Son Dakika
|
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
İzmir’de parkta 2 yaşındaki çocuğa bıçakla saldıran şüpheli tutuklandı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’e pitbull saldırısı davasında karar
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
Putin'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür
Bakan Kurum’dan tarihi kentsel dönüşüm müjdesi
Maltepe’de minibüs araca çarptı: Kaza anı kamerada
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Boğaz’da gemi arızası: Trafik çift yönlü askıya alındı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
NASA, Artemis II görevinden Dünya’nın yeni fotoğrafını paylaştı
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
SEDAŞ’ın kazdığı çukura belediye aracı düştü
Kolluk kuvvetleri, basın kartını ibraz eden gazetecilerden ayrı bir kimlik talep etmeyecek
Define ararken yakalandı, hırsızlıktan gözaltına alındı
EKONOMİ
Amasya’da çiftçilere 16 bin kilo yonca tohumu desteği
03 Nisan 2026 Cuma - 23:25:45
Amasya’da tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan çiftçilere yonca tohumu desteği sağlandı. 16 bin kilo yonca tohumu çiftçilere dağıtıldı. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yem bitkileri üretimi projesi kapsamında yüzde 50 hibe desteğiyle toplam 7 milyon 680 bin TL bedelle 16 bin kilo yonca tohumu ekilmek üzere hak sahibi çiftçilere verildi. Amasya Valisi Önder Bakan, tarım ve hayvancılıkta önemli potansiyele sahip şehirde projelerle sektörlerin destekleneceğini söyledi. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Arslan da, 190 bin büyükbaş, 250 bin civarında da küçükbaş hayvan varlığına sahip şehirde kaba yem ihtiyacının sağlanması için yonca ekimini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Merzifon Organize Sanayi Bölgesinde düzenlenen programa AK Parti Amasya milletvekili Hasan Çilez ile diğer yetkililer de katıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 21:44
Kruvaziyer turizminde beklenti yüksek
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış, kruvaziyer turizmi anlamında güzel bir sezon beklediklerini söyledi. Bodrum’da 2026 yılı kruvaziyer sezonunu Astoria Grande gemisi ile açıldı. Gemi, 909 yolcu ve 445 mürettebat ile 3 Nisan’da Bodrum Cruise Port’a yanaştı. Kasım ayına kadar devam edecek sezon boyunca Bodrum’u 19 gemi ilk kez ziyaret edecek. Yıl boyunca planlanan 119 gemi ile 140 bin kruvaziyer yolcusuna ev sahipliği yapmayı hedefleyen liman, 5 ayrı feribot firmasının Yunan adalarına yapacağı seferler ile de 150 bin yolcuya hizmet verecek. Kantarmış, kruvaziyer turizmiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. İsrail, ABD-İran savaşına rağmen Bodrum’un güvenli bir liman olarak görüldüğünü söyleyen Kantarmış, "Kruvaziyer turizminin geçen seneden daha iyi geçeceğini düşünüyorum. Çünkü bu savaşa rağmen yurt dışında Türkiye’nin güvenli bir liman olduğu söyleniyor ve bunun da ilk örneği de kruvaziyer gemisi geldi Bodrum’a. Biz hazırız, Bodrum hazır. Misafirlerimizi bekliyoruz. Güzel bir sezon bizi bekliyor. Aşağı yukarı sadece bu kruvaziyer gemilerinde 150 bin civarında bir turist bekliyoruz. 119-120 tane kruvaziyer gemisi gelecek. Bununla ilgili de en azından vatandaşın yüzü gülecek. Gelen misafir çarşıda para harcayacak, restoranlara gidecek, eğlence mekanlarına gidecek ve bu her yıl artarak devam ediyor. Önemli olan gelen misafirlerimizi mutlu bir şekilde geri göndermek" dedi. Sezon sonu Paşatarlası’nda düzenleme yapılacağını kaydeden Kantarmış, "Seneye daha güzel olacak. Çünkü seneye gördüğünüz bu cadde daha güzel bir cadde olacak. Bununla ilgili belediyemizin, belediye başkanımızın çalışmaları var. Turizm Geliştirme Platformu’nda, Kaymakamlığın başkanlığında bununla ilgili güzel bir çalışmalar oldu. Proje aşamasına geldik. Kasım ayında buraya kazma vurulacak ve ileriki yıllarda inşallah kışın da bu gemiler gelir ve bununla ilgili de güzel bir çalışmalarımız var. Bu gemilerin kışın gelmesi için çalışmalarımızı yapıyoruz" diye konuştu.
