Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile telefonda görüştü
Başbakan Şerif, Trump’tan İran saldırısını 2 hafta ertelemesini istedi
Levent’teki çatışmada kurşunlar çevredeki binalara isabet etti
İran: "ABD kırmızı çizgileri aşarsa yanıtımız bölgenin ötesine geçecek"
Levent’teki çatışma ile ilgili gözaltı sayısı 5’e yükseldi
Trump: "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek"
Bakan Gürlek’ten İsrail Konsolosluğu önündeki çatışmayla ilgili açıklama
MUBRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Levent Arkan tutuklandı
İsrail Konsolosluğu yakınındaki çatışmada 3 saldırgan etkisiz hale getirildi
Aralarında Mustafa Ceceli, Melek Mosso, Simge Sağın’ın da bulunduğu ünlü isimlere uyuşturucu operasyonu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Bakan Fidan, Pakistanlı mevkidaşı ile telefonda konuştu
İran’dan Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve İsrail’deki bazı köprü ve güzergahlar için uyarı
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "Orban’ın yeniden seçilmesini sağlamamız gerekiyor"
Çin ve Rusya, Bahreyn’in Hürmüz Boğazı’na ilişkin BM tasarısını veto etti
Beyaz Saray, İran'a yönelik nükleer silah kullanımı değerlendirildiğini yalanladı
Bakan Çiftçi: "Çatışma sırasında yaralanan 2 polisimizin ameliyatları başarıyla tamamlanmıştır"
Vali Gül, yaralı 2 polisi hastanede ziyaret etti
EKONOMİ
Ticaret Bakanlığı: "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, tavizsiz devam edecektir"
07 Nisan 2026 Salı - 20:46:46
Ticaret Bakanlığı tarafından, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında, CİMER üzerinden iletilen şikayetler doğrultusunda İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince, Sultanbeyli ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik denetimler gerçekleştirildi; meyve ve sebze ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendi. Yapılan incelemelerde; salkım domates, domates, portakal, çarliston biber, kapya biber, salçalık biber, dolmalık biber, sivri biber, köy biberi, çalı fasulyesi, maydanoz, dereotu, beyaz turp ve zencefil ürünlerinde yapılan alış ve satış fiyatları karşılaştırıldığında, ilgili ürünlerde fahiş fiyat artışı uygulandığına yönelik güçlü bulgulara ulaşıldığı tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda adı geçen işletmede satışa sunulan çok sayıda üründe fahiş fiyat artışı yapıldığı kanaatine varılmış olup, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildiğini açıkladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadeleri kullanıldı.
07 Nisan 2026 Salı - 20:24
Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi
Ticaret Bakanlığı tarafından, Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi. Bakanlık tarafından konu gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik gerçekleştirilen denetimler sonucu; kırmızı kapya ve yeşil sivri biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden şekilde incelendi. Bakanlık tarafından yapılan incelemelerde; kırmızı kapya biber ürününün, Adana ili Karataş ilçesine bağlı merkez köylerde faaliyet gösteren komisyoncudan 7 liradan satın alındığı, söz konusu ürünün Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 30 liradan satıldığı, ilgili zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 199 lira 99 kuruştan sunulduğu, yeşil sivri biber ürününün ise Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 20 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün vatandaşa 249 lira 99 kuruştan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi.
07 Nisan 2026 Salı - 18:51
Çarşamba’da hidroponik maydanozda ilk hasat yapıldı
Samsun’un Çarşamba ilçesinde, hidroponik (su kültürü) sistemle yetiştirilen maydanozların ilk hasadı gerçekleştirildi. Çarşamba Dikbıyık Mahallesi’nde, hidroponik sistemle yetiştirilen maydonazların ilk hasadı, İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürü İrfan Öztürk ile birlikte il ve ilçe müdürlüğü teknik personellerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Hidroponik sistemle üretilen maydanoz, gıda, kozmetik ve ilaç sanayisinde geniş kullanım alanına sahip bir ürün olarak öne çıkıyor. İklim avantajı ve kapalı sera sistemleri sayesinde, yıl boyunca üretim yapılabilmesi üreticilere önemli fırsatlar sunuyor. 5,5 dekar alanda, 90 bin fide ile kurulan tesiste, bakanlığın EKÜY kapsamında çevre dostu üretim yöntemlerini de uygulanıyor. Hidroponik sistemde bitkinin tüm besin ihtiyacı su yoluyla karşılanırken, aynı üretim döneminde 6 kez hasat yapılabiliyor. Açık alanda dekara ortalama 1,2 ton olan maydanoz üretimi, su kültürü yöntemiyle yaklaşık 9 tona çıkarak verimde büyük bir artış sağlıyor. Samsun il Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, "Modern tarım teknikleriyle üretimde verimliliği artırmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi hedefliyoruz. Hidroponik sistem, üreticilerimize yüksek verim ve düşük maliyet avantajı sağlıyor. Bu tür çevre dostu uygulamalar, ilimizde tarımın geleceğini güvence altına alıyor" dedi.
07 Nisan 2026 Salı - 18:31
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan KTO’nun hizmet kalitesini vurguladı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M.Rıfat Hisarcıklıoğlu Kuşadası Ticaret Odası’nı ziyaret ederek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Kuşadası Ticaret Odası Başkanı Serdar Akdoğan ve yönetimini tebrik ederek başlayan Hisarcıklıoğlu odanın sunduğu hizmet kalitesinin uluslararası standartlarda tescillendiğini vurguladı. Kuşadası Ticaret Odası’nın Berlin Paris ve Londra’daki oda üyeleriyle aynı kalitede hizmet verdiğini belirten Hisarcıklıoğlu burasının tam anlamıyla beş yıldızlı bir oda olduğunu ifade etti. Hisarcıklıoğlu özellikle Başkan Serdar Akdoğan’ın vizyonuna ve çalışmalarına ayrı bir parantez açtı. Akdoğan’ın tecrübelerinden Ankara’da bizzat istifade ettiklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu "Serdar kardeşimin turizm konusundaki hassasiyetini ve yerel kalkınma için attığı adımları yakından takip ediyoruz" dedi. Ayrıca odanın eğitime verdiği desteği ve Kuşadası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yapılan protokol kapsamındaki hami rolünü takdirle karşıladığını belirterek nitelikli ara eleman yetiştirme konusundaki başarılarından dolayı Akdoğan’a teşekkürlerini sundu. Turizm sektörüne yönelik müjdeler de veren Hisarcıklıoğlu Kredi Garanti Fonu aracılığıyla sektöre nefes aldıracak 60 milyar TL’lik yeni bir kredi paketinin açıklandığını duyurdu. Kuşadası’nın Türkiye turizminin öncüsü olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu odanın kadın girişimcilere verdiği önemi ve meclisteki kadın üye sayısını da büyük bir başarı olarak nitelendirdi. Ziyaret sonunda misafirperverlikleri için tüm meclis üyelerine ve çalışanlara teşekkür eden Hisarcıklıoğlu Kuşadası’nın Ankara’daki temsil gücünün yüksek olduğuna vurgu yaptı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
05 Nisan 2026 Pazar- 13:35
Çiftçiler, Çetintepe Barajı’nın Araban Ovası’nı suyla buluşturacağı zamanı bekliyor
2
07 Nisan 2026 Salı- 11:08
General Motors, Türkiye’de Tur Oto ile resmi temsilcilik anlaşması imzaladı
3
04 Nisan 2026 Cumartesi- 12:38
Kars’ta dolmuş ücretlerine tepki
4
07 Nisan 2026 Salı- 09:26
Uzun ve sağlıklı yaşama A&S Investment Holding’den 2 milyar euroluk yatırım
5
07 Nisan 2026 Salı- 13:04
Yılın ilk çeyreğinde 2 bin 784 ton fındık ihraç edildi
26 Aralık 2025 Cuma - 10:08
En yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48,0 oldu
En yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 48,0 olurken en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,4 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Gelir Dağılımı İstatistikleri’ni açıkladı. Son yapılan araştırma sonuçlarına göre, en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 48,0 olurken en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,4 oldu. Gini katsayısı 0,410 olarak tahmin edildi Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir. Gini katsayısı hesabında hanenin ve fertlerin elde ettiği yıllık gelirlerin toplamından, gelir referans döneminde ödenen vergiler ve diğer hane veya kişilere yapılan düzenli transferler düşüldükten sonra bulunan hanehalkı kullanılabilir geliri kullanılmaktadır. Daha önceki yıllardan farklı olarak 2025 yılı sonuçları ile birlikte, idari kayıtlardan elde edilen vergi ve sosyal güvenlik priminin net kullanılabilir gelire dahil edilmesi ile elde edilen brüt gelir için Gini katsayısı hesaplandı. En son yapılan araştırma sonuçlarına ilişkin Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,003 puan azalış ile 0,410 olarak tahmin edildi. Tüm sosyal transferler hariç tutulduğunda Gini katsayısı 0,473, emekli ve dul yetim maaşı dahil diğer tüm sosyal transfer gelirleri hariç tutulduğunda ise 0,420 olarak tahmin edildi. Brüt gelir üzerinden hesaplanan Gini katsayısı ise 0,422 oldu. Toplumun en yüksek gelir elde eden yüzde 20’sinin elde ettiği payın en düşük gelir elde eden yüzde 20’sinin elde ettiği paya oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak 7,5, gelirden en fazla pay alan yüzde 10’unun elde ettiği gelirin en az pay alan yüzde 10’unun elde ettiği gelire oranı şeklinde hesaplanan P90/P10 oranı ise 0,4 puan azalarak 12,9 olarak gerçekleşti. Yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri 662 bin 414 TL oldu Türkiye’de yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri bir önceki yıla göre yüzde 76,7 artarak 662 bin 414 TL oldu. Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 332 bin 882 TL oldu Türkiye’de yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre yüzde 77,3 artarak 187 bin 728 TL’den 332 bin 882 TL’ye yükseldi. Tek kişilik hanehalklarında yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri 418 025 TL oldu Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirlerinde en yüksek gelir, geçen yıla göre 194 bin 166 TL artarak 418 bin 025 TL ile tek kişilik hanehalklarının oldu. Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 386 bin 713 TL iken tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarında bu değer 338 bin 164 TL oldu. En düşük yıllık ortalama eşdeğer kullanılabilir hanehalkı fert gelirine sahip hanehalkı tipi ise 264 bin 413 TL ile en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalkları oldu. Toplam gelirden en yüksek payı yüzde 49,7 ile maaş ve ücret geliri aldı Toplam gelir içerisinde en yüksek payı, yüzde 49,7 ile bir önceki yıla göre 0,9 puan artan maaş ve ücret geliri aldı. İkinci sırayı yüzde 18,3 ile önceki yıla göre 2,5 puan azalan müteşebbis geliri alırken üçüncü sırayı yüzde 18,2 ile önceki yıla göre 0,4 puanlık artış gösteren sosyal transfer geliri oluşturdu. Tarım gelirinin müteşebbis geliri içindeki payı yüzde 15,6 olurken, emekli ve dul-yetim aylıklarının sosyal transferler içindeki payı ise yüzde 89,3 olarak gerçekleşti. En yüksek yıllık ortalama esas iş geliri 566 bin 839 TL ile yükseköğretim mezunlarının oldu Eğitim durumuna göre yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla yükseköğretim mezunlarında 566 bin 839 TL, lise ve dengi okul mezunlarında 376 bin 932 TL, lise altı eğitimlilerde 290 bin 323 TL, bir okul bitirmeyenlerde 183 bin 900 TL olarak hesaplandı. Geçen yıla göre yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 83,0 ile yükseköğretim, en düşük artış ise yüzde 56,7 ile lise ve dengi okul mezunlarında oldu. Yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 79,0 ile inşaat sektöründe oldu Esas iş gelirleri sektörel ayrımda incelendiğinde; en yüksek yıllık ortalama gelirin 426 bin 045 TL ile hizmet sektöründe, en düşük yıllık ortalama gelirin ise 237 bin 461 TL ile tarım sektöründe olduğu görüldü. Bir önceki yıla göre; yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 79,0 ile inşaat sektöründe gözlenirken, bunu yüzde 75,8 ile hizmet sektörü izledi. Diğer taraftan sanayi sektöründe yüzde 70,1, tarım sektöründe ise yüzde 54,4 artış gözlendi. En yüksek yıllık ortalama esas iş geliri 1 milyon 204 bin 791 TL ile işverenlerin oldu İşteki duruma göre yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla işverenlerde 1 milyon 204 bin 791 TL, ücretli maaşlılarda 379 bin 047 TL, kendi hesabına çalışanlarda 348 bin 045 TL ve yevmiyelilerde 186 bin 682 TL olarak hesaplandı. Geçen yıla göre en yüksek artış yüzde 80,7 ile ücretli ve maaşlılarda, en düşük artış ise yüzde 49,7 ile işverenlerde oldu. En düşük gelir TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti Araştırma sonuçlarına göre 2025 yılında, Türkiye’de yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 332 bin 882 TL iken, İBBS 2. Düzey bölgeleri itibarıyla en yüksek olduğu bölge 449 bin 618 TL ile TR51 (Ankara) bölgesi oldu. Bu bölgeyi, 434 bin 929 TL ile TR10 (İstanbul) bölgesi ve 405 bin 896 TL ile TR31 (İzmir) bölgesi izledi. En düşük yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri ise 172 bin 552 TL ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. Gelir eşitsizliği en fazla TR71 (Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir) bölgesinde oldu Son yapılan araştırma sonuçlarına göre P80/P20 oranı Türkiye’de 7,5 iken, bu değerin en düşük olduğu İBBS 2. Düzey bölgesi 4,6 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) ve TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) olurken bu bölgeyi 4,9 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgeleri izledi. P80/P20 oranının en yüksek olduğu İBBS 2. Düzey bölgeleri ise 8,5 ile TR71 (Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir), 8,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) ve 8,1 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) oldu. Bir önceki yıla göre son yüzde 10’luk grupta olanların yüzde 68,1’i aynı gelir grubunda kaldı Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine göre sıralı yüzde 10’luk gelir grupları itibarıyla fertlerin bir önceki yıla göre yüzdelik geçişleri incelendiğinde; bir önceki yılda ilk yüzde 10’luk grupta olan fertlerin 2025 yılında yüzde 58,9’unun, son yüzde 10’luk grupta olan fertlerin ise yüzde 68,1’inin gelir grubu değişmedi. Ayrıca 2024 yılında ilk yüzde 10’luk grupta olan fertlerin yüzde 19,8’i 2025 yılında bir gelir grubundan fazla yükseldi. Son yüzde 10’luk grupta olan fertlerin yüzde 11,4’ü ise bir gelir grubundan fazla düştü. Bir önceki yılda işsiz olan fertlerin yüzde 38,7’si 2025 yılında çalışmaya başladı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması panel veriden elde edilen sonuçlara göre 2024 yılında işsiz olan fertlerin yüzde 38,7’si 2025 yılında çalışmaya başladı. Faaliyet durumu 2024 yılında çalışan olarak belirlenen fertlerin yüzde 90,3’ü 2025 yılında çalışma hayatına devam etti. Bir önceki yıl işgücüne dahil olmayan fertlerin ise yüzde 10,1’i işgücüne (çalışan+işsiz) katıldı.
26 Aralık 2025 Cuma - 10:01
Dededen gelen arıcılığı profesyonelleştirdi, ürettiği bal dünyada zirveye çıktı
Zonguldak’ta yaşayan Akosman çifti, 9 yıl önce 40 kovanla başladıkları arıcılık yolculuğunda "Kestane balının diyarı Zonguldak" sözünü uluslararası arenada kanıtladı. Saflık ve kalite göstergesi olan prolin değeri dünya standartlarının üzerinde çıkan Zonguldak kestane balı, önce Londra’da ardından Paris’te düzenlenen uluslararası yarışmalarda iki yıl üst üste ‘altın bal’ ödülüne layık görüldü. Kilimli ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Muhammet Akosman, dedesinden ve ailesinden devraldığı arıcılık mesleğini akademik eğitimle birleştirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arıcılık Bölümü’nden mezun olan Akosman, 2016 yılında kendi işletmesini kurdu. Devlet desteğiyle 40 kovanla başladığı üretimini, eşiyle birlikte her yıl büyüttü. Muhammet Akosman, üretim sürecini ve elde edilen başarıyı şu sözlerle anlattı: "Zonguldak bölgesinde kestane balı ve arı ürünleri üreticisiyim. Dededen gelen bir mesleğimizi devam ettiriyoruz. Zonguldak bölgesi endemik bitkiler var. Özellikle kestane balı dünya standartlarının üzerinde bir bal ve kalitesi de bu kadar yüksek. Biz bu balı iyi bir şekilde üretmeye çalışıyoruz. Arıcılığa çok önem veriyoruz. Önem verdiğimiz için en iyi sonuçları elde ettik. 2024 senesinde Londra’da Altın Bal Ödülü almıştık. 2025 üretimi üretimde ise bu sefer Paris’e Uluslararası Bal Yarışması’na katıldık." "İki sene peş peşe ödül almak gurur verici" Akosman, iki yıl üst üste kazanılan altın ödüllerin kendileri ve Zonguldak için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. 2024 yılında Londra, 2025 yılında da Paris’te ödül aldıklarını söyleyen Akosman, "Bu yarışmayla da birlikte yine iki sene iki üst üste altın balı ödülünü almış olduk. Yani bu konuda çok mutluyuz, gururluyuz hatta. 2025 senesinde ürettiğimiz kestane balıyla Paris’e bu sefer yarışmaya katıldık. Yine uluslararası arenada Paris’te altın ödülünü aldık. 2 sene peş peşe altın ödülünü almak, Zonguldak’a bu ödülü getirmek çok güzel. Bizim için çok gurur verici bir olay." "Bu bal antioksidan bakımından çok zengin" Zonguldak kestane balının farkını analiz sonuçlarının net şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Akosman, balın sağlık açısından da çok özel bir ürün olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: "Bu balı almamızın, bu ödülü almamızın sebeplerinden biri Zonguldak’ın dünya standartlarının üzerinde bir kestane balının olması. Bu bal antioksidan bakımından çok yüksek. Hatta dünya standartlarında en üstün en fazla antioksidan kestane balında var. Bunun yanında kestane balı bağışıklığı yükseltir. Akciğer rahatsızlıklarında ve üst solunum rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinmektedir." "Yer altı elması kömür, yer üstü elması kestane balı" Zonguldak’ın hem yeraltı hem de yerüstü zenginliklerine dikkat çeken Akosman, şu ifadeleri kullandı: "Hatta ben her zaman şu cümleyi kullanıyorum. Bizim Zonguldak’ın yeraltı elması kömürse yerüstü elması da kestane balıdır. Yani bu cümleyi her yerde vurguluyoruz. Çünkü Zonguldak bizim için çok değerli. Kestane balımız da değerli. Bu şekilde üretime güzel bir şekilde devam etmeye çalışıyoruz." Bal analizlerinde özellikle prolin ve diastaz değerlerine önem verdiklerini belirten Akosman, elde edilen sonuçları da ayrıntılarıyla paylaştı. Akosman, "Biz tahlile bal gönderdiğimizde analizi okumak çok önemli. Analizde dikkat ettiğimiz konular var. Prolin ve diastaz sayıları. Yani bunlar arının bal attığı değerdir. Yani insanın baldan aldığı faydadır. Bunlar dünya standartlarının çok üstünde çıkıyor bizim kestane balında. Ortalama 1.500 üstü. Hatta Londra’da ödül aldığımızda 1.980 rakamlarını yakaladık. 2025’te ise 1.500 üzeri prolin değerleri 45-50 arası diastaz. Yani baldan aldığımız kalite ve fayda çok üst seviyeler seviyelerde" dedi. "Hedefimiz Zonguldak kestane balını tanıtmak" Geleneksel arıcılıkla modern yöntemleri birleştirdiklerini belirten Akosman, hedeflerini şu sözlerle anlattı: "Biz dededen gelen arıcılığı devam ettiriyoruz. Şu an Muğla Üniversitesi Arıcılık bölümünden mezun oldum. Yani kültürel yöntemle bir yandan şu anki modern arıcılığı birleştirip en kaliteli arı ürünlerini üretmeye özen gösteriyorum. Bundan sonraki sürecimiz Zonguldak kestane balını bir yerlere taşımak, tanıtmak ve diğer arı ürünleriyle birlikte Zonguldak’ta güzel bir marka olmak." Piyasada balda tağşişin yaygın olduğuna da dikkat çeken Akosman, üretim anlayışlarını şu sözlerle ifade etti: "Çünkü biliyorsunuz şu an birçok yerde balda tağşiş yani kalitesizlik çok var. Biz en iyi ürünü üretip kendi çocuklarımıza getirebildiğimiz balları ve arı ürünlerini birçok ailenin sofrasına getirmek. Çünkü kestane balı normal sofralık bir bal değildir. Sabah aç karnına tatlı kaşığı yenen yani sağlık amacıyla tüketebileceğimiz bir üründür. En iyi bir şekilde yapıp arıcılığımızı en iyi bir şekilde balımızı üretip bunu bu şekilde müşterimize ve piyasaya sunmaya çalışıyoruz." Eşi Sevgi Akosman da arıcılığın yaşamlarının merkezinde olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Arının içerisindeyiz. Kestane balı üretimi yapıyoruz. Eşimle tanıştığımdan beri arıcılığın içerisindeyim. Gezginci arıcılık yapıyoruz aslında ama asıl mesleğimiz kestane balı. Kestane balının şifalarından biraz bahsetmek istiyorum. Antioksidan etkisi var, bağışıklık etkisi var. O yüzden kestane balını tüm dünyaya tavsiye ediyoruz." Zonguldak kestane balının farkını vurgulayan Sevgi Akosman, iki yıl üst üste alınan ödüllerin önemine dikkat çekerek konuşmasını şöyle tamamladı: "Bizim kestane balımızın diğer kestane bağlarından farkını söylemek istiyorum. 2024 yılında Londra’da 2025 yılında da Paris’te ödül aldık. Dünyanın en iyi kestane balını ürettik. Eşimle birlikte arıcılığı severek yapıyoruz. Tüm kadın üreticilere arıcılığı tavsiye ediyorum. Kadınların yapamayacağı hiçbir şey yoktur."
26 Aralık 2025 Cuma - 09:59
Osmangazi Belediyesi yüzde 50 hibeli çilek fidesi dağıtacak
Osmangazi Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek ve yerel üreticiye katkı sağlamak amacıyla "Bereket Fideleri" projesi kapsamında yüzde 50 hibeli çilek fidesi desteğinde bulunacak. Belediye Başkanı Erkan Aydın öncülüğünde hayata geçirilen projeyle, "Her fide bir umut, her hasat bir bereket" sloganıyla Osmangazi sınırlarındaki çiftçilere destek olunması hedefleniyor. Başvuru şartları ve detaylar Hibe destekli proje kapsamında dağıtılacak Albion (yedi veren de deniliyor) cinsi frigo çilek fideleri, sertifikalı ve yüksek verimli özellikleriyle öne çıkıyor. Proje şartlarına göre her bir üreticiye 5 bin adet çilek fidesi teslim edilecek. Fidelerin maliyetinin yüzde 50’si Osmangazi Belediyesi tarafından karşılanacak. Başvuruda bulunacak üreticilerin 2025-2026 yılına ait Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kaydının bulunması ve arazilerinin Osmangazi ilçe sınırları içinde olması gerekiyor. Destekten aynı haneden yalnızca 1 (bir) kişi faydalanabilecek. Başvurular dijital ortamda alınıyor Üreticiler, hibe desteği başvurularını 15 Aralık 2025 ile 15 Ocak 2026 arasında gerçekleştirebilecek. Başvurular, belediyenin resmi internet sitesi (osmangazi.bel.tr/fide-dagitimi-basvuru) üzerinden online olarak veya ilgili duyuru görsellerindeki QR kod okutularak yapılabilecek. Osmangazi Belediyesi, bu projeyle bölgedeki tarımsal çeşitliliği artırmayı ve çiftçinin girdi maliyetlerini düşürerek yerel ekonomiyi canlandırmayı amaçlıyor.
26 Aralık 2025 Cuma - 09:53
Mersin’de hıyar fidesi desteği Aydıncık’ta hasada dönüştü
Mersin Büyükşehir Belediyesinin Aydıncık’ta yüzde 70 hibeyle dağıttığı hıyar fideleri seralarda ürüne dönüşürken, üreticiler artan verim ve kaliteyle hasada başladı. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Aydıncık’ta tarımsal üretimi desteklemek amacıyla hayata geçirilen ‘Hıyar Fidesi Dağıtımı Projesi’ kapsamında, üreticiler hasat sürecine başladı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen proje kapsamında dağıtılan fideler, Aydıncık’ta seralarda yetiştirilerek ürün vermeye başladı. Aydıncık’ta örtü altı sebze üreticilerinin verimliliğinin artırılması, modern tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin gelir düzeyinin yükseltilmesi hedefiyle hayata geçirilen proje ile sofralık tüketime uygun, verimli ve piyasa değeri yüksek sırık hıyar fideleri, üreticilere yüzde 70 hibeli olarak ulaştırıldı ve seralarda hasat başladı. "42 üreticiye, toplamda 45 bin 360 adet hıyar fidesi dağıttık" Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Ziraat Mühendisi Aysun Seçkin, Aydıncık’ta dağıtımı yapılan hıyar fideleriyle, üretimde verim ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi. Seçkin, "Aydıncık küçük bir ilçe olmasına rağmen, yaptığı iş çok büyük. Mersin’in hıyar üretiminin yüzde 65’ini, Türkiye’nin ise yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor. Bu küçümsenecek bir rakam değil" dedi. Üretimin genellikle küçük ölçekli seralarda yapıldığını ifade eden Seçkin, proje kapsamında 6’sı kadın, 36’sı erkek olmak üzere toplam 42 üreticiye, kişi başı bin 80 adet, toplamda ise 45 bin 360 hıyar fidesi dağıtıldığını belirtti. Talebin oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Seçkin, "Bu yıl talep çok fazlaydı. Seneye bu sayıyı da artırmayı hedefliyoruz. Hıyar fidesi çeşidini seçerken, proje aşamasında üreticilerimizle ve hal piyasasıyla sürekli iletişim halindeydik. Piyasa değeri en yüksek, en çok tercih edilen ve özellikle İstanbul pazarında yoğun talep gören bir çeşidi seçtik. Dağıttığımız fideler, piyasada yaklaşık yüzde 70 oranında tercih ediliyor" ifadelerini kullandı. "Üreticilerimizin, üretim süreçlerinde de yanlarında oluyoruz" Üreticilerin en büyük girdi maliyetlerinden biri olan fide ücretlerinin, Büyükşehir Belediyesi tarafından yüzde 70 hibe ile karşılandığını söyleyen Seçkin, üreticiler için bu oranın önemli bir avantaj olduğunu kaydetti. Seçkin, "Fideler dağıtıldıktan sonra, üreticilerimizin üretim süreçlerinde de yanlarında oluyoruz. Teknik geziler düzenleyerek, eksik bulduğumuz noktalarda üreticilere gerekli bilgilendirmeleri yapıyor, daha sağlıklı ve verimli bir üretim yapabilmeleri için besleme programları ile zararlılara karşı mücadele konusunda desteklerimizi veriyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, tarımın her kolunda üreticilere destek olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 09:52
Dededen gelen arıcılığı profesyonelleştirdi, ürettiği bal dünyada zirveye çıktı
Zonguldak’ta yaşayan Akosman çifti, 9 yıl önce 40 kovanla başladıkları arıcılık yolculuğunda "Kestane balının diyarı Zonguldak" sözünü uluslararası arenada kanıtladı. Saflık ve kalite göstergesi olan prolin değeri dünya standartlarının üzerinde çıkan Zonguldak kestane balı, önce Londra’da ardından Paris’te düzenlenen uluslararası yarışmalarda iki yıl üst üste ‘altın bal’ ödülüne layık görüldü. Kilimli ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Muhammet Akosman, dedesinden ve ailesinden devraldığı arıcılık mesleğini akademik eğitimle birleştirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arıcılık Bölümü’nden mezun olan Akosman, 2016 yılında kendi işletmesini kurdu. Devlet desteğiyle 40 kovanla başladığı üretimini, eşiyle birlikte her yıl büyüttü. Muhammet Akosman, üretim sürecini ve elde edilen başarıyı şu sözlerle anlattı: "Zonguldak bölgesinde kestane balı ve arı ürünleri üreticisiyim. Dededen gelen bir mesleğimizi devam ettiriyoruz. Zonguldak bölgesi endemik bitkiler var. Özellikle kestane balı dünya standartlarının üzerinde bir bal ve kalitesi de bu kadar yüksek. Biz bu balı iyi bir şekilde üretmeye çalışıyoruz. Arıcılığa çok önem veriyoruz. Önem verdiğimiz için en iyi sonuçları elde ettik. 2024 senesinde Londra’da Altın Bal Ödülü almıştık. 2025 üretimi üretimde ise bu sefer Paris’e Uluslararası Bal Yarışması’na katıldık." "İki sene peş peşe ödül almak gurur verici" Akosman, iki yıl üst üste kazanılan altın ödüllerin kendileri ve Zonguldak için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. 2024 yılında Londra, 2025 yılında da Paris’te ödül aldıklarını söyleyen Akosman, "Bu yarışmayla da birlikte yine iki sene iki üst üste altın balı ödülünü almış olduk. Yani bu konuda çok mutluyuz, gururluyuz hatta. 2025 senesinde ürettiğimiz kestane balıyla Paris’e bu sefer yarışmaya katıldık. Yine uluslararası Paris’te altın ödülünü aldık. 2 sene peş peşe altın ödülünü almak, Zonguldak’a bu ödülü getirmek çok güzel. Bizim için çok gurur verici bir olay." "Bu bal antioksidan bakımından çok zengin" Zonguldak kestane balının farkını analiz sonuçlarının net şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Akosman, balın sağlık açısından da çok özel bir ürün olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: "Bu balı almamızın, bu ödülü almamızın sebeplerinden biri Zonguldak’ın dünya standartlarının üzerinde bir kestane balının olması. Bu bal antioksidan bakımından çok yüksek. Hatta dünya standartlarında en üstün en fazla antioksidan kestane balında var. Bunun yanında kestane balı bağışıklığı yükseltir. Akciğer rahatsızlıklarında ve üst solunum rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinmektedir." "Yer altı elması kömür, yer üstü elması kestane balı" Zonguldak’ın hem yeraltı hem de yerüstü zenginliklerine dikkat çeken Akosman, şu ifadeleri kullandı: "Hatta ben her zaman şu cümleyi kullanıyorum. Bizim Zonguldak’ın yeraltı elması kömürse yerüstü elması da kestane balıdır. Yani bu cümleyi her yerde vurguluyoruz. Çünkü Zonguldak bizim için çok değerli. Kestane balımız da değerli. Bu şekilde üretime güzel bir şekilde devam etmeye çalışıyoruz." Bal analizlerinde özellikle prolin ve diastaz değerlerine önem verdiklerini belirten Akosman, elde edilen sonuçları da ayrıntılarıyla paylaştı. Akosman, "Biz tahlile bal gönderdiğimizde analizi okumak çok önemli. Analizde dikkat ettiğimiz konular var. Prolin ve diastaz sayıları. Yani bunlar arının bal attığı değerdir. Yani insanın baldan aldığı faydadır. Bunlar dünya standartlarının çok üstünde çıkıyor bizim kestane balında. Ortalama 1.500 üstü. Hatta Londra’da ödül aldığımızda 1.980 rakamlarını yakaladık. 2025’te ise 1.500 üzeri prolin değerleri 45-50 arası diastaz. Yani baldan aldığımız kalite ve fayda çok üst seviyeler seviyelerde" dedi. "Hedefimiz Zonguldak kestane balını tanıtmak" Geleneksel arıcılıkla modern yöntemleri birleştirdiklerini belirten Akosman, hedeflerini şu sözlerle anlattı: "Biz dededen gelen arıcılığı devam ettiriyoruz. Şu an Muğla Üniversitesi Arıcılık bölümünden mezun oldum. Yani kültürel yöntemle bir yandan şu anki modern arıcılığı birleştirip en kaliteli arı ürünlerini üretmeye özen gösteriyorum. Bundan sonraki sürecimiz Zonguldak kestane balını zaten bir yerlere taşımak, tanıtmak ve diğer arı ürünleriyle birlikte Zonguldak’ta güzel bir marka olmak." Piyasada balda tağşişin yaygın olduğuna da dikkat çeken Akosman, üretim anlayışlarını şu sözlerle ifade etti: "Çünkü biliyorsunuz şu an birçok yerde balda tağşiş yani kalitesizlik çok var. Biz en iyi ürünü üretip kendi çocuklarımıza getirebildiğimiz balları ve arı ürünlerini birçok ailenin sofrasına getirmek. Çünkü kestane balı normal sofralık bir bal değildir. Sabah aç karnına tatlı kaşığı yenen yani sağlık amacıyla tüketebileceğimiz bir üründür. En iyi bir şekilde yapıp arıcılığımızı en iyi bir şekilde balımızı üretip bunu bu şekilde müşterimize ve piyasaya sunmaya çalışıyoruz." Eşi Sevgi Akosman da arıcılığın yaşamlarının merkezinde olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Arının içerisindeyiz. Kestane balı üretimi yapıyoruz. Eşimle tanıştığımdan beri arıcılığın içerisindeyim. Gezginci arıcılık yapıyoruz aslında ama asıl mesleğimiz kestane balı. Kestane balının şifalarından biraz bahsetmek istiyorum. Antioksidan etkisi var, bağışıklık etkisi var. O yüzden kestane balını tüm dünyaya tavsiye ediyoruz." Zonguldak kestane balının farkını vurgulayan Sevgi Akosman, iki yıl üst üste alınan ödüllerin önemine dikkat çekerek konuşmasını şöyle tamamladı: "Bizim kestane balımızın diğer kestane bağlarından farkını söylemek istiyorum. 2024 yılında Londra’da 2025 yılında da Paris’te ödül aldık. Dünyanın en iyi kestane balını ürettik. Eşimle birlikte arıcılığı severek yapıyoruz. Tüm kadın üreticilere arıcılığı tavsiye ediyorum. Kadınların yapacağı hiçbir şey yoktur." (OA
26 Aralık 2025 Cuma - 09:52
Samsun’un turizm ve tanıtım atağı
Samsun’un turizmde ulusal ve uluslararası görünürlüğünü artırmaya yönelik 2025 yılı çalışmaları, İl Turizm Tanıtım ve Geliştirme Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda kapsamlı şekilde ele alındı. İl Turizm, Tanıtım ve Geliştirme Koordinasyon Kurulu Toplantısı; Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektör Vekili Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı (TGA) yetkilileri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. TGA Destinasyon Grup Müdürü Yasin Topçu, Büyükşehir Belediyesi Turizm, Tanıtım ve Dış İlişkiler Şube Müdürü Dr. Fatih Akman ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş tarafından 2025 yılında yürütülen çalışmalarla ilgili birer sunum yapıldı. 36 ülkede Samsun ile alakalı 59,2 milyon erişim elde edildi Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı’nca Go Türkiye Platformu dijital iletişim çalışmaları kapsamında Samsun’un tanıtımı için 8 farklı dilde ve 37 ülkede yürütülen dijital banner kampanyalarıyla, 2025 yılı Ocak ayı itibarıyla toplam 20 milyon gösterim gerçekleştirildi. Global kanallar tanıtım faaliyetleri kapsamında Al Jazeera Mubasher kanalında "Discover Türkiye" programının Samsun bölümü yayınlandı. Çin pazarına yönelik tanıtım ve pazarlama çalışmaları kapsamında ülkenin önde gelen tur operatörleriyle iş birliği yapılarak Samsun Workshop 2025 düzenlendi. Go Samsun ve Gezsen Samsun sosyal medya hesaplarında toplam 23 milyon profil görüntülemesine ulaşıldı. İç turizm kapsamında influencerlerin katılımıyla etkinlikler düzenlenerek 10,2 milyon sosyal medya erişimi sağlandı. Dış turizm çerçevesinde ise 10 ülkeden çok sayıda basın mensubu, influencer ve tur operatörünün katılımıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. TGA tarafından Samsun destinasyonunun tanıtımını güçlendirmek amacıyla özel bir hava yolu şirketi ile iş birliği içinde kapsamlı bir tanıtım kampanyası yürütüldü. Kampanya kapsamında yerel konaklama tesisleriyle iş birliği yapılarak programlar oluşturuldu, müze ve kültürel alan ziyaretleri gerçekleştirildi ve destinasyonun öne çıkan doğal ile kültürel değerleri deneyim odaklı olarak tanıtıldı. Samsun’un turizm destinasyon ve ürünlerini tanıtmak amacıyla destinasyon ve doğa konulu basın bültenleri hazırlanarak yayımlandı. Yürütülen PR faaliyetleri sonucunda 36 ülkede 370 basın yansımasıyla 59,2 milyon erişim elde edildi. Samsun Büyükşehir Belediyesince; kültürel etkinliklerle dünyaya açılan Samsun hedefi doğrultusunda, şehri uluslararası bir kültür sahnesine dönüştüren organizasyonlar gerçekleştirildi. Gastronomi ve yerel değerleri markalaştırma hedefiyle Samsun’un lezzetlerini ve kültürel mirasını öne çıkaran festivaller düzenlendi. Şehrin potansiyelini ulusal arenada güçlü bir şekilde temsil etme amacıyla TEKNOFEST İstanbul’da 30 bin kişiyle doğrudan temas kuruldu. Kruvaziyer turizminde etkin karşılama ve tanıtım hedefiyle 20 bin misafire yönelik özel karşılama ve tanıtım faaliyetleri yürütüldü. Samsun tarihine ışık tutan, bilimsel kaynaklara dayalı 40’tan fazla süreli yayın ve albüm çalışması gerçekleştirildi. Eski Etnografya Müzesi, dijital altyapısı ve deneyimli personeliyle hizmet verecek modern bir Turizm Bilgilendirme Ofisi olarak yeniden düzenlendi; mefruşat ve yazılım çalışmaları tamamlandı. Samsun Turizm Master Planı hazırlandı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce; 7 stratejik hedef, 14 öncelikli alan ve 50 politika önerisi içeren Samsun Turizm Master Planı referans alınarak yürütülen Samsun Turizm Eylem Planı, 5 ay süren çalışmanın ardından tamamlandı. Uygulama ve koordinasyon kolaylığı sağlanması amacıyla Samsun Turizm Master Planı’ndaki 14 proje birleştirilerek Samsun Turizm Eylem Planı’nda; Tanıtyönet-Şehrinitanı-Smartkent, Mirassamsun-Atafest19, Gastronomisamsun, Ekoturizmsamsun-Delta55, Sporsamsun-Macerasamsun, Sağlıkturizmi, Turizmlüks-Samsunport-Samsunbeach olmak üzere 7 başlık altında ele alındı. Önerilen projeler için yerinde inceleme ve saha çalışmaları ile kamu kurum ve kuruluşlarına ziyaretler gerçekleştirildi. Alanında yetkin kurum temsilcileri ve diğer paydaşların katılımı ve onayıyla Turizm Eylem Planı nihai halini aldı. Tanıtım ve Geliştirme Koordinasyon Kurulu’nun aynı zamanda Destinasyon Yürütme Kurulu olarak uygulama sürecini yönetecek olması, yedi başlık altında belirlenen turizm alanları için departmanların oluşturulması ve görevlendirmelerin yapılmasıyla birlikte Samsun Turizm Eylem Planı’nın en yüksek oranda uygulanması hedefleniyor.
26 Aralık 2025 Cuma - 09:24
Özçelik İş Sendikası’ndan asgari ücret açıklaması
Özçelik-İş Sendikası, 2026 asgari ücretinin 28 bin 75 lira olarak belirlenmesinin ardından yaptığı açıklamada, asgari ücretin çalışanı değil dört kişilik bir ailenin tüm temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ve daha adil bir komisyon yapısıyla hesaplanması gerektiğini vurguladı. Özçelik-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamada, asgari ücretin yalnızca çalışanı değil ailesini de kapsaması gerektiğine dikkat çekildi. Açıklamada, "Asgari ücretliler aldıkları ücreti sadece kendileri için değil; ailesinin gıda, barınma, sağlık, eğitim, ısınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçları için harcamaktadır. Bu koşullarda bir asgari ücretlinin ailesini geçindirmesi, hatta temel ihtiyaçlarını karşılaması dahi zorlaşmıştır" ifadelerine yer verildi. Asgari ücret belirlenirken temel ihtiyaçlar ve zorunlu harcamaların esas alınması gerektiği belirtilen açıklamada, daha adil ve gerçekçi kriterlere ihtiyaç olduğu kaydedildi. Ayrıca metal sektöründe çalışan işçilerin, işin ağırlığına ve niteliğine bağlı olarak asgari ücretin üzerinde kazanç elde etseler dahi, asgari ücret artışlarının düşük olmasının toplu iş sözleşmesi süreçlerini olumsuz etkilediği ifade edildi. Açıklamada, asgari ücretli işçilerin temsili konusuna da dikkat çekilerek, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısının çalışanları tatmin edecek bir ücret belirlemeye elverişli olmadığı savunuldu. Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren asgari ücretin, daha güçlü, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir komisyon yapısıyla belirlenmesi gerektiği vurgulandı. Özçelik-İş Sendikası, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun da dile getirdiği üzere, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasının zorunlu olduğunu belirterek, "Ancak bu şekilde asgari ücretliyi ve ailesini mutlu edecek bir ücretin belirlenmesi mümkün olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
26 Aralık 2025 Cuma - 09:13
Erzurum’da kırmızı et zirvesi
Erzurum’da kırmızı et sektörü temsilcileri bir araya geldi, sektörün mevcut durumu konuşuldu. Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Mücahid Taylan, Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, Et ve Süt Kurumu Kurumsal Risk ve Performans Dairesi Başkanı Aydın Yağız, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, Erzurum Et Kombina Müdürü İsmail Atasever, Erzurum Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Abdulkadir Ürüşan ile Van Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Sabri Yılmaz, Vali Mustafa Çiftçi’yi ziyaret etti. Ziyarette, kırmızı et sektörüne ilişkin yürütülen çalışmalar ile üreticilerin ve sektörün mevcut durumu hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
26 Aralık 2025 Cuma - 09:10
Kurulum aşaması tamamlandı, üretim kapasitesi saatte 240 ton
Kırıkkale genelindeki köy yollarında asfalt çalışmalarında kullanılmak üzere saatte 240 ton üretim kapasitesine sahip asfalt plent tesisinin hizmete alınmasıyla birlikte, yol yapım sürecinin daha etkin ve planlı yürütülmesi hedefleniyor. Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, İl Özel İdaresine kazandırılan asfalt plent tesisinde incelemelerde bulundu. Vali Makas, köy yollarında asfalt yapım maliyetlerini düşürmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla, kamu kaynağı kullanılmadan bağış yoluyla İl Özel İdaresine ait tesisin önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Saatte 240 ton asfalt üretim kapasitesine sahip tesisin, il genelindeki yol altyapısına ciddi katkı sağlayacağını vurguladı. Güçlü idare anlayışıyla kesintisiz hizmet hedeflediklerini ifade eden Vali Makas, "Bu tesis sayesinde ilimiz merkez ve ilçelerine bağlı 185 köy yoluna daha hızlı, daha kaliteli ve daha ekonomik asfalt hizmeti sunulacak. Sıcak asfalt (BSK) imalatı yapabilme kabiliyetiyle köy yollarımızın standartları daha da yükselecek" dedi. Devam eden çalışmalar hakkında İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Fazlı Altuntop’tan bilgi alan Vali Makas, görevli personele kolaylıklar dileyerek asfalt plent tesisinin hayırlı olmasını temenni etti.
26 Aralık 2025 Cuma - 07:45
Asgari ücret tespit komisyonu kararı Resmi Gazete’de
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı asgari ücret tespit komisyonu kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 23:23
Perakendeciler Federasyonu, ’perakendecinin pazar günü kapalı olması önerisi’ne katılmıyor
Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu’ndan (TAMPF), bazı basın ve yayın organlarında yer alan "esnafın ve perakendecinin pazar günü kapalı olması yönünde bir anlaşmaya varıldığı" haberiyle ilgili yapılan açıklamada, "Haftalık zorunlu kapanma uygulamasının istihdamda ciddi kayıplara yol açacağı ve ekonomik faaliyetleri daraltacağı çok açıktır. Bu çerçevede, pazar günü kapatma önerisinin sektörün tamamını temsil eden ortak bir görüş olmadığı ve görüşümüzün tam aksi yönde olduğunu bir kez daha belirtmek isteriz" denildi. Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu’ndan yapılan açıklamada, "Bugün çeşitli basın ve yayın organlarında, esnafın ve perakendecinin pazar günü kapalı olması yönünde bir anlaşmaya varıldığına dair haberler yer almıştır. Söz konusu haberler üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Türkiye genelinde organize perakendenin gıda ve gıda dışı alanlarda yüzde 90’ının üzerinde bir bölümünü temsil eden; sektörün çatı kuruluşu olan ve yedi dernekten oluşan TAMPF olarak, zincir marketlerin Pazar günü kapatılmasına yönelik hernagi bir kararımız ya da görüş birliğimiz bulunmadığını kamuoyuna önemle bildiririz. Tam aksine, sektörümüze ilişkin mevcut tüm teknik ve ekonomik veriler; haftanın bir günü zorunlu bir kapanmanın tüketici tercihlerini olumsuz yönde etkileyeceğini, fiyat istikrarı üzerinde olumsuz baskı oluşturacağını ve kayıtlı ekonomi açısından ciddi riskler doğuracağını açıkça ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra, söz konusu uygulamanın tedarik zincirinde kırılmalara yol açması, özellikle gıda tarafında sürekliliğin aksaması, zayiatların artması ve verimlilik kayıplarının derinleşmesine neden olacaktır.Bu durum, üretimden lojistiğe kadar uzanan tüm değer zincirini olumsuz etkileyecektir. Haftalık zorunlu kapanma uygulamasının istihdamda ciddi kayıplara yol açacağı ve ekonomik faaliyetleri daraltacağı çok açıktır. Bu çerçevede, Pazar günü kapatma önerisinin sektörün tamamını temsil eden ortak bir görüş olmadığı ve görüşümüzün tam aksi yönde olduğunu bir kez daha belirtmek isteriz" ifadelerini kullanıldı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 21:35
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye dijitalleşme ile yapay zekayı kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiren yaklaşımı kararlılıkla hayata geçirmektedir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dijitalleşme ve yapay zekanın günümüzde ekonomik büyüklükleri, rekabet gücünü ve devletlerin hareket alanını yeniden tanımlayan temel unsurlar haline geldiğine dikkati çekerek, "Türkiye, dijitalleşme ile yapay zekayı kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiren yaklaşımı kararlılıkla hayata geçirmektedir" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından dijitalleşme ve yapay zekâ alanında hayata geçirilen ve gerçekleştirilen dijital dönüşüm çalışmalarıyla 2025 Dünya Odalar Yarışması’nda ATO’ya ’En İyi Oda İnovasyonu Projesi’ kategorisinde dünya birinciliğini kazandıran ’ATONET Akıllı Asistan’ projesinin, dünya birinciliği lansman programı ATO Congresium’da gerçekleştirildi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra ATO Başkanı Gürsel Baran, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve sektör temsilcileri katıldı. "Türkiye dijitalleşme ile yapay zekayı kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiren yaklaşımı kararlılıkla hayata geçirmektedir" Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dijitalleşme ve yapay zekanın günümüzde ekonomik büyüklükleri, rekabet gücünü ve devletlerin hareket alanını yeniden tanımlayan temel unsurlar haline geldiğini ifade ederek, "Üretimden ticarete, kamu yönetiminden küresel değer zincirlerine kadar uzanan bu dönüşüm; ülkelerin bugünkü performansının yanı sıra gelecekte hangi ligde yer alacağını da belirlemektedir. Türkiye, bu dönüşümü doğru okuyan ve dijitalleşme ile yapay zekayı kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiren bütüncül bir yaklaşımı kararlılıkla hayata geçirmektedir" diye konuştu. Pandemi öncesine göre sanayi üretimini yüzde 30,6 artıran Türkiye’nin, Almanya ve İtalya gibi sanayi devlerinin gerileme yaşadığı bir dönemde Avrupa’nın üretim lokomotifi konumuna yükseldiğini ifade eden Yılmaz, imalat sanayii katma değerinde dünya 14’üncüsü olan bir Türkiye gerçeğinin var olduğunu söyledi. Yılmaz, 2002 yılında bir milyar dolayı bulmayan Ar-Ge harcamalarının 2024 yılı itibarıyla 19,9 milyar dolara ulaştığını, bu harcamaların milli gelir içindeki payını yüzde 1 buçuğa ulaştığına dikkati çekti. "Mal ve hizmet ticaretimiz 393 milyar dolara ulaşmış durumda" Türkiye’nin mal ihracatının 271 milyar dolara ulaştığını aktaran Yılmaz, "Hep unutuyoruz bir de hizmet ticareti ve hizmet ihracatı var. Hizmet ihracatımızı ise 122 milyar dolara ulaşmış durumda. İkisini topladığınızda mal ve hizmet ticaretimiz 393 milyar dolara ulaşmış durumda. Hizmetlerin şöyle bir özelliği var; mal ticaretinde petrol ve altın ihracatından kaynaklı bir miktar açık veriyoruz ancak hizmet ticaretinde fazla veriyoruz. Cari dengemizi düzeltme konusunda hizmet ticaretimizin çok büyük katkısı var. Önümüzdeki yıllarda da bu ticaretin artarak devamını diliyoruz ve bu yönde politikalar izliyoruz" ifadelerini kullandı. Dijital altyapının Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu çerçevesinde yapay zeka odaklı bir sıçramaya yöneldiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, nihai hedefin yapay zeka devriminin Türkiye Yüzyılı’nın ana kaldıraçlarından biri haline getirmek olduğunu da sözlerine ekledi. "ATO’nun yenilikçi ruhunu temsil eden proje hepimizi gururlandırmıştır" Türkiye’nin teknoloji ve dijitalleşme vizyonunun dönüşmesinde en stratejik paydaşlarından birinin ATO olduğunu dile getiren Yılmaz, "Hükümetimizin kararlılıkla yürüttüğü dijital dönüşüm hamlesini rehber edinen odamız, ticaretin geleceğini teknolojiyle inşa etme yolunda çok kıymetli mesafeler kat etmiştir. Bu kararlı yürüyüşün başarılarını, 2023 yılında Cenevre’de gördük. Bugün de Melbourne’da aynı başarının sağlandığını gururla takip etmiş bulunuyoruz. ATONET Akıllı Asistan, bu birikimin ve süreklilik gösteren dönüşüm anlayışının yapay zeka alanındaki doğal devamı olarak şekillenmiştir. Ankara Ticaret Odası’nın yenilikçi ruhunu temsil eden bu proje, 2025 Dünya Odalar Yarışması’nda bir kez daha dünya birinciliğine ulaşarak hepimizi gururlandırmıştır" dedi. "Bu proje, bir teknoloji yatırımı olmanın yanı sıra iş dünyamızı geleceğe taşıma hedefimizin de güçlü bir yansımasıdır" ATO Başkanı Gürsel Baran ise, ATONET Akıllı Asistan üyelerinin 7 gün 24 saat bilgiye, belgeye ve hizmete akıllı, hızlı ve güvenli biçimde ulaşmasını sağlayan bir yapay zeka çözümü olduğunu kaydederek, "Bu proje, bir teknoloji yatırımı olmanın yanı sıra, üyelerimize değer katma, ticareti kolaylaştırma ve iş dünyamızı geleceğe taşıma hedefimizin de güçlü bir yansımasıdır. Günümüz dünyasında rekabet, yalnızca sermaye, üretim gücü ya da coğrafyayla değil; dijitalleşmeye hakim olmak, veriyi doğru kullanmak ve süreçleri hızlı yönetmekle kazanılıyor. Cumhuriyetimizle yaşıt köklü geçmişe sahip odamızın, bugün yapay zeka ile dünyaya örnek gösterilen bir başarıya imza atmasının haklı gururunu yaşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da ATO’nun 150 ülkeyi temsil eden odaların yer aldığı küresel platformda birinciliğe ulaşmış olmasının kendisi için ayrı bir mutluluk ve gurur vesilesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "ATO, bu ödüle ulaşma yolunda son derece çetin ve güçlü bir rekabet sürecinden geçmiştir. Zira dünyanın dört bir yanından odalar, hayata geçirdikleri projelerle 6 farklı kategoride bu prestijli yarışmaya katılmıştır. Ankara Ticaret Odamız, 41 ülkeden 83 projeyi geride bırakarak bir kez daha birinciliğe ulaşmıştır. Dünya Odalar Federasyonu Başkanı olarak, 150 ülkenin odalarını temsil eden bu büyük ailenin zirvesinde, bu başarının Türkiye’den ve başkentimiz Ankara’dan çıkmış olmasından büyük bir onur duyduğumu özellikle ifade etmek isterim."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder