EKONOMİ - 26 Aralık 2025 Cuma 10:15

Kızılırmak Deltası’nda manda yetiştiriciliği markalaşarak geleceğe taşınıyor

A
A
A
Kızılırmak Deltası’nda manda yetiştiriciliği markalaşarak geleceğe taşınıyor

Samsun’un doğal miraslarından biri olan Kızılırmak Deltası’nda manda yetiştiriciliğini modern, sürdürülebilir ve katma değerli bir yapıya kavuşturmak amacıyla "Mandadan Markaya" projesi hayata geçiriliyor. Proje ile bölgedeki geleneksel üretim, bilimsel destekle markalaşma sürecine girecek.


Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın yürütücülüğünü üstlendiği projenin eğitim danışmanlığını Doç. Dr. Bakiye Kılıç yapıyor. Projenin koordinasyonu ise Ondokuzmayıs Yerel Eylem Grubu Derneği (OMYEGDER) Başkanı Tolga Eren tarafından sağlanacak. Toplam 60 bin dolar bütçeye sahip olan ve 12 ay sürecek proje, manda varlığının korunmasının yanı sıra yerel halkın gelir kaynaklarının güçlendirilmesini hedefliyor.



Geleneksel üretim bilimsel destekle markalaşacak


Türkiye’nin en yüksek manda varlığına sahip ili olan Samsun’da yaklaşık 26 bin 600 baş manda bulunmasına rağmen, ürünlerin markasız ve düşük katma değerle satılması üreticilerin en büyük sorunu olarak öne çıkıyor. "Mandadan Markaya" projesi kapsamında bu sorunun aşılması için akademik bilgi ile yerel deneyim bir araya getirilecek. Proje çerçevesinde Samsun’a özgü manda ürünleri için coğrafi işaret süreci başlatılacak, böylece ürünlerin kalite ve menşe güvencesi sağlanacak. Ayrıca pazar araştırmaları, ambalaj tasarımı çalışmaları ve online satış kanallarının kullanılmasıyla ürünlerin ticari değeri artırılacak. Üreticilere hijyenik sağım, doğru yemleme ve modern dölleme yönetimi gibi teknik konularda kapsamlı eğitimler de verilecek.



Proje bilgilendirme toplantısı yapıldı


Kızılırmak Deltası’nda manda üreticileri, proje ortaklarının ve akademisyenlerinin katılımıyla proje bilgilendirme toplantısı yapıldı. Proje hakkında konuşan Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, "Mandadan Markaya projesi ilk olarak 2005 yılında Manda Sevdamız projesiyle başladı. Birleşmiş Milletlerin Küresel Çevre Fonu destekli bir projeydi. O projeden sonra geldiğimiz bu noktadan manda sürü sahiplerinin hem manda sayıları attı. Manda sütünden ve etinin yapılan ürünlerin çeşitlendirilmesi, pazar değerlerinin arttırılması ve marka yolcuklarının oluşturulmasıyla ilgili bir ihtiyaç ortaya çıktı. Bu ihtiyacı karşılamak için manda ile ilgili olan bütün kurumlar kuruluşların desteğiyle bu projeyi yürütmeye çalışıyoruz. Manda bu sulak alanların en önemli ekosistem mühendisleridir. Burada mandanın ekonomik öneminin yanında ekolojik bir önemi mevcuttur. Mandaya, manda üreticilerine, manda ürünlerini pazara taşıyan bir projedir" dedi.



"Bu proje umuyorum mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir"


Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küçük Ölçekli Projeler Türkiye Ulusal Koordinatörü Gökmen Argun, "Türkiye’de 33 yılımız. 400 üzerinde proje destekledik. Samsun şu anda bizim odak alanımız. Burada 11 tane proje destekledik. Bunlardan 1 tanesi de ‘Mandadan Markaya’ projesidir. Geçmişte desteklediğimiz ‘Manda Sevdası’ projesinin ikinci kademesi gibi gözüküyor. Muazzam bir çalışmanın bu aşamaya gelmesi bizi çok heyecanlandırdı. Umut ediyorum manda gerçek anlamda hem Samsun için hem Kızılırmak Deltası’ndaki çeşitliliği tanıtmak için muazzam bir fırsat olur. Mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" şeklinde konuştu.



"Süt verimini yükseltmemiz lazım"


Samsun Damızlık Manda Yetiştiriciler Birliği Temsilcisi İsmail Metin, "Samsun’da 2008 yılında kurulduğumuz yıllarda manda sayısı 7 bin adetti. Türkiye genelinde ise 30 bin adetti. Bakanlığımız ve üniversitemiz ile yapmış olduğumuz projelerle 2024 yılında 22 bine çıktı. Maalesef bu durum aşağıya inmeye başladı. Şu anda 19 bin manda varlığımız var. Bunların yegane sebeplerinden bir tanesi de ekonomik sıkıntılardır. Beslenme alanlarındaki yırtıcı hayvanlardan dolayı yüzde 10 yavru kaybımız var. Bu durum da manda sayısının artışını engelliyor. Markalaşma konusunda ise süt verimini arttırmamız gerekiyor. Bizim manda birliğimiz ıslah birliğidir. Türkiye genelinde 30 bin manda da ıslah projesi yürütüyoruz. Bunun 4 bin tanesi Samsun’dadır. İtalya, Türkiye’den dünyanın diğer illerinde aldığı mandaları 30 yılda ıslah etmiş. Bugün İtalya’nın süt ortalaması 9 kilodur. Önce süt ortalamasını yükseltmiş. Biz de 6 kilo bile olamadık" ifadelerini kullandı.



Kadınlar ve gençler kırsal kalkınmanın merkezinde


Projenin önemli hedeflerinden biri de kırsalda istihdamı artırmak olacak. Bu kapsamda 50 kadın ve genç üreticiye yönelik özel eğitimler, mentorluk çalışmaları ve destek bilgilendirmeleri gerçekleştirilecek. Engiz Kadın Girişimi Kooperatifi’nin katkılarıyla üretici örgütlenmesinin ve kooperatifleşmenin güçlendirilmesi amaçlanıyor.



Hedef 150 bin dolarlık gelir artışı


"Mandadan Markaya" projesinin sonunda manda ürünleri için güçlü ve tanınabilir bir marka kimliği oluşturulması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölge üreticilerinin toplam gelirinde yaklaşık 150 bin dolarlık bir artış sağlanması bekleniyor. Yerel festivaller, tadım etkinlikleri ve sosyal medya kampanyaları aracılığıyla manda ürünlerinin hem ekolojik değeri hem de sağlık açısından faydaları kamuoyuna tanıtılacak.


Yetkililer, projenin Kızılırmak Deltası’nda sürdürülebilir tarım ve hayvancılık adına örnek bir model oluşturacağını belirtti. Projenin tanıtım toplantısında ayrıca OMÜ Yerel Eylem Grubu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Erel, Bafra Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğinde görevli Cengiz Akyüz, OMÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Doç. Dr. Bakiye Kılıç Topuz da bir sunum yaptı.


Toplantı manda ürünlerinin sunumu ile son erdi.



Kızılırmak Deltası’nda manda yetiştiriciliği markalaşarak geleceğe taşınıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Alparslan Türkeş vefatının 29. yılında dualarla anıldı Milliyetçi Hareket Partisi Bodrum İlçe Başkanlığı, Türk siyasetinin önemli isimlerinden Alparslan Türkeş’i, vefatının 29. yıl dönümünde düzenlenen program ve yayımlanan basın bildirisiyle andı. Bodrum Merkez Adliye Camii’nde düzenlenen Mevlit programında partililer bir araya gelerek Türkeş’in aziz hatırasını yad etti. Okunan duaların ardından gerçekleştirilen lokma hayrı ile birlik, beraberlik ve vefa duyguları pekiştirildi. Yapılan açıklamada, Alparslan Türkeş’in Türk siyaset ve fikir hayatında önemli bir yere sahip olduğu vurgulanarak, kendisinin yalnızca bir siyasi lider değil, ortaya koyduğu fikirler ve ideallerle Türk milletinin yakın tarihinde iz bırakan bir şahsiyet olduğu ifade edildi. Ayrıca Türkeş’in Türk milletinin birlik ve dirliğini esas alan anlayışı ile devletin bekasını ön planda tutan kararlı duruşunun altı çizildi. Gençliğe verdiği önemle nesiller boyu sürecek bir fikri miras bıraktığına dikkat çekildi. "Dokuz ışık doktrini Türk siyasetinde önemli bir yer edindi" Basın bildirisinde, Türkeş’in Türk siyasi hayatına kazandırdığı Dokuz Işık Doktrini’nin milliyetçilik, ülkücülük, ahlakçılık, ilimcilik, toplumculuk, köycülük, gelişmecilik, halkçılık ile endüstricilik ve teknikçilik gibi temel prensipleri içerdiği belirtilerek, bu anlayışın Milliyetçi Hareket’in ideolojik temelini oluşturduğu kaydedildi. Alparslan Türkeş’in fikir dünyasının, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu Cumhuriyet değerleri ile Türk milliyetçiliğini birleştiren bir anlayışa dayandığı ifade edilirken Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız ve milli karakterini koruyarak geleceğe taşımayı temel hedef olarak benimsediği belirtildi. Milliyetçi Hareket Partisi Bodrum İlçe Başkanlığı, Türkeş’in Türk milletinin birliği, devletin bekası ve milli değerlerin korunması yolunda ortaya koyduğu istikametin kendileri için rehber olmaya devam edeceğini bildirdi. Açıklamada, "Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i vefat yıl dönümünde rahmet, minnet ve dualarla andık. Türk milletine adanmış bir ömrün sahibi olan Başbuğumuzun fikirleri, ülküsü ve bıraktığı izler daima yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
Trabzon İbrahim Hacıosmanoğlu: "Tek arzum sahada hakemi kimse görmesin, oynanan futbolu görsün" Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Trabzonspor-Galatasaray karşılaşmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Futbol sahada oynanıyor. Benim tek arzum sahada hakemi kimse görmesin ve oynanan futbolu görsün. İnşallah da öyle olur, hakem arkadaşlarımız da maçı iyi yönetirler. Hiç kimsenin hakkı yenmesin. Hak eden kazansın" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasındaki Trabzonspor - Galatasaray maçı öncesinde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. A Milli Futbol Milli Takımı’nın hedeflerinden, hakem yönetimlerine, prim tartışmalarından, teknik direktör konusuna kadar birçok konuda konuşan Hacıosmanoğlu, dikkat çeken mesajlar verdi. "Bu milli bir dava, 80 milyonla sınırlı değil" İki takıma da başarılar dileyerek sözlerine başlayan Başkan Hacıosmanoğlu, Türk futbolunun birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini vurgulayarak, "İki takıma da başarılar diliyorum. Dünya Kupası’na katılmamızdan dolayı annem ile babamın mezarını ziyaret ettim. Türk futboluna federasyon başkanı olarak çok değerli başkanlar hizmet etti. Bu yüzden Trabzonlu diye ayırmaya gerek yok. Bu milli bir dava, hatta bunu 80 milyon olarak da düşünmeyin. Biz Türk İslam alemini temsil ediyoruz. 20’ye yakın ülke federasyonu aradı ’80 milyon olarak düşünmeyin, biz Türkiye’nin dünya kupasında başarısını bekliyoruz bununla gurur duyacağız’ diye. Kosova’yı eledikten sonra bile Kosova Futbol Federasyon başkanı aradı ve başarı dileklerini diledi. Allah nasip eder inşallah kupayı alır geliriz" ifadelerini kullandı. "Tek arzum sahada hakemi kimse görmesin, oynanan futbolu görsün" Trabzonspor - Galatasaray karşılaşmasına ilişkin beklentilerini dile getiren İbrahim Hacıosmanoğlu, hakem yönetimine dikkat çekerek, "Futbol sahada oynanıyor. Benim tek arzum sahada hakemi kimse görmesin ve oynanan futbolu görsün. İnşallah da öyle olur, hakem arkadaşlarımız da maçı iyi yönetirler. Hiç kimsenin hakkı yenmesin. Hak eden kazansın" dedi. "Biz çocukları eğer motive edebildiysek ne mutlu bize" Milli takım oyuncularına verileceği iddia edilen primler hakkında da konuşan Hacıosmanoğlu, "Allah bana TFF başkanlığını nasip etti. Para ne günler için lazım, bugünler için lazım. Biz çocukları eğer motive edebildiysek ne mutlu bize. Parayı mezara götürmeyeceğiz. Kimse merak etmesin biz kendi paramızla, kendi sermayemizle çocuklara veriyoruz. Eğer dünya şampiyonu olursak da oyuncularımız belki de hiç hayal etmedikleri şeylerle karşılaşacaklar. İnsanlar bir şeylerin altında başka şeyler arıyor ama ben onları duymuyorum" şeklinde konuştu. "Montella ile yola devam edeceğiz" A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella’nın geleceğine ilişkin soruya da yanıt veren Başkan Hacıosmanoğlu, "Kendisi ile uzun süreli bir mukavelemiz var. Kosova’ya yenilseydik bile biz kendisiyle olmaya devam edecektik. Zaten ben bu federasyonun başında olduğum sürece hocamız takımın başındadır. Bu milli takımı zaten kendisi kurdu, bu aile ortamını o oluşturdu. İnşallah bu takımın başında olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Erzurum Erzurumspor FK - Iğdır FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında oynanan Erzurumspor FK-Iğdır FK maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Erzurumspor FK, konuk ettiği Iğdır FK’yı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta ve Iğdır FK Teknik Teknik Direktörü Hikmet Karaman mücadeleyi değerlendirdi. Serkan Özbalta: "Oyuncu ve taraflarımızla gurur duydum" Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, milli aradan sonraki müsabakaların zor geçtiğini vurgularken, "Kolay olmuyor. Bunun üzerine Iğdır takımında da bir hoca değişimi oldu. Hoca değişiminden sonra Bandırma deplasmanında bir beraberlik aldılar, fena değildi. İçeride Çorum’a mağlup oldular. Milli arada da toparlanmak istiyorlardı. Dün de Bandırma’nın kazanması onların bugün mutlaka kazanma zorunluluğunu ortaya çıkardı. Bu da bizim işimizi biraz daha zorlaştırdı. Kadro kalitesi iyi bir takıma karşı oynadık. Amed, Çorum, Erok, Bodrum gibi kadro kalitesi üst seviyede olan, bu ligin biraz üzerinde kadrolara sahip takımlardan biriyle karşılaştık. Aslında maça fena başlamadık. Martin’in iki tane pozisyonu var hatırladığım. Eren’in çok net bir pozisyonu vardı, son anda savunma oyuncusu müdahale etti. Ortada giden bir müsabakaydı, bir anlık dalgınlıkla yediğimiz gol bizi biraz strese soktu, bunu söylemezsek doğru olmaz. Bunun yanında bizi etkileyen başka unsurlar da vardı. Maşallah, mükemmel bir seyirci vardı bugün. Onlara çok teşekkür ediyorum. İnsanların sorumluluğu artıyor, taraftarın maça ilgisi arttıkça bizlerin ve oyuncuların sorumluluğu da artıyor. Taraftarlar bunu fazlasıyla yerine getirdi. Bu da bizim sorumluluğumuzu daha da yükseltti. Son 6 hafta artık gergin geçecek maçlar oynanıyor. Sadece bizim için değil. Çorum-Bandırma maçı, yarın Sivas maçı var. Hepsi gergin geçecek. Sakin kalmak gerekiyor. 1-0 geriye düştükten sonra taraftarın desteği burada çok önemliydi. Onların desteğiyle tekrar oyuna döndük, şoku atlattık, ataklarımızı hızlandırdık. Devreye girerken bulduğumuz gol moral açısından çok kritikti. Devre arasında daha sakin kalmamız gerektiğini konuştuk. Oyuncuların o gerginliği atması gerekiyordu. İkinci yarıya da iyi başladık. Ancak Sefa’nın sakatlığı, Mustafa’nın aldığı darbe ve kartlar bizi zorladı. Gerçekten enteresan bir maçtı. Kolay olmayacağını biliyorduk. Ama oyuncularım maçın üstesinden gelmeyi başardı. Hepsini tebrik ediyorum. İyi bir gidişatımız var. 5 haftamız kaldı. Belki 3, belki 2 maç kazanarak hedefimizi garantileyebileceğimiz bir noktadayız. Ama şu an tek düşündüğümüz şey 4 gün sonra oynayacağımız İstanbulspor maçı. Taraftara ayrıca teşekkür ediyorum. Gerçekten beni gururlandırdılar. Müthiş bir atmosfer vardı. İki tribün daha açıldığında burada nasıl bir ortam olur bunu hayal ediyorum. Galatasaray ve Beşiktaş maçlarındaki dolu tribünleri de gördüm, çok etkilendim. İnşallah üst lige çıkarız. Tribünler de açılır ve bu güzel taraftarla daha büyük işler yaparız. Önce bu sezonu en iyi şekilde bitirmek istiyoruz. Bu galibiyeti Erzurum halkına armağan ediyoruz. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Gerçekten iyi bir ekip" diye konuştu. Hikmet Karaman: "Başa baş bir mücadele ortaya koyduk" Iğdır FK Teknik Direktörü Hikmet Karaman ise güzel bir maç olduğunu ifade ederek, "Oyunun ilk 45 dakikalık bölümünde 1-0 öne geçtik. Aslında ikinci golü de bulabileceğimiz çok net pozisyonlarımız vardı. Direkten dönen top ve Ahmet’in girdiği pozisyon bunlara örnek. İkinci yarıda skoru değiştirmek adına hücum oyuncularını oyuna dahil ettik. Ancak Erzurumspor’u da tebrik ediyorum. Hem teknik heyetleri hem de futbolcuları çok iyi bir mücadele ortaya koydular. Ezber bir oyun yapıları var. Fiziksel kapasiteleri yüksek ve birbirlerini çok iyi tanıyan, yıllardır birlikte oynayan bir takım görüntüsündeler. Bu da önemli bir avantaj. Bizim açımızdan ise, göreve yeni gelmiş bir teknik ekip olarak takımla antrenman süreci ve oyun oturtma işi zaman isteyen bir süreç. Şunu da söylemek lazım; Erzurum’un 80’in üzerinde gol atan bir takım olduğunu düşünürsek, bizim ise 40’ın üzerinde golümüz var. Arada ciddi bir fark var. Buna rağmen ligin lideriyle burada başa baş bir mücadele ortaya koyduk. 1-0’dan sonra ikinci golü bulabilsek maç farklı bir yere gidebilirdi. Uzatma bölümünde yediğimiz gol de sonucu etkiledi. 1-0 içeri girebilsek belki ikinci yarı bambaşka olacaktı. 1-1 olduktan sonra ise zaman zaman fiziksel anlamda, zaman zaman da gol vuruşlarında sıkıntılar yaşadık. Ben Dadaşlar’a başarılar diliyorum" dedi.
Manisa Ağrılılardan Manisa sokaklarında 404 karanfille kutlama Manisa Ağrılılar Derneği, Ağrı’nın plaka kodu olan 04’ten yola çıkarak kutlanan ‘Dünya Ağrılılar Günü’nde, vatandaşlara 404 adet karanfil dağıttı. Manisa’da faaliyetlerini sürdüren Ağrılılar Derneği, 04.04 takvimiyle simgeleşen Dünya Ağrılılar Günü’nde hemşehrilerini ve Manisalıları bir araya getirdi. Program kapsamında gerçekleştirilen lokma hayrına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, Dernek Başkanı Savcı Özyolcu yaptığı basın açıklamasıyla birlik ve beraberlik vurgusunda bulundu. Ağrı’nın kültürel mirasını Manisa’da yaşattıklarını belirten Başkan Özyolcu, hemşehrilik bilincinin önemine değindi. Özyolcu açıklamasında, "Ağrı’nın köklerinden kopup Manisa’nın bereketli topraklarında filizlenen hayatlarımız; emeğimizle ve alın terimizle her geçen gün daha da güçleniyor. Bizler burada sadece aynı memleketten gelen insanlar değil; aynı hatırayı taşıyan, aynı duaya ‘amin’ diyen koca bir aileyiz" ifadelerini kullandı. Etkinliğin en dikkat çeken bölümü ise günün tarihine atıfta bulunarak gerçekleştirilen karanfil dağıtımı oldu. Dernek yönetimi tarafından vatandaşlara ve çevre esnafına 404 adet karanfil takdim edildi. Manisa’daki varlıklarının şehre değer kattığını ifade eden Özyolcu, "Yaptığımız çalışmalar ve birbirimize sahip çıkma irademiz, hemşehrilik bilincimizi daha da derinleştiriyor. Bu güzel birliktelik, Manisa’ya olan bağlılığımızı artırırken geleceğe umutla bakmamıza vesile oluyor" dedi. Program, lokma ikramı ve hemşehrilerin karşılıklı sohbetlerinin ardından sona erdi.