EKONOMİ - 26 Aralık 2025 Cuma 16:33

’’Gıda arzı güvenliği için tarımda teknolojik dönüşüm şart’’

A
A
A
’’Gıda arzı güvenliği için tarımda teknolojik dönüşüm şart’’

Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte tarımın stratejik önemi net görüldü. Yapay zekâ ve otonom sistemlerle tarımda daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapılabiliyor.



Rusya-Ukrayna savaşı, modern çağda tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, jeopolitik bir güç unsuru olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Ukrayna’nın ‘Avrupa’nın tahıl ambarı’ olarak devre dışı kalması, başta Afrika ve Orta Doğu olmak üzere birçok ülkede gıda krizini tetikledi. Bu süreçte Tahıl Koridoru Anlaşması, Türkiye’nin diplomatik gücü sayesinde hayata geçirilerek küresel gıda arzında hayati bir rol oynamıştı. Bu gelişme, tarımın artık savaşlar kadar belirleyici olduğunu; hatta savaşların seyrini etkileyebilecek bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini ortaya koydu. Tarımsal üretimi güçlü olmayan ülkelerin, küresel krizlerde bağımsız karar alma kabiliyetlerinin zayıfladığı açıkça görüldü.


Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, Ukrayna savaşıyla birlikte tarımın stratejik öneminin daha net görüldüğünü belirterek, yapay zekâ ve otonom sistemlerle tarımda köklü bir dönüşümün şart olduğunu söyledi. Karagöz, Türkiye’nin bu yeni döneme güçlü bir tarım teknolojileri altyapısıyla hazırlanması gerektiğini ifade etti.


"Ukrayna savaşı tarımın stratejik gücünü gösterdi"


Ukrayna’nın küresel tahıl arzındaki kritik rolüne dikkat çeken Karagöz, Türkiye’nin öncülüğünde hayata geçirilen Tahıl Koridoru Anlaşması’nın milyonlarca insan için hayati öneme sahip olduğunu belirtti.


"Bu süreç bize şunu net biçimde gösterdi: Tarım, artık sadece çiftçinin meselesi değil; devletlerin bağımsızlığıyla doğrudan bağlantılı bir alandır" diyen Karagöz, tarımsal üretim gücü olmayan ülkelerin kriz dönemlerinde ciddi kırılganlık yaşadığını söyledi.


"Savaşlar üretimi durdurmuyor, teknoloji fark oluşturuyor"


Geleneksel tarım anlayışının yerini teknoloji odaklı üretim modellerinin aldığını belirten Karagöz, günümüzde savaş ve kriz ortamlarında bile gıda üretiminin sürdürülebildiğini vurguladı. "Otonom sistemler ve yapay zekâ destekli üretim sayesinde artık mesele daha çok üretmek değil, daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapabilmektir" ifadelerini kullandı.


"Türkiye tarımda teknolojiyle dönüşmek zorunda"


Türkiye’nin tarımsal üretimde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak iklim krizi, su yönetimi, fiyat istikrarı ve yaşlanan üretici nüfusu gibi risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Karagöz, özellikle hayvancılıkta yaş ortalamasının 60’a yaklaşmasının ciddi bir uyarı olduğunu söyledi.


Karagöz, "Gençleri tarıma ancak modern, teknoloji tabanlı üretim modelleriyle çekebiliriz. Milli Teknoloji Hamlesi’nin tarım ayağını güçlendirmek zorundayız" dedi.


"Yapay zekâ ile daha az kaynakla daha fazla verim mümkün"


Süt üretimi üzerinden örnek veren Karagöz, teknoloji ve genetik altyapı sayesinde bugün 10 milyon inekle yapılan üretimin, 2 milyon inekle gerçekleştirilebileceğini belirtti.


"Bu yaklaşım; suyu, emeği ve zamanı koruyan bir üretim anlayışıdır. Tarımda verimlilik artık bir tercih değil, zorunluluktur" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Kayapınar’da "İyileştiren Kütüphane" temasıyla programlar düzenlendi Diyarbakır’da Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nde bu yıl "İyileştiren Kütüphane" temasıyla kutlanan 62. Kütüphane Haftası, zengin içerikli etkinliklerle tamamlandı. Resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirilen programlar kapsamında "Kuşaklar Arası İletişim"den "Bağımlılıkla Mücadele"ye, "Ağız ve Diş Sağlığı"ndan "İyileştiren Edebiyat"a, "Sanat Gecesi"nden "Dengbej Dinletisi"ne kadar geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlendi. Ayrıca "Yapay Zeka Uygulamaları ve Prompt Mühendisliği", "Yapay Zeka Çağında Finansal Okuryazarlık" ve "Doğru Yapay Zeka Kullanımı ve Siber Güvenlik" gibi güncel konuların ele alındığı programlar da katılımcılardan büyük ilgi gördü. Teknolojiden kültürel mirasa, sanattan sağlığa, eğitimden kişisel gelişime kadar pek çok alanda gerçekleştirilen etkinlikler, toplumun her kesimine hitap ederek kütüphanelerin çok yönlü işlevini gözler önüne serdi. "Engelsiz Okuma Atölyesi", "Satranç Turnuvası", "Üretici Drama Atölyesi" ve "Motivasyon ve İlham" gibi etkinlikler ise özellikle gençlerin ve çocukların aktif katılımıyla renkli anlara sahne oldu. Hafta boyunca vatandaşların ziyaretine açık olan "Kitap ve Resim Sergisi" de büyük ilgi görerek, kütüphanenin kültürel zenginliğini yakından tanıma fırsatı sundu. Hafta boyunca düzenlenen etkinliklere 2 bin 239’u kadın, 2 bin 125’i erkek olmak üzere toplam 4 bin 364 kişi katılım sağladı. Bu yoğun ilgi, kütüphanelerin sadece bilgiye erişim noktası değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve eğitsel birer yaşam alanı olduğunu ortaya koydu. Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin, Kütüphane Haftası’nın önemine değinerek, "Kütüphanelerimiz, bilgiye erişimin ötesinde toplumsal gelişimin, kültürel etkileşimin ve bireysel dönüşümün merkezleridir. Kayapınar’da gerçekleştirilen bu kapsamlı etkinlikler, kütüphanelerimizin toplum üzerindeki iyileştirici gücünü açıkça ortaya koymuştur. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü Abdulbari Tanrıverdi ise hafta boyunca gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Her yaştan vatandaşımızın yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinliklerimiz, kütüphanemizin yaşayan bir kültür merkezi olduğunu bir kez daha göstermiştir. ‘İyileştiren Kütüphane’ anlayışıyla sadece bilgi sunan değil, bireylerin hayatına dokunan bir yapı olmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte bizleri yalnız bırakmayan tüm katılımcılarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nin yıl boyunca düzenleyeceği etkinliklerle toplumun her kesimine ulaşmaya ve "iyileştiren kütüphane" anlayışını güçlendirmeye devam edeceği bildirildi.
Denizli Ayşe Kulin Denizli’de okurlarıyla buluştu Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ayşe Kulin, Denizli’de düzenlenen söyleşi ve imza gününde okurlarıyla bir araya geldi. Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı’nın ev sahibinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla gerçekleşti. Program kapsamında ayrıca "Uluslararası Bahara Merhaba" sergisinin açılışı da yapıldı. Etkinlik, Zaferiye Abalıoğlu Bilim ve Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Sergi açılışı saat 15.00’te yapılırken, söyleşi ve imza programı saat 16.00’da başladı. Okurlarıyla samimi bir sohbet gerçekleştiren Kulin, kitaplarını da imzaladı. Serginin organizasyonu ise Yüksel Hancıoğlu tarafından üstlenildi. Kültür ve sanat etkinliğine katılan vatandaşlar, hem sergiyi gezme hem de sevilen yazarla birebir görüşme fırsatı buldu. "Bu sadece sergi değil, sanatın birleştiği gücü de yansıtıyor" Vakfın amacı, eğitime, kültüre, sanata ve Denizlili insanlara faydamızın dokunabilmesi olduğunu ifade eden Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı eğitim üyesi Beyza Çaputçu, "Bu salonda dedemin ve babaannemi yaşatıyoruz. Vakfımızın amacı, eğitime, kültüre, sanata, Denizlili insanlara faydamızın dokunabilmesi. Bu doğrultuda sergiler ve Ayşe Kulin ile söyleşi yapıyoruz. 80’e yakın sanatçımız var. Bu sadece sergi değil, sanatın birleştiği gücü de yansıtıyor. Resim, iletişim ve bir fırça darbesi aslında bizi hiç hatırladığımız duyguları anlatıyor" dedi. Denizli’yi çok sevdiğini ve buradaki yoğunluğu çok beğendiğini belirten Ayşe Kulin, "Çok sevdiğimiz bir şehirdeyim. Denizli’ye birçok kez geldim. Denizli hakikaten ben için çok özel bir şehir. Sergide birçok resmi çok beğendim. Sergideki yoğunluğu çok beğendim. İstanbul’daki açılışlardan hiçbir farkı yok. Fazlası var" diye konuştu.
İstanbul Fatih’teki kurye cinayetinde yeni görüntüler ortaya çıktı İstanbul Fatih’te bir lojistik firmasında kurye olarak çalışan yabancı uyruklu şahsı sokak ortasında silahla vurarak öldüren ve ardından yurt dışına kaçmaya çalışırken Edirne’de yakalanan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Olayın alacak verecek meselesi nedeniyle meydana geldiği öğrenilirken, şüphelilerin kaçış anları güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, 31 Mart tarihinde saat 17.00 sıralarında Fatih Kemalpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Yabancı uyruklu Arif İsmailov sokak ortasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Saldırının ardından şüpheliler olay yerinden kaçtı. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalarda, şüphelilerin olay yerinden yaya olarak kaçtıktan sonra bir taksiye bindikleri belirlendi. Şüphelilerin anlaştıkları bir göçmen kaçakçısı aracılığıyla yurt dışına kaçmaya çalıştıkları tespit edildi. Jandarma ekipleri tarafından Edirne’de yakalanan 3 şüpheli, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilerek sorguya alındı. Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin alacak verecek meselesi nedeniyle gerçekleştiği belirlendi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Öte yandan, şüphelilerin olay sonrası bir taksiye binerek kaçtıkları anlara dair güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.