EKONOMİ
Türkiye’nin ilk coğrafi işaretli su ürünü olan Lakerda’nın üretimi başladı 07 Nisan 2026 Salı - 15:41:48 Türkiye’de su ürünleri alanında coğrafi işaretli ilk ürün olan ve 3 bin yıllık geçmişe sahip Sinop Lakerda’sına yönelik Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı desteğiyle kurulan Lakerda ve Su Ürünleri Üretim Tesisi’nde üretim başladı. Sinop Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan "Lakerda ve Su Ürünleri Üretim Tesisi Projesi"ne Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’nün Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında Kuzey Anadolu Ajansı Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından sağlanan destekle Sinop’ta, Lakerda ve Su Ürünleri Üretim Tesisi kuruldu. Proje kapsamında kurulan tesiste, Sinop’un coğrafi işaretli ürünü olan lakerda ile birlikte işlenen hamsi ve somon gibi deniz ürünleri paketlendikten sonra iç ve dış pazarlara sunuluyor. 3 bin yıllık geçmişe sahip lakerda, ekonomiye kazandırıldı Yılda 15-20 ton arasında lakerda üretimi yapılan Sinop, ülke üretiminin yaklaşık yüzde 25’ini karşılıyor. Lakerda üretiminde Türkiye birincisi olan Sinop’un bu alandaki potansiyeli, kurulan tesisle ekonomiye kazandırıldı. Modern üretim teknikleri ve yenilikçi yaklaşımlarla faaliyet gösteren tesiste, bölgeye özgü su ürünlerinin işlenerek daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve bu sayede hem yerel ekonomiye hem de sektörel rekabet gücüne önemli katkı sağlanması hedefleniyor. Sürdürülebilir üretim için modern altyapı kuruldu Proje kapsamında tesiste ilk olarak verimli bir üretim sağlamak üzere içinde soğuk odaların, marine kazanlarının ve konveyörlerin yer aldığı makine ve ekipman yatırımları yapıldı. Lakerda ile birlikte palamut, hamsi ve somon gibi deniz ürünlerinin marine edilerek işlenebildiği tesiste, modern teknolojiye sahip üretim hattı kuruldu. Nitelikli üretim için çalışanlara yönelik 60 saatlik eğitim programı uygulandı. Üretilen ürünlerin pazarda markalaşmasını sağlamak ve tutundurmak üzere markalaşma ve görünürlük çalışmalarına başlandı. Sinop başta olmak üzere bölgesinde ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunması beklenen projeyle, su ürünleri sektöründe katma değerli üretim teşvik edilirken, bölge halkına da yeni istihdam fırsatları sunması hedefleniyor. "Sinop, Türk somonu üretiminde Türkiye’de önemli bir noktadadır" Sinop’ta SOGEP kapsamında hayata geçirilen tesisin lakerdanın markalaşması için önemli olduğunu vurgulayan KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, "Yerel değerlerimizin ekonomik ve sosyal kalkınmaya etkisini artırmak amacıyla Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı’ndan sistematik bir şekilde destek sağladığımız Lakerda Üretim Tesisini bugün yerinde inceledik. Tesisin, kadın istihdamından sosyal kalkınmaya olumlu etkilerini birlikte müşahede ettik. Proje fikrinin geliştirilmesi, uygulama süreci ve pazarlama destekleri, markalaşma çalışmaları gibi sistematik bir şekilde her noktasın yer aldık. Bu sürece Kalkınma Ajansı olarak Ticaret Odamızla birlikte yürütüyoruz. Lakerda’nın yeni pazarlara ulaştırılması noktasında çalışmalarını görüyoruz. Sinop’un önemli bir ürünü. Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescilli süreci de devam etmekte. Bunu festivalleriyle destekliyoruz. Su ürünleri sektörü bizim özellikle devletimizin makro boyutta da destekler sağladığı bir sektör. Rekabetçi üstünlüğümüz olan bir alan. Sinop bu konuda öne çıkıyor. Türk somonu üretiminde önemli bir noktadayız. Ülkemizde üretilen somonun yaklaşık yüzde 40’ı Sinop’ta yetiştirilmekte. Bunu önümüzdeki dönemde de farklı destek mekanizmalarıyla destek sağlamaya devam etmeyi düşünüyoruz. Bu konuda Sanayi Teknoloji Bakanlığımızın da özelleştirilmiş programları var. Yerel Kalkınma Hamlesi programı gibi. Önümüzdeki dönemde de Kalkınma Ajansı olarak Sanayi Teknoloji Bakanlığı’mız ile sürecin her aşamasında olmaya devam edeceğiz. Fikri boyutta da mali boyutta da desteklerimiz devam edecek" dedi. "Zincir marketlerde ayrıcalıklı ürün olarak satışı yapılıyor" Sinop Ticaret ve Sanayi Odası’nın ürüne talep geldikçe üretimini arttırma şeklinde bir yaklaşımı olduğunu söyleyen Eraslan, "Projemiz, Seanop Su Ürünleri şirketimizin içerisinde kurgulanmıştır. SOGEP ile kurduğumuz Lakerda tesisinde altyapıyı da etkin bir şekilde kullanmamıza imkan sağlıyor. Burada depolama, şoklama tesislerimiz mevcut. Lakerda’nın sezonluk üretim potansiyeli göz önünde alındığında pazara yönelik tutundurma çalışmaları yapmaktayız. Ciddi talepler var. Yereldeki firmalarımız ile ilimizde faaliyet gösteren zincir marketlerde şu anda lakerdanın satışına başlanmıştır. Bu konularda Ticari Sanayi Odamızda birlikte çalışmalar devam ediyor" diye konuştu. "Zincir marketlerle yapılan görüşmeler sonrasında Lakerda’nın satışını tüm Türkiye’ye gerçekleştireceğiz" Yerel ürünlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Sinop TSO Başkanı Salim Akbaş da, "3 bin yıllık bir geleneksel ürünü yarı endüstriyel ürün olarak gelecek nesillere de aktarma planını ortaya koyduk. 2021 yılında Ticari Sanayi Odası olarak bölgemizdeki böyle bir ürünün coğrafi işaretini alma ile ilgili çalışmalar başlattık ve 2023 yılında Kalkınma Ajansı ile ortak yürüttüğümüz proje kapsamında Sinop Lakerdası olarak Türkiye’de tesis edilmiş ilk deniz ürünleri coğrafi işaret ürünü olarak kayıtlara geçti. Sonrasında bunu Avrupa coğrafi işaret için de müracaatta bulunduk, halen projemiz Avrupa Birliği Komisyonlarında görüşülüyor. Umarım bu yıl içerisinde Avrupa Coğrafi İşaretini de almış olacağız. Sadece belgeleri alıp duvarı asmayla bu iş olmuyor. Bunu sürdürülebilir ve pazarlanabilir hale getirmek gerekiyordu. Öncelikle elimizdeki düzenlenen festivalde ürünümüzün tanıtımını yaptık. Sonrasında il dışına çıkarken hediyelik ürün olarak bu ürünü eşe, dosta, arkadaşlara gönderdik. Son dönemde de Sinop işletmesi fabrikası içerisinde bununla ilgili bir üretim bandı kurduk. Yine Kalkınma Ajansımızın destekleri SOGEP Projesi adı altında Lakerda Üretim Tesisi kurduk. Lakerda geleneksel bir ürün, geleneksel anlayıştan uzaklaşmadan üretim hedefimizi ortaya koyduk. Bunu yaparken daha hijyen şartlarda daha kaliteli ürün üretime ile ilgili bir üretim bandını oluşturduk. Ürünün tanınabilirliğini arttırma ile ilgili de hem internet sitelerimizde hem bizimle paydaş olan diğer kurum ve kuruluşların internet sitelerinde ürün tanıtımlarını yaptık. Son günlerde de önce yerel markette ilimizde faaliyet gösteren 5 mağazada bu ürünün satışını 15 gündür raflarına koydular ve ciddi anlamda bir karşılık olduğunu gördük. İnternet satışlarımız zaten vardı. Bunu da biraz profesyonelleştirdik. Sosyal medyadan ziyade e-ticaret portalına çevirdik. Bunun avantajı şu oluyor. Bir kere güvenilir bir site olması bile müşteriler ya da ürünü talep edenler daha güvenli bir şekilde kredi kartıyla alışverişlerini yapabiliyorlar. Ürünün kalitesi üzerinde konuşmaya çok gerek yok. Tadıldığında yiyenlerin hepsi bugüne kadar yediklerinin en kaliteli ve en hijyen olarak üretilmiş ürün olduklarını kendi beyanlarla bize geri dönüş yaptıklarını da gördük. Umarım bu ürün bundan sonraki dönemde sadece yerel market ve internet sitesi üzerinde değil şu an görüşmelerini sürdürdüğümüz bazı zincir marketler var. Bunlarla da önümüzdeki günlerde sözleşmelerimizi yapacağız ve bu ürünü tüm Türkiye’de satılabilir bir hale getireceğiz" şeklinde konuştu.
07 Nisan 2026 Salı - 15:39 OKAF’26 kapılarını açıyor Orta Karadeniz’in en kapsamlı kariyer organizasyonu olan OKAF’26, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde başlıyor. Bu yıl ilk kez doğrudan üniversite kampüsü içerisinde düzenlenen fuar, 100’den fazla kurum ve kuruluşu "Gençliğin Üretim Çağı" (GÜÇ) temasıyla öğrenciler ve mezunlarla buluşturacak. Orta Karadeniz Kariyer Fuarı (OKAF’26), 38 etkinlik ve 60 konuşmacı da fuarda gençlerle bir araya gelecek. OKAF’26, 8-9 Nisan tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak. Bölgedeki 9 paydaş üniversitenin katkı sunduğu organizasyon; OMÜ Kurupelit Kampüsü’nde yer alan Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi Spor Salonları ile Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilecek. 100’den fazla kurumla doğrudan görüşme imkânı fuar kapsamında Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi A Salonu’nda yaklaşık 45 kamu kurumu, B Salonu’nda ise 50’den fazla özel sektör temsilcisi stant açacak. Katılımcılar, iki gün boyunca 09.00-18.00 saatleri arasında iş ve staj başvuruları için firma temsilcileriyle yüz yüze görüşme fırsatı bulacak. AKM’de ise Samsun’un ilçe belediyeleri yerel yönetimlerdeki kariyer imkanlarını tanıtacak. Fuarın resmi açılış töreni, yarın saat 10.00’da OMÜ AKM’de Samsun Valisi Orhan Tavlı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, protokol üyeleri ve paydaş üniversite rektörlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek. Açılış programında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Devlet Türk Halk Müziği sanatçısı Nahide Saygün Akkal sahne alacak. Kariyer etkinlikleriyle zengin içerik OKAF’26, yalnızca stant ziyaretleriyle sınırlı kalmayarak kapsamlı bir kariyer ve gelişim platformu sunuyor. AKM Mavi ve Pembe Salonlar ile Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi’nde eş zamanlı düzenlenecek etkinliklerde; mülakat simülasyonları, atölye çalışmaları, girişimcilik panelleri ve ilham verici söyleşiler yer alacak. Dış alanlarda konumlandırılacak teknoloji tırları ve simülasyon araçları ise katılımcılara farklı deneyimler kazandıracak. 38 etkinlikte 60 uzman gençlerle buluşacak Fuar kapsamında söyleşi, sunum, panel, atölye, simülasyon ve yarışma olmak üzere toplam 38 etkinlik gerçekleştirilecek. Alanında uzman akademisyenler, kamu temsilcileri ve sektör profesyonellerinden oluşan 60’den fazla katılımcı, bilgi ve deneyimlerini öğrencilerle paylaşacak. Programda özellikle uygulamalı atölyeler, kariyer söyleşileri ve ilham verici sunumlarla katılımcılara çok yönlü bir gelişim ortamı sunulması hedefleniyor. İlham veren liderler öğrencilerle bir araya gelecek OKAF’26 kapsamında gerçekleştirilen "İlham Veren Liderler" başlıklı söyleşi, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Akça ile ATO Congresium Yönetim Kurulu ve Yıldızlar Çınar Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hasan Yıldız’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. OKAF 2026 kapsamında düzenlenen bu özel söyleşide öğrenciler; kamu, eğitim ve iş dünyasından önemli isimleri dinleme fırsatı bulacaklar. "İlham Veren Liderler" söyleşisinde Dr. Enes Eminoğlu, Ahmet Akça ve Hasan Yıldız, gençlerle bir araya gelerek kariyer planlaması, eğitim politikaları ve bireysel gelişim üzerine değerlendirmelerde bulunacaklar. Mezunlardan kariyer hikayeleri OKAF’26, Türk spor tarihine adını altın harflerle yazdıran iki efsane ismi ağırlıyor. Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonu güreşçi Mahmut Demir ve Avrupa şampiyonu rekortmen okçu Deniz Günay Derebaşı, kariyer yolculuklarının şifrelerini gençlerle paylaşacak. OKAF’26, iş dünyası ile gençleri buluşturmanın yanı sıra ilham veren başarı hikâyelerine de sahne oluyor. Fuar kapsamında düzenlenen panellerde, kazanılabilecek tüm madalyaları toplayan "Türk Tankı" lakaplı Mahmut Demir ve yıllarca kırılamayan rekorların sahibi Deniz Günay Derebaşı, tecrübelerini üniversiteli gençlere aktaracak. Yapay zekâ çağında insan-bilgisayar etkileşimi masaya yatırılacak "Yapay Zekâ Çağında İnsan-Bilgisayar Etkileşimi: Geçmişten Geleceğe" başlıklı sunum, TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kürşat Çağıltay tarafından katılımıyla gerçekleştirilecek. Dekan Kürşat Çağıltay tarafından verilecek sunumda, dijitalleşme süreciyle birlikte insan ve bilgisayar arasındaki etkileşimin geçirdiği dönüşüm çok boyutlu bir çerçevede değerlendirilecek. Katılımcılara, yapay zekâ teknolojilerinin tarihi gelişimi, günümüzdeki uygulama alanları ve gelecekteki muhtemel yönelimleri hakkında kapsamlı bilgi aktarılacak. Otomotivin geleceği OKAF 2026’da OKAF 2026’da "Türkiye’de Otomotivin Yol Haritası" başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek. Söyleşiye konuşmacı olarak katılan Citroen Türkiye Satış Direktörü Semih Demir, otomotiv sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Demir, konuşmasında küresel ölçekte yaşanan teknolojik gelişmelere, sürdürülebilirlik hedeflerine ve değişen tüketici beklentilerine dikkat çekecek. Prof. Dr. Hayati Akbaş sağlıkta kariyer süreçlerini anlatacak Orta Karadeniz Kariyer Fuarı 2026 kapsamında düzenlenen "Sağlıkta Kariyer" sunumunda Prof. Dr. Hayati Akbaş, sağlık sektörünün dinamiklerini ve kariyer yolculuğunda başarıyı belirleyen temel unsurları katılımcılarla paylaşacak. Kariyer yolculuğuna yön veren isimleri ağırlayan OKAF 2026, toplumun en temel ihtiyaç alanlarından biri olan sağlık sektörüne mercek tutacak. Geleceğin hukukçuları OKAF’ta bir araya gelecek Orta Karadeniz Kariyer Fuarı’nın (OKAF’26) ikinci gününde "Hukukta Kariyer" başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek. Toplumun temel taşı olan hukuk ve adalet sistemine odaklanan söyleşinin konuğu, Samsun Barosu’nun deneyimli üyelerinden Avukat Gizem Kurtuluş olacak. Kurtuluş, hukuk fakültesi öğrencilerine ve genç hukukçu adaylarına mesleğin inceliklerini, saha tecrübelerini ve modern hukuk sistemindeki kariyer fırsatlarını anlatacak. Üreten kadınlar, dönüşen hayatlar OKAF 2026 kapsamında farklı alanlarda başarılarıyla öne çıkan kadın isimleri bir araya getiriyor. "Üreten Kadınlar, Dönüşen Hayatlar" başlıklı söyleşide iş dünyası, spor ve kamu sektöründen başarılı kadınlar, deneyimlerini gençlerle paylaşacak. Söyleşi; kendi alanlarında üretim, liderlik ve başarı hikâyeleriyle dikkat çeken konukları öğrencilerle buluşturacak. Etkinlikte kadınların iş hayatındaki yeri, üretkenlik, kariyer yolculuğunda karşılaşılan zorluklar ve başarıya giden yollar ele alınacak. Millî Savunma Bakanlığı sunumu "Şanlı Geçmiş, Şerefli Görev, Saygın Bir Gelecek" başlıklı sunumda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde pilot olma süreci ile Millî Savunma Bakanlığındaki kariyer imkanlarını ve personel temin faaliyetleri gençlerle paylaşılacak. OKAF 2026 etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek sunumda katılımcılar; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapma fırsatları, askeri kariyerin sunduğu imkânlar ve Millî Savunma Bakanlığının personel alım süreçleri hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı bulacak. Etkinlik, özellikle savunma alanında kariyer planlayan öğrenciler için önemli bir rehber niteliği taşıyor. "Engelsiz Kariyer Hikâyeleri" paneli gençlerle buluşuyor "Engelsiz Kariyer Hikâyeleri" özel oturumlu panelde, farklı alanlardan uzman isimler gençlerle bir araya gelerek azim, mücadele ve başarı dolu yolculuklarını paylaşacak. Gerçekleştirilecek panelde; akademiden eğitime, sivil toplumdan spora uzanan geniş bir yelpazede başarı hikâyeleri ele alınacak. Katılımcılar, engelleri aşarak kariyerlerinde önemli başarılara imza atan isimlerin deneyimlerini dinleme fırsatı bulacak.
07 Nisan 2026 Salı - 15:12 Kula OSB’de büyük hamle: 816 hektarlık sanayi üssü yükseliyor Manisa’nın Kula ilçesinde 816 hektarlık alanda kurulan Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde altyapı ve idari süreçlerde önemli eşikler aşıldı. 86 parselin yer aldığı bölgede 10 parsel tahsis edilirken, geçici kabul başvurusunun ardından OSB’nin kısa sürede resmen faaliyete geçmesi hedefleniyor. Manisa’nın Kula ilçesinde yapımı süren Kula Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Sanayi yatırımları için önemli bir merkez olması hedeflenen bölgede, altyapı ve idari süreçlerde kritik aşamalar geride bırakıldı. İlçe merkezinin yaklaşık 3 kilometre kuzeyinde, Eski Selendi Yolu üzerinde konumlanan organize sanayi bölgesi, ilk etapta 816 hektarlık geniş bir alanda kuruldu. Toplam 86 sanayi parselinden oluşan bölgede şu ana kadar 10 parselin tahsisi gerçekleştirildi. Bölgede altyapı ve üstyapı çalışmaları tamamlanırken, geçici kabul işlemleri için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na başvuru yapıldı. Sürecin tamamlanmasının ardından organize sanayi bölgesinin resmen faaliyete geçmesi planlanıyor. Sanayi bölgesinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından sondaj başvurusu değerlendirme aşamasında bulunuyor. Elektrik altyapısı için bağlantı sözleşmesi imzalanırken, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından yürütülen onay süreci devam ediyor. İstihdama büyük katkı sunması bekleniyor Kula Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nin faaliyete geçmesiyle birlikte ilçede sanayi yatırımlarının artması, üretim kapasitesinin yükselmesi ve istihdama önemli katkı sağlanması bekleniyor. Bölge, Kula’nın ekonomik gelişiminde lokomotif rol üstlenecek önemli projeler arasında gösteriliyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz"
26 Aralık 2025 Cuma - 15:58 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biri olarak sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından ekonomi programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uyguladıkları ekonomi programının olumlu çıktılarının yansıması olarak gelir dağılımının iyileşmeye devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, ekonomide daha dengeli bir yapı oluşmaya devam ettiğini söyledi. TÜİK tarafından gerçekleştirilen ve gelir referans yılı 2024 olan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2025yılı sonuçlarının gelir dağılımdaki eşitsizliğin azaldığına işaret ettiğini söyleyen Yılmaz, "Araştırma sonuçlarına göre 2024 yılında en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 48 olurken en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,4 olmuştur" ifadelerine yer verdi. "Ülkemizin sahip olduğu refahı, toplumun tüm katmanlarına yaymaya kararlıyız" Yılmaz, daha adil paylaşım ekonomik istikrar ve sosyal kalkınmanın da temel taşlarından birisi olduğuna işaret ederek, "Gelir eşitsizliğindeki gelişmeleri takip etmek açısından kullanılan toplumun en yüksek gelir elde eden yüzde 20’sinin elde ettiği payın en düşük gelir elde eden yüzde 20’sinin elde ettiği paya oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak 7,5’e gerilemiştir. Ayrıca, Gini katsayısı da, bir önceki yıla göre 0,003 puan azalış ile 0,410 olarak tahmin edilmiştir. Tüm bu göstergeler, toplam gelirimizin arttığı bu dönemde, gelir dağılımının da iyileşmeye devam ettiğini göstermektedir. Sosyal devlet ilkesiyle, kapsayıcı kalkınma yaklaşımıyla ve ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla, ülkemizin sahip olduğu refahı, toplumun tüm katmanlarına yaymaya kararlıyız" açıklamasında bulundu. "Sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz" Gelecek yıl bütçesinde toplumun tüm kesimlerini gözeten ve koruyan vatandaş odaklı bir yaklaşım sergilediklerinin altını çizen Yılmaz, "Dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biri olarak sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz. Böylece, 2002 yılında yüzde 0,4 olan sosyal yardım ve desteklerin GSYH’ya oranını 2026 yılında yüzde 1,2’ye yükseltiyoruz. Vatandaşlarımızın daha ucuz elektrik ve doğalgaz kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak ayırdık. 2022 yılı Ocak ayından itibaren asgari ücreti vergi dışı tutmakta olup bu imkândan tüm çalışanlarımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda yeni açıklanan asgari ücrete göre, 2026 yılında 1 trilyon 166milyar lira vergi istisnası öngörüyoruz. Doğalgaz ve elektrik sübvansiyon destekleri ve asgari ücretin vergi dışı tutulmasını da dikkate aldığımızda sosyal harcamalara ayırdığımız kaynaklar 2 trilyon 456 milyar liraya ulaşmaktadır" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal destekler başta olmak üzere, kapsayıcı sosyal politikalar ile beşeri sermayeyi güçlendirmeye ve gelir dağılımında kalıcı iyileşme sağlamaya devam edeceklerini kaydetti. Enflasyona karşı kararlı bir mücadele verdiklerini de belirten Yılmaz, sağlanacak kalıcı düşüşlerin, vatandaşımızın refahının artmasına ve gelir dağılımında daha dengeli bir yapının oluşmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Memur-Sen’den memurların sorunlarına dikkat çekilmesi amacıyla 5. Tez Ödül Töreni
26 Aralık 2025 Cuma - 15:55 Memur-Sen’den memurların sorunlarına dikkat çekilmesi amacıyla 5. Tez Ödül Töreni Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından sorunların çözülmesi amacıyla düzenlenen Tez Ödül Töreni’nin 5’incisi gerçekleştirildi. Alana yönelik akademik üretimi teşvik etmek ve desteklemek amacıyla düzenlenen ’Memur-Sen Tez Ödül Töreni’nin beşincisi gerçekleştirildi. Program kapsamında başvuran tezler arasından başarılı bulunan çalışmaların yazarları ve danışman hocaları ödüle layık görüldü. Ödül törenine özel hazırlanan tanıtım filminin gösteriminin de yapıldığı programda, kamu görevlilerinin sorunlarının çözülmesi ve memurların hak ve menfaatlerinin çözülmesi amaçlandı. Tanıtım filminin ardından açılış konuşmalarını gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, memur sendikacılığı konusunda akademinin oldukça ilgisiz olduğunu belirterek, "Akademideki tüm kürsüler, tüm öğretiler, oradaki tüm müktesebat işçi sendikacılığı üzerine kurgulanmış durumda. Memur sendikacılığına ilişkin kurulan cümleler bile bizim hayretimizi celbediyor. Çünkü bakıyoruz o cümle bizimle örtüşmüyor. Gerçeği yansıtmıyor. Yazılan makaleler çok sınırlı. Bu açıdan bu ihtiyaca binaen Erdinç hocam başta olmak üzere Merve hocam, Mehmet Merve hocam, Necdet Ünüvar hocamız burada zamanında çok önemli fikir tartışmalarına rehberlik etti. Biz bu tartışmalarda bir tez ödülleri programını uygulayarak bir tez teşviki ortaya çıkararak memur sendikacılığına ilişkin akademideki arkadaşların, yeni başlayan genç yeteneklerin uzmanlaşması sağlanabilir mi, burada belli bir kapasite üretilebilir mi, yoksa diğer türlü kendiliğinden boğulmayacak diyerek bir yola çıktık. Bunun üzerine bu çalışmayı geleneksel hale getirdik ve yürütüyoruz. Faydalı bir çalışma oldu. Bunu baştan ifade etmek isterim. Çünkü şu ana kadar 200’e yakın bu konuda tez yazılmasına vesile oldu ve bu tezler içerisinden inceleyerek irdeleyerek bazılarını ödüllendirerek bazılarına ilişkin kanaatlerimizi belirterek belki kitaplaşma aşamasında en azından daha geniş ele almasını sağlayarak bu konuda kendi adımımıza ilişkin bir müktesebat oluşturmanın gayreti içerisindeyiz" açıklamasında bulundu. "Sosyal adalet sağlamak için en önemli enstrüman, ’toplu sözleşme sistemi’" Sosyal adaletin sağlanması için en önemli ’enstürman’ı toplu sözleşme olarak vurgulayan Yalçın, "Toplu sözleşmede araya giren on günde dahi dört gün müzakere süreci kaldı. Bayram da araya girdiği için dört gün müzakere süreci. Dört gün içerisinde biz masaya götürdüğümüz bine yakın konuyu sabahlara kadar kesintisiz burada herkes nöbet tutuyor, gece yarısı ikide onunki başlıyor, üçte diğeri başlıyor gibi Dört gün içerisinde sorunu belli bir kadar getirdik. Masada 90 tane maddede de aslında hizmet konu boyutuyla uzlaştık. 90 tane madde tamam. Genel toplu sözleşmede uzlaşamazdık. Çünkü ortaya koydukları rakam ve geldikleri marj bizim asla imza atabileceğimiz bir şey değildi. Çünkü işçilerle ilgili yapılan toplu sözleşmeyi hatırlayın. Tam o ara işçilerle ilgili yapılan toplu sözleşmede bir mikrofon azizliği yaşandı ve ondan sonra rakamlar da değersizleşti. Üzülerek ifade edelim ki akademiden ne bu konudaki çarpıklığa ilişkin doğru düzgün bir yazı yazan ne bu konulara ilişkin merak taşıyan hiçbir şeyle karşılaşmadık. Onun için bu toplumun toplu sözleşmede hakeme biz başvurmayacağız dedik. Toplu sözleşme sisteminin boşluklarına da dikkat çekmek için biz başvurmayacağız dedik. Çalışma Bakanlığı’na başvuru yaptık" ifadelerini kullandı. "Memur sendikacılığına dair daha çok akademik çalışma yapılmasını istiyoruz" Kamu görevleri sendikacılığının önünün açık olduğunu vurgulayan Yalçın, "Genel noktada bu konuda mutlaka ama mutlaka bu konuda odaklanmaya ve beraber çalışma yapmaya ihtiyaç var. Bu tartışma bunun vesilesi olsun istiyoruz. Memur sendikacılığına ilişkin dikkatleri toplamak ve akademinin bu konuda doktora çalışmalarıyla makalelerle üniversitede yapacakları tartışma kürsüleriyle bu konuyu gündemlerine almalarını özellikle bekliyoruz. Bu açıdan biz tez ödülleri çalışmasıyla aslında konuya ilişkin uzman kimlikler sadece bu konuya ilişkin odaklanmış memur sendikacılığını da bütün detayıyla bilen uzman kimlikler üresin gayretiyle başlattık. İyi de oldu. Geldiğimiz noktada gittikçe ilgi artıyor. Ve bugün bunun devamında yapılacak tartışmada da tam da az önce ifade etmeye çalıştığımız hususları burada akademi nasıl görüyor konusunda el almış olacağız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından tez yazarlarına ve danışman hocalarına ödül verildi. Ödül takdiminden sonra tören sona erdi. Programa Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, tez yazarları ve davetliler katıldı.
Bakan Bayraktar: "2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz"
26 Aralık 2025 Cuma - 15:06 Bakan Bayraktar: "2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "2016 yılında Türkiye’nin 30 milyon metreküp olan günlük gazlaştırma kapasitesi bugün 161 milyon metreküpe çıktı. Biz bunu önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 200 milyon metreküpe çıkartmak istiyoruz. 2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz. 2026 yılı Türkiye enerji sektörüne yoğun bir dış finansmanın geleceği bir yıl olacağını ifade etmek istiyorum" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Konferansı’na katıldı. Bakan Bayraktar, petrolde ve doğalgazda Türkiye’nin 2016 yılında Milli Enerji ve Maden Politikası ile bir strateji ortaya koyduğunu hatırlatarak, "2026 yılında bu strateji doğrultusunda yeni bir hikaye yazmak istiyoruz. Gabar’da artık plato üretime geldik, 80 bin varillik bir üretim var burada. Şu anda faaliyetlerimiz devam ediyor. Yaklaşık 3 bin 500 insanımız orada çalışıyor. Bu hakikaten bölge için de çok önemli ve şu anda gündemimizin en önemli konularından biri olan ’Terörsüz Türkiye’nin küçük bir kesitini Gabar ile ortaya koyduk. Bölge terörden temizlendiğinde oradaki ekonomik değeri ortaya çıkarma imkanını göstermiş olduk" diye konuştu. Sakarya Gaz Sahası’nda 2026 yılında yeni haberlerin olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, "Şu anda 4 milyon haneye sağladığımız ve günlük yaklaşık 9,5 milyon metreküplük üretimi olan doğalgazı 2026 yılında iki katına çıkartmak istiyoruz" dedi. "Türkiye Sakarya Gaz Sahası’nda günde 40-45 milyon metreküp doğalgaz üretecek" 2028 yılının önemli bir kilometre taşı olduğunu belirten Bayraktar, "Doğalgaz üretimimiz 4 katına çıkacak. Türkiye Sakarya Gaz Sahası’nda günde 40-45 milyon metreküp doğalgaz üretecek. Biz 2028’de yeni hiçbir şey olmazsa 500 bin varil petrol ve doğalgaz üreten bir milli petrol şirketine sahip olacağız" ifadelerini kullandı. "Yurtdışında çok daha aktif bir milli petrol şirketi hedefliyoruz" Türkiye’nin doğalgaz ve petrol talebinin günlük 2 milyon varil olduğunun altını çizen Bakan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Bizim yeni bir hikaye yazmamız lazım. 2026 yılını bu anlamda hem sonuç hem de başlangıç anlamında çok önemli buluyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçtiğimiz yıllarda çok önemli diploması atağı yaptı. Yurtdışında çok daha aktif bir milli petrol şirketi hedefliyoruz." Somali’de 2026 yılında ilk sondajı yapacaklarını söyleyen Bakan Bayraktar, "Pakistan’da çok kısa bir süre önce 3 tane offshore sahasında 2 tane de onshore sahasında ortalık yaptık ve orada da 2026 yılında inşallah sondaja başlıyoruz. 2026 yılı ilk yatay sondaj ve çatlatma yönteminin kullanıldığı yıl olacak. Burada elde edilebilecek bir başarı bizim petrol ve doğalgaz sektörümüzde oyun değiştirebilecek bir etkisi olabilir. Bunu 2026 yılında Trakya bölgesine taşımayı hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz" Bakan Bayraktar, "2016 yılında Türkiye’nin 30 milyon metreküp olan günlük gazlaştırma kapasitesi bugün 161 milyon metreküpe çıktı. Biz bunu önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 200 milyon metreküpe çıkartmak istiyoruz. 2026 bizim için önemli bir yıl olacak. 2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz. 2026 yılı Türkiye enerji sektörüne yoğun bir dış finansmanın geleceği bir yıl olacağını ifade etmek istiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Pursaklar’da denetim var, taviz yok
26 Aralık 2025 Cuma - 14:45 Pursaklar’da denetim var, taviz yok Pursaklar Belediyesi, yaklaşan yeni yıl öncesinde vatandaşların sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir şekilde alışveriş yapabilmesi için ilçe genelinde denetimlerini artırdı. Pursaklar Belediyesi, yeni yıl öncesi halk sağlığını korumak ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek amacıyla ilçe genelinde denetim çalışmalarını yoğunlaştırdı. Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından; marketler, fırınlar, pastaneler, kuruyemişçiler ve yoğunluk yaşanan iş yerlerinde gerçekleştirdiği denetimlerde gıda güvenliği, hijyen şartları ve mevzuata uygunluk başta olmak üzere birçok kriter detaylı şekilde incelendi. ‘‘Yeni yıl öncesinde hemşehrilerimizin, sağlığını ve güvenliğini her şeyin üzerinde tutuyoruz’’ Yeni yıl öncesi oluşabilecek olumsuz durumların önüne geçmek adına denetimleri sıkılaştırdıklarını belirten Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin; ‘‘Yeni yıl öncesinde hemşehrilerimizin, sağlığını ve güvenliğini her şeyin üzerinde tutuyoruz. Pursaklar Belediyesi olarak vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmesi için denetimlerimizi ilçe genelinde sıklaştırdık. Zabıta ekiplerimiz, tüm detayları büyük bir hassasiyetle inceliyor. Amacımız ceza yazmak değil; kurallara uyan, vatandaşına saygı duyan esnafımızı desteklemek ve halk sağlığını korumaktır. Bu anlayışla denetimlerimiz yeni yılda da kararlılıkla devam edecektir. Tüm esnafımıza hayırlı, bereketli kazançlar, kıymetli hemşehrilerimize sağlık ve huzur dolu bir yeni yıl diliyorum’’ dedi. Pursaklar Belediyesi yetkilileri, vatandaşların yeni yılı güvenle karşılaması için denetimlerin aralıksız devam edeceğini vurgulayarak, ilçe sakinlerinden karşılaştıkları olumsuzlukları belediyeye bildirmelerini istedi.
"Sazan sarmalı" oyununu eksperin dikkati bozdu
26 Aralık 2025 Cuma - 13:43 "Sazan sarmalı" oyununu eksperin dikkati bozdu Kastamonu’da 390 liraya otomobil alacağına inan ve 600 bin liraya aracını satacağını sanan vatandaşı "sazan sarmalı" yöntemiyle dolandırılmaktan durumu anlayan eksper kurtardı. O anlar ise cep telefonuyla görüntülendi. Kastamonu’da internet üzerinden otomobilini satmak isteyen bir vatandaş ile aracı satın almak isteyen kişiyi ağına düşüren dolandırıcı, "sazan sarmalı" yöntemiyle dolandırmaya çalıştı. Sosyal medya üzerinden aracını satmak isteyen vatandaşın ilanını kendisinin aracıymış gibi paylaşan dolandırıcı, Kastamonu’da bir vatandaşı ağına düşürdü. 600 bin TL değerindeki araç için 390 bin TL isteyen dolandırıcı, aracı başkasının kendisine teslim edeceğini belirterek yalanına inandırdı. Araç satıcısına da ulaşan dolandırıcı, aracı 600 bin TL’ye almak istediğini söyledi. Daha sonra araç sahibi ve aracı satın almak isteyen vatandaş, dolandırıldıklarını anlamadan ekspertiz firmasında buluştu. Araç satıcısının ve alıcısının tavırlarından şüphelenen eksper Ümit Muhammed Sağdıç, aracın kaç liraya satıldığını öğrenmek istedi. Durumu anlayan Sağdıç’ın ısrarı üzerine araç satıcısı aracı 390 bin liraya alacağını, araç satıcısı ise 600 bin liraya sattığını söyledi. Bunun üzerine iki vatandaş da dolandırılmaya çalışıldığını anladı. Eksper Ümit Muhammed Sağdıç, daha sonra dolandırıcıyı telefonla aradı. Başta kendisinin araç satıcısı olduğunu söyleyen dolandırıcı, Sağdıç’ın kendisinin vatandaşları dolandırmaya çalıştığını söylemesi üzerine hakaret ederek telefonu kapattı. O anlar ise cep telefonuyla kayıt altına alındı. "Hakaretler etmeye başladı, küfürler etmeye başladı" Yaşanan olayı anlatan Ümit Muhammed Sağdıç, "Olaydan bir gün önce müşterimiz bizden randevu istedi. Arkadaşımız vasıtasıyla bize ulaştı. Ertesi gün sabah için randevu verdik ve bize bir araç bulduklarını ve 390 bin TL civarında ücreti olduğunu ve aracın markasını söyledi. Biz de başta olabilir diye düşündük. Ama arabanın hatasız olduğu söylenince piyasa fiyatından 200-250 bin TL aşağında bir rakam olduğunu anladık. Satıcı bunu, daha sonra öğrendiğimizde 600 bin liraya sattığını, alıcı bunu 390 bin liraya aldığını sanıyor. Daha sonra alıcı da satıcı da ekspertiz için geldi. Satıcı daha önceden müşterimiz, tanıyoruz. Alıcı babasıyla geldi, satıcı tek başınaydı. Aracı, ekspertize soktular. Arabada yaptığımız kontrollede problem yoktu, daha sonra yol testine çıktım. Ben, yol testine çıkarken alıcıyı da satıcıyı da yanıma alırım, bir sıkıntı olursa ikisi de görsün diye. Bu sırada tekrar aracın fiyatını sordum. Bunları sürekli yaşadığımız için, televizyonlarda gördüğümüz için bu konulara dikkat ediyoruz. ’Satıcıya bu arabanın fiyatları nerelerde’ diye sordum. Alıcı hemen lafa girdi ve ’biz iş karşılığı alıyoruz, fiyatı karıştırmayalım’ gibisinden bir laf söyledi. Ben konuyu kapattım. Dükkana geri geldiğimizde alıcının sürekli telefonla görüştüğünü fark ettim. Alıcının babası da arabayı sormaya başlayınca satıcıyı yanıma çağırdım. ’Sen bu arabayı kaça satıyorsun’ dedim, ’600 bin TL dedi’, alıcının babası da 390 bin liraya aldıklarını söyledi. Alıcı yine telefonla konuşuyordu, ’ben de dolandırılıyorsunuz’ dedim. Alıcıdan telefonu aldım ve ’sen hiç karışma, ben konuşurum’ dedim. Satıcı, ’telefondaki arkadaşın alacağı varmış, iş karşılığı alacağını söyledi’ dedi. Telefondaki şahsı aradım, ’bu aracı kaça satıyorsunuz, parayı IBAN’a atmayacak mıyız’ dedim. Alıcının kardeşiymişim gibi konuştum. Sonra hakaretler etmeye başladı, küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz’ dedi. Biz, burada arkadaşın dolandırıldığını anladık" dedi. "Öyle bir güven vermiş ki alıcının basireti bağlanmış" Dolandırıcının güvenli ödeme yöntemini kullanmamak için hem alıcıyı telefonda ikna ettiğini belirten Sağdıç, "’Ekspertizden notere gitmeden güvenli ödeme yapacaksın, bin lira atacaksın’ diyor. Bunu da Notere gitmeden isteyecekti. Adama öyle bir güven vermiş ki alıcının basireti bağlanmış. Allah kimsenin başına vermesin. Alıcıyı uyarmasaydım 390 bin TL parası dolandırıcı adama gidecekti ve mağdur olacaktı, aracı da satın alamayacaktı. Kaydı alsa dahi kayıt sahibi parayı almadığı için kayıt işi de iptal edilecekti. Burada mağdur olan alıcı olacaktı" diye konuştu. "Her iki tarafın da kafasını karıştırıyor" Dolandırıcının hem alıcı hem de satıcıyı sürekli telefonla aradığına dikkat çeken Sağdıç, "Alıcının telefonunu kapatıyor, satıcıyı arıyor, satıcıyı kapatıyor, alıcıya arıyor. Her iki tarafın da kafasını karıştırıyor. Allah kimsenin başına vermesin. Biz de buna engel olduk" şeklinde konuştu.
Kütahya’da sanayi ve üniversite güçlerini birleştirdi
26 Aralık 2025 Cuma - 12:50 Kütahya’da sanayi ve üniversite güçlerini birleştirdi Kütahya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi arasında, sanayi-üniversite iş birliğini güçlendirmeye yönelik protokol imzalandı. Kütahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Eskioğlu ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kıziltoprak, Kütahya OSB Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen törenle iş birliği protokolüne imza attı. İmzalanan protokol kapsamında; üniversite öğrencilerinin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, staj ve istihdam imkanlarının artırılması ile ortak eğitim, proje ve Ar-Ge faaliyetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Protokole ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kütahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Eskioğlu, sanayi ile üniversite arasındaki güçlü bağın önemine dikkat çekerek, "Sanayimizin sürdürülebilir büyümesi ve rekabet gücünün artırılması nitelikli insan kaynağıyla doğrudan ilişkilidir. Bu protokol sayesinde öğrencilerimizi eğitim hayatları devam ederken sanayiyle buluşturmayı ve teorik bilgilerini uygulamayla pekiştirmelerini amaçlıyoruz. İş birliğinin hem gençlerimizin istihdamına hem de firmalarımızın doğru insan kaynağına ulaşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. "Öğrencilerimiz saha deneyimi kazanacak" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kıziltoprak ise üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar olmadığını vurgulayarak, "Öğrencilerimizi mezuniyet sonrası iş hayatına en donanımlı şekilde hazırlamak temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Kütahya OSB ile hayata geçirilen bu protokol, öğrencilerimizin sahada deneyim kazanmalarına ve sanayinin gerçek ihtiyaçlarını yakından tanımalarına imkân sağlayacaktır. İş birliğinin hem öğrencilerimiz hem de Kütahya sanayisi için önemli kazanımlar oluşturacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Protokol doğrultusunda öğrenciler, Kütahya OSB bünyesinde faaliyet gösteren firmalarda staj yapma imkânı bulacak. Ayrıca OSB Akademi çatısı altında düzenlenecek eğitimler, seminerler ve teknik gezilerle öğrencilerin iş dünyasına daha donanımlı şekilde hazırlanması sağlanacak. İş’te OSB Kariyer Platformu üzerinden iş ve staj ilanları da öğrencilere doğrudan ulaştırılacak. Kütahya Organize Sanayi Bölgesi ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi arasında hayata geçirilen bu iş birliğiyle, üniversite-sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi, gençlerin kariyer yolculuklarına somut katkılar sunulması ve Kütahya sanayisinin insan kaynağı kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.
Başkan Bozbey Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin güncel borcunu açıkladı
26 Aralık 2025 Cuma - 12:48 Başkan Bozbey Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin güncel borcunu açıkladı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, belediyenin, Buski ve iştiraklerin güncel borçlarını kamuoyu ile paylaştı. Göreve geldikleri 20 ay önce Büyükşehir Belediyesi’nin 13 milyar lira olan borcunu bgün 8,9 milyar liraya düşürdüklerini anlatan Başkan Bozbey, "Buski’nin borcu 11,8 milyar liradan 23,11 milyar liraya yükseldi. Bunu söylemiştik. Biz daha önce işin başında olsaydık Buski’nin borcu bu kadar artmazdı" dedi. 2025 yılı değerlendirme toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kasım sonu itibariyle belediyenin borcunu açıkladı. Başkan Bozbey, "Sağlam mali yapı oluşturduk. 13 milyar lira büyükşehir borcu vardı. Kasım sonu itibariyle 8,9 milyar liraya düşmüş durumda. Yüzde 31 borcumuz azaldı. Buski borcu 11.8 milyar lira idi 23,11 milyar liraya yükseldi. Yüzde 96 yükseldi Şirketler 4,1 milyar liradan 4,610 milyara çıktı. Yüzde 11 arttı. Buskinin borcu 25 milyara çıkacak dedim, meclis üyeleri güldüler bana. Kasım sonu 23,11 milyar lira. Artış yüzde yüz olmuş. Bunun sebeplerini daha önce anlattım" diye konuştu. Genel toplam borcu 28,8 milyar olarak devir aldıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, "36,6 milyara yükseldi, yüzde 27 arttı.Biz olsaydık bu işin başında 23 milyar Buski borcu olmazdı. Hem yarım yamalak beceremedikleri işler yapılmaz Nilufer çayı kirlenmezdi. Çok daha ekonomik mal ederek bu borcun çok daha altında bir borç ortaya çıkardık. Beceriksizliğin faturası bunlar. Bunları da çözeceğiz. Şirketlerde yüzde 11 artış var. Yıl sonu itibariyle rakamın düşeceğini söyleyebilirim. Toplama baktığımızda 835 milyon Euro borç yükü almıştık. Yüzde 11’lik azalma var. Hem hizmet ürettik. Hem de 746 milyon Euro’ya düştü borcumuz. Bu mali disiplinin getirdiği sonuç olarak karşımızda oluştu. Bize gelen paranın Bursalılar adına geldiğini 3,3 milyon insanımızın parası olduğunu onların parasını kullanan kişiler olduğumuzun bilincindeyiz. Onları adına kullanıyoruz. Benim değil hiç bir arkadaşımın da değil. Bursalıların parası. Bir delikli kuruşu dahi hesap eder durumdayız. Doğru yere harcıyoruz. Doğru zamanda ekonomik harcıyoruz. Kaçağı sıfırladık. Bunun sonucunda karşımızda sonuç çıktı. Bir tek Buski bizi zorluyor. Buski olmasa borçlarımızda ne kadar azalma olacak. Bir ay sonra net rakam çıkacak. Biz Bursalıların ödediği her kuruşun hesabını veren şeffaf ve güçlü bir yapı güçlü bir yönetim inşa ettik. 2025 yılı Bursamız için sadece yoğun çalışma dönemi değil aynı zamanda yeni bir anlayışın yerleştiği yıl oldu" şeklinde konuştu.
Bursa Büyükşehir 2025’te çiftçiyi yalnız bırakmadı
26 Aralık 2025 Cuma - 12:46 Bursa Büyükşehir 2025’te çiftçiyi yalnız bırakmadı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, bu yıl içinde 15 milyon metre damla sulama borusu, 142 bin kilogram sıvı gübre ve 24 milyon liralık da mazot desteğinde bulunduklarını söyledi. Bozbey, Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2025 Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı’nda, tarıma çok önem verdiklerini belirterek, "Sadece sanayi kenti değil aynı zamanda tarım kentidir Bursa" dedi. Hedeflerinin değişimi ve dönüşümü sağlayarak daha az suya ihtiyaç duyan ürünleri yaygınlaştırmak ya da daha az suyla sulayarak vahşi sulamadan vazgeçip iyi verim almayı sağlamak olduğunu dile getiren Bozbey, kırsalda yaşamı sürdürülebilir kılmayı hedeflediklerini aktardı. 15 milyon metre damla sulama borusu yüzde 100 hibeyle verildi Desteklerinin olanca gücüyle sürdüğünü vurgulayan Bozbey, şöyle konuştu: "2025’te hem Kırsal Hizmet Daire Başkanlığı hem de Tarım A.Ş, birçok projeyle çiftçimizin üreticimizin yanında oldu. En önemlisi geri dönüşümden ürettiğimiz yaklaşık 15 milyon metre damla sulama borusunu 17 ilçede yaklaşık 5800 çiftçimize ulaştırmaktı. Yüzde 100 hibeyle sulama borusu verdik. Yine 5800 üreticimize yaklaşık 24 milyon liralık mazot desteği sağladık." Sıvı gübre ve tohumluk buğday desteği Bozbey, hayvancılığa da desteklerinin olduğunu belirterek,"bin 600 üreticimize sekizer bin lira yem ve aşı desteği sağlayarak hayvancılığa destek olduk. Bir taraftan da sıvı gübre üretiyoruz. 142 bin kilogram sıvı gübreyi 6 bin 500 üreticimize ulaştırdık. 400 üreticimize 44 ton tohumluk buğdayı yüzde 100 hibeyle verdik" dedi. Dağ bölgesinde satın alma garantili ata buğday ekimini sağladıklarını aktaran Bozbey, "Bunu genişleterek sürdürüyoruz. Bin dönüm arazide ekim sağlandı. Şimdiden o bölgenin talebi 2 bin dönüme çıktı. Biz gençlerimizi her yaştan vatandaşımızı kırsalda yaşamlarını sürdürebilir kılma adına projeleri geliştirdiğimizde özellikle gençlerimiz orada kalacaktır" ifadesini kullandı. Hem tohum dağıtıldı hem elde edilen yağ ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı Bozbey, 33 ton yağlık tohum desteğinde bulunduklarını belirterek, şöyle devam etti: "Bu üretimden elde ettiğimiz yaklaşık 1075 adet 5 litrelik ayçiçeğini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Fide ve fidan desteklerimiz sürüyor. Gemlik’ten 100 ton zeytin aldık ve almaya devam ediyoruz. Dağ yöresindeki üreticilerden 5 milyon 336 bin bin litre süt alımı gerçekleştirdik. Bu sütü piyasanın üzerinde alarak üreticimizi destekledik. Çiftçilerimizden 50 ton ata tohumu aldık. Besicilerimizden 84 ton kıyma 46 ton kuşbaşı aldık. Tarladan sofraya uzanan zincirin her halkasına üreticinin ve tüketicinin yanındayız."
İş Bankası’ndan ’Ödeme İste’ ve ’Dijital Tahsilat’ hizmeti
26 Aralık 2025 Cuma - 12:28 İş Bankası’ndan ’Ödeme İste’ ve ’Dijital Tahsilat’ hizmeti Türkiye İş Bankası, tahsilat süreçlerini kolaylaştıracak yeni ürünü ’Ödeme İste’ ile ’Dijital Tahsilat’ uygulamasını müşterilerinin hizmetine sunduğunu duyurdu. İş Bankası, ’Ödeme İste’ ve ’Dijital Tahsilat’ hizmetini müşterilerine sundu. Yapılan açıklamaya göre, yeni uygulama ile işletmeler, ticari faaliyetleri sırasında tahsilatlarını kendileri talep göndererek gerçekleştirebiliyor, ödemelerinin güncel durumunu kolayca takip ederek nakit akışlarını daha etkin yönetebiliyor. Merkez Bankası’nın FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) sistemi üzerinde çalışan - Ödeme İste ile ilk entegrasyonu Coca-Cola İçecek ve bayileri tarafından gerçekleştirilecek tahsilatlarda kullanılmak üzere; ödeme taleplerinin hızlı ve kolay şekilde iletilmesini sağlayan finansal teknoloji platformu Nakitera iş birliğiyle hayata geçirildi. Bu uygulamayla Türkiye’de yeni bir tahsilat yapısı da devreye alınmış oldu. "Teknolojiyi odağımıza alarak yenilikçi çözümler üretmeye devam edeceğiz" Konu hakkında değerlendirmede bulunan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ozan Gürsoy, "Müşterilerimize ticari faaliyetlerinde kolaylık ve hız sağlayacak dijital çözümler sunma odağımız çerçevesinde Ödeme İste ile Dijital Tahsilat çözümünü Türkiye’de kullanıma sunan öncü banka olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu uygulama ile müşterilerimizin tahsilatlarını kendilerinin talep ederek takibine olanak tanıyoruz. Böylelikle işletmeler, hızlı ve kolay bir biçimde nakit akışlarını yönetebiliyor. Teknolojiyi odağımıza alarak müşterilerimizin finansal işlemlerini kolaylaştıran yenilikçi çözümler üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Tahsilat süreçlerimizi dijitalleştirerek operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz" Coca-Cola İçecek (CCI) Türkiye Bölge Direktörü Hasan Ellialtı ise iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi; "İş Bankası ve Anadolu Grubu iştiraki Nakitera ile gerçekleştirdiğimiz bu yenilikçi iş birliği sayesinde tahsilat süreçlerimizi dijitalleştirerek operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz. Ödeme İste ile Dijital Tahsilat çözümü, hem iş ortaklarımız hem de müşterilerimiz için hızlı ve şeffaf bir ödeme deneyimi sunmamıza olanak tanıyor. CCI olarak, ‘En iyi Hızlı Tüketim Ürünleri şirketi olma’ vizyonumuz doğrultusunda müşteriyi ve teknolojiyi iş süreçlerimizin merkezine koyarak ekosistemimize değer katmaya ve sektörde dijital dönüşüme öncülük etmeye devam ediyoruz." "Operasyonel verimlilik ve tahsilat hızı artıyor" Nakitera Genel Müdürü Bulut Arukel de iş birliği hakkında, "İş Bankası’nın yenilikçi yaklaşımıyla hayata geçirilen Ödeme İste ile Dijital Tahsilat çözümünü platformumuza entegre ederek işletmelerin kullanımına sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Finansal akışların dijitalleşmesini hızlandıran bu iş birliği, tahsilat süreçlerinde operasyonel verimliliği ve tahsilat hızını önemli ölçüde artırıyor" dedi. Açıklamaya göre, Ödeme İste ile Dijital Tahsilat sayesinde ödeme talebi doğrudan alıcının bankasına iletilebiliyor. Tahsilat yapacak kurumlar, ödeme talebine belirli bir tarih atayarak ödemenin ne zaman yapılacağını önceden planlayabiliyor. Ödemeyi yapacak taraf ise kendi bankasının mobil uygulaması üzerinden gelen ödeme talebini görüntüleyerek hızlı bir şekilde onay verebiliyor. Uygulamaya entegre olarak kullanmaya başlamak isteyen kurumlar detaylı bilgiye İş Bankası şubeleri ve isbank.com.tr’den ulaşılabiliyor.
Manisa’da "Zeytin 5.0 Projesiyle" çocuklar hem öğrendi hem üretti
26 Aralık 2025 Cuma - 12:22 Manisa’da "Zeytin 5.0 Projesiyle" çocuklar hem öğrendi hem üretti Manisa’nın Salihli ilçesinde Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu anasınıfı öğrencileri "Zeytin 5.0 Projesi" ile zeytinin ağaçtan sofraya uzanan yolculuğunu yaşayarak öğrenme fırsatı buldu. Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu, anasınıfı öğrencileriyle yürüttüğü "Zeytin 5.0 Projesi" ile erken çocukluk eğitimine örnek bir çalışmaya imza attı. Proje kapsamında minik öğrenciler, zeytinin ağaçtan sofraya uzanan yolculuğunu yaşayarak öğrenme fırsatı buldu. Okul bahçesinde bulunan yaklaşık 35 zeytin ağacından öğrencilerin kendi elleriyle topladığı zeytinler, zeytinyağı fabrikasına götürüldü. Çocuklar, topladıkları zeytinlerin zeytinyağına dönüşme sürecini yerinde gözlemleyerek deneyimledi. Böylece zeytin, öğrencilerin hafızasında yalnızca bir besin değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak yer etti. Anasınıfı Öğretmeni Sadık Şentürk, projenin uzun soluklu olduğunu belirterek, "Bu yıl zeytin projesi yazdık. Bahçemizdeki zeytin ağaçlarının toplanması, bakımı, hasadı ve zeytinlerin zeytinyağı fabrikasına götürülmesi gibi tüm aşamaları çocuklarımızla birlikte yapıyoruz. Bir yıl boyunca zeytinle ilgili her şeyi yerinde görecekler. Yıl sonunda proje çıktılarımızı sergiyle paylaşmayı planlıyoruz. Elde edilen zeytinyağlarını satarak projeyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Zeytin, ölmez bir ağaçtır; çocuklarımızın buna sahip çıkmasını istiyoruz" dedi. Projenin yalnızca eğitimi değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve üretim bilincini de hedeflediğini vurgulayan Şentürk, çocukların erken yaşta doğaya ve emeğe saygı duymayı öğrendiğini ifade etti. Okul Müdürü Süleyman Sarı ise "Anasınıfı öğretmenlerimizin hazırladığı zeytin ve sıkım projesi kapsamında öğrencilerimizi zeytinyağı fabrikasına götürdük. Öğrencilerimiz zeytinyağının nasıl üretildiğini görerek ve yaşayarak öğrendi. Böylece zeytinin değerini daha iyi kavradılar. Projede emeği geçen öğretmenlerimiz Sadık Şentürk ve Duygu Yelken’e, velilerimize ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum" diye konuştu. Projenin paydaşları arasında yer alan Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, zeytin ağaçlarının yetiştirilmesi, budanması, sulanması ve gübrelenmesi konularında teknik destek sağladı. Yürütülen çalışmalar sonucunda toplanan zeytinlerden 65 litre zeytinyağı elde edildi. Proje, çocuklara üretim kültürünü erken yaşta kazandırması açısından örnek gösteriliyor.