞ’tan Hatay’a 52 milyon TL’lik enerji güvenliği projesi
Toroslar EDAŞ, Antakya’da deprem sonrası yeniden inşa edilen bölgelerde başlatılan ticari projeler ve yeni yerleşim alanları için enerji altyapısını kapsamlı bir planlama ile güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirket, 2025 yılı yatırım planı kapsamında Hatay genelinde 1,82 milyar TL bütçe ayırırken, yılın ilk 11 ayında yapılan 1,2 milyar TL’lik bakım çalışmalarıyla birlikte toplamda 3 milyar TL’yi aşan projeleri hayata geçirdi. Toroslar EDAŞ, Hatay’ın Antakya ilçesinde enerji arz güvenliğini artırmak ve bölgenin enerji altyapısını güçlendirmek amacıyla kritik bir yatırım hayata geçiriyor. 52,3 milyon TL tutarındaki bu yatırımla, büyük ölçekli yeni yerleşim alanları ve ticari yapılar için alternatif besleme hattı kuruluyor. Böylece şehir merkezinde yapımı tamamlanmak üzere olan yaklaşık 45 bin konut ve 8 bin ticari alanın enerji arzı, olası arıza ve kesintilere karşı daha dayanıklı hale getiriliyor. Hatay Valiliği koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında, Haraparası Mahallesi’ndeki dağıtım merkezi ile Güzelburç Mahallesi’ndeki dağıtım merkezi arasında primer ring hat inşa ediliyor. Hatay’ın farklı ilçelerinde enerji altyapısı güçlendiriliyor Toroslar EDAŞ, Hatay’da Antakya (Güzelburç, Haraparası, Dikmece-Gülderen), Samandağ (Merkez, Tekebaşı, Meydan, Uzunbağ, Fidanlı, Tomruksuyu) ve İskenderun’da (Gediksaray, Denizciler, Akçay) yürüttüğü projelerle enerji altyapısını güçlendiriyor. 2025 yılında Antakya, Samandağ ve İskenderun ilçelerine yaklaşık 650 milyon TL’lik bütçe ayrılarak, adı geçen mahallelerdeki projeler özelinde 251,5 milyon TL’yi aşan yatırımlarla yeni yerleşim ve ticari alanların enerji ihtiyacı karşılanırken, çalışmalarla birlikte daha güvenli, modern ve düzenli bir şebeke yapısı oluşturuluyor. Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci, projeyle ilgili olarak, "Hatay’da yeni gelişen yerleşim alanlarının artan enerji taleplerini kesintisiz ve güvenli şekilde karşılamak için altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu projeler ile bölgenin enerji arz güvenliğini artırarak, hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarına cevap veriyoruz. Projelerin hayata geçirilmesinde verdikleri destek için, başta Valimiz Mustafa Masatlı olmak üzere Hatay Büyükşehir Belediyemiz, ilçe belediyelerimiz ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarına teşekkür ederim" dedi. Projeye ait çalışmaların 31 Aralık 2025 tarihine kadar tamamlanması planlanıyor. Toroslar EDAŞ, Hatay genelinde sürdürülen bu ve benzeri yatırımlarla bölgenin enerji kalitesini ve sürekliliğini artırmaya devam ediyor.
23 Aralık 2025 Salı - 12:23
TAB Gıda 2000’inci restoranını Kars’ta açtı
Hızlı servis restoran işletmecisi TAB Gıda, Türkiye’de 2000’inci restoranını Kars’ta açarak ekonomiye katkısını ve sunduğu istihdam imkanlarını daha da güçlendirdi. Hızlı servis restoran operatörü TAB Gıda, Edirne’den Kars’a uzanan büyüme vizyonu doğrultusunda, çatısı altındaki 7 markadan, ekosistem şirketlerinden ve dijitalleşme yatırımlarından aldığı güçle yeni restoran açılışlarına devam ediyor. Şirket, Burger King markasıyla Kars’ta 2000’inci restoranını açarak Türkiye’nin her noktasını kapsayan büyüme stratejisinde önemli bir dönüm noktasına imza attı. Restoran, şirketin hizmet kalitesinin yanında oluşturacağı işgücü ve ekonomik hareketlilikle de bölgeyi destekleyecek. "Her yıl restoran portföyümüzün yüzde 10’u kadar yeni restoran açarak ülkemizin her yerinde büyümeyi sürdürüyoruz" Açılışı değerlendiren TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu, "Türkiye’nin lider hızlı servis restoran operatörü olarak 30 yılı aşan yolculuğumuzda kendimize her zaman yeni hedefler koyarak daima ileri gitmeyi benimsedik. Bu kapsamda, her yıl portföyümüzün yaklaşık yüzde 10’una karşılık gelen sayıda yeni restoran açmayı sürdürüyoruz. İstanbul’da tek bir restoranla başladığımız hikâyemiz, bugün Türkiye’nin dört bir yanına yayıldı. Bu yolculukta 2000’inci restoranımızı Kars’ta açmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’deki mutfak tercihlerinin yüzde 85’ini kapsayan yedi markamızla güçlü bir büyüme hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Büyürken hem ülkemizin ekonomisine destek oluyoruz hem de restoranlarımızla daha fazla istihdam oluşturuyoruz. Büyüme başarımızda; stratejik karar alma yetkinliğimiz, operasyonel verimliliğimiz, pazar dinamiklerini ve tüketici eğilimlerini doğru okuyabilmemiz ve yüksek inovasyon kapasitemiz kadar gıda işletmeciliği konusundaki ihtiyaçlarımızı kendi bünyemizde karşılamamıza imkân tanıyan ekosistem şirketlerimizin önemli payı bulunuyor. Şirket olarak uzun vadeli bakış açımızla yatırımlarımızı istikrarlı biçimde sürdürürken paydaşlarımız için kalıcı değer üretiyoruz. Dünya çapında sevilen markaları, gıda ve hijyen standartlarından ödün vermeden Türkiye’deki tüketicilerin beklentilerine uygun yeniliklerle sunma kabiliyetimizin yanı sıra, kendi oluşturduğumuz ve yakın coğrafyalardan başlayarak yurt dışına da açtığımız markalarımız da uzun yıllardır pazarda öncü konumda olmamızın temel unsurları arasında yer alıyor. TAB Gıda’da markalarımızın dengeli yapısı, müşteri odaklı inovasyonlarımız ve dijitalleşme yatırımlarımız bizi güçlü bir şekilde ileri taşıyor. Ekosistem şirketlerimizin sağladığı benzersiz destekle, önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir değer oluşturarak büyümeye devam edeceğiz" dedi. "Teknoloji yatırımlarımızla, Franchise sistemimizle ve operasyonel gücümüzle liderliğimiz ve sürdürülebilir büyümemiz güçlenerek devam ediyor" Şirketin teknoloji yatırımları, sürdürülebilir ve dengeli iş modeliyle büyümeye devam ettiğinin altını çizen TAB Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Korhan Kurdoğlu ise şöyle konuştu: "Şirketimizde inovasyon kapasitemizin yanında, franchise ekosistemimiz, güçlü operasyon yapımız, entegre ekosistemimiz, markalarımızın rekabet gücü ve uzun vadeli yatırım disiplinimizle bugün bir kilometre taşına daha imza attık. 2000’inci restoranımızın Kars’ta açılması, uzun vadeli büyüme modelimizin bir yansıması. Türkiye’nin her noktasında ekonomiye katkı sağlayacak, istihdam oluşturacak, teknolojik yeniliklerle hizmet sunacak ve bölgesel potansiyeli harekete geçirecek yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. Restoranlarımız işimizin kalbinde yer alıyor ve bu bilinçle onları birer deneyim alanına dönüştüren önemli yatırımlar yapıyoruz. Yalnızca lezzetli ve kaliteli ürünler sunan noktalar olarak görmediğimiz restoranlarımızı, veriye dayalı çalışan, teknolojiden beslenen ve müşterisini yakından tanıyan modern ve dijital deneyim merkezlerine dönüştürüyoruz. Aynı zamanda franchise ağımızı güçlendiriyoruz ve markalarımızı daha fazla yatırımcıyla buluşturmayı sürdürüyoruz. Sadece restoran sayısı açısından değil; teknolojiyi etkin kullanma ve yenilikçi çözümler geliştirme konusunda da öncü bir yaklaşımı sürdürüyoruz. Hedefimiz, yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde teknoloji ve yapay zekâ kullanımında sektörün lider şirketleri arasında yer almak. Entegre tedarik zincirimiz, güvenilir ve yüksek operasyonel standartlarımız ve teknolojik ilerlemeyi merkeze alan yönetim yaklaşımımız ve bu yetkinlikleri hayata geçiren insan kaynağımız sayesinde büyüme hedeflerimizi yerine getiriyoruz. Kars’ta açılışını yaptığımız 2000’inci restoranımızla beraber, sunduğumuz fırsatları, üstün hizmet kalitemizi, markalarımızın gücünü ve istihdam olanaklarımızı ülkemizin her köşesine taşımayı sürdüreceğiz. Ülkemizdeki varlığımızı daha da genişletirken sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzda da kararlılıkla ilerleyeceğiz." 2 bin restoran ve 22 bini aşkın çalışanla Türkiye ekonomisine destek Yapılan açıklamaya göre, bugün 2000’e ulaşan restoran sayısıyla şirket, Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Kuzey Makedonya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de restoranlar işletiyor. Franchise operasyonları dahil 22 bini aşkın çalışan istihdam eden şirket, Türkiye ekonomisine sunduğu önemli katkıları her gün artırıyor. Şirket bünyesinde, Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby’s ve Subway gibi dünya çapında başarılı olmuş markalar ve Usta Dönerci ve Usta Pideci gibi şirketin sıfırdan oluşturduğu iki marka olmak üzere toplam 7 marka bulunuyor. Ana hissedarı TFI TAB Gıda Yatırımları’nın kurduğu birbiriyle entegre çalışan dev gıda ekosistemi sayesinde şirket, gıda tedarikini ve lojistik operasyonlarının büyük bölümünü kendi içinde karşılayarak Türkiye’den dünyaya örnek olan bir iş modeliyle çalışmaya ve büyümeye devam ediyor.
23 Aralık 2025 Salı - 12:18
Emeklilerin Aralık ayı "pazar desteği" ödemeleri hesaplara yattı
Kırıkkale Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında Aralık ayı Pazar Desteği ile ihtiyaç sahibi emeklilerin Kırıkkale Kart hesaplarına destek ödemelerini aktararak, proje başlangıcından bu yana toplam 9 milyon 168 bin TL tutarında katkı sağladı. Kırıkkale Belediyesi tarafından hayata geçirilen "Emekli Pazar Desteği Projesi" kapsamında, Aralık ayında ihtiyaç sahibi 689 emeklinin hesabına bin 500 TL tutarında nakdi destek aktarıldı. Yapılan ödemelerle birlikte emeklilere yalnızca Aralık ayı içinde 1 milyon 33 bin 500 TL destek sağlandı. Sosyal belediyecilik anlayışıyla yürütülen proje kapsamında, artan enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan emekliye destek veriliyor. Projenin başladığı günden bu yana emekliye sağlanan toplam destek tutarının 9 milyon 168 bin TL’ye ulaştığı bildirildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Belediye Başkanı Ahmet Önal, göreve geldikleri günden itibaren sosyal belediyeciliği öncelik olarak benimsediklerini belirterek, emeklinin yaşadığı ekonomik zorlukların farkında olduklarını ifade etti. Önal, aylık bin 500 TL’lik pazar desteğiyle emeklinin temel gıda ihtiyacını daha rahat karşılamasını hedeflediklerini vurguladı. Başkan Önal, emeklinin yıllarca çalışarak ülkeye değer kattığını hatırlatarak, bu desteğin yalnızca ekonomik bir katkı değil, aynı zamanda dayanışma anlayışının da bir yansıması olduğunu dile getirdi. Sosyal destek uygulamasının önümüzdeki dönemde de artırılarak sürdürüleceği kaydedildi.
23 Aralık 2025 Salı - 12:04
Siemens Healthineers, TÜRKRAD 2025’te görüntülemenin geleceğini ve sürdürülebilir teknolojilerini paylaştı
Siemens Healthineers, TÜRKRAD 2025’te sürdürülebilir görüntüleme teknolojileri ve yapay zekâ destekli çözümleriyle radyolojinin geleceği hakkında bilgi verdi. Şirket, klinik verimlilik, hasta deneyimi ve çevresel sürdürülebilirliği bir araya getiren yeniliklerini sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Siemens Healthineers, Türk Radyoloji Derneği tarafından bu yıl 46’ncısı düzenlenen Ulusal Radyoloji Kongresi’nde (TÜRKRAD) sağlık profesyonelleriyle bir araya geldi. Antalya’da gerçekleşen ve Türkiye’nin en büyük radyoloji buluşmalarından olan TÜRKRAD 2025 kapsamında şirket, görüntüleme alanındaki sürdürülebilir teknolojilerini, klinik iş akışlarını destekleyen yenilikçi çözümlerini ve yapay zekâ destekli yaklaşımını sektör profesyonelleriyle buluşturarak katılımcılara görüntülemenin geleceğine dair kapsamlı bir deneyim sundu. Kongre boyunca sektör paydaşları, Siemens Healthineers’ın MR, bilgisayarlı tomografi, anjiyografi, mamografi ve ultrason alanlarında sunduğu çözümleri yakından inceleme fırsatı buldu. Neredeyse sıfır helyum ile çalışan MR çözümünden, mamografide görüntü kalitesi ve hasta konforunu bir arada sunan sisteme; girişimsel radyoloji ve kardiyovasküler uygulamalarda yüksek hassasiyet ve optimize edilmiş doz yönetimi sağlayan teknolojilerden, farklı klinik ihtiyaçlara yönelik geniş bir ultrason portföyüne kadar pek çok çözüm kongre katılımcılarıyla buluştu. Siemens Healthineers’ın klinik verimliliği ve hasta deneyimini odağına alan çözümleri, enerji ve kaynak kullanımını optimize eden, çevresel etkiyi azaltan tasarımlarıyla öne çıktı. Bu teknolojilerle birlikte tanıtılan yapay zekâ ve otomasyon destekli dijital iş akışları, radyologların iş yükünü azaltmayı, görüntü oluşturma ve değerlendirme sürelerini kısaltmayı ve tanısal tutarlılığı güçlendirmeyi hedefliyor. Siemens Healthineers ayrıca, radyoloji ve görüntüleme alanındaki güncel bilimsel çalışmaları ve uluslararası gelişmeleri derlediği İnovasyon Dergisi’nin 3’nci sayısını da kongreye özel olarak yayımladı. Dergide Türkiye’nin farklı illerindeki sağlık kurumlarında Siemens Healthineers teknolojilerini kullanan profesyonellerle yapılan röportajlar ve klinik çalışmalar yer alıyor. Klinik ve teknolojik yenilikler sahnede Kongrede, 2021’de piyasaya sunulan ve 2025’te yeni ürünlerle genişleyen, photon-counting teknolojisine sahip bilgisayarlı tomografi cihazı ailesinin lansmanı gerçekleştirildi. Lansmana Siemens Healthineers Görüntülemeden Sorumlu Bölge Başkanı Martin Deutschmann konuşmacı olarak katıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen sempozyumda, yeni nesil cihazların sunduğu spektral verilerle birleşen yüksek uzaysal çözünürlük ve doz tasarrufu seviyelerinin, ’görünmeyeni görmeyi’ mümkün kıldığı ve tanısal güveni artırdığı çeşitli vaka analizleriyle aktarıldı. Bu yaklaşımın, ek tetkik ihtiyacını ortadan kaldırarak ciddi maliyet tasarrufu sağlama potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Sürdürülebilir ve verimli çözümlerle fark oluşturmak" Siemens Healthineers Türkiye Görüntülemeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ertan Cömert, şirketin sürdürülebilir teknoloji vizyonunu şöyle özetledi: "Siemens Healthineers olarak, görüntüleme teknolojilerinin yalnızca tanı koymakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda klinik karar alma süreçlerini hızlandırarak, iş akışlarını sadeleştirip sağlık profesyonellerinin üzerindeki yükü azalttığını biliyoruz. Artık, görüntüleme sistemlerinin sağlık hizmetlerinde üstlendiği rol daha da genişliyor. Yüksek klinik performansın yanı sıra, enerji ve kaynak kullanımını optimize eden, çevresel etkiyi azaltan çözümler geliştirmek artık temel önceliklerimizden biri. TÜRKRAD 2025’te paylaştığımız teknolojiler, klinik ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan bu yaklaşımımızın somut yansıması. TÜRKRAD bu vizyonu paylaşmak için bize fırsat sunan çok köklü, ulusal ve en yüksek katılımlı kongremiz. Siemens Healthineers olarak, Türkiye’de sağlık hizmetlerinin dönüşümüne uzun vadeli ve sürdürülebilir katkılar sunmayı sürdüreceğiz." Siemens Healthineers Görüntülemeden Sorumlu Başkanı Martin Deutschmann da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin görüntüleme alanındaki potansiyeli ve yenilikçi teknolojiler üzerine şunları söyledi: "Türkiye’de radyoloji ekosistemi güçlü akademik yapısı, nitelikli insan kaynağı ve teknolojiye açıklığıyla çok önemli potansiyele sahip. TÜRKRAD 2025’te buna yakından tanık olma fırsatı buldum. Lansmanını gerçekleştirdiğimiz bilgisayarlı tomografi ürün ailemize yönelik gerçekleştirdiğimiz uydu sempozyumumuzda, teknolojimizin çıktılarını anlatma ve profesyonellerle fikir alışverişi yapma fırsatı buldum. Amacımız; radyologların ve klinik ekiplerin günlük pratiklerini destekleyerek, tanı süreçlerinin tedavi kararları üzerindeki etkisini güçlendirmek. Siemens Healthineers olarak, Türkiye’ye sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini destekleyen ve klinik ile operasyonel faydayı bir arada sunan çözümlerimizle katkı sunmaya devam edeceğiz."
23 Aralık 2025 Salı - 11:29
Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi projesi tanıtıldı
İstanbul Ticaret Odası öncülüğünde, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilecek Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi Projesi’nin tanıtımı, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımıyla gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Odası öncülüğünde, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilecek Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi Projesi’nin tanıtımı, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımıyla gerçekleştirildi. İTO merkez binasında tanıtımı gerçekleştirilen projenin detayları katılımcılara aktarıldı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Hem dün, hem de bugün Veri İstanbul’u yaparken, tek hedefimiz açık bilgiyi kullanılabilir bilgi yapmak, ihtiyacı olan herkes için faydalı bilgiye dönüştürmek. Gözümüzün önündeki sayısal gerçekliği, işimizi ve üretimimizin gerçeği yapmak" dedi. "Verilere yeni bir anlam katmayı çok önemsiyoruz" İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Dijital çağın hayat ve iş yapış tarzımızı dönüştürdüğü günümüzde biz de verilere yeni bir anlam katmayı çok önemsiyoruz. Bu amaçla ilk adımı attık ve istatistik birimimizi, Stratejik Araştırmalar Merkezi’ne (İTOSAM) dönüştürdük. Burada farklı kurumlar tarafından toplanan verileri bir araya getirerek geniş veri havuzu oluşturan; ekonomik hayatın hacmini ve canlılığını ölçen veri setleri hazırlayan; özetle İstanbul ve Türkiye ekonomisine yönelik araştırmalar yapan güçlü bir yapı oluşturduk. Şimdi de bu çalışmalarımızı İstanbul Valiliğimizin büyük katkısı ve İSTKA desteğiyle yeni bir içeriğe ve evreye taşıyoruz" şeklinde konuştu. "Bugünün dili yapay zekadır" Günümüz dilinin yapay zeka olduğunu belirten Avdagiç, "Projemizin basit bir hedefi var: İstanbul’da açık veri kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak; farkındalığı temin ederek bu verilerin araştırmacılar, teknoloji geliştiriciler ve iş dünyasınca etkin şekilde kullanılmasını sağlamak. Biliyorsunuz, bugünün dili yapay zekadır. Bu nedenle biz de projemizde yapay zekadan azami ölçüde yararlanacak ve yapay zeka destekli etkin bir açık veri kütüphanesi platformu oluşturacağız. Böylece İstanbul’un ekonomik ve ticari hayatını analiz edecek, inovasyon ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunacağız. Bunu başardığımız takdirde sizlerle birlikte mutlaka başaracağımıza inanıyorum, İstanbul birçok alanda sahip olduğu küresel merkez olma vasfına, veri bilimi ve teknoloji inovasyonu merkezi olmayı da ekleyecektir" ifadelerini kullandı. "Bilginin daha çok ihracat ve daha çok refah olduğunu" hep birlikte göreceğiz" Bilginin ihracat ve refah olduğunun altını çizen Avdagiç, "Bilginin daha çok ihracat ve daha çok refah olduğunu" hep birlikte göreceğiz. Çünkü bu projeyle büyük veriye dayalı girişimlerin oluşmasını sağlayıp destekleyeceğiz. Kuşkusuz, Veri İstanbul yabancı yatırımcılardan daha çok istifade edilerek, İstanbul’un ticari ve ekonomik gelişiminin artmasını da sağlayacak. Yine projenin en önemli taraflarından biri de bilgi artık cebimizde olacak. Çünkü Veri İstanbul mobil uygulamasını da devreye almayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
23 Aralık 2025 Salı - 11:20
Bulgaristan levası tabelalardan kalktı
Yeni yıla kısa bir süre kala yaşanan gelişmeler Edirne’de de etkisini göstermeye başladı. Bulgaristan ile yoğun sınır ticaretinin yaşandığı kentte, döviz bürolarındaki fiyat bilgilendirme tabelalarından Bulgar levası kuru kaldırıldı. Her ne kadar tabelalarda yer almasa da, döviz bürolarının leva bozdurma işlemlerini sürdürdüğü öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, leva bozdurmak isteyen vatandaşlar için alım fiyatlarının 20 ile 24 TL arasında değiştiği ifade ediliyor. Bulgaristan euroya geçiyor Bulgaristan, 1 Ocak 2026 itibarıyla euroya geçerek Euro Bölgesi’nin 21’inci üyesi olacak. Bu adımla birlikte, 1881 yılından bu yana kullanılan ulusal para birimi leva, yaklaşık 145 yıl sonra tedavülden kalkacak. Böylece Bulgaristan tarihinde ikinci kez resmi para birimi değişmiş olacak. 1997 yılından bu yana para kurulu sistemi uygulayan Bulgaristan’da leva, önce Alman markına, ardından euroya sabitlenmişti. Euroya geçişle birlikte uygulanacak sabit kur 1 euro = 1,95583 Bulgar levası olarak belirlendi. Bu oran, Alman markının euroya dönüşmesiyle birlikte 1999 yılından bu yana fiilen uygulanıyordu. TCMB’den resmi düzenleme Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2 Ocak 2026’dan itibaren alım satıma konu olan dövizler listesinden Bulgar levasını çıkardı. Söz konusu karar, 20 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2008-32/34 sayılı tebliğine ilişkin TCMB genelgesinde yapılan değişiklikleri kapsıyor. Alınan kararla birlikte, TCMB nezdinde Bulgar levası üzerinden gerçekleştirilen alım-satım işlemleri 2026 yılının başından itibaren sona erecek. Bulgaristan’ın euroya geçmesiyle birlikte söz konusu işlemler bundan sonra euro üzerinden yapılacak.
23 Aralık 2025 Salı - 10:54
Türkiye-Pakistan kardeşliği savunma ve havacılıkta güçleniyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşlik bağlarını uzay, havacılık ve savunma sanayii alanında daha da ileri taşımak amacıyla Pakistan’a ‘Sektörel Ticaret Heyeti’ programı düzenledi. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen programda, iki ülke arasında savunma sanayii, havacılık teknolojileri ve stratejik yatırımlar alanında yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Program kapsamında BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu ve BASDEC üyesi firmalardan oluşan heyet, Pakistan’da üst düzey temaslarda bulundu. Heyet Pakistan İletişim ve Türkiye-Azerbaycan Yatırım Bakanı Abdul Aleem Khan, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Haroon Akhtar Khan ile Pakistan Turizm ve Altyapı Bakanı Sardar Yasir İlyas Khan ile bir araya gelerek savunma ve havacılık sanayiinde ortak projeleri değerlendirdi. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Türkiye-Pakistan ekonomik iş birliğinin çatı kuruluşlarıyla da temaslarını sürdüren BTSO heyeti, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkanı Umar Qureshi ve Başkan Yardımcısı Qurrat-ul-Ain ile görüşmeler gerçekleştirdi. Program çerçevesinde Pakistan’ın önde gelen teknik üniversiteleri arasında yer alan National University of Science and Technology (NUST) ile Turkish Aerospace Pakistan (TAİ-Pakistan) ofisi ziyaret edildi. TAİ Pakistan Direktörü Muhammad Sohail Sajid, Türkiye’nin milli havacılık projeleri KAAN ve HÜRJET kapsamında yürütülen tasarım ve prototip çalışmaları hakkında heyete kapsamlı bilgiler sundu. İşbirliği imkanları da konuşuldu BTSO ve BASDEC heyeti ayrıca Pakistan ordusunun zırhlı araç ve tank üretim merkezi Heavy Industries Taxila (HIT), silah ve mühimmat üretiminde kritik rol üstlenen Pakistan Ordnance Factories (POF) ile Pakistan Hava Kuvvetleri’nin uçak ihtiyaçlarını karşılayan Pakistan Aeronautical Complex (PAC) Kamra tesislerinde incelemelerde bulundu. Heyet, temasları kapsamında Pakistan Mühendislik Konseyi ve Pakistan Havacılık Konseyi üyeleriyle de ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek somut iş birliği adımlarını görüştü. Pakistan’da B2B görüşmeleri BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, dost ve kardeş ülke Pakistan’ın heyeti tüm temaslarda en üst düzey protokol ve yakın ilgiyle karşıladığını belirtti. Saner, dört günlük ziyaret kapsamında önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade ederek şunları söyledi: "Pakistan’da Sanayi ve Üretim, İletişim, Turizm ve Ticaret Bakanları ile bir araya geldik. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği, Havacılık Konseyi ve Mühendislik Konseyi ile toplantılar ve B2B görüşmeler gerçekleştirdik. Üniversiteler ve AR-GE merkezlerinin ardından uçak, zırhlı araç ve silah üretim tesislerini ziyaret ettik ve tüm ziyaretlerimizde en üst düzeyde ağırlandık. Etkinliklerin tamamına Savunma Sanayii Başkanlığımız ile Büyükelçilik yetkililerimiz eşlik etti." "Pakistan büyük fırsatlar sunuyor" Gördükleri ilgi ve misafirperverliğin iki ülke arasındaki güven ilişkisini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Saner, bunun ekonomik ve kültürel alanlarda önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Saner, "Bizleri son derece memnun eden bu yaklaşım, Türkiye ile Pakistan arasındaki karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesidir. Güven, her türlü iş birliğinin temelidir. 251 milyon nüfusa sahip bu kardeş ülke savunma ve havacılık sektörümüzün yanı sıra inşaat, gıda, turizm, metal ve makine gibi birçok sektörde önemli iş fırsatları barındırmaktadır." diye konuştu. Ziyaret sonrası sürecin de yakından takip edileceğini belirten Saner, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu seyahatin ardından ortaya çıkan iş fırsatlarının ve ülkeler arası gelişmelerin takipçisi ve destekçisi olacağız. Başarılı organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, katılımcılarımıza ve Pakistan’daki dostlarımıza BTSO Savunma Havacılık Konseyi ve BASDEC Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum." "Pakistan Türkiye’yi gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" BASDEC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, BASDEC heyetinin Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Pakistan’da son derece üst düzeyde karşılandıklarını belirterek, "Pakistan yöneticileri ve halkı, Türkleri gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" dedi. Pakistan’ın savunma ve havacılık başta olmak üzere gelişmiş bir askeri sanayiye sahip olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, normal şartlarda girilmesi mümkün olmayan askeri tesisleri ziyaret etme imkânı bulduklarını ifade etti. Pakistan’da Ar-Ge çalışmalarının oldukça ileri seviyede olduğunu belirten Hatipoğlu, NUST’un bunun önemli bir örneği olduğunu dile getirerek, Pakistanlı mühendislerin cazip şartlarla Türkiye’de istihdam edilebileceğini, ayrıca nitelikli uluslararası mühendis yetiştirilmesi konusunda Pakistan Engineering Council (PEC) ile iş birliği yapılabileceğini kaydetti. "Pakistanlı firmalar ile görüşmeler sürecek" BASDEC üyesi firmalar için Pakistan’da önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, uçak sanayi, mühimmat ve silah sanayi, dron üretimi, makine, kalıp ve fikstür, havalimanı yer ekipmanları ile komponent ve yarı mamul üretimi alanlarında Pakistanlı kuruluşlarla karşılıklı iş birliklerinin mümkün olduğunu vurguladı. Ziyaret edilen Pakistanlı kuruluşları Bursa’ya davet ederek, firmalar bazında somut iş birliği imkanlarını görüşmeyi planlandıklarını ifade eden Hatipoğlu, hâlihazırda COMIT firmasının elektronik mayın dedektörü satışı projesi ile UÇAKSAN firmasının kamikaze dron üretimi projelerinin görüşme aşamasında olduğunu söyledi. Dr. Hatipoğlu, Ticaret Bakanlığı’na, Savunma Sanayii Müşaviri Abdullah Orhan’a, Pakistan Yatırım Konsolosu Ahmet Khan’a ve Pakistan’daki firmalara desteklerinden dolayı teşekkür etti. "Elektronik mayın dedektörü ihracatı için somut adımlar attık" COMIT Mühendislik Genel Müdürü Fatih Mestan, Pakistan’da gerçekleştirdikleri görüşmelerin son derece olumlu geçtiğini söyledi. Elektronik mayın dedektörü ihracatı kapsamında devam eden tekliflendirme ve ihale süreçleri hakkında dört ayrı bakanlığa bilgi verme imkânı bulduklarını belirten Mestan, şu ifadeleri kullandı: "Savunma Bakanlığı ile devam eden görüşmelerimiz ve taleplerimiz hakkında kapsamlı bilgilendirmede bulunduk. Ayrıca ziyaret ettiğimiz Heavy Industries Taxila firmasında üretilen tanklar için de dedektör tedarik edebileceğimizi ifade ettik ve bu konuda olumlu geri dönüşler aldık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." "Milli savunma vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyoruz" ERFA Makine Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Onan, ziyaretin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Onan, "BASDEC iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Pakistan ziyaretimiz, beklentilerimizin de üzerinde oldukça verimli ve umut verici gelişmelerle tamamlandı. Türkiye ve Pakistan arasında, ülkemiz adına stratejik öneme sahip ve büyük kazanımlar getirecek bir iş birliğinin temellerinin atıldığına inanıyoruz." dedi. Bursa sanayisinin uluslararası alandaki gücüne dikkat çeken Onan, "Bursa’mızın sanayi gücünü küresel ölçekte daha ileriye taşımak ve milli savunma vizyonumuza katkı sağlamak adına böylesine önemli bir sürecin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu önemli organizasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. "Pakistan temaslarımız oldukça olumlu geçti" UÇAKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emre Balcı, ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezleriyle savunma ve havacılık alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, BASDEC’in firmalar için büyük bir güç oluşturduğunu söyledi. Balcı, "Yurt içi ve yurt dışında iş görüşmelerini küme olarak yapmak bizim için çok büyük bir avantaj. Pakistan, Türkiye’ye yakınlığı nedeniyle öncelikli ülkelerimizden biri oldu. Bu kapsamda Pakistanlı partnerlerle iş birliği yapmak için bir ziyaret gerçekleştirdik ve temaslarımız oldukça olumlu geçti." dedi. Ziyaret kapsamında dört bakan, hava kuvvetleri ve genelkurmay yetkilileri ile görüşmeler yaptıklarını aktaran Balcı, süreçlerin zaman aldığını ancak güçlü iş birlikleri hedeflediklerini vurguladı. Balcı, "Pakistanlı ortaklarla çalışarak kendi ürünlerimizi farklı bir modelle aktarmayı planlıyoruz. Karşı taraf da bu iş birliklerine olumlu yaklaşıyor. Kısa süre içinde somut çalışmaların başlayacağını söyleyebilirim. Onlar da Türkiye’yi ziyaret etmeyi planlıyor. Bu ziyaret tek başına yapılabilecek bir organizasyon değildi, tamamen kümelenme içinden çıkan ortak aklın bir sonucu oldu. Savunma ve havacılık alanında çalışacak firmalara BASDEC üyesi olmalarını tavsiye ediyorum. Bu faaliyetlerin hayata geçmesine büyük katkı sağlayan BTSO’ya teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
23 Aralık 2025 Salı - 10:54
Elazığ’da hazırlanan proje bakanlıktan destek aldı
Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) tarafından hazırlanan proje, IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan destek almaya hak kazandı. IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamındaki LEADER Yaklaşımı Tedbiri’ne başvuruda bulunan 60 ildeki 156 Yerel Eylem Grubunun (YEG) tamamı desteklenmeye hak kazandı. Yaklaşık 2.2 milyar TL tutarındaki yerel kalkınma stratejisi bütçeli 156 YEG Derneğin yüzde 100 hibeyle destekleneceği aktarıldı. Destek alan 156 dernek arasına Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği’de yer aldı. Bu kapsamda Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği, il genelinde aktif olarak faaliyet gösteren tek Yerel Eylem Grubu olma özelliğini taşıdı. Derneğin 2025-2030 dönemini kapsayan 5 Yıllık Yerel Kalkınma Stratejisi ve Eylem Planı, proje uzmanı Bihter Yaldız Tut tarafından hazırlanarak kapsamlı analizler, katılımcı toplantılar ve yerel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildi. Hazırlanan strateji ve eylem planları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanarak desteklenmeye hak kazandı. Dernek, yıllık 60 bin Euro olmak üzere yüzde 100 hibe desteğiyle, 5 yıllık dönemde yaklaşık 15 milyon TL tutarında kırsal kalkınma kaynağını bölgeye kazandırma hakkı elde etti. Bu süreçte, Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği ile Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) arasında imzalanacak iş birliği protokolü çerçevesinde, 5 yıllık kalkınma programının etkin ve şeffaf bir şekilde uygulanması planlanıyor. Dernek Başkanı ve proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma politikaları çerçevesinde uygulanan LEADER Tedbiri, yerelden kalkınma yaklaşımını esas alan, katılımcı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir modeldir. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan Yerel Eylem Grupları (YEG); kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve yerel halkın bir araya gelerek bölgesel ihtiyaçlara uygun kalkınma stratejileri geliştirmesini amaçlar. Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, IPARD Programı kapsamında uygulanan LEADER Tedbiri ile Yerel Eylem Grupları desteklenmektedir. YEG’ler; ilçelerde kaymakamlık oluru ve valilik onayı ile kurulan, tüzel kişiliğe sahip dernek statüsünde yapılardır. İlçe belediyeleri, kaymakamlıklar ve ilgili kamu kurumları bu yapıların doğal paydaşları ve tüzel üyeleri arasında yer alırken; kadınlar, gençler, çiftçiler, üreticiler, esnaf ve sivil toplum temsilcileri yönetim süreçlerine aktif olarak dahil edilmektedir. Bu yönüyle YEG’ler, ilçede yaşayan her kesimin temsiline dayalı kapsayıcı bir yönetişim modeli sunar" dedi. Proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "ETOPDER’in proje geliştirme, uygulama, izleme ve raporlama alanlarındaki kurumsal kapasitesi, stratejinin sahaya güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Dernek olarak Baskil Yerel Eylem Grubu’nun kalkınma stratejilerinin hazırlanmasında hem de uygulanacak projelerin koordinasyonunda aktif rol üstlenerek, yerel kalkınmaya sürdürülebilir ve katılımcı bir vizyon kazandırmayı hedeflemekteyiz. IPARD III Programı döneminde uygulanacak bu strateji ile; tarım ve kırsal üretimin desteklenmesi, kadınlar ve gençler başta olmak üzere dezavantajlı grupların güçlendirilmesi, yerel girişimciliğin ve sosyal kalkınmanın teşvik edilmesi, sivil toplumun kapasitesinin artırılması, katılımcı ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.
23 Aralık 2025 Salı - 10:46
"Sürdürülebilir Geleceği Tasarla" (SGT) Yarışması’nın 10’uncusu sonuçlandı
Rönesans Holding’in, 10’uncusunu düzenlediği "Sürdürülebilir Geleceği Tasarla" Yarışması bu yıl Esmiyor ve Impact Hub İstanbul iş birliği ile gerçekleşti. İklim değişikliği ile mücadele olarak belirlenen tema çerçevesinde ‘Azaltım’ veya ‘Uyum ve Dayanıklılık’ odağında projelerin kabul edildiği Sürdürülebilir Geleceği Tasarla Yarışması’nda yapı, ürün ve hizmet tasarımı kategorilerinde toplam dokuz proje ödül aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder