EKONOMİ
Türkiye’nin ilk ‘ekolojik market’i açıldı 04 Nisan 2026 Cumartesi - 16:38:28 Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından pilot il olarak belirlenen Kastamonu’da kurulan ilk ’ekolojik market’ kapılarını açtı. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kuruluşlar ile Türkşeker öncülüğünde üretimi yapılan ürünlerin ve kadın kooperatiflerinin ürettiği ürünlerin yer aldığı ’ekolojik market’lerin ilki, pilot il olarak belirlenen Kastamonu’da açıldı. "Doğal, sağlıklı ve güvenilir" gıda sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamındaki ilk ekolojik market, Kastamonu il merkezinde hizmet vermeye başladı. Markette doğal ve sağlıklı ürünlerin satılması ve kadın kooperatiflerine destek sağlanması amaçlanıyor. Açılışın ardından vatandaşlar uygun fiyattan satışa sunulan ürünlerden alma fırsatı buldu. Açılış töreninde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Ben bütün kalbimle umuyor ve inanıyorum ki bu market kadınlarımızın ürettiği el emeği göz nuru ürünlerin meraklılarıyla, alıcısıyla buluşması noktasında çok güzel bir platform olmakla kalmayacak, aynı zamanda belli bir kalitenin, standardın tutturulup sürdürülmesine katkı verecek. Diliyorum ki bu market başarılı olur. Bütün Türkiye’ye örnek olsun, emsal olsun. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bütün hemşehrilerimi buradan alışveriş yapmaya da davet ediyorum. Atatürk Orman Çiftliği, TİGEM, Çaykur gibi kamu kurumlarımızın da ürünleri uygun fiyatlarla satışa sunulacak" dedi. Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci ise, "Şu anda burada kadın emeğinin görünür hale gelmesine tanıklık ediyoruz. Gerçekten kooperatiflerimizin sayın bakanımızın öncülüğünde böyle bir yerde bulunması çok kıymetli bizim için. Kastamonu’nun kadın milletvekili olarak, bir Kastamonulu olarak biliyorum ki Kastamonu kadınları üretkendir, çalışkandır ve sadece bir şey yaptığı zaman sadece bir ürün çıkarmaz ortaya, birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma çıkartır. Biz de hep beraber bugün bu kooperatiflerimiz eliyle bunu büyütmenin, geliştirmenin gayretindeyiz" diye konuştu. Türkşeker Genel Müdürü Dr. Muhiddin Şahin, "Kastamonu’da şeker fabrikamız var, çok uzun süredir hizmet veriyor ve buranın en büyük varlıklarından bir tanesi. Şeker fabrikasına olumlu yönde yatırımlar yaptık ve çok daha verimli hale getirdik. Bir de sürpriz yaptık. Bu güzel Kastamonu’nun verimli topraklarının Kastamonu şekerinin de bugün ilk defa lansmanını yapıp, sizlerin hizmetine sunacağız. Bakanımız, çok uzun süredir kadın kooperatiflerinin bir şekilde devreye alınması ve bir şekilde bir yerden başlanıp yürütülmesini istiyordu. Biz de uzun süredir bu binamızı kullanmıyorduk. Buradan başladık. İnşallah Atatürk Orman Çiftliği aracılığıyla tüm Türkiye’deki nezih yerlerde açacağız" şeklinde konuştu. Açılışa Kastamonu Milletvekili Halil Uluay, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ile diğer ilçe belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, il müdürleri ile çok sayıda davetli katıldı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 16:36 Türkiye’nin ilk ‘ekolojik market’i açıldı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından pilot il olarak belirlenen Kastamonu’da kurulan ’ekolojik market’, kapılarını açtı. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kuruluşlar ile Türkşeker öncülüğünde üretimi yapılan ürünlerin ve kadın kooperatiflerinin ürettiği ürünlerin yer aldığı ’ekolojik market’lerin ilki pilot il olarak belirlenen Kastamonu’da açıldı. "Doğal, sağlıklı ve güvenilir" gıda sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamındaki ilk ekolojik market, Kastamonu il merkezinde hizmet vermeye başladı. Düzenlenen açılış töreniyle hizmet vermeye başlayan markette doğal ve sağlıklı ürünlerin satılması ve kadın kooperatiflerine destek sağlanması amaçlanıyor. Açılışın ardından vatandaşlar uygun fiyattan satışa sunulan ürünlerden alma fırsatı buldu. Açılış töreninde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Ben bütün kalbimle umuyor ve inanıyorum ki bu market kadınlarımızın ürettiği el emeği göz nuru ürünlerin meraklılarıyla, alıcısıyla buluşması noktasında çok güzel bir platform olmakla kalmayacak aynı zamanda belli bir kalitenin standardın tutturulup sürdürülmesine katkı verecek. Diliyorum ki bu market başarılı olur. Bütün Türkiye’ye örnek olsun, emsal olsun. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bütün hemşehrilerimi buradan alışveriş yapmaya da davet ediyorum. Atatürk Orman Çiftliği, TİGEM, Çaykur gibi kamu kurumlarımızın da ürünleri uygun fiyatlarla satışa sunulacak" dedi. Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci ise, "Şu anda burada kadın emeğinin görünür hale gelmesine tanıklık ediyoruz. Gerçekten kooperatiflerimizin Sayın Bakanımızın öncülüğünde böyle bir yerde bulunması çok kıymetli bizim için. Kastamonu’nun kadın milletvekili olarak, bir Kastamonulu olarak biliyorum ki Kastamonu kadınları üretkendir, çalışkandır ve sadece bir şey yaptığı zaman sadece bir ürün çıkarmaz ortaya birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma çıkartır. Biz de hep beraber bugün bu kooperatiflerimiz eliyle bunu büyütmenin geliştirmenin gayretindeyiz" diye konuştu. Türkşeker Genel Müdürü Dr. Muhiddin Şahin de, "Kastamonu’da Şeker Fabrikamız var, çok uzun süredir hizmet veriyor ve buranın en büyük varlıklarından bir tanesi. Sayın Bakanımız, Bakan Yardımcısı olduğundan beri ciddi yatırımlar yaptık. Şeker Fabrikasına olumlu yönde yatırımlar yaptık ve çok daha verimli hale getirdik. Bir de sürpriz yaptık. Bu güzel Kastamonu’nun verimli topraklarının Kastamonu şekerinin de bugün ilk defa lansmanını yapıp sizlerin hizmetine sunacağız. Bakanımız, çok uzun süredir kadın kooperatiflerinin bir şekilde devreye alınması ve bir şekilde bir yerden başlanıp yürütülmesini istiyordu. Biz de uzun süredir bu binamızı kullanmıyorduk. Buradan başladık. İnşallah Atatürk Orman Çiftliği aracıyla tüm Türkiye’deki nezih yerlerde açacağız" şeklinde konuştu. Açılışa Kastamonu Milletvekili Halil Uluay, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ile ilçe belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, il müdürleri ile çok sayıda davetli katıldı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 15:19 Turizm Master Planı için 150 uznan Trabzon’da buluştu Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin turizm master planı için başlattığı çalıştayda 150 uzman isim bir araya gelerek kentin turizm potansiyelini değerlendirdi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Trabzon Turizm Master Planı Çalıştayı bugün başladı. 4-5 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen ve "Arama Konferansı" başlığıyla düzenlenen çalıştay, turizmde rekabetin giderek arttığı bir süreçte Trabzon’un geleceğine yön verecek kararların alınması açısından önem taşıyor. Kentin turizm potansiyelini daha etkin kullanmak ve sürdürülebilir politikalar oluşturmak amacıyla başlatılan çalışma, kapsamlı bir planlama sürecinin parçası olarak öne çıkıyor. Panagia Premier Otel’de saat 09.00’da başlayan çalıştaya şehir içi ve şehir dışından geniş katılım sağlandı. Akademisyenler, turizm sektörü temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan yaklaşık 150 uzman isim, Trabzon turizmini çok yönlü şekilde değerlendirmek üzere bir araya geldi. Çalıştayda kentin turizmi, destinasyon yönetimi ve turizm ekonomisi, altyapı, ulaşım ve akıllı turizm, doğa turizmi ve yayla ekosistemi, kültür, inanç ve miras turizmi, gastronomi ve yerel ekonomi, spor ve macera turizmi, kıyı rekreasyonu ve deniz turizmi, toplumsal boyut ve turizm algısı ile sağlık ve wellness turizmi çerçevesinde ele alınıyor. Bu kapsamda Trabzon’un mevcut durumu, güçlü ve zayıf yönleri ile geleceğe yönelik fırsatlar detaylı şekilde masaya yatırılıyor. Elde edilecek görüş ve önerilerin, Trabzon’da ilk kez hazırlanan ve çalışmaları devam eden Turizm Master Planı’na yön vermesi ve kentin turizm vizyonuna katkı sağlaması hedefleniyor.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:24 Balıkta bereketli sezon: "Halk bu yıl balığa doydu" Balık av sezonunun kapanmasına sayılı günler kala değerlendirme yapan Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, palamut dışında hemen her türde bolluk yaşandığını belirterek, "Halk bu sene doya doya balık yedi" dedi. Ülke genelinde balık av sezonu 15 Nisan itibarıyla sona erecek. Sezonu değerlendiren Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, bu yıl balıkçılık açısından verimli bir dönem yaşandığını belirtti. Hamsinin fiyatının zaman zaman 50 TL’lere kadar düştüğünü belirten Atıf Malkoç, "Bu sene palamut olmadı ancak diğer tüm balıklar boldu. Hamsi hâlâ devam ediyor. Bu yıl her türlü balık çıktı ve uygun fiyatlarla satıldı. Hamsinin kilosu 50 TL’ye kadar düştü. Halk bu sene doya doya balık yedi. Geçen seneye göre bu yıl çok daha iyiydi. İnce hamsi hiç olmadı, tutulan balıkların hepsi iriydi. Sıkıntılı bir sezon geçmedi. Balıkçıların yüzde 90’ının durumu iyi" dedi. Çaça balıkçılığına savaş etkisi Sezonun son bölümünde yaşanan maliyet artışlarına da dikkat çeken Malkoç, özellikle uluslararası gelişmelerin balıkçılığı doğrudan etkilediğini söyledi. İran-ABD savaşı dolayısıyla mazot fiyatlarının yükseldiğini kaydeden Malkoç, bu durumun özellikle çaça avcılığını olumsuz etkilediğini belirtti. Çaça sezonu başlamasına rağmen teknelerin yüksek maliyetler nedeniyle denize açılamadığını dile getiren Malkoç, "Şu an denize çıkan tekneler kazandığı parayla mazotu bile karşılayamıyor. En büyük sıkıntımız maliyetler" diyerek yaşanan zorluğa dikkat çekti.
Siverek’te aşevinde tasarruf atağı
26 Aralık 2025 Cuma - 11:25 Siverek’te aşevinde tasarruf atağı Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde her gün yüzlerce ihtiyaç sahibine sıcak yemek ulaştıran Kaymakamlık Aşevi, uyguladığı tasarruf tedbirleri sayesinde araç filosunu yeniledi. Siverek Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren aşevi, uyguladığı tasarruf tedbirleri sayesinde araç filosunu yeniledi. Daha önce kiralama usulüyle yürütülen yemek dağıtım hizmeti, yüksek maliyet ve zaman kaybı nedeniyle mercek altına alındı. Yapılan tasarruf planlamaları doğrultusunda elde edilen gelirlerle, aşevine ait 2 adet sıfır araç satın alınarak hizmete sunuldu. Günlük 600 kişiye sıcak yemek ulaşıyor Siverek Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Enver Akçiçek, yeni araçlarla birlikte hizmetin daha verimli hale geldiğini belirtti. Akçiçek, yaptığı açıklamada, "Aşevimiz, ilçemizde her gün 600 vatandaşımıza sıcak yemek ulaştıran çok değerli bir proje. Bu hizmetten faydalanan vatandaşlarımız genellikle yaşlı, engelli ve tek başına yaşayan ihtiyaç sahipleridir. Daha önce bu hizmeti kiralama usulüyle yapıyorduk ancak bu yöntem hem masraflı hem de sıkıntılıydı. Gerçekleştirdiğimiz tasarruf tedbirleriyle 2 adet yeni araç satın almayı başardık. Artık kendi araçlarımızla, daha yeni ve daha güçlü bir filoyla hizmet kalitesini artırarak yolumuza devam ediyoruz" dedi. Vatandaşların kapısına kadar giden sıcak yemeğin mutluluk kaynağı olduğunu vurgulayan Akçiçek, "Daha güzel bir hizmeti daha iyi bir şekilde yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreçte her zaman yanımızda olan ve desteklerini esirgemeyen Kaymakamımız Salih Sak’a teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yeni araçların hizmete girmesiyle birlikte, yemeklerin daha hızlı ve hijyenik şartlarda evlere ulaştırılması hedefleniyor.
Şekerbank, CDP’de üç kategoride ’A’ skoruyla küresel sürdürülebilirlik liderleri arasında
26 Aralık 2025 Cuma - 11:17 Şekerbank, CDP’de üç kategoride ’A’ skoruyla küresel sürdürülebilirlik liderleri arasında Şekerbank, dünyanın önde gelen bağımsız çevresel raporlama platformu Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project-CDP) kapsamında ‘İklim Değişikliği’, ‘Su Güvenliği’ ve ‘Ormansızlaşma’ kategorilerinin tamamında en yüksek seviye olan ‘A’ skorunu alarak, sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını uluslararası ölçekte gösterdi. Şekerbank, dünyanın önde gelen bağımsız çevresel raporlama platformu Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project-CDP) kapsamında üç kategoride ‘A’ skoru alarak sosyal ve çevresel bankacılık alanındaki önemli rolünü uluslararası ölçekte gösterdi. Banka, ‘İklim Değişikliği’ ve ‘Su Güvenliği’ kategorilerinde geçtiğimiz yıl elde ettiği ‘A’ skorunu korurken, bu yıl ilk kez raporlanan ‘Ormansızlaşma’ kategorisinden da ‘A’ notu alarak 23 bin şirket arasından CDP’nin üç kategorinin tamamında en yüksek skoru alan sayılı kurumlardan biri oldu. İklim, su ve doğa ekseninde bütüncül bir sürdürülebilirlik yaklaşımı Yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilir kalkınmayı iş modelinin merkezine alan Şekerbank, iklim, su ve doğa başlıklarını entegre biçimde yürüten yaklaşımıyla CDP değerlendirmelerinde güçlü bir performans sergiledi. ‘İklim Değişikliği’ kategorisinde Banka; kredi portföyünün neredeyse tamamını kapsayan risk ve fırsat analizleriyle, düşük karbonlu ve iklim dirençli dönüşümü destekleyen uygulamalarıyla öne çıktı. ‘Su Güvenliği’ kategorisinde özellikle tarım sektöründe kuraklık ve fiziksel iklim risklerine odaklanan analizler; modern ve verimli sulama yatırımlarını teşvik eden finansman çözümleriyle desteklendi. Bu yıl ilk kez raporlanan "Ormansızlaşma" kategorisinde ise Şekerbank, Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi (ÇSYS) ile doğa esaslı kredi politikalarını bütüncül biçimde uygulayarak ‘A’ notu almaya hak kazandı. "Doğa ve iklim odaklı stratejik yaklaşımımızın uluslararası teyidi" Şekerbank Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Fatma Nur Çetinel, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "CDP’nin iklim değişikliği, su güvenliği ve ormansızlaşma kategorilerinin tamamında ‘A’ notu almamız; sürdürülebilir finansmanı tüm müşteri segmentlerine yaygınlaştıran, doğa ve iklim odaklı stratejik yaklaşımımızın uluslararası ölçekte teyit edilmesi anlamına geliyor. Banka olarak, özellikle tarım ve KOBİ odaklı finansman çözümlerimizle çevresel etkilerin azaltılmasına ve Türkiye’nin yeşil dönüşümüne somut katkı sunmayı sürdüreceğiz. İklim, su ve doğa odağında attığımız her adımı, uzun vadeli kalkınma vizyonumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz."
İstanbul’da yıl içinde 220 bin gıda denetimi yapıldı
26 Aralık 2025 Cuma - 11:12 İstanbul’da yıl içinde 220 bin gıda denetimi yapıldı İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, İstanbul genelinde 220 bin gıda denetimi yaptıklarını vurgulayarak, 9 bin 300 işletmede değişik alanlarda uygunsuzluk tespit ettiklerini ve 565 milyon lirayı aşkın yaptırım uyguladıklarını söyledi. Parıldar, katıldığı bir programda, gıdanın bir milli güvenlik meselesi olduğunu belirterek, gıda güvenirliğinde tohumdan çatala izlenebilirliğin sağlanmasının büyük önem taşıdığını anlattı. Gıda denetimine yönelik önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Parıldar, 16 milyon yerleşik ve hareketlilerle birlikte 20 milyona yakın nüfusla bir dünya şehrinde sağlıklı gıdaya ulaşılması için çaba gösterdiklerini söyledi. 220 bin denetim yapıldı Parıldar, İstanbul’da 136 bin gıda işletmesi bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Bu yıl şu ana kadar 220 bin denetimi tamamladık. Yıllık 230-240 bin denetim yapıyoruz. 39 ilçede güvenilir gıdaya erişim anlamında yoğun çaba içindeyiz. Kamuoyunun gündeminde sık yer aldı İstanbul’daki zehirlenmesi vakası. 11-13 Kasım’da zehirlenme vakası oldu. Bütün tüketicilerde farklı bakış açısı oluştu. Bize o dönemde 175 ihbar geldi, gıda kaynaklı olabileceği düşünülen. Hastanelere başvuran kişilerin şikayetlerini dile getirdikleri 175 gıda kaynaklı ihbar gelmiş. 641 kişinin etkilendiği belirlendi. Su ihbarlara göre işletmelerden 330 gıda numunnesi aldık. Bunların 235’i sonuçlandı. Bunlar içinde bizim tespit ettiğimiz uygunsuz numune sayısı 5." 87 işletme hakkında suç duyurusunda bulunuldu Bugüne kadar yaptıkları denetimlerde 9 bin 300 işletmede değişik alanlarda uygunsuzluk tespit ettiklerini aktaran Parıldar, "565 milyon lirayı aşkın yaptırım uyguladık. 262 işletmeyi faaliyetten men işlemine tabi tuttuk. 87 işletmeyle ilgili insan sağlığını tehlikeye düşüren gıda üretimi ve arzı sağlama nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduk" dedi. Parıldar, denetçilerin yerinde denetim sırasında ihtiyaç olursa numune aldıklarını belirterek, "7617 numuneyi analize gönderdik. 590 işletmeye herhangi bir uygunsuzluk tespiti nedeniyle yaptırım uyguladık. Gıda güvenirliğiyle ilgili riskimiz, hassasiyetimiz, kabul edilebilirliğimiz sıfırdır" diye konuştu.
Çarşı 2026, Balıkesir’de kapılarını açıyor
26 Aralık 2025 Cuma - 11:09 Çarşı 2026, Balıkesir’de kapılarını açıyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi iş birliğiyle 27-31 Aralık tarihlerinde düzenlenecek olan "Çarşı 2026" etkinliği için geri sayım başladı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın liderliğinde gerçekleştirilecek programda; beş gün boyunca konserler, el emeği ürün stantları ve eğlenceli atölyeler yer alacak. Binlerce vatandaş, yeni yıl öncesi gerçekleştirilecek etkinliklerle yeni yılın heyecanını birlikte yaşayacak. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi’nin iş birliğiyle düzenlenen "Çarşı 2026", 27-31 Aralık 2025 tarihlerinde Cumhuriyet Meydanı’nda ziyarete açılacak. Yeni yıl ruhunu yansıtan stantlarda kadın girişimcilerin özgün tasarımları ve el emeği ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşarak kazanca dönüşecek. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın girişimleriyle kadın kooperatiflerine, üreten kadınlara ve kadın üreticilere destek olmak amacıyla hayata geçirilen "Çarşı 2026" şehrin ruhuna renk katarken kadınların ekonomik gücüne de güç katacak. Beş gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak çarşıda, konserler, workshop atölyeleri ve çeşitli etkinliklere de yer verilecek. 100 stant kurulacak Çarşı 2026’da kurulacak stantlarda her bütçeye uygun ürünler yer alacak. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın eşi Arbil Akın’ın destekleriyle kadınların iş gücüne katılımını artırmayı hedefleyen proje aile bütçesine katkı sağlamak adına üreten kadınların ekonomisini destekleyecek. 100 standın kurulacağı çarşıda çocuklara yönelik eğlenceler, çeşitli el işi yapımı, 3 boyutlu kitap yapımı, origami ve kar küresi yapımı atölyeleri hazırlanırken gün sonunda konserlerle eşsiz müzik ziyafeti yaşanacak.
ANTGİAD’dan istihdama katkı
26 Aralık 2025 Cuma - 10:55 ANTGİAD’dan istihdama katkı Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü , Antalya İŞKUR Müdürlüğü ve Azize Kahraman Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen "İstihdam Garantili Meslek Edindirme Kursu" başarıyla tamamlandı. Ön Muhasebe alanında gerçekleştirilen eğitim programını başarıyla bitiren 14 kursiyer, düzenlenen törenle başarı sertifikalarını aldı. Törende konuşan ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, istihdamın önemine dikkat çeken kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Yavaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "İstihdam, sadece bir ekonomik başlık değildir. İstihdam, sosyal adaletin, toplumsal huzurun ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşıdır. Bugün burada verdiğimiz sertifikalar, sadece birer belge değil; insanların hayatına dokunan, geleceğini şekillendiren somut adımlardır". İş dünyasının istihdam politikalarına destek olmasının toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz ANTGİAD olarak, iş dünyasının hem mal-hizmet üretmekle hem de çözüm üretmekle yükümlü olduğuna inanıyoruz. Kurumlarımızla iş birliği yaparak, istihdamı artıran ve nitelikli iş gücü oluşturan projeleri hayata geçirmek bizim için bir sosyal sorumluluk ödevidir." 14 kursiyer doğrudan işbaşı yapacak Ön Muhasebe alanında eğitimlerini tamamlayan 14 kursiyer, kursun ardından ANTGİAD üyelerine ait iş yerlerinde istihdam edilerek hemen işbaşı yapacak. Bu yönüyle projenin, teorik eğitimi doğrudan istihdamla buluşturan örnek bir model olduğuna dikkat çeken Yavaş, şu ifadeleri kullandı: "Eğitim ile istihdam arasındaki kopukluğu ortadan kaldıran bu model, bizim için son derece kıymetlidir. Bu proje aynı zamanda, tüm iş dünyası için örnek alınması gereken bir modeldir. Bugün burada eğitimi tamamlayan kursiyerlerimiz, yarın iş hayatının aktif birer parçası olacak." Yeni istihdam projeleri yolda ANTGİAD’ın kamu kurumlarıyla iş birliği içinde yeni istihdam projelerine destek vermeye devam edeceğini belirten Ercan Yavaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "ANTGİAD olarak kamu kurumlarımız, eğitim merkezlerimiz ve iş dünyası arasında köprü kurmaya devam edeceğiz. Amacımız; gençleri, kadınları ve meslek edinmek isteyen herkesi üretimin ve istihdamın içine dahil eden projeleri artırmak". Sertifika törenine; Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Antalya İŞKUR İl Müdürü İlhan Çolakoğlu, Antalya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fedai Yaman, Antalya İl Milli Eğitim Şube Müdürü Muzaffer Erdoğan, İŞKUR Şube Müdürü Zekeriya İşler, Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Osman Murat Mimaroğlu, Halk Eğitim Merkezi Müdürü İnci Bacak, ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş ve Genel Sekreteri Neslihan Yalçın katıldı.
Salihli’nin kırsal mahallelerine dev destek
26 Aralık 2025 Cuma - 10:43 Salihli’nin kırsal mahallelerine dev destek Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek, üretim maliyetlerini düşürmek ve tarımsal kaliteyi artırmak amacıyla yürüttüğü projeler kapsamında kooperatiflere süt soğutma tankı ve sulama borusu desteği sağladı. Desteklerin artarak devam edeceğini vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Manisa Büyükşehir Belediyemiz, kooperatiflerimizin her zaman en büyük destekçisi olacak" dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarla üreticinin gelirini artırmak hedefleniyor. Geçtiğimiz haftalarda 63 kooperatif ve bir Ziraat Odası ile imzalanan 57 milyon liralık tarımsal destek protokolü meyvelerini vermeye başladı. Protokol kapsamında temin edilen süt soğutma tankları ve tarımsal sulama boruları, Salihli şantiyesinde düzenlenen törenle kooperatif yetkililerine teslim edildi. Programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Ulaş Aydın, CHP İlçe Başkanı Mustafa Özer, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, kooperatif başkanları, mahalle muhtarları ile üreticiler katıldı. "Aralık ayı kooperatif ayı oldu" 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü’ne atıfta bulunan Başkan Besim Dutlulu, "Bizim için Aralık ayı tam anlamıyla bir kooperatif ayı oldu. 50’nin üzerinde kooperatifimize ciddi kaynak aktardık. Bugün burada 7 kooperatifimize süt tanklarını, 22 kooperatifimize ise söz verdiğimiz sulama borularını teslim ediyoruz. Çiftçimizin emeğine sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. "Desteklerimiz artarak devam edecek" Tarımsal sulamanın kooperatifler eliyle yürütülmesinin önemine değinen Başkan Dutlulu, "Ovamızın en kıymetli hazinesi olan suyumuza sahip çıkıyoruz. Tarımın sürdürülebilirliği ancak kooperatifleşme ve üreticinin emeğiyle mümkündür. Kadın kooperatiflerinden üretim kooperatiflerine kadar her kooperatifin yanındayız. Kooperatiflere desteğimiz bitmeyecek" ifadelerini kullandı. "Manisa’daki tüm çiftçiler adına teşekkür ediyorum" Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç ise Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla kurulacak olan tam donanımlı analiz laboratuvarının müjdesini verdi. Yalvaç, "Ege Üniversitesi’ndeki sistemin bir benzerini Manisa’ya kazandırıyoruz. Toprak, su ve yaprak analizi yaparak tarımda yüzde 100 başarıyı hedefliyoruz. Tüm çiftçilerimiz adına Başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Laboratuvarımız tüm Manisa’ya hayırlı olsun" Başkan Dutlulu da laboratuvar projesinin Türkiye’ye örnek olacağını belirterek, "Bu laboratuvar, yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşlarının el ele verdiğinde ne kadar büyük işler başarabileceğinin kanıtıdır. Doğru tarım tekniklerini yaygınlaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz. Tüm Manisa’ya hayırlı olsun" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Üreticilerden Başkan Dutlulu’ya teşekkür Törenin sonunda süt soğutma tanklarını ve sulama borularını teslim alan kooperatif başkanları ile üreticiler, sağlanan bu desteğin üretim kapasitelerini doğrudan artıracağını ifade ettiler. Modern ekipman desteği sayesinde maliyetlerinin düşeceğini belirten üreticiler, tarıma ve kırsal kalkınmaya öncelik veren yaklaşımı nedeniyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya teşekkürlerini ilettiler.
Kocasinan OTB’de dev imzalar atıldı
26 Aralık 2025 Cuma - 10:43 Kocasinan OTB’de dev imzalar atıldı Kayseri Ticaret Borsası (KTB) öncülüğünde hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) Projesi büyümeye devam ediyor. Kayseri’nin tarımsal üretim kapasitesini üst seviyeye taşıyacak olan Kayseri Kocasinan Tarıma Dayalı İhtisas Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) Kayseri’yi tarımsal üretimde zirveye yerleştirecek. Bu kapsamda Kayseri’de modern tarım ve sanayinin geleceği olarak nitelendirilen Kocasinan Tarıma Dayalı İhtisas Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), sunduğu imkanlar ve stratejik avantajlarıyla yatırımcıların odak noktası oldu. Altyapı çalışmalarının hız kazanması ve jeotermal kaynaklardan gelen müjdeli haberlerle birlikte bölge, Türkiye’nin en prestijli yatırım havzalarından biri haline geldi. Bölgede gerçekleştirilen jeotermal sondajlardan elde edilen yüksek sıcaklık ve debi oranları, ’Mutlu Haberler’ olarak yatırımcı nezdinde yankı buldu. Altyapı inşaat ihalesinin sonuçlanması; elektrik, su ve yol hatlarının eş zamanlı olarak sahaya inmesiyle birlikte sera yatırım iştahı rekor seviyeye ulaştı. Hem üretim hem de sanayi parselleri için gelen yoğun talepler, projenin "cazibe merkezi" kimliğini tescilledi. Geleceğin üretim üssü için imzalar atıldı Projenin tüm yönetim ve uygulama süreçlerini büyük bir kararlılıkla yürüten Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış ile projenin her aşamasını yakından takip ederek hayata geçmesi noktasında yoğun gayret gösteren Vali Yardımcısı ve OTB Müteşebbis Heyet Başkanı Ömer Tekeş, yeni yatırımcılarla gerçekleştirilen sözleşme töreninde bir araya geldi. İmza töreninde konuşan Başkan Recep Bağlamış, yatırımcı iştahının altını çizerek; "Kocasinan Jeotermal OTB, sadece bir sera projesi değil, Kayseri’nin tarım ekonomisini dünya standartlarına taşıyacak dev bir cazibe merkezidir. Jeotermal kaynaklarımızdan gelen verimli sonuçlar ve altyapıdaki kararlı adımlarımız, yatırımcı iştahını her geçen gün daha da artırıyor. Bugün attığımız imzalar, buradaki potansiyelin ne kadar yüksek olduğunun en net kanıtıdır. Bölgeye sadece tesis değil, bir gelecek inşa ediyoruz. Yatırımcımızın bu güveni, Kayseri’yi jeotermal tarımın başkenti yapacaktır" ifadelerini kullandı.
Vodafone Business ile ODAŞ’tan stratejik teknoloji hamlesi
26 Aralık 2025 Cuma - 10:28 Vodafone Business ile ODAŞ’tan stratejik teknoloji hamlesi Enerji sektörünün güçlü oyuncularından ODAŞ’ın bilişim teknolojileri altyapısı, Vodafone Business’ın yeni nesil bulut ve güvenlik çözümleriyle modernize edilerek, kesintisiz erişilebilirlik, güçlü siber koruma ve merkezi ağ yönetimi sağlayan hibrit bir yapıya dönüştürüldü. Vodafone Business, enerji sektörünün öncü şirketlerinden ODAŞ ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında şirketin bulut tabanlı yapılara geçişini sağladı. Bu kapsamlı dönüşümle birlikte şirket, veri merkezi modernizasyonundan yedekleme ve kurtarma çözümlerine kadar birçok kritik alanda yeni nesil teknolojilere dayanan hibrit bulut modeline geçti. Yeni altyapı sayesinde şirketin sanallaştırma sistemleri modernize edildi; veri merkezi süreçleri ise yüzde 99,9 kesintisiz çalışma ve yüksek erişilebilirlik hedefiyle yeniden yapılandırıldı. Yedekleme, kurtarma sistemleri ve profesyonel hizmet seviyeleri Vodafone Business güvencesine alınırken; siber güvenlik saldırılarına karşı DDOS koruması ve güvenlik duvarı (firewall) hizmetleri devreye alınarak proaktif tehdit önleme sağlandı. Ağ yönetimi ve veri merkezi tarafında tüm cihazlar merkezi olarak izlenebilir hale gelirken, trafik anormalliklerinin anında tespit edilmesi mümkün oldu. Bu sayede şirketin, operasyonları hem daha güvenli hem de daha verimli şekilde yönetebilir bir yapıya kavuştu. "Enerji sektörüne örnek olacak bir iş birliği gerçekleştirdik" İş birliğiyle ilgili bir açıklama yapan Vodafone İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu şu değerlendirmeyi yaptı: "Şirket, bu iş birliğiyle Türkiye’de enerji sektöründe Vodafone Business hizmetlerini kullanan şirketlerden biri haline geldi. Şirketin kendi fiziksel ortamında kurulu ve çalışıyor olduğu bir yapıdan hibrit bulut modeline geçiş, yalnızca teknik bir dönüşüme değil; enerji sektörünün ihtiyaçlarına özel kurguladığımız fiyatlandırma modelleri, güvenlik katmanları ve yönetimli hizmet yapısıyla sektörde örnek gösterilebilecek bir iş birliğine dönüştü. Platform olarak oluşturduğumuz bu yeni nesil altyapının, şirketin operasyonel verimliliğini ve dijital güvenlik seviyesini önemli ölçüde güçlendirdiğine inanıyoruz." "Dijital güvenlik ve süreklilikte stratejik bir adım" ODAŞ COO’su Caner Demirayak iş birliğiyle ilgili şöyle konuştu: "Bu adımı yalnızca bir hizmet alımı değil, uzun vadeli bir teknoloji ortaklığı olarak görüyoruz. Bu iş birliği sayesinde teknoloji altyapımızın dijital güvenlik ve sürekliliğini güçlendirdik; operasyonlarımızı siber tehditlere karşı daha güvenli, daha verimli ve regülasyonlara uyumlu şekilde yönetiyoruz. Platform ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı dijital dönüşüm, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda yarının akıllı, güvenli ve sürdürülebilir enerji dünyasını da inşa etmemize olanak sağlıyor. Bu iş birliği sayesinde, operasyonel verimliliğimizi artırırken inovasyon odaklı bir altyapıyla sektörün dijitalleşme yolculuğuna öncülük ediyoruz" dedi. Yapılan açıklamaya göre şirket, Vodafone Business ile yaptığı iş birliği kapsamında bulut çözümlerinin birleşimi olan hibrit bulut çözümlerini kullanmaya başladı. Böylelikle daha esnek, ölçeklenebilir ve operasyonel maliyetleri düşüren bir yapı oluşturmuş oldu. Hibrit Bulut çözümlerinde sistemlerin bir bölümü kendi fiziksel ortamlarında (on-prem), bir bölümü de bulut ortamında çalışarak esneklik ile güvenliği birleştiriyor.
İTO, 800 bin üyesi için "yapay zeka tabanlı chatbot’u" 2026’da devreye alacak
26 Aralık 2025 Cuma - 10:19 İTO, 800 bin üyesi için "yapay zeka tabanlı chatbot’u" 2026’da devreye alacak İstanbul Ticaret Odası (İTO), 800 bini aşkın üyesine hizmet süreçlerini hızlandırmak ve verimliliği artırmak amacıyla yapay zeka tabanlı uygulamaları hayata geçirmeye hazırlanıyor. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Oda’nın 2025 Faaliyet Raporu ile 2026 İş Programı ve Bütçesi’nin ele alındığı Olağanüstü Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2026 yılı itibarıyla yapay zeka destekli chatbot (sanal asistan) ve otomasyon sistemlerinin Oda hizmetlerine entegre edileceğini açıkladı. Oda üyelerinin taleplerine daha hızlı yanıt verebilmek, işlem sürelerini kısaltmak ve hizmet kalitesini artırmak için yapay zekadan etkin şekilde faydalanacaklarını belirten Avdagiç, dijital dönüşümün Oda’nın öncelikli stratejik alanlarından biri olduğunu vurguladı. Avdagiç, "2026 yılında üye hizmetlerimizi daha nitelikli hale getirmek için iş süreçlerimize yapay zeka destekli çözümleri mutlaka dahil edeceğiz. Bu amaçla Ticaret Sicili ve MERSİS Destek Formu’na ek olarak, temel soruların cevaplandırıldığı bir chatbot (sanal asistan) oluşturacağız. Bunun çalışmalarına başladık. Yapay zeka destekli çözüm ile zaman kaybını önlemeyi ve üye memnuniyetini artırmayı hedefliyoruz." açıklamasını yaptı. "İş süreçlerini tek bir veri tabanında topladık" Bu doğrultuda HAVELSAN iş birliği ile DİJİTO Projesi kapsamında FAZ-1 ve FAZ-2 modüllerini başarıyla devreye aldıklarını hatırlatan Avdagiç, Oda’nın 20 müdürlüğünün farklı platformlarda yürütülen süreçleri tek bir merkezde toplayarak tamamen dijitalleştirdiklerini bildirdi. Böylece İTO’nun dijital dönüşümünün birinci evresini tamamladıklarını belirten Avdagiç, şöyle devam etti: "Tüm iş süreçlerini tek bir veri tabanında topladık. Kurum için değerli bir büyük veri (big data) altyapısı oluşturduk. Bu veri havuzu üzerinden veri madenciliği çalışmaları yaparak üye bazlı gelişmiş raporlamalar üretmeye başladık. Hepsinden önemlisi de yapay zeka, robotik iş süreçleri ve chatbot altyapıları için gerekli ortamı sağladık. Şimdi dijital dönüşümü bir ileri safhaya taşıyacak yapay zeka dönemine hazırlanıyoruz. Bütün eforumuzu ve dikkatimizi buna odaklamış durumdayız." Avdagiç, yerli bir proje olan DİJİTO Projesi ile "3 milyon 698 bin 938 satır" kod yazıp, 341 milyon 173 bin 144 kaydı yani veriyi dijital ortama aktardıklarını söyledi. "2026’da üyelerimiz için dijital servisleri genişleteceğiz" Avdagiç, "İTO kurumsal portalını (www.ito.org.tr), güncel teknoloji standartlarına uygun şekilde yeniledik. Ayrıca ödemeden randevu sistemine kadar çeşitli hizmetlerimizin sorunsuz gerçekleşmesi için ciddi yazılım geliştirme çalışmaları yaptık. Dijitalleşmenin dezavantajlarından biri olan siber güvenliği en üst seviyede sağlayacak önlemleri devreye aldık. 2026’da gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerimiz arasında ise ‘yapay zeka ve otomasyon, siber güvenlik, veri odaklı karar mekanizmaları, yeşil IT ve sürdürülebilirlik’ yer alıyor. 2026’da üyelerimiz için dijital servisleri genişleteceğiz" bilgisini verdi. 2026 hedeflerine değinen Avdagiç, "Yapay zeka, otomasyon ve veri yönetimi alanlarında atacağımız adımlar, İTO’nun hizmet kalitesini yeni bir seviyeye taşıyacak" değerlendirmesinde bulundu. İTO hamilik yaptığı meslek okulu sayısını 100’e çıkarmayı hedefliyor Avdagiç, konuşmasında Oda’nın mesleki eğitim konusundaki çalışmaları hakkında da bilgi paylaştı. Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü çerçevesinde hayata geçirilen İTO Hamilik Projesi’nde bir atılım dönemi yaşadıklarını belirten Avdagiç, "Meslek liselerine hamilik, öncelikli konumuz. 54 olan hamilik yaptığımız okul sayısını 2025 yılı itibariyle 59’a çıkardık. Makul zamanda ilk hedefimiz bu sayıyı 100’e çıkarmak. TOBB Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü kapsamında bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hamiliğini de yürütüyoruz. Okullarımıza ayırdığımız bütçeyi de ciddi oranda yükselttik." bilgisini verdi. 2025 yılında AB Erasmus+ Programı kapsamındaki "Mesleki Eğitim Akreditasyonuna" müracaat ettiklerini aktaran Avdagiç, 2026’nın başında sonuçlanacak projeye hamisi oldukları en az 8 meslek lisesinden öğrencileri dahil edeceklerini, böylece farklı ülkelerde mesleki staj deneyimi elde etmelerini, dijital ve sürdürülebilirlik konularında yetkinlikler kazanmalarını sağlayacaklarını kaydetti. "60’tan fazla üst düzey yabancı heyet ile İTO’da toplantılar yaptık" Ticari diplomasi çalışmalarına 2025 yılında da devam ettiklerini belirten Avdagiç, Lüksemburg’dan Mısır ve Suudi Arabistan’a, Çin ve Singapur’dan ABD ve Pakistan’a, dünyanın pek çok ülkesinden 60’tan fazla üst düzey heyet ile İTO’da toplantılar yaptıklarını söyledi. İTO Başkanı Avdagiç, Oda’nın uluslararası ilişkiler alanında yürüttükleri projelere de değindi. B2G’yi yani Business to Government (İşletmeden Devlete) görüşmelerini eklediklerini anlatan Avdagiç, yabancı ülkelerin İstanbul’da faaliyet gösteren ticari temsilcileri ile Oda üyeleri arasında gerçekleşen B2G görüşmelerinin çok verimli geçtiğini kaydetti. Avdagiç, "İlk etkinlikte Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, ikinci etkinlikte Polonya, Bulgaristan ve Yunanistan ticari temsilcilikleri ile üyelerimiz buluştu. 2026’da Belçika, İngiltere, Hollanda, Suudi Arabistan, Mısır ve Malezya ticari temsilcilikleriyle bu projeye devam etmeyi planlıyoruz" dedi.
Kızılırmak Deltası’nda manda yetiştiriciliği markalaşarak geleceğe taşınıyor
26 Aralık 2025 Cuma - 10:15 Kızılırmak Deltası’nda manda yetiştiriciliği markalaşarak geleceğe taşınıyor Samsun’un doğal miraslarından biri olan Kızılırmak Deltası’nda manda yetiştiriciliğini modern, sürdürülebilir ve katma değerli bir yapıya kavuşturmak amacıyla "Mandadan Markaya" projesi hayata geçiriliyor. Proje ile bölgedeki geleneksel üretim, bilimsel destekle markalaşma sürecine girecek. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın yürütücülüğünü üstlendiği projenin eğitim danışmanlığını Doç. Dr. Bakiye Kılıç yapıyor. Projenin koordinasyonu ise Ondokuzmayıs Yerel Eylem Grubu Derneği (OMYEGDER) Başkanı Tolga Eren tarafından sağlanacak. Toplam 60 bin dolar bütçeye sahip olan ve 12 ay sürecek proje, manda varlığının korunmasının yanı sıra yerel halkın gelir kaynaklarının güçlendirilmesini hedefliyor. Geleneksel üretim bilimsel destekle markalaşacak Türkiye’nin en yüksek manda varlığına sahip ili olan Samsun’da yaklaşık 26 bin 600 baş manda bulunmasına rağmen, ürünlerin markasız ve düşük katma değerle satılması üreticilerin en büyük sorunu olarak öne çıkıyor. "Mandadan Markaya" projesi kapsamında bu sorunun aşılması için akademik bilgi ile yerel deneyim bir araya getirilecek. Proje çerçevesinde Samsun’a özgü manda ürünleri için coğrafi işaret süreci başlatılacak, böylece ürünlerin kalite ve menşe güvencesi sağlanacak. Ayrıca pazar araştırmaları, ambalaj tasarımı çalışmaları ve online satış kanallarının kullanılmasıyla ürünlerin ticari değeri artırılacak. Üreticilere hijyenik sağım, doğru yemleme ve modern dölleme yönetimi gibi teknik konularda kapsamlı eğitimler de verilecek. Proje bilgilendirme toplantısı yapıldı Kızılırmak Deltası’nda manda üreticileri, proje ortaklarının ve akademisyenlerinin katılımıyla proje bilgilendirme toplantısı yapıldı. Proje hakkında konuşan Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, "Mandadan Markaya projesi ilk olarak 2005 yılında Manda Sevdamız projesiyle başladı. Birleşmiş Milletlerin Küresel Çevre Fonu destekli bir projeydi. O projeden sonra geldiğimiz bu noktadan manda sürü sahiplerinin hem manda sayıları attı. Manda sütünden ve etinin yapılan ürünlerin çeşitlendirilmesi, pazar değerlerinin arttırılması ve marka yolcuklarının oluşturulmasıyla ilgili bir ihtiyaç ortaya çıktı. Bu ihtiyacı karşılamak için manda ile ilgili olan bütün kurumlar kuruluşların desteğiyle bu projeyi yürütmeye çalışıyoruz. Manda bu sulak alanların en önemli ekosistem mühendisleridir. Burada mandanın ekonomik öneminin yanında ekolojik bir önemi mevcuttur. Mandaya, manda üreticilerine, manda ürünlerini pazara taşıyan bir projedir" dedi. "Bu proje umuyorum mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küçük Ölçekli Projeler Türkiye Ulusal Koordinatörü Gökmen Argun, "Türkiye’de 33 yılımız. 400 üzerinde proje destekledik. Samsun şu anda bizim odak alanımız. Burada 11 tane proje destekledik. Bunlardan 1 tanesi de ‘Mandadan Markaya’ projesidir. Geçmişte desteklediğimiz ‘Manda Sevdası’ projesinin ikinci kademesi gibi gözüküyor. Muazzam bir çalışmanın bu aşamaya gelmesi bizi çok heyecanlandırdı. Umut ediyorum manda gerçek anlamda hem Samsun için hem Kızılırmak Deltası’ndaki çeşitliliği tanıtmak için muazzam bir fırsat olur. Mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" şeklinde konuştu. "Süt verimini yükseltmemiz lazım" Samsun Damızlık Manda Yetiştiriciler Birliği Temsilcisi İsmail Metin, "Samsun’da 2008 yılında kurulduğumuz yıllarda manda sayısı 7 bin adetti. Türkiye genelinde ise 30 bin adetti. Bakanlığımız ve üniversitemiz ile yapmış olduğumuz projelerle 2024 yılında 22 bine çıktı. Maalesef bu durum aşağıya inmeye başladı. Şu anda 19 bin manda varlığımız var. Bunların yegane sebeplerinden bir tanesi de ekonomik sıkıntılardır. Beslenme alanlarındaki yırtıcı hayvanlardan dolayı yüzde 10 yavru kaybımız var. Bu durum da manda sayısının artışını engelliyor. Markalaşma konusunda ise süt verimini arttırmamız gerekiyor. Bizim manda birliğimiz ıslah birliğidir. Türkiye genelinde 30 bin manda da ıslah projesi yürütüyoruz. Bunun 4 bin tanesi Samsun’dadır. İtalya, Türkiye’den dünyanın diğer illerinde aldığı mandaları 30 yılda ıslah etmiş. Bugün İtalya’nın süt ortalaması 9 kilodur. Önce süt ortalamasını yükseltmiş. Biz de 6 kilo bile olamadık" ifadelerini kullandı. Kadınlar ve gençler kırsal kalkınmanın merkezinde Projenin önemli hedeflerinden biri de kırsalda istihdamı artırmak olacak. Bu kapsamda 50 kadın ve genç üreticiye yönelik özel eğitimler, mentorluk çalışmaları ve destek bilgilendirmeleri gerçekleştirilecek. Engiz Kadın Girişimi Kooperatifi’nin katkılarıyla üretici örgütlenmesinin ve kooperatifleşmenin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Hedef 150 bin dolarlık gelir artışı "Mandadan Markaya" projesinin sonunda manda ürünleri için güçlü ve tanınabilir bir marka kimliği oluşturulması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölge üreticilerinin toplam gelirinde yaklaşık 150 bin dolarlık bir artış sağlanması bekleniyor. Yerel festivaller, tadım etkinlikleri ve sosyal medya kampanyaları aracılığıyla manda ürünlerinin hem ekolojik değeri hem de sağlık açısından faydaları kamuoyuna tanıtılacak. Yetkililer, projenin Kızılırmak Deltası’nda sürdürülebilir tarım ve hayvancılık adına örnek bir model oluşturacağını belirtti. Projenin tanıtım toplantısında ayrıca OMÜ Yerel Eylem Grubu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Erel, Bafra Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğinde görevli Cengiz Akyüz, OMÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Doç. Dr. Bakiye Kılıç Topuz da bir sunum yaptı. Toplantı manda ürünlerinin sunumu ile son erdi.
İkinci el otomobil sektöründe yeni yılda hareketlilik bekleniyor
26 Aralık 2025 Cuma - 10:13 İkinci el otomobil sektöründe yeni yılda hareketlilik bekleniyor İkinci el araç piyasasında 1 Ocak 2026 itibarıyla devreye girecek yeni düzenlemeler ve kısıtlamaların sona ermesi ihtimaliyle birlikte sektörde hareketli bir döneme girilmesi bekleniyor. Ticaret Bakanlığı tarafından ikinci el araç ticaretine yönelik uygulanan "6 ay ve 6 bin kilometre" kısıtlamasının 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlükten kalkması bekleniyor. Kısıtlamanın sona ermesi durumunda, ikinci el otomobil piyasasında arz dengesinin yeniden oluşması ve satış süreçlerinin hızlanacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, düzenlemenin değişmesinin yanı sıra faiz oranlarında düşüş beklentisinin de etkisiyle 2026 yılında satışlarda belirgin bir artış bekliyor. Öte yandan, yeni yılda araç satış işlemlerine ilişkin mali yükümlülüklerde de değişikliğe gidiliyor. 1 Ocak’tan itibaren noterlerde gerçekleştirilen araç devir işlemlerinde, araç bedeli üzerinden binde 2 oranında nispi harç alınacak. Uygulamada taban harç tutarı bin TL olarak belirlendi. Bu tutar, mevcut noter masraflarına ek olarak tahsil edilecek. Düzenleme, kayıtlı ticaret yapanlar ile bireysel satıcılar arasında ayrım içeriyor. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesine sahip galericiler, araç alımları sırasında bu nispi harçtan muaf tutulacak. Ancak yetki belgesi bulunmayan işletmeler, belgesiz satıcılar ve bireysel vatandaşlar söz konusu harcı ödemekle yükümlü olacak. Düzenlemeler ve sektörel değişimler Otokent Genel Müdürü Yılmaz Karakaya, otomotiv piyasasındaki gelişmeleri değerlendirerek, "İkinci el araç piyasası tüm olumsuz şartlara rağmen 2025 yılını iyi geçirdi. Şu ana kadar satışlar sıfır araçlarla birlikte 10 milyon 500 bini buldu. Geçen ay sıfır araçların 1 milyon 200 bin bandında satıldığını tespit ettik, yıl sonu kampanyalarıyla hedefin 1 milyon 500 bin civarında olacağı kanaatindeyiz. İkinci el ile sıfır araç arasındaki fiyat farkı daraldığı için insanlar sıfıra yöneldi ama ikinci elde piyasa hiçbir zaman durmaz. 2026 yılından umutluyuz çünkü belimizi büken yüksek faizlerde hükümetimizin politikasıyla kademeli bir indirime gidiliyor. Bu arada, ’6 ay 6 bin kilometre’ uygulamasının da biteceğini tahmin ediyoruz. İkinci el yetki belgesi olan esnafımız alıcı olduğunda binde 2’lik noter harcını ödemeyecek, ben arada aracıyım, ticaretini yapan firmayım, bu yüzden yetki belgesi olan esnaf bu muafiyetten yararlanacak, aracı sattığımız vatandaş ise alıcı olarak bu ödemeyi yapacak" dedi. 2026 satış beklentileri 2026 yılı itibarıyla otomotiv sektöründe önemli değişikliklerin kapıda olduğunu belirten Galerici Fahri Karlık, "1 Ocak 2026’dan itibaren ’6 ay 6 bin kilometre’ kısıtlamasının sona ermesi biz galericileri sevindirir, ikinci el piyasasına olumlu yansıyacak bir gelişme olur. Öte yandan, yeni dönemde hem sıfır hem ikinci el araç satışlarında binde 2 oranında, en düşük araçta ise minimum bin lira olarak uygulanacak ’nispi harç’ dönemi başlıyor. Yetki belgeli galericilerin bu harçtan muaf tutulması esnafımız adına sevindirici olsa da vatandaşlar ve belgesi olmayanlar bu ek maliyetle karşılaşacak, ayrıca biz esnafa getirilen 40 bin liralık ön ödemeli vergi gibi zorluklara rağmen Türkiye’deki yüksek tüketim iştahı sayesinde araç satış rakamlarının 2026’da daha da yukarı çıkacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.
Bitkisel üretim bir önceki yıla göre azaldı
26 Aralık 2025 Cuma - 10:12 Bitkisel üretim bir önceki yıla göre azaldı Üretim miktarları, 2025 yılında bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 9,0, sebzelerde yüzde 0,9, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 30,9 oranında azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Bitkisel Üretim İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, üretim miktarları, 2025 yılında bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 9,0, sebzelerde yüzde 0,9, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 30,9 oranında azaldı. Buna göre, yaklaşık üretim miktarları tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 68,1 milyon ton, sebzelerde 33,3 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 19,6 milyon ton olarak gerçekleşti. Tahıl üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre azaldı Tahıl ürünleri üretim miktarları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,3 oranında azalarak yaklaşık 34,2 milyon ton olarak gerçekleşti. Bir önceki yıla göre, buğday üretimi yüzde 13,7 oranında azalarak 17,9 milyon ton, arpa üretimi yüzde 25,9 oranında azalarak 6 milyon ton, çavdar üretimi yüzde 20,9 oranında azalarak yaklaşık 203 bin ton, yulaf üretimi yüzde 26,3 oranında azalarak yaklaşık 288 bin ton, mısır üretimi ise yüzde 4,9 oranında artarak 8,5 milyon ton oldu. Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretimi sırasıyla yaklaşık 413 bin ton, 247 bin ton ve 250 bin ton oldu. Yumru bitkilerden patates ise bir önceki yıla göre yüzde 7,2 oranında azalarak 6,4 milyon ton üretildi. Yağlı tohumlardan soya üretimi yüzde 17,4 oranında azalarak yaklaşık 149 bin ton, ayçiçeği üretimi ise yüzde 11,8 oranında azalışla yaklaşık 1,9 milyon ton oldu. Şeker pancarı üretimi yüzde 2,0 oranında azalarak yaklaşık 22 milyon ton olarak gerçekleşti. Sebze üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre azaldı Sebze ürünleri üretim miktarı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,9 oranında azalarak yaklaşık 33,3 milyon ton olarak gerçekleşti. Sebzeler grubu ürünlerinden karpuzda yüzde 6,7, kuru soğanda yüzde 9,8, sivri biberde yüzde 1,8 oranında üretim artışı; domateste yüzde 7,6, salçalık kapya biberde yüzde 4,7, hıyarda yüzde 2,0 oranında üretim azalışı oldu. Meyve üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre azaldı Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 30,9 oranında azalarak yaklaşık 19,6 milyon ton oldu. Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada yüzde 48,3, çilekte yüzde 1,9, şeftalide yüzde 46,1, nektarinde yüzde 44,1, kirazda yüzde 70,6, üzümde yüzde 27,5, narda yüzde 10,2 oranında üretim azalışı oldu. Turunçgil meyvelerinden mandalinada üretimde yüzde 5,8’lik artış oldu; portakalda yüzde 17,5, limonda yüzde 34,4 oranında üretim azalışı görüldü. Sert kabuklu meyvelerden fındıkta yüzde 38,5, cevizde yüzde 38,2, Antep fıstığında yüzde 61,5 oranında üretim azalışı oldu. Muz üretiminde yüzde 1,2, zeytin üretiminde yüzde 34,7 azalış gerçekleşti. Süs bitkileri üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre azaldı Süs bitkileri üretim miktarı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,4 oranında azaldı. Süs bitkileri üretimi içinde kesme çiçeklerin yüzde 66,4, diğer süs bitkilerinin ise yüzde 33,6’lık bir paya sahip olduğu görüldü. Bir önceki yıla göre kesme çiçek üretiminde yüzde 5,8 oranında azalış, diğer süs bitkileri üretiminde ise yüzde 8,7 oranında artış gerçekleşti.