EKONOMİ - 26 Aralık 2025 Cuma 12:48

Başkan Bozbey Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin güncel borcunu açıkladı

A
A
A
Başkan Bozbey Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin güncel borcunu açıkladı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, belediyenin, Buski ve iştiraklerin güncel borçlarını kamuoyu ile paylaştı. Göreve geldikleri 20 ay önce Büyükşehir Belediyesi’nin 13 milyar lira olan borcunu bgün 8,9 milyar liraya düşürdüklerini anlatan Başkan Bozbey, "Buski’nin borcu 11,8 milyar liradan 23,11 milyar liraya yükseldi. Bunu söylemiştik. Biz daha önce işin başında olsaydık Buski’nin borcu bu kadar artmazdı" dedi.


2025 yılı değerlendirme toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kasım sonu itibariyle belediyenin borcunu açıkladı. Başkan Bozbey, "Sağlam mali yapı oluşturduk. 13 milyar lira büyükşehir borcu vardı. Kasım sonu itibariyle 8,9 milyar liraya düşmüş durumda. Yüzde 31 borcumuz azaldı. Buski borcu 11.8 milyar lira idi 23,11 milyar liraya yükseldi. Yüzde 96 yükseldi


Şirketler 4,1 milyar liradan 4,610 milyara çıktı. Yüzde 11 arttı. Buskinin borcu 25 milyara çıkacak dedim, meclis üyeleri güldüler bana. Kasım sonu 23,11 milyar lira. Artış yüzde yüz olmuş. Bunun sebeplerini daha önce anlattım" diye konuştu.


Genel toplam borcu 28,8 milyar olarak devir aldıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, "36,6 milyara yükseldi, yüzde 27 arttı.Biz olsaydık bu işin başında 23 milyar Buski borcu olmazdı. Hem yarım yamalak beceremedikleri işler yapılmaz Nilufer çayı kirlenmezdi. Çok daha ekonomik mal ederek bu borcun çok daha altında bir borç ortaya çıkardık. Beceriksizliğin faturası bunlar. Bunları da çözeceğiz.


Şirketlerde yüzde 11 artış var. Yıl sonu itibariyle rakamın düşeceğini söyleyebilirim. Toplama baktığımızda 835 milyon Euro borç yükü almıştık. Yüzde 11’lik azalma var. Hem hizmet ürettik. Hem de 746 milyon Euro’ya düştü borcumuz. Bu mali disiplinin getirdiği sonuç olarak karşımızda oluştu. Bize gelen paranın Bursalılar adına geldiğini 3,3 milyon insanımızın parası olduğunu onların parasını kullanan kişiler olduğumuzun bilincindeyiz. Onları adına kullanıyoruz. Benim değil hiç bir arkadaşımın da değil. Bursalıların parası. Bir delikli kuruşu dahi hesap eder durumdayız. Doğru yere harcıyoruz. Doğru zamanda ekonomik harcıyoruz. Kaçağı sıfırladık. Bunun sonucunda karşımızda sonuç çıktı. Bir tek Buski bizi zorluyor. Buski olmasa borçlarımızda ne kadar azalma olacak. Bir ay sonra net rakam çıkacak. Biz Bursalıların ödediği her kuruşun hesabını veren şeffaf ve güçlü bir yapı güçlü bir yönetim inşa ettik. 2025 yılı Bursamız için sadece yoğun çalışma dönemi değil aynı zamanda yeni bir anlayışın yerleştiği yıl oldu" şeklinde konuştu.



Başkan Bozbey Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin güncel borcunu açıkladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.