03 Nisan 2026 Cuma - 21:01
EPDK: Elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında artış yapıldı
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 4 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında artış yapıldığını açıkladı. EPDK tarafından yapılan açıklamada, "Elektrik üretim ve dağıtım maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle nihai elektrik perakende satış fiyatlarında mesken abone grubu için yüzde 25, alçak gerilimden bağlı kamu ve özel hizmetler sektörü abone grubu için yüzde 17,5, orta gerilimden bağlı sanayi abone grubu için yüzde 5,8 ve orta gerilimden bağlı tarımsal faaliyetler abone grubu için yüzde 24,8 oranında artış yapılmıştır. Bu artışla beraber 100 kWh elektrik tüketimi olan bir mesken abonesi için ödenecek tutar 323,8 TL olmuştur" denildi. Tarifelerin yarından itibaren geçerli olacağı söylenen açıklamada, "BOTAŞ’ın internet sitesinde ilan ettiği BOTAŞ doğal gaz toptan satış fiyatları ışığında, nihai doğal gaz satış fiyatlarında konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için ortalama yüzde 25, sanayi tüketicileri için ortalama yüzde 18,61, elektrik üretim santralleri için ise ortalama yüzde 19,42 oranında artış söz konusudur. Ayrıca konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için kademeli fiyat uygulamasına da geçilmiştir. Tarifeler 4 Nisan 2026 tarihi itibariyle geçerli olacaktır" ifadelerine yer verildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:24
ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. "Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı" Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi. Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu. "Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor" Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı. Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi. "Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor" Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu. "Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı" Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi. Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı. Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi. "Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım" Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi. Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu. Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak" AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi. Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi. Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:46
Adana şalgamı, karnavalda damakları şenlendiriyor
2
02 Nisan 2026 Perşembe- 17:55
Sinop’ta bahar aylarının lezzeti: Zılbıt pazarlarda ilgi görüyor
3
03 Nisan 2026 Cuma- 09:22
Küresel gübre krizine yerli çözüm: Arz sorunu yok
4
03 Nisan 2026 Cuma- 11:20
Devlet desteği ile kurduğu akıllı ahır projesiyle verimliliği artırdı
5
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:39
Kütahya’da meyve üreticilerine budama ve aşılama eğitimi
28 Aralık 2025 Pazar - 15:11
Zonguldak’ta anne ve kızları arıcılık mesleğiyle kestane balı üretiyor
Zonguldak’ın yaşayan Meliha Akosman, dededen kalma arıcılık mesleğini kızları Esra Akosman ve Nagihan Akosman Durmaz ile birlikte sürdürüyor. Üç kuşaktır devam eden gelenekte kadın dayanışmasıyla üretilen kestane balı, ailenin geçim kaynağı oluyor. Zonguldak’ta yaşayan Akosman ailesinin kadınları, zorlu doğa şartlarına rağmen arıcılık mesleğini omuz omuza vererek yaşatıyor. 65 yaşındaki anne Meliha Akosman’ın tecrübesiyle yol alan kızları Esra Akosman (36) ve Nagihan Akosman Durmaz (38), dedelerinden miras kalan arıcılığı profesyonel boyuta taşıdı. Kestane ormanlarındaki kovanlarının başında gün boyu çalışan kadınlar, hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de Zonguldak kestane balını tanıtmaya çalışıyor. "Çocuklarımı arılar sokmasın diye koruyarak büyüttüm" Yıllarını arıcılığa verdiğini belirten 65 yaşındaki Meliha Akosman, çocuklarını bu meslek sayesinde büyüttüğünü ifade etti. Eşine destek olmak için başladığı meslekte kızlarının da yer almasından gurur duyduğunu belirten anne Akosman, "Çocuklarımı bu mesleğin üstünde büyüttüm, okuttum. Türkiye’nin her bir yerine gittik, yanımda oldular. O zamanlar küçüklerdi, arılar sokmasın diye onları korudum. Eşime yardım ettim. Şimdi çocuklarım büyüdü, artık onlar ev ekonomisine katkı sağlıyor" dedi. Dededen toruna geçen bir miras Zonguldak kestane balının bölge için büyük bir değer olduğunu vurgulayan 36 yaşındaki Esra Akosman ise ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olduklarını söyledi. Arıların içinde büyüdüklerini belirten Akosman, "Zonguldak kestane ormanlarında kadın üretici olarak kestane balı üretimi yapıyoruz. Dedem arıcılıkla uğraştı, amcamlar, babam ve sonra annem de arıcılıkla uğraştı. Biz de kardeşlerimizle hep beraber arıcılığa devam ediyoruz. Şu anda aktif olarak üretimdeyiz" diye konuştu. Arılıktaki rutin işleri anne ve ablasıyla planlayarak yaptıklarını anlatan Esra Akosman, "Arılığa geldiğimizde o günkü işimizi planlıyoruz. Yazın kestane balına hazırlık döneminde kovan içi bakımlar, mumlama işlemleri ve ana arı kontrollerini yapıyoruz. Arıyı kestane balı dönemine en iyi şekilde nasıl hazırlarız, bunun çabasını veriyoruz" ifadelerini kullandı. 40 kovanla başladı, 150 kovana ulaştı Annesinin tecrübelerinden faydalanarak işi büyüttüklerini belirten 38 yaşındaki Nagihan Akosman Durmaz da 2016 yılında profesyonel üretime geçtiğini kaydetti. Kadın dayanışmasıyla üretimi artırdıklarını belirten Durmaz, şunları söyledi: "Kestane balı üreticisiyim. Bu işe profesyonel olarak 2016 yılında 40 kovan ile başladım. Şu anda 150 kovan ile üretime devam etmekteyim. Annem ve kız kardeşimle beraber bu işin içindeyiz. Küçük yaştan beri arılığın içindeyim ancak annemin tecrübelerinden yararlanarak bu kadar arıya bakabiliyorum. Birbirimize her konuda destek oluyoruz, yardımlaşarak bal üretiyoruz."
28 Aralık 2025 Pazar - 15:00
Başkan Doğan: "Kırsal kalkınmayı önceleyerek üreticiyi merkeze alan projelerimizi sürdürüyoruz"
Samsun Büyükşehir Belediyesi, Vezirköprü ilçesinde otopark ve meydan projesinden tarımsal desteklere, organize sanayi bölgesi altyapısından yeni hizmet binalarına kadar birçok yatırımı hayata geçiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Kırsal kalkınmayı önceleyerek üreticiyi merkeze alan projelerimizi sürdürüyoruz" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Vezirköprü ilçesinde otopark ve meydan projesi hayata geçirilirken, çiftçilere fide, tohum ve ekipman desteği de sürdürülüyor. Ayrıca Vezirköprü Avdan Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Seçim öncesinde verilen sözlerden birinin daha hayata geçirileceğini belirten Başkan Doğan, Vezirköprü’ye Tarım ve Orman Müdürlüğü için yeni bir hizmet binası kazandırılacağını açıkladı. 29 Aralık Pazartesi günü temeli atılacak binanın, kısa sürede tamamlanması hedefleniyor. Tüm süreci Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülecek olan modern ve işlevsel bina, tarımsal kamu hizmetlerinin daha hızlı ve verimli sunulmasını sağlayacak. Toplam 1.250 metrekare kullanım alanına sahip olacak hizmet binası 4 kattan oluşacak. Üreticiye çok yönlü destek ‘Üreten Şehir’ vizyonu doğrultusunda 17 ilçede tarımı önceleyen çalışmalara imza atan Samsun Büyükşehir Belediyesi, Vezirköprü’de de üreticilere desteklerini sürdürüyor. Bu kapsamda 2024 Nisan ayından bu yana ilçede 20 bin 300 kilo fide, 12 bin 603 kilo tohum ve çeşitli ekipman desteği sağlandı. İlçeye 2 su deposu kazandırılırken, Soğucak Mahallesi’nde yapılan sulama kanalıyla 500 dekar alanda 78 üretici, Susuz Mahallesi’nde yapılan sulama kanalıyla ise bin dekar alanda 200 üretici faydalandı. Tahtaköprü ve Sarıdibek Mahallelerinin sulama hattı proje çalışmalarına da başlandı. Öte yandan kahverengi kokarca ile mücadele kapsamında üreticilere feromon tuzak desteği verildi. OSB altyapısı güçleniyor SASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ’Samsun İli Güney Grubu İlçeler İçme Suyu, Kanalizasyon ve Yağmur Suyu İnşaatı’ projesi kapsamında Vezirköprü Avdan OSB’nin altyapı çalışmaları da devam ediyor. Proje çerçevesinde, OSB’nin içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla toplam 9,7 kilometrelik içme suyu hattının 3,2 kilometresi tamamlandı. Kalan kısımlar için çalışmalar sürerken, yağmur suyu ve atık su hattı imalatları da gerçekleştirilecek. Çalışmalarla su baskınlarının önlenmesi ve sürdürülebilir altyapı hizmetlerinin sağlanması hedefleniyor. Meydan ve otopark projesi başlıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi, Vezirköprü’ye modern bir meydan ve otopark kazandırmak için Fazıl Ahmet Paşa Mahallesi’nde 6 bin 672 metrekare alanda yeni bir projeye başlıyor. Otopark, kafe, iş yeri, çocuk parkı ve meydandan oluşan projede bodrum kat, 147 araç kapasiteli konvansiyonel otopark olarak planlandı. Zemin katta kafe ve iş yerleri yer alırken, meydan bölümü oturma alanları, yeşil alanlar, çocuk oyun alanı ve tören alanıyla donatılacak. "Vezirköprü’nün potansiyelini ileri taşıyacağız" Yatırımlara ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Halit Doğan, "Kırsal kalkınmayı önceleyerek üreticiyi merkeze alan projelerimizi sürdürüyoruz. Vezirköprü ilçemize otopark ve meydan projesi kazandırıyoruz, OSB altyapısını SASKİ ekiplerimizle güçlendiriyoruz. Tarımsal hizmetlerin daha etkin yürütülmesi adına yeni Tarım ve Orman Müdürlüğü hizmet binasını ilçemize kazandırıyoruz. ‘Üreten bir şehir, güçlü bir gelecek’ hedefiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Tüm yatırımlarımızın Vezirköprü’müze ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
28 Aralık 2025 Pazar - 14:39
KATSO, Kağızmanlı üyeleriyle buluştu
Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) tarafından Kağızman ilçesinde, üyelerin katılımıyla istişare toplantısı düzenlendi. Kars Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyelerinin de yer aldığı programda, Kağızman’da faaliyet gösteren üyelerin talep, öneri ve beklentileri ele alındı. Toplantıda konuşan Kars Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Bozan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası tarihinde Kağızman ilçesinde üyelerle gerçekleştirilen ilk toplantı olma özelliği taşıyan bu buluşmanın kendileri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bozan, Oda olarak yalnızca merkezde değil, il genelinde tüm ilçelerde üyelerle bir araya gelmeyi, sorunları yerinde dinlemeyi ve ortak akılla çözüm üretmeyi temel bir görev olarak gördüklerini ifade etti. Program boyunca söz alan üyeler; faaliyet alanlarında karşılaştıkları sorunları, beklentilerini, talep ve eleştirilerini doğrudan dile getirme imkanı buldu. Üyelerden gelen her görüşün dikkatle not alındığını belirten Başkan Bozan, iletilen konuların Oda bünyesinde değerlendirileceğini, ilgili kurum ve merciler nezdinde girişimlerde bulunulacağını ve çözüm önerileri üzerinde titizlikle çalışılacağını kaydetti. Başkan Bozan konuşmasında, istişare kültürünün Oda çalışmalarının temelini oluşturduğunu vurgulayarak, üyelerden gelen geri bildirimlerin Kars Ticaret ve Sanayi Odası’nın yol haritasını şekillendirmede belirleyici olacağını ifade etti. Kars Ticaret ve Sanayi Odası yetkilileri, Kağızman’da gerçekleştirilen bu buluşmanın, ilçelerde üyelere daha yakın ve etkin bir iletişim anlayışının önemli bir adımı olduğunu kaydetti.
28 Aralık 2025 Pazar - 12:53
Giresun’da 286 manda işletmesine 12,3 milyon TL destek
Giresun’da Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği’ne üye 286 işletmeye toplam 12 milyon 305 bin 750 lira destek ödemesi yapıldı. Giresun Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Geldi, birlik bünyesindeki işletmelere yönelik destekleme ödemelerinin üreticilerin hesaplarına yatırıldığını belirtti. Geldi, 286 işletmede bulunan bin 304 manda ve 403 malak için toplam 12 milyon 305 bin 750 lira ödeme gerçekleştirildiğini söyledi. Manda üretiminin her geçen gün arttığını vurgulayan Geldi, "Dünyada ekonomik durgunluğun yaşandığı bir dönemde, il ekonomisine sağlanan bu destek hem üretim hem de maddi katkı açısından büyük önem taşıyor. İlimizde 13 yıl önce kurulan birliğimiz, manda ıslah projesi kapsamında önemli hizmetler yürütmektedir. Yapılan bu ödemelerle üreticilerimize ciddi bir katkı sağlanmıştır" dedi. Manda ürünleri üretim tesisi faaliyete geçti Sadece manda yetiştiriciliğiyle sınırlı kalmadıklarını belirten Geldi, manda ürünlerine yönelik üretim tesisinin de faaliyete geçtiğini ifade etti. Geldi, "Manda üretiminin yanı sıra süt, yoğurt, kaymak ve peynir üretimi yapılan tesisimizi bölgemizde hizmete açtık. Bu tesisi çok önemsiyoruz. Çünkü üyelerimizin daha fazla kazanmasını, vatandaşlarımızın ise daha sağlıklı ürünlere ulaşmasını hedefliyoruz" diye konuştu. Birliğin 2012 yılından bu yana il ekonomisine önemli katkılar sağladığını dile getiren Geldi, "Kurulduğumuz günden bugüne kadar üyelerimize toplam 44 milyon lira destek dağıtmanın haklı gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Aralık 2025 Pazar - 12:42
Çarşı 2026 kapılarını ziyaretçilere açtı
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi iş birliğinde hayata geçirilen "Çarşı 2026", görkemli bir törenle kapılarını açtı. Çarşıda kadınlar tarafından üretilen el emeği göz nuru ürünlerin satışının yapılacağını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın açılış töreninde yaptığı konuşmada Balıkesir’de kadın üreticilerin el emeği ürünlerini yıl boyu satabileceği Kadın Emeği Çarşısı’nın çok yakında Sanat Sokağı’nda açılacağını müjdeledi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi iş birliğiyle kadın kooperatiflerini ve üretici kadınları desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Çarşı 2026", Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Açılış törenine; Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’ın yanı sıra, CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, İvrindi Belediye Başkanı Önder Lapanta, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ferit Gündoğdu, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, çok sayıda vatandaş ve basın mensubu katıldı. 2026 yılına sayılı günler kala kurulan ve yeni yıl ruhunu yansıtan 100 farklı stantta, kadın girişimcilerin özgün tasarımları ve el emeği ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşuyor. Beş gün sürecek etkinlik programında sadece alışveriş değil, çocuklar için de dopdolu bir içerik sunuluyor. Çocuklar; kitap ayrıcı yapımı, 3 boyutlu kitap tasarımı, origami ve kar küresi atölyeleriyle eğlenirken akşam saatlerinde düzenlenen konserlerle meydanda müzik ziyafeti yaşanıyor. El emeği ürünler kazanca dönüşecek Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Çarşı 2026’nın hayırlı olması temennisinde bulunurken yeni yılın herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi temennisinde bulundu. Balıkesir’in simge mekânlarından biri olan Cumhuriyet Meydanı’nda dayanışmanın, emeğin ve üretmenin en güzel örneklerinden birini daha hep birlikte hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen Akın," 27-31 Aralık tarihleri arasında tam 5 gün boyunca bu meydan; kadın emeğiyle, üretimle, sanatla, müzikle ve umutla dolacak. 100 kadın girişimcimizin el emeği göz nuru ürünleri ve lezzetli sunumları Balıkesirlilerle buluşacak." dedi. Kadın emeği çarşısı müjdesi Çarşı 2026’da stant kurulumu için çok sayıda başvuru aldıklarını belirten Akın, "Başvuruları 100 taleple sınırlandırmak zorunda kaldık. Ama daha öncede verdiğim bir söz vardı. Kadın emeği ürünlerinin satışı için kalıcı bir yer yapmanın sözünü vermiştik. Yerimizi belirledik. İnşallah yakın zamanda Sanat Sokağımızın en sonundaki bölgede kalıcı nitelikteki Kadın Emeği Çarşımızı hayata geçiriyoruz. Kadın üreticilerimiz el emeği göz nuru ürünlerini satarak kazanca dönüştürecek. Kadın emeği çok değerli. Çarşı 2026’nın şehrimize bereket, kadınlarımıza güç, Balıkesir’imize umut getirmesini diliyorum." şeklinde konuştu. CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, 2026 yılının herkese sağlık, mutluluk ve refah getirmesi temennisinde bulunurken Çarşı 2026’nın hayırlı olması temennisinde bulundu.
28 Aralık 2025 Pazar - 12:33
Eskişehir, 2025’in zorlu sınavını üretim gücüyle geçti
Küresel daralma ve yüksek maliyetlerin damga vurduğu 2025 yılını teknoloji odaklı üretim gücüyle aşan Eskişehir sanayisi, 2026 yılına 5 milyar dolarlık ihracat hedefiyle giriyor. Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, sanayi sektörünün 2025 yılı performansını ve 2026 yılına dair stratejik beklentilerini paylaştı. Zorlu finansal şartlara ve dış talepteki daralmaya rağmen Eskişehir’in üretim kapasitesini koruduğunu belirten Kesikbaş; şehrin havacılık, raylı sistemler ve makine gibi kritik sektörlerdeki liderliğine dikkat çekti. Türkiye ortalamasının çok üzerinde olan yüksek teknoloji ihracat payı ve kilogram başına düşen ihracat değeriyle Eskişehir, 2026 yılında da Türkiye’nin ekonomik dönüşümüne öncülük etmeye hazırlanıyor. "2025 dayanıklılığın ve sabrın yılıydı" Eskişehir sanayi sektörü için 2025 yılını değerlendiren ve 2026 yılına ilişkin beklentileri paylaşan Celalettin Kesikbaş şunları söyledi: "2025 yılı, küresel ekonomide artan jeopolitik riskler, daralan dış talep ve yurt içinde uygulanan sıkı finansal şartlar nedeniyle sanayi sektörü açısından son derece zorlu bir yıl olarak geride kalmaktadır. Buna rağmen Türkiye ekonomisinin, Orta Vadeli Program’da öngörülen yüzde 3,3’lük büyüme tahmininin üzerinde bir performansla yılı tamamlaması beklenmektedir. Bu sonuç, özellikle sanayi sektörünün gösterdiği büyük fedakârlığın, sabrın ve dayanıklılığın bir yansımasıdır. Ancak altını çizmek gerekir ki, mevcut büyüme oranları OVP tahminlerinin üzerinde olsa dahi Türkiye ekonomisinin gerçek potansiyelini yansıtmaktan uzaktır. Sektörler arasında belirgin bir ayrışma yaşanmakta, sanayi sektörü yüksek maliyet baskıları altında üretimini sürdürmeye çalışmaktadır. Buna rağmen, sanayiciler olarak sürecin geçici olduğuna inanıyor; finansal istikrarın sağlanması ve enflasyonun öngörülebilir bir patikaya girmesiyle birlikte en büyük kazanımın yine sanayi sektöründe ortaya çıkacağını düşünüyoruz." "2026 yılı ihracat hedefimiz ise 5 milyar dolardır" Eskişehir sanayisinin tüm bu zorlu şartlara rağmen üretimden kopmadığını belirten Celalettin Kesikbaş, "Eskişehir ihracatını ve istihdamını korumayı başarmıştır. Bugün Eskişehir’de bin 800’ün üzerinde üretici firma faaliyet göstermektedir. Eskişehir Sanayi Odamız ise bin 500’ü aşkın üyesiyle bu yapının temel taşı konumundadır. Sanayimizin toplam cirosu 10 milyar dolara, ihracatı ise 4,75 milyar dolara ulaşmıştır. Eskişehir, dış ticaret fazlası veren ender sanayi merkezlerinden biri olma özelliğini sürdürmektedir. 2026 yılı ihracat hedefimiz ise 5 milyar dolardır. Sanayinin Gayrisafi Hasıla içindeki payı 1990 yılında yüzde 28 seviyelerindeyken bugün yüzde 40’ın üzerine çıkmıştır. 100 bini aşkın çalışanımızla her üç aileden biri geçimini sanayi sektöründen sağlamaktadır. Bu rakamlar, sanayinin Eskişehir için yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir omurga olduğunu açıkça göstermektedir" şeklinde konuştu. Yüksek teknoloji ve stratejik üretim avantajı Eskişehir’i Türkiye sanayisinden ayrıştıran en önemli unsurlardan bahseden Kesikbaş, "Yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretim yapısıdır. Toplam ihracatımızın yüzde 30’u orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden oluşmaktadır. Bu oranla Türkiye’de lider konumdayız. Türkiye ortalamasının yüzde 3,9 olduğu düşünüldüğünde aradaki fark çok daha net görülmektedir. Kilogram başına ihracat değerimiz yaklaşık 1,95 dolar seviyesinde olup Türkiye ortalamasının yüzde 25 üzerindedir. Uçak, helikopter ve insansız hava araçları motorlarından lokomotif, kamyon ve gemi motorlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan Eskişehir, Türkiye’nin motor üretim merkezi konumuna ulaşmıştır. Bakanlık tarafından onaylı 24 Ar-Ge ve Tasarım Merkezi, 35 milyon metrekarelik alanıyla Türkiye’nin en büyük ikinci Organize Sanayi Bölgesi bu gücü besleyen en önemli unsurlardır" diye belirtti. "Ar-Ge ve yeşil dönüşüme yönelen firmalar umut verici bir tablo çizmektedir" 2026 için konuşan Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, "Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz ESO Ekonomik Beklenti Anketi sonuçları, 2026 yılının belirsizliklerle çevrili olmakla birlikte doğru adımlar atılması halinde toparlanma sürecine girilebilecek bir yıl olacağını göstermektedir. Sanayicilerimiz finansman, enflasyon ve maliyet baskıları nedeniyle temkinli davranırken; dijital dönüşüm, verimlilik, Ar-Ge ve yeşil dönüşüme yönelen firmalar umut verici bir tablo çizmektedir. Devletimiz tarafından 2026’nın bir "reform yılı" ilan edilmiş olması, özellikle öngörülebilirliğin artacağına dair beklentilerimizi güçlendirmektedir. Artık meseleleri daha uzun vadeli bir perspektifle ele almalı; verimliliği ve yapısal dönüşümü ikincil bir gündem olmaktan çıkarmalıyız. Asıl sorunumuz kaynak yetersizliğinden ziyade, kaynakların etkin ve doğru şekilde tahsis edilememesidir" dedi. "Üretmekten asla vazgeçmeyen sanayicilerimize teşekkürler" "2025 yılının zor geçtiğini ancak ülke olarak bu tür dönemlerle ilk kez karşılaşmadıklarını ifade eden Celalettin, "İnancımız odur ki 2026’da belirsizliklerin azaldığı, öngörülebilirliğin arttığı, güven ortamının güçlendiği bir döneme yeniden kavuşacağız. Bu vesileyle, her şartta üretimden, ihracattan, istihdamdan ve yatırımdan vazgeçmeyen sanayicilerimize ve büyük bir özveriyle çalışan tüm emekçilerimize yürekten teşekkür ediyorum" ifade etti. "Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz" Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Yeni bir yıla girerken üretimin, dayanışmanın, akıl ve alın terinin aynı potada buluştuğu, güçlü bir geleceğe olan inancımızı tazeliyoruz. Sanayicilerimiz, çalışanlarımız, kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve üretim zincirinin tüm paydaşlarıyla birlikte; daha dirençli, daha verimli ve daha bereketli bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. 2026’nın, umutların büyüdüğü ve ortak başarılara imza attığımız bir yıl olmasını diliyorum. Eskişehir’den yükselen bu üretim iradesinin ülkemize güç katmasını temenni ediyorum."
28 Aralık 2025 Pazar - 12:30
Bakan Işıkhan: "76.5 milyar liralık kaynakla çalışma hayatımızı daha güçlü kılacak, istihdam kapasitemizi koruyacağız"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Önümüzdeki yıl toplam 76.5 milyar liralık kaynakla çalışma hayatımızı daha güçlü kılacak, istihdam kapasitemizi koruyacağız" dedi. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Asgari Ücret Desteğini, 2026 yılı itibarıyla bin 270 liraya yükseltildiğini hatırlatarak gelecek yıl 76.5 milyar liralık kaynakla çalışma hayatının daha güçlü olacağını ve istihdam kapasitesinin korunacağını bildirdi. Aynı zamanda Işıkhan, istihdamı destekleyecek politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Bakan Işıkhan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Güçlü destek, güçlü istihdam. İstihdamı destekleyecek politikalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Asgari Ücret Desteğini, 2026 yılı itibarıyla bin 270 liraya yükseltmiştik. Önümüzdeki yıl toplam 76.5 milyar liralık kaynakla çalışma hayatımızı daha güçlü kılacak, istihdam kapasitemizi koruyacağız."
28 Aralık 2025 Pazar - 12:28
Kadın emeği üretimi gelire dönüşüyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Antalya Toptancı Hal içerisinde kadın kooperatiflerine ücretsiz olarak tahsis ettiği üretim alanı, kadın emeğinin ekonomiye kazandırıldığı modele dönüştü. Bu alanda üretim yapan kadınlar, yufka başta olmak üzere çeşitli unlu mamuller hazırlayarak hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de iş hayatında aktif rol üstleniyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2022 yılında hayata geçirdiği "Üreten Kadınlar, Kazanan Yarınlar" projesi sayesinde desteklenen kadın kooperatifleri, kendilerine tahsis edilen alanlarda hiçbir kira bedeli ödemeden üretim yapabiliyor. Üretilen ürünler, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz tahsis edilen Kadın Kooperatifleri Satış Alanında vatandaşlarla buluşturuluyor. Bunun yanı sıra üretilen yufkalar zincir marketler ve otellere de satılarak daha geniş bir pazara ulaşıyor. Bu sayede kadınlar yalnızca üretmekle kalmıyor, emeklerinin karşılığını da doğrudan alabiliyor. Hem üretim hem aile bütçesine katkı Projeden yararlanan kooperatiflerden 7 Renk Kadınları Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ayten İnce, Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu desteğin kadınlar için büyük bir fırsat olduğunu belirterek, "Burada hem üretiyoruz hem kazanıyoruz" dedi. Kooperatifte çalışan kadınlardan yazar Gönül Çakır, hayatında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: "Daha önce çok içine kapanık, yalnız bir kadındım. Burada çalışmaya başladıktan sonra hayatım tamamen değişti. Üretime destek oluyorum. Kazandığım parayla üniversite öğrencilerine burs veriyorum, sığınma evlerindeki kadınlara da destek oluyorum. Birilerinin hayatına dokunmak beni çok mutlu ediyor." Leyla Dedeağ ise üretmenin ve kendi ayakları üzerinde durmanın kendini çok mutlu ettiğini belirterek, "Kadın olunca her şeyi yapabiliyoruz, başarıyoruz. Üretiyoruz, satıyoruz, paramızı kazanıyoruz. Üretilen yufkaları Antalya’nın hemen her yerinde bulabilirsiniz. Benim asıl mesleğim takı tasarımıydı. Zamanla yeni arayışlar beni buraya getirdi. Şimdi çok mutluyum. Güzel işler yapıyoruz" sözleriyle mutluluğunu dile getirdi.
28 Aralık 2025 Pazar - 12:15
Asırlardır üretilen Kastamonu fanilasına kış günlerinde yoğun ilgi
Kastamonu’da hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü kış günlerine, coğrafi işaretli fanilalar büyük ilgi görüyor. Yüzyıllardır kışın sıcak, yazın serin tutma özelliğiyle bilinen ve doğal pamuk ipliğinden örülen Kastamonu fanilası, kış mevsiminde vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek coğrafi işaret alan Kastamonu fanilası, hem sağlıklı yapısı hem de tarihi değeriyle dikkat çekiyor. Kurtuluş Savaşı döneminde Kastamonulu kadınlar tarafından ev tezgahlarında dokunarak cephedeki askerlere gönderilen fanila, bugün de aynı özenle üretilmeye devam ediyor. Kentteki çok sayıda ustası tarafından makinelerde örülen fanila, özellikle kış mevsiminde vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Yıllar sonra baba mesleğine dönüp fanila örmeye başladı Kastamonu’da muhasebecilikten emekli olduktan sonra baba mesleğine dönen fanila ustası Mustafa Özeren, il merkezindeki dükkanındaki makineyle pamuk fanila örüyor. Ortaokul yıllarında babasına yardımcı olarak mesleği öğrendiğini aktaran Özeren, "Emekli olunca tamamen bu işe yöneldim. Hem bir sanat icra ediyoruz hem de insanlara faydalı bir ürün sunuyoruz" dedi. Kastamonu fanilasının en önemli özelliğinin tamamen pamuktan üretilmesi olduğunu vurgulayan Özeren, pamuklu yapısı sayesinde teri emdiğini ve vücudu koruduğunu söyledi. Özeren, naylon içerikli ürünlerin aksine pamuk fanilanın bronşit ve öksürük gibi rahatsızlıklara yol açmadığını belirti. t Fanilaların desenlerinin örme aşamasında verildiğini anlatan Özeren, ürünlerin atlet ya da kollu fanila olarak dikiciye gönderildiğini belirtti. Fanilaların makineyle değil, tamamen elle dikildiğini vurgulayan Özeren, bu durumun ürünün kalitesini ve dayanıklılığını artırdığını söyledi. "Ter emdiği için hastalanmıyorsunuz" Kastamonu fanilasının geçmişte askerler için üretildiğini belirten Özeren, "Fanilanın hammaddesi pamuktur. Pamukların ipliğini eskiden kendimiz yapardık. Şimdi hazır, bobin olarak geliyor. Şimdi daha kolay. Pamuk olduğu için sağlıklı oluyor. En önemli özelliği ter emiyor, hastalanmıyorsunuz. Zayıf insanlara ince, kilolu insanlara geniş olacak şekilde yapıyorum. İğnelere göre bunu ayarlıyorum" diye konuştu. Fanilaların yaz mevsiminde de giyilebileceğini ifade eden Özeren, "Sadece kışın değil yazın da giyilir. Terlediğinizde rüzgara çıktığınız zaman rahatsızlanmazsınız. Atletler ter emmediği için ıslanıyor, rüzgara çıktığınız zaman hastalanıyorsunuz. En az 4 sene kullanabilirsiniz. Bunlar yıkandığı zaman rengi beyazlaşır" şeklinde konuştu.
28 Aralık 2025 Pazar - 11:32
Konya’da kokina çiçeği yılbaşı öncesi ilgi görüyor
Yılbaşına günler kala Konya’da çiçekçilerde kokina hazırlığı devam ediyor. Kokina çiçeğine Konya’da rağbet son yıllarda daha da artıyor. Kokina çiçeğinin vatandaşlardan yoğun ilgi gördüğünü ve yılbaşının simgesi olduğunu ifade eden çiçekçiler, talep konusunda yaş aralığının olmadığını belirtti. Buket halinde satılan kokinanın fiyatı ise 700-800 liradan başlıyor. Konya’da çiçekçilik yapan Metin Dikici, 30 yılı aşkın süredir çiçekçilik yaptıklarını, dededen oğula, babadan da toruna sürdüreceklerini belirtti. Kokina çiçeğinin yılbaşının simgesi olarak geçtiğini söyleyen Metin Dikici, "Son zamanlarda artık Aralık ayı geldiği zaman kokina hem insanlar arasında hem sosyal medyada gündem haline geliyor. Bir rivayete göre kokina çiçeği sahibine verildikten sonra bir yıl boyunca hiç solmadan eğer durursa sahibine şans, bereket ve mutluluk getirdiğine inanılır" dedi. Kokinanın iki farklı bir çiçek olduğunu ifade eden Metin Dikici, "Ruscus adı verilen yeşilliğin üstüne sonradan eklenen kırmızı meyvelerden oluşan bir çiçektir. Kadınların yılbaşı geldiği zaman eşlerinden, erkek arkadaşlarından bir kokina çiçeği beklentisi oluyor. Bu da ister istemez bizim satışlarımıza olumlu yönde yansıyor. Hatta daha yeni zaten iki tane arajman siparişi aldık. Üzerine de ‘Birden bire hayatımın tümü oldun’ notuyla da iki tane sipariş hazırlamış bulunduk" şeklinde konuştu. Demetlerin fiyat aralıklarının 700-800 liradan başladığını belirten Metin Dikici, "İçine eklediğimiz güllere veyahut da farklı aparatiflere göre ayıcık ekliyoruz, kozalak ekliyoruz. Bazıları papatya istiyor. Ama tek demet kokinalarımız 700’den başlıyor. İçine eklediğimiz çiçeklere göre değişiklik bulunuyor. Yaş aralığı yok. 10-11 yaşında kız kardeşine götürenler, işte 40-45 yaşında ablasına ya da daha yaşlı 60-65 yaşında bile eşine götüren amcalarımızı gördüm. Herhangi bir yaş aralığı bulunmamaktadır" diye konuştu.
28 Aralık 2025 Pazar - 11:25
Yeni model bakır su mataraları büyük rağbet görüyor
Bakır işlemeciliğinin coğrafi patentini elinde bulunduran Gaziantep’in geleneksel yöntemlerle üretilen bakır su mataraları büyük ilgi görüyor. Gaziantep’te geleneksel yöntemlerle üretilen yeni model bakır eşyalar, Türkiye ve dünya pazarında yoğun ilgi görüyor. Bakır ürünlere ilginin her geçen gün arttığı Gaziantep’te bu yıl bakır su mataraları trend ürünler arasına girdi. Her geçen gün gelişen teknolojiyle birlikte bir dönem kaybolmaya yüz tutan bakır işleme mesleğini, yaptıkları yeni model ve tasarımlarla yeniden canlandıran bakır ustaları, bakır ürünlerin kullanımının azalması üzerine sektörden çekilmek yerine hediyelik bakır eşya üretimine yönelerek kendilerine yeni bir gelir kapısı açmayı başardı. Asırlık bakırcılık mesleği bakırdan mutfak ve hediyelik eşyalara artan ilgi ile birlikte son yıllarda tekrar eski canlılığını yaşamaya başlarken, bakırcı esnafı ise günümüze ayak uydurmak için her sezon gelen talepler doğrultusunda yenilikçi bakır ürünleri üretmeye devam ediyor. Emektar bakır ustalarının ürettiği tencere, kazan, kahve takımları, paşa mangalları, sürahiler, tepsiler ve su mataraları ile diğer ürünler çeşitli motiflerle süslenerek Türkiye’nin yanı sıra Irak, İran ve Suriye gibi bölge ülkeleri başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine de ihraç ediliyor. Ahşap kaplamalı dükkanları, taş döşenmiş sokakları ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak mekanı olan ve yüzyıllardır hiç boş kalmayan tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda bu yılın en gözde bakır ürünlerinden biri olan bakır su mataraları büyük rağbet görüyor. Su, meyve suyu ve kokteyl gibi soğuk içecekleri taşımak için şık ve yenilikçi bir seçenek olan bakırdan üretilen mataralar, sızdırmaz özellikte tasarlanıyor. Termos özelliği de bulunan mataralar, üzerindeki el işlemeleri ve gövdesi ile estetik bir tasarıma sahip olduğu için tercih ediliyor. Modern tasarımı ile günümüz içecek taşıma trendine uygun bir ürün olan bakır mataralar, taşıması kolay olduğu için özellikle doğa gezilerinde kullanılıyor. 50 yıldır bakır ustası olarak mesleğini sürdüren Recep Hançerkıran, bakır su mataralarının bu yılın en gözde ürünlerinden olduğunu söyledi. Bakır su mataralarının büyük rağbet gördüğünü belirten Hançerkıran, "Bakır ürünlerimize eskiden beri büyük ilgi var. Mataralarımız, su kaplarımız eskiden de vardı. Ama son yıllarda mataramız meşhur oldu. Sağlıklı olduğundan dolayı eskiden su bakır kaplarda içiliyordu. Matara, su tası ve ayran bardağı gibi ürünlerden su ve ayran içildiğinden dolayı bakıra ilgi vardı. Şimdi en popüler ürünümüz bakır su matarası oldu. Atalarımız genelde bakır eşyalarda suyu içtiklerinden dolayı şimdi de en popüler ürün olarak hemen dikkat çekiyor. Su mataralarının üzerine süslemeler yaparak daha da güzelleştirdik" dedi. Bakırın doğal olarak antimikrobiyal özelliklere sahip olduğunu belirten Hançerkıran, "Ürünlerimiz gerçekten kalitelidir ve herhangi bir zehirleyici maddesi yoktur. Mataralar üretilirken 7-8 aşamadan sonra ortaya çıkıyor. Günümüzün en popüler ürünü olan su mataralarına artan ilgi nedeniyle şu an daha çok matara üretimi yapıyoruz. Plastik ve benzeri ürünler çıktıktan sonra bakıra ilgi azalmıştı. Ama son dönemlerde özellikle içecek veya yemek yapımı için bakır ürünlerimize ilgi bayağı arttı. Bakır sağlık açısından faydalı olduğu için ürünlerimize artan ilgi nedeniyle yoğun mesai harcıyoruz. Bakır su mataralarımızın fiyatı bin 300 TL’den başlıyor ve 3 bin TL’ye kadar çıkıyor" diye konuştu.
28 Aralık 2025 Pazar - 11:17
Ürettiği kebap şişlerini 15 ülkeye ihraç ediyor
Gaziantep’te demir ustaları tarafından geleneksel yöntemlerle üretilen kebap şişleri, Almanya, Fransa ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa’nın 15 ülkesine ihraç ediliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder