Son Dakika
|
Kamyon dehşet saçtı: Yaşlı adam feci şekilde can verdi
Ankara’da özel halk otobüsü köprü direğine çarptı: 5 ölü, 15 yaralı
Van’da sabah saatlerinde 5.2'lik korkutan deprem!
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
İzmir’de parkta 2 yaşındaki çocuğa bıçakla saldıran şüpheli tutuklandı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’e pitbull saldırısı davasında karar
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Polis memuru Furkan Kaya cinayetine ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı
İran, ABD’ye ait A-10 savaş uçağının vurulma görüntüsünü yayınlandı
Bursa’da apartman dairesinde çıkan yangın, mahalleyi ayağa kaldırdı
Fenerbahçe, ligin son virajına derbi galibiyetiyle girmek istiyor
Van’da 5.2 büyüklüğünde deprem: Sarsıntı anı kamerada
İran’ın İsrail’e gerçekleştirdiği son füze saldırıları, bir binada kısmi yıkıma yol açtı
Esenyurt’ta hamile kadın doğum esnasında hayatını kaybetti, yakınları hastaneyi bastı
EKONOMİ
Balıkta bereketli sezon: "Halk bu yıl balığa doydu"
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:24:36
Balık av sezonunun kapanmasına sayılı günler kala değerlendirme yapan Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, palamut dışında hemen her türde bolluk yaşandığını belirterek, "Halk bu sene doya doya balık yedi" dedi. Ülke genelinde balık av sezonu 15 Nisan itibarıyla sona erecek. Sezonu değerlendiren Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, bu yıl balıkçılık açısından verimli bir dönem yaşandığını belirtti. Hamsinin fiyatının zaman zaman 50 TL’lere kadar düştüğünü belirten Atıf Malkoç, "Bu sene palamut olmadı ancak diğer tüm balıklar boldu. Hamsi hâlâ devam ediyor. Bu yıl her türlü balık çıktı ve uygun fiyatlarla satıldı. Hamsinin kilosu 50 TL’ye kadar düştü. Halk bu sene doya doya balık yedi. Geçen seneye göre bu yıl çok daha iyiydi. İnce hamsi hiç olmadı, tutulan balıkların hepsi iriydi. Sıkıntılı bir sezon geçmedi. Balıkçıların yüzde 90’ının durumu iyi" dedi. Çaça balıkçılığına savaş etkisi Sezonun son bölümünde yaşanan maliyet artışlarına da dikkat çeken Malkoç, özellikle uluslararası gelişmelerin balıkçılığı doğrudan etkilediğini söyledi. İran-ABD savaşı dolayısıyla mazot fiyatlarının yükseldiğini kaydeden Malkoç, bu durumun özellikle çaça avcılığını olumsuz etkilediğini belirtti. Çaça sezonu başlamasına rağmen teknelerin yüksek maliyetler nedeniyle denize açılamadığını dile getiren Malkoç, "Şu an denize çıkan tekneler kazandığı parayla mazotu bile karşılayamıyor. En büyük sıkıntımız maliyetler" diyerek yaşanan zorluğa dikkat çekti.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:07
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu Nazilli’ye gelecek
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, 6 Nisan’da Nazilli Ticaret Odası’nı ziyaret ederek odanın 100. kuruluş yılı etkinliğine katılacak. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü Nazilli Ticaret Odası’nı ziyaret edecek. Başkan Hisarcıklıoğlu’nun Nazilli Ticaret Odası’nı ziyaret ederek odanın 100. kuruluş yılı etkinliğine katılacağını ifade eden Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan; "100. yıl coşkumuzu TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile taçlandırıyoruz. Nazilli Ticaret Odası olarak kuruluşumuzun 100. yılını kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu tarihi dönüm noktasında, TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu, 6 Nisan Pazartesi günü odamızı ziyaret ederek bizleri onurlandıracak. TOBB Başkanımızı ilçemizde ağırlayacak olmaktan dolayı çok mutluyuz. 100. yılımıza özel hazırladığımız bu anlamlı program, saat 17.00’de yöremizin eşsiz lezzetleri olan coğrafi işaretli ürünlerimizin keşkek, pide, Bozdoğan sucuğu ve Sultanhisar çileğinin ikramıyla başlayacak. Ardından saat 18.00’de şehrimizin önemli miraslarından Sümerbank’a gerçekleştireceğimiz ziyaretle devam edecek olan programımızı, saat 18.45’te odamız konferans salonunda düzenleyeceğimiz özel etkinlik ve plaket töreni ile taçlandıracağız. Üyelerimizden aldığımız güçle 100 yıldır olduğu gibi bugün de Nazilli’miz için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz. Birlikte daha nice asırlara" dedi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:50
Kütahya’da ’2026 Yılı Tarımsal Destekleme Programı’ gerçekleştirildi
Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2026 yılı Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi ve Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri kapsamında düzenlenen tohum dağıtım programı gerçekleştirildi. Programa Vali Musa Işın, Milletvekilleri Adil Biçer ile İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, İl Tarım ve Orman Müdürü Ertan Keleş, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mücahit Eracar ve üreticiler katıldı. Programda konuşan Vali Işın, tarımın Kütahya için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, devletin çiftçiye yönelik desteklerinin artarak sürdüğünü ifade etti. Geçtiğimiz yıl çiftçilere 1 milyar 77 milyon liralık destek sağlandığını hatırlatan Vali Işın, bu yıl da destek miktarının daha da artmasının beklendiğini söyledi. Kütahya’nın 310 bin hektarlık tarım arazisine sahip olduğunu vurgulayan Vali Işın, ilin yalnızca bir tarım şehri değil, aynı zamanda sanayi, tarih ve turizm şehri olduğunu belirtti. Mevcut potansiyelin daha verimli değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Vali Işın, özellikle tarımda çalışan nüfusun yaş ortalamasının yükselmesinin önemli bir risk olduğunu ifade etti. "Kütahya hayvancılık ve bitkisel üretim alanında daha yüksek bir kapasiteye ulaşabilir" Hayvancılık ve bitkisel üretim alanında ilin daha yüksek bir kapasiteye ulaşabileceğini kaydeden Vali Işın, sulama yatırımlarına da değinerek son dönemde önemli projelerin hayata geçirildiğini, barajlardaki doluluk oranlarının memnuniyet verici seviyede olduğunu söyledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilçe müdürlüklerinin üreticilere her türlü teknik destek ve danışmanlığı sunmaya devam edeceğini belirten Vali Işın, çiftçilerin daha fazla üretim için gayret göstermesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Konuşmasında milletvekillerinin ve ilgili kurumların tarımsal projelerin hayata geçirilmesindeki katkılarına da teşekkür eden Vali Musa Işın, yürütülen çalışmaların Kütahya tarımına önemli katkılar sağlayacağını ifade ederek projenin üreticilere hayırlı olmasını temenni etti.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:45
Bilecik’te Pelitözü Gölpark’a giriş ücretleri zamlandı
Bilecik kent merkezine 7 kilometre uzaklıktaki Pelitözü Gölpark’a giriş ücretlerine zam geldi. Bilecik İl Genel Meclisi’nin Nisan ayı olağan toplantılarının 3’üncü birleşiminde alınan karara göre, Gölpark’a giriş ücretlerine zam yapıldı. Plan ve Bütçe Komisyonundan gelen raporu oybirliği ile kabul edilirken, motosiklet ve ATV’ler için giriş ücreti 20 TL’den 30 TL’ye, otomobil-kamyon-kamyonet-pickup ve karavanların giriş ücreti 50 TL’den 75 TL’ye çıkarıldı. Minibüs 250 TL, midibüs 300 TL ve otobüs 600 TL olarak belirlendi. Ayrıca kamp ve karavan alanında konaklayacak karavanlar için gülük ücret 600, aylık 7 bin ve yıllık 60 bin TL’ye yükseltildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:46
Adana şalgamı, karnavalda damakları şenlendiriyor
2
02 Nisan 2026 Perşembe- 17:55
Sinop’ta bahar aylarının lezzeti: Zılbıt pazarlarda ilgi görüyor
3
03 Nisan 2026 Cuma- 14:37
Eker’den ‘Tam Yağlı Beyaz Peynir’ ürününe ilişkin açıklama
4
03 Nisan 2026 Cuma- 09:22
Küresel gübre krizine yerli çözüm: Arz sorunu yok
5
03 Nisan 2026 Cuma- 11:20
Devlet desteği ile kurduğu akıllı ahır projesiyle verimliliği artırdı
26 Aralık 2025 Cuma - 16:33
’’Gıda arzı güvenliği için tarımda teknolojik dönüşüm şart’’
Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte tarımın stratejik önemi net görüldü. Yapay zekâ ve otonom sistemlerle tarımda daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapılabiliyor. Rusya-Ukrayna savaşı, modern çağda tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, jeopolitik bir güç unsuru olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Ukrayna’nın ‘Avrupa’nın tahıl ambarı’ olarak devre dışı kalması, başta Afrika ve Orta Doğu olmak üzere birçok ülkede gıda krizini tetikledi. Bu süreçte Tahıl Koridoru Anlaşması, Türkiye’nin diplomatik gücü sayesinde hayata geçirilerek küresel gıda arzında hayati bir rol oynamıştı. Bu gelişme, tarımın artık savaşlar kadar belirleyici olduğunu; hatta savaşların seyrini etkileyebilecek bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini ortaya koydu. Tarımsal üretimi güçlü olmayan ülkelerin, küresel krizlerde bağımsız karar alma kabiliyetlerinin zayıfladığı açıkça görüldü. Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, Ukrayna savaşıyla birlikte tarımın stratejik öneminin daha net görüldüğünü belirterek, yapay zekâ ve otonom sistemlerle tarımda köklü bir dönüşümün şart olduğunu söyledi. Karagöz, Türkiye’nin bu yeni döneme güçlü bir tarım teknolojileri altyapısıyla hazırlanması gerektiğini ifade etti. "Ukrayna savaşı tarımın stratejik gücünü gösterdi" Ukrayna’nın küresel tahıl arzındaki kritik rolüne dikkat çeken Karagöz, Türkiye’nin öncülüğünde hayata geçirilen Tahıl Koridoru Anlaşması’nın milyonlarca insan için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. "Bu süreç bize şunu net biçimde gösterdi: Tarım, artık sadece çiftçinin meselesi değil; devletlerin bağımsızlığıyla doğrudan bağlantılı bir alandır" diyen Karagöz, tarımsal üretim gücü olmayan ülkelerin kriz dönemlerinde ciddi kırılganlık yaşadığını söyledi. "Savaşlar üretimi durdurmuyor, teknoloji fark oluşturuyor" Geleneksel tarım anlayışının yerini teknoloji odaklı üretim modellerinin aldığını belirten Karagöz, günümüzde savaş ve kriz ortamlarında bile gıda üretiminin sürdürülebildiğini vurguladı. "Otonom sistemler ve yapay zekâ destekli üretim sayesinde artık mesele daha çok üretmek değil, daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapabilmektir" ifadelerini kullandı. "Türkiye tarımda teknolojiyle dönüşmek zorunda" Türkiye’nin tarımsal üretimde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak iklim krizi, su yönetimi, fiyat istikrarı ve yaşlanan üretici nüfusu gibi risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Karagöz, özellikle hayvancılıkta yaş ortalamasının 60’a yaklaşmasının ciddi bir uyarı olduğunu söyledi. Karagöz, "Gençleri tarıma ancak modern, teknoloji tabanlı üretim modelleriyle çekebiliriz. Milli Teknoloji Hamlesi’nin tarım ayağını güçlendirmek zorundayız" dedi. "Yapay zekâ ile daha az kaynakla daha fazla verim mümkün" Süt üretimi üzerinden örnek veren Karagöz, teknoloji ve genetik altyapı sayesinde bugün 10 milyon inekle yapılan üretimin, 2 milyon inekle gerçekleştirilebileceğini belirtti. "Bu yaklaşım; suyu, emeği ve zamanı koruyan bir üretim anlayışıdır. Tarımda verimlilik artık bir tercih değil, zorunluluktur" diye konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 16:24
Yalova OSB’de yatırımlar hız kesmeden devam ediyor
Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde, Türkiye’nin yeni nesil sanayi politikaları doğrultusunda şekillenen entegre üretim, eğitim ve teknoloji ekosistemi yaklaşımıyla planlı büyümenin devam ettiği bildirildi. OSB’de bugüne kadar katılımcıların 74’ü üretim tesisleri yapmak ve üretime geçmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Faaliyetleri devam eden 74 üretim tesisinin 14’ü üretimdeyken 40 sanayi tesisinin ise inşaatı devam etmekte olduğu kaydedildi. 20 firmanın ise inşaatına başlamak üzere proje çalışmalarını sürdüğü öğrenildi. İnşaat aşamasında olan 40 sanayi tesisinin büyük bölümünün 2026 yılı sonuna kadar üretime geçmesi hedefleniyor. Mevcut üretimde olan tesisler ile inşaatı devam eden ve proje aşamasındaki yatırımların dışında 24 katılımcı firma daha 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla sanayi tesisi yatırımlarına başlamak üzere projelendirme çalışmalarına başladı. Söz konusu yatırımlar, ağırlıklı olarak yüksek teknolojili makine ve metal imalatı başta olmak üzere, OSB’nin ihtisas yapısına uygun sektörlerden oluşuyor. Tesislerin en fazla üç yıl içinde üretime geçmesi öngörülüyor. Sanayi yatırımlarındaki bu artışa paralel olarak Yalova Makine İhtisas OSB’nin yatırım ortamını güçlendiren sosyal, kamusal ve teknik altyapı yatırımlarını da eş zamanlı olarak hayata geçirdiği bildirildi. Bölgede faaliyete geçen kamu kampüsü, 112 Acil Sağlık Hizmetleri noktası, Jandarma Karakolu, Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) ve Teknopark, yatırımcıların ihtiyaç duyduğu kamusal ve destekleyici hizmetlere hızlı ve etkin erişim sağlıyor. Donatıların, iş sağlığı ve güvenliği, kamu düzen, acil müdahale kapasitesi, Ar-Ge ve inovasyon altyapısı açısından bölgenin kurumsal ve fonksiyonel bütünlüğünü güçlendirdiği ifade edildi. Planlı altyapı yatırımlarının nitelikli üstyapı gelişimi ve faaliyete geçen sosyal donatılar sayesinde bölgede yatırım iştahı istikrarlı biçimde artarken Yalova Makine İhtisas OSB, sanayi, teknoloji ve kamu hizmetlerinin entegre edildiği örnek bir organize sanayi bölgesi modelini ortaya koyduğu kaydedildi. Üretim kapasitesiyle bölgede önemli ölçüde istihdam artışı hedeflenirken Yalova ve çevre iller açısından güçlü bir ekonomik çekim alanı oluştu. Yalova Makine İhtisas OSB’nin üretim, istihdam, eğitim, teknoloji ve sürdürülebilirlik eksenlerinde benimsediği bütüncül kalkınma yaklaşımı çerçevesinde yerli, yeşil, yenilikçi ve yüksek teknolojili üretim vizyonuyla geleceğin sanayi modelinin bugünden inşa edildiğini ifade edildi.
26 Aralık 2025 Cuma - 16:08
Sadıkoğlu ve Torunoğlu’ndan iş birliği vurgusu
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, odalarını ziyaret eden Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torunoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyarette, deprem sonrası Malatya ve Adıyaman’da yaşanan ekonomik kayıplar, iş dünyasının karşılaştığı sorunlar ve yeniden yapılanma sürecinde atılabilecek ortak adımlar ele alındı. Ziyarette konuşan başkanlar, 6 Şubat depremlerinin bölge ekonomisinde derin izler bıraktığını belirterek, Malatya ve Adıyaman’ın daha hızlı ayağa kalkabilmesi için Odalar arası iş birliğinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Başkan Sadıkoğlu, Başkan Torunoğlu’na nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederek, deprem sonrası süreçte dayanışma ve ortak hareket etmenin hem ticaretin hem de sanayinin canlanmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
26 Aralık 2025 Cuma - 15:58
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biri olarak sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından ekonomi programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uyguladıkları ekonomi programının olumlu çıktılarının yansıması olarak gelir dağılımının iyileşmeye devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, ekonomide daha dengeli bir yapı oluşmaya devam ettiğini söyledi. TÜİK tarafından gerçekleştirilen ve gelir referans yılı 2024 olan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2025yılı sonuçlarının gelir dağılımdaki eşitsizliğin azaldığına işaret ettiğini söyleyen Yılmaz, "Araştırma sonuçlarına göre 2024 yılında en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 48 olurken en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,4 olmuştur" ifadelerine yer verdi. "Ülkemizin sahip olduğu refahı, toplumun tüm katmanlarına yaymaya kararlıyız" Yılmaz, daha adil paylaşım ekonomik istikrar ve sosyal kalkınmanın da temel taşlarından birisi olduğuna işaret ederek, "Gelir eşitsizliğindeki gelişmeleri takip etmek açısından kullanılan toplumun en yüksek gelir elde eden yüzde 20’sinin elde ettiği payın en düşük gelir elde eden yüzde 20’sinin elde ettiği paya oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak 7,5’e gerilemiştir. Ayrıca, Gini katsayısı da, bir önceki yıla göre 0,003 puan azalış ile 0,410 olarak tahmin edilmiştir. Tüm bu göstergeler, toplam gelirimizin arttığı bu dönemde, gelir dağılımının da iyileşmeye devam ettiğini göstermektedir. Sosyal devlet ilkesiyle, kapsayıcı kalkınma yaklaşımıyla ve ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla, ülkemizin sahip olduğu refahı, toplumun tüm katmanlarına yaymaya kararlıyız" açıklamasında bulundu. "Sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz" Gelecek yıl bütçesinde toplumun tüm kesimlerini gözeten ve koruyan vatandaş odaklı bir yaklaşım sergilediklerinin altını çizen Yılmaz, "Dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biri olarak sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz. Böylece, 2002 yılında yüzde 0,4 olan sosyal yardım ve desteklerin GSYH’ya oranını 2026 yılında yüzde 1,2’ye yükseltiyoruz. Vatandaşlarımızın daha ucuz elektrik ve doğalgaz kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak ayırdık. 2022 yılı Ocak ayından itibaren asgari ücreti vergi dışı tutmakta olup bu imkândan tüm çalışanlarımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda yeni açıklanan asgari ücrete göre, 2026 yılında 1 trilyon 166milyar lira vergi istisnası öngörüyoruz. Doğalgaz ve elektrik sübvansiyon destekleri ve asgari ücretin vergi dışı tutulmasını da dikkate aldığımızda sosyal harcamalara ayırdığımız kaynaklar 2 trilyon 456 milyar liraya ulaşmaktadır" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal destekler başta olmak üzere, kapsayıcı sosyal politikalar ile beşeri sermayeyi güçlendirmeye ve gelir dağılımında kalıcı iyileşme sağlamaya devam edeceklerini kaydetti. Enflasyona karşı kararlı bir mücadele verdiklerini de belirten Yılmaz, sağlanacak kalıcı düşüşlerin, vatandaşımızın refahının artmasına ve gelir dağılımında daha dengeli bir yapının oluşmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
26 Aralık 2025 Cuma - 15:55
Memur-Sen’den memurların sorunlarına dikkat çekilmesi amacıyla 5. Tez Ödül Töreni
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından sorunların çözülmesi amacıyla düzenlenen Tez Ödül Töreni’nin 5’incisi gerçekleştirildi. Alana yönelik akademik üretimi teşvik etmek ve desteklemek amacıyla düzenlenen ’Memur-Sen Tez Ödül Töreni’nin beşincisi gerçekleştirildi. Program kapsamında başvuran tezler arasından başarılı bulunan çalışmaların yazarları ve danışman hocaları ödüle layık görüldü. Ödül törenine özel hazırlanan tanıtım filminin gösteriminin de yapıldığı programda, kamu görevlilerinin sorunlarının çözülmesi ve memurların hak ve menfaatlerinin çözülmesi amaçlandı. Tanıtım filminin ardından açılış konuşmalarını gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, memur sendikacılığı konusunda akademinin oldukça ilgisiz olduğunu belirterek, "Akademideki tüm kürsüler, tüm öğretiler, oradaki tüm müktesebat işçi sendikacılığı üzerine kurgulanmış durumda. Memur sendikacılığına ilişkin kurulan cümleler bile bizim hayretimizi celbediyor. Çünkü bakıyoruz o cümle bizimle örtüşmüyor. Gerçeği yansıtmıyor. Yazılan makaleler çok sınırlı. Bu açıdan bu ihtiyaca binaen Erdinç hocam başta olmak üzere Merve hocam, Mehmet Merve hocam, Necdet Ünüvar hocamız burada zamanında çok önemli fikir tartışmalarına rehberlik etti. Biz bu tartışmalarda bir tez ödülleri programını uygulayarak bir tez teşviki ortaya çıkararak memur sendikacılığına ilişkin akademideki arkadaşların, yeni başlayan genç yeteneklerin uzmanlaşması sağlanabilir mi, burada belli bir kapasite üretilebilir mi, yoksa diğer türlü kendiliğinden boğulmayacak diyerek bir yola çıktık. Bunun üzerine bu çalışmayı geleneksel hale getirdik ve yürütüyoruz. Faydalı bir çalışma oldu. Bunu baştan ifade etmek isterim. Çünkü şu ana kadar 200’e yakın bu konuda tez yazılmasına vesile oldu ve bu tezler içerisinden inceleyerek irdeleyerek bazılarını ödüllendirerek bazılarına ilişkin kanaatlerimizi belirterek belki kitaplaşma aşamasında en azından daha geniş ele almasını sağlayarak bu konuda kendi adımımıza ilişkin bir müktesebat oluşturmanın gayreti içerisindeyiz" açıklamasında bulundu. "Sosyal adalet sağlamak için en önemli enstrüman, ’toplu sözleşme sistemi’" Sosyal adaletin sağlanması için en önemli ’enstürman’ı toplu sözleşme olarak vurgulayan Yalçın, "Toplu sözleşmede araya giren on günde dahi dört gün müzakere süreci kaldı. Bayram da araya girdiği için dört gün müzakere süreci. Dört gün içerisinde biz masaya götürdüğümüz bine yakın konuyu sabahlara kadar kesintisiz burada herkes nöbet tutuyor, gece yarısı ikide onunki başlıyor, üçte diğeri başlıyor gibi Dört gün içerisinde sorunu belli bir kadar getirdik. Masada 90 tane maddede de aslında hizmet konu boyutuyla uzlaştık. 90 tane madde tamam. Genel toplu sözleşmede uzlaşamazdık. Çünkü ortaya koydukları rakam ve geldikleri marj bizim asla imza atabileceğimiz bir şey değildi. Çünkü işçilerle ilgili yapılan toplu sözleşmeyi hatırlayın. Tam o ara işçilerle ilgili yapılan toplu sözleşmede bir mikrofon azizliği yaşandı ve ondan sonra rakamlar da değersizleşti. Üzülerek ifade edelim ki akademiden ne bu konudaki çarpıklığa ilişkin doğru düzgün bir yazı yazan ne bu konulara ilişkin merak taşıyan hiçbir şeyle karşılaşmadık. Onun için bu toplumun toplu sözleşmede hakeme biz başvurmayacağız dedik. Toplu sözleşme sisteminin boşluklarına da dikkat çekmek için biz başvurmayacağız dedik. Çalışma Bakanlığı’na başvuru yaptık" ifadelerini kullandı. "Memur sendikacılığına dair daha çok akademik çalışma yapılmasını istiyoruz" Kamu görevleri sendikacılığının önünün açık olduğunu vurgulayan Yalçın, "Genel noktada bu konuda mutlaka ama mutlaka bu konuda odaklanmaya ve beraber çalışma yapmaya ihtiyaç var. Bu tartışma bunun vesilesi olsun istiyoruz. Memur sendikacılığına ilişkin dikkatleri toplamak ve akademinin bu konuda doktora çalışmalarıyla makalelerle üniversitede yapacakları tartışma kürsüleriyle bu konuyu gündemlerine almalarını özellikle bekliyoruz. Bu açıdan biz tez ödülleri çalışmasıyla aslında konuya ilişkin uzman kimlikler sadece bu konuya ilişkin odaklanmış memur sendikacılığını da bütün detayıyla bilen uzman kimlikler üresin gayretiyle başlattık. İyi de oldu. Geldiğimiz noktada gittikçe ilgi artıyor. Ve bugün bunun devamında yapılacak tartışmada da tam da az önce ifade etmeye çalıştığımız hususları burada akademi nasıl görüyor konusunda el almış olacağız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından tez yazarlarına ve danışman hocalarına ödül verildi. Ödül takdiminden sonra tören sona erdi. Programa Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, tez yazarları ve davetliler katıldı.
26 Aralık 2025 Cuma - 15:06
Bakan Bayraktar: "2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "2016 yılında Türkiye’nin 30 milyon metreküp olan günlük gazlaştırma kapasitesi bugün 161 milyon metreküpe çıktı. Biz bunu önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 200 milyon metreküpe çıkartmak istiyoruz. 2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz. 2026 yılı Türkiye enerji sektörüne yoğun bir dış finansmanın geleceği bir yıl olacağını ifade etmek istiyorum" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Konferansı’na katıldı. Bakan Bayraktar, petrolde ve doğalgazda Türkiye’nin 2016 yılında Milli Enerji ve Maden Politikası ile bir strateji ortaya koyduğunu hatırlatarak, "2026 yılında bu strateji doğrultusunda yeni bir hikaye yazmak istiyoruz. Gabar’da artık plato üretime geldik, 80 bin varillik bir üretim var burada. Şu anda faaliyetlerimiz devam ediyor. Yaklaşık 3 bin 500 insanımız orada çalışıyor. Bu hakikaten bölge için de çok önemli ve şu anda gündemimizin en önemli konularından biri olan ’Terörsüz Türkiye’nin küçük bir kesitini Gabar ile ortaya koyduk. Bölge terörden temizlendiğinde oradaki ekonomik değeri ortaya çıkarma imkanını göstermiş olduk" diye konuştu. Sakarya Gaz Sahası’nda 2026 yılında yeni haberlerin olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, "Şu anda 4 milyon haneye sağladığımız ve günlük yaklaşık 9,5 milyon metreküplük üretimi olan doğalgazı 2026 yılında iki katına çıkartmak istiyoruz" dedi. "Türkiye Sakarya Gaz Sahası’nda günde 40-45 milyon metreküp doğalgaz üretecek" 2028 yılının önemli bir kilometre taşı olduğunu belirten Bayraktar, "Doğalgaz üretimimiz 4 katına çıkacak. Türkiye Sakarya Gaz Sahası’nda günde 40-45 milyon metreküp doğalgaz üretecek. Biz 2028’de yeni hiçbir şey olmazsa 500 bin varil petrol ve doğalgaz üreten bir milli petrol şirketine sahip olacağız" ifadelerini kullandı. "Yurtdışında çok daha aktif bir milli petrol şirketi hedefliyoruz" Türkiye’nin doğalgaz ve petrol talebinin günlük 2 milyon varil olduğunun altını çizen Bakan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Bizim yeni bir hikaye yazmamız lazım. 2026 yılını bu anlamda hem sonuç hem de başlangıç anlamında çok önemli buluyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçtiğimiz yıllarda çok önemli diploması atağı yaptı. Yurtdışında çok daha aktif bir milli petrol şirketi hedefliyoruz." Somali’de 2026 yılında ilk sondajı yapacaklarını söyleyen Bakan Bayraktar, "Pakistan’da çok kısa bir süre önce 3 tane offshore sahasında 2 tane de onshore sahasında ortalık yaptık ve orada da 2026 yılında inşallah sondaja başlıyoruz. 2026 yılı ilk yatay sondaj ve çatlatma yönteminin kullanıldığı yıl olacak. Burada elde edilebilecek bir başarı bizim petrol ve doğalgaz sektörümüzde oyun değiştirebilecek bir etkisi olabilir. Bunu 2026 yılında Trakya bölgesine taşımayı hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz" Bakan Bayraktar, "2016 yılında Türkiye’nin 30 milyon metreküp olan günlük gazlaştırma kapasitesi bugün 161 milyon metreküpe çıktı. Biz bunu önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 200 milyon metreküpe çıkartmak istiyoruz. 2026 bizim için önemli bir yıl olacak. 2026 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk elektriği üreteceğiz. 2026 yılı Türkiye enerji sektörüne yoğun bir dış finansmanın geleceği bir yıl olacağını ifade etmek istiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
26 Aralık 2025 Cuma - 14:45
Pursaklar’da denetim var, taviz yok
Pursaklar Belediyesi, yaklaşan yeni yıl öncesinde vatandaşların sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir şekilde alışveriş yapabilmesi için ilçe genelinde denetimlerini artırdı. Pursaklar Belediyesi, yeni yıl öncesi halk sağlığını korumak ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek amacıyla ilçe genelinde denetim çalışmalarını yoğunlaştırdı. Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından; marketler, fırınlar, pastaneler, kuruyemişçiler ve yoğunluk yaşanan iş yerlerinde gerçekleştirdiği denetimlerde gıda güvenliği, hijyen şartları ve mevzuata uygunluk başta olmak üzere birçok kriter detaylı şekilde incelendi. ‘‘Yeni yıl öncesinde hemşehrilerimizin, sağlığını ve güvenliğini her şeyin üzerinde tutuyoruz’’ Yeni yıl öncesi oluşabilecek olumsuz durumların önüne geçmek adına denetimleri sıkılaştırdıklarını belirten Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin; ‘‘Yeni yıl öncesinde hemşehrilerimizin, sağlığını ve güvenliğini her şeyin üzerinde tutuyoruz. Pursaklar Belediyesi olarak vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmesi için denetimlerimizi ilçe genelinde sıklaştırdık. Zabıta ekiplerimiz, tüm detayları büyük bir hassasiyetle inceliyor. Amacımız ceza yazmak değil; kurallara uyan, vatandaşına saygı duyan esnafımızı desteklemek ve halk sağlığını korumaktır. Bu anlayışla denetimlerimiz yeni yılda da kararlılıkla devam edecektir. Tüm esnafımıza hayırlı, bereketli kazançlar, kıymetli hemşehrilerimize sağlık ve huzur dolu bir yeni yıl diliyorum’’ dedi. Pursaklar Belediyesi yetkilileri, vatandaşların yeni yılı güvenle karşılaması için denetimlerin aralıksız devam edeceğini vurgulayarak, ilçe sakinlerinden karşılaştıkları olumsuzlukları belediyeye bildirmelerini istedi.
26 Aralık 2025 Cuma - 13:43
"Sazan sarmalı" oyununu eksperin dikkati bozdu
Kastamonu’da 390 liraya otomobil alacağına inan ve 600 bin liraya aracını satacağını sanan vatandaşı "sazan sarmalı" yöntemiyle dolandırılmaktan durumu anlayan eksper kurtardı. O anlar ise cep telefonuyla görüntülendi. Kastamonu’da internet üzerinden otomobilini satmak isteyen bir vatandaş ile aracı satın almak isteyen kişiyi ağına düşüren dolandırıcı, "sazan sarmalı" yöntemiyle dolandırmaya çalıştı. Sosyal medya üzerinden aracını satmak isteyen vatandaşın ilanını kendisinin aracıymış gibi paylaşan dolandırıcı, Kastamonu’da bir vatandaşı ağına düşürdü. 600 bin TL değerindeki araç için 390 bin TL isteyen dolandırıcı, aracı başkasının kendisine teslim edeceğini belirterek yalanına inandırdı. Araç satıcısına da ulaşan dolandırıcı, aracı 600 bin TL’ye almak istediğini söyledi. Daha sonra araç sahibi ve aracı satın almak isteyen vatandaş, dolandırıldıklarını anlamadan ekspertiz firmasında buluştu. Araç satıcısının ve alıcısının tavırlarından şüphelenen eksper Ümit Muhammed Sağdıç, aracın kaç liraya satıldığını öğrenmek istedi. Durumu anlayan Sağdıç’ın ısrarı üzerine araç satıcısı aracı 390 bin liraya alacağını, araç satıcısı ise 600 bin liraya sattığını söyledi. Bunun üzerine iki vatandaş da dolandırılmaya çalışıldığını anladı. Eksper Ümit Muhammed Sağdıç, daha sonra dolandırıcıyı telefonla aradı. Başta kendisinin araç satıcısı olduğunu söyleyen dolandırıcı, Sağdıç’ın kendisinin vatandaşları dolandırmaya çalıştığını söylemesi üzerine hakaret ederek telefonu kapattı. O anlar ise cep telefonuyla kayıt altına alındı. "Hakaretler etmeye başladı, küfürler etmeye başladı" Yaşanan olayı anlatan Ümit Muhammed Sağdıç, "Olaydan bir gün önce müşterimiz bizden randevu istedi. Arkadaşımız vasıtasıyla bize ulaştı. Ertesi gün sabah için randevu verdik ve bize bir araç bulduklarını ve 390 bin TL civarında ücreti olduğunu ve aracın markasını söyledi. Biz de başta olabilir diye düşündük. Ama arabanın hatasız olduğu söylenince piyasa fiyatından 200-250 bin TL aşağında bir rakam olduğunu anladık. Satıcı bunu, daha sonra öğrendiğimizde 600 bin liraya sattığını, alıcı bunu 390 bin liraya aldığını sanıyor. Daha sonra alıcı da satıcı da ekspertiz için geldi. Satıcı daha önceden müşterimiz, tanıyoruz. Alıcı babasıyla geldi, satıcı tek başınaydı. Aracı, ekspertize soktular. Arabada yaptığımız kontrollede problem yoktu, daha sonra yol testine çıktım. Ben, yol testine çıkarken alıcıyı da satıcıyı da yanıma alırım, bir sıkıntı olursa ikisi de görsün diye. Bu sırada tekrar aracın fiyatını sordum. Bunları sürekli yaşadığımız için, televizyonlarda gördüğümüz için bu konulara dikkat ediyoruz. ’Satıcıya bu arabanın fiyatları nerelerde’ diye sordum. Alıcı hemen lafa girdi ve ’biz iş karşılığı alıyoruz, fiyatı karıştırmayalım’ gibisinden bir laf söyledi. Ben konuyu kapattım. Dükkana geri geldiğimizde alıcının sürekli telefonla görüştüğünü fark ettim. Alıcının babası da arabayı sormaya başlayınca satıcıyı yanıma çağırdım. ’Sen bu arabayı kaça satıyorsun’ dedim, ’600 bin TL dedi’, alıcının babası da 390 bin liraya aldıklarını söyledi. Alıcı yine telefonla konuşuyordu, ’ben de dolandırılıyorsunuz’ dedim. Alıcıdan telefonu aldım ve ’sen hiç karışma, ben konuşurum’ dedim. Satıcı, ’telefondaki arkadaşın alacağı varmış, iş karşılığı alacağını söyledi’ dedi. Telefondaki şahsı aradım, ’bu aracı kaça satıyorsunuz, parayı IBAN’a atmayacak mıyız’ dedim. Alıcının kardeşiymişim gibi konuştum. Sonra hakaretler etmeye başladı, küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz’ dedi. Biz, burada arkadaşın dolandırıldığını anladık" dedi. "Öyle bir güven vermiş ki alıcının basireti bağlanmış" Dolandırıcının güvenli ödeme yöntemini kullanmamak için hem alıcıyı telefonda ikna ettiğini belirten Sağdıç, "’Ekspertizden notere gitmeden güvenli ödeme yapacaksın, bin lira atacaksın’ diyor. Bunu da Notere gitmeden isteyecekti. Adama öyle bir güven vermiş ki alıcının basireti bağlanmış. Allah kimsenin başına vermesin. Alıcıyı uyarmasaydım 390 bin TL parası dolandırıcı adama gidecekti ve mağdur olacaktı, aracı da satın alamayacaktı. Kaydı alsa dahi kayıt sahibi parayı almadığı için kayıt işi de iptal edilecekti. Burada mağdur olan alıcı olacaktı" diye konuştu. "Her iki tarafın da kafasını karıştırıyor" Dolandırıcının hem alıcı hem de satıcıyı sürekli telefonla aradığına dikkat çeken Sağdıç, "Alıcının telefonunu kapatıyor, satıcıyı arıyor, satıcıyı kapatıyor, alıcıya arıyor. Her iki tarafın da kafasını karıştırıyor. Allah kimsenin başına vermesin. Biz de buna engel olduk" şeklinde konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 13:35
Çameli Belediyesinden ’güvenli terazi’ uygulaması
Çameli Belediyesi, ilçe halkının alışverişlerini daha güvenli ve şeffaf bir ortamda yapabilmesi amacıyla kapalı pazar yerinde Güvenli Terazi (Tartı Kontrol Noktası) uygulamasını hayata geçirdi. Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından kurulan kontrol noktasında vatandaşlar, satın aldıkları ürünleri anında tartarak gramaj kontrolü yapabiliyor. Tartım sonucunda herhangi bir eksiklik ya da usulsüzlük tespit edilmesi halinde ise zabıta ekiplerine başvuruda bulunabiliyor. Uygulama sayesinde hem tüketici haklarının korunması hem de esnaf ile vatandaş arasında güven ortamının güçlendirilmesi hedefleniyor. Güvenli Terazi uygulaması, pazaryerinde alışveriş yapan vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı.
26 Aralık 2025 Cuma - 12:50
Kütahya’da sanayi ve üniversite güçlerini birleştirdi
Kütahya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi arasında, sanayi-üniversite iş birliğini güçlendirmeye yönelik protokol imzalandı. Kütahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Eskioğlu ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kıziltoprak, Kütahya OSB Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen törenle iş birliği protokolüne imza attı. İmzalanan protokol kapsamında; üniversite öğrencilerinin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, staj ve istihdam imkanlarının artırılması ile ortak eğitim, proje ve Ar-Ge faaliyetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Protokole ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kütahya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Eskioğlu, sanayi ile üniversite arasındaki güçlü bağın önemine dikkat çekerek, "Sanayimizin sürdürülebilir büyümesi ve rekabet gücünün artırılması nitelikli insan kaynağıyla doğrudan ilişkilidir. Bu protokol sayesinde öğrencilerimizi eğitim hayatları devam ederken sanayiyle buluşturmayı ve teorik bilgilerini uygulamayla pekiştirmelerini amaçlıyoruz. İş birliğinin hem gençlerimizin istihdamına hem de firmalarımızın doğru insan kaynağına ulaşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. "Öğrencilerimiz saha deneyimi kazanacak" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kıziltoprak ise üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar olmadığını vurgulayarak, "Öğrencilerimizi mezuniyet sonrası iş hayatına en donanımlı şekilde hazırlamak temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Kütahya OSB ile hayata geçirilen bu protokol, öğrencilerimizin sahada deneyim kazanmalarına ve sanayinin gerçek ihtiyaçlarını yakından tanımalarına imkân sağlayacaktır. İş birliğinin hem öğrencilerimiz hem de Kütahya sanayisi için önemli kazanımlar oluşturacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Protokol doğrultusunda öğrenciler, Kütahya OSB bünyesinde faaliyet gösteren firmalarda staj yapma imkânı bulacak. Ayrıca OSB Akademi çatısı altında düzenlenecek eğitimler, seminerler ve teknik gezilerle öğrencilerin iş dünyasına daha donanımlı şekilde hazırlanması sağlanacak. İş’te OSB Kariyer Platformu üzerinden iş ve staj ilanları da öğrencilere doğrudan ulaştırılacak. Kütahya Organize Sanayi Bölgesi ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi arasında hayata geçirilen bu iş birliğiyle, üniversite-sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi, gençlerin kariyer yolculuklarına somut katkılar sunulması ve Kütahya sanayisinin insan kaynağı kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.
26 Aralık 2025 Cuma - 12:48
Başkan Bozbey Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin güncel borcunu açıkladı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, belediyenin, Buski ve iştiraklerin güncel borçlarını kamuoyu ile paylaştı. Göreve geldikleri 20 ay önce Büyükşehir Belediyesi’nin 13 milyar lira olan borcunu bgün 8,9 milyar liraya düşürdüklerini anlatan Başkan Bozbey, "Buski’nin borcu 11,8 milyar liradan 23,11 milyar liraya yükseldi. Bunu söylemiştik. Biz daha önce işin başında olsaydık Buski’nin borcu bu kadar artmazdı" dedi. 2025 yılı değerlendirme toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kasım sonu itibariyle belediyenin borcunu açıkladı. Başkan Bozbey, "Sağlam mali yapı oluşturduk. 13 milyar lira büyükşehir borcu vardı. Kasım sonu itibariyle 8,9 milyar liraya düşmüş durumda. Yüzde 31 borcumuz azaldı. Buski borcu 11.8 milyar lira idi 23,11 milyar liraya yükseldi. Yüzde 96 yükseldi Şirketler 4,1 milyar liradan 4,610 milyara çıktı. Yüzde 11 arttı. Buskinin borcu 25 milyara çıkacak dedim, meclis üyeleri güldüler bana. Kasım sonu 23,11 milyar lira. Artış yüzde yüz olmuş. Bunun sebeplerini daha önce anlattım" diye konuştu. Genel toplam borcu 28,8 milyar olarak devir aldıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, "36,6 milyara yükseldi, yüzde 27 arttı.Biz olsaydık bu işin başında 23 milyar Buski borcu olmazdı. Hem yarım yamalak beceremedikleri işler yapılmaz Nilufer çayı kirlenmezdi. Çok daha ekonomik mal ederek bu borcun çok daha altında bir borç ortaya çıkardık. Beceriksizliğin faturası bunlar. Bunları da çözeceğiz. Şirketlerde yüzde 11 artış var. Yıl sonu itibariyle rakamın düşeceğini söyleyebilirim. Toplama baktığımızda 835 milyon Euro borç yükü almıştık. Yüzde 11’lik azalma var. Hem hizmet ürettik. Hem de 746 milyon Euro’ya düştü borcumuz. Bu mali disiplinin getirdiği sonuç olarak karşımızda oluştu. Bize gelen paranın Bursalılar adına geldiğini 3,3 milyon insanımızın parası olduğunu onların parasını kullanan kişiler olduğumuzun bilincindeyiz. Onları adına kullanıyoruz. Benim değil hiç bir arkadaşımın da değil. Bursalıların parası. Bir delikli kuruşu dahi hesap eder durumdayız. Doğru yere harcıyoruz. Doğru zamanda ekonomik harcıyoruz. Kaçağı sıfırladık. Bunun sonucunda karşımızda sonuç çıktı. Bir tek Buski bizi zorluyor. Buski olmasa borçlarımızda ne kadar azalma olacak. Bir ay sonra net rakam çıkacak. Biz Bursalıların ödediği her kuruşun hesabını veren şeffaf ve güçlü bir yapı güçlü bir yönetim inşa ettik. 2025 yılı Bursamız için sadece yoğun çalışma dönemi değil aynı zamanda yeni bir anlayışın yerleştiği yıl oldu" şeklinde konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 12:46
Bursa Büyükşehir 2025’te çiftçiyi yalnız bırakmadı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, bu yıl içinde 15 milyon metre damla sulama borusu, 142 bin kilogram sıvı gübre ve 24 milyon liralık da mazot desteğinde bulunduklarını söyledi. Bozbey, Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2025 Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı’nda, tarıma çok önem verdiklerini belirterek, "Sadece sanayi kenti değil aynı zamanda tarım kentidir Bursa" dedi. Hedeflerinin değişimi ve dönüşümü sağlayarak daha az suya ihtiyaç duyan ürünleri yaygınlaştırmak ya da daha az suyla sulayarak vahşi sulamadan vazgeçip iyi verim almayı sağlamak olduğunu dile getiren Bozbey, kırsalda yaşamı sürdürülebilir kılmayı hedeflediklerini aktardı. 15 milyon metre damla sulama borusu yüzde 100 hibeyle verildi Desteklerinin olanca gücüyle sürdüğünü vurgulayan Bozbey, şöyle konuştu: "2025’te hem Kırsal Hizmet Daire Başkanlığı hem de Tarım A.Ş, birçok projeyle çiftçimizin üreticimizin yanında oldu. En önemlisi geri dönüşümden ürettiğimiz yaklaşık 15 milyon metre damla sulama borusunu 17 ilçede yaklaşık 5800 çiftçimize ulaştırmaktı. Yüzde 100 hibeyle sulama borusu verdik. Yine 5800 üreticimize yaklaşık 24 milyon liralık mazot desteği sağladık." Sıvı gübre ve tohumluk buğday desteği Bozbey, hayvancılığa da desteklerinin olduğunu belirterek,"bin 600 üreticimize sekizer bin lira yem ve aşı desteği sağlayarak hayvancılığa destek olduk. Bir taraftan da sıvı gübre üretiyoruz. 142 bin kilogram sıvı gübreyi 6 bin 500 üreticimize ulaştırdık. 400 üreticimize 44 ton tohumluk buğdayı yüzde 100 hibeyle verdik" dedi. Dağ bölgesinde satın alma garantili ata buğday ekimini sağladıklarını aktaran Bozbey, "Bunu genişleterek sürdürüyoruz. Bin dönüm arazide ekim sağlandı. Şimdiden o bölgenin talebi 2 bin dönüme çıktı. Biz gençlerimizi her yaştan vatandaşımızı kırsalda yaşamlarını sürdürebilir kılma adına projeleri geliştirdiğimizde özellikle gençlerimiz orada kalacaktır" ifadesini kullandı. Hem tohum dağıtıldı hem elde edilen yağ ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı Bozbey, 33 ton yağlık tohum desteğinde bulunduklarını belirterek, şöyle devam etti: "Bu üretimden elde ettiğimiz yaklaşık 1075 adet 5 litrelik ayçiçeğini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Fide ve fidan desteklerimiz sürüyor. Gemlik’ten 100 ton zeytin aldık ve almaya devam ediyoruz. Dağ yöresindeki üreticilerden 5 milyon 336 bin bin litre süt alımı gerçekleştirdik. Bu sütü piyasanın üzerinde alarak üreticimizi destekledik. Çiftçilerimizden 50 ton ata tohumu aldık. Besicilerimizden 84 ton kıyma 46 ton kuşbaşı aldık. Tarladan sofraya uzanan zincirin her halkasına üreticinin ve tüketicinin yanındayız."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder